22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 04 Kasım 2016 07:52

TELKİNLERİ BOŞVER GERÇEKLERE BAK

Yazan  Özlem Kurdoğlu

TELKİNLERİ BOŞVER GERÇEKLERE BAK

Yıllardır insanları güne yemekle başlamaya teşvik eden bir "kuvvetli kahvaltı" teranesinin her yayın ortamından tekrarlandığını duyarız. Kuvvetli kahvaltı yapılmayınca performans düşüyormuş, çocuklarda gelişim yavaşlıyormuş diye lanse ediliyor sürekli. Hele bir de günde en az iki litre su içilmeli şeklindeki zırvalık var ki, her deneyen imkansız olduğunu görüyor, hatta uygulama uzun sürerse rahatsızlık verdiğini tespit ediyor.

Bu iki ana konuda son zamanlarda araştırmalarla ortaya çıkan sonuçlar şöyle: 1- Günde 2 litre su içmek zorunda değiliz. Susadığımız zaman içeriz yeter.

2- Güne ille de kuvvetli kahvaltıyla başlamak zorunda değiliz. Hatta sağlık için 3 öğün şart değil, öğlen ve akşamüstü olmak üzere günde 2 öğün yeterli. İnsan vücudu günün büyük bölümünü yiyerek değil, yemeyerek geçirerek daha sağlıklı kalıyor.

Geçenlerde bir okul ziyaretinde bulundum. Bizim zamanımızda okul koridorlarının duvarlarında milli duygulara hitap eden ifadeler, panolarında barışı ve doğayı yansıtan resimler olurdu. Bol bol "ne mutlu Türk'üm diyene"lerin arasında bir de çocukları bilime, spora, sanata, bilgiye teşvik eden mesajlara rastlardık okul koridorlarında, sınıflarında.

Bu seferki okulun koridor panolarında ise tanklar, uçaklar, hak arayan kalabalıklar, yerlerde yatan vurulmuş insan çizimleri, kan dereleri, çatışma sahneleri, ellerini yanaklarına koymuş çığlık atan insan figürleri gördüm. (Çok uzun düşündünüz mü kardeşim, çocukları böyle şeyler çizmeye teşvik için karar verirken?)

Bunlardan daha beteri, daha sinsisi de vardı ama: Koridorlar ve merdivenler boyunca her tarafa "iyi beslenme" ile ilgili kafa programlama cümleleri asılıydı.

Bunun nesi mi kötü? Yeni yetişen zihinlere kazınan ana mesaj, "YE. Ye. Tüket. Su iç. Süt iç. Beslen. Kahvaltı et. İlla ki ye, ye, ye. Tüket tüket."

Hadi milli değerler bir derece, ki onlar da istiklalin idamesi için lazım... Hani nerede o okul duvarlarında çocukları bilime, sanata, spora, kültüre, kısacası işlek ve üretken birer zihin haline gelmeye teşvik eden yazılar?

İnsanları ekonomi dönsün diye makul düzeyde tüketime özendirmek bir derece anlaşılabilir belki... Ama yemekten ve kavgadan başka hiçbir şey düşünemeyen bireyler yetiştirmek, büyük kitleleri tüketime bağımlı tutmak için, mega şirket zihniyetinin ürettiği yalan reklam ve propogandaların dozu iyice kaçmış artık.

Kendimizi milletçe hepten koyun çobanlarına yedirtmemek adına, uyanık olmak ve bunları gördüğün yerde tanıyıp içinden "hadi ordan" deme huyunu geliştirmek lazım.

 

 

Özlem Kurdoğlu

Özlem Kurdoğlu

Özlem Kurdoğlu Hakkında