20 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 12 Aralık 2016 16:04

YULAR ANCAK BOYNUNA DOLARSAN SIKAR

Yazan  Özlem Kurdoğlu

YULAR ANCAK BOYNUNA DOLARSAN SIKAR

 

Bir insanın elini ayağını kesip, sonra koşmuyor diye ona ceza yazdığınızı düşünün...

"Dış borç" denen olayın gerçek temeli bu derece abestir işte.  

Nasıl mı? Hadi şu borç mantığının ahlaki temelini iyice inceleyelim:

Sözünün eri olmak, borcunu mutlaka ödemek, yüksek ahlaki değerlere ait kavramlardır.

Size borçlu olan kişinin, eğer borcunu ödemezse kendini yanlışta hissetmesi beklenir. Bu yanlışlığın ağırlığı onu üstüne düşen gayrete teşvik edecektir.

Öte yandan, sözünün eri olmadığını, fırsat bulursa borç morç ödemeyecek kadar vicdan engelli olduğunu, hele yüksek ahlaki değerlerinin defolu olduğunu yüzlerce kez kanıtlamış  liderleri DESTEKLİYORSANIZ, toplumların başında türlü takla ve hile ile masuz tutuyorsanız...

ve bu liderleri kullanarak, düzenbazlık yolu ile halkları kandırarak, cahilliklerini tetikleyip teşvik ederek, alternatif başka yol bırakmayarak hile ile borç altına sokuyorsanız...

... Siz de o yüksek ahlaki denklemden düşmüşsünüz demektir.

O zaman ahlaki çerçeve dışına çıkarak havadan ürettiğiniz borçları, ahlaki değerlere yaslanarak talep etmenizde bir tutarsızlık oluşur.

Matematik gibi keskin bu denklemin sonucu şudur: Bir halka tuzak kurularak kontrol amaçlarıyla oluşturulan borç meşru değildir. Etik ve ahlaki açıdan haneden silinmesi gerekir.

Aksini savunan zihin, etik ve ahlakın "üstünlük kaygısını gidermek" adına çiğnenmesini de savunmuş olur.

Yok, eğer eski çağ adamının kas kavgası yerine modern borç tuzağı kavgasını, araya ahlak filan koymadan dümdüz ikame ettiyseniz... o zaman yiyin birbirinizi arkadaş, filler tepişir çimler çamur olur, aradan sağ kalanımız varsa bizimdir.

Bu dünyada ancak "kendine var olma hakkı vermekten korkmayanlar" baki kalıyor.

Varlığımızın devamına dair son karar hepimizindir.

 

Özlem Kurdoğlu

Özlem Kurdoğlu

Özlem Kurdoğlu Hakkında