24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 06 Mart 2017 07:59

ŞİDDETSİZ GÜÇ DÜNYAYI DEĞİŞTİRİR

Yazan  Özlem Kurdoğlu

ŞİDDETSİZ GÜÇ DÜNYAYI DEĞİŞTİRİR


 

Hani bazıları vardır, sıkılan palavranın neresinde tutarsızlık olduğunu anında yakalar, zihninde kestirme yoldan doğruya ulaşır... sonra da palavrayı atana geri ateş etmeden, kendi kafasını da karıştırtmadan konuyu ustalıkla kapatır. Hatta keyfini hiç kaçırmaz, üstüne de içeriği kaliteli bir espri patlatır. Bel altı vuruş yapmaya ihtiyaç duymaz, kendini öfkeye kaptırmaz, düşük frekanslara inmez...

Çok sevdiğim bir profili oluşturur bu tarzın sahipleri. Sayıları da gittikçe çoğalıyor.

İyi de ediyor çünkü içinde yaşadığımız devirde en büyük sınav, insanlar arası ilişkilerin dengelerini sürdürülebilir sağlıkta kurabilmek olacak.

Tarihten bugüne dek bilinen dünya, birilerinin diğerlerini harcayarak ve basbayağı "yiyerek" hayatta kalması üzerine kuruluydu. Artık bu halin gidecek daha fazla yolu kalmadığı, görebilenlerimiz tarafından açıkça tespit ediliyor. Ya hep beraber birbirimizi yok edip yiteceğiz... Ki o zaman yorgan gitti kavga bitti, daha konuşacak birşey yok...

Ya da artık sistemlerimizi "yokluk, sınırlılık, nadirlik" üzerinden yürütmeye bir son verip bolluğu işlemeye başlayacağız. Bunun bize statü kaybı getireceği şeklindeki endişe ile de yüzleşeceğiz, çünkü birbirini harcayarak elde edilmiş statü aslında baştan statü filan değildir. Bir kandırmacadır. Ağaçtaki yılanın Adem ile Havva'ya uzattığı zehirli elmadır. Tuzaktır. Astarı yüzünden pahalıya gelir. Israrla peşine düşen her ruhu eninde sonunda yok eder. Çünkü daha ilk başı yanlış kurulmuş temel üzerine doğru bina inşa edilemez.

Önümüzdeki vartadan sonra sağ kalmak istiyorsak 1- bu ülkede yeni fabrika/üretimhaneler kurup çalıştırmalı, 2- ihtiyaçlarımızı onlardan karşılamalı, 3- burada yaşamayan kimseye de onları satmamalıyız.

Sokaklarda meyva ağaçları olmasından, bahçelerde çim yerine yiyecek yetiştirilmesinden, insanların bunlardan yiyerek karın doyurabilmesinden rahatsız olmamalıyız. Enerji ve suyun direkt havadan elde edildiği yeni teknolojilerden çekinmemeliyiz. Borç ekonomisini birbirimizi kontrol altında tutma aracı olarak görmemeliyiz. Yerel üretip tüketme fikrini, kontrol yitimine eşitlememeliyiz. Büyük kitleleri köşeye sıkıştırmak için insanların zaaflarını birbirine karşı kullananlara alet olmamalıyız, sempati beslememeliyiz.

Bir arada yaşamanın farklı yöntemlerini geliştirmeliyiz. Birbirimize güven kurmanın ve o güveni yaşatmanın gerçeğe dayanan yollarını üretmeliyiz.

Bunların resmi/kanuni altyapısını da toplu kararla oluşturup, "şiddetsiz ama amansız kararlılık" ile uygulamalıyız. Şiddetsiz güç bugün hem bizim milletimizi, hem de icabında insanlığın geri kalanını sağ tutabilecek tek güçtür.

 

Acelesi yok... eğrisini doğrusunu düşünmeye henüz vakit var... ama er geç bu noktalara geleceğiz, birbirimize hatırlatalım.

Özlem Kurdoğlu

Özlem Kurdoğlu

Özlem Kurdoğlu Hakkında