19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cumartesi, 22 Nisan 2017 16:49

AKÇED 10 YAŞINDA…

Yazan  Ferda KILIÇ

AKÇED 10 YAŞINDA…

Nerelerden gelindi, ne badireler atlatıldı, tüm [derin] çukurların üstünden atlandı ve bugünlere ulaşıldı…

Evet… Akbük’de bir tutam aydınlık-yürekli-özverili insanın bir araya gelmesi ile oluştu Akbük Kültür ve Çevre Derneği…

Bugün gerilere doğru başımızı çevirdiğimizde aradan tam 10 kocaman yıl geçmiş olduğunu görüyoruz.

Geride kalan bu 10 yıl boyunca AKÇED’in bakışı hiç değişmedi:

Pusula hep ve sürekli olarak “Çevre Değerleri”ni gösterdi…

AKÇED Akbük’e, Didim’e, Aydın’a ve tüm ülkeye hep bu gözlüğün içinden baktı.

Çalışma, sorgulama, eleştiri ve özverili yoğun emek her zaman bu yönde hayata geçirilmeye çalışıldı…

10 kocaman yıl işte bu rotada, bu hedefe doğru ve bu didinme içinde geçti.

En temel sorun, çevre değerlerini toplumsal ortak paydanın harcına katmaktı… Bunun için ise, günün gündemini hep birlikte oluşturarak çözme yöntemi düstur bellendi ve benimsendi eylem pratiği haline getirildi.

Temel çalışma ilkeleri şöyle özetlenebilir:

Ø Çevre duyarlılığı,

Ø Halk sağlığı,

Ø Toplumsal sorumluluk ilkesi,

Ø Kültürel farkındalık yaratmak ve

Ø Gönüllülük esası…

AKÇED yönetim kurulunda istisnasız her partiden insanlar çalıştı. Ama AKÇED hiçbir zaman bir siyasal partinin arka bahçesi olmadı… bu yöndeki taleplere ve baskılara karşı omurgasını dik tuttu.

AKÇED’in hiçbir yönetim kurulu üyesi hiçbir siyasal ve idari makama ya da koltuğa aday dahi olmadı, umut dahi beslemedi… Böyle geçti günler, aylar, yıllar… Ve tarih 2017’ye geldi, dayandı.

2007 – 2017 tarihleri arasındaki süreç işte bu değerler uğruna verilen özverili mücadelenin kısa tarihinden ibarettir.

Akbük koyunu işgal eden 17 adet balık çiftliğinin bu cennet mekândan gönderilmesi, taş ocaklarına karşı verilen mücadeleler, ormanların talan edilmesine karşı sürdürülen direnç, çöpler, vidanjörler, paket arıtma tesisinin kuruluş ve çalışma aksaklıkları, bazı sitelerden fütursuzca doğaya boca edilen atık sular, sızdırmalı fosseptiklerden süzülen kirliliğe karşı mücadele… Ve benzeri yerel-somut-maddi ve feci çevre sorunlarına karşı sürdürülen amansız ve tavizsiz mücadele… İşte AKÇED’i, AKÇED yapan çizgi budur…

Ancak birileri bu ödünsüz özverili çabalamanın içeriğini bir türlü anlayamamışlardır…

Günümüzün çıkar itişmeleri arasında belirlenen değerlerden bakarak bu içeriği kavramak gerçekten güçtür.

Çevre sorunlarını dert edinerek bunları yaşamın pratiğine taşırsak ne olur?

Çok şey olur.

Her şeyden önce çevresel konular hakkında herkes bilgi dağarcığını geliştirir; bilincini biler, ortak çözüme kafa yorar ve birlikteliğin tadını çıkarır…

Her çevre sorunun çözümünü bulmak ve hele hele hayata geçirmek, tek başına AKÇED’in boyunu aşan bir derinliktir; ama…

Ama, uygulamaya ışık tutulabilir.

Çözüm önerileri yetkili mercilere iletilebilir.

Uygulamalar denetlenebilir.

Yerel yönetim birimleri ile ortaklaşa tavır sergileyip, olumlu projelere omuz verilebilir...

Özetle "katılımcı" demokrasinin, “katılan” demokratik kitle örgütü olunabilir.

Toplumsal sorumluluk zinciri yaratılıp, eylem alanına köprü kurulabilir.

Ortak aklın gündeme getireceği daha başka işlere emek harcanabilir.

 

Evet… Bütün bu saydıklarımız yapılabilir.

Peki bu saydıklarımızın her biri, tümüyle başarıyla sonuçlandırılabilmiş midir?

Tabii ki, hayır.

Başarılamayan, sonucuna varılamayan birçok eksiklik vardır.

Ve bunun da en büyük nedeni, katılımcılığa katılımın özlendiği ölçüde olmayışıdır.

Örneğin, hiç değilse bu satırları okuyanlar için özetliyoruz:

- Siz yoksanız, bir eksiğiz!

Ferda Kılıç

Akbük Kültür ve Çevre Derneği başkanı

 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir