20 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Perşembe, 03 Ağustos 2017 12:24

İNGİLİZ YOK,YERLİYE KALDIK

Yazan  Konuk Yazar

İNGİLİZ YOK,YERLİYE KALDIK

Didim turizm destinasyonu olarak İngiliz turistle adını duyurmuş bir şehirdir.  Uzun yıllar Didim"in şehir içi otellerini İngilizler doldurdu. Bu nedenle Altınkum ve çevresinde onlarca otel yapıldı. Bu otellere konaklamak için gelen İngilizlerin sadece otel sahiplerine hayrı dokumadı. Şehrin restoranlarını,cafelerini doldurarak esnafa ve Didim"lilerede faydalı oldular. Şehir halkı yazın turizmden kazandığını,kışın harcayarak seneyi geçirmeye alıştı. Uzun yıllar Didim"in ekonomisi bu şekilde sürüp gitti.

Daha sonra İngilizler çok alıştıkları Didim"den ev almaya başladılar. Bir anda inşaat patlaması yaşandı. Şehrin her köşesine binalar yapıldı,yüzme havuzlu siteler kuruldu. O günlerde emlakçi sayısı öyle rakkamlara ulaşmıştı ki,4,5 milyonluk İzmir"in emlakçi sayısını geçti. Ev alımları ile birlikte bu evlere eşya satan mağazalarda açıldı. Mobilyacılara,beyaz eşyacılara gün doğdu. Evler bir seferde,toptan olarak döşenmeye başlandığından caddelerden ağzına kadar eşya dolu kamyonetler geçmeye başladı.

Ancak güzel günlerin sonu aniden geldi. İngilizler çok çeşitli nedenlerden dolayı,en başta onlara yapılan hatalardan dolayı ilk olarak ev almaktan vazgeçtiler,sonrada evlerini satıp gitmeye başladılar. Bir ara 13 bine yaklaştığı söylenen İngilizlere ait evlerin sayısı her sene hızla düşmeye başladı. Günümüzde kaç tane olduğu bilinmiyor ama sayını çok azaldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Kalan bir avuç İngiliz ise eskisi gibi aylara yayılan sürede evlerinde yaşamak istemiyor. Aradıklarını bulamadılar. Mutlu olamadılar. Türk komşuları ile anlaşamadılar. Havuzları kapandı. Elektirikleri kesildi. İngiliz komşuları Didim"i terketti.

Didim"in otelleri de benzer bir süreç yaşadı. Zaten bir çoğu otel olarak uygun olmayan projelerle yapıldığından ve pasiyondan öteye gidemeyecek yapılar olduklarından,ekonomik ömürlerin tamamlayarak yıkıldılar ve küçük arsalarında küçük apartmanlar haline dönüştüler. Bu dönüşüm hızlanarak hala sürmektedir. Önümüzdeki kış bile çok sayıda otel yıkılacaktır. Sahipleri arsalarını müteahhitlere çoktan vermişler,sezonun bitmesini,inşaat yasağını kalkmasını beklemektedirler.

Kalan otellerin büyük kısmı ise kendilerini yenilememiştir. Tadilat yapmamışlar,sahipleri sezonu kapatıp Didim"den ayrılmıştır. Daha sonrada nisan ayında bir miktar boya,bir kaç tamiratla oteller açılmıştır. Çoğu tarihi eser görünümündedir. Kullandıkları,sahip oldukları inşaat malzeleri artık üretimden  kalkmış eski model malzemelerdir. Binalar ve odalar bakımsız kalmış ve eskimiştir.  Haklı olarak söz konusu otel sahipleri artık kazanamadıklarını,otellerini yenileyecek güçleri olmadığını söylemektedirler.

Avrupalı bu otellerden çekilmiştir. Bu gün Didim"de İngilizlere hizmet veren şehir içi otel sayısı bir elin parmak sayısını geçmez.

Geçmişin anlı şanlı küçük otelleri ya yıkılmış,ya da Türk turiste dönmüştür.

Kimse aksini söyleyemez yerli turistin sayısı bu otellere yeterli değildir. Biraz ekonomik gücü olanlar,zaten kriz nedeniyle fiyatları çok düşmüş,kış aylarında Erken Rezervasyon adı altında % 40 - 45 indirimler yapan 5 yıldızlı otellere gitmektedirler. Didim"in küçük şehir içi otellerine gelen yerli turistler ekonomik durumları ,ya fiyatları ucuzladığı halde bu 5 yıldızlı otellere bile gidemeyecek durumda olanlarda,ya da geç kalmış,tatillerini bir iki güne indirmiş gezgin yerli turistlerdir. Otellerde kalış süreleri 2 veya 3 güne düşmüştür. Yakın bölgelerden hafta sonları gelip,bir iki gün Altınkum"da konaklayıp,tekrar aynı hızla geri dönmektedirler.

Kimse kendisini kandırmasın. Otel fiyatları,yerli turisti kapabilmek için "yerlerde sürünmektedir".  Herşey dahil yatak fiyatları kişi başı 80 liraya kadar inmiştir. Alkolsüz Herşey Dahiller icat edilmiştir. Otelciler,çok kısa bir süreye yayılan sezon içinde otellerine yerli turist kapabilmek için ne yapacaklarını şaşırmışlardır.  Artı herkes bilmektedir ki,Didim"in yerli turiste dayanan sezonu temmuz ortalarına da başlayıp,20 ağustos sonrasında hızla azalarak,eylül başına kadar sürmektedir. Yani, 35,zorlayarak söyleyelim 45 gündür. Bundan bir gün fazla olduğunu kimse iddia edemez.

Böyle bir ekonomik şartlara hiç bir işletme uzun süre dayanamaz. Görünen o ki,otel sayısı aynı hızla azalmaya devam edecek ve yakın bir gelecek,gerçek ihtiyaç sayısına kadar inecektir. Bu da en fazla 10 - 15 oteldir. Bunlarında bakımlı olması,tadilatlarını yaparak,yenilenmeleri tamamlamaları gerekmektedir. Ancak az sayıdaki böyle oteller yaşama şansını bulabileceklerdir.

Peki,bu otellere gelen turistlerden ekmek yiyen,onlara cafelerinde,restoranlarında,kebapçılarında hizmet veren,hediyelik eşya satmaya çalışan esnafa ne olacaktır. İşte onların geleceği Allaha emanettir.

FERDA AYKAN