22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 11 Ekim 2017 10:07

SİYASİ PARTİ.

Yazan  Ferhan Ercan

SİYASİ  PARTİ.

MADDE 3 - Siyasî partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır.

MADDE 4 - Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı olarak çalışırlar.

Siyasî partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz.

Siyasi partilere ilişkin tanım ve gerekliliği yasa ile düzenlenmiş. Bu yasal çerçeve her partinin uymakla yükümlü olduğu noktaları vurgulamaktadır. Her parti temel olarak ülkenin sorunlarının çözüm yollarını üreten ve bunu vatandaşlarıyla paylaşarak onların onayını alma doğrultusunda yarışa katılan kurumsal yapılardır. Parti her koşulda ülke çıkarlarını gözetmek zorundadır fakat bu, ülke çıkarları ile parti çıkarlarının bire bir örtüştüğü anlamına gelmez. Yenilikçi bir partinin istemleri eski düzenlemelerle çatışır.

“Şunu unutmayın; AK Parti demek Türkiye demektir. AK Parti zaafa uğrarsa Türkiye uğrar.”(RTE) Bu yargıya katılmak pek mümkün gözükmemektedir. Özellikle eğitime ilişkin talepler ne demokratik ne de çağdaş değildir. İşte bu noktada ülke yararı ile parti yararı çelişmektedir.

Siyasi partiler ülkenin içe ve dışa açık görünen yüzü olduklarından her parti ülkenin anını ve geleceğini yansıtır. Partilerin ortak yanı, aynı güvencelere sahip olmalarıdır. Bu varsayım partilerin, yasalar önünde eşit olduğunu gösterir. Hiç bir parti ötekilerden daha ayrıcalıklı olamaz. Az taraftarı olan partilerde en az çok üyesi olan partiler kadar değerli ve vazgeçilmez kurumlardır. Hal böyle olunca, bir parti kendisini devletin tek temsilcisi olarak görmeye başladığında, ülkede bir şeylerin ters gittiği sonucunu çıkarabiliriz. Çünkü her partinin devleti temsil etme gücü ve potansiyeli vardır. Bu açıdan sonuca yaklaşıldığında bütün partiler aynı konumda olursa demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru olmayı hak ederler. İşte bu demokrasidir. Tek parti kendisini devletle özdeşleştirdiği an demokrasinin ruhuna Fatiha okunmuş demektir.

Siyasi partilerin temel amacı iktidara gelmektir. Bunun için öncelikle iktidara karşı mücadele etmek durumundadırlar. İktidara karşı verilen mücadele sorunlar çevresinde ve çözüm temelinde şekillenir. Fakat, bizim tanık olduğumuz tipik bir örnek var. Bu örneğin benzerini başka bir ülkede görmek mümkün değil. Muhalefetteki bir siyasi parti öteki muhalefet partilerine muhalefet ediyor(!)…

Siyasi partilerin iktidar mücadelesindeki en büyük şanssızlığı, iletişim kanallarına sahip olmayışlarıdır. Yönetenlerin tüm söylemlerine inanmaya hazır yığınların olması, güçsüz iktidarların elini güçlendirmesidir. Bu olumsuzluğa hukuksuzluklar ve haksızlıklarda eklenince geleceğe ilişkin umutlar suya düşmektedir.

Seçimle gelenin seçimle gitmesi ilkesi işlemiyor. Muhalefetin bu olumsuz gerçeği dikkate alarak önlemler alması gerekir. Şu anda yapılması gereken şey; muhalefette yer alan tüm unsurların katılımıyla bir kurultayın yapılmasıdır. Bu kurultayda ortak paydalar temelinde ilkeler belirlenmelidir.


Ferhan Ercan

Ferhan Ercan

Ferhan Ercan Hakkında

Bu kategorideki diğerleri: « TEOG ÜLKE İÇİN YA­TI­RIM. »