23 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 17 Ekim 2017 09:25

ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK / FETHİYE’NİN KÜLTÜR ELÇİSİ

Yazan  Musa Dinç

Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK / FETHİYE’NİN KÜLTÜR ELÇİSİ

Fethiye'nin Kültür Elçisi ve aynı zamanda kültür, sanat, edebiyat abidesi Sayın Ünal Şöhret DİRLİK, emekli bir eğitimcidir, yazardır, şairdir, gazetecidir, kitap ve kitapsever dostudur; şair ve yazarları destekleyen, yazma konusunda cesaretlendiren kadirşinas ve saygın bir dosttur.

Uzun yıllardır tanışırız; birbirimize karşı sevgi, saygı ve güzel dostluk duyguları besleriz.

Sayın Ünal Şöhret DİRLİK çok yönlü bir biyografiye sahiptir. Onu Mavi Didim Gazetesi okurlarıyla buluşturmak ve tanıştırmaktan büyük mutluluk ve haz alırım.

Musa DİNÇ: “Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? “

Ünal Şöhret DİRLİK: Nüfus ’ta 1938 doğumluyum. Fethiye’ye 23 km. uzaklıktaki İncirköy’de doğmuşum. 2007 yılında Fethiye Belediye Meclisi; Kültür Merkezi’ne yapılan kütüphaneye, oy birliği ile adımı verdi. Tören Çiftlik beldesinde İkamet eden Büyük Amcamın en büyük oğlu Eğitimci-Avukat Numan Dirlik de geldi. Kitaplık için yazdığı ve beni de tanıtan yazısında; şöyle yazıyordu: “Ben 1936’da Denizli Lisesi’nin 3. Sınıfına geçip köye geldiğimde, Şöhret beşikte hakır hakır gülüyordu: ”Yani beni askere akıllı gitsin, diye iki yaş küçük yazdırdıkları meydana çıkıyordu.1944/1945 öğretim yılında köyümüzde ilkokul açıldı. Öğretmenlerimiz sonradan benimde sınavlarına girip kazandığım Aksu Köy Enstitüsü mezunu idiler. Bize yararlı olmak için ellerinden geleni yaparlardı.

Musa DİNÇ: “Edebiyat aşkı ne zaman başladı?”

Ünal Şöhret DİRLİK: Bizim bitişiğimizdeki evde akrabamız bifr ninecik otururdu. Eskiden kalabalık bir aile imişler. Onların bir odasını bayan öğretmenlere kiraya verirlerdi. Anam rahmetli güzel masal anlatırdı. Bir de Halamın kızı Esma Abla İstanbul’da üç sene kadar kalmış, güzel okuyan biriydi. Anam öğretmenlere ve Esma Abla’ya roman okutmaya başladı. Komşumuz Hasan Çelik, Mersin taraflarında gardiyanlık yapmış, kitapları olan biriydi. Okuyacak kitap kalmadığında beni gönderip kitap seçtirirlerdi. Eşi Fatma Abla çok değerli bir komşumuzdu. Kahverengi boyalı bavulu açar seçtirirdi. Bazen şehre giden bayan öğretmenler de kitap getirirdi. Akşamları evde kitap dinlerken okuma merakım arttı. Bir de Aksu Köy Enstitüsü’nü kazanıp gidince ve oradaki büyük kitaplığa dadanınca, Okuma Salonu’ndaki dergileri okumaya başlayınca, yazma merakım da arttı. Önde okulun duvar gazetesinde, sonra Antalya’da yayınlanan Şelale Gazetesi2nde (1952)İlkyazı ve şiirlerim yayımlanmaya başladı. Okuma odasına gelen dergilerden Türk Folklor Araştırmaları, Göller Bölgesi öğretmenlerin yayın organı Demet, Gayret, Köy Postası, Köyün Sesi gibi dergilerde daha çok köy ve folklor yazılarıma yer vermeye başladılar. İstanbul’da öğrencilere yönelik Damla Dergisi’nin bu konuda yararlı olduğunu her zaman söyleyebilirim. Ama Köy Enstitüsünün kitapları rüyalarıma girer hâlâ. 80 yaşında yeni yayınlanan kitapların peşinde isem, çok beğendiğim bir kitabı ciltlemeye çalışıyorsam; Aksu’daki İş Bilgisi öğretmenim Rahmetli Musa Okay’ın sayesindedir. Onun cebinde mutlaka bir kitap olurdu.


Musa DİNÇ: “Eserleriniz hakkında ne söylemek istersiniz?”

Ünal Şöhret DİRLİK: Yeni öğretmen oldum. Çameli’nin Emecik Köyü Kızıl yer mahallesi’ndeyim.(1959) Postadan bir paket kitap geldi. Üstünde Türk Köyü Yayınlarının adresi vardı. Rahmetli Mustafa Koç, benim anamdan dinleyip yazdığım “Keloğlan” isimli masalı bir formalık bir kitap halinde yayınlamış. Çok sevindim. Türk Köyü yayınları arasında benim de bir kitabım oldu. İki yıl sonra bir Mustafa Koç armağanı daha geldi, bu sefer Fethiye’nin Söğütlüdere Köyü’nde çalışıyordum. Kitabın adı “Kelkız”dı.(1962). Eldirek Köyüne atandım, o yıl Beşkaza dergisini çıkarmaya başladı Fethiye Öğretmenler Derneği. Çok değerli bir Orman Avukatımız vardı, Muğlalı Mesut Savran. Derginin sorumlusuydu. O Kale’ye Savcı olarak atanınca 32. Sayıdan sonra sorumluluğu ben üstlendin. 56. Sayıda son dergiyi kapattı öğretmenlerimiz. 1965’te “Sen Şimdi Güneyde” isimli şiir kitabımı “Beşkaza Dergisi Yayını I ” yayınladım.1969 yılında Patlangıç köyü İlkokulunda çalışmaya başladım, o yıl dördüncü kitabım “Çocuklara Şiirli Bilmeceler”i yayınladım. ilk yayınlanmaya başladığı zaman Tahir Kutsi Makal’ın Tarla Dergisi’nde yazılarım, şiirlerim, derlemelerim yayınlanıyordu. Şiirlerimi “Sen Şimdi Güneyde I-II”yi hazırladığımda, Tahir Kutsi Makal telefon etti. ”Benim Denizli’de Oğuz Ofset Matbaası’nın sahibi kardeşim var. Senin kitabını ona yayınlat” dedi. Kitabın müsveddesi hazırdı. Soluğu Denizli’de aldım. Şiir kitabının yanında bir de “Fethiye Bilmeceleri” ikisini de teslim ettim. İki ay sonra; Çameli-Fethiye seferleri yapan bir minibüs kitapları bagajına doldurmuş aldı geldi.(1996)Ardından Fethiyeli Gülüyor(1997),Fethiye’de Halk İnanışları(1998) yayınlandı. Tarla’ya kapak olan bu kitap hayli beğenildi. Halk Kültürü Araştırma Kurumu başkanı, İrfan Ünver Nasrettinoğlu kitaplarımdan birer tane, fotoğraf, özgeçmiş ve üyelik için müracaat dilekçesi istedi.(1999),2000yılında Ankara’ya davet edildim ve Halk Kültürüne Hizmet ödülüyle onurlandırıldım. Sonraki yıllarda çevrem genişledi, beş kitabımı Fethiye Belediyesi yayınladı. FETAV(Fethiye’yi Tanıtma Vakfı)da çalışmaya başladım. Kültür Komisyonu olarak şiir dinletileri düzenledik. Çevre İlçelerdeki etkinliklere katıldık, Şiirlerde Fethiye ve Fethiye Yazıları kitaplarını yayınladık. Kültür Komisyonu olarak yeni kitabı basılacaklara yol gösterdik. Benim Ey Fethiye Fethiye, Fethiye Dedikleri, Halk Nelere İnanıyor, Ramazan Manileri, Fethiye Atasözü ve Deyimlerinde Hayvancılık ve Yayla Göçleri, Güney Havaları, Yüz Gülümlüğü, Anılarda Tahir Kutsi Makal ve 60. Sanat Yılımda Dost Şiirler birbirini kovaladı. 2016 Öğretmenler Günü eşimi kaybettim.  Çalışmalarımı epey aksattı. Fethiye’de Söylenen Ninnileri toparlamaya çalışıyorum.

Musa DİNÇ: “Genç şair ve yazarlara önerileriniz? “

Ünal Şöhret DİRLİK: Okumadan olmaz. Ben şairim diye her yazdığını yayınlamadan önce; yazdıkların dâhil okumayı ihmal etmeyeceksin. Sonra üç-beş şiirin yayınlandığında şiirlerinin altına şair yazmayı vazgeç, bırak sana eleştirmeneler şair-yazar desin.

Musa DİNÇ: Fethiye'deki çalışmalarınızdan biraz söz eder misiniz?”

Ünal Şöhret DİRLİK: FETAV (Fethiye’yi Tanıtma Vakfı)da Kültür Komisyonumuz var. Beni başkan seçtiler. Fethiye’de yaşayan İngilizlerle köy ilkokullarına gidip ihtiyaç tespiti yapıyoruz. İhtiyaçları temin ettikten sonra gidip teslim ediyoruz. Bunlar kitap, defter, kalem, önlük, oyun sahası, bazı okulların çatısını bile yenilettik. Çocuklara yeteri kadar ayakkabı, bazı okulların kara tahtası bunların içinde. Bir şiirim ve hakkımda yazılanlar.

ÇAMLIK DÜZLERİ

Telleri kırıldı söylemez sazım,

Esen yeller gibi çıkar avazım,

Acımı kimseler bilmez güzelim

Felek kötü yazmış, okunmaz yazım.

Tütün tarlasında, bağ yollarında

Çifte çifte testi var kollarında

Hani toy düğünler yapılacaktı

Bahar mevsiminde göç aylarında.

Âşık Şöhret deme acı sözleri,

Hiç aklımdan çıkmaz kara gözleri

Yıllar geldi geçti, dün gibi inan,

Hayal meyal, şimdi Çamlık Düzleri.

Ünal Şöhret Dirlik

Musa DİNÇ: “Teşekkürlerimle, esenlikler diler; saygılarımı sunarım.”