20 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 27 Ekim 2017 11:17

ÇUKUROVA EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ BAŞKANI GAZETECİ YAZAR SAYIN HALİSE TEKBAŞ İLE RÖPORTAJ

Yazan  Musa Dinç

Tarsus Sağlık Koleji’nde öğretmenlik yaptığım dönemde kendisiyle tanışmıştık. Tarsus – Adana yakın olduğu için Çukurova Edebiyatçılar Derneği’ne üye de olmuştum. Haliyle Adana’daki etkinliklerin çoğuna yakın ilgi duymuş ve iştirak etmiştim. Bugüne kadar dostluğumuz sağlam çelik zırh gibi duruyor. Çukurova Edebiyatçılar Derneği’nin her yıl Orhan Kemal adına düzenlemiş olduğu öykü yarışmasında da iki yıl üst üste Seçici Kurul ’da görev almıştım. Halise Hanım öykülerimden çok keyif aldığına da şahit olmuşumdur. Bir, iki mizah öykümü onunla paylaştım, kahkahaya boğulmuştu adeta.

Sayın Halise Hanım’ın en güzel meziyetlerinden birkaçı: Çalışkandır, özverilidir, doğaldır. Organizasyon ve koordinasyon konularında da çok başarılıdır, sosyal etkinliklerde halay başıdır, elini taşın altına sokmaktan geri kalmaz.

Şiir kitaplarından da bana armağan etmiştir. Şiirlerinden de büyük haz almışımdır. Bir de sürekli devinim halindedir; Evliya Çelebi gibi Anadolu seyyahıdır. Etkinlikten etkinliğe koşar, hiçbirisinden geri kalmaz. Kuş misali; bir bakmışsınız Kıbrıs’tadır, bir bakmışsınız Bursa’dadır. Adana gibi bir metropol kent te yaşam mücadelesi yanı sıra;  kültür, sanat ve edebiyata katkı sunmaktadır. Her ne ise sözü fazla uzatmadan en iyisi kendisine kulak verelim.

Musa DİNÇ: “Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?”

Halise TEKBAŞ:1963 doğumluyum.
1976 yılında Kamu Kuruluşunda 17 yıl bir fiil çalıştım. Bu arada okul ve iş arasında mekik dokuyordum. 1992 yılından işten ayrılarak Doruk Gazetesi’nde Haber Müdürü ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlendim.  Bir kaç yıl da imtiyaz sahipliği yaptım. 2000 yılında emekli oldum. 2007 yılında Doruk Gazetesi’nden ayrılarak bana ait Adana Haber Postası Gazetesi yayın hayatı sürüyor.
Birçok dernek üyesiyim. Türkiye Edebiyatçılar Derneği, Adıyamanlılar Derneği / Basın Danışmanı, Akdeniz Gazeteciler Cemiyeti ve Spor Kulübü; ayrıca  Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanlığı görevimi sürdürmekteyim.
Türkiye'nin birçok illerinde yapılan festival ve etkinlik şölenlerine katılıyor ve bu katılımlardan dolayı çeşitli ödül ve belgelere layık görülüyorum. Adana/  Altın Koza Basın Teşvik Ödülleri Yarışmasında köşe yazısından ödüllendirildim. İki kızım ve bir erkek olmak üzere üç çocuk annesi; yanı sıra dünya tatlısı iki torun sahibiyim.”

Musa DİNÇ: “Asıl mesleğiniz?”

Halise TEKBAŞ: “ Gazetecilik...”

Musa DİNÇ: “Edebiyata olan ilginiz nereden geliyor?”

Halise TEKBAŞ: “İlkokul yıllarında defterime sürekli yazı yazardım, piyesi çok sevdiğim için yazmaya çalışırdım. Şiire gelince gazetelerde şiir köşelerini okurdum, derken kendim de yazmaya başladım. Serbest şiir yazıyorum. Teneffüslerde arkadaşlarımı toplar, şiir okurdum. O dönemde Atatürk ve annemle ilgili şiir yazmayı çok severdim ve sınıfta okurdum. İlkokul da çok çalışkan olduğum için, öğretmenim sınıf başkanı yaptı beni ve Kemalettin Tuğçu'ya ait "Yetim Malı"  kitabını imzalayarak hediye etti bana.  İlk okuduğum kitap bu oldu. O yıllarda; ‘Ayşegül’ hikâye kitapları gözdeydi. Çocuk denecek yaşlardaydım, defterime şiirler yazardım. Hâlâ çizgili renkli üç şiir defterim duruyor, baktıkça o yıllara gidiyorum. Edebiyata tutkum o yıllara dayanıyordur; ama şunun altını da çizmekte yarar var sanırım. Babam çok kitap okurdu. Günlük gazete evimizden eksik olmazdı, belki Baba’mın kitap okumalarından da, edebiyata tutkum başlamıştır. Amcam, yıllarca Almanya’ da kaldı; yüzlerce şiir, kısa öyküler ve romanlar yazmış, ama kitaplaştıramamış. Kız kardeşimin bir şiir kitabı ve dört romanı bulunuyor. Ailemde edebiyatla ilgilenen pek çok var.
Edebiyata olan tutkum, beni Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanlığına kadar götürdü. Şuan derneğimizde birçok etkinlikler düzenliyoruz. En son 2016 / Orhan Kemal Öykü Ödülü yarışması düzenledik. Kendi işimden çok derneğe vakit ayırıyor ve bundan da büyük keyif alıyorum. Yaz ayları hariç, diğer aylarda hafta içi şiir akşamları yapıyoruz. Kütüphanemde şiir, öykü, roman ve ansiklopedi kitaplarım bulunuyor; fırsat buldukça da okumaya çalışıyorum. “

Musa DİNÇ: “Eserlerinizden söz eder misiniz?”

Halise TEKBAŞ: “Adana Haber Postası Gazetesi’nde köşe yazarlığında edebiyata olan tutkumdan dolayı, aşk üzerine makale yazıyor ve makalelerimden oluşan ‘Bende ki Seni Yaşa’ ‘Üşüyen Güneş’ Şiir kitabı ve 2016 yılında ‘Yine Hüzün Çöktü Gecelerime’ kitabım bulunmaktadır. Basıma hazır bir şiir kitabı ve ‘Boş Kalan Yuva’ çocuk öyküsü yakında piyasaya çıkacaktır. Çukurova Edebiyatçılar Derneği çatısı altında ve Uluslararası ‘Şairlerden Bir Demet’ kitap seçkisi hazırladım ve piyasaya çıktı. Bu ilk şiir seçkisi, beni çok heyecanlandırdı; çünkü kitabın içeriğinde yurt dışı ve yurt içi önemli şairlerin şiirleri yer aldı. İnşallah, ikinci cilt için çalışmalarımız devam ediyor ve edecektir. “

Musa DİNÇ: “Çukurova Edebiyatçılar Derneği çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?”

Halise TEKBAŞ: “Çukurova Edebiyatçılar Derneği olarak şiir akşamları düzenliyoruz. Kültürel faaliyetler arasında kaybettiğimiz şair ve ozanlarımızı anıyoruz. Anılarım çok, yakın zamanda yaşadığım olayı sizinle paylaşmak istiyorum. Orhan Kemal Öykü Ödülü Yarışmasında, dereceye girenleri basın duyurusunu yaptım. İsmini vermek istemiyorum, çünkü şuan çok iyi iki arkadaşız. İllerden birinde dereceye giren öykücü beni aradı: “Benim adım ve öykümün ismi neden geçmiyor, beni atlatıyor musunuz, “ demesin mi? Bende duyuruyu yaptığımı ve isminin olduğunu söylememe rağmen, ısrarla telefon edip duruyor. Törenin yapılacağı güne bir gün kala beni yine arayarak:” Halise Hanım, Öykü ödülünü size versinler; kürsüye çıktığımda bakın sizinle ilgili neler anlatacağım?" dedi. Psikolojim bozuldu bu durum karşısında. Zaman daraldı ve ertesi günün sabahı beni yine telefonla arayarak, ‘Adana'ya geldiğini ve nerede konaklayacağını’ söyledi. Daha sonra tören alanında selamlaştık, yüzüme bile bakmıyordu. Ben ise üzülmekten başka yapacak bir şeyimin olmadığını gördüm. Huzursuz ve tedirgindim. Akşam yemeğinde özellikle yanına oturdum, sürekli sohbet ettik ve şu an çok samimi iki dost olduk. Her görüşmemizde gülüm veya canımla başlar. Daha sonra; ‘ yaşananlardan dolayı, üzgün olduğunu,’ söyledi.

Musa DİNÇ: “Orhan Kemal Öykü ödülü hakkında ne söylemek istersiniz?”

Halise TEKBAŞ: “Orhan Kemal sevdası, bizi bugünlere sürükledi. Orhan Kemal ve yanında adınız anılıyor. Ne hissedilir ki! Mutluluk. Hem de büyüğünden, ama yanı sıra biraz da sorumluluk istiyor; yıllardır Çukurova Edebiyatçılar Derneği olarak, Orhan Kemal öykü yarışması düzenliyoruz. Bu yıl 10’ncusunu gerçekleştireceğiz. Yine heyecan dorukta. Türkiye de ilk kez süreklilik bakımından biz devam ettiriyoruz.

Orhan Kemal Ailesi’ne, kendimi daha çok yakın hissediyorum; çünkü bütünleştik Öğütçü Ailesiyle. Orhan Kemal denince yüreğim kıpır kıpır atıyor heyecandan. Kolay değil. Sizde 2011, 2012 yıllarında Orhan Kemal Öykü yarışması Jüri üyesiydiniz. Törene katıldınız ve o sıcak ortamı hep birlikte yaşayıp, tattık. İnşallah kaç onlu yılları yaşatmak dileğiyle diyorum.”

Musa DİNÇ: “Çok geziyorsunuz ve yoğunsunuz, yorucu olmuyor mu sizin için?”

Halise TEKBAŞ:” Edebiyat sevdası, akan pınar gibi dünyanın dört bir yanına bizi savuruyor. Yorucu olmaktan çok keyif verici. Yurt içi ve yurt dışı gezilerimde unutamayacağım anılar biriktiriyorum. Heybem güzel ve tatlı anılarla dolu. Festivaller ve şiir şölenlerinde bulunmak, yeni yüzler tanımak bir ayrıcalıktır. Şiire ve edebiyata teşekkür ediyorum, çünkü ruhumuz bununla arınıyor ve iyi ki varsın diyorum; edebiyata ve sanata...”

Musa DİNÇ: “İnsanlık, vefa üzerine bir aforizmanızla söyleşimizi bitirelim.”

Halise TEKBAŞ: “Her şey karşılıklıdır. Dost biriktirmek gibisi yok. Vefa ve insanlık vazgeçilmez bir unsurdur. İnanıyorum ki yüreğimizde ki tatlı ve sevgi yumağı dünyanın ekseninden daha çoktur. Tıpkı bir aşk gibidir sevgi. Kaybetmek korkusu sarar bazen benliğimizi. Alışırsın, ararsın ve özlersin dostunu. Bir insanlık vardır ve vefa ise unutulmazdır. Tıpkı sizin gibi Musa Bey. İşte bu bir vefadır. Unutulmayan yüz, unutulmayan dostluk; kelime dağarcığımızda yer eder ve sonsuza kadar yer eder!...”

Musa DİNÇ: ”Teşekkür ederim değerli dostum, size ömür boyu sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yaşam diliyorum.”