19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 31 Ekim 2017 14:14

Avrupa yakın ama, Avrupalılık uzak

Yazan  Erol YILDIZ

Avrupa yakın ama, Avrupalılık uzak

Bir gün Avrupa'lı olacağımızdan hiç şüphem yok. Tarih isterseniz veremiyorum. Bu konuda muallaktayım. Yani bir gün bu işi çözemeden öteye göç edersem bilin ki gözlerim açık gidecek. Ne bulunmaz hint kumaşıymış meğersem. Kafayı taktık Avrupa Birliği diye. Sanki bizi alıp baş tacı yapacaklarda ondan uyum paketlerini yaptırdıkça habire yenileri geliyor. Altımızı oya oya bitiremediler. Sonunda memleketin ana yapısından bir şey kalmayacak ve ondan sonra da zaten AB'li olsak ne olacak, olmasak ne olacak.

Hani kitabımda da söz etmiştim. Bir zamanlar bu konuyu köşemde de işlemiştim. Şimdi hatırlatmanın tam sırası bence. Abdülhamit döneminde yaptırılan demiryolu çalışmalarında, yurt dışından gelenler ihaleyi alarak görevlerini tamamlamışlardı. Şimdiki gibi o zaman da dış mihraklar inşaat işlerinde yandaşımızdı. Belki de yandaş olama hevesi o tarihlere dayanıyor. Ondan sonra alışkanlık yaparak günümüzde moda oldu. Abdülhamit'e sorarlar; "Ekselansları demir yolunun etrafında çok taş var. Bunları toplayıp atalım mı? Sizlere zarar vermesini istemeyiz" dediğinde, Abdülhamit'in verdiği cevap çok enteresandır. "Memalik-i Osmaniyenin taşı mı biter. Toplayın ne varsa" de. O tarih itibarıyla da memleketin tarihi eserleri Avrupa'nın kucağına yayılır. Ben de az önce bahsettiğim konu bunun bir benzerini yaşarsak şaşmayın sakın. Anadolu'nun zenginlik ve güzelliği için yıllarca ağızlarının suyu akanlar, şimdi AB normları bahaneleri ile memleketin içine su sıkarken, bir gün düşündüklerini umarım yapamazlar.

Son günlerin gündemini oluşturan en önemli hadise olarak vizesiz Avrupa hayalleri aklımızı süslemeye devam ediyor. Yani bereket vere demiyorlar. Deseler ki, ey Türkiye halkı, sizin AB'deki tüm işlerinizi yarın tamamlıyoruz. Hatta gelen herkese para bile vereceğiz. Ama bir şartımız var şu Camilerinizin sayısını düşürün" deseler korkarım Efendim, ki oraya vizesiz gitmek için gerçek Müslüman'ların fikirlerini bile hiçe sayarlar.

 

Her görüşmede bir yenisi konan şartlara bakarsak, bu sefer fena sayılmayacak düzeyde. Efendim terörle mücadele konumunu AB standartlarında yapmamızı istemişler. Kişisel verilerin AB kurallarına uygun olması. Yani fişledikleri yetmedi gerisine devam diyorlar. Avrupalı Polis dostlarla el sıkışacağız. Çünkü elimizde bulunan vatan hainleri nasıl bu anlaşmayla kaçırılarak başarı sağlanır onun peşindeler. AB ile olan yargıda işbirliği sağlanacak. Bunlar hadi neyse de benim en çok istediği söylenmiş. Karşıma çıkınca bunu isterler mi diye çok düşündüm. "Yolsuzlukla mücadele" yapılması. Kurtardık bu seferde. Bence sittin sene biz vize alamayız gibi görünüyor.