19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 31 Ekim 2017 14:15

Garibanın kurtuluşu sizce ne?

Yazan  Erol YILDIZ

Garibanın kurtuluşu sizce ne?

Dolar el yakıyor. Piyasada yangın var. Pazar yerlerinde cepler fora. Yakıt pik yaptı. Dar gelirlinin parası dipte. Devletin arsaları cepte. Neredeyse kargalar bile gülecek halimize. İstanbul’u sosyal demokratlar mahvetmiş. Bunu da yeni öğrendik. Caddelerin yüzme havuzu olduğu günleri bile gördü bu halk. Pazar yerleri el yakıyor ama yüreklerin yanmasını gören yok. Siz kabul eder misiniz bilmem ama benim Hükümete bir önerim var. Acilen pazarları kaldıralım. Ne gerek var pazara. İnsanları her hafta sonunda salalım tarlaya, bakın ekonomi ne hale gelecek. Saldım çayıra Mevla’m kayıra. Zaten halk üzerine yapılan çeşitli uygulamalarda saldım çayıra uygulamasını yapmıyor muyuz? Yapıyoruz elbette ama burada bir artımız olacak. Halkın elinden aracı kurum olan siyaseti alacağız. Bu sayede halk tarladan üreticiden kendisi malını alarak cebinde parasının kalmasını sağlayacak.

Her seferinde farklı konuları ortaya atarak milletin kafasını karıştırıyorlar. Kafa karışıklığı kadar kötü bir şey olamaz. Bir adamın aklı gittiğinde ne yapacağı belli olmuyor. Seçimlerde görüyoruz. Adamın ayranı yok içmeye misali kazığı yedikçe şaşkınlığını daha fazla arttırıyor. Ondan sonra vurun abalıya. Neredeyse memleketin ihtiyacı bir yana, yabancı devletlerin borçlarını da bizlere ödetecekler. Aman ha yerin kulağı vardır derler. Kimseler duymasın. Bir sabah uyandığında bakmışsın yeni vergiler çıkmış. Hatta halkın yaşadığı ve nefes aldıklarından devlet kasasına para akmaya başlamış.

Bu insanlar ne yiyecek diye düşünen yok. Bu insanlar nasıl sebze ve meyve alacak diye düşünen yok. Geçen hafta pazarda şaşkına döndüm. Uçmuş olan fiyatları görünce düşük gelirliye gerçekten acıdım. Aslında yeminimi bozdum da denebilir. Ben referandum sonrasında yemin etmesem de artık kimseye üzülmemeye karar vermiştim ama olmuyor. Vicdanım elvermiyor.

 

Elektrik üreten santrallerden birinde çalışan bir yakınım bana enteresan bir konudan bahsetti. “Abi, ithal kömür avantaj getirmiş. Bizim patronun bir tanıdığı var. Onlar da elektrik üretimi yapıyorlar. İthal kömür ile yapılan elektrik üretimi arttığını söyledi.” Bu işe ben de şaşırdım. Kömürün ithaliyle yerlisi mi var. Kömürün kalorisi ile maliyeti var. Sen maliyetini yüksek tutup, ocakları kaliteli ve teknolojiye uygun hale getireceğine ilgilenmeyip kapanmasını sağlarsan, vatandaş ithal kömüre yönelecektir. Ülkemin altı kömür madenleriyle rezervleriyle dolu. Hatta kalorisi de Sibirya kömüründen yüksek. Ama politik davranarak dışarıya yönlenirsen işin ucunda başka konular çıkar. Bizim saf insanımız da bu işi anlamadığından işine geldiği gibi konuşur. Elektrik üretiminin kömürle artması değil önemli olan, işin asıl tarafı üretime katkı sağlayan bir çok fabrikanın ödeme zorluğundan dolayı şartelini indirmesidir.