23 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 31 Ekim 2017 14:17

SEÇENEKSİZ KALMAK!

Yazan  Ferhan Ercan

SEÇENEKSİZ KALMAK!

Değerli okurlarım; bizler kötü değil, kötü durumdayız. Bizler kötü durumda iken elimizde olanlar mevcut muhalifler. Bunlara gerek duymadan sorunu çözebiliyorsak SORUN YOK! Eğer sorunu çözmek için onlara ihtiyacımız var ise, o zaman başka bir seçeneğimiz yok. Bunun için en akılcı olarak, olabilirlikleri tercih etmek kaçınılmaz bir öncelikli görevdir!

Normal koşullarda solun sağ ile aynı yola girmesi beklenemez. Vurgulandığı gibi, normal koşullarda böyle bir davranış normal sayılmaz. Ancak koşullar normal değilse; çözümlerinde normal olması beklenemez! Üstelik bu bir son seçenek ise, sol ile sağ bir temel sorunu çözmede birlikte hareket etmez ise; birlikte gelecekten vazgeçmek durumunda kalırlar. Çünkü sorun, bir “olmak ya da olmamak” sorunudur. Bu durumda “olmak” hiç olmamaya tercih edilebilir. “Denize düşen yılana sarılır!” özdeyişi anımsanmalı. Şu anda denize düşmüş durumdayız. Kurtuluş istemsiz birliktelikleri zorunlu kılabilir. Böyle bir birliktelik ömür boyu sürecek bir evlilik değildir. Çünkü, kurtuluş sahiline ulaşıldığında herkes kendi yoluna gidecektir. Varsayalım ki, bir emperyalist devlet tarafından işgal edilmişiz. Ülkede var olan farklı gruplar kurtuluş saflarında yer almayacak mı? Fransız komünistleri yurtseverleri ve faşistleri Alman işgaline karşı birlikte mücadele etmediler mi? Ufak tefek kayıplar dışında ne komünistler faşist oldu, ne de faşistler komünist oldu. Şu anda bizim için emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin işgali söz konusudur. Bu nedenle de birlikte mücadele kaçınılmazdır. Biz birlikte mücadele ederken kimlerle birlikte olduğumuzu unutamayız. Bizimle yola çıkacak olanların geçmişte neler yaptıklarını unutmayacağımız gibi, hoş görmeyeceğimizde kesindir. Zaten içinde bulunduğumuz acil durum dışında sorun algılamamız ve sorun önceliklerimiz kesişmemektedir.

Deniz Yıldırım, konumuz açısından şu değerlendirmeyi yaptı: “Öyleyse yapılacak olan bellidir: İYİ Parti’yle uğraşmak yerine, bu partiyle özellikle seçim güvenliği gibi konularda asgari işbirliğinde bulunmak; fakat önerdiği siyasal çıkış reçetesinin yetersiz/denenmiş olduğunu, çare olmayacağını gösterecek şekilde halkın karşısına gerçek çare ve alternatif olabilecek siyasetlerle çıkmak. Yani artık aslolan kendi durduğumuz yeri güçlendirmektir.

Artık Saray Rejimi’ne karşı milliyetçi-muhafazakar ve piyasacı bir alternatif var; bu siyaset AKP ve MHP bloğunu zayıflattığı, iktidar bloğunun ittifaklar krizini derinleştirdiği ve tabanda parçalılık yarattığı oranda yararlıdır; fakat yetmez. Bu parçalılıkta ve çok açık ki derinleşecek siyasal kriz ortamında başka bir seçenek de görünürleştirilmelidir. Öyleyse şimdi Halkçı-Demokratik ve Kamucu alternatifi güçlendirmenin ve “gerçek çıkış bu kurucu siyasette” mesajını strateji, siyaset ve kadrolar bakımından yaratmanın zamanıdır.”

 

Muhalefetin uygulayacağı esnek politikalar anlık değişimleri hesaba katarak yoluna devam etmelidir. Ülkenin öncelikli sorunu çözüldükten sonra herkes kendi yoluna gidebilir. Ama temel tercih, her grup kendi açısından ülke sorunlarını çözmeyi amaçlamaktadır. İnsanlarımızın, insanlık onuru ile bağdaşır bir yaşam koşuluna kavuşturulması öncelikli hedeftir. Bu doğrultuda atılan ciddi ve güvenilir girişimler desteklenmelidir.

Ferhan Ercan

Ferhan Ercan

Ferhan Ercan Hakkında