22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 01 Kasım 2017 08:38

Şu dolara küselim mi, sevelim mi?

Yazan  Erol YILDIZ

Şu dolara küselim mi, sevelim mi?

Yakalayana aşk olsun. Dolar şahlandı ve gidiyor. Yellenin mesleğini sonunda bizler alacak gibiyiz. Hani bir zamanlar dünya bankası başkanı Yellen için yellendikçe bizim piyasamız değişiyor demiştim. Nihayet bu işi iyi öğrendiğimiz belli oldu. Yellene artık gerek kalmadı. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye başladık. Yellendikçe dolar artıyor. Sonucunda vatandaşın bağırsakları coşup ha bire yelleniyoruz. Harika bir döngü ile karşı karşıyayız anlayacağınız. Yellendikçe dolar artıyor. Arttıkça daha çok yelleniyoruz.  Bu böylece devam ediyor.

Şimdi efendim birlikte hatırlayalım. Geçen hafta şöyle bir konu duydum. Sizler de muhakkak duymuşsunuzdur. Sayın Başbakanımız televizyon kanallarında “doların inip çıkması sizi ne ilgilendiriyor. Siz işinize bakın. O işi doların sahipleri düşünsün” benzeri sözler demişti. Bu yazıyı karalamakta olduğum günün sabahı ise, yediğim lokmalar boğazımda dizildi. Çünkü, tekel ürünlerine zam geldi. Hem de ne zam. İnsanın elini yakar cinsten.

Ben bir araştırma yaptım. Bu ülkenin kaderi paketlerin içinde gizli olduğunu görmekteyiz. Tütün ve alkol piyasası düzenleme kurulu verilerine göre her geçen yıl içenler açısından büyük bir artışın  olduğu gözlenmektedir denilmekte. Yani ben vaz geçmem o çorbadan diye söyleyen devlet kasası, bir yandan sigarada yaptığı yasaklar devam ederken, diğer tarafta ise çorbanın güzelliğinden nasibini almak yolunda ilerliyor. Eh ne de olsa harcanacak ve ihtiyacımız olan zorunlu yerlerimiz var.

Sigara işinde beni kaybettiklerini söylemekte yarar var. Lakin, alkollü içki konusunda oldukça duyarlıyım. Bu yapılmazdı be kardeşim. Yani içmeyin diyorsunuz da, bir yandan da vergilerinden faydalanıyorsunuz benim sırtımdan. Hem Şam’da kayısı, hem Arap’ın parası. İkisinden de vaz geçmek yok. Sigara piyasası ise yabancının elinde olduğunu bilmem bilen var mı? Anlatalım. Tekel’in satışıyla sigara piyasası yabancının eline geçti. Philip Morris, Lapan tabakko, British Amerikan, European tabakko ve imperial şirketlerince cebe indiriliyor. Dolar artmasın da ne olsun. Hani biz doların hareketiyle işimiz olmayacaktı?

 

Gelelim şimdi benim alanıma. Alkollü içki satışında her yıl artış yaşadığımız kanıtlanmış. Yani ben anlamış değilim. Nüfusun % 50 den fazlası muhafazakar ve dindar toplum olmasına rağmen, tüketim her geçen gün artışta. Geriye kalan %50 kesimin zaten büyük bölümü alacak kapasitede değil. Ancak geçiniyor. Ulan yoksa bu işin faydalı olduğunu birileri mi öğrendi diye de düşünmüyor değilim. Kazık girdikçe tüketim artıyor. Buna Yellen ne yapsın. Bence memleketin neden böyle hep birlikte yellendiği ortaya çıkıyor. Sakın anlaşılmadı demeyin.