24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 07 Kasım 2017 09:19

Halk­çı Ece­vit­ler (1)

Yazan  Selma Erdal

Halk­çı Ece­vit­ler (1)

Geç­ti­ği­miz gün­ler­de ölüm yıl­dö­nü­mü ne­de­niy­le anıl­dı Bay Bü­lent Ece­vit...​Ve bu­gün­ler­de de yine gün­dem­de...​Chp Mil­let­ve­ki­li Fikri Sağ­lar'ın, ön­ce­ki Cum­hur­baş­ka­nı­mız Sayın Ahmet Nec­det SEZER be­ye­fen­di ile yap­tı­ğı söy­le­şi ne­de­niy­le. Kuş­ku­suz merak eden­ler söy­le­şi­yi ay­rın­tı­sıy­la okur­lar, yo­rum­lar ve Bay Ece­vit'e iliş­kin olum­lu ya da olum­suz duygu ve dü­şün­ce­le­ri­ni ta­ze­le­miş olur­lar.

Ama bana göre ya­pı­lan bu söy­le­şi­nin özün­de ne var der­se­niz?...​El­bet­te ki Ana­ya­sa ki­tap­çı­ğı­nın atıl­ma­sı olayı var­dır derim.

Bi­li­yor mu­su­nuz?...​Sayın SEZER Ana­ya­sa ki­tap­çı­ğı­nı neden fır­lat­mış Bay Ece­vit'e doğru?...

Sayın Bay Ka­ra­oğ­lan; FAZİLET PARTİSİ'nin ka­pa­tıl­ma­sı­nı is­te­me­di­ği için...

Milli Gü­ven­lik Ku­ru­lu'nda Bay Ece­vit; "Fa­zi­ler Par­ti­si ka­pa­tıl­ma­sın" demiş.Sayın SEZER de bunun üze­ri­ne Eco'ya Ana­ya­sa ki­tap­çı­ğı­nı fır­lat­mış.

İşte o Ka­ra­oğ­lan var ya; ne kara oğ­lan­mış da o gün­ler­de kim­se­cik­ler an­la­ya­ma­mış onun ger­çek kim­li­ği­ni, ki­şi­li­ği­ni...​DSP-MHP-ANAP ko­alis­yo­nu dö­ne­min­de; Vah­det­tin Efen­di­si'ne sev­gi­le­ri­ni su­nun­ca, ik­ti­dar olmak uğ­ru­na Fetoş'un di­zi­nin di­bi­ne so­ku­lun­ca ger­çek kim­li­ği ve de ki­şi­li­ği gün yü­zü­ne çık­ma­ğa baş­la­dı.

Ah Bay Ece­vit, ah!...​Nasıl da al­dat­tı­nız bu halkı?...​Nasıl da döndü üze­ri­niz­den Er­ge­ne­kon terör ör­gü­tü fı­rıl­dak­la­rı?...

 

Siz ve sayın eşi­niz­le il­gi­li anı­la­rım; an­ma­sam, an­lat­ma­sam hiç olur mu?...

 

Dö­nü­yo­rum o çok önem­li ol­du­ğu­nuz gün­le­re; 1994'e...

 

Gün­ler­den 10 Mayıs 1994… “Ulu­dağ Üni­ver­si­te­si Spor ve Kül­tür Et­kin­lik­le­ri” çer­çe­ve­sin­de Bursa’nın ünlü ko­nuk­la­rı var; KKTC Cum­hur­baş­ka­nı Rauf DENK­TAŞ’la bir­lik­te DSP Genel Baş­ka­nı Bü­lent ECEVİT ve sev­gi­li eşi Rah­şan Ha­nı­me­fen­di… Ve ben de o gün­ler­de Bursa ye­re­lin­de ya­yın­la­nan HAKİMİYET Ga­ze­te­si’nde (ki gü­nü­mü­zün Bursa Haber Ga­ze­te­si) “Eko­no­mi­den Po­li­ti­ka­ya” baş­lı­ğı al­tın­da bir kö­şe­de ya­zı­yo­rum ve Bü­lent ECEVİT’i de kö­şe­me ta­şı­mak is­ti­yo­rum… Bu ne­den­le ne­re­de kal­dık­la­rı­nı öğ­ren­mek­le işe baş­lı­yo­rum… ÇELİKPA­LAS’ta ka­lı­yor­lar… Re­sep­si­yon gö­rev­li­si Rauf DENK­TAŞ’ın da Çe­lik­pa­las’ta kal­dı­ğı­nı ve et­kin­lik­ler çer­çe­ve­sin­de prog­ram­la­rı­nın ortak ol­du­ğu­nu söy­lü­yor. Üni­ver­si­te­de­ki prog­ra­mın ar­dın­dan saat 17.00 sı­ra­la­rı geri ge­le­cek­le­ri­ni, o zaman ara­ma­mı söy­lü­yor…

 

Saat 17.00 olup da ara­dı­ğım­day­sa re­sep­si­yon gö­rev­li­si henüz gel­me­dik­le­ri­ni ama akşam ye­me­ği için ke­sin­lik­le dö­ne­cek­le­ri­ni, 18.30 sı­ra­la­rı ara­ma­mın ye­rin­de ola­ca­ğı­nı be­lir­ti­yor… Ve 18.30’da Çe­lik­pa­las’ın te­le­fo­nu­nu çe­vir­di­ğim­de, re­sep­si­yon gö­rev­li­si bana şu bil­gi­le­ri ve­ri­yor: ECEVİTLER gel­miş­ler… Ben­den önce Kanal 6 ara­mış, Çe­lik­pa­las’ın için­de­ki ECEVİT’i bulup gö­rüş­tü­re­me­miş­ler… Bunun üze­ri­ne ben de Sayın Rah­şan Ha­nı­me­fen­di ile gö­rü­şe­bi­le­ce­ği­mi be­lirt­ti­ğim­dey­se, Sayın Ha­nı­me­fen­di’nin “Şu an mü­sa­it de­ği­lim, bağ­la­ma­yın” diye bu­yur­du­ğu­nu ile­ti­yor gö­rev­li…

 

 

Ve ar­dın­dan DSP İl Ör­gü­tü’ne te­le­fon edi­yo­rum… Saat 18.40… Par­ti­de in, cin top atı­yor… Neden mi te­le­fon etme ge­re­ği­ni du­yu­yo­rum ?... Acaba Genel Baş­kan­la­rı’nın Bursa’da bu­lun­duk­la­rın­dan du­yum­la­rı olmuş mu, özel gö­rü­şe­bil­miş­ler mi ?... Merak edi­yo­rum…Sakın ola ki; “Hiç öyle şey olur mu ?... El­bet­te­ki gö­rüş­müş­ler­dir…” de­me­yin, ra­hat­sız et­me­sin­ler diye bil­dir­me­miş­ler­dir gel­dik­le­ri­ni… Çünkü 1993 yı­lın­da Mi­mar­lar Odası’nın ko­nu­ğu olan ECEVİT; DSP’den hiç kim­sey­le gö­rüş­me­den çekip git­miş­ti de… ECEVİT’in huyu böy­ley­miş işte; ya­nı­lıp da par­ti­li­si TBMM’de ECEVİT’i gör­mek is­te­se, hemen ters yüz edip; “Genel Mer­kez’de Rah­şan Ha­nı­me­fen­di ile gö­rü­şün” der­miş. Genel Mer­kez’e gi­di­lin­ce de bu kez Ha­nı­me­fen­di mü­sa­it ol­ma­dık­la­rı­nı bu­yu­rur­lar­mış… Böyle daha başka ör­nek­ler mi is­ter­si­niz ?... Örnek çoook…

 

1990’da Mar­din İl Baş­ka­nı; parti genel mer­ke­zi­nin çay oca­ğın­da 3 gün, 3 gece ECEVİT’le gö­rüş­mek için bek­le­miş… ECEVİT yu­ka­rı­da otu­ru­yor, ama gö­rüş­me her na­sıl­sa ger­çek­le­şe­mi­yor…

 

Bursa’nın İnegöl İlçesi’nin Eski Baş­kan­la­rı’ndan Sü­ley­man ASLAN ile Yıl­dı­rım İlçe Be­le­di­ye Baş­kan aday­la­rın­dan Lütfü KA­NOĞ­LU gün­ler­ce genel mer­kez­de bek­li­yor­lar; Rah­şan Ha­nı­me­fen­di gö­rüş­me­le­ri­ne izin ver­me­di­ği için vus­lat ger­çek­le­şe­mi­yor… 1989’da An­ka­ra’nın bel­de­le­rin­den bi­rin­de be­le­di­ye baş­ka­nı se­çi­len bir par­ti­li seçim ön­ce­si halka sağ­lık ocağı sözü ve­ri­yor. Se­çi­mi ka­za­nı­yor ve sağ­lık oca­ğı­nın açı­lı­şı için ECEVİT’i ça­ğı­rı­yor. El­bet­te­ki gelen, giden yok… Adam kah­rın­dan has­ta­la­nıp, ölüp gi­di­yor… Ve ECEVİT de; “Öl­dük­ten sonra bari ce­na­ze­si­ne gi­de­lim” diyor…

 

İşte HALK­ÇI ECEVİT’in HALK­LA BÜ­TÜN­LEŞ(eme)ME geç­mi­şi… Böyle bir geç­mi­şin ge­ti­ri­si de bir ata­sö­zü­müz­le özet­le­ne­bi­lir: YE­ME­YENİN MA­LI­NI YER­LER… Halk­çı olup da, halk­la bü­tün­le­şe­me­ye­nin hal­kı­nı alıp gö­tü­rür­ler… Sa­nı­rım RTE’nin yap­tı­ğı da bu oldu…

Sü­recek...