Salı, 07 Kasım 2017 09:20

Şehit Madencilerimizi şükranla anıyorum

Yazan  Erol YILDIZ

Şehit Madencilerimizi şükranla anıyorum

Hiç mi saygı ve değer kalmadı anlayamıyorum. Ben yıllarca bu yaşıma kadar 8 Kasım gününü, yıllarca kömür işletmesinde çalışarak emekli olmuş bir babanın oğlu olarak, hep kutladım. Bu günü kutlarken, hep hüzün dolu anıları yaşadım. Her bir yeri kömür karası ile kaplanmış, yüreği yanan, evine getireceği ekmek için bedenini, geleceğini ateşe atan, alnı temiz, teri helal olan bu insanlara hep saygı ile ve sevgi ile baktım. Tüm ölen maden şehitlerimize rahmet yağdırdım. Ben gençliğimde iki farklı mesleğin şehitliğini öğrenerek büyüdüm. Biri bizleri koruyan güvenlik güçlerimiz, diğeri ise yer altındaki kara elması bizlere ölme pahasına çıkaran maden şehitlerimiz. İlerleyen senelerde, bizlere öğreten, bizleri ve bu ülkeyi modern hale getirmek için çabalayan değerli öğretmenlerimizi terör nedeniyle katlettiklerinde kabullendik.

İnanmayan bu gün takvime baksın. Baksın ve ibret alsın. Yıllarca 8 Kasım günlerinin o hüzün kokan hikayelerini okurken veya yazdığımda gözümden üç beş damla gözyaşının yazı kağıdıma döküldüğü günleri hiç unutmadım. Yerin yüzlerce altında ne yaşayacağını bilmeden kazma kürek çalışan, domuz bağı yapan bu emekçiler için, hiç olmazsa senede bir kere onları anmak fazla görülmüş demek ki, bu nedenle bilgisayarımda açtığım önemli günler ve haftalar programından kaldırılmış. Böyle bir şeyin olmadığını görmek beni yıprattı ve bunu yapanlara saygımı yitirdiğimi ifade etmekten de asla çekinmedim.

Bir başka sayfada ise 8 Kasım değil, 6 Kasım tarihi olarak gösterilmiş. İnanmak mümkün değil. Senede bir gün bile olsa, birilerinin para kazanması için, onlara verilmeyen değerin yaşandığı bu ülkede ben çok utanıyorum. Bu memleketin gerçek emekçileri olan maden işçileri, Ocak 1991 yılında o yüzlerinin karalığını hiç silmeden, madenden çıktığı gibi, emeğinin karşılığı için yollara düştüğünde bile bu denli hor görülmemiş, ardından emeğinin hakkı olmasa da verilen zamlar ile gönlü alınmıştı.

Ülkemizin en büyük sorunlarından biri enerji ihtiyacımızdır. Gerekli enerjinin en büyük kısmını yıllarca madenlerimizden karşıladık. Son yıllara bakarsak, yer altı zenginliklerimiz zarar ediyor bahanesiyle ya kapatıldı, ya da parçalanmak suretiyle birilerine devri sağlandı. Elimizde yılları yaşatacak düzeyde kömür madeni rezervleri olmasına rağmen, biz döviz harcayarak dışarıya paramızı akıtıyoruz. Dışarıdan gelen kömür ile bütçemiz açık verirken, memleketimizin doğal kaynağı olan kömür yer altında kalıyor. Bu ülkemize yapılan en büyük haksızlıktır.

 

Haksızlığın en büyüğü ülkeye yapılmış olsa da, o madenin yer yüzüne çıkarılmasında emeği geçen tüm maden şehitlerimize saygı ve minnet borcumuz olmasına rağmen, onları anmayıp, emeklerini hiçe sayıp, onların gelirlerini asgariye indirmek adına maden sahalarını devletten alarak özele devrediyoruz. Peki bunların hakkını nasıl helal ettireceğiz. Bırakın şimdi yaşayanları, ya şehit madencilerimiz?

Erol YILDIZ

Son eklenenler Erol YILDIZ

yukarı git