Çarşamba, 08 Kasım 2017 08:40

Benim düşünecek halim kalmadı

Yazan  Erol YILDIZ

Benim düşünecek halim kalmadı

Milletin aklıyla oynamak buna denir diye düşünüyorum. Sayın Bakan kalkacak ve basına demeç verecek. Diyecek ki, benim vatandaşım altmış üç kilo dana eti yiyebilecek para kazanıyor. Ben mi aklımı yitirdim yoksa benim aklımla dalga mı geçiyorlar anlayamadım. Müslüman diye geçinenlerin Allah’ın huzurunda böyle bir sözü söylemeyle acaba nasıl bir günah işlemektedirler, merak ediyorum.

Bu gün itibarıyla asgari ücret net olarak 1.400 lira diye biliyorum. Hadi bir de yeni yılda %100 zam yapsalar, asgari ücretler 2.800 olur. Hayatta olmayacak bir düşünce bu. Şimdi sormak lazım diye düşünüyorum. Etin kilosunu ya bilmiyorlar ya da insanları kandırıyorlar. Buna bence gerek yok. Fiyatlar ortada. Hatta en düşük semtteki kasap fiyatları ile anlatmak istiyorum. En ucuz dana eti fiyatının yaptığım araştırmaya göre Ağrı’da satıldığını öğrendim. Ağrı’da şu anda dana etinin ortalama 40 liradan satıldığını bilgi verdiler. Yani 40 x 63 = 2.520 lira yapıyor. Asgari ücret 2018 yılında taş patlasın 1.600 lira net olsa, bu eti almak ve tüketmek için bir insanın mesleğinin hırsız olması lazım. Yarısını emeğinin hakkıyla, diğer yarısını ise çalarak sağlamak koşuluyla ancak olacaktır.

Başka bir yetkili ise söylediği açıklama ile beni fazlasıyla şaşırtmıştır. Yapılan tüm zamların bakanlık tarafından olmadığını, tamamen otomatik olarak zamların yapıldığını söylemişler. İşte bu harika habere şapka kaldırırım. Şimdi efendim, tüm çalışanlar ve emekliler kalkıp şunu demeliler. “Sayın Bakanım, bizlerin ücretlerini de şu otomatiğe bağlayıp da aynı eş değerde artış sağlasanız. Mesela her sene %200 zam. Her şey otomatik.”

Ne para dönerdi piyasada. Millet köşeyi döner, herkes en kısa zamanda borçlarından kurtulur. Bankalara olan borçlar ve krediler ortadan kalkar. İnsanlar bir ay içinde ete doyar. İnsanlar en müstesna evleri satın alarak kiradan kurtulur. Evinin köşesine veya yastık altına paralarını, dolarlarını ve altınını istif eder. Arabasını yeniler. MTV vergisini farklı yatırır. Ev ve arsa emlak vergilerine otomatik olarak kendisi zam yaparak öder. Su ve elektrik bedeline katkıyı kendisi belirler. Şehrin içinde bulunan otopark mafyasına katkı vererek bol bol para akışı sağlar. Mazotu ve benzini su gibi harcar. Doğal gazı sonuna kadar açarak, en az 60 derecede ve 24 saat yakarak evde donla gezip, büyüklerimizin istediği gibi çocuk sayısına katkı sağlar. Her şey güllük gülistanlık geçen şu kısa ömürde ellerimiz havada bunları bize sağlayana dualar ederek, onların bu dünyada ve ahiretteki tüm günahlarının affı için yalvarırdık. Hırsızlık ortadan kalkar, her aile en az bir Suriyeli aileyi yanına alarak onlara bakar, onların tüm ihtiyaçlarını karşılardı. Kendi çocuğunu değil, onların çocuklarını özel kurslara göndererek desteğini esirgemezdi. Neler olurdu neler.

 

Bunların tamamı bence rüya. Biri kalkıp rüya görmüş ve bizlere anlatıyor. Rüya tabirlerine baktım ve bunun açıklaması bile görünmüyor. Bunca yıl ısınmak için kullandığım doğal gazı kıstığımdan hep açıkta kalan popomdan dolayı bile böyle rüya görmedim desem yalan olmaz. Ne diyeyim başka. Anlatacak ne kaldı. Ben kendimden vaz geçtim. Bu tür düşüncelere oy da vermedim. Bence bu işi verenler düşünsün artık.

Erol YILDIZ

Son eklenenler Erol YILDIZ

yukarı git