22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Didim Belediye Başkanlığındaki basın toplantısı Belediye Başkanlığı makamında yapıldı.

Ak Parti’nin istişare toplantısına neden katılmadınız sorusuna, davet edilmediğim bir yere gitmem, davet edilsem mutlaka giderdim diye başlayan toplantıda Özlem Çerçioğlu’nun ziyaretine gazetecileri davet edilmediği eleştirilerine de bana son dakikada haber verildi.  Dolayısıyla planlı bir toplantı değildi diye cevap verdi.

Didim Sokak Hayvanları Barınağındaki veteriner sayısının teke düşürülmesi ile ilgili soruya da bu standart bir hizmet alım ihalesi, ikinci veterineri alacağız elbette yetmez tek veteriner dedi.  2 buçuk yıllık işlemler içinde kış aylarından sokakta yaşayan yurttaşlarla ilgi bir çalışmanın olup olmadığı sorusuna da bu hassas bir konu insanları resmederek rencide etmek istemiyoruz, ancak; zabıta gece denetimlerinde ya da şikayet bağlı denetimlerde ihtiyacı olan yurttaşımızı anlaşma yaptığımız bir otel var orada istediği kadar konaklatıyoruz, ama bu tercihi yapanlar çok fazla aynı yerde kalmıyorlar. Ancak bu hizmeti aksatmadan sürdürüyoruz, dedi.

Cuma günü CHP ilçe başkanı Gökmen Karataş’ın tüm Aydın’ı kapsayan Yerel Yönetim hizmetlerinden memnuniyet anketi ile ilgili olarak ta “büyük şehrin isteği üzerine bir anket şirketine yaptırılan bu anketin kesin sonuçları gelmedi elime ancak 2657 kişi ile yapılan bir anketin değerlendirmesindeki ilk sonuç buydu bunu paylaştım ,anketin geneli ile ilgili olarak değerlendirmeler ve istatistiki veriler ortaya çıkınca paylaşacağım” açıklaması yaptı. .

2017 yılı içinde tüm yolları asfaltlama sözü veren Büyük Şehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun sözünün hatırlatılması üzerine “ evet Özlem Başkan söz verdi, bizim eylül ayında bütçe hazırlanırken verdiğimiz program çerçevesinde önce ana arteler olmak üzere geniş cadde ve ara sokaklarda asfaltlanacak, Mersindere mahallesinde 80 bin metre kare yol çalışması yapacağız, ihalesi Ocak ayında yapılacak bir parkla birlikte yapılacak işler,  bu mahallenin üçte birine denk geliyor neredeyse, Akbük’te yine yol çalışmaları sürecek ve şehrin Akbük tarafından girişinde Kipa Kavşağına kadar olan kısımda kaldırım çalışmaları ve tali yol planladık bunları yapacağız. Dedi. Fevzi Paşa Mahallesinin imarı ile ilgili olarak ta “bürokratik yazışmaların hepsi bitti, bir sorun yok 4 bakanlıkla birlikte çalışıldı ve şu anda kurulun toplanıp onaylanması işlemi kaldı. Ancak hiçbir eksiğimiz kalmadı, o iş tamam” dedi. Ayrıca Demizköy Akbük arasındaki 1001 caddenin altyapısı olmadığı için programa almak istemedik ama Özlem Başkan “yapalım Altyapı programı gecikebilir

Yine Büyükşehirle birlikte projelendirilen Kültür Merkezi ve Amfi Tiyatroyla ilgili olarak ta Amfi tiyatronun avam projesi hazır arsa üzerindeki terkinler yapıldıktan sonra netleşecek, Kültür merkezi ile birlikte 2017 Kasım ayına kadar olan süreçte temellerini atabilmeyi planlıyoruz” dedi.

Zübeyde Hanım heykeli yapan belediye Akbük’te konulacak heykelin tamamlandığını söyleyen Atabay, “ayrıca heykel seramik atölyesinde kent içi  heykeller yaptıracağız, Aytepe’ye Barış Heykeli yaptırıyoruz, bu heykelin bir benzerini de Kardeş Kent Leros’a koyacağız.” dedi.

Toplantının sonunda” yeni yılın tüm insanlık için ve Didim için iyi bir yıl olsun”  dileklerinide söyledi.

 

Haber : Ergun KORKMAZ

Yayınlandığı yer Didim

AYDIN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SAYIN ÖZLEM ÇERÇİOĞLU’NUN,

YENİ YIL KUTLAMA MESAJIDIR

 

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, yeni yıl sebebi ile yayınladığı kutlama mesajında 2017 yılının başta ulusumuz olmak üzere tüm insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ettiğini belirtti.
Başkan Çerçioğlu, mesajında ; “2017 yılının Aydın’ımız ve ülkemiz adına başarı, mutluluk ve huzur dolu bir yıl olarak geçmesi en büyük dileğimdir. Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak 2016 yılında olduğu gibi, 2017 yılında da vatandaşlarımıza hak ettikleri etkin ve kaliteli hizmeti sunmak için mesai mevhumu olmaksızın çalışmaya devam edeceğiz. İl genelinde başlattığımız  yatırım hamlemiz ile yeni yılda bir çok önemli tesisi halkımızın hizmetine sunacağız. Bu duygu ve düşüncelerle; değerli hemşerilerimin yeni yılını en içten dileklerimle kutlar; sağlık ve mutluluklar dilerim” ifadelerini kullandı.

Yayınlandığı yer Didim

DİDİM BELEDİYE MECLİSİ İLK TOPLANTISI ÇARŞAMBA GÜNÜ

Meclis Yeni Üye İle Yoluna Devam Edebilir!

Didim Belediyesi yeni yılın ilk meclisini topluyor.  MHP'li Rağıp Işıklar'ın istifasının ardından Belediye Başkanı Deniz Atabay'ın Yüksek Seçim Kuruluna istifa sonrası görevlendirme ile ilgili yazısına cevap verilmesi halinde Meclis  MHP'li Levent Atas ile devam edecek.

Yeni yılın ilk gündemiyle ilgili olarak Belediye Meclis Üyesi Ahmet Yı lmaz;       Belediye Meclisimiz 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 20. maddesi gereğince (04/01/2016) Çarşamba günü saat öğlen 2'de  Belediye Başkanlığı Meclis Toplantı Salonunda aşağıda yazılı bulunan gündem dahilinde toplanacak . Yılmaz, gündemle ilgili  olarak ta mecliste ek günden maddeleri verilmezse 9 madde ile meclis toplantısı yapılacağını belirtti.

Gündem maddeleri şöyle:

1) Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 28.12.2016 tarih ve 567 sayılı “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 20. maddesi gereği 2017 yılı Meclis toplantı gün ve saati ile meclisin tatil edileceği ayın belirlenmesi” konulu yazısının görüşülmesi.

2) Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 28.12.2016 tarih ve 570 sayılı “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 25. maddesi gereği 2017 yılında görev yapacak Denetim Komisyonunun seçilmesi” konulu yazısının görüşülmesi.

3) Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 28.12.2016 tarih ve 569 sayılı “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 32. maddesi gereği 2017 mali yılı içinde Belediye Meclis, Denetim ve İhtisas Komisyon Üyelerine yapılacak “huzur hakkı” ücretinin belirlenmesi” konulu yazısının görüşülmesi.

4) Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 28.12.2016 tarih ve 568 sayılı “Yurtdışı İzni” konulu yazısının görüşülmesi.

5) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün 29.12.2016 tarih ve 1137 sayılı “Dolu Kadro Değişikliği” konulu yazısının görüşülmesi.

6) Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 23.12.2016 tarih ve 3342 sayılı “Belediyemizin 2017 Mali Yılı İçerisinde Amatör Spor Kulüplerine Sporu Teşvik Amacı ile 6360 Sayılı Yasa Gereği Yapılacak Nakdi Yardımın Belirlenmesi” konulu yazısının görüşülmesi.

 

7) İmar Komisyonu Raporunun Görüşülmesi “İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 02.12.2016 tarih ve 2675 sayılı, Söke-Milas Ayrımı Karayolu Plan Değişikliği Teklifi " ile  “Belediye Meclis Üyesi Salih Bankoğlu’nun  07.12.2016 Tarihli, Plan Notunun Yürürlükten Kaldırılması Konulu Dilekçesi  ve  Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 30.12.2016 tarih ve 3399 sayılı “2017 yılında Uygulanacak Kent Estetik Komisyonu Ücret Tarifelerinin Belirlenmesi” konulu yazısının görüşülmesi." nin görüşüleceğini söyledi.

 

Haber : Ergun KORKMAZ

Yayınlandığı yer Didim

DANIŞTAY, AÇILAN İMAM HATİPLERİN HUKUKA AYKIRILIĞINI TESCİLLEDİ

Didim Eğitim-İş Temsilcisi Mustafa Güzel, Cumhuriyetin  laik ve bilimsel eğitim sisteminin imam hatibe dönüştürme dayatılmasına karşı  Eğitim-İş'in 28.12.2016 tarihli önemli hukuksal kazanımı konusunda yaptığı basın açıklamasında şunları belirtti.  " İktidarın 14 yıl eğitimde yaptığını iddia ettiği bunca icraata rağmen bir arpa boyu ileri gidemediğimizi uluslararası kuruluşların değerlendirmelerinde de ortaya çıkmıştır. Bu değerlendirmeler göstermiştir ki Türkiye listelerin altında yer alırken en başarılı okullarımız Fen liselerimiz olarak ortaya çıkmış en alt grupta ise Sayın Bakanın da söylediği üzere İmam Hatip Liseleri yer almıştır. Başarı durumu düşük okullarımızla ilgili tedbir alması gereken Bakanlık bunun aksine proje okulu adı altında en başarılı okullarımızda kadrolaşmayı tercih ederek ülkemizin en köklü ve başarılı okullarına darbe vurmaya çalışmaktadır.

Bilindiği üzere AKP, iktidara geldiği günden itibaren tüm eğitim politikasını imam-hatip açmak ve okulları imam-hatiplere dönüştürmekten ibaret görmüştür. 4+4+4 sistemiyle bir yandan sürekli olarak yeni imam-hatip okulları açmakta diğer yandan da mevcut okulları imam-hatiplere dönüştürmeye çalışmaktadır.

Bunu yaparken de vatandaşın taleplerini değerlendiriyoruz şeklinde tamamen uydurma gerekçeler ortaya koymakta, karşı duruş sergileyen, okullarının ellerinden alınmasını istemeyen veli, öğrenci ve öğretmenlere de suçlayıcı bir yaklaşım sergilenmektedir.

Bu da yetmezmiş gibi imam hatiplere ücretsiz yurt, ücretsiz servis, öğle yemeği, az mevcutlu sınıflarda tekli eğitim uygulamaları yaparak teşvik edilmekte, normal ortaokullarda ikili eğitim ve kalabalık sınıflara mahkum edilerek adeta imam hatiplere zorlama gerçekleştirilmektedir.

Bu durumu örneklendirecek olursak; 2016 birinci TEOG yerleştirmelerinde sadece İstanbul’da 5 bin İmam Hatip kontenjanı açık kalmıştır. Açık kalan kontenjanlar ikinci yerleştirmede kapatılmış ve İmam Hatipe talep olmadığı gizlenmeye çalışılmış, bu da yetmezmiş gibi bu kadar açığa ve mevcut okullar boş kalmasına rağmen FETÖ darbe girişimi sonrası Bakanlığa devredilen okullar da İmam Hatip yapılmıştır. Yani her taraftan dayatma yapılmakta, hatada ısrar edilmektedir.

Ayrıca Konya ili merkezinde 30km çapındaki bir alanda 8 okul İmam hatip Ortaokuluna dönüştürülmüş ve bu bölgede sadece 2 normal ortaokul bırakılmıştır. İmam hatip ortaokullarında normal eğitim ve 20-25 kişilik sınıflarda tekli eğitim yaparlarken yani derslik başına 20-25 kişi düşerken,  bırakılan normal ortaokullarda ise ikili eğitim ve 50-60 kişilik sınıflarda eğitim yapılmıştır. Bunun da anlamı derslik başına 100-120 öğrencidir.

Tüm bu uygulamalar ise hiçbir somut ve bilimsel veri gözetilmeksizin, öğrenci ve velilerin talepleri dikkate alınmaksızın, ihtiyaç durumu gözetilmeksizin, oldu bittiye getirilerek bir Valilik kararı ile gerçekleştirilmektedir.

Gelinen noktada ise öğrencilere ya özel okula ya da imam-hatiplere gitmek dışında neredeyse başka hiçbir seçenek bırakılmamıştır.

Mevcut durum bir yana güncel olarak hükümet yetkililerince yapılan açıklamalarda daha fazla imam-hatip okullarının açılacağı da ilan edilmektedir. Bu noktada ise imam hatiplerin arttırılması, tüm okulları imam-hatip haline getirme çabasına yargı artık dur demiştir.

Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olarak düzenlenen yönetmelikte Valiliklere imam-hatip açma yetkisi veren yönetmelik hükmünün ve Konya Valiliği kararı ile Konya’da çok sayıda okulun imam-hatibe dönüştürülmesinin iptali için dava açmıştık.

Açtığımız bu davada Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, bu okulların, Valilikler tarafından keyfi olarak açılabilmesine olanak sağlayan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Kurumlara Ait Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinin ilgili maddesini iptal etmiştir. İptal gerekçesinde ise öncelikle bu okul açma yetkisinin Milli Eğitim Bakanlığı’nda olduğuna, Valiliklerce gelişigüzel şekilde bu okulların açılamayacağına ve Bakanlığın da bu okulların açılmasına karar verirken mevcut ihtiyaçları ve gereklilikleri dikkate almak zorunda olduğuna işaret etmiştir.

Bununla birlikte gereklilik, ihtiyaç ve talep olmaksızın Konya ilinde açılan 8 adet imam-hatip ortaokulunun hukuka aykırı şekilde açıldığına hükmetmiştir.

Yine bu karar bir başka önemli hususu daha içermektedir.

Bilindiği üzere okul isimleri gündelik siyasetin karşılığı olarak sürekli şekilde değiştirilmektedir. Özellikle de Cumhuriyetçi kimliği ile bilinen kimselerin adının verildiği okulların ismi sürekli olarak değiştirilmektedir.

Yine aynı dava içerisinde Konya Selçuklu’da bulunan İsmail Hakkı TONGUÇ İmam Hatip Ortaokulu’nun ismi Erdem Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu olarak, Mustafa Necati İlkokulu’nun ismi ise Cemil Meriç İlkokulu olarak Valilik kararı ile değiştirilmiştir. Sendika olarak buna karşı çıkmış ve neden bu isimlerin değiştirildiği sorusunu sormuştuk. Tamamıyla keyfi ve hiçbir gerekçeye dayanmayan bu isim değişikliğinin hukuka aykırı olduğunu, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Ulu Önderimiz M. Kemal ATATÜRK’ün Milli Eğitim Bakanlığını da yapmış olan Mustafa Necati’nin ve bu ülkenin Milli Eğitim Sisteminin her taşında imzası olan İsmail Hakkı TONGUÇ isminin okullardan silinemeyeceğini ifade ettik.

Nitekim Danıştay’da bu gerekçeleri haklı görerek keyfi şekilde yapılan bu isim değişikliğinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve yürütmenin durdurulması kararı vermiştir.

Bu karar emsal nitelikte bir karardır.

Bu karar sonrasında artık öncelikle Valiliklerce gelişigüzel şekilde imam-hatip açılamayacak ve Milli Eğitim Bakanlığı da bu okulların açılmasına karar verirken mevcut talepleri, ihtiyaçları ve gereklilikleri dikkate almak zorunda olacaktır. Konya’da Valilik kararlarıyla açılan imam-hatip ortaokullarının da hukuka aykırı şekilde açıldığı tespit edilmiştir.

Mustafa Necati ve İsmail Hakkı TONGUÇ tabelaları tekrar ait olduğu yere asılacaktır.

Bu karardan Milli Eğitim Bakanlığı’nın ders çıkarmasını umuyoruz. Okul açmada öğrenci ve velilerin talepleri ve gerçek ihtiyaçların dikkate alınmasını, tüm okulların imam-hatiplere dönüştürülmesi çabasından vazgeçilmesini ve bu ülke tarihine ve vatandaşlarının kalplerine kazınmış isimleri unutturma gayretinden uzaklaştırılmasını bekliyoruz.

Yargı kararları gecikmeksizin uygulanmak zorundadır. MEB yargı kararına uyarak başta dava konusu Konya’daki 8 okul olmak üzere yüksek yargının işaret ettiği şekilde hukuka aykırı olarak açılan tüm imam hatip okulların kapatmalı,  isimleri elinden alınan okulların da isimleri geri verilmelidir.

Eğitimcilerin, laik, bilimsel demokratik, kamusal ve parasız eğitimin savunucusu

Eğitim-İş olarak bu konunun takipçisi olacağız."

DİDİM EĞİTİM-İŞ TEMSİLCİLİĞİ

 

Yayınlandığı yer Didim

“EMEKÇİLERE SEFALET ÜCRETİ REVA GÖRÜLMÜŞTÜR!”

Emek Partisi Didim İlçe Başkanı Kazım Temiz dün açıklanan Asgari ücreti, “Tok Ne Anlar Açın Halinden” diyerek eleştirdi.

Kazım Temiz yaptığı açıklamada  “Asgari ücreti hükümet ve patronlar beraber belirledi” diyen İlçe Başkanlığı  açıklamasını şöyle sürdürdü; “Milyonlarca işçiyi ilgilendiren, 2017 yılı için geçerli olacak asgari ücret, asgari geçim indirimi içinde olmak üzere 1404 TL olarak belirlendi.

Son bir kaç ay içinde dolardaki artış ve yaşanan zamlarla ücretler erimişken asgari ücrete yapılan bu artış, tümden milyonlarca işçiyi ve emekçiyi yoksulluğa ve açlığa itmiştir. Başbakan ve tüm hükümet yetkilileri ekonomik olarak büyüyen Türkiye’den bahsediyorlar. Büyüyen ekonomiden işçiler ve emekçilere pay düşmüyor. Sıra işçilere gelince, ekonomik dengeleri bozulur diyerek ekonomik taleplerin önü kesiliyor.” Dedi.

Temzi ayrıca “Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) geçtiğimiz hafta, tek bir kişinin asgari geçim maliyetinin 1669 TL olduğunu açıkladı. Sendikaların ve emek örgütlerinin taleplerine gözünü ve kulağının kapatan hükümet, işçiye al 1404 TL ile aileni geçindir demiştir. Çalışma Bakanı milyonlarca işçiye bir de dalga geçer gibi, “az veren candan çok veren maldan” açıklaması yapmıştır. İşçilerden bir kez daha fedakarlık istemektedirler.

2017 bütçesini, teşviklerle, vergi indirimleriyle, krediler, kamu kaynaklarını aktarmayla, sermayenin ihtiyaçlarına göre yapan hükümet bir kez daha işçi ve emekçilerin beklentilerini boşa çıkarmış, işçilere ve emekçilere sefalet ücretini reva görmüştür. Bu koşullarda 1404 TL ile yaşamak mümkün değildir. Zorunlu BES uygulamasıyla, yapılan 104 TL artış da geri alınacaktır. Hükümet bir kez daha işçileri açlığa ve sefalete sürüklemiştir.” Açıklamalarının ardından son olarak “İşçiler asgari ücretin tarafı olmadığı koşullarda, masada yer almadığı koşullarda asgari ücret hep tek taraflı belirlenecektir. Bu durumu değiştirecek olan ise işçilerin birliği ve örgütlü mücadelesi ve kendi sınıf siyasetini yaparak devlet yönetiminde söz sahibi olmasıdır. Sefalet ücretine ve kölece çalışma, yaşama koşullarına mahkum olmamanın yegana yolu da budur.” Dedi.

 

Yayınlandığı yer Didim

Emek Partisi Didim İlçe Örgütü yöneticisi Zerrin Bayar verdiği yeniyıl mesajında "Giden yılın karanlığından gelen yılın aydınlığını ışıtalım" dedi

 

Bayar 2016 savaş ve şiddet politikalarının had safhada yaşandığı, tek adam ve tek parti diktatörlüğünün inşasının hızlandığı bir yıl oldu. 2017’ye devredilen de bunlardır.

yılını değerlendirmesinde "Çatışmalar, savaş, iş cinayetleri, kadın cinayetleri, şiddet, baskı, yasaklar"dan bahseti ve ; "Cezaevi ve adalet sarayları yapmakla övünen iktidar, cezaevlerini kapasitelerinin çok üzerinde doldurmuş durumdadır. Gazeteci, akademisyen, yazar, bilim insanı, meclisin 3. Partisinin eş başkanları dahil milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri, gençler, sosyal medya kullanıcıları ve hatta Cumhuriyet Gazetesi çalışanı çaycı dahil toplumun değişik kesimlerinden birçok kişi gözaltına alındı, tutuklandı.

İşçi, kadın cinayetleri, çatışma ve operasyonlar.

Sömürü çarkının en az maliyetle döndürme çabasındaki AKP iktidarı dönemindeki iş cinayetleri 2016’da da hız kesmeden devam etti, daha yıl bitmeden resmi kayıtlara göre 1929 işçi iş cinayetlerinde öldü.

Kadın cinayetlerinde resmi istatistik tutulmadığı için resmi olmayan istatistiklere göre 300’e yakın kadın cinayeti işlendi.

Bir yıl içerisinde asker, polis, sivil ve silahlı güçlerden binlerce insan çatışmalarda, operasyonlarda öldürüldü. İstanbul, Ankara, Gaziantep, Diyarbakır, Kayseri… ülkenin dört bir yanı bombalı saldırılara hedef haline geldi. Son bir yılda 30 bombalı saldırıda 360 insan öldü geride yüzlerce yaralı kaldı.

2016 adeta savaş ve yıkım yılı oldu.

Cizre, Nusaybin, Sur, Şırnak… arkada binlerce ölü ve yıkılmış kentler.

Yasaklanan grevler, müdahale edilen işçi eylemleri, yasaklanan toplu, gösteri, yürüyüşler, anayasal hak olmasına rağmen engellenen sendikal örgütlenmeler.

İktidar politikalarına muhalefet eden, Cumhurbaşkanını eleştiren, barış adalet hak ve özgürlük talep eden herkes, her kesim soruşturma, gözaltı, tutuklama ve çeşitli baskı tehdidiyle yüzyüze. Cumhurbaşkanı liderliğinde AKP iktidarı, başarısız 15 Temmuz darbe girişimini dayanak yaparak “FETÖ ile mücadele” adı altında tüm muhalefetin ve iktidar politikalarını desteklemeyen tüm toplumsal kesimlerin susturulmasını, sindirilmesini hedefliyor.

2017’ye AKP iktidarının tüm ülkeyi Suriye’de savaş bataklığının içine sürüklediği koşullarda giriliyor. Bir ABD’ye bir Rusya’ya yanaşarak kendisine Suriye üzerinden bölge paylaşım çatışmalarının bir tarafı olmayı tercih eden Hükümet savaşın tam ortasında yer almak için diretiyor.

Bunca koyu karanlığın içinde mücadeleye dair umutlar geleceğimizi ışıtmaktadır. Barış talebinde ısrar eden akademisyenler, sinemacılar, gazeteciler, hukukçular, kadınların mücadelesi 2017’de sürecektir. Karanlığa arkasını dönen liseliler. “Utanç Yasası”nı geri çektiren kadın gücü geçtiğimiz yılın yüzakıdır. Metal fabrikaları başta olmak üzere işçi direnişleri, bedel ödetmelere rağmen gerçek habercilikte ısrar eden gazeteciler, ihraçlara ve açığa almalar karşısında emekçiler arası sağlanan dayanışma emekçilerin “teslim olmayacağının” işaretidir.

İşçi sınıfını ve halkları tehdit eden savaş ve baskı politikalarının acı sonuçlarını tüm emekçiler yaşıyor. Ne var ki baskının olduğu her yerde direniş ve mücadele de vardır.

Ekim Devriminin 100. Yılını selamlayacağımız 2017 yılında da bu mücadele hem ülkemizde hem de dünyada yükselecektir.

 

2017 kazanımlarımızı büyüttüğümüz, mücadeleyi yükselttiğimiz bir yıl olsun. " dedi.

Yayınlandığı yer Didim
Sayfa 16 / 16