24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

DİDİM ART GURUBUNUN RESİMLE GÖNÜL BAĞI DEVAM EDİYOR

Didim Art Resim grubu 4 yıl önce başladığı çalışmalarına devam ediyor.  Amatör bir gurup olarak yan yana gelen gurup Altınkum Mahallesi muhtarlığının kullanılmayan,  mezbelelik olan binasının kendilerine tahsis edilmesiyle düzenlenen atölyede her yıla yaz ve güz sergileri ve birçok karma sergide resimlerini gösterme fırsatı bulmuşlar.

Kendi tecrübelerini paylaşarak ve birbirlerine önerilerle başladıkları çalışmalara bu sene de 10 kişilik gurupla devam ediyorlar, kendi değerlendirmeleri, kendi, zevkleriyle renkleri buluşturan gurup geçtiğimiz yıl D-marin öncülüğünde deniz temalı çalışmalarını İngiliz resim gurupları ile birleştirerek elde edilen gelirlerin, okullara yardım etmek için kullanılacak olan sosyal çalışmalara da katılan gurup zaman zaman sokak sergileri ya da konsept mekanlarda resimlerini sergiliyorlar.

Bu yılda bir çok  projeleri olduğunu öğrendiğimiz gurup netleşen çalışmalarını  Didimlilerle paylaşacaklarını söylediler.

Önceki belediye tarafından kendilerine tahsis edilen alanda daha farklı sanatsal etkinliklerde yapabileceklerini bununla ilgili projelerinin de olduğunu belirten gurubun önümüzdeki günlerde farklı sergilere de görebileceğimiz anlaşılıyor.

 

Haber : Erdem Özden

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 14 Ocak 2017 15:15

BAŞKANLIĞA HAYIR !

BAŞKANLIĞA HAYIR !

Eğitim-İş Didim İlçe Temsilcisi Mustafa Güzel yaptığı basın açıklamasında şunları belirtti. " Adı Cumhurbaşkanı olsa da sistem  “Başkanlık” sistemidir, bir “Rejim” değişikliğidir. Bütün yetkiler bir kişinin (Cumhurbaşkanının) elinde toplanacaktır. Açıkça, diktatörlük, tek adam rejimi önerilmektedir.

Türkiye’de siyasal rejim, kimi demokrasi eksikleriyle birlikte demokratik bir cumhuriyettir.

Bu değişiklik, eksik demokrasiyi de sonlandırıp, otoriter-totaliter bir diktatörlüğün anayasal zeminini oluşturacaktır.

Cumhuriyet rejimi, kurulduğu günden bu yana egemenliği Saraydan alıp halka verme ve demokratikleşme çizgisini benimsemiştir. Bu ise açık bir karşı devrim hareketi olarak, egemenliği tekrar halktan alıp Saraya (bir kişiye) verme girişimidir. Demokrasiye yönelen gidişin kesintiye uğrayıp, diktatörlüğe yönelmesidir.

Bu nedenle yapılmak istenen basit bir hükümet değişikliği değil, rejim değişikliğidir.

Bu sistemde;

Başbakan ve Bakanlar Kurulu Sistemi kaldırılacak, yürütme, tek başına Cumhurbaşkanına bırakılacaktır. Cumhurbaşkanı istediği kadar bakan, istediği kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı ve tüm üst düzey bürokratları tek başına atayabilecektir.

Cumhurbaşkanı tek başına “ferman” niteliğinde kararnameler çıkarabilecektir.

Cumhurbaşkanı istediği zaman meclisi feshedebilecektir.

Cumhurbaşkanı istediği zaman OHAL ilan edebilecektir.

Genelkurmay Başkanı doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olacaktır.

Cumhurbaşkanına bağlı Devlet Denetleme Kurulu doğrudan idari soruşturmalar yapabilecektir.

Cumhurbaşkanı bütçeyi düzenleyebilecek, ek mali yükümlülükler getirebilecektir. Uluslararası anlaşmaları tek başına yapabilecektir.

Cumhurbaşkanının milleti temsil makamı olarak bütünleştirici tarafsızlığı kaldırılacak, aynı zamanda parti başkanı olacaktır. Bu sayede milletvekillerini de belirleyebilecektir. Yani meclisi de kendisi belirleyecektir.

Meclisin, yasa çıkarmanın yanında ikinci asli görevi olan “yürütmeyi denetleme” görevi ortadan kaldırılacak, güvenoyu, gensoru ve bakanların düşürülmesi imkanı olmayacaktır.

Milletvekili sayısının 600’e çıkarıldığı Meclisin kanun yapma yetkisi, sayısal oran itibarı ile zorlaştırılacak, Meclis çalışamaz hale gelecek ve fiilen Cumhurbaşkanının kararnameleri belirleyici olacaktır.

Cumhurbaşkanının işlediği her suçtan dolayı yargılanması mümkün hale getiriliyor denilse de 600 milletvekilinin 400 oyu ile Yüce Divan’da yargılanması söz konusu olduğundan yargılanma fiilen aslında imkansız olacaktır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar için de yargılanma fiilen imkansız hale getirilmektedir.

Cumhurbaşkanı, tüm yargı sistemini düzenleyen, hakim ve savcıları mesleğe alan, ihraç eden, atamasını yapan HSYK üyelerinin yarısını tek başına atayabilecek,  üyelerin diğer yarısı da Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti başkanı olması sebebiyle belirleyeceği meclis tarafından seçilecektir. Aynı şekilde gerektiğinde kendisini de Yüce Divan sıfatı ile yargılayabilecek olan, kanunların denetimini yapacak olan Anayasa Mahkemesi’nin 12 üyesini doğrudan kendisi, kalan 3 üyeyi de kendi şekillendireceği meclis aracılığıyla belirleyebilecektir.

Bu Anayasa ile yürütme gücünü tek başına kullanabilen, parti başkanı olarak milletvekillerini yani meclisi belirleyebilen, yargı üzerinde tam bir hakimiyet sağlayan, fiilen denetimi mümkün olmayan “Tek Adamlık Rejiminin” gelmesi kaçınılmazdır.

Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi niteliğindeki Amasya Genelgesi’nde, “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı belirleyecektir” diyen bu ulus, gasp edilmek istenen egemenliğini yine kendisi müdafaa edecektir.

Ulusun Egemenliği için, demokrasimiz için, Cumhuriyetimiz için… "

BAŞKANLIĞA  HAYIR !

 

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ocak 2017 16:43

DİBEL’in Kazancıdır

DİBEL’in Kazancıdır

Didim Belediye Başkanlığının haftalık basın toplantısı 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sonrası olması sebebiyle Deniz Atabay’ın gazetecileri meslek yaşamlarında başarılar dilediği  konuşma ile başladı. Atabay doğru ve tarafsız habercilik yapılmasına özen gösteren meslek mensuplarına teşekkür ettiği toplantıda yazılı basındaki eleştirileri dikkate aldıkların ve kendilerine yol gösterici olduğunu da söyledi.

Önceki gün yapılan Slow Food sunuma katıldığını ve buradaki konuşmacının belirttiği gibi dünyada gelişen trendin kaliteli ve doğal ürüne ulaşarak beslenme olduğunu Didim’de bunun bazı özel ürünlerle katıla bilineceği belirtildi. Kaliteli beslenme özel usul pişirilen yemek kültürünün yaklaşan Vegan Festivali öncesinde ne derece önemli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını söyleyen Belediye Başkanı Deniz Atabay, festival öncesinde lokantalarla yapılacak görüşmelerle farklı lezzetiyle vegan/vejetaryen yemekleri menüye eklenmesini teşvik edeceklerini de belirtti. Geçen sene yapılan kutsal yol yürüyüşünde yapılan ev yemekleri sunumunun Slow City ilan edilen yerlerdeki çat kapı uygulamasının bir benzeri olduğu na dikkat çekti.

İller bankasının son toplantısında Akbük ve Akköy’ün kanalizasyonu ile ilgili taleplerinin ihale aşamasına geldiği müjdesini verildiğini öylelikle kentsel gelişmede önemli olan bu konunun halledileceğine sevindiğini söyleyen Atabay, kendisine aktarılan bazı lokal yağmur suyu sorunun halledileceğini belirtti.

Dibel’in son üç yılda karlı bulunup bulunmadığı ile ilgili soruya, zarar etmedi onu diyebilirim dedi ve kahvaltı yapılan Barış kafenin Aytepe’deki Barış 2 Kafenin , Orman Kampının ve Zübeyde hanım parkının yapılmasının kar olduğun belirti ve Orman Kampında  fosseptiklerin kanalizasyona çevrildiğini ve ormanlık alanda havadan geçen enerji hattının yer altına alınmasının ve yapılan çevre düzenlemesinin kampın kendi gelirlerinden karşılandığını belirtti.

Haber : Ergun KORKMAZ

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ocak 2017 16:41

SLOW FOOD TANITIM SUNUMU YAPILDI

SLOW FOOD TANITIM SUNUMU YAPILDI

Gazeteci yazar  Nedim Atilla’nın kent konseyinin davetiyle geldiği Didim’de Slow Food felsefesini ve yapılması gerekenler ile yapılanları anlattı.

Didim Kaymakamı İskender Yönden ile Belediye Başkanı Deniz Atabay’ında  katıldığı toplantıya Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız, Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ile Didim’de lokanta işletmeciliği yapan işyeri sahipleri ile merak eden vatandaşlar katıldı.

Didim’in Yavaş Yemek grubuna katılması halinde özel ve yöresel gıda maddelerinin dünya çapında tanınır ve bilinir olmasını sağlayacağını anlatan Gazeteci Nedim Atilla gurubun Roma’da İspanyol Merdivenleri  civarında yerel bir lokantanın kapandığını açıkladıktan sonra aynı işyerinin  dünyaca ünlü bir hazır hamburger satan firmasına kiraya verildiğinin öğrenilmesi üzerine gazeteciler başta olmak üzere bir araya gelen Romalıların yerel lezzete sahip çıkması ve belediye meclis kararıyla  tarihi bölgeye 500 metre yarıçaplı bir mesafeye hazır yiyecek satan işyerlerine izin verilmemesiyle başlayan bir oluşumun bu gurubun nüvesini oluşturduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliğinde söz sahibi olan oluşumun 4000 yakın gıda maddesini korumaya aldığını genetiğiyle oynanmaması ve doğal şartlarda yetiştirilmesini savunduklarını ve kontrol ederek bu tür gıdaların tüm dünyaca tanınmasını sağladıkların da belirtti.

Dünyada yükselen bir trend olarak kaliteli, besini adil bir şekilde paylaşma anlayışıyla gönüllü bir  oluşum olan  Slow Food (Yavaş yiyecek)  gurubunun felsefesi, tüm insanlara erişebilen ve onlara iyi gelen yiyeceklerden zevk alabilecekleri, büyüdükleri için iyi ve gezegene iyi gelecek bir dünyayı öngörüyor.

Grup Manifestosunda:  “Birbirine bağlı üç ilkelerle tanımlanan gıda kavramına dayanmaktadır iyi, temiz ve adil. İYİ: Kaliteli ve sağlıklı, TEMİZ: çevreye zarar vermeden üretim,  ADİL:  tüketiciler ve adil koşullar için erişilebilir fiyatlar ve üreticiler için ödeme”yi kapsıyor.

Taban örgütlenmesi, 1989 yılında başlayan Slow Food katılımcıları, yerel gıda kültürlerin ve geleneklerin ortadan kalkması olan gurup 160 ülkede küresel bir hareket haline geldi gelen   herkesin iyi, temiz gıdaya ve adil erişimi olan sağlamaya olan Slow Food,  yiyeceklerin kültür, siyaset, tarım ve çevre gibi yaşamın birçok yönüyle bağlantılı olduğuna inanıyor ve  yiyecek seçeneklerinin, yiyeceklerin nasıl yetiştirildiği, üretildiği ve dağıtıldığını topluca etkileyebilir ve bunun sonucunda büyük bir değişim meydana getirdiğine inanıyor.

 

 

Haber : Ergun Korkmaz

Yayınlandığı yer Didim

“Didim Ziraat Odası Çalışıyor ve Çiftçimiz Kazanıyor!…”

Didim ziraat Oadsı Başknaı Bahattin Gökdemir, odanın 2016 yılı faaliyetlerini ve Didimv ve köylerinde ziraai faaliyetleri Oda’da düzenlediği bir basın toplantısı ile anlattı.

Gökdemir  konuşmasının ilk bölümünde 1200 Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı üyeleri olduğunu, ancak asıl sayılarının 2700 olduğunu söyledi.

Gökdemir açıklmasında; “Bilindiği üzere Aydın ilimiz tarım konusunda çok çeşitli ve zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Didim ilçemiz, bakir özellikleri ile Aydın ilinin güzide bir turizm  ve tarım ilçesidir. İlçemizde, Didim Merkezin dışında Akköy, Akyeniköy, Balat, Batıköy, Akbük, Yalıköy ve Denizköy olmak üzere 7 adet mahalle bulunmaktadır ve toplam tarım arazisi 119.420 dönüm olarak tespit edilmiştir. Arazinin yaklaşık 37.400 dönüm alanı sulanan arazi, 34.640 dönüm alanı kısmen sulanan arazi, 47.380 dönüm alanı ise sulanamayan arazi vasfındadır. Didim Ziraat Odamıza kayıtlı çiftçi sayımız ise 2700’dür.Devletten tarım desteği alan ve ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayımız ise 1200’dür.

Kırsal ekonomisi tamamen tarıma bağlı olan ilçemizde tarımda özellikle zeytincilik,  pamuk, buğday, arpa, fiğ, yulaf, mısır ürünlerinin tarımı yapılmaktadır. Bunun yanı sıra çok sayıda bağ bahçe tarımı ilçemizde yapılmaktadır. Ayrıca ilçemizde hatırı sayılır su ürünleri üretimi yapılmaktadır.

Didim Belediyesince Akköy mahallemizde sera bahçesi çalışması ile birlikte ilçede çiçek ve süs bitkileri yetiştirilmektedir. Bu çalışma Didim’e yeni bir değer ve gelir kaynağı olmuştur.

İlçemizde Didim Ziraat Odasının çiftçilerle yaptığı toplantılar ve toplantıların sonucunda kurum ve kuruluşlar olan ilişkiler neticesinde bir çok çiftçi problemi giderilmiştir. Bunlardan başlıcalarını sıralamak gerekirse; Balat Mahallesinde tarlaların sulanmasında elektrik problemi yaşanmaktaydı. Aydem tarafından Balat Mahallesine elektrik direği dikilmesi suretiyle bu eksiklikte Aydem tarafından giderilmiş oldu ve çiftçilerimiz tarlalarını daha uygun şartlarda suluyorlar. Belediyemiz tarafından Balat ve Batıköy arsında çiftçinin kullanması için Kantar faaliyete geçirilmiştir. Böylelikle çiftçimiz pamuk hasadında ürününü kendisi tartıyor, hasadı hakkında güvenli bilgiye ulaşıyor. Çiftçimizin ürünü tüccar kantarlarının inisiyatifine bırakılmıyor.  Bununla birlikte Belediyemiz tarafından Akyeniköy Kırıkiçi mevkiinde Hacı Topal yolu olarak bilinen yolun yaklaşık yarısı parke diğer yarısı ise beton yol ile hizmete açılmıştır. Bu yol ile birlikte çiftçimizin eski yolu kullanırken çektiği sıkıntılar giderilmiş oldu. Çiftçimiz bu yol güzergâhını daha sağlıklı kullanır durumdadır.” Dedi.

Ziraat odasının çalışmaları konusunda da “2016 yılında bir önceki senelerde olduğu gibi çalışmalarımıza çiftçilerimizle beraber hız katarak devam ettik. Yıl boyunca çiftçilerimizle ve ilçemizdeki kurum ve kuruşlarla işbirliği içerisinde çok sayıda, toplantı, bilgilendirme eğitimleri ve kurslar düzenledik. Tarım fuarlarına çiftçilerimizle katılım sağlayarak, Fuarlarda sektördeki bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yerinde inceleme fırsatları yarattık. Özellikle zeytincilik ve pamuk alanında çiftçilere, çeşitli uzmanlık alanlarında eğitimler verildi. AB Perspektifinde Organik Zeytin ve Zeytinyağı konulu eğitimler düzenlendi. Düzenlediğimiz eğitim, toplantı ve kurslar ile Didim’de çiftçiliğin etkili yönde gelişmesini sağladık. İyi tarım konusunda ilçemiz son derece iddialı duruma gelmiştir. Bunun yanı sıra ilçemizde organik tarım da yapılmaktadır. İlçemizde mevcut durumda 20’nin üzerinde marka tescilli zeytin ve zeytinyağı ürünü bulunmaktadır” dedi ve Odanın Projelerinden bahsetti.

3 Temel porjeden bahseden Gökdemir “ Bu projelerimiz; 1- Yeşil kuşak projesi: Bu projede hedefimiz Didim’de tarım arazilerini ortaya çıkarmak ve Didim Tarımını geliştirmektir. 2-Didim ilçesinin Turizm Koridoruna dahil edilmesi: Turizm bakanlığının yapmakta olduğu zeytin koridoru çalışmalarına Didim'in de dahil edilmesini hedeflemekteyiz. Gelişmekte olan turizmden, tarımın da faydalanmasını ve Tarım turizmini geliştirmeyi hedefliyoruz. 3-Didim zeytin festivali projesi: Didim’de var olan Zeytin kültürünün bilinirliliğini arttırmak ve sektörde markalaşmayı, sağlıklı ve verimli ürün elde etmeyi, sağlıklı beslenmeyi, zeytinyağlı yemek çeşitliliğinin ve farkındalığın sağlanması, zeytindeki Pazar payını arttırmak, yerel zeytin kültürünü oluşturmak amaçlanmıştır. Çalışmalarımız bu projelerle sınırlı değildir, yeni üzerinde çalıştığımız projeler bulunmaktadır. Projelerimizi uygulamaya geçirdiğimizde tekrar kamuoyuyla paylaşacağız.

Yapmış olduğumuz bu çalışmalar bölgemiz zeytinciliğini en iyi şekilde tanıtılmasına ve uluslararası boyuta taşınmasına çok büyük katkısı olmuştur. Didim Ziraat Odasının yapmış olduğu bu çalışmalar üretim yapan Didim çiftçisinin alın terinin karşılığını alabilmesi açısından ekonomik olarak üreticilerimize yansımıştır. Didim coğrafi açıdan bir tarafı Ege denizi, bir tarafı Bafa Gölü ve bir tarafı da Menderes deltasında olan yarım ada şeklinde verimi yüksek topraklara sahiptir. Sahip olduğu bu coğrafi özellik sayesinde denizden karaya doğru mikro klima hava esintisine sahip olan Didim’in gelecekte tarım turizminin gözdesi olacağına Didim Ziraat Odası olarak inanıyoruz. Didim Ziraat Odası olarak, azim ve kararlılıkla çalışmalarımızı her alanda sürdüreceğiz.” Diyerek net konuştu.

Didim Ziraat Odası Başkanı Bahattin Gökdemir zeytincilik konusunda da Didim’de bir milyonun üstünde zeytin olduğunu ve  her ağacın ortalama 20 kg zeytin vereceği öngörüldüğünde ciddi bir gelir elde edilmektedir. Bu nedenle var olan ve devam ederek yükselen zeytin varlığı; lisanslı depoculuk ve zeytin toplama merkezlerinin yapılmasıyla üreticimizin ürününün doğru fiyatlandırılmasına vesile olacaktır. Lisanslı depoculuk ve zeytin toplama merkezi, çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılaması için gereklidir.

Zeytincilik alanında yetiştirilen genç fidanlarımızın yanı sıra 2016 yılında zeytin hasat ayı olan Aralık ayında Didim de var olan 1000 yaşından fazla olduğu bilinen anıt ağacımızın bakımını ve hasadını erçekleştirdik. Bu anıt ağaçlar Didim coğrafyasının önde gelen zeytin varlığının temsilcileri ve değerleridir. Bu ağaçlardan elde edilen zeytin yağlar Didim zeytin varlığının tanıtımında kullanılmış ve kullanılacaktır.” Diyerek ilçedeki zeytinciliğin gelişimini de anlatmış oldu.

Eğitim ve destekler konusunda da “lçemizde tarıma devlet desteği 2016 yılında da devam etmiştir. Özellikle Zeytin, Pamuk, Yem Bitkileri, hububat, ÇATAK, Mazot, Gübre, Sertifikalı tohum ve fidan, iyi ve organik tarım konularında 2016 yılında ilçemize 10.000.000 TL’nin üzerinde tarım desteği verilmiştir. Destekler özellikle pamuk ve mazot-gübreye verilmiştir. “ ve  eğitim çalışmaları konusunda da “2016 yılında ivme katarak devam ettirdiğimiz özellikle eğitim kurs çalışmalarını 2017 yılında da aynı özgüven ve başarı ile devam ettireceğiz. Özellikle İlçe Mili Eğitim Müdürlüğümüzde eğitimde işbirliği yaparak iş gücü yetiştirme ve geliştirme kursları düzenlenecektir. Ürünlerin pazarlamasında etkili olan ambalajlama ve paketleme ile birlikte etiket tasarlama konularında eğitimler düzenleyeceğiz. Kaliteli Zeytinyağı elde etme programları düzenleyeceğiz. Salamura zeytin yapımı hakkında kurslar düzenleyeceğiz” dedi.

Gökdemir sözünü “  Ziraat Odası Çalışıyor ve Çiftçimiz Kazanıyor!” diyerek tamam

Haber : Erdem ÖZDEN

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ocak 2017 16:39

ÇOCUKLAR ÇANAKKALE RUHUNU YAŞADI

ÇOCUKLAR ÇANAKKALE RUHUNU YAŞADI

 

Çanakkale 1915 Gezici Müzesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı Sponsorluğuyla ülkenin çeşitli yerlerinde sürdürdüğü gezi programının son durağı İlçemiz Mahir Özgür Damar İlkokulu oldu..
Okul Müdürü Yaşar Yıldırım.yaptığı açıklamada. “Çanakkale Savaşı’na katılmış ve canları pahasına savaşarak bugünlere gelinmesinde katkısı olmuş. Ama bunla beraber Öğrencilere bunun anlatılması gerekiyor. Yeni neslimiz maalesef bir devrin kapanıp bir devrin başladığı Çanakkale Savaşı’nın ne imkansızlıklarla kazanıldığını yeterince bilmiyor olabilir. Ben bu müzeyi gezen 7’den 70’e herkesin etkileneceğini düşünüyorum. Oradaki eserlerin incelendiğinde o eski, şartların daha iyi anlaşılması ortaya çıkacaktır. Bizde buna vesile olmak istedik.
Çocuklarımızın Çanakkale ruhunun kazandırılması gerektiğine inanıyorum.ve Öğrencilerimizin çok Güzel bilgi sahibi olacağını düşünüyorum”.dedi

 

Haber Merkezi

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ocak 2017 14:10

"Gülizar-ı Cennetim Zübeydem"

"Gülizar-ı Cennetim Zübeydem"

Zübeyde Hanım Parkına konulacak heykelde son aşamaya gelindi

Cumhuriyeti'mizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün babası Ali Rıza Efen-di'nin eşi Zübeyde hanıma hitap ettiği "Gülizar-ı Cennetim Zübeydem" sözünden esinlenerek belediyemizce Akbük'te yapılan Zübeyde Hanım Parkına konulacak heykelde son aşamaya gelindi.

Cumhuriyeti'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin eşi Zübeyde hanıma hitap ettiği "Gülizar-ı Cennetim Zübeydem" sözünden esinlenerek Didim Belediye-since Akbük'te yapılan Zübeyde Hanım Parkına konulacak heykelde son aşamaya gelindi

Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım adına Didim Belediye-since Akbük'te yapılan parka konulacak olan heykel, Türkiye'de bir ilk olacak. Didim Belediyesi Heykel ve Seramik atölyesinde çalışan Heykeltıraş Olgaç Demirkol tarafından yapılan titiz araştırmalar ve çalışma neticesinde, Atatürk'-ün babası Ali Rıza Efendi'nin eşi Zübey-de hanıma hitap ettiği "Gülizar-ı Cennetim Zübeydem" sözünü kitaplardan bulan ve ayrıca Zübeyde Hanım'ın yaşadığı sıkıntılar ve 4 çocuğunu küçük yaşlarda kaybetmesinden yol çıkarak hazırlanacak heykel, özellikleriyle farklı bir anlam taşıyor.

"Evlat acılarını heykele yansıttı”

Mustafa Kemal Atatürk'ün 6 kardeş olduğunu ve bunlardan Naciye (12 yaşında), Fatma (4 yaşında), Ahmet (9 yaşında) ve Ömer (9 yaşında) küçük yaşlarda hayatını kaybettiğini ve annesi Zübeyde hanımın 4 çocuk acısı çektiğini öğrendiğini belirten Demirkol, ha-yatta kalan çocuklarının ise Mustafa Kemal Atatürk ve Makbule hanım olduğunu söyledi.

Zübeyde Hanım'ın yaşadığı bu acılar nedeniyle hazırladığı 5 yapraklı heykelin ortasında Zübeyde hanımın yer alacağını etrafındaki 5 yaprağın ise ölen çocukların simgeselleştirildiğini söyledi. Parkta konulacak heykele ayrıca iki Gül yaprağının da ekleneceğini söyleyen Demirkol bunların da eşi Ali Rıza Efendi ile Mustafa Kemal Atatürk olacağını dile getirdi.

Heykelin yapımı öncesinde Zübeyde hanım hakkında bir çok araştırma yapıp kitaplar okuduğunu kaydeden Demirkol Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin eşi Zübeyde hanım hitap ettiği "Gülizar-ı Cennetim Zübeydem" sözünü kendisini çok etkilediğini söyledi.

İlham aldığı sözün ardından hazırlanan bu heykelin yapımı öncesinde Belediye Başkanı Deniz Atabay'a bilgi verdiğini ve maketi görmesinin ardından onay aldığını belirten Olgaç Demirkol, "Ülkemizde bugüne kadar yapılma-yan ve farklı bir anlam taşıyan heykel yaptık. 2,5 aydır bununla uğraşıyorum. Gaz beton ile heykel örülüp ardından oyularak şekle sokuldu. Rengi beyaz kalacak ve çalışmaların tamamlanmasının ardından parka konulacak" dedi.

"Farklı bir eser oldu”

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ise hazırlanan heykelin farklı bir anlamı olduğunu ve bugüne kadar Zübeyde Hanım için hazırlanan heykel ve büstlerden farklı olduğunu söyledi. Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin eşi Zübeyde hanım hitap ettiği "Gülizar-ı Cennetim Zübeydem" sözünün kendisini de etkilediğini belirten Atabay Didim Belediyesi seramik atölyesinden bu tür güzel eserlerin çıkmasının da kendileri için memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Heykelin tamamlanmasının ardından açılışla konulacağını söyleyen Başkan Atabay Didim'de kente yönelik dokunuşların devam edeceğini dile getirdi.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 12 Ocak 2017 16:31

TURSAB İDDİALI YÜRÜYOR

TURSAB İDDİALI YÜRÜYOR

TURSAB Didim Bölge Yürütme Kurulu seçilmeleriyle başlattıkları kurum ziyaretleri ve ardından yönetim kurulu olarak bir araya gelip gelecekle ilgili planlamaları yaptıklarını bunları da Didim üyesi acentelerle paylaşmak için yemekli bir toplantı düzenlediler.

Aylin Bal başkanlığında TURSAB BYK olarak geçmiş yönetim deneyimlerinden de yararlanarak yürüttükleri çalışmalarını tecrübeli duayen turizmcilerin deneyimlerinden de yaralanarak sürdürdüklerini bundan sonrada aylık toplantılarla üyelerini bilgilendirmeyi düşündüklerini söyleyen yöneticiler, Didim ve Türkiye turizminde kaygılı olmadıkları gelişmesini istiyoruz ve böyle olması için gayret edeceğiz dediler.

Başkan Aylin Bal turizm gelişmesi ve Didim ekonomisine girebilmesi için  fuarların etkisine çok güvendikleri, yetişilebilen her fuara gidilmesi gerektiğini,  tecrübeler fuarlardaki ilişkilerin mutlaka geri dönüşümü olduğun gördüklerini söyledi.

Yabancı turistin  Didim’e gelmesi için tüm organizasyonlara hazır olduklarını belirten   Aylin Bal Didim için B planlarının yerli turizme yönelmek olabileceğini bunun için hem yerel bazda hem de genel organizasyon planları yaptıklarını bunları basınla paylaşacaklarını  bunu yapmayı amaçlayarak bu göreve talip olduklarını üyelerinin hak ve taleplerini yerine getirmek için çalışamaya devam edeceklerini belirtti.

Didim’deki acentelerin  yana yana durmaları halinde kazançlı çıkacaklarına inandığını belirten  Bal, “çıtası yüksek olarak devraldığımız BYK görevimizi daha da yükseğe taşımaları gerektiğini  bunun içinde başta kaçak organizasyonlar olmak üzere üyelerini zarara uğratacak her türlü çalışmanın karşısında olacaklarını denetim ve yaptırım görevlerini yerine getirecekleri” belirtti  geçtiğimiz günlerde basına yansıyan doğa sporları benzeri gezilerin yasalar gereği seyahat acenteleriyle ve rehberle yapılması gerektiği zorunluluğun kimsenin unutmamasını istedi. Bu denetimleri yapmaz ve denetimleri sıkılaştırmazsak bu görevi  yürütmek için seçilmelerini bir anlamı olmayacağını  söyledi.

En büyük sorunmuş gibi görülen rehbersiz tur düzenlemeyeceğinin ilgili yasada zorunluluk olduğunu rehber bulamamak gibi bir durumun olmadığını, rehber bulamıyoruz diyenlerin TURSAB’a başvurmaları halinde  kendilerine yardımcı olacaklarını da belirtti.

Standart ücreti olan  rehberlik hizmetlerinin kaliteli alınabilmesi içinde birliğe bağlı acentelerle yolculuk edilmesi durumunda tümünde rehber bulunduğuna dikkat çeken  Başkan Bal, “kaçak tur düzenlenmesi halinde hem vergi kaybı yaşanıyor hem de yolculuk sırasında meydana gelebilecek olumsuzluklardan düzenleyenler birinci dereceden sorumlu oluyorlar. Didim’de doğa sporunun gelişmesi ve bunun güvenli yapılabilmesi için tekrar hatırlatmak isterim ki TURSAB’a bağlı bir şirketle yolculuk etsinler ve mutlaka Rehber alarak gezdikleri yerlerle ilgili bilgiler alarak  yolculuklarını zevkli hale getirebilsinler”  dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 12 Ocak 2017 16:29

ADALAR BİZİMDİR

ADALAR BİZİMDİR

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Tacettin Çolak ve Parti Avukatı  Ferit Gökçe  5 Aralık günü Didim Başsavcılığına başvuru yaparak Türkiye Karasularındaki adaların Yunan makamlarınca işgal edilmesine göz yuman kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardı.

İçinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ında bulunduğu suç duyurusuna Milli Savunma Bakanlığı eski genel sekreteri Ümit Yalım’ın geçtiğimiz günlerde Didim Karşısındaki Marathi Adasının Türkiye topraklarında olduğun belgesinin de dosyaya eklenmesi için belgeleri savcılığa teslim ettiler.

Gazetemize gelerek bilgi ve belgeleri paylaşan Avukat Tacettin Çolak Hem uluslararası belgelerde hem de 25 Kanunusani 1923 ve 2313 sayılı resmi gazete de yayınlanan belgeyi paylaşarak bu adaya resmi pasaportla giden Eski b başbakan Ahmet Davutuoğlu’nun da resminin bulunduğu ispatlayan  belgeyi savcılığa ek dosya halinde verdiler.

Özellikle Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım’ın söylediklerinin ve de bahse konu belgeleri bizzat teslim edebileceği de belirtilen  ek dilekçede Ege Denizindeki Türkiye’ye ait adaların, Yunanistan tarafından Uluslararası hukuk ayaklar altına alınarak 2004 yılından bu yana açıkça işgal edilmesine, ülkemiz yürütme erkinin başında bulunan siyasilerin bu duruma seyirci kaldıklarına ve hatta işgal edilen bu adalara yatlarındaki Türk Bayrağını kapatarak ve pasaport kontrolünden geçerek tatil yapmaya gittiklerine dair belge ve bilgiler sunularak , Didim İlçemiz sınırları içinde bulunan Marathi Adası’nın 30 Ekim 1918 tarihinde işgal altında olmadığı ve bu nedenle Misâk-ı Milli sınırları içinde bulunduğu, 4 Ocak 1932’de Türk-İtalyan Sözleşmesinin imzalandığı, Sözleşmenin onay süreci devam ederken Türkiye’nin 1932’de Milletler Cemiyeti’ne üye olduğu, Türk-İtalyan Sözleşmesinin 14 Ocak 1933’de TBMM tarafından kabul edilerek 25 Ocak 1933 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığı, anılan bu sözleşmenin 1’inci maddesinde Marathi Adası’nın Türkiye’nin Egemenliği altında olduğunun belirtildiği, yine bu sözleşmenin 24 Mayıs 1933 tarihinde Milletler Cemiyeti Sekreterliği’ne tescil ettirildiği ve bu tescil belgesinin de BM Cenevre Ofisi’ndeki arşivde bulunduğu, belgelediklerini savunan Halkın Kurtuluş Partisi sözcüsü Av. Ferit Gökçe  Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım’ın da tanık sıfatıyla dinlenmesini istediklerini söylediler.

Savcılığa teslim ettikleri belgeler sunlar;

• Marathi Adası’nın 12 Ada Deniz sınırının dışında kaldığı ve Türkiye’ye ait olduğuna dair 1943 tarihli İngiliz Haritasını ve altındaki notları, Türkçe çevirisiyle birlikte,

• 4 Ocak 1932 tarihli İtalyan-Türk Anlaşmasına göre Marathi Adasının konumunun tespit edildiği ve Türkiye’ye ait olduğuna dair haritayı,

• Yine Marathi Adası’nın 12 Ada Sınırı dışında kaldığı ve Türkiye’ye ait olduğunu gösteren 1951 tarihli Amerikan haritasını,

• Marathi Adası’nın işgal altında olduğuna dair 2006 tarihli Uydu görüntüsünü,

• Türkiye’ye ait olan Marathi Adası’nın Yunanistan tarafından turizme açıldığına ve Yunan vatandaşlarının yerleştirildiğine dair görüntüleri,

• Misâk-ı Milli Sınırları içinde bulunan ve Milletler Cemiyeti’ne tescil  ettirilmiş olan Marthi Adası’nda inşa edilen Kilise ve dalgalanan Yunan bayrağına dair görüntüleri soruşturma dosyasına sunuyoruz.

 

Yayınlandığı yer Didim

ÇOCUKLAR HEM EĞLENİYORİ HEM ÖĞRENİYOR.

Mahir Özgür Damar İlköğretim okulundaki 1050 öğrencinin trafikte dikkatli olması yaşadığı  alanlarda trafikle ilgili bilgi, sahibi olabilmeleri için Türkiye Eğitim gönüllüleri ve Mercedes firmasının birlikte yürüttüğü Mobile Kids Ateş Böceği eğitim programı sürüyor 4 er saatlik eğitimler ve sonrasında hazırlanan değerlendirme  formları ile birlikte ilk okul çocuklarının trafik bilgisi edinmeleri ve farkındalık yaratmayı amaçlayan eğitimlerde amaçlanan şey trafikle ilgili bilgi ve becerileri kazanılması ve beceri ve tutum kazanmaları.

Trafik konseptine uygun olarak tasarlanmış , teknoloji tarafından desteklenen  yaratıcı ve yenilikçi bir öğrenme ortamı saylayan  bu eğitimde temel trafik bilgileri, trafikte özel durum gibi konularda 2 ile 8. Sınıflara verilen eğitimde belli başlı olarak  Trafikle ilgli temel kavramlar, Yaya olarak uylması gereken kurallar, Karşıdan karşıya geçişlerde yapılması gerekenler, Araçlara iniş ve binişlerde dikkat edilmesi gerekenler, Okul çevresinde ki yollarda güvenli trafik geçişleri, ve trafiğin düzenlenmesinde  görev yapan kurumların tanıtılması başta olmak üzere çocukların trafik içinde yaşarken dikkatli olmalarını öğretiyor.

Mercedes Tırı içerisinde verilen eğitimlere zaman zaman Efeler Ortaokulu öğrencilerini de programa katılmasıyla  Nisan ayına kadar sürecek eğitimlerin ardından hazırlanacak raporla birlikte yaratılan farkındalık ve eğitimlerin geri dönüşü değerlendirilecek.

Türkiye Eğitim Gönüllüler Vakfının eğitimlerine zaman zaman Didim Meslek Yüksek Okulu öğrencileri de eğitimci olarak katılabiliyor.  Vakfın Ateş Böceği kampanyasının içinde farklı ilgi alanlarına göre ç eğitim çalışmaları da yapılabiliyor. Konuyla ilgili olarak şayet okul müdürlerinin isteği olursa Standart Ateş Böceği eğitimleri yine gezici araçlarla  devam edebilecek

 

 

Yayınlandığı yer Didim