20 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 11 Ekim 2017 15:46

KİMLİĞİ HALA TESPİT EDİLEMEDİ !

KİMLİĞİ HALA TESPİT EDİLEMEDİ !

Aydın’ın ilçesi olan Didim’de makilik alanda yanmış halde çıplak kadın cesedi bulundu. Manastır Koyu mevkiinde, makilik alan çevresindeki vatandaşlar sabah saatlerinde, yerde yanmış kadın cesedini görmeleri ile polise durumu bildirdiler. Bunun üzerine gelen polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak, olayla ilgili soruşturma başlattı. Vücudun büyük bölümü yakıldığı için, kadın olduğu zorlukla ayırt edilen cesedin yaşı da tespit edilemedi. Öldürülmeden önce mi yoksa sonra mı yakıldığı bilinmeyen kadının kimliği belirlenemedi. Cesedin kimliğinin belirlenmesi için, ilçede yakın zamanda yapılan kayıp başvuruları Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından incelenirken, bölgedeki güvenlik kameraları da takibe alındı fakat failleri henüz belirlenemedi. Olay yerine gelen savcının yanmış cesedi incelemesinin ardından, üzerinden kimlik çıkmayan kadının kimliğinin tespit edilmesi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

 

Yayınlandığı yer Didim

10 EKİM’İ UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ UNUTTURMAYACAĞIZ

Didim Demokrasi Platformu bileşenleri 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde gerçekleşen katliamın ikinci yıldönümünde  katliamı 10 Ekim Elif Kanlıoğlu Barış Parkında toplanarak lanetlediler.

Park’ta yapılan eylem öncesi Didim Cemevi Bahçesinde toplanan Didimliler buradan Elif Kanlıoğlu Barış Parkına kadar  tulum çalarak yürüdüler.

Burada Didim Demokrasi Plaformu adına  konuşmayı Didim Eğitim Sen Temsilcisi Öğretmen Turgay Elçi yaptı.

Turgay Elçi yaptığı konuşmasına ; “öncesinde Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi veren örgütler  olarak buradayız. Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz” diyerek başladı.

Açıklaması sık sık sloganlarla kesilen açıklamada katliamdan duyulan üzüntüyü şu sözlerle anlattı; “Bundan tam iki yıl önce, barış ve demokrasiden yana emek ve meslek örgütleri olarak ülkemizin içinden geçtiği şiddet ve çatışma ortamının sona erdirilmesi için “Savaşa inat, barış hemen şimdi” şiarıyla Sıhhiye Meydanı’nda yapılacak Mitinge katılmak için Türkiye’nin dört bir yanından gelen on binlerce kişi Ankara Garı önünde yürüyüşe hazırlanırken, birbiri ardına patlayan iki ayrı canlı bombanın hedefi oldular.

Yüreği insan sevgisiyle ve barış özlemiyle dolu 102 arkadaşımız patlamalarda hayatını yitirdi. 500’e yakın arkadaşımız ise çeşitli biçimlerde yaralandı. Yaralılar arasında çok sayıda arkadaşımız farklı organ kayıplarına uğrayarak hayatlarını devam ettiriyor. Yaşanan bu büyük katliamın acısı yüreklerimizi yakmaya devam ediyor. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor. Bilinmesini isteriz ki, acımız ve hasretimiz kadar öfkemiz de taze ve diri duruyor.

Acımızı ve öfkemizi büyüten en büyük nedenlerden birisi, katliam öncesinden bugüne kadar siyasi iktidarın ve idarecilerin takındıkları tutumdur.

Dinleme kayıtlarına yansıyan saldırı planlarına, mitinglere yönelik canlı bomba eylemi istihbaratı yazışmalarına rağmen, kimlikleri bilinen IŞİD militanlarının Ankara’nın göbeğinde gerçekleştirdiği katliamı adeta seyreden istihbarat birimlerine öfkemiz devam ediyor.

Patlamaların hemen ardından yaralılara gaz bombalarıyla saldıran, ağır yaralı arkadaşlarımızı nefes alamaz hale getiren, alanda bulunan hekim arkadaşlarımızın yaralılara ilk yardımını geciktiren, patlama gecesi olay yerini TOMA’larla yıkayarak delilleri karartan emniyet yetkilerine öfkemiz devam ediyor.

Katliamı gerçekleştirenler gün gibi ortadayken, olayın sorumlularını ilan edip süreci hızlandırmak yerine “kokteyl örgüt” açıklamalarıyla ortamı bulandıranlara, “saldırı sonrası oylarımız yükseliyor” diyerek siyasal çıkar peşinde koşan dönemin Başbakanına öfkemiz devam ediyor.

Müfettiş raporlarına ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin lehimizdeki kararına rağmen, olayda ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması talebimizi görmezden gelen mahkeme heyetine öfkemiz devam ediyor

Yitirdiğimiz arkadaşlarımızı anmamıza, katliamı kınamamıza her defasında engel olmaya çalışan, her Ekim ayı başında “gösteri yasağı” ilan eden Ankara Valiliği’ne öfkemiz devam ediyor.

Savaş, şiddet ve ölüm naralarının atıldığı bugünlerde, emekçilerin, halkların eşit haklar temelinde barış içinde bir arada yaşaması için ölümü değil, yaşamı ve yaşatmayı ısrarla savunmaya demeye devam edeceğiz. Bizleri korkutmaya, yıldırmaya, sindirmeye çalışanlar, ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, korkmayacağız, yılmayacağız, unutmayacağız ve katliamda rolü olanları asla affetmeyeceğiz”

Demokrasi Platformu bileşenleri adına yapılan konuşma şu sözlerle sona erdi; “Katliamın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemizi diri tutacağız. Katliamın unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz. Arkadaşlarımızın hesabını mutlaka soracağız.

Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Turgay Elçi Didim Cemevi Bahçesinde düzenlenen ve kınamanın yapıldığı parka yapan Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’a ve emeği geçenlere teşekkür etti  ve  sözü katliamda hayatını kaybeden Elif Kanlıoğlu’nun babası Ümit Kanlıoğluna sözü bıraktı.

Baba Ümit Kanlıoğllu acılarının dava sürecinde daha da arttığını katliamdan s 1 yıl sonra ancak dava açabildiklerini belirtti ve 28 tutuklu sanıkların çoğunluğunun yüz kızartıcı suçlardan sabıkalı olmasının bu olayın ardında bir komplo olduğunu ve katliamın önceden bilinmesine rağmen engellenmediğini iddia etti.

15 Temmuz girişimin ile ilgili yargı sürecinin bir yıl gibi kısa sürede sonuçlandıran yargı sisteminin 10 Ekim Gar Katliamı davasını bilerek ve isteyerek sürüncemede bıraktığını, Antep’teki 2 kamu görevlisisin ifadesinin bile 1 yılda zor getirildiği iddia eden baba Kanlıoğlu sürecin takipçisi olduklarını ve gerçek suçluların yakalanıp yargılanmasına ve ceza almalarına kadar peşlerini bırakmayacaklarını söyledi.

Konuşmaların Ardından Artvinli olan Elif Kanlıoğlu anısına Karadeniz müziklerinden bir dinleti verildi ve ardından Didim Cemevi gençlik kolları korosunun dinletisi gerçekleştirildi.

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 11 Ekim 2017 15:44

İyi ki Varsınız

İyi ki  Varsınız

Didimspor bu hafta oynayacağı Güzelçamlı spor ile yapacağı maça sıkı antrenmanla hazırlanırken, zaman zaman taraftar desteği görüyor, yöneticilerinde takıma moral vermek için izledikleri antrenmanların  dünkü konukları Didim Belediyespor futbol takımı oyuncuları ve yöneticileri oldu.

Sentetik Çim sahada gerçekleşen ziyarette her iki takımın yöneticiler antrenmanı birlikte seyrettiler.

Yöneticiler daha sonra takıma baklava ikram ederek moral veri başarılar dilediler.

Didimspor As Başkanı Deniz Polat; “Kardeş takımımız Didim Belediyespor Yöneticileri hafta sonunda aldığımız galibiyetimizi kutladılar ve başarılar dilediler. Ayrıca nezaket göstererek getirdikleri baklavayı da her iki takımımızın  futbolcuları paylaştı. Bizde kendilerine ligdeki başarılarının devamını diliyoruz.” Dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

Aydın Büyükşehir Belediyesi Meclisinde Didimle ilgili üç imar planlaması görüşüldü.

Aydın Büyükşehir Belediyesi Ekim Ayı 1. Oturumu  5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’ nun 13.maddesi gereğince Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi 10 Ekim 2017 Salı günü (saat:16.00)’ da  Büyükşehir Belediye Hizmet Binasında bulunan Meclis Salonunda gerçekleştirildi. 31 maddelik gündemle toplanan mecliste Didim 3 maddeyle gündeme girdi.

İlk olarak   15378 ve 15379 parsellerin Küçük Sanayi Alanları, Ticaret Alanı, Sosyal Tesis Alanı, Eğitim Alanı, Park ve Yeşil Alan, Trafo Alanı, Yol ve Otopark Alanı olarak düzenlenmesi amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı hususu, ikinic olarak 945 ada 3, 4 ve 5 parsellerde yapılaşma koşullarının düzenlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin 07.06.2017 tarihli ve 65 sayılı Didim Belediye Meclis Kararı ve Didim Mahallesinde Küçük Sanayi Alanı imarlı taşınmazların yapılaşma koşullarının düzenlenmesi amaçlı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin 05.07.2017 tarih 79 sayılı Didim Belediye Meclis Kararı, oy birliği ile büyükşehir belediyesi imar komisyonuna sevk edildi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 11 Ekim 2017 15:43

Aydın Ticaret Borsasında Bugün

Aydın Ticaret Borsasında Bugün

Dünya’nın en güzel incirinin bölgemizde yetiştiği bilinirken, tarım merkezinin en önemli bölgelerinden olan Aydın ili kestane, incir ve zeytin üretiminde Türkiye’de birinci sırada yerini alıyor. Aydın Ticaret Borsasında günlük oluşan fiyatlar dahilinde Kuru İncir’in kilogramı hazır tüccar satışı 8,00 ile19,90 TL aralığında işlem görürken, Siyah Salamura Zeytin hazır tüccar satışı ise 5,00 ile 12,00 TL arasında, Sıra Mısır 0,9 ile 0,82 TL arasında hazır tüccar satışı olarak sunuldu.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim

Didim Kaymakamı Mehmet Türköz Didim Ticaret Odasını Ziyaret Etti

Yaklaşık bir ay önce göreve başlayan Didim Kaymakamı Mehmet Türköz iade-i ziyaretler kapsamında Didim Ticaret Odasını ziyaret etti.

Ziyarette ev sahipliğini Didim Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Üstündağ, Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Urgancı ve Mehmet Çelik, Meclis Başkan Yardımcısı Aydın Çağlayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Ömer Vela ve Mekin Subaşı, Meclis Üyeleri Ali Hikmet Atilla ve Deniz Demir yaptı.

Gerçekleştirdiği ziyaret için Kaymakam Türköz’e teşekkürlerini ileten Başkan Üstündağ, Ticaret Odasının çalışmaları ve fiziki şartları hakkında bilgiler verdi.

Taraflar ziyarette, Esnafın ekonomik durumu, Didim’in sorunları, Kredi Garanti Fonu destekleri, Didim Turizminin seneler içerisindeki gelişimi ve bugün geldiği nokta, Didim’deki turizm müşterisinin profili, hakkında bilgi alışverişinde bulundu.

Çevremizde yer alan turizm ilçeleri ile farklarımız konuşuldu. Bu konuda akademik bir kıyaslama çalışması yapılması gerektiği vurgulandı

Didim Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ Ticaret Odası tarafından hazırlanan ilçenin acil çözüm bekleyen sorunlarının yer aldığı raporları Kaymakam Türköz’e sundu. Bu sorunlardan önemli görülenlerin gerçekleşmesi için siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir ziyaret planlayarak Ankara’ya gidilmesini talep etti. Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım da Kaymakam Türköz’ün olumlu yaklaştığı bu ziyaretin Ankara’da gerçekleşecek “Aydın Günleri” etkinliğine denk getirilmesini önerdi.  Başkan Üstündağ, daha önce düzenli olarak yapılan kurumlar arası koordinasyon toplantılarının yeniden başlamasını talep etti. Meclis Üyesi Ali Hikmet Atilla da önceki Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak döneminde gerçekleştirilen Aydın Turizm Platformu toplantılarının devam etmesini umduklarını belirtti.

İlçe turizminde tanıtımın çok önemli olduğunu vurgulayan taraflar, tanıtım faaliyetlerinin dışında ayrıca magazin basınında gündem olan sanatçıların İlçemize getirilmesinin bilinirlik açısından önemli olduğu vurguladı.

İlçenin sadece turizm düşünülerek değil, sahip olduğu tüm ürünlerle bir cazibe merkezi haline getirilmesi gerektiği, Spor ve sağlık turizminin geliştirilmesi için tesisleşmenin önemli olduğu vurgulandı. Bu gibi konular için kış aylarında istişarelerin yapılarak hayata geçirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. Didim Ticaret Odası yönetim ve meclis üyeleri, Avrupa ülkelerinde yaşayan gurbetçi vatandaşların son yıllarda ilçe turizmine can suyu olduğu belirtti.

İlçemize doğalgaz kazandırılmasının çok önemli olduğunu belirten Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım en az onun kadar önemli olan jeotermal kaynakların ilçemize kadar taşınarak turizm tesislerinde kullanılmasının son derece önemli katkıları olacaktır dedi.

Ziyaret sonunda ticaret odası heyeti Kaymakam Türköz’e Oda hizmet binası ve kültür merkezindeki toplantı salonu ve derslikleri gezdirdi.

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 11 Ekim 2017 15:41

HAFTA SONU FUTBOLA DOYACAĞIZ

HAFTA SONU FUTBOLA DOYACAĞIZ

Didim’in takımlarından  Didim Belediyespor, Didimspor ve Yenihisarspor bu hafta sonu ev sahibi takım olarak konuklarını ağırlayacak.

15 Ekim  2017 Pazar günü Didim’de oynanacak maçların ilki sentetik çim sahada Saat 13’de Yenihisarspor geçen hafta Didimspor tarafından yaralanan Sökegücü takımı ile karşılaşacak. Sökegücü takımı  aldığı yenilginin hırsı ile bu sene zorlu bir maçta Yenihisarspor2un zorlanacağı sanılıyor. Ancak galibiyet takımın performansı ile belirlenecek.

Yine Yan sahada Didimspor saat 15’de Güzelçamlı takımını ağırlayacak, geçtiğimiz hafta 8 gol atarak iddiasını başlatan Didimspor’un rakibi ise Bağarası Belediyespor’a 4 gol atan Güzelçamlı takımı.

Yine iddialı bir maça çıkan Didimspor bu haftayı sıkı antrenman ve taktik çalışmaları ile geçirdi.

Aydın Süper Amatör liginde geçtiğimiz hafta Liderlik koltuğuna oturan Didim Belediyespor’da yine Pazar günü saat 15’de Atatürk Stadyumunda Germencikspor’u ağırlayacak. Geçtiğimiz hafta Çine Madranspor’a  5-1 yenilen Germencikspor’da bu yenilginin hırsıyla Didim Belediyespor karşısına çıkacak.

Didimli futbol severler Pazar günlerini saat 13’de başlayacak karşılaşmalar için tüm günlerini  stadyumda geçirecekler.  Meteorolojik havanın açık olacağı tahmini de tutarsa futbol severler güzel bir hafta sonu geçirecekler.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 11 Ekim 2017 15:40

DİKSAD’DAN CUMHURİYET KONSERİ

DİKSAD’DAN CUMHURİYET KONSERİ

 

Didim Kültür Ve Sanat Derneği (DİKSAD) yeni bir konsere hazırlanıyor. Didim Belediyesi’nin katkılarıyla hazırlanan ‘Cumhuriyet Konseri’ etkinliği ücretsiz olarak 21 Ekim Cumartesi günü saat 21:00’de Didim Ticaret Odası Kültür Merkezinde gerçekleşecek. Tarık Altınbaş’ın sunuculuğunda gerçekleşecek konserde, kırk sekiz kişiden oluşan koronun şefi Saliha Aygün olacak. Ud’ da: Zafer Oytun, Hüseyin Sekü ve Ersin Koçbaş’ı dinlerken Kanun’da: Murat Sezar, Klarnet’de: İmdat Elmas, Keman’da: Hüseyin Bilgen ve Selma Akova, Bağlama’da: Cem Sezgin ve son olarak Ritim’de: Soydan Elmas, Menderes Soydemir, Süheyla Deniz ve Ünal Turan eşliğinde Didim halkı müzik ziyafeti çekecek. Atatürk’ün sevdiği şarkılar başta olmak üzere Türk müziğinden güzel parçalar çalınacak. Bazı parçalar koro eşliğinde seslendirilirken bazı parçalarda yalnızca solo olarak seslendirilecek. 1. Bölüm 14, 2. Bölüm de 14 parça olmak üzere toplam 28 eserin yer alacağı Cumhuriyet Konseri’nde; 4 eser koro tarafından, diğerleri solistler tarafından seslendirilecek. 1. Bölüm Hüseyni Makamından Necdet Varol’un ‘Benim Güzel Vatan’ım’ isimli parçayla başlarken;  Nihavend Makamındaki  Şekip Ayhan Özışık’ın ‘Yine Hazan Mevsimi Geldi’ isimli eserinin koro tarafından seslendirilmesiyle başlıyor. Koronun seslendireceği en son paça ‘Vardar Ovası’ türküsü olacak.

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 11 Ekim 2017 13:21

GÖK KUŞAĞI…

GÖK  KUŞAĞI…

Gök kuşağı bir doğa olayıdır, rengarenktir.

Adeta bir renk cümbüşü yaşatır doğa.

Her yağmur yağmasından sonra da  doğayı renklendirir,çok hoş bir görünüş verir,

Hatta halk arasında altından geçenlerin tüm dilekleri yerine gelir inancı da vardır .

Bu renk cümbüşünden etkilenmiş olaylar içinde var olanlardan Demokrasilerde renk cümbüşü gibidir.

Demokrasilerde  her düşüncenin, her fikrin bir rengi olur,

Vaz geçilmezidir Demokrasilerin renkler, tıpkı gök kuşağı misali,

Ama Demokratlık öz verisi içinde olmalıdır bu.

Demokrasiyi içselleştirmiş toplumlarda, yönetimi biçimini Demokrasinin tüm kurum ve kuralları içinde hayata geçirmiş toplumlarda,Devlet yönetim biçimlerinde.

Ne acıdır ki adında  veya sözde Demokratlık içindeki bu renkler hiçbir anlam ifade etmez.

Demokrasi ne demektir,

Katılımcılık demektir,

Ortak yaşamı seçmek demektir, paylaşmak demektir, Özgür yaşama güvence demektir,

Birey Özgürlüğünün garantisi demektir,

Saygı ve sevginin,hoş görünün içselleştirildiği bir yönetim biçimidirDemokrasi.

Bireyden başlar,halka ,halka genişler ve yayılır,

Toplumun tüm katmanlarında yerleşir ve sonunda Devlet organlarına yansır ve Demokrasiyi hayata geçirir Devlet yaşamında  toplumlar.

Daha henüz bireysel olarak Demokrasiyi içselleştirmemiş toplumlarda, halkını demokrasi diye dayattığı şey  sadece edilgenliktir, dayatmadır.

Bir siyasi partiyi düşünelim,

Demokrasiyi savunacak,

İktidarında Demokrasiyi yerleştirip ülkeyi Demokrasi sistemi içinde yönetmeye talip olacak,

Ama kendisini yönetenlerde Demokratlıktan eser olmayacak,

Tahammül olmayacak,

Ben merkezli  bir anlayış içinde yönetmeye talip olacak,nereye kadar,

Hem de nasıl Demokrasi diye sorma hakkını bile tanıyamayacak,

Sonra da Doğanın o renk cümbüşü içinde kendine renk seçecek,

Aynen şöyle derler adama,

Hadi canım sende,

Hadi ordan…

 

Yayınlandığı yer Ünsal Yalçınkaya
Çarşamba, 11 Ekim 2017 10:07

SİYASİ PARTİ.

SİYASİ  PARTİ.

MADDE 3 - Siyasî partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır.

MADDE 4 - Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı olarak çalışırlar.

Siyasî partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz.

Siyasi partilere ilişkin tanım ve gerekliliği yasa ile düzenlenmiş. Bu yasal çerçeve her partinin uymakla yükümlü olduğu noktaları vurgulamaktadır. Her parti temel olarak ülkenin sorunlarının çözüm yollarını üreten ve bunu vatandaşlarıyla paylaşarak onların onayını alma doğrultusunda yarışa katılan kurumsal yapılardır. Parti her koşulda ülke çıkarlarını gözetmek zorundadır fakat bu, ülke çıkarları ile parti çıkarlarının bire bir örtüştüğü anlamına gelmez. Yenilikçi bir partinin istemleri eski düzenlemelerle çatışır.

“Şunu unutmayın; AK Parti demek Türkiye demektir. AK Parti zaafa uğrarsa Türkiye uğrar.”(RTE) Bu yargıya katılmak pek mümkün gözükmemektedir. Özellikle eğitime ilişkin talepler ne demokratik ne de çağdaş değildir. İşte bu noktada ülke yararı ile parti yararı çelişmektedir.

Siyasi partiler ülkenin içe ve dışa açık görünen yüzü olduklarından her parti ülkenin anını ve geleceğini yansıtır. Partilerin ortak yanı, aynı güvencelere sahip olmalarıdır. Bu varsayım partilerin, yasalar önünde eşit olduğunu gösterir. Hiç bir parti ötekilerden daha ayrıcalıklı olamaz. Az taraftarı olan partilerde en az çok üyesi olan partiler kadar değerli ve vazgeçilmez kurumlardır. Hal böyle olunca, bir parti kendisini devletin tek temsilcisi olarak görmeye başladığında, ülkede bir şeylerin ters gittiği sonucunu çıkarabiliriz. Çünkü her partinin devleti temsil etme gücü ve potansiyeli vardır. Bu açıdan sonuca yaklaşıldığında bütün partiler aynı konumda olursa demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru olmayı hak ederler. İşte bu demokrasidir. Tek parti kendisini devletle özdeşleştirdiği an demokrasinin ruhuna Fatiha okunmuş demektir.

Siyasi partilerin temel amacı iktidara gelmektir. Bunun için öncelikle iktidara karşı mücadele etmek durumundadırlar. İktidara karşı verilen mücadele sorunlar çevresinde ve çözüm temelinde şekillenir. Fakat, bizim tanık olduğumuz tipik bir örnek var. Bu örneğin benzerini başka bir ülkede görmek mümkün değil. Muhalefetteki bir siyasi parti öteki muhalefet partilerine muhalefet ediyor(!)…

Siyasi partilerin iktidar mücadelesindeki en büyük şanssızlığı, iletişim kanallarına sahip olmayışlarıdır. Yönetenlerin tüm söylemlerine inanmaya hazır yığınların olması, güçsüz iktidarların elini güçlendirmesidir. Bu olumsuzluğa hukuksuzluklar ve haksızlıklarda eklenince geleceğe ilişkin umutlar suya düşmektedir.

Seçimle gelenin seçimle gitmesi ilkesi işlemiyor. Muhalefetin bu olumsuz gerçeği dikkate alarak önlemler alması gerekir. Şu anda yapılması gereken şey; muhalefette yer alan tüm unsurların katılımıyla bir kurultayın yapılmasıdır. Bu kurultayda ortak paydalar temelinde ilkeler belirlenmelidir.


Yayınlandığı yer Ferhan Ercan
Sayfa 1 / 2