19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 13 Ekim 2017 15:07

KORKMAZ ADAYDAN DOSTLUK MESAJI

KORKMAZ ADAYDAN DOSTLUK MESAJI

CHP Didim ilçe delegeliği seçimlerinin yapılacağı  bugün için İlçe Başkan Adayı Filiz Korkmaz bir açıklama ile bugün ve yarın yapılacak delege seçimlerinin Türkiye demokrasisine ve adalet anlayışına katkı koyacak örnek bir seçim olmasını diledi ve tüm adaylara ve delegelere başarılar diledi.

Parti içi demokrasinin yaşatılması ve sürdürülmesi için önemli olan bu tür bayrak yarışlarından olan seçimlerin huzur ve sükûnet içinde geçmesini diledi. Didimli sosyal demokratlar tercihlerini yapacak ve 2019 yılındaki başarının taçlanmasını sağlayacak adayı ve listeleri tercih edeceğine güveniyorum” dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

ÇOCUKLAR ZEYTİNLERİNİ TOPLADILAR

Mahir Özgür Damar İlköğretim okulu bahçesinde öğrenciler tarafından dikilen ve korunan zeytin ağaçlarındaki ürünler yine çocuklar tarafından toplanarak sahip çıkıldı.

Dün (13 Ekim 2017) günü okul öğrencileriyle bir araya gelen Didim Milli Eğitim Müdürü Recep Akdemir öğrencilerle  kendi yetiştirdikleri zeytin toplamaktan duyduğu memnuniyeti belirterek  çocuklarımız kazandırılan doğa sevgisi ve paylaşmayı öğreten bu uygulamanın çok güzel bir uygulama olduğunu belirtti ve zeytinin yetiştirilmesi ve korunmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Mahir Özgür Damar İlköğretim Okulu müdürü Yaşar Yıldırım’da bugün hasadı yapılacak olan zeytinlerin 7 yıl önce dikildiği ve her sınıfın ve öğrencilerin bir ağacı olduğunu belirti ve hasadı yapılacak 200 kadar zeytin ağacından toplanan zeytinlerin Okul aile Birliği tarafından gerek kilo işi ailelere gerekirse toptan tüccara satılacağını belirtti ve bu gelirin de okul aile birliği geliri olarak okulun ihtiyaçları için kullanılacağını söyledi.

Kendisini duygulandıran bugünde öğrencilerin hem doğayı sevmesini sağladıklarını hem de paylaşmayı ve dayanışma duygusunu ortaya çıkardığını belirti ve böylece uygulamalı bir hayat bilgisi dersi yapmış da oluyoruz.” Dedi.

Öğrenciler ve öğretmenler, kendileri tarafından dikilen ve ürün vermeye başlayan ağaçların başına geçerek emeklerinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşadılar.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ekim 2017 15:05

Gençlerimiz Kobay Değil!..

Gençlerimiz Kobay Değil!..

“YENİ YÜKSEKÖĞRETİM SINAVI GENÇLERİMİZ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRACAKTIR!”

Üniversite sınavlarıyla ilgili uygulamanın değiştirilmesi üzerine Eğitim Sen Didim Temsilcisi Turgay Elçi bir basın bildirisi ile  yeni yüksek öğretim giriş sınavının gençler üzerindeki baskıyı artıracağını söyledi.

Öğretmen Elçi, “Yeni Yükseköğretim Sınavı Gençlerimiz Üzerindeki Baskıyı Artıracaktır!” deiği açıklamasına şöyle başladı; “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı bir TV programında eğitim sistemine ve sınavlara yönelik eleştirileri ardından sınav sisteminde alelacele değişikliğe gidildiğine tanık oluyoruz.

Her ne kadar YÖK Başkanı Saraç yeni sistem için “Bir aylık değil, bir yıllık hazırlığın ürünü” olduğunu belirtse de bu bir yıl içerisinde kimlerin görüşlerinin alındığı, hangi eleştiri ve önerilerin sunulduğu konusu belirsiz bırakılıyor. Çünkü herkes biliyor ki söz konusu değişiklikler eğitim sisteminin olumsuz yanlarını gidermek yerine günü kurtarmaya dönük hamleler içeriyor.

Bu nedenledir ki YÖK Başkanı Saraç yeni sınavı “Daha kolay yönetilebilir, yalın ve sade” diye tanıtmak dışında bir seçeneği kalmıyor. Bu açıklama dahi daha önce kendi getirdikleri sistemi yönetemediklerinin ilanı oluyor. Söz konusu “yönetemeyenler”, gençlerimizi kobay gibi kullanmaktan geri durmuyor!

Ancak yeni sistemin bu eleştirilerimiz ve tespitlerimizden daha önemli olumsuz yanları olacağını özellikle belirtmek isteriz” dedi ve kaygılarını ve eleştirilerini sürdürdü.

“Geçen yıla kadar uygulanan YGS ve LYS sistemi getirilirken, sınav stresi nedeniyle artan intihar teşebbüsleri gibi kaygı verici olaylar nedeniyle “Gençlerimizin hayatı bir günlük sınavdan daha kıymetli” denilmişti. Şimdi bu kaygı neden taşınmamaktadır? Değişen ne olmuştur?

Yekta Saraç’ın açıklamasından anlaşıldığı üzere yeni sınav önümüzdeki ilk sınav döneminde uygulanacaktır. Bu durum dahi öğrencilerin üzerindeki baskıyı artıracaktır. Çünkü, daha önce iki sınav bulunmakta ve öğrenciler de bu iki sınav tarihlerine göre hazırlanacakları konuları planlamaktayken, yeni sınavla birlikte sınav gününe kadar tüm konulara, üstelik soru tiplerini bilmedikleri, sınav sürelerinin belli olmadığı bir sınava hazırlanmak zorunda kalacaktır.

Yeni sınav sistemiyle, bir gün içerisinde sabah ve öğleden sonra yapılacak oturumlarla adayların “başarı” göstermesi beklenmektedir. Böylesi bir sınav sistemi, insani olmayan bir nitelik taşımaktadır.  80 soruluk Temel Yeterlilik Sınavı ve ardından üç oturuma birden ya da herhangi birine girerek en az 40 en fazla 160 soru sorulacak olan bir sınav sisteminin sonuçları açısında geçerlilik ve güvenilirlik taşımayacaktır.

Geçmiş dönemde sınavlarda yaşanan kopya skandallarının sorumluluğunu yetkililer ve hükümet almamıştır.   Şimdi YÖK Başkanı bir gün içerisinde iki sınavın yapılacağını ifade etmekte, sınava para dahi götüremeyen insanlara bu yeni bir eziyet olmayacak mıdır? Sınav stresini artırmayacak mıdır?

Yeni sistemde “Temel Yeterlilik Sınavı” olacağı ve bu sınavda ağırlığın Türkçe ve Matematik konularına verileceği belirtiliyor. Halbuki PISA sonuçlarına bakıldığında ülkemizde Türkçe ve Matematik konusunda eğitim sistemi alarm verdiği görülüyor. Dolayısıyla söz konusu sınav eğitim sistemini yamalı bohça olmaktan çıkarmayacak, aksine yine sorumluluğu gençlerin omzuna yükleyecektir.

Aynı günde iki sınavın yapılacak olması, bir başka sorunu da gündeme getirmektedir. Adaylar, ilk sınavdan sonra ikinci sınava, alan sınavına da girecektir ve ilk sınavda başarısız olması durumunda girdiği ikinci sınavın hiçbir anlamı kalmayacaktır. Dolayısıyla ilk sınavda baraj altında kalan bir aday, hem maddi olarak hem de emek ve zaman açısından kayıp yaşayacaktır. Bu sorunun düşünülmemiş olması dahi başlı başına sorundur!

Yeni sınavda önemli bir sorun alanı da Meslek Yüksekokullarına geçişi kolaylaştırma arzusunda yatmaktadır. YÖK Başkanı’nın duyurduğu sistem, bu sorunu sorgulamak ve çözüm üretmek yerine daha istikrarlı biçimde sürdürmeyi odağına almaktadır.

Son yapılan YGS ve LYS sonuçları değerlendirildiğinde tercih yapma hakkı olan adayların yarısının bir sonraki sene puanının düşme ihtimali nedeniyle tercih yapmadığı görülmektedir. Yeni sınavda bu soruna çözüm, sınav puanının iki yıl geçerli kılınmasıyla aranmıştır. Bu nedenledir ki tercih edilmeyen üniversiteler ve programlar sorunu varlığını sürdürecektir”

Elçi açıklamasında sendikanın görüşünü de; “sorunun sınav çeşitlerinde olmadığını, aksine sorunun daha köklü biçimde sınavlara odaklanmış olan eğitim sistemi içerisinde olduğunu ve köklü değişikliklere gidilmeden kalıcı çözümlerin üretilemeyeceğini belirtmek isteriz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi böylesine yakından ilgilendiren bir konuda alelacele yaşama geçirilen, “Ben yaptım oldu” denilen değişikliklerin daha büyük sorunlara yol açtığını hatırlatmak isteriz. Bu nedenle talebimiz, yeni sisteme geçişin ertelenmesi ve yapılacak değişikliklerin geniş bir uzlaşıyla oluşması için farklı görüş, eleştiri ve önerilerin değerlendirilmesiyle, bu sürecin açıklıkla yönetilmesiyle planlanmasıdır. Unutulmamalıdır ki yap boz haline dönüştürülen sadece eğitim sistemi değil gençlerimizin, çocuklarımızın hayatıdır” diyerek tamamladı.

 

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ekim 2017 15:04

CHP BELEDİYESİ AŞURE DAĞITTI

CHP BELEDİYESİ AŞURE DAĞITTI

Didim’de CHP Belediyesi’nin düzenlediği Didim halkına aşure dağıtımı, T.C Didim Belediyesi Çok Amaçlı Düğün Salonu önünde yapıldı. 12:00’de başlayan etkinlikte CHP Belediye Başkanı Deniz Atabay, CHP Meclis Üyeleri, CHP Yöneticileri ve Didim Belediyesi kursiyerleri de etkinliğe katılan isimler arasında yerini aldı. 3000 kişiye kadar dağıtılacak şekilde aşure kazanları hazırlandı. Didim Belediyesi’nin kadın kursiyerleri ve belediye görevlileri Didimlilere aşure dağıtımını gerçekleştirdi.

Belediye Başkanı Deniz Atabay da aşure kazanının başına geçip, çok sayıda Didimliye aşure dağıttı. Aşuresini alan Didim halkı Atabay’a teşekkür etti. Vatandaşlarla konuşan Deniz Atabay, sohbet esnasında halkın isteklerini sorup, sorunlarını dinledi. T.C Didim Belediyesi Çok Amaçlı Düğün Salonu bahçesinde, etkinlik kapsamında yaşlıların ayakta kalmaması için gölgelik alanda çok sayıda masa ve sandalyeler vardı. Kimi vatandaş yalnızca kendisi için aşure alırken, kimisi de ailesi için bir kap daha aşure aldı. Didimlilerin ‘Allah kabul etsin’ dilekleriyle aşure dağıtımı devam etti.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ekim 2017 15:03

AK PARTİ AŞURE DAĞITIMI YAPTI

AK PARTİ AŞURE DAĞITIMI YAPTI

Didim’de AK Parti İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği aşure dağıtımı Didim halkına yapıldı. Saat 12.30 da, Merkez Camisi önünde gerçekleşen etkinliğe AKP Parti İlçe Başkanı Cenk Ünlü, AK Parti  Kadın Kolları Üyeleri ve  AK Parti’li Belediye Meclis Üyeleri de katıldı. 1000 kişiye yetecek kadar aşure kazanları hazırlandı. Cenk Ünlü de aşure kazanı başına geçip Didimlilere aşure dağıttı.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 13 Ekim 2017 15:03

MHP’DE AŞURE DAĞITTI

MHP’DE AŞURE DAĞITTI

Didim MHHP İlçe Başkanlığı Ülkü Ocakları ve Ülkücü İşçiler Derneği Didim şubeleri ortaklaşa düzenledikleri Aşure dağıtımı dün gerçekleşti.

Yaklaşık 100 kişilik hazırlanan aşure Partili ve Ocaklı kadınlar tarafından merkez camii önünde dağıtıldı.

Partinin bu etkinliğine MHP İl Başkanı Levent İlter, Aydın Ülkü Ocakları Başkanı Emre Özbey, Didim MHP İlçe Başkanı Ramazan Aşkar, Didim Ülkü Ocakları Başkanı Mehmet emin Öztürk ve il ilçe yöneticileri ile MHP’li Belediye meclis üyeleri de katıldılar.

 

Aşure dağıtımının bir gelenek olduğunu belirten İlter yaşamının büyük bölümünü geçirdiği Didim’e gelmekten memnun olduğunu belirterek bu tür geleneklerin toplumu kaynaştırdığını birlik ve beraberliği tesisi ettiğini söyledi ve bu hayrı yapanlara teşekkür ederek kendilerini yalnız bırakmayan Didimlilere teşekkür etti.

Yayınlandığı yer Didim

PARTİ BİNASINA ALINMAYAN GENÇLER DIŞARDA BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

Didim CHP ilçe başkanlığı yarışları delege seçimleri öncesi farklı açıklamalarla dünde devam etti.

Çarşamba günü basın açıklaması yaparak seçimlerin amaç mı araç mı olduğunu ve seçimlere yerel yöneticilerin müdahil olmalarını ve bu müdahalenin mücadele amaçlı olmadığı iddialarıyla açıklama yapan İlçe Başkan Adayı Filiz Korkmaz’ın Bayrak yarışı olarak nitelendirdiği seçim yarışına karşılık Perşembe günü  yine başkan adaylarından olan ve halen ilçe Başkanlığı görevini yürüten Gökmen Karataş tarafından verilmişti.  parti binası içinde kadınlar ve gençlerinde bulunduğu bir toplantıda kendisini eleştirenlere cevap vermişti. Gökmen Karataş’ın toplantısı parti binası içinde yapılmış ve konuşmacılar kendilerini gençlik kolları ve kadın kolları olarak tanımlamışlardı.  Öğrenildiğine göre Karataş bu toplantıya partilileri çağırırken destek toplantısı olduğunu söylemeden Kadınlar ve Gençler CHP’yi ziyaret edecekler şeklinde duyurmuş bu davete katılan partilileri kendi destekçisi gibi lanse etmişti.

Aynı gün akşamı parti binasında bir basın açıklaması yapmak isteyen gençler parti binasına alınmadıkları için açıklamalarını bina girişinde yaptılar ve halen yasal ve geçerli gençlik kolları yönetimine rağmen belediye ile işçi işveren ilişkisi içinde olan başka bir gencin gençlik kolları üç beş kişi değildir sözlerine tepki gösterdiler.

CHP Didim İlçe Gençlik Kolları başkanı Erencan Yitmez,  parti binası önünde yaptığı açıklamada tüm başkan adaylarına başarılar dileyerek başladı. Yitmez,  gençliği ayrıştırmaya çalışan parti içi eğilimlere tepki göstererek gençlik  kollarını ayrıştırmak isteyen bir zihniyetle karşı karşıyayız, sokakta eylemlerde yan yana olan gençliği ayrıştırmak isteyenler unutmasınlar burası CHP’dir. Bugün yapılan toplantıda  konuşma yapan genç arkadaş bir belediye çalışanıdır. Bu tutum ana kademe yöneticilerin bir tavrıdır. Biz sokaklarda omuz omuza olmamız gereken bu günlerde makam sahibi yöneticilerin ve eşlerinin gençleri yönlendirmesi kirli siyasetin ta kendisidir.”

CHP Didim İlçe Gençlik Kolları Başkanı Erencan Yitmez,  sokakta açıklama yapma nedenini de parti binasının anahtarının kendilerine verilmemesi olduğunu söyleyerek “gençliği sokakta bıraktık sananlar şunu bilsin ki biz zaten başarının sokaktan geçtiğini bilen ve geçmişteki seçimlerde olduğu gibi bu partinin sokakta görülen yüzüyüz ve bazıları evlerinde sıcak yataklarında yatarken bizler sokaklarda gece yarılarına kadar parti için çalışanlarız ve seçimlerdeki başarıda bizim de katkımız olduğu unutulmasın ve gençlik kollarını üç beş kişi diye nitelendirenleri kınıyorum” dedi.

Yitmez; “Gençlik kolları olarak Bizler bütün faşizan yaklaşımlara rağmen birlikten beraberlikten ve Cumhuriyet Halk Partisinden yanayız. Gençlerimizi ve üyelerimizi ayrıştırmaya çalışanlar bu partinin hiçbir kademesinde görev alma bilincine sahip değildir” dedi.

 

Yayınlandığı yer Didim

A D A L E T   D E M O K R A S İ N İ   T E M E L İ D İ R

Adalet kelimesi Arapça’dan Türkçe’ye girmiştir. Her vatandaşa, yasalarla   tanınan hakkı sağlama ilkesidir. Bu hakkın korunmasını devlet, kuruluşları ve organlarıyla sağlamakla yükümlüdür.

Temel kelimesi Yunanca’dan geliyor. Bir yapının sağlam toprak tabakasından zemine dek çıkan duvar bölümü. Mecazi anlamda bir şeyin dayandığı önemli ilke anlamında kullanılır.

Adalet mülkün temelidir.

24 Eylül 2017 genel seçimden önce seçim kampanyasında Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD), başbakan adayı Martin Schulz Daha fazla Adalet Zamanı (Mehr Zeit für Gerechtigkeit) Başlığını temel olarak aldı.

Her ne kadar Türkiye’nin Avrupa Topluluğu’na üye olma konusunda hatalı söylemde bulunsada, Türkiye kökenli seçmenlerin yarısının SPD’yi tercih ettiği görülüyor.

Türkiye kökenli üç milyon, müslüman olan dört milyon vatandaşı

hak ve görevleri ayrı bir makale konusudur. Fakat sosyal demokratların on maddelik eşit adalet hakkı göçmenleri de ilgilendiriyor.

Bilhassa göçmenler azınlık haklarının hediye edilmediği, almak zorunda olma bilincinde, seçimden sonra partilerin organlarında mutlaka görev almalıdır.

İş hayatında alınan maaşın en azı çekirdek ailenin geçimini sağlamalı. Çalışma süresi keyfi değil, yasalara uymalıdır. Çalışırken kendini geliştirme kurslarıyla meslekte yükselme hakkı eşit verilmelidir. Aynı işte kadın erkek ayırmadan eşit kazanç sağlanmalıdır.

Onarılması gereken okullar yenilenecek, sığınmacılara tahsil edilen spor salonları boşaltılıp onarılacak. İlk okullarda tam gün öğrenimi mümkün olmalıdır.

Çocuklu ailelere yapılacak maddi yardım sayesinde, anababa çocukları için daha fazla zaman ayırabilecekler. Yuvalar için ödeme yapılmayacak.

Emekli sigortalarına yatırılan tutar ve kalite sabit kalacak. Emekliye ayrılma yaşı yükseltilmeyecektir.

İnternete daha hızlı ulaşmak için ve kirası ödenebilecek sosyal ev yapımına yatırım yapma şart olmuştur. Köyde ve kentte yaşam kalitesini elde etmek için ulaşıma yatırım gerekiyor.

Doğu eyaletler için ödenen dayanışma ücreti artık maaşlardan kesilmeyecek. Küçük ve orta gelirlilere vergide kolaylık sağlamak mümkündür. Bunun için zenginler daha fazla vergi ödemelidir. Miras alanlar değerine göre vergi ödemek zorundadır.

Sağlık sigortalarında çeşitliliği kaldırıp, tek tip vatandaş sigortası getirilecek. Yerine getirilmesi çok zor bir konu, zira özel sigortalılar fazla ödemese, muayene daire ve hastanelerde alet alma zorlaşacak. Fazla ödeyenler randevu alma ve ilaç seçiminde önceliğe sahipler.

Emniyet konusunda 15.000 personel polis alınması ön görülüyor. Bu konu çok hararetli tartışıldı. Terörle emniyet sorunlarını, devamlı kışkırtma amacı ile tartışma gündemine sığınmacılara karşıt getiren, Almanya için Alternatif (AfD) partisine karşı diğer partiler savunmaya geçmek zorunda bırakıldı.

Avrupa’yı dayanışmayı temel alan güçlü yapma amacı, sorunlara önerileri sunma, eski Avrupa Topluluğu Parlamento başkanı olarak Martin Schulz’un uzmanlık alanıdır.

Bilhassa İngiltere’nin topluluktan ayrılması tüm üye ülkelerde sağcı müslüman düşmanı partilerin yükselmesi, toplumun dayanışmasını temelden sarsmıştır.

Türkiye’de gelişen olağanüstü politikalar İslâm düşmanlığı ile içiçe karışmış, seçim kampanyalarında ilk sırayı almıştır.

Alman vatandaşı Türklerin partilerde görev alması şart olmuştur. Avrupa ülkelerin vatandaşlığını almaları kolaylaştırılmalıdır. Ancak eşit haklar o zaman alınır.

Diğer Avrupa ülkelerinde Türkiye ile yapılan anlaşmalar aynı ise, Türklere her konuda hatalar işlenmiştir. Onlara yapılan hatalar Rusya’dan gelenlere ve bugün Suriye’den gelenlere yapılmıyor. Acilen verilen Almanca dersleriyle Suriyeliler iki yılda işyerinde, hatta tartışmalı toplantılarda konuşacak kadar öğreniyorlar.

Türklere karşıtlık, aleyhte olarak basın ve medyada gündemde tutuluyor. Olumlu olması gereken konularda ise yok sayılıyor. Yeşiller Partisi Genelbaşkanı Cem Özdemir Alman hükümetine yaptığı çağrıyı çok geç yaptı.

Alman hükümet üyeleri ülkede altmış yıldır emeği geçen Türklere sahip çıkmalıdır. Babavatan hak edilen ilgiyi göstermez ve haklarını vermezse anavatan hükümet üyeleri karışmaya, Almanya’ya dil uzatmaya hak kazanmış olur.

Hoşça kalın, ama sakın adaletsiz kalmayın.

 

Yayınlandığı yer İlter Gözkaya-Holzhey
Cuma, 13 Ekim 2017 08:21

CHP de RENKLERİN KARDEŞLİĞİ

CHP de RENKLERİN  KARDEŞLİĞİ

MAVİ ,KIRMIZI ,BEYAZ , SARI , bugünlerde  CHP li üyelerin sevdiği uğruna mücadele ettiği renkler .Bir de  mavinin kırmızısını, sarının beyazını sevenler var.Öyle ya renkler ve zevkler tartışılır, ancak, tek renkler buna fena kızıyorlar ,mavi, kırmızı beyaz ve sarı’nın suyumu çıktı. Herkesin derdi kendine,öyle ya , bir aşamadan sonra sarı ile kırmızı’nın beyaz ile mavinin                birleşerek  rengin başka tonuna evrilmeyeceğinin  garantisi ne.Herkesin derdi kendine, isteyen mavi yi isteyen  kırmızıyı isteyen renklerin fulusundan hoşlanır,ben renklere ve zevklere saygı duyanlardanım Bazen  beyazın saflığına inananlar , sonradan kırmızıyı  mavinin cazibesine ,sarıyı beyazın tonuna tercih edebilirler, siyasett te DÜN DÜNDÜR söylemi tamda burada anlam kazanıyor, Didim’de olduğu gi CHP de renklerin mücadelesi devam ediyor, diğer partilerde  biat kültürü esas olduğundan onlarda renk körlüğü yaşansada çok farkında olmuyorlar,nediyelim Allah gözlerini açsın  renklerin dansını izlesinler.

CHP Didimde, bu hafta sonu SANDIKTA  renklerin mücadelesine tanık olacağız, mutlaka her rengin ayrı bir güzelliği var, önemli olan bu güzelliğin farkına varmak   ve renklerin kardeşliğine saygı duymak.

Bırakalım  çiçekler  renkleri  ile sandıkta özgürce açsın,  bırakın sandıkta güller açsın  açsınki ülkemin aydınlık  insanları; sevince,  mutluluğa, kavuşşun.MAVİ KIRMIZI SARI BEYAZ İNANIN BİR SONRAKİ SANDIKTA KENDİ ARALARINDA EŞLEŞECEK AYRI BİR RENK ÇÜMBÜŞÜ İLE KARŞIMIZA ÇIKACAKTIR.  RENKLERE VE RENKLERİN KAREŞLİĞİNE  SAYGI DUYALIM  VE  MUTLAKA SANDIĞA GİDELİM,

 

 

Yayınlandığı yer Hasan Sani Güneş
Cuma, 13 Ekim 2017 08:20

YÜREĞİMDEN DAMITILANLAR - IX

Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

YÜREĞİMDEN DAMITILANLAR - IX

*Siyasilerden sürekli ayrıştırma, ötekileştirme ve şiddet dilinden başka bir şey duymuyoruz. Halka hizmet namına bir şey var mı?

*Vatandaşlar olarak; hizmet adına, icraat bekliyoruz.

*İşsizliğe çare mi bulundu mu?

*Liyakate göre, işe alınmalar oldu mu?

*Enflasyon düştü mü?

*Terör bitti mi?

*Vatandaş mutlu ve huzurlu mu?

*Milli Eğitim Sistemindeki karmaşa, sağlam bir zemine oturtuldu mu?

*Sağlık kuruluşlarından herkes yararlanabiliyor mu?

*Adalet mekanizması sağlam işliyor mu?

*Demokratik zeminde, herkes hakkını arayabiliyor mu?

*Yeşil kart sahibi vatandaş sayısında düşme sağlandı mı?

*Halkın refahı açısından / bir taş üstüne bir taş konulmasını istiyoruz. Örneğin; eti neden dışardan ithal ediyoruz? Hayvan üretimi ve beslenmesi konusunda Anadolu köylüsü desteklense daha iyi olmaz mı?

*Gıda konusunda da milli duruş sergilenmesinden yanayım.

*Devlet İstatistik Enstitüsü verileri elde mevcut. İhtiyaç oranında mezun verilir. Yazık değil mi, diplomalı üniversiteli mezun işsizlere!

*Üzüm, üzüme baka baka kararır. İktidar ve Muhalefet. Birisinde metal yorgunluk varsa diğerinde de muhalefet boşluğu vardır. Ülke yönetiminde; işsizlik, enflasyon, eğitim sağlık, sosyal ve hukuk alanında mevcut iktidar başarılı olamamıştır. İktidar, hizmet konusunda ne kadar başarısızsa, Muhalefet de, muhalefet olma açısından başarısızdır.  GSMH kişi başına düşen yıllık gelir ortada. Veriler, istatistikler ve göstergeler yalan söylemez. ***

*Sağlam ve tutarlı bir dış politika esastır.

*ABD, vize koydu diye; dolarlar yakılıyor. Yakılan dolarların üzerinde One dolar yazılıyor. Yani sahte dolar veya düğünlerde serpiştirilen 1 (bir) dolarlardır. Dolar yakmak, marifet değildir.

*Ülke olarak Amerika'ya göbekten bağlıyız. Tüm savunma sanayi ABD'den karşılanmaktadır. Gerçekler göz ardı edilemez.

*ABD'nin vize vermediği ülkeler : " Suriye, Irak, İran, Libya, Somali, Sudan, Yemen ve Türkiye." Bu ülkeler ligindeyiz.

*Yağmur ve dolu öncesi, çiseleme olur. *Buruna gelen kötü kokular, hissedildi.

*Vize / gözden çıkarma belirtileri mi acaba (?)

***

*Lüks cep telefonu, lüks jeep, lüks auidi, lüks mercedes, lüks villa, lüks köşk, lüks saray ve gösterişle memleket kalkınamaz.

*Sosyal Medya yalancısıyız. İran'dan 2000 tane hemşire ithal edilecekmiş. Bizim vatandaşlarımız işsizlikten canına kıyıp, intihar edecek! Allah'a reva mı bu?

*Zulüm karşısında; savunmasız insanın hakkını, hukukunu kim koruyacak? "

*Rahmetli Turgut Özal zamanında orta direğe terfi etmiştik, o da gitti elimizden.

*Delilo, halay, zeybek, çiftetelli, misket, atabarı, horon; hepsini severim. Emin olun ki düğünlerin çoğunda halay olmazsa, o düğünün bir ayağı eksik olur.

***

*MTV   % 40’lık zam; emeklinin hali de asgari ücretli gibi, araba senin neyine? Demeye mi getiriliyor?

*Savaş yokken bu kadar vergi reva görülüyorsa, savaş çıksa hepten kıtlık olur

*Çarpım tablosundan, çarpık kentleşmeye; çarpık kadrolaşmaya, çarpık siyasallaşmaya ve cin çarpmışa doğru bir evrim süreci yaşıyoruz.

*Keramet sahipleri evliyalardır. Mucizeler ise peygamberlere hastır. 1404 TL asgari ücretle geçinenler hangi gruba girer (?)

***

*Çocukları çok seviyorum; onları sevindirmek için, onların sevebileceği tarzda kitaplar yazmak zorunda hissediyorum. Bugün "Dünya Kız Çocukları Günü'ymüş." Kızım yok, ama tüm küçük kız çocukları, evladım mış gibi sevdim ve seviyorum. 12.10.2017

 

 

Yayınlandığı yer Musa Dinç
Sayfa 1 / 2