19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 17 Ekim 2017 16:37

THK OKULLARA DESTEK DAĞITIYOR

THK OKULLARA DESTEK DAĞITIYOR

 

Türk Hava Kurumu Didim Şubesi Genel merkez tarafından gönderilen kırtasiye yardımını okullara ulaştırıyor.

Türk Hava Kurumu Genel merkezinin her yıl ülke genelinde gerçekleştirdiği kırtasiye yardımını Didim’e de gönderdi. THK Didim Şubesine gelen kırtasiye yardımı, şube tarafından tespit edilen okullara gönderilirken, yardımlara THK Didim Şubesi de katkı sunduğu öğrenildi.

 

THK Didim Şube Başkanı Mehmet Emin Tural, Genel merkezin her yıl yaptığı yardımların bu yılda kendilerine ulaştığını belirterek “Genel merkezimin yaptığı yardıma bizde şube olarak kendi imkanlarımız çerçevesinde üzerine destek olmaya çalıştık. İlçemizde ihtiyaç sahibi öğrencilerin bulunduğu okullara bu paketleri teslim edeceğiz. Okul yönetimleri de ilgili yerlere bunlara iletecek. Bu noktada Genel merkezimize destek ve katkıları için teşekkür ederim.”diye konuştu.

Yayınlandığı yer Didim

MÜDÜR AKDEMİR’E TEMA’CI ROZETİ TAKILDI

TEMA Didim Temsilcisi Salih Bozkurt, Başkan yardımcısı  Ayhan Kızgıngül ve  Lütfiye Baskın, Milli Eğitim Müdürü Recep Akdemir’i  makamında ziyaret ederek TEMA rozeti taktılar.

TEMA’çılar  Müdür Akdemir’e  vakıf olarak Didim’de neler yaptıklarını ve önümüzdeki günlerde yapmayı planladıkları etkinlikler konusunda desteğini istediler.  Geçtiğimiz yıl okullarda öğrenciler ile yürüttükleri çalışmaların  öğrencilerin sosyal hayatında ve çevreye duyarlılık konularında faydalı olduğuna inandıklarını , bu sene de bu konuda MEM’le işbirliği içinde olmak istediklerini söylediler.

Müdür Akdemir  okullarda ve öğrencilerle yapılacak çalışmalar konusunda yeni yayınlanan bir tailmatla bu çalışmaların il müdürlüğü izni ile olacağını ancak bu konuda il Milli Eğitiminin destek olacağına anadığını belirterek vakfın başarılı çalışmalarını takdir ettiğini izinler alınması durumunda seve seve okullardaki çalışmalara katkı koyabileceğini belirtti.

 

Daha sonra TEMA Vakfı Didim İlçe Başkanı Salih Bozkurt Müdürü Akdemir’e  üyelik formu vererek kendisinin de TEMA gönüllüsü olmasını istedi ve yakasına TEMA rozeti takarak TEMA’lı ilan etmiş oldu.

Yayınlandığı yer Didim

Yaşar Kemal’in “İnce Memed’i” Didimlilerle buluştu

 

Ünlü Yazar Yaşar Kemal’in ilk romanından uyarlanan ‘İnce Memed’  adlı oyun 23 oyuncu ve 15 figüranın yer alacağı dev kadrosuyla Didimlilerle buluştu.

Didim Esra Karakaya Anadolu Lisesi’nin getirdiği Didim Belediyesinin katkı sunduğu “İnce Memed” adlı oyunu Didimlilerle buluşturdu. Ünlü Yazar Yaşar Kemal’in başyapıtı olan ‘İnce Memed’ eserinden esinlenerek sahnelenen oyunu Ankara Ortaoyuncuları Tiyatrosu’ oyuncuları ücretsiz olarak sahneledi.

Didim Ticaret Odası Kültür merkezindeki oyunu Didim Belediye Başkan vekili Sinan Ceyhan ve eşi de izlerken Didimliler oyuna büyük ilgi gösterdi.  Oyunda Cumhuriyetin ilk yıllarında Anadolu halkının geri kalmışlığı, köy hayatının sefaleti ve ağaların hakimiyetine karşı bir isyanın öyküsü anlatıldı.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 17 Ekim 2017 15:51

BAFA ve LATMOS’U KURTARMAK GEREK

BAFA ve LATMOS’U KURTARMAK GEREK

“Rantınız bitmedi, madeniniz bitmedi, ama siz yettiniz bittiniz gari be!..”

Didim Söke ve Milas’ın ortak sınırı olan Bafa gölü ne yakın bölgede Kuvars ve Kuvarts çıkaran şirket 1996 yılında aldığı ruhsatla maden çıkarmaya devam ederken yeni maden sahaları açmak istemesi üzerine ÇED raporu  alabilmek için yaptığı köy toplantısı tartışmalı geçti.

Söke’ye bağlı Yeşilköy’de yapılan  toplantıya EKODOST Derneği, Didim Kültür Varlıklarını Koruma Derneği,  TEMA, Vakfı Söke Temsilciliği, Söke Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ile az sayıda köylü katıldı. Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Aydın Bölge Müdürlüğü, DSİ, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin de katıldığı toplantıda zaman zaman tansiyonlar yükseldi.

Toplantı Firma tarafından seçilen Çevre Değerlendirme Raporu hazırlamak için Akçevre Danışmanlık firması raporu anlatmak için firma yetkililerinin de katılımıyla yapıldı. Katılımcılar maden ocağının çevreye verdiği doğal ve sosyal zararlar anlatılarak madene yeni ruhsat verilmemesi istendi.

Firma yetkilileri madenin yaratığı çevre zararının minimum düzeyde olduğunu savunarak yeni açılacak olan maden sahasının da doğaya saygılı proje olduğu ve yapılan duyurular ve gazete ilanları ile sosyal medya üzerinden toplantıyı duyurduklarını köylüleri bilgilendirmemek gibi bir düşüncelerinin olmadığını söylediler.

Didim’den Aydın’dan ve Söke’den gelen çevreciler ve kurum temsilcileri de doğaya verdiği tahribatın yanında bölgedeki doğal ve kültürel varlıklara zarar vereceğini dolayısıyla yeni ruhsat verilmemesini hatta eski ruhsatında iptal edilmesini istediler ve madenin işletilmeye başlamasından sonraki yıllarda köylerinde kanserden ölüm oranının son 15 yıl içinde %90’a çıktığını, içme kullanma sularının kalitesinin bozulduğunu, köyde hastalıkların arttığını, köy içinden geçen nakliye kamyonlarının hayati tehlike yaratığını ve köye ulaşım yollarını bozduğunu, köy sınırları içinde kalan Doğal ve kurumayan bölgedeki tek tatlı su gölü olan Azap gölündeki doğal dengenin bozuldğunu bu gölde balıkçılık yaparak geçimlerini sağladıklarını ancak son on yılda hem balık  tükendiğini ve aynı zamanda bir kuş cenneti olan göle artık kuşların gelmediğini belirterek tahibatın büyük olduüunu savundular. .

Maden sahası içinde kalacak olan Serçin Köyü Muhtarı Mustafa Çay, asıl zarar gören bölgenin kendi köyü sınırları içinde kaldığını belirterek bu toplantının Serçin köylülerinden bilgi kaçırılarak yapılmak istendiğini, kendisine bilgi verilemediğini kendisinin başka mecralardan öğrenerek toplantıya katıldığını köylülerinin görüşünü bildiğini ve bu madenin bu sahalarda yapılmasının engellenmesini istedi. Rantınız bitmedi, madeniniz bitmedi, ama siz yettiniz bittiniz gari be!..”  dediler.

Toplantıda söz Alan Köy Muhtarı Mehmet Topan kendilerinin de bu madeni istemediklerini belirtti ve saha genişletilmesine karşı olduklarını söyledi.  Maden şirketi iki maden sahası için aynı günde yaptıkları toplantıda köylülerle maden firması ve ÇED Raporu hazırlayan firma yetkilileri arasında  zaman zaman sert sözlü tartışmalar yaşandı. Köylülerden bazıları yeni madeni istemedikleri gibi eskisinin de ruhsatını iptal edilmesini şayet devam edilirse köy halkı olarak araç geçişlerine ve madenin işletilmemesi için tüm yasal haklarını kullanacaklarını belirtiler.

Kuşadası Ekodost Derneği de konuyla ilgili olarak Türkiye’nin en güzel göllerinden biri olan Bafa Gölü’nün kuzey kıyılarında, Antik Latmos dağlarının Bafa’yla buluştuğu Milli Park olması gereken alanlara yine maden ocağı açmak istiyorlar. İkiz adalardan, Sobran koyuna ve Serçin kışlası sınırlarına kadar olan çok büyük bir bölgede işletme yapan  maden sahasını büyütmek istiyor.

Binlerce yıllık tarihin izleri ve kalıntılarının olduğu, yüzlerce balıkçı ailesinin geçimini sağladığı, yöre insanlarının zeytincilik ve hayvancılık yaptığı bu bölge yaşanmaz hale gelecektir. Bafa Köyleri olan Kapıkırı, Gölyaka, Serçin’de yapılan turizmin sonunu getirecektir. Söke -Milas karayolundan geçerken, hayranlıkla baktıkları Bafa Gölü'nün doğu kıyılarında uzanan dağların delik deşik edildiğini, muhteşem doğal peyzajın ve tarihin tahrip edildiğini çaresizlik içinde izleyecekler. Önceki nesillerin gelecek nesillere emaneti olan Bafa Gölü ve ülkemizin en nadide tarihi ve doğal sit alanların biri olan Latmos (Beşparmak) Dağları büyük bir tehdit altında” görüşünü savundu.

 

Didim Kültür Varlıklarını Koruma Derneği başkanı Mustafa Şentürk’te toplantıda bölgenin doğal bir turizm alanı olduğunu bu bölgenin eko turizme açılması için çalışmaların yürütüldüğünü bu çalışmalar yürütülürken maden işletmesinin bu bölgeye yakışmayacağını savundau ve bölgeyle ilgili olarak hem kendi derneğinin hemde tüm turizm ve çevre derneklerinin doğanın korunması yönündeki mücadeleye omuz vermesi gerektiğini savundu.

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 17 Ekim 2017 15:51

KAYMAKAM TÜRKÖZ PAMUK TARLASINDA

KAYMAKAM TÜRKÖZ PAMUK TARLASINDA

Didim Kaymakamı Mehmet Türköz pamuk hasadı öncesi Balat mahallesindeki bir pamuk tarlasını gezdi.

İlçe Tarım Müdürlüğü personeli ile birlikte Mustafa Kemal Partal’a ait tarlayı gezen kaymakam Türköz burada bu yılki rekolte ve pamuk hasadı hakkında bilgiler aldı ve kaç çiftçinin  ne kadar alanda pamuk tarımı yapıldığı bilgilerini aldı.

Kaymakam Mehmet Türköz çiftçilere emeklerinin karılığını almaları ve bol kazançlar diledi.

 

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 17 Ekim 2017 09:26

Görün şimdi enflasyonun hasını

Görün şimdi enflasyonun hasını

Ekonominin ne olduğunu bilmeyen bir toplum yetişti. Sadece ekonomi denildiğinde bildiği tek şey, bu günü kazasız belasız atlattığı konusu. Günlük yaşamaya alışmış. Göçebelik onların kanında var. Ne haber takip ediyor, ne de bir konuşmayı. İşi gücü magazin. İşi gücü spor. İşi gücü erotizm. Başka bir şeyden haberi yok. Haberi olsa zaten, başına dert olan enflasyonun nereden yükseldiğini anlayacak.

Şöyle bir düşünce aklı başına gelecek ama düşünmüyor. Elinde üç beş kuruş doları vardı, onu sat yoksa vatan hainisin dediler, onu da elinden çıkardı. Allah korusun, altınları saklamak, onları evde tutmak dinen caiz değildir diye bir fetva diyanetten gelse her şey değişecek. Millet varını yoğunu satacak.

Enflasyonu bu güne kadar neler arttırdı da bu vatandaşların aklı karıştı. Biri kalkıp yahu ben sivri biber yaz ayları dışında yemem ki demiyor. O halde ne arttırdı bu gariban vatandaşın enflasyonunu. Otel fiyatları arttırdı desem, diyemiyor ben oteli sadece bina olarak görüyorum. İçine girip bir koltuğunda bile oturmamış insanlar var. Nerede beş yıldızlı tatil yöresindeki otel kalmak. Görse belki de saray bu mu diye şaşırır.

Un, makarna, bulgur, pirinç, şeker, tuz ve ekmek arttırdı deseler gam yemem. Bu garip insanlar yeter ki artmasın diye onu da yemezler. Ne arttıracak kardeşim. Bunca fuzuli harcamalar varken, garibanı kim düşünecek. Koy garibanın mazotuna zammı, düşünsün dursun. Koy fakirim fasulyesine zammı başka şey yesin. Koy dar gelirlinin etine zammı aman sende yemezse yemesin. Et konusu zaten bir muamma. Memlekette et besiciliğini bir türlü etkin hale getiremiyorsunuz, ondan sonra dışarıdan et getirtip yine de halkın et yemesini engelliyorsunuz.

Bakın çok güzel bir konu geldi aklıma. İktidar partisinin belediyeleri tanzim satışlar yaparak yöre halkını koruyor. Gayet de güzel bir uygulama bu tür çalışmalar. Peki belediyeye ait bir şirket kurarak neden kendi yörende sana oy veren halkın için besicilik yapmıyorsun. Bunu yaparsan kar elde etmeden halkına et yedirebilirsin. Diğerleri de örnek alarak belki eskiden olduğu gibi millete ucuz et yedirir de az da olsa kafası çalışır bundan sonra.

Yıllar önce hatırlarım. Muhalefette kalanlar hep söylenir dururdu. Neden dışarıdan para alınıyor. Burası tarım bölgesi. Yer altı madenlerimiz dünyaya bakacak kapasitede diye. Ha bire vururlardı kürsüden. Ne zaman iş kendi tarafına geçti borçlar silindi, her taraf sanki güllük gülistanlık gibi gösterildi. İşin esas ilginç yanı ise şimdi kapıda borç var. Yani borç yiyen kesesinden yer diyecekler. Peki bundan sonra yüzde kaç zam alacaksın ücretine düşün bakalım. Birazda sen düşün ki, belki kafan iyi çalışır.

 

 

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ

Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK / FETHİYE’NİN KÜLTÜR ELÇİSİ

Fethiye'nin Kültür Elçisi ve aynı zamanda kültür, sanat, edebiyat abidesi Sayın Ünal Şöhret DİRLİK, emekli bir eğitimcidir, yazardır, şairdir, gazetecidir, kitap ve kitapsever dostudur; şair ve yazarları destekleyen, yazma konusunda cesaretlendiren kadirşinas ve saygın bir dosttur.

Uzun yıllardır tanışırız; birbirimize karşı sevgi, saygı ve güzel dostluk duyguları besleriz.

Sayın Ünal Şöhret DİRLİK çok yönlü bir biyografiye sahiptir. Onu Mavi Didim Gazetesi okurlarıyla buluşturmak ve tanıştırmaktan büyük mutluluk ve haz alırım.

Musa DİNÇ: “Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? “

Ünal Şöhret DİRLİK: Nüfus ’ta 1938 doğumluyum. Fethiye’ye 23 km. uzaklıktaki İncirköy’de doğmuşum. 2007 yılında Fethiye Belediye Meclisi; Kültür Merkezi’ne yapılan kütüphaneye, oy birliği ile adımı verdi. Tören Çiftlik beldesinde İkamet eden Büyük Amcamın en büyük oğlu Eğitimci-Avukat Numan Dirlik de geldi. Kitaplık için yazdığı ve beni de tanıtan yazısında; şöyle yazıyordu: “Ben 1936’da Denizli Lisesi’nin 3. Sınıfına geçip köye geldiğimde, Şöhret beşikte hakır hakır gülüyordu: ”Yani beni askere akıllı gitsin, diye iki yaş küçük yazdırdıkları meydana çıkıyordu.1944/1945 öğretim yılında köyümüzde ilkokul açıldı. Öğretmenlerimiz sonradan benimde sınavlarına girip kazandığım Aksu Köy Enstitüsü mezunu idiler. Bize yararlı olmak için ellerinden geleni yaparlardı.

Musa DİNÇ: “Edebiyat aşkı ne zaman başladı?”

Ünal Şöhret DİRLİK: Bizim bitişiğimizdeki evde akrabamız bifr ninecik otururdu. Eskiden kalabalık bir aile imişler. Onların bir odasını bayan öğretmenlere kiraya verirlerdi. Anam rahmetli güzel masal anlatırdı. Bir de Halamın kızı Esma Abla İstanbul’da üç sene kadar kalmış, güzel okuyan biriydi. Anam öğretmenlere ve Esma Abla’ya roman okutmaya başladı. Komşumuz Hasan Çelik, Mersin taraflarında gardiyanlık yapmış, kitapları olan biriydi. Okuyacak kitap kalmadığında beni gönderip kitap seçtirirlerdi. Eşi Fatma Abla çok değerli bir komşumuzdu. Kahverengi boyalı bavulu açar seçtirirdi. Bazen şehre giden bayan öğretmenler de kitap getirirdi. Akşamları evde kitap dinlerken okuma merakım arttı. Bir de Aksu Köy Enstitüsü’nü kazanıp gidince ve oradaki büyük kitaplığa dadanınca, Okuma Salonu’ndaki dergileri okumaya başlayınca, yazma merakım da arttı. Önde okulun duvar gazetesinde, sonra Antalya’da yayınlanan Şelale Gazetesi2nde (1952)İlkyazı ve şiirlerim yayımlanmaya başladı. Okuma odasına gelen dergilerden Türk Folklor Araştırmaları, Göller Bölgesi öğretmenlerin yayın organı Demet, Gayret, Köy Postası, Köyün Sesi gibi dergilerde daha çok köy ve folklor yazılarıma yer vermeye başladılar. İstanbul’da öğrencilere yönelik Damla Dergisi’nin bu konuda yararlı olduğunu her zaman söyleyebilirim. Ama Köy Enstitüsünün kitapları rüyalarıma girer hâlâ. 80 yaşında yeni yayınlanan kitapların peşinde isem, çok beğendiğim bir kitabı ciltlemeye çalışıyorsam; Aksu’daki İş Bilgisi öğretmenim Rahmetli Musa Okay’ın sayesindedir. Onun cebinde mutlaka bir kitap olurdu.

Yayınlandığı yer Musa Dinç