17 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

“ENGELSİZ KÖY HAYALİMİZ DEVAM EDİYOR”

19 Ekim Muhtarlar Günü öncesi Didim Yöresi Engelliler Derneği (DİYED) kuruluşundan beri işbirliği içinde oldukları muhtarlarla bir araya geldi.

Geçtiğimiz hafta Genel Kurul yapan Engelliler Derneği eski yönetimin yeniden seçilmesi üzerine hem devam edecek işbirliğini görüşmek hem de 19 Ekim Muhtarlar günü kutlamak için kahvaltılı bir toplantıda buluştu.

Toplantıda bir konuşma yapan DİYED Başkanı Bedri Altıntaş, Didim’in bir çok yönle tanıtılması gerektiği belirttiği konuşmasında en önemli çalışmalardan olan ve kendilerinin de desteklediği Engelli Köyü projesi hayalinin devam ettiğini belirtti ve belediye ve  mimarlarla yapılan görüşmelerde konut ve işyerlerinde  ki engellerin kaldırılması konusunda tavsiyelerde bulunduklarını belirtti, yapılan kamu binalarında en az bir katın engelliler tarafından yardımsız kullanılabilecek donatıların olması konusundaki yasal mevzuatın uygulanmasını istediklerini.

 

Didim Yöresindeki engellilere ulaşırken işbirliği içinde oldukları muhtarların gayretiyle engelsiz bir kent olmak istediklerini mahallelerdeki bir çok engelliye muhtaralar marifetiyle ulaştıklarını, geçen ay yapılan genel kurulda yönetim kurulundaki üyelerin yeniden seçildiğini de söyleyen Bedri Altıntaş DİYED olarak  bundan sonrada Didim’deki engellilere yardımcı olmak için tüm gayretlerini sürdüreceklerini belirtti.

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 18 Ekim 2017 15:57

Yanmış Kadın Cesedi Su Yüzüne Çıktı

Yanmış Kadın Cesedi Su Yüzüne Çıktı

Didim’de Çamlık Mahallesi, Manastır Koyu mevkiindeki makilik alanda bulunan yanmış kadın cesedi, üzerinden kimlik çıkmadığı için; Kimliği ve yaşı belirlenmesi için İzmir Adli Tıp’a gönderilmişti. Kimliği belirlenen kadının Eylem Gülçin Kanık isminde, 37 yaşında bir kadın olduğu tespit edildi.

Yakalanma Kararı Varmış !

Daha önce televizyonda Show TV’de bir moda yarışma programına katıldığı öğrenilen Eylem Gülçin Kanık’ın hakkında çok sayıda yakalanma ve tutuklanma kararı olduğu için Yunanistan’a geçeceği yönündeki planı öğrenildi. İstanbul’dan yola çıkarak, Didim’den deniz yoluyla para karşılığı gayri yasal yollardan Yunanistan’a gitmek üzere Didim’e geldiği ve suç çetesinin genç kadına kendisine yardımcı olacaklarını söyleyip, parasını aldıktan sonra Eylem Gülçin Kanık’ı öldürdükleri anlaşıldı. Delilleri ortadan kaldırmak için çıplak bedenini yakıp, makilik alana bıraktıkları ortaya çıktı. Didim Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından, bölgedeki güvenlik kameralarının takibi ve yapılan kayıp başvurularının incelenmesi ile Eylem Gülçin Kanık’ın cinayeti aydınlatılarak suç çetesi çökertildi. Şüphelilerden 2’si Didim’de gece çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme kararı ile tutuklanırken, gözaltına alınan 3 şüphelinin işlemleri hala sürüyor.

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 18 Ekim 2017 15:57

Sonbahar’da Didim

Sonbahar’da Didim

Didim yaz aylarında gündüzleri deniz, kum, güneş ile bilinirken, akşamları ise; Müzik, dans, eğlenceleri ve özellikle sahilde her yerde görebileceğiniz alışveriş yerlerinden tutun yeme içme yerlerine kadar her yerin dolu dolu olduğu yazlık yer olarak tanınıyor. Yaz aylarında Didim’i tanıtan projeler gerçekleşirken, bu kez Didim’in Sonbahardaki haline tanıklık edeceğiz. Sonbahar-Kış aylarında Didim ’in bilinmeyen yönlerini kış güzellikleri çerçevesinde göreceğiz.

Didim’de ‘İlden İle Yurdun Sesi’

Meandros Derneği’nin ev sahipliğinde, Kanal B’de yayımlanacak olan Faruk Demir’in sunuculuğunda ‘İlden İle Yurdun Sesi’ adlı program için yapılacak çekimlerde, Sonbahar’da Didim’in konu alındığı tanıtım programı çekilecek. Yazın cıvıl cıvıl olan Didim’in Sonbahar-Kış aylarında sosyal yaşamı nasıl oluyor, Antik kentleri, köyleri ve bilinmeyen yönleriyle Didim’i daha yakından tanıyacağız.  3 gün boyunca çekimleri sürecek olan ‘İlden İle Yurdun Sesi’ programının çekim alanları olarak; Apollon Tapınağı, Milet, Akköy ve Didim’in köylerinde yapılacak gezintinin yanı sıra Altınkum’dan teknelerle koylarda da gezilecek. Meandros Derneği ile beraber; Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma Ve Dayanışma Derneği, Didim Rumelili Romanlar Derneği, Dimder Didim Müzik Derneği, Akbük Kültür Ve Çevre Derneği de program dahiline olacak.

Detaylar Kahvaltıda Açıklanacak

19 Ekim Perşembe günü saat 10.30’da D-Marin’de Key-f Restaurant’da düzenlenecek olan Kahvaltı toplantısında program ile ilgili detaylı bilgilendirme yapılacak. Meandros Derneği Başkanı Başak Kamacı Budak’ın gazetemize yaptığı açıklamaya göre; Aynı gün Muhtarlar Günü olması sebebiyle muhtarların da katılacağı toplantıda, Sivil toplum kuruluşları ve Basın mensupları da Kahvaltıda buluşup, programın genel akışının konuşulacağını söyledi.

 

Yayınlandığı yer Didim

ZEYTİNCİLİK GELİŞİYOR FABRİKA SAYISI ARTIYOR

Didim’de gelişen zeytincilikle birlikte zeytinyağı üretme ve sofralık zeytin işleme tesislerinin sayısı da her geçen gün artıyor.

Hafta başında kendi ürettiği zeytinleri sıkmaya başlayan Zeytin Ocağı tesisi de işletmeye açıldı.  Didim Ziraat Odası Başkanı Bahattin Gökdemir’e ait olan fabrikada kenid tarlalarında ürettiği zeytinler sıkılarak fabrika devreye sokuldu. Şimdilik sadece sıkın yapacak olan fabrika projesinde daha sonra gelişmeye entegre edilecek makine parkı içinde çalışmaları sürüyor.

Günlük 35 ton kapasiteli Kontini üretim tesislerinde soğuk sıkım yapacak olan fabrika  bugünden itibaren  zeytin üreticilerinin mahsullerini de kabul etmeye başlayacak.

 

Didim’deki Zeytinyağı fabrika sayısının 7’ye yükselmesi Didim zeytinciliğinin gelişmesiyle önümüzdeki günlerde yeni fabrikaların açılmasının da gündeme geleceğini belirten Fabrika Sahibi Bahattin Gökdemir  Didim’de halen 25 tane tescil edilmiş yağ markası var bu sayının artması yeni sitem makinelerle yapılan zeytinyağı üretimiyle Didim Türkiye’de zeytincilikte marka olabilecek potansiyele ulaşacak. Geçtiğimiz yıl arkadaşlarımızın fabrikalarında sıkımını yaptığımız yağı kendimizi şişeleyip etiketleyip  markamızı geliştiriyorduk, ancak bu seneden itibaren kendi makinelerimizde kendi markamızı üreteceğiz” diyen Bahattin Gökdemir; “tüm üreticilerimizin mahsullerini kendimizin yağındaki gösterdiğimiz özenle sıkacağız, böylece Didim’de daha fazla marka çıkabilir, makinelerimizin günlük 35 ton kapasitesinde olmasına rağmen Didim zeytinyağının kalitesini korumak adına bu kapasitemiz daha düşüreceğiz.  Hijyenik ortamda yapılacak üretimler Didim Zeytinyağı önce bölgenin markası ardından ülkenin ve devam etmesi halinde de dünya markası olabilem kapasite

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 18 Ekim 2017 15:56

HAFTA SONU MAÇLARININ GALİBİ TARAFTAR

HAFTA SONU MAÇLARININ GALİBİ TARAFTAR

Geçtiğimiz hafta sonu Didim’de oynana üç maçta 13 gol Didimli futbolseverleri  mutlu ederken takımların en büyük yardımcısı 12. Adam olarak tribünlerde oturan taraftar oldu.

Yenihisarspor, Sökegücü maçında müzik sitemi kurun Yenihisarspor taraftarları maç başlamadan önceden eğlenmeye başladı. Yenihisarsporlu Tayfun Akman, eşi Alev’le evlenme yıldönümlerini kutlayan mesajlı pankartı ardından tribünlerde  takımdaki oyuncuların aileleri taraftarlar müzikle coştular.

Maç boyunca tezahürat yaparak takımlarını destekleyen taraftarlar takımın her attığı golde heyecanlarını göstererek yanlarında olduklarını sahaya yansıttılar.

Ardından saat 15,00’de başlayan Didimspor  Güzelçamlı maçında destek tezahüratları ile başlayan taraftarlar, maç boyunca  bol gollü geçen mücadelede hop oturup hop kalkarak desteklerini gösterdiler.  Didimspor taraftarının desteği Atatürk Stadyumundaki Didim Belediyespor , Germencikspor maçıyla çakışmasından dolayı azalsa da sahaya büyük ölçüde yansıdı.

Didim Belediyespor’un liderlik yarışında kopmasını istemeyen taraftarlar 5. Maçta tam kadro  ve hiç susmadan destek verdiler, maç öncesinden başlayan taraftarlar yönetim kurulu tarafından kaşkol dağıtılırken,  gençler davullarla ve şarkılarla sürekli tezahürat yaptılar.

Adnan Menderes Üniversitesi Didim Meslek Yüksel Okulu öğrencilerinin çoğunlukta olduğu Didimliler taraftar gurubu “en çok sahaya yansıyan sloganları “haydi şimdi haydi şimdi gol” ve Bu takım busene bölgesele çıkacak” tezahüratları tüm Didimliler tarafından alkışlandı.  Maç sırasında yapılan hakem hatalarında naif sloganlarla karşı çıkan taraftar  Didim Atatürk Stadında özlenen taraftar desteğini görmüş oldu.

Tribünlerin sağında ve solunda oturanların karşılıklı attığı sloganlar ile motive olan oyuncuların sahada ki performanslarının da arttığı gözlemlendi. Tribünlerdeki tezahüratlarla zaman zaman destek alan Didim Belediyespor yöneticiler taraftarın stadyumda olmasından memnun oldular.

Didim Belediyespor’un en eski taraftarlarından olan Mimar Doğan Ersoy’da maçı saha içinden seyretti Doğan Ersoy tekerlekli sandalyesiyle geldiği maçta atılan her golde sevinirken yapılan her hakem hatasında üzüntüsünü belli etti.

Mavi Beyazlı Didim Belediyespor  kaşkolüyle maçı sonuna kadar izleyen Ersoy’un saha içinde bindiği araçla geçmek istediği engelli rampasının usulüne uygun olmadığı gözlendi ve yardım almadan saha içine engelli aracının girmeyeceği gözlendi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

Gündemde Müftülerin Resmi Nikah Kıyma Yetkisi

Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı çalışan müftülere, yeni kanun tasarısında resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi gündemi meşgul eden önemli konulardan biri oldu. Duruma kayıtsız kalmayan Chp Genel Başkanlığı’nın başlattığı ‘Müftülerin Resmi Nikah Kıyma Yetkisine HAYIR !’ imza toplama kampanyası Türkiye’nin her yerinde imzaya açıldı. Didim’de de CHP Kadın Kolları Başkanı Figen Çakmakgil’in başkanlığında 18 Ekim Çarşamba günü Didim Merkez Camisi önünde stand açılarak, imzaya açılan metnin içeriği hakkında Didim halkı bilgilendirildi. Gün boyunca süren imza kampanyası 20 Ekim Cuma günü de Akbük Pazar yerinde faaliyet gösterecek.

‘‘Toplumsal Barış Bozulacaktr’’

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamına ve TBMM Başkanlığı’na gönderilmek üzere, "Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Tasarısı" içeriğinde geçen, "Müftülüklere Resmi Nikah Kıyma Yetkisi verilmesine ilişkin" yasanın geri çekilmesini talep etmek için imza toplanıyor. Tasarının geri çekilmesini talep eden imza toplama kampanyası gün boyunca devam ederken, tasarının geri çekilmesi için evrakta bildirilen gerekçeler şu şekilde: ‘‘Yasa tasarısına aşağıda belirttiğimiz nedenlerle, HAYIR! Diyoruz.

Müftülüklere resmi nikah kıyma yetkisinin verilmesi,

Anayasa'nın değişmez ilkelerinden "Laiklik İlkesi"ne aykırıdır.

Kanun önünde herkes eşit olup, "Eşitlik İlkesi"ne aykırıdır.

Medeni kanun ile elde edilen hakları ihlal edeceğinden, Medeni Kanun'a aykırıdır.

Bu yasanın geçmesi halinde;

Toplum kutuplaşacak ayrıştırılacaktır.

Toplumsal barış bozulacaktır.

Denetimsiz imam nikahı toplum içinde meşrulaşacak,

çocuk evlilikler artacaktır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşları olarak bizler,

Tasarının GERİ ÇEKİLMESİNİ talep ediyoruz.’’

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 18 Ekim 2017 15:53

Kaybolmaya Yüztutan Bir Meslek

Kaybolmaya Yüztutan Bir Meslek

Eskiden en gözde mesleklerden biri olan saat tamirciliği, günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek haline geldi.  Babası saat tamircisi olan erkek çocukları, babasının yanında çıraklıktan yetişir ve zamanı geldiğinde baba mesleği olarak kendisi de geçimini saat tamirciliğinden sağlardı. Teknolojinin gelişmesiyle yılların eskittiği bir meslek haline gelen saat tamirciliğinde hala bu işi yapan tamirciler bulmak zorlaştı. Fakat nadirde olsa saat tamiri ile geçimini sağlayan, ömrünü bu işe vermiş kişiler hala var. Ergin Kıray‘ da bunlardan biri.

1960’dan beri ayakta duran Kıray Saat ilk dükkanını Lüleburgaz’da açtı. Sonrasında babadan oğula geçen meslekte Ergin Kıray 1992’den beri kendi saat tamiri dükkanını işletiyor. Yılların verdiği tecrübeyle mesleğine hakim olan ve işini severek yapan Ergin bey gazetemize yaptığı açıklamada; ‘‘Piyasada ucuza satılan saatler arttığı için, mesleğimiz  teknolojiye yenik düşüyor. Günümüz teknolojisinde çoğu insan artık saatleri bozulduğunda tamir ettirmek yerine yenisini alıyorlar. Bu durum saat tamircilerine olan gereksinimi azalttı haliyle. Öte yandan özellikle erkeklerde daha yoğun olmak üzere hala saat tutkunları var. Çünkü erkeğin tek aksesuarı saati oluyor bu yüzden kaliteli bir saat alıp, yadigar olarak kullanmayı tercih ediyorlar. Mesleğimiz her ne kadar kaybolmaya yüz tutan bir iş olsa da; Üyesi olduğum Didim Esnaf Ve Sanatkarlar Odası’nın da kaybolmaya yüz tutmuş mesleklere, destek olma projesi var. Bu durum bir nebze de olsa bizler için umut taşıyor. Biz de saat tamirciliği mesleğini yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz.’’ Esnaflıkta önemli olanın güleryüz olduğunu vurgulayan ve önceliğinin müşteri memnuniyeti olduğunu dile getiren Ergin Kıray mesleğini artık Didim’de icra ediyor.

 

Didim’de, saat tutkunlarının yeni gözdesi olan ‘Kıray Saat’ de, bozulan saatlerinizi çok uygun fiyatlara tamir ettirebilirsiniz. Ayrıca saat temizliğinizi ücretsiz olarak yaptırabilirsiniz. Bu sevimli dükkanı Çinko Pasajında görebilirsiniz.

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 18 Ekim 2017 15:52

FETÖ Operasyonları Devam Ediyor

FETÖ Operasyonları Devam Ediyor

Türkiye’nin birçok kurumuna yerleşen FETÖ Bölücü Terör Örgütü üyeleri, Türkiye’nin her yerinden yakalanmaya devam ediyor.

FETÖ/PDY Terör Örgütü 15 Temmuz 2016 tarihinde, ülkedeki iktidarı ele geçirmek için darbe girişiminde bulunmuş, girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. FETÖ/PDY Terör Örgütünün ayıklanmasına yönelik operasyonlar devam ediyor.

Aydın Valiliği’nden gelen açıklamaya göre; FETÖ/PYD Terör Örgütüne yönelik yapılan mücadelede, ilimizde toplam 2.878 kişi hakkında adli ve idari işlem yapıldığı bildirildi.

Ayrıca 302 şahıs hala aranıyorken; bunun yanı sıra 1089 şahıs, tutuklu, 1197 şahıs Adli Kontrol, 506 şahıs serbest ve 72 şahıs başka illere sevk edilirken, 14 kişinin hala gözaltında olduğu yönünde açıklama yapıldı.

Bugüne kadar Kararname ile Kanun Hükmünde FETÖ/PYD Terör Örgütü ile bağlantısı bulunup, görevden ihraç edilip, uzaklaştırılan Kamu Personel sayısı ise; 1082 Personel İhraç edilmiş ve 311 Personel görevden uzaklaştırılmıştır.

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 18 Ekim 2017 08:05

NEREYE VARACAĞIZ !..

NEREYE  VARACAĞIZ !..

Siyasetin cilvesi  bu olmamalı,

Siyaset süreklilik ister,

Siyaset istikrar ister,

Öncelikle  ilkeli olmayı gerektirir.

Bizde öyle mi,

Elbet gönlümüz öyle olmasını ister ama ne yazık ki hayır.

Kazandırır mı,

Yıllardır görüyoruz,kazandırmadığını,

Hala aklımızı başımıza toplayamadık,

Kayıkçı kavgasına devam.

Benim ilkelerim beni bağlar ve kararlılığım her yerde ve herkese karşı aynıdır,

En azından  arkadaşlarımda beni öyle kabul etmelidir,

Bu gün  kaybeden ben miş gibi gözüküyor ama yarınlar bizim için olduğunu unutmayalım.

Bu gün yarışıyormuş gibi gözükse de her şey o meşhur koltuk,rant ve çıkar içindir.

Bu nedenle başarı yollarda sürünmekte.

*****************************

Bu gidiş varacağı yer ise,

2019 Türkiye Cumhuriyetinin kader yılı,

2019 Kasım ayı belki de Cumhuriyetin miladı olacak,

Öyle gözüküyor ki  bu konuda kararlı olan bu güne kadar  hep kazançlı olmayı başaranlardır,

Hedefleri belli,kararları belli,

Sonuç almak için yöntemleri farklı,

Her şey onlar için mubah,

Onlar için yeter ki başarmak olsun ,

Uzağa gitmeye gerek yok,

7 Haziran, 1 Kasım,16 Nisan ayan beyan ortada iken Cumhuriyet için ,Demokrasi için,Milli irade için diyenler hala sen ben yarışı  içindeler,

Şöyle olursa ,bu böyle olur,

Yok öyle değil de böyle olursa şunu şöyle kazanırız,

Yok be kardeşim yok,

Sen kayıkçı kavgasına devam edersen  “ …atı alan üsküdarı geçer …”

Bak buradan söylüyorum,

1-OHAL ile  yarışa girilirse  baştan kaybetmeyi kabul etmiş olursunuz,

2-Milli iktidar,milli hükümet diyenler kulağınızı ve gözünüzü açın da  Milli olmayan biriyle bu seçime giderseniz yine kaybetmeyi baştan kabullenmiş olursunuz,

3- Tüm kamuoyunun  kabul buyurduğu,% (60-70)’  leri kucaklayacak Demokrat,Laik,Cumhuriyet değerlerini içselleştirmiş  ATATÜRK devrim ve ilkelerini savunan biriyle girmezseniz yarışa yine baştan kaybederseniz.

4- Herhangi bir partinin temsilcisi olmayıp Cumhuriyetin,Parlamenter Demokrasinin  ve Milli iradenin temsilcisi olan birisiyle girilmesi gerekmektedir.

Yoksa VARACAĞIMIZ YER HEDEF 2023 değil 2019 olur.

Bu ilkelerle birlik ve beraberliği ortaya koyarsak kazanan Parlamenter Demokrasimiz, Laik Cumhuriyetimiz ve Kemalizm olacaktır…

Yayınlandığı yer Ünsal Yalçınkaya
Çarşamba, 18 Ekim 2017 08:05

Saman nereye uçtu?

Saman nereye uçtu?

Canlının yaşayabilmesi için enerjiye ihtiyacı var. Sağlıkçılar bunu çok iyi bilirler. İnsanın en büyük enerji kaynağı ise kırmızı ettir. Hücrelerin yenilenebilmesinden tutun, enerji sağlayacak olan enzimlerin hızlanması için en büyük ihtiyaç maddesi ettir.

Gelelim şimdi bu memleketin et meselesine. Biz okulda okurken anlatılanlardan anlaşılacağı üzere, hayvancılık konusunda bir çok ülkeden ileri durumdaydık. Anlaşıldığı üzere en başta hayvancılık ve çiftçilik bu ülkenin ana görevlerinin başında gelmekteydi. Peki bu ülke et konusunda neden bu hale geldi diye sormak gerekiyor. Bu ülkenin et ihtiyacının karşılanmaması tamamen siyasetçilerin düşüncelerine endeksli olduğunun kanısındayım. Bir ülkede ne kadar fazla üretim sağlarsanız, o kadar ucuz mamulü halkınıza yedirirsiniz. İkincisi ise, ihtiyaçların karşılanması tamamen devletin görevidir. Köylüye ve üreticiye hayvancılık yeniden teşvik edilerek, bu işin hızlandırılması sonucunda et fiyatlarının düşerek, her kesimin kullanabileceği konuma gelmesi demektir.

Biz hatayı başta yaptık. Tarım ülkesi olan bu memleketin tarım arazilerini ektirmedik. Ekime müsait alanların ekilmemesi için elimizden geleni yaptık. Başta çiftçinin kullanacağı mazotu fahiş fiyatlardan satarak, tarlasının işlememesi için zemin hazırladık. Fakat ne yazık ki, yatlara neredeyse maliyetinin altında ve düşük vergilerle mazot verilmesini destekleyenler bu ülkenin kaderini çizmeyi sonunda başardılar. Pahalı mazot ve diğer etkenler sonucunda toprağını ekemeyen köylü ve çiftçilerimiz elinde olan hayvanına yedirecek yemi bulamadı. Bulduğunu ise, mazotun pahalı olmasından dolayı alamadı. Devlet de bu işi dışarıdan saman ithal ettik. Söylenenlere göre beş bin ton civarında. Bunu getirirken öpücükle almadık. Yerine döviz vererek sağladık. Bu samanın üzerinden birileri kasasını doldurdu.

Baktık ki bu iş olmuyor, bakanlık aldığı bir kararla, dışarıdan et ithalini serbest bırakarak, değişik şekillerde et ithal etmek için kollarını sıvayarak, anlaşmalara imzasını attı. Eti Sırbistan’dan getirmeye karar verdiler sonunda. Ben şimdi nasıl merak etmem. Bunca alınan saman nerede? Kimler yedi ve kimler tarafından yedirildi? Kayboldu bu alınan samanlar ortadan. Şimdi bakınca ortada ne saman var, ne de onu yiyecek sığır. Yine işin belasını hayvancılık yapanlar ile et tüketmek için parası olmayan halk çekecek.

 

Sadece bu değil. Sayın Bakan geçenlerde açıkladılar. Bu fiyata satılan eti halkın  büyük bölümü alarak tüketemez dediler. Haklılar elbette. Bu fiyatlarda eti almak için her birinin maaşlarına % 300 zam yapılması lazım. Bu olmayacağına göre, hiçbir dar gelirli et alarak tüketmesi mümkün değildir. Daha doğrusu söylenen bu sözler akıl karıştırıyor. Başka bir söylemde bir başka yetkili ise, insanların aklıyla alay edercesine, enflasyonun 2018 tarihinde yeniden tek haneye döneceği müjdesini verdiler. Bu şu anlama geliyor. Önümüzdeki yılda da enflasyona göre maaş zamları belirlendiğinden siz yine % 2 veya 3 oranlarında ancak zam alırsınız deniliyor. Bu kadar önümüzü iyi gördüğümüze göre, bu sefaletle, dar gelirlilerin ömrünün ne kadar kaldığını da aile bakanlığı bilir diye düşünüyorum.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ