17 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Tüm Emekliler Sendikası Kanser Haftasında Seminer Düzenlendi

Kanser haftası sebebiyle, ‘Tüm Emekliler Sendikası’ Didim Şubesi, Belediyesi Düğün Salonunda saat 14:00’de Meme Kanseri konulu bir seminer düzenledi. 1 saat süren seminerde ağırlıklı olarak Didim’in emekli kesimi katılıp, yoğun ilgiyle konuşmacıları dinledi.

Semineri başlamadan önce yeni bir sendika olan Tüm Emekliler Sendikası Didim Şube Başkanı Asaf Pınarbaşı, emeklilerin sendikası olmaz düşüncesini yıkarak mücadelenin her yaşta devam etmesi gerektiğini ve sağlık seminerleri dizsinin ilkini gerçekleştirdiklerini bunların devam edeceğini belirtti.

Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğü Eğitim Şubesi’nin katkılarıyla gerçekleşen seminer Serpil Çimen sunuculuğunda gerçekleşirken, konuşmacı olarak ise; İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Kemal Subaşı, Toplum Sağlığı Merkezi Eğitim Şubesi Hemşiresi Sevgi Gürdal ve Esma Güleç’in yaptığı slayt gösterisi eşliğinde bilgilendirme konuşmasıyla, sonrasında da soru cevap şeklinde soruları yanıtlayarak Didimlileri meme kanseri konusunda bilgilendirildi.

Meme kanserinin belirtileri, sebepleri ve teşhisleri üzerine uzun konuşmalar gerçekleştirildikten sonra, Didimlilerin soruları üzerine konuşmacılar detaylı bir şekilde soruları yanıtlayıp, Didimlileri tedbir amaçlı tahlil yaptırmaları için Toplum Sağlığı Merkezlerine davet ettiler. Erken teşhis yapıldığı takdirde önüne geçilebilecek bir hastalık olduğu belirtilen meme kanseri için; düzenli beslenme ve hareket etmenin önemini vurgulayan konuşmacılar hastanelerde gerekli tahliller yapılmasıyla beraber ayda 1 mutlaka gerekli yöntemlerle memelerin kontrol etmesinin önemini vurguladılar.

Kadınlarda en sık görülen hastalık olarak bilinen meme kanseri hemen oluşmuyor. Sinsi bir hastalık olan meme kanserinin oluşum süreci 7 yıl gibi bir zaman alıyor. Bu sebeple erken teşhis çok önemli. Meme kanserinin en belirgin belirtilerini sıralayan Sevgi Gürdal; ‘‘Meme kanserinin en önemli etkenlerini; Beslenme şekli, genetik ve yüksek oranda tütün ve alkol tüketimi olarak sıralayabiliriz. Kendimize iyi bakmadığımız için, sağlıksız beslenip hareketsiz kaldığımız için sağlık ocaklarında ve hastanelerde hasta sayıları oldukça fazla. İlerleyen yaşlarda ve fazla kilolarda daha sık rastlanan meme kanseri için erken teşhis çok önemli. Yiyeceklerde doğru kullanım şekliyle beraber meyveye, salataya ve sebzeye ağırlık vermeliyiz.’’ Dedi.

Hareketsiz kalmanın da kanser için en büyük davetiyelerden biri olduğunu vurgulayan Gürdal, konuşmasına şu şekilde devam etti: ‘‘Yürüyüş yapmak çok önemli. Birçok hastalıktan doktora gittiğinizde size hepsi aynı şeyi söylüyorlar: ’Yürüyüş.’ Bu yüzden ne kadar bilgilenir, önlem alırsak o kadar sağlıklı bir yaşam süreriz.’ Dedi.

Seminer sonunda, seminere katılan kadınlara meme kanseri sembolü olarak bilinen pembe renk çiçekler dağıtıldı.

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 26 Ekim 2017 15:45

Ak Parti Endişeli

Ak Parti Endişeli

“YENİ İMAR YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMALARINDAN ENDİŞE EDİYORUZ!...”

Ak Parti Didim Başkanlığı dün bir basın toplantısı düzenleyerek yeni imar yönetmeliğinin Didim’de yanlış uygulamalara neden olmasından duydukları endişelerini paylaştılar.

Parti binasında yapılan basın toplantısında İlçe Başkanı Cenk Ünlü, 94. Kutlanacak olan Cumhuriyetin kuruluş bayramını kutladı ve Atatürk’e ve şehitlere şükranlarını sundu.

Ünlü konuşmasında şunları söyledi: “ bu yıl 94. kez kutlayacak olduğumuz 29 Ekim Cumhuriyet bayramını kutluyoruz. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal'in Türk Milletine en büyük armağanı olan Türkiye Cumhuriyet'i Devletinin ilelebet payidar olmasını dilerken, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve aziz şehitlerimizi şükranla anıyoruz.

Bu noktada bir teşekkürde bu basın açıklaması nedeniyle yerine teslim etmemizde fayda var. Bildiğiniz üzere geçen hafta Ak Parti Aydın Milletvekilimiz Mehmet Erdem Bey, ilçemize Didim Devlet Hastanesi 75 ek yatak yatırımının müjdesini vermişti. Bu yatırımla ilçemiz Devlet Hastanesinin yatak kapasitesi 125 yatağa çıkacak olup hekim sayısı da bu oranda artacaktır. Bu yatırıma vesile olan başta Ak Parti Aydın Milletvekillerimiz  Sayın Mehmet Erdem, Abdurrahman Öz,  Mustafa Savaş,  Sağlık bakanımız  Sayın Ahmet Demircan’a  Sayın ekonomi bakanımız Nihat Zeybekçi‘ye, İl Sağlık Müdürümüz , Kamu Hastaneleri Birliği Aydın genel sekreterine ve Didim Devlet Hastanesi Yönetimine İlçemize bu önemli yatırımı kazandırdıkları için teşekkür ederiz.

Bugün burada toplamamızın en önemli sebebi önümüzdeki günlerde Didim'in gündemini meşgul edecek olan yeni yürürlüğe giren imar yönetmeliği ve Didim inşaat sektörü sorunlarıdır. İlçemiz ekonomisini oluşturan sektörler değerlendirildiğinde inşaat sektörü lokomotif sektör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sektörde yaşanacak olan sıkıntılar, Didim ekonomisinin geneline silsile yoluyla sirayet edecektir.”

İlçe Başkanı Cenk Ünlü’nün ardından Ak Parti Belediye Meclis üyesi Mimar Şakir Saruhan söz alarak,   planlı alanlar tip imar yönetmeliğinin kesinleşmiş son şekli  1Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini. Bu yönetmeliğin birkaç eksiklik dışında gayet açık ve anlaşılır bir yönetmelik olduğunu, net ifadeler içeren yeni yönetmeliğin uygulanması noktasında,  daha önceki tecrübelerine dayanarak Didim Belediyesi’nin   yorum hatalarının ve tutarsızlıklarının devam etmesinden endişe duyduklarını belirtti.

Saruhan yönetmelikle kaygılı endişelerini şu sözlerle açıkladı: “ Karşımıza çıkacak en bariz sıkıntı, yönetmeliğin çatı ve balkon alanlarının uygulamasıyla ilgili olacaktır. Yeni tip imar yönetmeliğinde Çatıların, civarındaki cadde ve sokakların mimari karakterine, yapılacak binanın nitelik ve ihtiyacına uygun olması şarttır ifadesi ile çatıların nasıl olması gerektiği ile ilgili tartışmaya gerek kalmaksızın kesin bir ifade bulunmaktadır.Konunun meclis gündemine taşınmasına bile gerek olmayan civarındaki cadde ve sokakların karakterine uygun olarak yapılaşma sayısına bakılmaksızın yapılması gerekliliğini kesin bir dille ifade eden yönetmelik maddesine rağmen konunun mecliste görüşülmesi ile bir sonuca varılamayacağı aşikardır.  Farklı bir uygulamaya gidilmek isteniyorsa da bu konunun plan notu değişikliği ile yapılması şarttır ki bu durumda önce plan teklifinin hazırlanıp belediye meclisine sunulması gerekmektedir. Alınan meclis kararının hiçbir yasal dayanağı olmayacaktır çünkü bunun plan notuna işlenmesi gerekmektedir.Aksi bir durum sürecin uzaması dışında bir fayda sağlamayacaktır ki bu da inşaat sektörünü olumsuz uzunca bir süre etkileyecektir. Yönetmelik açık olmasına rağmen meclis ve inşaat sektörü oyalanmak istenmektedir.” Dedi.

Meclis Üyesi Mimar Şakir Saruhan, Didim Belediyesinin konuya duyarlı bir yaklaşım sergilemesini beklediklerini ve geçmişte yapılan hatalar tekrar yaşanmamasını istedi ve örnekler vereceği bazı imar uygulamalarının önümüzdeki süreçte benzerlerini yaşamamasını diledi.

Saruhan ; Çatılardaki kulaklar bizim verdiğimiz önerge ile kaldırılmıştı  fakat çok kısa bir süre sonra CHP grubunun verdiği önerge ile MHP grubundaki bazı meclis üyelerinin de evet vermesiyle bizim ret vermemize karşılık anlamsızca geri getirildi. Şu an yapılaşmada hem kulaklı çatılar var, hem kulaksız çatılar var, şimdi bir de bunların yanına dört tarafa kırma çatı ekleyip, zaten mimari yönünden kimlik problemi olan bir şehre yeni bir kargaşaya sebep vermeyelim.

2013 yılında çıkan  ve 2017 yılına kadar süresi uzatılan Tip İmar yönetmeliği emsal hesabı kısmında hiçbir değişiklik yapılmamasına karşın Didim belediyesi emsal hesabı değişikliğine gidildi. Belediye yönetimi her yere yazarak  26 ağustos gibi kendince bir tarih belirleyip, emsal hesabını değiştirerek birçok insanı mağdur etmişti ve yine aynı belediye  kendi belirlediği bu tarihe uymayıp bu tarihi yılbaşına kadar uzatmış fakat bunu yazıyla duyurma ihtiyacı duymamıştır.” Dedi.

Mimar Saruhan açıklamasının son bölümünde ; “Yine 2017 yılında da  eski imardan  yani emsal kısıtlamasına gidilmeksizin kimi kişilere imar durumları verilerek  haksız rekabet yaratılmıştır. Sonuç olarak kimi kişilere emsal kısıtlamasına dikkat edilmeden ruhsat verilmiş aynı şartları sağlayan başka kişilere ise emsal kısıtlaması yapılmıştır.

Bir başka problemli uygulama da imar durumu belgeleriyle ilgilidir. Vatandaşın bir ay önce yönetmelik uzarsa diye eski yönetmelikten alınan imar durumlarından yeniden ücret alınmaktadır. Halbuki imar durumları bir yıl geçerlidir bu ücretin alınması haksızlıktır.

Bu sıkıntılar kolaylıkla önüne geçilecek hadiseler, ancak ilçemizin imar problemleri ile ilgili kalıcı çözümler üretmek, bölgemize özgü yeni plan yönetmeliğinin hazırlanması gerekmektedir.” Dedi.

Saruhan sözlerini: “Geçen yılda bu konular ile ilgili bir basın toplantısında büyükşehir belediye başkanını ve oradaki meclis üyelerini uyardık. Bakanlık her ile göre plan düzenlemez , hangi ilde sorun var ise bu sorunları çözmek büyükşehir'in işidir.  Yöreye özgü plan yaparak gerekli yerlerden onay alınmalıdır. Büyükşehir göreve geldiği günden beri bu konuda hiçbir adım atmamıştır kendi planını yapmamıştır. Tüm belediyeler toplansa sorunlar dinlense , ortak yöreye  özgü bir plan yapılsa uygun olmaz mıydı? Bundan belediye başkanı sorumlu olduğu kadar, büyükşehir meclis üyeleri de sorumludur” diyerek bitirdi ve Büyükşehiri zaman geçmeden göreve çağırdı.

 

Yayınlandığı yer Didim

Didim Yelken ve Yat Kulübü Öğrencileri Didim’i Temsil Edecekler

Türkiye Yelken Fedarasyonu’nun (TYF) düzenlediği Cumhuriyet Bayramı Bölge Kupası Yarışları 26-29 Ekim tarihleri arasında Fethiye’de gerçekleşecek.

Türkiye Yelken Fedarasyonu’nun 2017 faaliyet programı çerçevesinde düzenlediği, 26 Ekim’de başlayan ve 29 Ekim’de sona erecek olan Cumhuriyet Bayramı Bölge Kupası Yarışları Fethiye’de gerçekleşecek. Yarışmaya 200’e yakın sporcu katılım sağlarken; aralarından 7 lisanslı sporcu da yarışmaya Didim’den katıldı.

Didim Yelken ve Yat Kulübü’nden Leyla Kantarcı’nın başkanlığında, 6 kişi optimist branşında, 1 kişi de laser branşında olmak üzere toplam 7 lisanslı sporcu Cumhuriyet Bayramı Bölge Kupası Yarışlarına katıldı. Didim Yelken ve Yat Kulübünden yarışmaya katılan sporcular: Demiralp Altınöz,(optimist) Ada Kamacı, (optimist) Jansep Sarp, (optimist) Arda Çetik, (optimist) Irmak Atak, (optimist) Nazlı Delen Yungül (optimist) ve Bilge Kaan İnan (laser) olmak üzere 7 lisanslı sporcu Fethiye’de gerçekleşecek olan Cumhuriyet Bayramı Bölge Kupası Yarışları’na katılmak üzere Didim’den ayrıldı.

Didim Yelken ve Yat Kulübü öğrencileri daha önce de Türkiye Yelken Fedarasyonu’nun düzenlediği Optimist Denizkızı Kupası Yelken Yarışlarına katılmıştı. Şimdi de Ekim sonunda gerçekleşecek olan ve 2017’nin son yarışı, aynı zamanda 2018’in ilk yarışı olarak değerlendirilen Cumhuriyet Bayramı Bölge Kupası Yarışları’nda Didim Yelken ve Yat Kulübü lisanslı öğrencileri Didim’i temsil edecekler.

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 26 Ekim 2017 15:44

Bakanlıktan Amatör Takımlara Cansuyu

Bakanlıktan Amatör Takımlara Cansuyu

Gençlik ve Spor Bakanlığı ülke genelinde  amatör takımlara malzeme desteği verdi. Bakanlığın bu desteği geçtiğimiz gün Aydın Kapalıspor salonunda takım yöneticilerine teslim edilen yardımların içinde 20’şer adet Eşofman, Çanta ve yağmurluk  bulunuyor.

Aydın’da Vali Yavuz Selim Köşger ve , Aydın Gençlik Spor il Müdürü Sayın Bekir Çeker ile  Aydın Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Sayın Hasip Arıkan’ında bulunduğu teslim töreninde Didimspor’un yardım paketini Kulüp Başknaı Kadir Akar ve Anrtrenör Alparslan başkaya birlikte aldılar.

 

Didimspor yöneticileri Bakanlık tarafından takımlara yapılan bu yardım için teşekkür etti ve “Amatör kulüplere yapılan bu yardımlar takımların moral ve motvasyonu yükseltirken, bakanlığın bizler görmesi de ayrıca memnuniyet verici” dediler.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 26 Ekim 2017 15:42

Gol Şöleni Bekliyoruz !

Gol Şöleni Bekliyoruz !

Didim’in gözdesi olan 3 takım,  yine (29 Ekim 2017) Pazar günü ard arda çıkacakları sahadan Didimli futbol severlere  şölen yaratarak ayrılmaları bekleniyor.

Pazar günü  ilk Maç Yenihisarspor ile  Söke Gençlikspor arasında oynanacak ve saat 13’te başlayacak. Geçtiğimiz hafta şanssızlık yaşayarak Güzelçamlıspor’a yenilen Yenihisarlıların haftayı sıkı antrenmanla geçirdikleri ve konuklarını puansız olarak göndermeleri bekleniyor.

Futbolseverleri tercih yapmak zorunda bırakan Didimspor ve Didim Belediyespor maçlarının ikisinin de saati 15,00.  Taraftarlar bu durumun düzeltilmesini isterken takımlardan birini tercih zorunda bırakılmalarından rahatsızlar.

Didimspor’un rakibi gurubun en zorlu takımlarından ve özellikle holigan taraftarı bulunan Davutlar Belediyespor. Didimspor bu maçta hem taraftar desteği bekliyor hem de haftayı çalışarak geçirmelerinin semeresini alarak gurupta Davutlar Belediyespor’un yerine liderlik koltuğuna oturmayı amaçlıyorlar.

Didim Belediyespor yenilmezlik unvanını bırakmamak için çalışmalarını çift antrenmanla sürdürüyor. Gurubun en alt sırasında bulunan Kuşadası Trabzon Gücü’nü rahat yenebilmeyi planlıyor.

 

Hafta boyunca Didimlilerden büyük destek gören Didim Belediyespor futbolcuları antrenmanlara devam ederken yöneticilerde “Takımına Sahip Çık” kampanyasını yürütüyor ve Didimlileri ziyaret ederek kaşkol ya da formalarını teslim etmeye devam ettiler.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 26 Ekim 2017 08:50

TURSAB BYK’LARI ÇANAKKALE’DE BULUŞTU

TURSAB BYK’LARI ÇANAKKALE’DE BULUŞTU


Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Didim Bölgesel Yürütme Kurulu (BYK) Başkanı Aylin Bal Başkanlığında Çanakkale’de düzenlenen TÜRSAB 22. Dönem 4. Genişletilmiş Bölgesel Yürütme Kurulu Toplantısı’na katıldı.

Türkiye’de faaliyet gösteren 38 TÜRSAB Bölgesel Yürütme Kurulu, Çanakkale Kolin Otel’de bir araya geldi. 2018 yılının Troia Yılı ilan edilmesi dolayısıyla  Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Onur Gözet, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve Troia Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan’ın konuşmaları ile 2018 Troia yılı lansmanı gerçekleştirildi.

Söz konusu etkinliğin sonrasında düzenlenen 4. Genişletilmiş Bölgesel Yürütme Kurulu toplantısı açılışında, Çanakkale-Körfez BYK Başkanı Turgay Kılıç, TÜRSAB Genel Sekreteri Çetin Gürcün, Yönetim Kurulu üyesi Davut Günaydın’ın konuşmalarının ardından, Sayman Üye Numan Olcar bir sunum gerçekleştirdi.

Toplantı  TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’un açılış konuşması başladı.

Toplantıya, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Hakkı Yüksel, Kerim Çavuşoğlu, Rıza Gençay ve Burak Tonbul ile Denetim ve Disiplin Kurulu Üyeleri, Didim BYK Başkanı Aylin Bal’ın da aralarında bulunduğu BYK başkanları ve Yürütme Kurulu üyelerininden oluşan yaklaşık 350 kişi katıldı.

20-22 Ekim 2017 tarihleri arasında Çanakkale Kolin Otelde gerçekleştirilen “4. Genişletilmiş BYK Toplantısı”nda Birlik Yönetim Kurulunun sürdürmekte olduğu çalışmalar ve girişimler yürütme kurullarına aktarılmakla beraber üyelerin görüş ve önerileri de değerlendirildi. Söz konusu bilgilendirmelerin yanı sıra bölgelerin proje ve sorunları hakkında da fikir alışverişinde bulunuldu.

 

Yayınlandığı yer Didim

TREN Brasserie’de Cumhuriyet Bayramı Kutlaması

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimini ilan etmesiyle, milli bayramımız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı her yıl okullar ve bazı kurumlarca, çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu etkinliklerde faaliyet gösterecek mekanlardan biri de TREN Brasserie oldu.

Didim’deki D-Marin’de bulunan Tren Brasserie, Cumhuriyet Bayramını birlikte kutlamak amacıyla  29 Ekim 2017 Pazar günü, 23:00’de kapı açılışı yapılacak şekilde, gece 00:00‘da olmak üzere yeni bir DJ etkinliği düzenliyor. DJ performansıyla başlayan gecede eğlence uzun süre devam edecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olması sebebiyle girişlerin ücretsiz olacağı kulüpte, Tren Brasserie’ nin Pazar gecesi misafiri; Daha öncede konuk ettiği, gece hayatının sevilen bayan Dj’lerinden biri olan DJ Vanessa Moreno olacak.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 26 Ekim 2017 08:47

Koç Ha­ne­dan­lı­ğı

Koç Ha­ne­dan­lı­ğı

KOÇ de­di­niz mi ak­lı­nı­za gel­me­sin davar sü­rü­sü­nün da­mız­lık er­ke­ği...​Bizim dile ge­tir­di­ği­miz KOÇ; başka tür­den, ADEM oğul­la­rı tü­rev­le­rin­den ve var­sıl­lık­la­rıy­la da ül­ke­mi­zin en bü­yü­ğü sa­yı­lan bir aile ve marka…Hani şu İsmet Paşa’nın, Milli Şef’lik dö­ne­min­de, onun des­tek­le­riy­le yok­tan var olan ha­ne­dan­lık…Gerçi im­pa­ra­tor­luk dense bile yeri var (ki 70’lerde Erol TOY on­la­rın va­ro­luş/var­lık­lı oluş öy­kü­sü­nü İMPA­RA­TOR ro­ma­nın­da ay­rın­tı­lı bir bi­çim­de yaz­mış­tı; ke­sin­lik­le okun­ma­lı bu kitap)…

Anım­sa­na­ca­ğı gibi KOÇ’ların gü­nü­müz tem­sil­ci­si Ali KOÇ; buy­ruk ver­miş­ti ya Tak­sim’deki ote­li­nin ça­lı­şan­la­rı­na, “açın ka­pı­la­rı ge­zi­ci­le­re” diye o çok tan­ta­na­lı gün­ler­de…Ar­dın­dan KOÇ şir­ket­le­ri­ne iliş­kin de­ne­tim­ler söz ko­nu­su olun­ca da ge­zi­ci­ler kal­kan ke­si­li­ver­miş­ler­di onlar için, çünkü KOÇ ha­ne­dan­lı­ğı­nı ken­di­le­rin­den bil­dik­le­ri için...​Ne de olsa alış­tı­lar sanal or­tam­da oyun­lar oy­nar­ken çift­lik falan edin­me­ye, ondan olsa gerek bu algı…

Oysa…Oysa daha dün gibi anı­la­rım­da­dır en baba KOÇ, Vehbi'nin 29 Ekim 1983 ta­rih­li Mil­li­yet ga­ze­te­sin­de yer alan gö­rüş­le­ri;“1950-1960 ara­sın­da, yani bir on se­ne­lik dö­nem­de, De­mok­rat Parti ik­ti­da­rıy­dı.Tek ba­şı­na bir parti ik­ti­dar­da ol­du­ğu zaman, daha çabuk karar alı­nı­yor ve işler daha hızlı yü­rü­tü­lü­yor­du.Bu de­vir­de büyük sa­na­yi ham­le­le­ri ya­pıl­mış­tır. Ko­alis­yon de­vir­le­rin­de ise çok çe­şit­li mü­da­ha­le­ler­den, eko­no­mi­miz büyük zarar gör­müş­tür.

Benim her zaman arzum, mem­le­ke­ti­miz­de, bi­ri­si ik­ti­dar­da, di­ğe­ri mu­ha­le­fet­te iki par­ti­nin bu­lun­ma­sı­dır.” içe­rik­li söz­le­ri...

Baba KOÇ 1983’de bu açık­la­ma­la­rı ya­par­ken, 1993’de de oğul KOÇ Rahmi TÜSİAD ara­cı­lı­ğıy­la, tıpkı ba­ba­sı­nın yö­rün­ge­sin­de­ki söz­ler­le DYP-SHP ko­alis­yo­nu­nu eleş­ti­ri bom­bar­dı­ma­nı­na tu­tu­yor­du say­gı­de­ğer ba­ba­sı­nın izin­de gi­de­rek…Ve Or­ta­çağ fe­odal­le­ri gibi halkı yok sa­yar­ca­sı­na, hal­kın ira­de­si­ne say­gı­sız­ca...

Gerçi yine bu KOÇ ha­ne­dan­lı­ğı "kuş­ku­suz Bur­sa­lı­lar’ın güzel ha­tı­rı­na değil" kendi iş­le­ri­nin daha güzel gir­me­si için yo­lu­na ve de daha ön­ce­le­ri ko­alis­yon­la­rı eleş­tir­dik­le­ri­ni unut­muş­ça­sı­na,

ki o dö­nem­de se­çim­ler­den bir ko­alis­yo­nun çı­ka­ca­ğı çok ön­ce­sin­den ön­gö­rül­müş­tü, ya da bes­bel­liy­di... ANAP-DSP-MHP ko­alis­yo­nu­na bir adet mü­hen­dis tayin edi­yor­lar­dı Bursa'daki fab­ri­ka­la­rın­dan; DSP eti­ke­ti al­tın­da­ki Ha­ya­ti KORK­MAZ’ı…

 

O gün­ler­den, bu­gün­le­re ge­lir­sek...

Önce 2013 yı­lı­na ba­kar­sak;KOÇ ha­ne­dan­lı­ğı yine gün­dem­dey­di o yıl bo­yun­ca...

Ko­alis­yon­la­rı sev­me­yen, tek parti ik­ti­dar­la­rı­na öv­gü­ler düzen ül­ke­mi­zin en büyük ha­ne­da­nı KOÇ; o gün­ler bağ­la­mın­da yak­la­şık on bir yıl­dır ül­ke­mi­ze tek ba­şı­na hü­kü­met eden bir par­tiy­le ge­çi­ne­mi­yor­du…Ola­bi­lir, ara­la­rın­da dünya gö­rü­şü­ne ve ya­şam­sal ter­cih­le­re iliş­kin ay­rı­lık­lar, ay­rı­ca­lık­lar ola­bi­lir el­bet­te... Çünkü bu­ra­sı Tür­ki­ye; ne Lenin’in, ne de Mao’nun ül­ke­si, üs­te­lik bu ül­ke­de hiç kim­se­yi de tek tip dü­şün­ce­ye zor­la­yan­lar yok…Bu ne­den­le KOÇ’lar is­te­dik­le­ri­ne tos­la­ya­bi­lir­ler de…

Ama ge­zi­de, ge­zi­nen­le­re ne olu­yor­du da o gün­ler­de;an­sı­zın KOÇ’un sa­vun­man­lı­ğı yap­ma­yı de­mok­ra­tik bir tutum ve dav­ra­nış ola­rak de­ğer­len­dir­me­ye baş­la­mış­lar­dı?... Be­da­va­dan/be­le­şin­den KOÇ ürün­le­ri­nin ta­nı­tı­mı­nı yap­dı­lar dur­mak­sı­zın sos­yal med­ya­da ille de bu ürün­le­ri kul­la­nın da­yat­ma­sı eş­li­ğin­de…Ben de bunu an­la­ya­mı­yor­dum.Yoksa KOÇ’lar rek­lam hiz­met­le­ri­ni, do­la­yı­sıy­la da gi­der­le­ri­ni; pro­fes­yo­nel şir­ket­ler ye­ri­ne on­la­ra mı ha­va­le et­miş­ler­di, mas­raf­la­ra gi­decek pa­ra­yı da on­la­ra mı üleş­tir­miş­ler­di ?... Sü­re­kii de­miş­dim ki var bir hin­lik ya da çokça bin­lik bu işin için­de...

Ve so­ru­lar tü­ret­miş­dim o gün­ler­de:

-Be hey sı­ra­dan yurt­taş; be hey üc­ret­li, emek­çi, emek­li !...​Ne zaman senin ya­nın­da oldu bu ha­ne­dan­lık ki şimdi sen onun ya­nın­da­sın?...

Ör­ne­ğin; şu çok ünlü 24 Ocak ka­rar­la­rı alın­dı­ğın­da ve bu ka­rar­lar ge­rek­çe gös­te­ri­le­rek iş­çi­ler dö­kü­lür­ken so­ka­ğa, KOÇ­lar ol­du­lar mı hiç emek­çi­den yana ?...​Onlar siz­le­rin oy ver­di­ği ko­alis­yon­la­rı eleş­ti­rir­ken; as­lın­da siz­le­rin oy­la­rı­nı, siz­le­rin de­mok­ra­tik se­çim­le­ri­ni­zi eleş­tir­di­ler, siz­le­ri yok say­dı­lar… Balık ha­fı­za­la­rı­nı­za çok çabuk yem oldu bu ya­şa­nan­lar… Dün on­lar­la karşı saf­lar­da olan siz­ler; bugün siz on­la­rın pe­şin­de­si­niz…

 

Ve yıl­lar sonra, yıl 2017...​Referan­dum ön­ce­si; Saint Tay­yip Efen­di'nin baş ha­se­ki­si, AK­SA­RAY'da dü­zen­le­yin­ce ye­mek­li bir ka­dın­lar ma­ti­ne­si, KOÇ ka­dın­la­rı baş kö­şe­ye ku­ru­lun­ca... İşte o zaman an­la­dım ki yok­tur pa­ra­nın dini, imanı, pek sever gücü, ik­ti­da­rı... İşte durum böyle olun­ca; ne gerek vardı bu so­ru­ya?... Ama sor­ma­dan da du­ra­ma­dım:

-Ülke kan ku­su­yor, KOÇ­Lar neden su­su­yor?...

 

Gerçi bu so­ru­nun ya­nı­tı­nı KOÇ­lar'dan değil, GEZİCİ olup KOÇ­lar'ın pe­şin­den ko­şan­lar­dan almak is­ter­dim de... On­la­rın her biri dil­le­ri­ni yut­muş du­rum­da bi­lin­di­ği gibi...

Yayınlandığı yer Selma Erdal
Perşembe, 26 Ekim 2017 08:46

HANİ 3 Y’ Dİ…

HANİ  3 Y’ Dİ…

3 tane  Y harfi yan yana getirildiğinde hiçbir anlam ifade etmez,

Ancak  açılımlarını yan yana koyduğunuzda çok şeyi ifade eder,

Yani  1. Y – YASAKLAR, 2. Y – YOKSULLUK, 3 .Y-YOLSUZLUK.

Toplumsal yaşamımızda  Yasaklar,Yoksulluk ve Yolsuzluk çok şeyi ifade eder.İşte bu nedenle Halk bu bu üç şeyden kurtarmaya gelenlere baş tacı yapar ve bunlardan kurtarmak isteyenlere tam destek verir,

Türk Halkı da  AKP ‘ye bunlardan kurtarma sözü verdiği için 2002 ‘nin Kasımında tam destek verdi ve tek başına iktidar yaptı,

GERÇEKLEŞTİ Mİ?

Evet gerçekleşti,

YOKSULLUK  kökten yok edildi,

Millete iş verilip ekmek parasını alın teri dökerek kazanıp yoksulluktan kurtarma yerine biat payı olsun diye üç kuruşa mahkum edildi,

Bir torba makarna, bir çuval un, bir torba şekere satın alınması kolay olsun diye tüm halk yoksulluğun dibine oturtuldu,

Seçim zamanları yoksulların geçim zamanı oldu,

Al torbayı ver oyları haline dönüştürüldü,

Hepimizin zihinlerindedir,

Evinde Elektrik olmayan,hatta köyünde elektrik olmayanlara buzdolabı, bulaşık makinesi, Çamaşır makinesi v.s. taşındı, belki de bu makinelerin  çalışıp çalışmadığı dahi bilinmeyen eşyalardı.

YOLSUZLUK AKP iktidarında artık olağan şey haline geldi,

Yolsuz yapmayan suçlu haline düşürüldü,

Yani enayi denildi.

Yolsuzluklar konusunu incelemek için Türk Siyasi tarihini ikiye ayırmak gerek,

Milenyumdan öncesi,

Milenyumdan sonrası diye

Milenyumdan öncesinde Mevcut AP ve DYP de bir Yahya Demirel olayı ve İstanbul Bankası olayı vardı,

Milenyumdan sonrasını sormayın gitsin saymakla bitiremiyoruz.

Milenyumdan sonrasında tüm siyasi partilerde dürüst ve namuslu insan bulmak çok zorlaştı,Yolsuzluğa bulaşmamış siyasi figür bulmak çok zor, her parti için geçerli.

Bakın kulaklarımla duyduğum bir olayı  anlatayım,

Oğlu, AKP’li olan hatta öncesinde Fetocu olan birini tanıyorum, hayatını zar zor ikame eden biri, oğluyla tartışırken   “ ya oğlum millet  akepe’li ama bal tutan parmağını yalamıyor artık yutuyor durumda iken ya sen ne yapıyorsun, böyle boşu boşuna tutmak olur mu,sen de bir tarafından yapışsan da en azından çocuklarını bir yerlere yerleştirsene dediğini…” duydum.

Hal bu hale gelmişken yolsuzluklarla mücadele kökten çözüldü, bulaşmayan enayi oldu.

Hatta yolsuzluk yapmayanlar muteber olmadığı ortaya çıktı, partide yetkili ve etkili yerlere getirilmediler,

Partide  etkili ve yetkili bir kişisi  ne demişti, “Allah verdikçe veriyor” demişti hatırlayınız.

Allah AKP’ lileri  “ yürü be kulum yürü” demiş özellikle.

Yoksulluk, AKP’ lilerde tarih oldu,tarih…

Tepeden tırnağa yolsuzluğa bulaşmamış bir Allahın kulunu gösteremezsiniz AKP yöneticilerinin içinde,

Hani  İtalya’nın Berlusconi’nin dönemindeki   savcı gibi bir SAVCI’YA  görev verilse tertemiz bir AKP’ li bulamazsınız…

YASAKLAR  için ne söyleyeceğiz bilemiyorum,

Yasak olmayan ne kaldı ki,

Özgürlüklerin ve Demokrasinin rafa kaldırıldığı yerde hangi yasaktan bahsedebiliriz ki?

Tek kişi yönetimlerinin hangisinde Demokrasiden bahsedebiliriz ki,

Tek kişi yönetimleri Yasaklarla ayakta durur,

Bunu görmezlikten sadece ve sadece o tek kişi ve yandaşları  gelebilir ama  HALK olarak bunu görmemek mümkün değildir.

Bunun için diyoruz ki,

Ey TÜRK Milleti,

Kürdü ile,

Türkü ile,

Lazı, Çerkezi,

Boşnağı Arnavutu ile

Sünni’ si,  Alevi ise ile

Tek kişi yönetimi Diktatörlüktür,

Tercih senin,

Ya Diktatörlükle,

Ya da DEMOKRASİ yönetileceksin,

Artık AKP’nin DEMOKRASİ  treni istasyona vardı varacak,

Daha tam Diktatörlüğü kurmadan YAŞARIKLARIMIZ, YAŞAYACAKLARIMIZIN  göstergesidir,

Tercihi Türk Milleti olarak sen karar vereceksin…

 

Yayınlandığı yer Ünsal Yalçınkaya
Perşembe, 26 Ekim 2017 08:45

En büyük bayram bu bayram

En büyük bayram bu bayram

Herkese kutlu olsun diye devam eder sözleri. Neden en büyük bayramdır bu gün. Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancılarda olan vasiliğinin kaldırılışıdır bu bayram. Söz hakkı bizde diyerek ülkemizde topraklarımıza göz dikenlerin hüsrana uğradığının kanıtıdır bu bayram. Tek sözün halk tarafından olduğunun kabulü olan Cumhuriyet’in, dünyanın en modern rejiminin kanıtıdır bu bayram. Modern çağa ayak uydurmanın miladıdır bu bayram. Kadınlara saygının, onlara eşitliğin getirilmesinde yaşanan kültürdür bu bayram. Şahsi kişiliklerin değil, eşit hak ve hürriyetin simgesidir bu bayram. Eşit yaşamanın, hukukun simgesidir bu bayram. Modern giyimin, modern dilin hayata geçişidir bu bayram. Emperyalizme boyun eğmeyerek tam bağımsızlığımızın ortaya konulmasıdır bu bayram. Atatürk’ün bizlere emanetidir bu bayram. Herkese kutlu olsun.

Bu ülkenin bu bayrama gelişinin bir hikayesi var. Bu hikaye öyle başka devletlerin hikayesine asla benzemeyen, ya istiklal ya ölüm sözleriyle, ya bağımsızlığın savunucusu olan, ya da esir kalmaktansa ölümü tercih eden bir ulusun gerçek hikayesidir bu. 1919 tarihi bu öykünün ilk adımıdır. Osmanlının büyük kuşatma yıllarında olduğu o dönemde, halk adeta esir edilmiş, toprakları elinden alınmış, fakir düşmüş, ezilmiş, üretememiş ve yabancının himayesine düşmüş bir haldeydi. Ülkemiz güneyden kuzeye, doğudan batıya tüm Anadolu kuşatılmıştı.

İlk olarak temsilciler kurulu oluşturularak, Mustafa Kemal başkan seçilmiştir. Bizlere tam bağımsız bir ülke bırakmanın başlangıcı olan kurtuluş savaşı Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılmıştır. Bu kurtuluş öyle kolay kazanılmadı. Sadece ülkemizi çevreleyen düşman kuvvetleri değil, onlara destek veren, onlarla hareket eden ve onlara kucak açan vatan hainlerine karşı da mücadele edilerek kurtuluş savaşı kazanıldı.

Şahsi çıkarlarını düşünen son Osmanlı padişahı, yenilen düşman ordularıyla birlikte ülkeyi terk ederek ayrılmak zorunda kaldı. Daha sonra Lozan Barış Antlaşması imzalanarak, yeni devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelleri atılmış oldu.

 

Uzun zamandan beri en önemli düşüncelerinden biri olan Cumhuriyetin ilanı için ülkenin her yerinden temsilcileri 28 Ekim 1923 günü Çankaya’ya davet eden Atatürk, burada 29 Ekim tarihinin yeni devletin ilanı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı ile ilgili görüşmelerin ardından, TBMM’ye önergesini sunmuştur. Meclis bu önergeyi kabul ederek, ülkemizin yeni yönetimi olan Cumhuriyet ilan edilmiş oldu. İşte bu bayram; halkın kendi iradesi ile yönetilen ve halkın modern yaşamını belirleyen tam bağımsız ülkemizin en önemli günüdür. İki gün sonra kutlanacak bu günü armağan eden Yüce Atatürk’e şükranlarımı sunuyorum. Bayramınız kutlu olsun.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ
Sayfa 1 / 2