18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Perşembe, 05 Ekim 2017 14:41

BARINAK İÇİN MÜJDE !

BARINAK İÇİN MÜJDE !

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma günü’nde, Didim’de hayvanseverler  Sokak Hayvanları Barınağını ziyaret etti. Ziyaretçiler arasında Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ve Deniz Yıldızları Gündüz Bakımevi’nin küçük öğrencileri de vardı. Küçük yaşta hayvan sevgisini kazandırmak amacıyla onlarda hayvanlar ile buluştular. Barınak ve dışarıda gönüllü olarak çalışan bir grup İngiliz hayvansever, dün barınak içerisinde sokak hayvanlarının yararına stand açtılar. Kermeste, Hayvanları Ve Doğayı Koruma Derneği üyeleri de destek için oradaydılar.Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay,  İngiliz hayvanseverler grubu tarafından yapılan barınakta yavru köpekler için özel bölümün açılışını yapıktan sonra barınaktaki kedi evine ilave edilen müşahede odası ve oyun alanı için ayrılan bahçeyi gezdi.Kermeste yaptığı konuşmada Deniz Atabay, kendisinin de bir hayvansever olduğunu belirterek; sokakta yaşayan daha fazla canlıya sahip çıkabilmek için barınağı genişletip, daha da büyüteceğini bildirdi.

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 05 Ekim 2017 14:40

BAHRİYE ÜÇOK UNUTULMADI

BAHRİYE ÜÇOK UNUTULMADI

Atatürkçü Düşünce Derneği Didim Şube  Başkanı Türker Bacaksız suikast ile öldürülen Tarihçi, siyaset bilimci ve politikacı. Laiklik, kadın hakları  savunucusu ve iirtica tehlikesi üzerine araştırmalar yapan Doç Dr.  Bahriye Üçok’un ölüm yıldönümünde bir basın bildirisi yayınlayarak saldırıyı tekrar kınadı.

Başkan Türker Bacaksız “ Bir Aydınlanma Ve Cumhuriyet Şehidimiz: Bahriye Üçok’u Nutumadık başlıklı açıklamasında şunları söyledi ; “ Üçok, 6 Ekim 1990 günü Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Köroğlu Caddesi'nde bulunan evine, Ekspres Kargo tarafından ulaştırılan ve gönderici olarak İlmî Araştırmalar Vakfı'nın göründüğü kitap paketini saat 16.30'da aldı. Bomba olabileceği şüphesiyle paketi kapısının önünde açmaya çalışırken, paketin içine yerleştirilmiş olan bomba patladı. Ağır yaralı olarak Hacettepe Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne kaldırılan Üçok, akşam saat 20.00 sularında yaşamını yitirdi. Cenazesi 9 Ekim günü Maltepe Camii'nden kaldırılmış ve Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilmiştir. Suikastı İslâmi Hareket adlı örgüt üstlendi. . Cumhuriyet Gazetesini telefonla arayarak İslami Hareket Örgütü adına konuştuğunu bildiren bir kişi Üçok'u “tesettür konusundaki düşünceleri yüzünden” cezalandırdıklarını söyledi. Aynı kişi “İslam'a sınır koyanları öldürmeyi borç bildiklerini” belirtti.

Bombalı paketi kabul eden 'kargocu kız' olarak da tanınan Gülay Calap, uzun süre ortadan kayboldu. 16 Ocak 1994 tarihinde İzmir'de PKK'nın yan kuruluşu olarak sayılan Devrimci Halk Partisi'nin İzmir sorumlusu olarak gözaltına alındı.

Doç. Dr. Bahriye Üçok’a düzenlenen bombalı saldırıyı kızı Kumru Üçok ise şöyle anlatmaktadır. ”Anneme yapılan saldırıyı PKK üstlenmiştir. Türkiye Devrimci Halk Partisi İzmir sorumlusu Gülay Calap,16 0cak 1994 tarihinde İzmir’de gözaltına alınmış,12 yıllık hapis cezasının ardından DTP Parti Meclisi üyesi olarak 2007 Nevruz’nda Çanakkale’ye gelmiştir.  21 Mart 2007 tarihinde, DTP'nin Çanakkale'de gerçekleştirdiği Nevruz etkinliğinde yaptığı konuşmada, bölücü terör örgütü PKK’yı ve lideri Abdullah Öcalan’ı övmüş bu sebepten adliyeye sevk edilmiş ancak yapılan duruşmaların hiçbirine katılmamıştır. Calap,2007’nin kasım ayında yapılan parti kongresinde DTP Genel Başkan Yardımcısı olmuştur.”

Atatürkçü Düşünce Derneği Didim Şube  Başkanı Türker Bacaksız Üçok hakkında verdiği bilgilerde ise Üçok’un geçmişini anlattı.

Bacaksız ; “Tarihçi, siyaset bilimci ve politikacı. Laiklik, kadın hakları ve irtica tehlikesi üzerinde durmuştur.  Üçok, Türk siyaseti için oldukça önemli çalışmalar yapmış, değerli bir politikacı olarak tanınıyordu.

İyi derecede Fransızca, Arapça ve Farsça bilen siyasetçi İslamiyet'e ılımlı yaklaşımlarda bulunmuş, yobazlığın önüne geçmeye çalışmış ve "İslam'dan Dönenler", "Yalancı Peygamberler" ve "İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar" adlı üç kitap yayınlamıştır.1919 yılında Trabzon'da dünyaya gelen, İlköğrenimini Ordu'da tamamladıktan sonra İstanbul Kandilli Kız Lisesi'ne devam eden Üçok, daha sonra öğrenimine Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde devam etti. Ortaçağ ve Türk-İslam Tarihi Bölümü'nde aldığı eğitimin yanı sıra Devlet Konservatuarı Opera Bölümü'ne de kaydoldu ve iki fakülteden de mezun oldu.Mezuniyetinin ardından önce Samsun'da daha sonra da Ankara'da toplam 11 yıl süreyle lise öğretmeni olarak görev yaptı.

1953'te Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde bir ilk gerçekleşti; zira Bahriye Üçok fakültenin ilk kadın öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Akademik kariyeri 1957'de doktor olmasıyla hız kazanan Üçok, 1964 yılında ise "İslam Devletleri'nde Kadın Hükümdarlar" adlı tez çalışmasıyla doçent unvanını aldı.Kasım 1988'de katıldığı bir TV programında,” kadın hakları ile ilgili en büyük devrimi İslamiyet getirmiştir. Fakat onu yanlış anlatanların ve öğrenenlerin yüzyıllar boyunca süren tutumlarından ötürü Müslüman kadını, kendi yuvasında uzunca bir süre en doğal haklarını yitirmiş olarak yaşamak zorunda bırakılmıştır. Eğer Türk anası, dünya tarihinde henüz bir eşi doğmamış olduğuna inandığım Atatürk gibi dahi bir oğul yetiştirmemiş olsaydı, Türk kadını, Müslümanlığın ve onun zarif peygamberinin kadına tanıdığı hakların sevincine erememiş olarak hâlâ o eski yanlış davranışın ezici baskısı altında çırpınıp duracaktı. Aynı programda "İslam'da örtünmenin  gerçeği  Nur Suresi  31. Ayet ve Ahzab Suresi 59. Ayeti" açıklaması üzerine "İslami Hareket" adlı örgütten tehditler almaya başladı.

Bahriye Üçok,  1989 yılında Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurucuları arasında yer aldı.Türkiye'nin yetiştirdiği çok önemli bir isim olan siyasetçinin ölümünün ardından adı İzmir'de önemli bir meydana; Artvin ve Ankara'da da bir caddeye verildi. Ruhu Şad olsun.” dedi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 05 Ekim 2017 14:40

YENİHİSARSPOR’A BAKLAVALI DESTEK

YENİHİSARSPOR’A  BAKLAVALI DESTEK

Geçtiğimiz hafta Didim Derbisinde kazanan taraf olan Yenihisarspor’a mahalle halkından ve Didimlilerden destek ve tebrikler geliyor.

Dünkü antrenmanda yakıma destek için stadyuma gelen Kulübün eski Başknau Tural Demirtaş ve antrenör İlgin Var sporcuları tebrik edip başarılar diledi.

Tural Demirtaş ve İlgin Var  antrenman sonrasında sporculara ve yöneticiler baklava ikram ettiler.

Bu haftayı BAY olarak geçirecek olan  Yenihisarspor önümüzdeki hafta (14 Ekim 2017) oynayacağı Sökegücü spor ile yapacağı  maça odaklandı.

Kulüp Başkanı Ünal Bulut geçen hafta yaptıkları maçtaki başarılarından sonra sporseverler tarafından  gördükleri ilgiden memnun kaldıklarını ve başarıların devamında bu desteği sürekli görmek istediklerini belirtti.

 

Ünal Bulut ayrıca; “Takımımıza maddi-manevi desteklerinin yanısıra, idmana baklava getirerek futbolcularımıza motivasyon katan eski başkanımız Tural Demirtaş ve yılların eskitemediği İlgin Var hocamıza teşekkür ederiz” dedi.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 05 Ekim 2017 14:39

AMBULANS İÇİN ÖLMEK Mİ GEREKİYOR

AMBULANS İÇİN ÖLMEK Mİ GEREKİYOR

Geçtiğimiz hafta  Didim Belediyesporlu futbolcu Taylan’ın  sakatlanıp saha kenarına alınması ile başlayan Amatör külüp maçlarında neden ambulans yok tartışması,  yönetmelik gereği amatör maçlarda tam teçhizatlı bir sağlık görevlisi bulundurmayı zorunlu hale getirirken ambulansın bulunması konusunda bir zorunluluk olmadığı öğrenildi.

Didim Atatürk Stadında oynanan maçlarda hale hazırda bir çanta içine sığabilecek kadar tıbbi malzeme ile bulunan sağlık görevlisi mutlaka bulunuyor. Öğrenildiğini göre 112 Komuta Merkezine ulaşıldıktan 4 dakika içerisinde ambulansın stadyuma girmiş olma zorunluluğu var.

Türkiye’deki diğer uygulamalardan akıllarda kalan ise Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger’in  Sinop Valisi olarak görev yaptığı sırada sahada ölen dakikasında Ayancık Belediyesporlu Emrah Kandemir'in kaleci ile çarpışıp dile boğazına kaçması sonucu kaldırıldığı hastanede ölmesinin ardından  Vali Köşger bir genelge yayınlayarak amatör maçlarda da ambulans bulundurulması kararını vermişti.

Vali Yavuz Selim Köşger 2015 yılında yaşanan bu olaydan sonra "112 İl Ambulans Servisi Başhekimliğince, imkanlar ölçüsünde bölgede uygun görülecek ambulanslardan biri, sağlık ekibiyle birlikte, karşılaşmaların yapılacağı saha çevresinde uygun bir mahalde hazır bulundurulacaktır" demişti.

 

Tek merkezli 112 Komuta Kontrol Merkezi'nden koordine edildiğinden bu uygulama ilçelerde de aynı şekilde hayata geçirilecektir. Ancak ilçe içinde çok gerekli görüldüğü zaman göreve yönlendirilecek ambulans bu görevi bittikten sonra tetkrar stadyuma dönecektir.  İlçelerde ise benzeri uygulamalar ilçe kaymakamlığı ve ilgili kuruluşlarca yerel şartlara göre değerlendirilerek karşılaştırılacaktır,  kararı geçtiğimiz hafta Atatürk Stadında yaşanan olaydan daha kötü bir olay gelişmeden bu genelgenin Aydın ve ilçelerinde de uygulanması bekleniyor.

Yayınlandığı yer Didim

UNUTMAYIN!

SEREBRAL PALSİLİLER İÇİN “ZIPLAYACAĞIZ”

Didim Yöresi Engelliler Derneği’ Serebral Palsililer gününde( 6 Ekim)  Serebral Palsi hakkındaki son gelişmeleri hastalığın seyri ile ilgili olarak Didim’de aileleri ve Didimlileri bilgilendirmek için bir seminer düzenliyor.

Didim Yöresi Engelliler Derneği tarafından düzenlenen semineri özellikle bu hastalığın tedavisi üzerine çalışmalar yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı  Prof. Dr. Muharrem İnan verecek.

Hastalığın oluşumu ve tedavi süresi ile ilgili son gelişmeler hakkında bilgiler paylaşılacak olan seminerde son dönem yapılan çalışmalarda Bu tip tedavilerin çok erken araştırma aşamalarında olmalarına rağmen, kök hücrelerle yapılan rejeneratif terapilerin sinir dokusunu yenilemekte ve beyin hasarını tamir etmekte bir tedavi seçeneği olabildiği umudu anlatılacak. Seminere ayrıca Ortopedi, botoks ve ameliyatları ile skolyoz gibi hastalıklar hakkında da  Doç.Dr. Umut Baki Tugay , Dr. Ozan Ali Erdal, Fzt. M.Zafer Pınarer de katılımcılara bilgiler aktaracaklar.

DİYED’den yapılan duyuruda,  6 Ekim Cuma Günü Saat : 15.00 de Didim Ticaret Odası  Nurullah Kocabıyık Kültür Salonunda Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muharrem İnan’ın katılımıyla “Selebral Palsi’ li Çocuklarda Güncel Ortopedik Yaklaşım ve Bilgilendirme " semineri düzenlenecektir.  Seminerde ayrıca ve  botoks ve ameliyatları ile skolyoz gibi hastalıklar hakkında da  Doç.Dr. Umut Baki Tugay , Dr. Ozan Ali Erdal, Fzt. M.Zafer Pınarer Didimlilerle buluşacak.

 

DİYED Serebra Palsililer gününde tüm Türkiye ile birlikte  zıplama ve tekerleme söyleme etkinliği seminerin bitiminden sonra Didim Ticaret Odasında gerçekleşecek.

Yayınlandığı yer Didim

5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!

Eğitim Sen Didim Temsilciliği  Yürütme Kurulu adına Öğretmen Turgay Elçi basın bildirisi yayınlayarak  5 Ekim Öğretmenler Gününü kutladı.

Elçi’nin yayınladığı bildiride öğretmenlik mesleği açısından uluslararası genel kabullerin simgesi olan 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde öğretmenlerin uğradığı haksızlıklar ve son dönemlerdeki KHK uygulamalarını eleştirdi.

“Yıllardır ülkenin dört bir yanında fedakarca görev yapan öğretmenlerin önemli bir bölümü, öğretmenlik mesleği açısından uluslararası genel kabullerin simgesi olan 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşanan hukuksuz ihraçlar, açığa almalar, soruşturma ve sürgünler gibi anti demokratik uygulamaların gölgesinde karşılıyor.

OHAL KHK’leri ile 34 bin öğretmenin, kendilerini savunma hakkı bile tanımadan ihraç edilmesi, yüz binlerce eğitim emekçisinin güvencesizlik tehdidi ile karşı karşıya bırakılması, iş güvencemize ve geleceğimize yönelik saldırıların artmasını beraberinde getirmektedir. Bu durum, ülkemizdeki öğretmenlerin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü diğer ülkelerdeki meslektaşlarına kıyasla daha mutsuz ve karamsar karşılamasına neden olmaktadır.

Türkiye’de eğitim emekçileri, ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından OECD ülkeleri arasında son sıralardadır. Öğretmenlik mesleği ve mesleki idealleri, iktidar eliyle uygulanan bilinçli politikalarla birlikte hızla yozlaştırılmıştır.

Öğretmenlik mesleğinde yıllar içinde yaşanan nitelik kaybının artmasında ülkeyi yönetenlerin, eğitim politikalarına yön verenlerin en büyük paya sahip oldukları açıktır. Dolayısıyla bugün eğitimde yaşanan sorunların sorumlusu aranacaksa, esas sorumlular öğretmenlerimiz değil, siyasi iktidar, MEB ve onların sözünden çıkmayanlardır.

Yaşadığımız tüm olumsuzluklara, işimize, ekmeğimize ve geleceğimize yönelik ağır tehdit ve saldırılara rağmen, kaybedilme noktasına gelen mesleki saygınlığın yeniden kazanılması, öğretmenliğin uluslararası standartlara uygun ve bilimsel bir anlayışla ele alınması ve tüm eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.

Nitelikli eğitimin nitelikli öğretmenle mümkün olduğu gerçeği ortadadır. Bu nedenle öğretmen yetiştirme ve kadrolu istihdam konusundan başlayarak, sadece öğretmenlerin değil, tüm eğitim ve bili emekçilerinin yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi bir zorunluluktur.

Eğitim ve bilim emekçileri açısından 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, klasik anlamda sadece “kutlanan” bir gün değil, eğitim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelenin simgesi olan evrensel bir gündür” diyen öğretmen Turgay Elçi açıklamasını şöyle tamamladı

“İçinde bulunduğumuz bütün olumsuz koşullara, sendikal faaliyetlerimizi baskı alıntına alma girişimlerine, darbeci zihniyetin eğitime yönelik dayatmacı politikalarına karşı örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimiz bilinmelidir.”.

“Eğitim Sen olarak, bizlere dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik, örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inanıyor, yaşadığımız tüm baskılara ve olumsuzluklara rağmen öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.”

 

Yayınlandığı yer Didim

TREN KIŞ SEZONU DOĞUKAN MANÇO İLE AÇIYOR

Didim Tren Brasseria D-Marin’deki mekanında ki kış sezonu için hazırlıklarını tamamlayarak bugün Doğukan Manço ile 2017-2018 sezonunu açıyor. Rezervasyonları devam eden Didimliler akşam doyasıya eğlenecekler.

Yaz aylarında geceleri de DJ performanslarıyla müşterilerini ağırlayan Tren Brasseria işletmesi bugün  (6 Ekim 2017) Doğukan Manço ile Didimlileri buluşturacak. Doğukan Manço hayranları ile eğlenecek olan Didimliler 30 lira giriş ücretinin ardından bir adet yerli içkiyi bedava edinecek ve gece boyunca eğlenebilecek.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 05 Ekim 2017 14:32

AYDINLI ÖĞRENCİLERE BURS

AYDINLI ÖĞRENCİLERE BURS

Aydınlılar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği, Ankara’da üniversite Eğitimi gören Aydınlı öğrencilere burs verecek.

Aydınlılar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Ankara’daki üniversitelere kazanan öğrencilere burs vermek için    dernek bünyesinde TC Ziraat Bankası Kızılay/Ankara Şubesinde sadece burs için kullanılmak üzere hesap oluşturdu.

Buraya bağış yapmak isteyen  Aydınlılara çağrı yapan dernek başkanı Halil Apaydın “bu hesapta bir miktar para birikmesine rağmen  derneğimiz burs hesabına bağış yapmak isteyen hemşerilerimize yeniden hatırlatmak isteriz.” Dedi.

Burslardan yaralanmak isteyen öğrencileri içinde açıklama yapan Apaydın “Burs almak isteyen öğrencilerimiz için hazırladığımız Derneğimizin “Burs Yönergesi”, “Bursiyer Aday Başvuru Formu” ve “Burs Başvuru Şartları” derneğimize www.efeler.org resmi internet sitesinde yayımlanmıştır. Burs almak isteyen öğrencilerimiz ilgili bilgi ve belgeleri doldurup Ekim ayı sonuna kadar derneğimize iletmeleri gerekmektedir.

Burs başvuruları yönetim kurulumuz içinden oluşturulacak komisyon tarafından incelenerek burs alacak öğrencilerin belirlenecektir.” Dedi.

 

Genel Başkan Halil Apaydın “Bu kapsamda ihtiyaç sahibi daha çok öğrenciye ulaşabilmek için tüm hemşerilerimize yönetim kurulumuzun almış olduğu bu karara destek olmaya davet ediyoruz.  Gençlik hepimizin ve gençlerimizin eğitimlerine destek olmanın bir görev olduğuna inanıyoruz. Bu sesimize kulak veren hemşerilerimize teşekkür eder, bağışta bulunmak isteyen hemşerilerimize hatırlatmada bulunmak isteriz. Bağış yapmak isteyen hemşerilerimiz  TC Ziraat Bankası Kızılay/Ankara Şubesi’nde IBAN No: TR60 0001 0011 3343 6840 8050 04 hesaba yatırabilecekleri gibi düzenli ödeme için EFT talimatı da verebilecekleri hatırlattı.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 05 Ekim 2017 14:31

Demokrasi

Demokrasi

 

Demokratik haklar, özgürce kullanıldığında demokrasiden söz edebiliriz. Aksi olsa ne denir; ‘cici demokrasi’ denir ki bu durumda haktan, hukuktan, adaletten söz edilemez. Demokrasi kuralları, kurumların belirlediği anayasal haklarla belirlenir. Seçme ve seçilme hakkı da il ilçe seçim kurulları ve yüksek seçim kurulunun kararı son mercidir. Seçimlerin yasal olup olmadığına karar verirler. Şu günlerde garip işler oluyor; İstanbul Belediye Başkanı ve sırada olanlar var. Bir gerekçe sunmadan görevlerinden istifa ediyorlar. ‘Açıklama yapmadıysa ne var bunda’ diyebiliriz, aslında çok şey var; Kadir Topbaş’ın hiç bir sağlık sorunu yok ama verdiği beyanat düşündürücü ve soru işaretleri de var. Bir şirket düşünün; şirketin CEO’sunun görevine son verilecek. ‘Tazminat talep etmeyin; biz size ikramiye verelim. İstifanızı siz verin ki piyasada önünüz açık olsun.’ Ülkemizde antidemokratik partiler ve seçim yasalarının geçerli olması, genel başkanın ve parti meclisi üyelerinin onayı ile adaylar tayin ediliyor ve görevden alınıyorsa herhangi bir şirketten ne farkı var? Şu farkı var: Şirketler kar-zarar üzerine ar-ge projelerle varlığını sürdürür. Siyasi partiler insan odaklı; halkın refahı, mutluluğu, bağımsızlığı, bireylerin özgürlüğü, geleceği için programlarla yurttaşların karşısına çıkar. Demokrasi, demokratik uygulamalarla varlığını sürdürür. Şimdi işin özüne gelelim: Siyasi partiler Millet Vekili ve Belediye Başkanı’nı Genel Merkez belirliyor ise; halk mı seçmen yoksa oy veren mi seçmeni seçendir ? Kendi adayını seçer, o zaman seçmen olur. Demokratik hakkını kullanmış olur. Burada da halkın iradesi değil; hükmedenlerin iradesi var. Ne demek bu: siz bilmezsiniz, biz sizin yerinize düşündük. Siz gidin tıpış tıpış oyunuzu verin. İşte cici demokrasi uygulaması: oy veren değil, önemli olan seçmen olmak. Gerisi tırı vırı.

Yayınlandığı yer Konuk Yazar
Perşembe, 05 Ekim 2017 07:46

Dar gelirli neresinden ödeyecek

Dar gelirli neresinden ödeyecek

Dar gelirli neye deniyor ilk defa bunu anlatmak lazım diye düşünüyorum. Çünkü bizim milletimize dar gelirli, açlık sınırı, yaşam standardı gibi kelimeler söylendikçe, kendisinden bahsedildiğini henüz öğrenemedi. Burada yazdıkça anlatmaya çalıştıkça sanki parası yetmeyip açlık yaşayanlardan söz edilmiyor da, İngiltere kraliçesinden bahsediyor sanıyorlar.

Dar gelirli demek, yaşaması için çalıştığı iş yerinden en az üç bin liranın altında geliri olan demektir. Bu geliri elde etmeyen her kişi, ben dahil dar gelirli oluyor. Yani aldığın ücrete her yıl enflasyon az gösterilerek konulan yüzde üç gibi zamlarla eline geçen paralar seni hiçbir zaman dar gelirli sıfatından farklı bir konuma taşımayacaktır. Açlık sınırı ise, bundan daha da beter bir konu. Resmen aç kalıyorsun. Ekmek ve zorunlu gıdaları almakta güçlük çekiyorsun. Evin barkın kirada. Kira bedelinin dışındaki harcamalarına yetecek paran yok. Tesadüf olarak idare ediyorsun. Seçim zamanları onurunu satarak üç beş makarnaya tav oluyorsun. Yine de açlık sınırı konusunu anlamakta zorlanıyorsun. Haydi hayırlısı ne diyelim.

Adamın altında 1973 model Murat var. Birde elini camdan sarkıtarak, asfaltta pati çektirip hava basması yok mu işin garibi burada. Park ettiği yere giderek, kendisine sordum. “Kardeşim merhaba, bu araç sizin mi? Kaç model? Siz mi aldınız?” Tek tek soruları yanıtladı. “Evet abi araç benim. 1973 model. Gazlı üstelik. Hafta sonları çocuklarımı alıp gezdiriyorum.” Kaç lira gelirin var diye sorduğumda, tavukçuluk sektöründe çalışıyorum abi. Asgari ücretliyim.

Şimdi sormak lazım. Birileri son model araca binerken, sen bu arkasında bomba yüklü araç ile hava atıyorsan, aklından şüphe ediyorum. Çocukların ve eşin risk taşıyan bir araçta, üstelik de araca koyacak yakıtı alacak paran yokken. Oradan uzaklaştım.

 

Şimdi gelelim günümüze. Çok yazımda bahsettiğim gibi, şimdi de bahsetmem gerekiyor. Araç için ödenen vergiler el yakıyor. Motorlu Taşıtlar Vergisi % 40 artacağı haberi maliye bakanından geldi. Bütçe sıkıntıda olduğundan, artık bu sıkıntıyı vatandaşın cebi çözer denilerek, büyük vergi karşımıza çıkacak. Hangi parayla bu vergiler ödenecek merak içindeyim. Verginin alınabilmesi için ilk olarak geçim derdinin ortadan kalkması gerekiyor. Bunu %3 zamla mı kapatacaksınız. Bu olacak iş değil. Şimdi vatandaşın cebinden fazlasıyla verdiğiniz zam çıkacağı aşikar ortada. Birileri ise, vergisini vermiyor. Nedeni çok basit. Nasıl olsa diyor, bu yıl da vergi affı çıkacak. Vergi affı çıktığında ben bu parayı ödemem. Ödemeyeceğim için de bu yeni vergiyi ödemem diyecektir. Peki bu ülkesini seven dürüst insanlar neden ödesin? Burada yaşanan dengesizlikler asıl olarak çözülmelidir. İnsanların bu ekonomik girdileriyle alıp suyunu preste sıksanız, bu vergileri ödeyecek hali yok. Yakıtın neredeyse yarısından fazlası devlete vergi olarak gidiyor. Gitse ne olacak ki. Bizde yakıt mı ucuzluyor sanki. Barzani’nin yakıtına destek  verdiğimizde yine zamlı alıyoruz. Şimdiki konumda suyu keserek de aynı dertte olacağız. Nerde perhiz nerde lahana turşusu.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ