18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

BELEDİYE 2018’DE 127 MİLYONLIRALIK PERFORMANS GÖSTERECEK

Didim Belediye Meclisi Ekim ayı ikinci oturumu dün (9 Ekim 2017) yapıldı.

Oturuma Ercan Atasoy, Nuhali Yılmaz, Mustafa Kıray, Celalettin Erol ve Şakir Saruhan mazeretli olarak katılmadılar.

4 Ekim günü yapılan  birinci oturumda komisyonlara sevk edilen gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi.

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın başkanlık ettiği oturumda ilk olarak Plan Bütçe Komisyonuna sevk Belediyenin 2018 Mali Yılında Uygulanacak Ücret Tarife Cetvelleri maddesi komisyondan Maşallah Subaşının şerhiyle geldi ve yapılan oylamada oy çokluğu ile kabul edildi.

Yine plan ve bütçe komisyonuna sevk edilen ikinci madde  olan 2018 Mali Yılı Performans Programının görüşülmesi Didim Belediyesinin temel hedeflerine ulaştıracak olan  performans göstergeleri görüşüldü,  komisyon 2018 yılında 127 milyon lira olarak  değerlendirildi ve bu programda en yüksek rakamın %22,01 oranı ile 27,955 milyon lira ile Fen İşleri Müdürlüğüne ayrıldığı görüldü. İkinci en yüksek oranlar Temizlik İşleri Müdürlüğüne %15,09’luk oran 19. 159 milyon lira  aldı Destek hizmetleri ve Genel yönetim giderleri %11’lik oranla 127 milyonluk performans içinde yer aldı. Bu karar oy birliği ile kabul edildi.

Yine aynı  komisyona sevk edilen   2018 Mali Yılı Bütçesi ile İzleyen İki Yıl 2019 ve 2020 Bütçe Tahmini komisyondan Genel Kamu hizmetleri işin 6,180 milyon lira Kamu düzeni hizmetleri için 7.590 milyon lira , İskan ve toplum refahı için 50,055 milyon lira, Sağlık ödenekleri için 3.340 milyon  Çevre Koruma Hizmetleri için 21,490 Milyon lira ve Dinlenme ve Kültür, Din hizmetleri içinde 5,165 milyon lira  gider olarak tasarlandığı görüldü.

Gelir kalemi olarak ta toplanacak vergi gelirleri ile Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri ile bağışlar ve alacakların tahsiliyle elde edilebileceği ve buna göre 17 milyon lira gider olmasına karşılık 127 milyon liralıkta tahmini gelir ile ve bu gelirlerin tahsilat imkanları ile orantılı olması tahmin edildi. Komisyondan gelen bu raporda oy birliği ile kabul edildi.

 

“Didim Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın talebiyle Didim Esnaf Sanatkarlar Odası Kurucusu Mehmet Ali Karaca’nın isminin uygun görülen bir parka, tesise, cadde veya sokağa verilmesi” komusu İmar komisyonu tarafından ek süre istenmesi üzerine ertelendi ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Yönetmeliği’nin 44. Maddesindeki kurs ve eğitimlerde en az lise mezunu olması şartı kaldırıldı, ancak becerileri ve yeteneklerine göre eğitim belgesi ve sertifika almış kişilerinden bu kurslara imkan veren maddesi de oy birliği ile kabul edildi. değiştirilmesi” konulu yazısının görüşülmesi.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 09 Ekim 2017 15:22

TURİZMCİLER YEMEKTE BİR ARAYA GELECEK

TURİZMCİLER YEMEKTE BİR ARAYA GELECEK

Didim Turizm Derneği Turizm Sezonu bitmesinin ardından yarın üyeleri ve Didim'deki turizmcilerin katılacağı Dostluk ve Dayanışma Yemeği düzenledi.

11 Ekim 2017 günü Saat 19,'da Didim Beach Resort Didim Otelde  düzenlenen yemeğe çok sayıda davetlinin katılacağı tahmin ediliyor.

 

Didim Turizm Derneği Başkanı Tayyar Cengiz yoğun ve stresli geçen bir sezonun ardından dostlarımızla bir araya gelmek istedik ve dernek binasında ve resmi toplantılar dışında yapılacak bu toplantıda eşlerimiz ve dostlarımızla yan yana geleceğiz belki biraz sezon değerlendirmesi yapacağız ama amacımız moral depolayıp daha yüksek performansla çalışmak.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 09 Ekim 2017 13:33

“BU YASA MECLİSTEN GEÇMEYECEK !..”

“BU YASA MECLİSTEN GEÇMEYECEK !..”

CHP Didim İlçe Örgütü Kadın Kolları Başkanı Figen Çakmakgil medeni kanunda değişiklik yapılarak müftülere nikah kıyma yetki verme düzenlemesini tüm Türkiye ile  birlikte eş zamanlı olarak  bir basın açıklaması yaptı.

CHP Didim İlçe Başkanlığı önünde yapılan açıklamada Çakmakgil,  dün alt komisyondan geçen  ve “müftülere tanınan nikah kıyma yetkisi ile; hukuk devleti olma ilkesi, kanun önünde eşitlik ilkesi, devrim yasalarının değiştirilmemesi ve laikliği koruma ilkesi ihlal edilmektedir” dediği açıklamasından bu uygulamanın laiklik ilkesi ve Anayasanın 10. Ve 174 maddelerinin ihlal edildiğini iddia ettiği açıklamasının ilk bölümünde; “ Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti olma özelliği değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek mutlak bir hükümdür. Anayasamızın 174. Maddesi’ne göre devletin asli görevi devrim yasalarını uygulamak ve toplumun çağdaş uygarlık düzeyine çıkartılmasıdır. Ayrıca anayasanın 10. Maddesi de kanun önünde eşitlik düzenlemesini içerir. Bu düzenlemeye göre herkes dil, din, ırk, mezhep, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ayrımı gösterilmeksizin kanun önünde eşittir.

Müftülere tanınan nikah kıyma yetkisi ile; hukuk devleti olma ilkesi, kanun önünde eşitlik ilkesi, devrim yasalarının değiştirilmemesi ve laikliği koruma ilkesi ihlal edilmektedir.

Söz konusu tasarının kabulüyle ‘anayasa suçu’ işlenmektedir.  Cumhuriyet bir hukuk devrimine dayanmaktadır. Cumhuriyetin kuruluşunun harcında hukuk vardır ve kadınların özgürlüğü, eşitliği, birey olmaları cumhuriyetle teminat altına alınmıştır.

Bu durumda biz Cumhuriyet kadınları, hukuku savunarak, anayasayı savunarak, devrim yasalarını ve Mustafa Kemal Atatürk’ü savunarak yollarına devam edecektir. Ülkemize getirilmek istenen ‘İslam devleti olma’ dayatmasına karşı, kadın yurttaş kimliğimiz ile, mücadelemizi asıl iş olarak önümüze koyacağız.

Müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi toplumda yaratılmak istenen kutuplaşmayı daha da arttıracaktır. Toplumsal yaşamda nikahını belediyede veya müftülükte kıyanlar olmak üzere yeni bir ayrımcılık çıkacaktır. Oysa resmi nikah yurttaş olmanın, kanun önünde eşit olmanın teminatıdır” dedi.

Figen Çakmakgil Parti olarak tavırları ile ilgili olarak da; “CHP’li kadınlar olarak meclis komisyonundan geçen tasarının kabul edilemez olduğunu her yerde haykıracağız. , “Bu tasarının meclisten geçmesi demek laik, hukuk devletini ortadan kalkması demektir. Ülkemiz çok karışık günlerden geçmektedir. Bu zor ve sıkıntılı günlerde gündemin bu konuyla meşgul edilmesini anlamak mümkün değildir. Ülkemizin ekonomisi altüst olmuş durumdadır. Hem ekonomik sıkıntıların üzerini örtmek, hem de ülkemizin dış politikasının yarattığı olumsuzluklar gözlerden kaçırılmak istenmektedir” dedi ve ülkede yaşanan krizi örtmek için suni gündemler yaratıldığı iddialarını  sürdürdü.

Çakmakgil; “Anayasaya aykırı, suni gündemler yaratmakta ustalaşan iktidar ve Cumhurbaşkanı, bu tasarıyı da yaşanan krizleri kapatmak için kullanmaktadır.

Türkiye’nin geleceği için, ülkemizin işsizlik sorununa, kadın sorunlarına, tarım sorununa ve bunun gibi birçok soruna çözüm bulunması gerekmektedir” dedi.

 

Bildirinin son bölümünde ise bu tasarı meclisten geçmeyecek diyen CHP Didim Kadın Kolları başkanı olarak mücadele edeceklerini belirterek; “Biz komşularımızla barış içinde yaşamak istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözünü bu ülkenin temel var oluş felsefesi haline getirmek istiyoruz. Bugün Atatürk’ün ilkelerine, Atatürk’ün devlet prensiplerine ve hukuku üstün tutan bir devlet yaratma idealine her zamankinden daha fazla sahip çıkacağız. Bu nedenle Müftülere resmi nikah kıyma yetkisi veren yasa tasarısı kabul edilemez. Müftülerin görevi kanunla belirtilmiştir. Buna göre müftülerin görevi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yönergesinin 90. maddesinde, İslam dininin; itikat, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işlerini yürütmek olarak belirtilmiştir. Bu durumda müftülerin görevi sadece Müslüman olan vatandaşlarımıza yöneliktir. Oysa Cumhuriyet herkesindir ve herkes kanun önünde eşittir. Öyleyse herkes devletin tüm olanaklarından eşitçe yararlanmalıdır ve kimseye siyasi ve kişisel ayrımcılık yapılmamalıdır. Anayasanın 24. maddesi de bu hükmü içerir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partili kadınlar, sonuna kadar Mustafa Kemal Atatürk’e, cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe ve özgür yurttaş olma hakkımıza sahip çıkacağız. Bu tasarının uygulanmaması için gereken mücadeleyi ortaya koyacağız”

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 09 Ekim 2017 13:32

CHP Aşure Dağıttı

CHP Aşure Dağıttı

Didim CHP İlçe başkanlığı dün (9 Ekim 2017) parti binası önünde yaklaşık 4 bin kişiye aşure dağıttı. Partililer ve Didimliler saat 13’de dağıtılacak Aşure öncesi parti binası önünde Kadın Kolları Başkanı Figen Çakmakgil’in basın açıklamasına da katıldılar.

Başlayan Aşure dağıtımını Kadın Kolları üyeleri yaptı. Didim Belediye Meclis üyeleri ve ilçe yöneticilerinin katıldığı dağıtımda kimi partililer kuyrukta aşure almayı beklerken, yaşlı ve engelli partililere masalarına servis yapılarak etkinlik devam etti.

 

İlçe Başkanı Gökmen Karataş , Aşurelerin Didim Cemevi mutfağında hazırlandığını 4 bin kişilik Aşurenin hazırlanmasında emeği geçen kadın kolları  yöneticilerine ve üyelerine teşekkür etti ve

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 09 Ekim 2017 11:58

EĞİTİMCİLER DOSTLUK SOFRALARI KURDU

EĞİTİMCİLER DOSTLUK SOFRALARI KURDU

Eğitim Sen Didim Temsilciliği 5 Ekim dünya Öğretmenler Günü nedeniyle (8 Ekim 2017) Pazar günü Orman Kampında Dostluk ve Dayanışma Pikniği düzenledi. Eğitim Sen üyelerinin ve Didim Demokrasi Platformu bileşenlerinin katıldığı pikniğe yüksek ve coşkulu bir katılım oldu.

Piknikte bir konuşma yapan Eğitim Sen Didim Baş Temsilcisi Turgay Elçi “Öğretmenlik mesleği açısından uluslararası genel kabullerin simgesi olan 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşanan hukuksuz ihraçlar, açığa almalar, soruşturma ve sürgünler gibi anti demokratik uygulamaların gölgesinde karşılıyor. Türkiye’de eğitim emekçileri, ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından OECD ülkeleri arasında son sıralardadır.”dedi.

 

Piknik türküler ve halaylar ile devam etti.

Yayınlandığı yer Didim

ÇORUMLULAR, HEM HASRET GİDERDİLER, HEM AŞURE YEDİLER

Hitit Çorumlular Kültür ve Dayanışma Derneği her yıl olduğu gibi bu  yılda üyelerine ve Didimlilere aşure dağıttı.

Derneğin lokali önünde hazırlanan alanda yapılan ve yaklaşık 1500 kişiye dağıtılan aşure etkinliğine Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay, Meclis üyeleri ve bazı siyasi partilerin temsilcileri  ile Didimdeki Sivil Toplum örgütleri yöneticileri ve üyeleri katıldı.

Davetlileri dernek binası önünde karşılayan yöneticiler Çorumlular olarak dernek çatısı altında bir çok hemşerimizle görüşüyoruz, ancak bazı zorunluluklar dolayısıyla görüşemediğimiz hemşerilerimizle de bu tür etkinliklerde karşılaşıyoruz” dediler.

 

Dernek Başkanı Eray Özer yönetime geldikten sonra ilkbaharda büyük kalabalıkla yaptıkları piknik etkinliğinin ardından bazı hemşerilerini  ziyaret ederek sorunu olanlara destek olmaya çalışıyoruz, haber alamadığımız dostlarımızı bu tür etkinlikler bir araya getirerek hem özlem gidiyor, hem de birbirimizden haberdar oluyoruz” diyerek Aşurenin tamamen dernek bütçesinden karşılandığını söyledi ve  hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, katılımcılarında yanlarından olmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 09 Ekim 2017 11:57

DEĞİŞİMCİLER EĞLENCEYE DOYDULAR

DEĞİŞİMCİLER  EĞLENCEYE DOYDULAR

Değişim Beton ve Yapım Market çalışanları  üç yıldır  düzenledikleri personel moral gecesinde gönüllerince eğlendiler.

Didim ve Tire’deki Değişim  Beton Santrali çalışanları ve  Didim’deki Değişim Yapı Market personeli ile  Grand Didyma Otelde buluştular, aileleri ile birlikte katıldıkları eğlence öncesi işverenleri Lütfi Göbekli ve Davut Gökdemir personel teşekkür ederek şirketin başarısındaki paylarından dolayı teşekkür ettiler ve siz yoksanız bize yokun biz sizlere güveniyoruz ve birlikte çalışmaktan mutluyuz” dediler.

Yemekli ve müzikli gecede tüm personel  eğlenceye doydu, gecenin ilerleyen saatlerinde personele daha öncesinden dağıtılan numaralarla hediye çekilişi de yapıldı, Hediye çekilişinde personele büyüklü küçüklü paketler armağan edildi.  Çekilişte sahibi çıkmayan hediyeler, Didim Yöresi Engelliler Derneğine bırakıldı. Dernek Başkanı Bedri Altıntaş,  Değişim  firmasına bol kazançlar dilerken, derneğe bağışlanan hediyeleri içinde teşekkür etti.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 09 Ekim 2017 07:49

POLİS

POLİS

Eski Yunan’da POLİS; kent, şehir demek…

Son­ra­la­rı kent dü­ze­ni­ni sağ­la­mak için olu­şan bi­rim­le­re ve­ri­len ad… Daha açık bir de­yiş­le gü­nü­müz­de POLİS; kamu dü­ze­ni­ni ve yurt­daş­la­rın ca­nı­nı, ma­lı­nı, temel hak ve öz­gür­lük­le­ri­ni ko­ru­mak­la gö­rev­li, yasa uy­gu­la­yı­cı­sı bir kamu gö­rev­li­si­dir.

Ül­ke­miz­de Os­man­lı’dan beri POLİS ör­gü­tü var­dır; Cum­hu­ri­yet dö­ne­min­de daha çağ­daş, daha ge­liş­miş bir kurum ola­rak var­lı­ğı­nı sür­dür­mek­te­dir, kamu dü­ze­ni­ni sağ­la­ma gö­re­vi­ni ye­ri­ne ge­tir­mek­te­dir…

Biz ço­cuk­ken Polis Am­ca­lar’ı se­ver­dik; yal­nız­ca kö­tü­ler kor­kar­dı po­lis­ler­den…

Hu­lu­si Kent­men’in, Nubar Ter­zi­yan’ın Ye­şil­çam film­le­rin­de can­lan­dır­dı­ğı Polis Amca ki­şi­lik­le­ri; canlı, canlı her ma­hal­le­de ya­şar­dı…

Ne zaman ki 68 Genç­li­ği’nin do­ğu­şuy­la, ül­ke­miz­de de or­ta­ya çıkan öğ­ren­ci olay­la­rıy­la bir­lik­te; Polis Am­ca­lar da de­ğiş­me­ğe baş­la­dı…Bir bö­lü­mü POL-DER’li olup de­mok­ra­si­yi sa­vun­du, bir bö­lü­mü de Top­lum Po­li­si kap­sa­mın­da FRUKO adını aldı, öğ­ren­ci olay­la­rın­da cop­la­rıy­la genç­le­rin üze­ri­ne daldı…

Ama yine öğ­ren­ci olay­la­rı sı­ra­sın­da (işin ger­çe­ği PKK eş­ki­ya­sı, ka­ti­li APO’nun bö­lü­cü­lü­ğe tohum ek­di­ği yıl­lar­da) kör kur­şun­lar­la şehid düş­tü­ler; on­la­rın öğ­ren­ci­le­re yap­tı­ğı iş­ken­ce­le­re kar­şın “kel ölür sırma saçlı, kör ölür badem gözlü” dedik…Ka­pan­dı öf­ke­miz­de­ki gedik on­la­ra göz yaş­la­rı­mı­zı ver­dik…

Bu­nun­la bir­lik­te FRUKO namlı top­lum po­lis­le­ri­nin var­lı­ğıy­la nifak to­hum­la­rı ekil­di POLİS AM­CA­LAR ile hal­kı­nın ara­sı­na…Daha son­ra­la­rı bir de si­ya­set bu­laş­tı­rıl­dı, daha büyük zi­ya­fet­le­re otu­ra­bil­sin­ler diye ki­mi­si FETOŞ sev­da­lı­sı oldu, ki­mi­si AK­BA­BA­LAR’ın ya­ma­cı­na kondu… Ger­çek an­lam­da hal­kın, özel­lik­le de ço­cuk­la­rın POLİS AMCA diye sevip, sayıp, bağ­rı­na bas­tı­ğı kaç kişi kaldı?… Bi­lin­mi­yor kuş­ku­suz… Üs­te­lik son aşa­ma­da Polis Yetki ve Se­la­hi­yet Ka­nu­nu da de­ğiş­ti­ril­di; PKK ile karşı, kar­şı­ya bı­ra­kıl­dı­lar.

Gü­nü­müz­de “şak­şak­çı, ya­la­ka çıkar gu­rup­la­rı­nın dı­şın­da” 10 Nisan gü­nün­de kut­la­nan Polis Bay­ra­mı da il­gi­len­dir­mi­yor halkı… Özel­lik­le de BEKÇİ DÜ­DÜK­LERİ du­yul­maz ol­du­ğun­dan bu yana hır­sız­lar da cirit atar­ken hal­kın yatak oda­la­rın­da… Nasıl il­gi­len­dir­sin ki?…

İşin ger­çe­ği as­ker­le­re de “ka­ğıt­tan kap­lan­lar” yaf­ta­sı ya­pış­tı­rıl­dı­ğın­dan beri ül­ke­yi kur­ta­ran, kuran ve ko­ru­yan; as­ke­rin du­ru­mu daha da pe­ri­şan, daha da acı­na­sı hal­kı­nın yü­re­ğin­de… Ör­ne­ğin; 70’lerde iş­ken­ce­ci…1950’ler­den beri Mus­ta­fa Kemal’in değil, NATO’nun as­ker­le­ri…60’larda Cemal Gür­sel ile sözde dev­rim­ci…70’lerde Faik Türün’le iş­ken­ce­ci…80’lerde Ce­ma­at’in ku­ca­ğı­na otu­ran…90’larda PKK eş­ki­ya­sı­na kur­şun sık­mak­tan sa­kı­nan…2000’lerde iyi­ce­si­ne Ame­ri­kan­la­şan ve bu­gün­ler­de hal­kın­dan iyice kopan… Asker yu­va­sın­da­ki bay­rak di­re­ği­ne PKK pa­çav­ra­sı­nı asana; “ço­cuk­tur” diye mer­ha­met eden… ve son aşa­ma­da bu ül­ke­yi, bu ulusu sa­vun­ma­sız bı­ra­kan eli ta­ban­ca­lı ve de pa­ra­sal ola­nak­lar bağ­la­mın­da ol­duk­ça ay­rı­ca­lık­lı bir top­lu­luk diye ba­kar­ken…

PKK kal­leş­le­ri­nin kar­şı­sın­da, yi­ğit­çe sa­va­şan, kan veren, can veren POLİS; as­ker­den daha çok sev­gi­mi­zi ka­zan­mış­ken bugün yü­re­ği­miz­de…

Ol­ma­dı be, ol­ma­dı, ya­kış­ma­dı hiç size ; bir ka­dı­nı sokak or­ta­sın­da copla, tek­mey­le döv­mek... Alan­ya'dan göz­le­ri­mi­ze düşen o ya­kı­şık­sız gö­rün­tü­ler ya­ra­la­dı yü­rek­le­ri­mi­zi...

İster­dim ki bu­gü­nün ço­cuk­la­rı da biz­ler gibi se­ve­bil­sin­ler POLİS AMCA di­ye­rek siz­le­ri, size gü­ve­ne­rek bü­yü­sün­ler…

Keşke hiç düş­me­sey­di on­la­rın göz­le­ri­ne; bir ka­dı­na acı­ma­sız­ca sal­dı­ran gö­rün­tü­le­ri­niz… Unut­ma­yı­nız ki üni­for­ma­la­rı­nız­dan sıy­rıl­dı­ğı­nız­da, si­lah­la­rı­nız­dan so­yun­du­ğu­nuz­da; siz­ler­le bir­lik­te he­pi­miz,hal­kız biz…

Yayınlandığı yer Selma Erdal

Uyuşturucu batağı için acil önlem gerekiyor

Dünyanın başına bela olan en büyük kötülük uyuşturucu ticaretidir. Yapılan araştırmalarda çok ciddi sonuçlara ulaşmak mümkün. Bir kere, bu işi yapanlar genelde fakir halkın olduğu yerlerdir. Ne kadar kötülük varsa, hepsi gelişmemiş, kültürsüz ve fakir toplumlarda oluyor. Afrika ülkeleri de bu işe en müsait olan bölgelerdir. Peki bu işin geçiş kısmı neresi diye soranlara şunu söylemek lazım. En çok geçiş güzergahı gelişmemiş olan ülkelerden gelişen ülkelere en yakın olan geçiş noktasıdır. Bu nedenle bizlerin en fazla titizlik göstereceği konulardan biri de uyuşturucu ticaretinin sağlandığı, kapılarımızın çok iyi kontrol altında tutulmasıyla sağlanabilir.

Çevremizde yaşanan savaşların ve bu sebeple ülkemize kalıcı veya geçici olarak göç edenlerin, iyi bir şekilde takip edilmesi gerekir. Buna örnek vermek gerekirse, bayramda kapıları açarak, binlerce insanı Suriye’ye geri yollayıp, geri gelmesinde kontrol sağlanmazsa, olacaklardan bu millet ve geleceğimiz büyük zarar görür. Ülkemizde kimler var diye sormaya gerek yok. Her milletten insan iş bulma düşüncesiyle veya açlık ve sefaletten kaçarak kendisine yaşam temin edebilmek için bu işlere çok müsait oldukları ortadadır. Afgan, Suriyeli, Arap, İranlı, Pakistanlı, Somalili, Iraklı, daha bir çok ülkeden insan ülkemizi iş bulurum düşüncesiyle benimsemiş ve buralara gelerek, özellikle büyük şehirlerde kanunsuz işlerin odak noktasını oluşturmuşlardır.

Son yıllarda yaşanan ve sınırlarımızın kalbur gibi olduğu günlerde, buradan gelenler uyuşturucu trafiğinin taşıyıcı ve satıcı kolunu oluşturması için zorlanmasına gerek kalmıyor. Çok kötü bir konu olarak, okullarımızın önlerinde yaşananların henüz daha çok az bölümü kamuoyuna yansımaktadır. Bu konuda emniyetin daha sıkı tedbirler alması gerektiği ortadadır. Yapılan toplantılarda halka bu acil konuların anlatılması gerekir. Hatta sadece halka değil, bu konunun ivedilikle tüm okullarımızda anlatılması gerekiyor. Ders olarak verilmesi gerekiyor. İşin ciddiyetinin herkese duyurulması gerekiyor. Bu işin önlenmesi için yapılması gerekenlerin başında, iyi bir istihbarat oluşturmak en önemli çalışmadır. Ardından eğitim işbirliği ile her yaşta insana geçiş ve satış konusunda yardımcı olunması için bilgi şart. İstanbul’un arka sokaklarındaki çarpıklıkları sanırım herkes bilmiyor. İçinde hayvanın bile barınamayacağı binalar ve odalarda yabancılar oraları mesken tutmuş, günlük geçirecekleri yaşam için uyuşturucu satışı yaparak gençlerimizi zehirlemektedir. Buradan yola çıkarak, aç olan, parasız olan her insanın yapabileceği bu iğrenç işlerin sona erdirilmesi hepimizin ortak düşüncesidir. Başta işsizliğe son verilecek önlemlerin alınmasıdır. Harcamaların lüksün gerisine alınarak, devlet kurumları en alttan en başa kadar harcamaları kısıtlanarak, halkın refahı sağlanmalıdır. Okullarda eğitim ve ekonomik dengeler sağlanmalı, öğrencilerin barınma ve yiyecek konuları öncelikle devletin desteği ile iyileştirilmelidir.

 

Eğitime verilecek ağırlıkların bu tür konularda olması geleceğimizin iyi aydınlanması bakımından önem arz etmektedir. Gerektiğinde eğitimcilerden destek alınarak, bir çok sayıda dernekler kanalıyla bu işin ciddiliği hemen herkese anlatılmalı ve ailelerin çocuklarına karşı sorumlulukları sağlanmalıdır. Bu işin kötülüklerinin anlatımı için bir çok aydın kişinin, yazarın çizerin, eğitimcinin destek vererek, başta bu konu ile mücadelede ortak çalışmalara gerek vardır. Yoksa fazla değil yakın bir tarihte geleceğimiz olan gençler iş bulamazsa başımızın belada olduğunu anlatmak çok büyük bir görevdir diye düşünüyorum.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ
Pazartesi, 09 Ekim 2017 07:47

CEZALI YAŞAMDAN KESİTLER

Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

CEZALI YAŞAMDAN KESİTLER

Feza çağı değil,

Çağımız CEZA!

Ev değil, cezaevi

F Tipi/Ölüm oruçları

Kazazede değil, ceza zede!

Eskiden yasaklarla başımız beladaydı. Oysa cezalarla baş edemiyoruz şimdi. Bu cezalar dandik cinsinden değil; yedi şiddetinde eli titretip cep yakıyor.

Unutkan bir toplum olduğumuz için cezaları şöyle bir anımsatalım:

Eskiden birisi, birine kızsaydı; “Allah belanı versin!” derdi. Şimdi ise “Allah cezanı versin!” diyorlar.

Cezalar o kadar çoğaldı ki hangisinden başlasak acaba? Cezalar da, bölünerek çoğalıyorlar mübarek; sanki mutasyona uğruyorlar.

“Kabir cezası ”da var, manevi cezaya girer. Alan dışı, öteki dünyayı ilgilendirir.

Futbolcu, rakip oyuncuya kasıtlı faul yapıyorsa, al sana hakemden ceza. Hafifine: “Sarı kart”, ağırına: “Kırmızı kart” (Oyun dışı)

Öğrenciliğimden anımsıyorum. Öğrenciler de cezalandırılırdı. Şimdi uygulanıp uygulanmadığını bilmiyorum. “Sıra dayağı cezası”

Askerlik Ocağı’nda da ceza metotları var halen. Örneğin; Üst, asta bir soru sorarsa şayet bilmiyorsa; yanaşık düzen eğitimine (geri besleme) ye alınır; ama en çok uygulananı: “İstikamet falan filân tepe, koşar adım marş, şınav, mekik çekme ya da daha ağırı; komando dansına tabi tutulur. Hatta katıksız çadır hapsine kadar varır.

Esnafsan, ruhsattın da yoksa zabıtadan ceza kaçınılmaz. Fatura kesmeyip, fiş vermiyorsan Maliye’den al sana ceza.

Memursan, maaştan para kesme cezası olduğunu usundan çıkarma.

Babanın lafını dinlemeyip, yabana atarsan bir ceza da buradan:

“Harçlık kesme, ya da harçlıktan kısma cezası” uygulanır.

Hanımlarla bir problemin mi var, bir ceza da burada seni beklemektedir. “Cinsel ambargo” Sevgililer günü, doğum gibi vb. günlerde eşini, nişanlını, sözlünü sormazsan, çiçek götürmezsen; “Küsme ve diyalogda kopma cezası” uygulanır.

Memleketimizde af çıkar, ama ceza çıkmaz.

Can çıkar, huy çıkmaz.

Ömür biter, ceza bitmez!..

***

Uygulanan Cezalardan Bazıları:

1. Nüfus sayımı veya OHAL sokağa çıkma cezası....TL.

2. Vatandaşlık borcu / oy kullanmama cezası....TL.

3. Yanlış yere park etme cezası.....TL.

4. Yere tükürme cezası.....TL.

5. Sigara içme cezası.....TL.

6. Kırmızı ışıkta geçme cezası.....TL.

7. Askerlik yedek yoklama yaptırmama cezası....TL.

8. Çim koparma cezası......TL.

9. Ehliyetsiz araba kullanma cezası....TL.

10. Taşıt egzoz ölçümü yaptırmama cezası....TL.

11. Gürültü yapma cezası....TL.

12. Çöp vergisi vermeme cezası......TL.

13. Emlak vergisi vermeme cezası.....TL.

14. Kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçme cezası....TL.

15. Alkollü araba kullanma cezası.....TL.

16. Kemer takmama cezası.....TL.

17. Elektrik faturasını zamanında ödememe cezası....TL

18. Telefon faturasını gününde tahsil etmeme cezası...TL

19. Su parasını zamanında tahsil etmeme cezası....TL.

20. Banka borcunu zamanında ödememe cezası....TL.

21.İdari para cezaları…

22. Adli para cezaları…

Yayınlandığı yer Musa Dinç