24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cumartesi, 04 Kasım 2017 20:15

Bunun adı aklımızla alay etmektir

Bunun adı aklımızla alay etmektir

Ülkenin yarısı kabul etti diye diğerinin ezilmeye asla hakkı yoktur. Çalışan dar gelirliler sanki bu ülkede ikiye ayrılmış gibi gösteriliyor. Bizim dar gelirlimiz, sizin dar gelirliniz. Bizim dar gelirlimizin ek geliri var. Bedava dağıtılan kömür, makarna, gıda maddeleri. Et ihtiyacı ise, iktidar belediyelerinin, imarethaneler kanalıyla halka sunduğu yiyeceğin içinde var. Haftanın üç günü etli yemek yiyerek o ihtiyacını karşılayanlar, gelecek olan zamlardan etkilense de, önemsemiyor. Zaten düşüncesinde dini duygularla alıştırma olduğundan, rızık olayı kendi isteği dışında gelişen bir olgu olarak değerleniyor. Gerisi mi? Hiç sormaya gerek bile yok. Aldığı zamlarla değil et bulmak, yiyecek temel gıdaları bile zor temin ediyor.

Birileri aç susuz beklerken, diğerleri karnını doyuruyor. Bu reva mı? Bence değil. Eğer böyle bir haksızlık karşısında hala bir adaletten söz ediliyorsa, ben bu işin aslından bir şey anlamış değilim. Resmen insanların aklıyla oynamaktır. Dar gelirli değil, orta gelirli bile artık et yiyemez oldu. Et en büyük besin maddesidir. Etin girmediği evde yaşam standartları tam çalışamaz haldedir. Enerjinin en büyük kısmı yenilen kırmızı ette mevcuttur. Et girmeyen eve hastalık girer. Biz sağlık sektöründe bu şekilde öğrendik. Hücrelerin yenilenmesi ve aktif hale gelmesi için kırmızı etin önemi bilim adamlarının çalışmalarında mevcuttur. Bilim derseniz o bile yok edildi.

Bir bakan kalkıp da kamuoyu önünde gülerek, et ucuzlayacak, fakir halk artık et yiyecek diyorsa, bu halk ile alay etmektir. Bir çok kişinin halkın büyük bölümünün fakirleştiğini söylediğinde kabul etmeyenler, şimdi et konusu devrede olunca halkın fakirleştiğini sonunda anladılar. Peki ne olacak bu işin sonu diye merak edenlere anlatalım. Ülkede et fiyatlarının düşmesi tek konuya bağlıdır. Hayvan üretiminin artması ile bu iş gerçekleşir. İlgili olan kurum tarafından verilen bilgilere göre, etin kısa zamanda zincir marketler aracılığı ile ucuz satılacağı belirtilmiş. Peki bu satılacak et dışarıdan geldiğine göre, ne ile alınacak? Sanırım bunlara para verilerek ithal edilecek. İthal edilirken öpücük verilmeyeceğine göre, bunun tek şartı dolar ile alımıdır. Dolar bu gün itibariyle durmak bilmediğine göre çözümünün ne olduğunun da halka anlatılması gerekir.

 

Et fiyatları bir şartla düşer ve halkın her kesimi tüketebilir. Yeni teşviklerle başlayarak, hayvancılık geliştirilmelidir. Üreticiye destek verilmeli ve hayvan üretimi arttırılmalıdır. Bunca boş duran arazilerimiz, hayvan yemi için ekilerek ihtiyaçlar karşılanmalıdır. Bunca boş arazimiz boş yere bekletiliyor. Çiftçiye gerekli destek sağlanmalıdır. Mazot için çiftçiye indirim yapılmalı, zenginlerin gezdiği tekneler gibi değerlendirilerek ucuz mazot sağlanmalıdır. Kısa sürede çiftçiye gelen imkanlarla, et üreticilerinin imkanları doğru orantılarda desteklenerek ancak et ürünlerindeki bolluk ve ucuzluk sağlanabilir. Yurt dışından et gelecek de, vatandaş et yiyecek. Üstelik kurların pik yaptığı günlerde. İnsanların aklıyla alay etmektir bu.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ
Cumartesi, 04 Kasım 2017 19:38

BELEDİYE KALDIRIMLARA AĞAÇ DİKİYOR

BELEDİYE KALDIRIMLARA AĞAÇ DİKİYOR

Didim Belediyesi Park ve Bahçeler ekipleri Atatürk Bulvarı başta olmak üzer çeşitli refüj ve kaldırımlara ağaç dikiyor.

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın talimatıyla başlanan ağaçlandırma çalışmaları hakkında Didim Belediyesinden bir açıklama yapıldı.

“Kentimizin güzel bir geleceğe sahip olması için çaba harcıyoruz.  Daha yeşil ve yaşanabilir bir Didim oluşturma hedefiyle Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın talimatları doğrultusunda çalışmalarına yön veren belediye ekipleri ilçemiz de kavşak ve refüjler başta olmak üzere çeşitli noktalara ağaç dikimi gerçekleştirdi. Atatürk Bulvarı’ndan başlayarak ilçemiz sokaklarına dikilen 1000 adet ağaç ile ilçemizin çehresinin değişmesi hedefleniyor.”

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ağaçlandırma çalışmasıyla ilgli olarak  “doğaya ve yeşillendirmeye oldukça önem veriyoruz, kentimizin her yönü ile güzelleşmesi ve marka kent olabilmesi adına çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yeşil bir Didim için ne gerekiyorsa yapacağız” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim

YERLİ OTOMOBİL TOPLANTISINA DİDİM TİCARET ODASI DA KATILDI


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk defa 2011'de gündeme getirdiği "yerli otomobil" projesini yürütecek konsorsiyumu Türkiye Odalar ev Borsalar Birliğinde yapılan toplantıyla açıkladı. Turizm şurası ve Yerli Otomobil tanıtım toplantısına davet edilen Didim Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Üstündağ ve Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım da toplantıya katıldı.

Türkiye'de tasarlanacak, üretilecek motorlu bir aracı yurtiçi ve yurtdışında pazarlamayı amaçlayan "Türkiye'nin otomobili projesi" toplam 65 milyar TL ciroya sahip, 110 bin kişiye istihdam sağlayan Anadolu Grubu, Zorlu Grubu, Kıraça Holding, BMC ve Turkcell tarafından gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, Türkiye'nin otomobili için elini taşın altına koyan babayiğitlerin ilan edilecek bu toplantının ülkeye, millete, sektöre ve girişim grubunu oluşturan şirketlere hayırlı olmasını diledi.

Girişim grubunun oluşturulması safhasına gelene kadar projede emeği geçen herkese teşekkür eden Erdoğan, "Merhum Muhammed Ali, 'hayal gücü olmayan insanının kanatları yoktur' diyor. Bizim de bugün ortak girişim grubunun tanıtımı için bir araya geldiğimiz markası Türk, tasarımı Türk, mühendisliği Türk, teknolojisi Türk, üretimi Türk, pazarlaması Türk bir otomobile sahip olma hayalimiz vardı. Aslında bu bizimle birlikte milletimizin de hayalidir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaman kaybına tahammülün bulunmadığının altını çizerek, "Mademki bu babayiğit arkadaşlarımız çıkıp ellerini taşın altına soktular, bize de onlara gereken her yerde omuz vermek, destek vermek düşer. Şimdiden ilan ediyorum, piyasaya süreceğiniz ilk otomobilin bedelini ödemek şartıyla taliplisi de benim" dedi.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, köklü otomotiv devlerinin yeni nesil otomobil teknolojilerini yakalayabilmek için birbirleriyle yarıştıklarını belirterek, "İşte bu yüzden Türkiye'nin otomobilinin tam zamanıdır." dedi.

Bugün çok büyük bir hayali gerçekleştirmek için yola çıktıklarını söyleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin otomobilini üretmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine çağrı yaptığını hatırlattı.

Hisarcıklıoğlu, "Biz de elimizi taşın altına koyduk. Yaklaşık beş aydır 100'e yakın toplantı yaptık, bu sürecin planlamasını gerçekleştirdik. Ben her zaman söylüyorum; bir ülkenin müteşebbisi ne kadar güçlüye, cesaretliyse o ülke de o kadar güçlü olur. Girişimcilerimiz bizim övünç kaynağımız. Türkiye’nin artık muazzam bir birikimi var. Ülkemiz tarımsal toplum yapısını kırmış ve sanayi toplumu haline gelmiştir.

Ortaya koyduğu vizyon için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, "Kendisinin ısrarlı çağrıları olmasaydı, hiçbirimiz bugün bu salonda Türkiye’nin Otomobilini yapacağız diye oturmazdık. Liderlik ve vizyon böyle bir şey. Gerçekten bizi yüreklendirdiğiniz ve bu süreçteki tüm desteğiniz için çok teşekkür ediyoruz. 5 aydır ne zaman bu proje için yanınıza gelsek, önümüzü açtınız. Destek verdiniz. Moral verdiniz. İnşallah, sizin liderliğiniz ve desteklerinizle bu projeyi başarıya götüreceğiz" dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

Aydın Çıldır Havalimanı İçin İmza kampanyası devam ediyor

Aydınlılar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Çıldır Hava Limanının Yolcu taşımacılığına açılmasının Aydın’ın  kalkınması ve gelişmesine, turizm ve kültürüne katkısı olacağını düşüncesiyle 21 Ekim günü  bir imza kampanyası başlatmıştı.

Dernek  kampanya siyasi destek bulabilmek için Başta aydın milletvekilleri olmak üzere Aydın nüfusuna kayıtlı milletvekillerine de ulaşarak kampanyalarına destek istediler.

Derneğin konuyla ilgili açıklamasında ; “ Aydın Çıldır Havalimanının yolcu taşımacılığına açılması için Ankara'da faaliyet gösteren Aydınlılar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği olarak 21 Ekim 2017 tarihinde başlattığımız imza kampanyası devam ediyor. Dernek Başkanı Halil Apaydın başkanlığında Genel Sekreter Menderes Payze, Yönetim Kurulu üyeleri Nail Cesur ve Şükrü Mutaf oluşan bir heyet, Aydın Çıldır Havalimanı için açılan imza kampanyasını anlatmak amacıyla TBMM'inde Milletvekillerimizi ziyaret ettik” açıklaması yaptı.

Dernek yöneticiler ziyaretleri Milletvekillerine “ amaçlarının Aydın'ın gelişmesine büyük katkı sağlayacağını düşündükleri Havalimanının yolcu taşımacılığına açılması için yapılan çalışmalara destek olmak  istediklerini ve  Aydınlılar olarak birlikte hareket etmek olduğu, böylece Aydın’ın  hak ettiği havalimanının bir an önce faaliyete geçmesini istedikleri ifade ettiler.  Dernek yöneticilerinin TBMM'inde görüştük milletvekilleri  Mehmet Erdem, Sayın Bülent Tezcan, Metin Lütfi Baydar ve Deniz Depboylu imza kampanyasına imza atarak destek verdiler.

Dernek; Ankara dışında olan ve Mecliste görüşemedikleri Milletvekilleri için yeniden ziyaret gerçekleştirileceklerini . Ayrıca geçmiş dönemlerde milletvekilliği ve bakanlık görevinde bulunmuş bakan ve milletvekillerini ziyaret edilerek imza kampanyasına destek isteyeceklerini de belirttiler.

Diğer illerde kurulmuş olan Aydın  dernekleri ve vakıf yöneticileri ile iletişime geçerek imza kampanyasına destek olması sağlanacak. İmza kampanyası yönetim kurulunun aldığı karar gereği 31.12.2017 tarihine kadar devam edece.

Kampanyada toplanan imzalar dilekçe başta  Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, Ulaştırma Bakanlığına ve  Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne, havayolu şirketlerinin Genel Müdürlüklerine ulaştırılacak.

Aydınlılar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Çıldır hava limanının yolcu taşımacılığına açılmasının Aydın'a büyük bir hizmet olacağını düşündüklerini için imza kampanyasına tüm Aydınlıları  destek vermeye davet etti.

 

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 04 Kasım 2017 19:36

BÜYÜKŞEHİR HALK DANSLARI SEZONU AÇTI

BÜYÜKŞEHİR HALK DANSLARI SEZONU AÇTI

Didim Belediyesinden Haber Yok

Aydın Büyükşehir Belediyesi geçen yıl Mart ayında başlattığı “halk dansları  kursu” 2017 yılı sezonunu açtı.

Aydın Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin adını ulusal ve uluslararası platformlarda temsil etmeyi hedefliyor.

Didim Belediyesinin yaz aylarında başlattığı sportif faaliyetlerin yoğun olduğu Yaz okulları sona ermesinin ardından, kültürel faaliyetlerinde henüz bir çalışma haberi yok.

Didim Belediyesi yaz aylarından Basketbol, Futbol, Voleybol, Yüzme, Tenis, branşlarında spor eğitimi vermiş ancak sonuçları kaç kişinin yararlandığı konusunda bir açıklama yapılmamıştı.

Diğer taraftan kültürel faaliyetlerden olan Piyano, Bağlama, Klasik Gitar eğitimleri ile Bale, Halk Oyunları ve satranç eğitimleri  verilmişti.

Tatilin bitmesinin ardından kapanan yaz okulları öğrencileri  Kültürel çalışmaların devam edeceğini beklemelerine rağmen Belediyeden konuyla ilgili her hangi bir çalışma haberi yok.

Büyükşehir adımlarını attı ve kayıtların ardından  Halkoyunları branşındaki kurslara 130 Kursiyer Katıldı.

AYBA spor salonunda yoğun bir katılımla sezona başlayan kursiyerlere, Zeybek ve Horon danslarının yanı sıra Kafkas yöresinin oyunlarında eğitimi veriliyor. 130 kursiyerin bulunduğu kurs kayıtları yeni dönemde de devam ediyor. Vatandaşlar, tüm Türkiye’ye örnek olan sosyal belediyecilik anlayışının yanına kültürel faaliyetleri de ekleyerek çalışmalarına hız veren Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.

 

Yayınlandığı yer Didim

DİSK Emekli-Sen İmza Toplama Kampanyası Başlattı

DİSK Emekli-Sen Didim Şubesi Atatürk Bulvarındaki Türkiye İş Bankası civarında ‘Sağlıkta Katkı Payları Kaldırılsın’ önergesi üzerine basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesi duyuru yapılarak, Didimliler de basın açıklamasına davet edildiler. Emekli kesimden bir çok Didimli açıklamayı dinlemek için oradaydılar.

DİSK Emekli-Sen Didim Şubesi 04.11.2017 Cumartesi günü, saat 14:00’de Atatürk Bulvarında ‘Sağlıkta Katkı Payları Kaldırılsın’ önergesi konusu ile ilgili basın açıklaması yaptı. DİSK Emekli-Sen Didim Şubesi Başkanı İsmail Doğan; CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Mecliste vermiş olduğu ‘Sağlıkta Katkı Payları Kaldırılsın’ önergesi hakkında açıklama yapıp, bu önergenin Meclisten geçmesine destek vermek için Didimlileri imza toplama kampanyasına davet etti. Türkiye genelinde DİSK Emekli-Sen ve Disk Sendikaları tarafından başlatılan imza toplama kampanyası Didim’de de büyük ilgi gördü.

DİSK Emekli-Sen Didim Şubesi Başkanı İsmail Doğan gazetemize yaptığı açıklamada; DİSK Emekli-Sen ve DİSK Sendikaları olarak bu önergeye destek verdiklerini ve 17 Kasım’da gündeme alınacak olan ‘Sağlıkta Katkı Payı Kaldırılsın’ önergesine destek olmak için, T.C Sağlık Bakanlığı’na hitaben Türkiye çapında imza kampanyası başlatıp, önerge gündeme alınmadan önce toplanan imzaları T.C Sağlık Bakanlığı’na teslim edeceklerini dile getirdi.

İsmail Doğan: “Bu önerge tüm sağlık çalışanları ve emeklileri ilgilendiriyor. Emeklilerden katkı payı fazla kesildiği için katkı payının kaldırılmasını istiyoruz. ‘Sağlıkta Katkı Payı Kaldırılsın’ önergesinin yürürlüğe girmesine destek olmak için basın açıklamasıyla beraber imza kampanyası başlattık.” Dedi.

DİSK Emekli-Sen Merkez Delegesi Sürmeli Bal basın açıklamasında yaptığı konuşmada: “Anayasanın birçok maddesinde yurttaşların sosyal güvenlik ve sağlık hakkını teminat altına alan düzenlemeler bulunuyor. Bütün bu düzenlemelerin getirdiği yükümlülükler gereğince Devletin, yurttaşlarının sağlıklı yaşamaları ve bozulan sağlıklarına yeniden kavuşmaları için, gerekli tedavi hizmetlerini karşılıksız vermesi gerekir. Özel hastanelerde, devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde ve aile hekimliklerinde yapılan tedavinin faturası eczanelerde tahsil ediliyor, emeklilerin ise aylıklarından kesiliyor. Sendika olarak bugün sağlıkta alınmakta olan katkı/katılım paraları ile ilave ücretlerin alınmaması ve sağlık hakkının sosyal Devlet tarafından herkese parasız ve eşit verilmesi talebiyle Türkiye çapında Sağlık Bakanlığına hitaben imza kampanyası başlatıyoruz. Kampanyamız 15 Kasım tarihine kadar sürecek. Başta Emekliler olmak üzere tüm yurttaşları, şube ve temsilciliklerimiz tarafından kent merkezlerinde yürütülecek olan kampanyamıza, imzalarıyla destek vermeye çağırıyoruz. Emeklilerin durumu dünden daha zor. Yarın daha da zor olacak. Yarınımız için daha fazla bir araya gelip, daha fazla mücadele etmeliyiz.” Dedi.

 

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 04 Kasım 2017 10:50

Didim Dane Zeytini İlgi Bekliyor

Didim Dane Zeytini İlgi Bekliyor

Didim yöresindeki 1.5 Milyon ağaçta yetişen zeytinin hasadının başlaması ile birlikte toptan satışlarda başladı. Akköy’de ve Akyeniköy’de kurulan zeytin pazarından her gün tırlar dolusu zeytin toptancı tarafından satın alınırken, zeytinin Didim’den çıktığı konusunda hiçbir menşe-i çalışması yapılmıyor. Dolayısıyla Markalaşma çalışmalarının yanı sıra rekolte ve tonajla ilgili de resmi bir kaydın olmadığı anlaşılıyor.

Didim Eski Ziraat Odası Başkanlarından ve Akyeniköy’de Belediye Başkanlığı yapmış olan Yılmaz Öz konuyla İlgili kaygılarını gazetemizle paylaştı.

Yılmaz Öz, konunun ciddi olarak ele alınmasını isterken, Didim zeytininin coğrafi  işaretleme çalışmalarının mutlaka yapılmasını, konunun resmi makamlar tarafından da ele alınmasını istedi.

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 04 Kasım 2017 08:20

VATAN İÇİN CAN VE­REN­LE­RE SELAM OLSUN

VATAN İÇİN CAN VE­REN­LE­RE SELAM OLSUN

Daha dün dokuz şehit., Şe­hit­ler ölmez vatan bö­lün­mez. Ger­çek­ten öy­le­mi, top­ra­ğa hain kur­şu­nu ile düşen ci­van­la­rı­mız öl­me­di­ler­ mi? Ateş düş­tü­ğü yeri ya­kı­yor, ev­lat­la­rı­mız hain kur­şun­la birer ikişer ara­mız­dan ay­rı­lı­yor­lar. Hep­si­ne Al­lah­tan rah­met aile­si­ne baş­şağ­lı­ğı di­li­yo­ruz.​ Ulu­sal Kur­tu­luş şa­va­şı­mız­da , Mus­ta­fa Kemal Ata­tür­k’ün as­ker­le­ri na­sıl­ ki vatan ve bay­rak uğ­ru­na nasıl sehit mer­te­be­si­ne ulaş­mış ve bugün on­la­rı nasıl rah­met ve saygı ile anı­yor­sak, aynı şe­kil­de vatan ve bay­rak için bu­gün­de ca­nı­nı seve seve ve­ren­ler aynı say­gı­yı ha­ke­ti­yor­lar.

Vatan ve bay­rak için ölü­nür, şa­ha­det mer­te­be­si­ni içer­ler ve me­kan­la­rı cen­net­tir, ancak, neden hep ga­ri­ban ev­lat­la­rı an­la­mış de­ği­lim. Ce­na­ze­ler neden hep va­roş­lar­dan, neden köy­le­ri­miz­den neden dar ge­lir­li ev­ler­den çıkar. Neden .. neden... neden....

Ulu­sal Kur­tu­luş Sa­va­şı­mız kah­ra­man­la­rımız. Şe­hit­le­ri­miz, ay­rım­sız Ana­do­lu­nun her ye­rin­de idi.​ Pa­ra­sı ola­nın as­ker­lik yap­ma­dı­ğı, adamı ola­nın do­ğu­ya bö­lü­cü terör ör­gü­tü ile yüz yüze gel­me­me­si için gön­de­ril­me­di­ği bir örnek yoktu, gö­re­vi, ün­va­nı, ne olur­sa olsun her­kes vatan uğ­ru­na gerek­ti­ğin­de şehit ol­muş­lar­dır. Ma­ra­şal Mus­ta­fa Kemal Ata­türk savaş ala­nın­da kur­şun me­sa­fe­sin­de şa­va­şır­ken kos­tak­lı saati sa­ye­sin­de şa­adet mer­te­be­si­ne ulaş­ma­mış­mıy­dı.

 

SIFIR TERÖR, SIFIR ŞEHİT NOK­TA­SIN­DAN BİR GÜNDE DOKUZ CA­NI­MIZ DEF­NEDİYOR­SAK BİZİ BU NOK­TA­LA­RA GE­TİREN­LERİ, BU SİYASETİ SOR­GU­LA­YA­MA­YA­CA­ĞIZ­DA NEYİ SOR­GU­LA­YA­CA­ĞIZ. Uyan ey hal­kım , lüt­fen uyan...​ Nazım’ın de­di­ği gibi, kö­ro­la­sın de­mi­yo­rum , kö­rol­ma­da gör beni.

Yayınlandığı yer Hasan Sani Güneş
Cumartesi, 04 Kasım 2017 08:20

Orada Mu­ha­le­fet Var mı?...

Orada Mu­ha­le­fet Var mı?...

Di­gi­tal tek­no­lo­ji dev­ri­mi ya­şa­dı­ğı­mız bir ger­çek... Geç­miş­de 45'lik­ler, 33'lük­ler, ar­dın­dan LP (açı­lı­mı LONG PLAY, Türk­çe­si ile uzun çalar; me­ca­zi an­la­mıy­la da cuk otur­mak­ta gü­nü­mü­ze, ülke gün­de­mi­ne...Gü­nü­müz; kav­ram­sal ola­rak ger­çek bir uzun çalar dö­ne­mi...​ve belki de sür­dü­rü­le­bi­lir ça­lar­lık dö­ne­mi bile dense daha da ye­ri­dir)...​Ve son­ra­sın­da teyp­ler ki bir disk­ten di­ğe­ri­ne ak­ta­rı­lır­dı bant­lar, üze­ri­ne ses ka­yıt­la­rı ya­pıl­mış ola­rak...

FETOŞ ent­ri­ka­la­rı ne­de­niy­le daha düne kadar her­ke­sin di­lin­de­ki "tape" geç­miş­de­ki bil­di­ği­niz, bil­di­ği­miz teyp...​Bunca yıl­dan sonra İngi­liz­ce kay­nak­lı bu sözü ya­zıl­dı­ğı gibi oku­mak ve de sanki ona çok başka güçlü ve gi­zem­li bir anlam kat­mak ya da sanki ka­fa­lar­da çok başka bir kav­ram ya­rat­ma­ya ça­lış­mak da ayrı bir ma­ri­fet, el­bet­te­ki gül­me­ce kı­va­mın­da...

Anım­sa­na­ca­ğı gibi bu ta­pe­ler, teyp­ler, ses ka­yıt­la­rı; nasıl da sol­la­mış­dı geç­miş­de ger­çek­leş­ti­ril­miş olan altın plak, pla­tin cd satış sa­yı­sı­nı...​Bir kaç yıl ön­ce­sin­de en hit par­ça­lar bu "tape"ler, oku­nur bi­çi­miy­le teyp­ler, ses bant­la­rıy­dı... Ve bun­la­rı gün­de­me ge­ti­ren­ler bağ­la­mın­da; ger­çek­li­ği­ni ka­nıt­la­mak, sor­gu­la­mak, so­ruş­tur­mak­sa...​El­bet­te ki yar­gı­nın gö­re­vi, işiy­di desem...​diyemi­yo­rum...o düzen ancak hukuk dev­let­le­rin­de ge­çer­li... Bizde ise; ta­raf­lar ara­sın­da­ki görev bö­lü­şü­mü; bir taraf yi­ğit­le­rin inkar ka­le­si...​Diğer ta­raf­sa; en so­nun­da attık golü, işte şimdi ka­zan­dık maçı...​Ama her şey bo­şu­na; hemen ŞİKE ÇETESİ çıkar or­ta­ya...​Taraftar­dan da yük­se­len des­tek çığ­lık­la­rı:

-İnkar, if­ti­ra, mon­taj...​Biz yap­ma­yız asla pa­ti­naj... Hep bir­lik­te önü­müz­de­ki maç­la­ra ba­ka­ca­ğız...

Bu bağ­lam­da di­ye­bi­le­ce­ği­miz söz, hem de pek çok söz var da...​Edep ya hu der su­sa­rız, sus­kun ka­lı­rız ül­ke­miz­de­ki bu hu­kuk­sal aç­maz­lar kar­şı­sın­da...

Durup, du­rur­ken neden mi dep­reş­di anı­la­rım­da FETOŞ ta­pe­le­ri?...

Ül­ke­mi­zin ku­ru­cu­su, Ulu Ön­de­ri­miz Kemal ATA­TÜRK'ün an­ne­si­ne ha­ka­ret­den 2 Kasım 2017 günü yerel mah­ke­me­ce tu­tuk­la­nan yav­şak, 3 Kasım 2017 günü sa­lı­ve­ril­miş bir üst mah­ke­me ta­ra­fın­dan...​Kadın­la­ra yö­ne­lik has­ta­lık­lı duy­gu­la­rıy­la on­la­ra sal­dı­ran­lar da nasıl ki yar­gıç kar­şı­sı­na ge­çin­ce "açık giy­si­le­ri ne­de­niy­le müs­lü­man­cı­lık de­ğer­le­ri­nin ze­de­len­di­ği" sa­vıy­la anın­da sa­lı­ve­ri­lir­ler...İşte ben­ze­ri bir hu­kuk­suz­luk yine ya­şan­dı; Ata­mız'ın an­ne­si­ne sal­dı­ran ya­ra­tık, ser­best bı­ra­kıl­dı.Ama ATA­MIZ'ın kur­du­ğu par­ti­den, ko­nu­yu iz­le­me­ğe alan,bu ya­ra­tık ser­best bı­ra­kıl­dı diye soran sor­gu­la­yan ya da karşı çıkıp "mu­ha­le­fet yapan" henüz kimse çık­ma­dı.

Ne yazık ki ül­ke­de ya­şa­nan bunca hu­kuk­suz­luk kar­şı­sın­da hep ye­ter­siz kalan, hep ba­şa­rı­sız olan bir mu­ha­le­fet...

Ve onlar yal­nız­ca ko­nu­şu­yor, bu hukuk ta­nı­maz­lar­la ça­ça­ron ma­hal­le ka­dın­la­rı gibi çene ya­rış­tı­rı­yor. Seçim dö­nem­le­rin­de de halka, seç­me­ne buy­ruk ve­ri­yor:

- San­dık­lar­da işi bi­ti­rin!...

San­dık­lar ne zaman hu­ku­kun ye­ri­ne geçdi?... Sana so­ru­yo­rum baş mu­ha­le­fet­de­ki m'irim?... Yoksa sen de mi alı­yor­sun bir mik­tar prim; ül­ke­de ya­şa­nan onca dep­re­min şid­de­ti­nin ce­za­sı­nı verme işini seçim za­ma­nı­na bı­ra­kı­yor­sun,de­mi­ri ta­vın­da döv­mek var­ken?...​Neden hesap so­ra­mı­yor­sun?... Nedir senin TBMM'de bu­lun­ma ne­de­nin?...

Gerçi sen de hak­lı­sın; bu ül­ke­de HUKUK dün yoktu ki bugün olsun...​Bo­şu­na fer­yad figan...​Na­sıl­sa her seçim ön­ce­sin­de da­ğı­tı­la­cak ulu­fe­ler ola­cak­dır si­ya­sal ve top­lum­sal ya­şam­da olu­şan kir­li­lik­le­ri ör­tecek ipek gibi bir yor­gan...

Veee

Son gün­ler­de;PKK yine iş­ba­şın­da...​Sonuç ola­rak; Vatan sağ...9 Meh­met­çik şehid...66 te­rö­rist ölü...​Te­rö­re neden olan­la­rın be­li­ni kır­mış olan bu ülke; nasıl oldu böyle yine kan gölü?...2002'den beri KOCA ÇINAR'ın dal­la­rı­na tü­ne­yen AK­BA­BA­LAR, söy­le­yin ba­ka­lım;nedir bu ya­şa­nan­la­rın nihai çözüm yolu?...

Melih; metal yor­gu­nu...​An­la­dık da bunca be­ce­rik­siz­lik var­ken or­ta­da; sakın ola ki metal yor­gun­lu­ğu bu­la­şı­cı bir has­ta­lık ol­ma­sın tüm AK­BA­BA­LAR'ın ara­sın­da?...

Ve ölen­le­rin ana­la­rı; nasıl ya­nı­yor­sa yü­rek­le­ri, aynı ateş­le yak­ma­lı bu iş­le­re neden olan­la­rın ca­nı­nı...Şehid ana­la­rı­nın bu sus­kun­lu­ğu sür­dük­çe, Ölüm Me­le­ği PKK eliy­le bu ül­ke­nin asker, polis de­me­den genç­le­ri­nin def­te­ri­ni dür­dük­çe...​Kimsecik­ler de sor­ma­ya­cak­sa bu nasıl AK­DÜ­ZEN diye...​Hele ki şu baş mu­ha­le­fet;dut yemiş bül­bül ola­rak ka­la­cak­sa...

 

Aman;bana ne olu­yor­sa?...

Bun­dan böyle;boş ve­re­ce­ğim ben de ve de al­dır­ma­ya­ca­ğım.Yere dü­şe­ni kal­dır­ma­ya­ca­ğım.Sü­rün­mek çok ya­kı­şı­yor bu mil­le­te, şey­tan azap­ta gerek…di­ye­ce­ğim...​diyebi­lir­sem eğer...

Yayınlandığı yer Selma Erdal