22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 08 Kasım 2017 17:21

Help in Hands’ten yine Araba Bağışı

Help in Hands’ten yine Araba Bağışı

Didim’de yaşayan İngilizlerden oluşan gönüllü topluluk Help İn Hands bu zamana kadar birçok sosyal faaliyetin yanı sıra  50 yakın tekerlekli sandalyeyi ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı.

Didim’deki İngilizlerin sürekli gittikleri işyerlerinden olan Casper Cafe’de işyeri sahibinin de desteğiyle burada düzenlenen eğlencelerde ve yapılan çeşitli faaliyetlerdeki bağışlardan elde edilen gelirlerle iki engelliye tekerlekli sandalye alındı.

Dün Casper Cafede bir araya gelen İngiliz Help in Hands gurubu sözcüsü Lynn Cole’inde bulunduğu bir toplantıda teslim edilen sandalyelerden ilki Yalı Köyde ikamet eden 5 yaşındaki Muhammet Sinan’a verildi. Muhammet Sinan %80 engelli bir Sipina Bifida hastası, Alile yapılan yardımdan dolayı çok teşekkür ederken bundan sonra Muhammed Sinan’ın daha çok dışarı çıkabileceğini bundan mutlu olacaklarını belirtti.

Sandalyelerden ikincisi bundan 9 yıl önce başlayan ve Huntington koresi hastalığından dolayı ağır özürlü olan Esma Doğan’a verildi.

Efeler Mahallesinde oturan Esma Doğan’ın eşi Alişan Doğan’da Help in Hands gurubuna teşekkür etti ve yatağa bağımlı hale gelen eşiyle bir çok yere gitmekte zorlandıklarını, sandalye sayesinde daha rahat hareket edebilecekleri söyledi.

 

Didim Yöresi Engelliler Derneği olarak bu yardımlara aracılık ettiklerini söyleyen Bedri Altıntaş, İngiliz Help in Hands gurubunun  bir çok sosyal sorumluluk projesinde yer aldıklarını bazı okullara  araç gereç yardımı  yaptıklarını ve ihtiyaç sahibi ailelere ayni ve nakdi yardımlar yaptığını kendilerine müracaat eden engellilerin sorununun çözümünde de gerekli durumlarda yardımlarını gördüklerini söyleyerek guruba t6eşekkür etti.

Yayınlandığı yer Didim

S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi İlk Kurucular Genel Kurulu Toplantısını Gerçekleştirdi

S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi İlk Kurucular Genel Kurulu Toplantısında görüşülen konular değerlendirildiğinde, Kooperatif olarak birçok başarılı işlere imza atılması ve planladıkları faaliyetlere kısa zamanda başlangıç yapması bekleniyor.

Ticaret Sicil ve Oda işlemlerini tamamlayan S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Aydın İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne başvuru yapıp, İl Valiliğinden yasal izin alınmasıyla beraber,  S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi  29-09-2017 tarihinde, 12 kişilik üye sayısıyla yasal olarak kuruldu.

İlk Kurucular Genel Kurulu 07-11-2017 tarihinde Salı günü, saat 16:00’da S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi binasında toplandı. Yapılan toplantıda görev paylaşımı gerçekleştirdi.

S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Doç. Dr. İlhan Çelik S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından gerçekleştirilecek faaliyetler hakkında açıklamada bulundu:

Kırsal kalkınmanın genel amaçlarını kapsayan S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin, tarımsal anlamda yapacağı faaliyetlerin başında; üyelerle beraber zeytinlerin toplanması ve zeytin yağının sıkılıp şişelenmesi geliyor.

Ulusal ve Uluslararası kuruluşlar ile gerçekleştirilecek ortaklıklar çerçevesinde faaliyetler yapılması amacıyla; Çalışma alanları oluşturulması için büyük zeytinlik arazileri alınıp, kiralanacak. Bu yerlerde çalışma koşullarına uygun olacak şekilde zeytin yağı sıkım ve şişeleme tesisi kurulup, uluslararası zeytin yağı kalitesine göre şişeleme yapılmasının hedeflendiği belirtildi.

En az 200 kişilik üye sayısı olması hedeflenen S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi faaliyet alanları dahilinde; Alınacak ve kiralanacak arazilerin değerlendirilmesi kapsamında, üyelerin de desteğiyle arazi alanında küçükbaş hayvancılık yapılması düşüncesi yer alıyor.

Bölgemizde çam ağaçlarıyla örtülü ormanlık alanların bol olması sebebiyle ilçemizin Arıcılık açısından da önemli olduğunu vurgulayan İlhan Çelik, bölgemizin büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığı açısından da değerlendirileceğini; Arazi alanları içerisinde Küçükbaş hayvanların kendilerine ayrılan alan içerisinde doğal olarak yetiştirilmesi ve kesimlerinin hijyen ve sağlık koşullarına uygun şekilde yapılacağını söyledi.

Gerçekleştirilecek faaliyetlerin bölgeye artı bir değer katmasıyla beraber, iş istihdamını da sağlayacak olması Kooperatifin amaçları içerisinde yer alıyor. Buna ilişkin S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, başta ADÜ olmak üzere bölgede yer alan üniversitelerle işbirliği içerisinde hareket ederek, mezun olan ve yüksek lisans-doktora eğitimi almaya devam eden öğrencilerle beraber proje ekipleri kuracak. Proje ekibi; Ziraat, Gıda Mühendisi, Veteriner, Turizm, Maliye/Muhasebe, Yenilenebilir Enerji Sistemleri ve Makine Mühendisliği bölümünden oluşacak. Proje ekipleri Ulusal ve Uluslararası olmak üzere iç ve dış pazara ürünler sunulacak.

S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Doç. Dr. İlhan Çelik, Sivil toplum kuruluşlarından da destek beklediklerini, bu desteklerle beraber daha güçlü olacaklarını dile getirdi.

S.S Akbük Tarımsal Kalkınma Kooperatifi; Tarım ve Hayvancılığın yanı sıra; Kooperatif’deki üye Doktorlar eşliğinde Zeytinlik arazilerde; otizimli ve algı yeteneği gelişmemiş çocukların eğitimi için alanlar oluşturularak, arazideki bir bölümün Ulusal ve Uluslararası bir sağlık eğitim merkezine dönüştürüleceği bildirildi. “Sağlık-Eğitim” projesinin, eğitim programı çerçevesinde çocuklar, hayvanlarla ve doğayla baş başa kalacak. Bu projenin yürütüleceği alan olarak özellikle engebesi az olan ve zeytin ağaçlarının yoğun olduğu arazi bölümü seçilecek. Otizimli ve algı yeteneği gelişmemiş çocukların eğitimi için yapılacak olan projelere ilişkin zaman zaman seminerler, sempozyum ve konferans gibi toplantılar düzenlenmesi bekleniyor.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

DİSK-Emekli Sen İmza Toplama Kampanyası Beklenilenin Üzerinde İlgi Gördü

Türkiye genelinde gerçekleştirilen ve DİSK-Emekli Sen Didim Şubesi tarafından da, basın açıklamasıyla beraber TBMM’de önerilen ‘Sağlıkta Katkı Payı Kaldırılsın’ önergesine destek olmak için, Sağlık Bakanlığına teslim edilmek üzere imza kampanyası başlatıldı.

Didim’de DİSK-Emekli Sen Didim Şubesi’nin başlattığı imza kampanyası ilk olarak geçtiğimiz Cuma günü Türkiye İş Bankası önünde açılan bir standla başlayıp, Cumartesi ve Çarşamba günleri de Pazar yeri girişlerinde masa açılarak devam etti. Çoğunlukla emeklilerin ilgi gösterdiği imza kampanyasında Aydın ilinde ilçenin büyüklüğüne göre beklenilenin üzerinde imza toplayan Didim ilçesi, 500’ün üzerinde toplanılan imza ile Aydın genelinde birinci oldu. Aydın ili genel olarak toplanan imzalar değerlendirildiğinde; Didim 500 üzeri, Söke ‘de 600, Aydın merkezinde ise 800 imza toplandı.

Disk-Emekli Sen Didim Şubesi Başkanı İsmail Doğan gazetemize yaptığı konuşmada; “İmza kampanyamız Didim’de beklenilenden fazla ilgi gördü ve hedefimiz 500 imza iken; Didimlilerin destek olmak için attığı imzalar 3 günde 500’ün üzerine çıktı. İmza atanların %90’ı emekli ve hepsinin ortak sorunu şu: Biz şuanda normal aldığımız ilaçları raporla şimdi alamıyoruz, para ödeyerek alıyoruz. İlaçların ücretlerini emekli maaşlarımız üzerinden %10’a dahil ettiler. Sağlık sorunlarımız olduğu için sürekli olarak ilaç kullanıyoruz. Emekli maaşlarımızın %15-%20’si ilaçlara gidiyor. Bu da bizim yaşantımızı zorlaştırıyor. Hayat şartlarımızı ve beslenmemizi zorlaştırıyor. Sağlığımız daha da kötüye gidiyor. Emeklilerin bu yönde şikayetleri var. Bu sebeple katkı payının kaldırılması için canı gönülden destekliyorlar.

 

Yayınlandığı yer Didim

EĞİTİM SEN 10 SORUDA YENİ SİSTEMİN HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

Eğitim Sen Didim Temsilciliği  Yürütme Kurulu adına öğretmen  Turgay Elçi yayınladığı bir basın bildirisi ile kaldırılan TEOG değerlendirme sınavının yerine getirilen sistemin aksaklıklarını 10 ayrı maddede anlattı.

1- TEOG neden kaldırıldı? Amaçlanan nedir?

TEOG’un kaldırılmasının ardında, AKP’nin bir gerçeği gizleme çabası yatmaktadır. Bilindiği üzere, AKP 4+4+4 sistemiyle birlikte bir taraftan özel okulların diğer taraftan da imam hatiplerin sayısını hızla arttırdı. Toplum mühendisliğinin hedefleri doğrultusunda eğitimin içeriğini yeniden yapılandırdı. Öğretmenleri baskı altına almak ve hükümetin ihtiyaçları doğrultusunda hareket etmeye zorlamak için elinden geleni yaptı. Yoksul ailelerin çocukları fiilen meslek liselerine, imam hatiplere ve açık liseye gitmek zorunda bırakıldı. Kamu kaynakları devlet okullarına değil, imam hatiplere ve özel okullara aktarıldı. Eğitimdeki

Açıklanan yeni sistemin en önemli amacı imam hatip okullarının akademik başarısını artırmak için %10’luk dilimden öğrenci almasını sağlamaktır.

2- Eğitim Sen’in söyledikleriyle yeni sistem arasında nasıl bir bağlantı var?

Biraz geriye dönelim. 2014 yılında 652 sayılı KHK’nın 37. Maddesine eklenen 9. fıkra ile MEB proje okulları uygulamasını başlattı. Çok sayıda imam hatip lisesi bu kapsamda proje okulu yapıldı. Ardından 16 Eylül 2017 tarihinde “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde” yapılan değişikle imam hatip liseleri hariç tüm proje okullarının öğrenci kontenjanları 5 şube (sınıf) ile sınırlandırıldı. İmam hatipler ise bu sınırlamadan muaf tutuldu.Dolayısıyla, kimi imam hatip liseleri cazip kılınacaktır.

3-Yeni sistemde sınavla öğrenci alacak okullar içinde imam hatip liselerinin ağırlığı fazla mı olacak?

Bakan İsmet Yılmaz merkezi sınavla öğrenci alacak 600 okulun, “fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve proje okulları” olacağını belirtti. Yeni getirilen sistemle bu 600 okulun büyük bir bölümünün imam hatip lisesi olacağını söyleyebiliriz. Ankara, İstanbul, İzmir Fen Liseleri gibi okulların sayısı bile proje okulu olan imam hatip liselerine oranla oldukça azdır. Bu fark dahi AKP’nin asıl amacını ortaya koymaktadır.

4-Merkezi sınavla öğrenci alacak okulların listesi açıklandı mı?

Hayır açıklanmadı. Bakan Yılmaz, bu okulların Mayıs ayında açıklanacağını belirtti ve hangi kriterlere göre bu okulların seçileceğine dair hiçbir şey ifade etmedi. Söylediği tek şey, bu okulların “fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve proje okulları” olacağıydı. Dolayısıyla bu okulların hükümetin siyasi tasarrufuyla belirleneceği çok açık.

5-Her ilde merkezi sınavla öğrenci alan bir okul olacak mı?

Mevcut durum göz önünde bulundurulduğunda merkezi sınavla öğrenci alacak okulların büyük bir kısmının büyükşehirlerde toplanacağı ortadadır. Diğer illerde ise merkezi sınavla öğrenci alacak bir ya da iki okul olabileceği gibi kimi illerde hiç okul olmama ihtimali de mevcuttur.  ekonomik koşulları el vermediği için bu okullara gidemeyecek öğrenciler sorunu karşımıza çıkacaktır.

6- %10’luk dilime giren bir öğrenciyi nasıl bir süreç bekliyor?

Bu öğrenci imam hatip lisesine gitmek istemezse ne olacak?

Somut bir örnek üzerinden konuyu tartışalım. Örneğin X ilindeki bir öğrenci sınava girdi ve genel ortalamada %10’luk dilimde yer aldı. O zaman Türkiye genelinde yerleşebileceği 600 okul bulunmakta.

Kendi ilinde ise merkezi sınavla alan 2 lise var diyelim. Bu durumda öğrenciyi ailesinin ekonomik koşullarını değerlendirme süreci bekliyor. Tercihini ya il dışına gitmekten yana ya da kendi ilinde kalmakta kullanacak.

Son olarak, bu öğrenci söz konusu 600 okula yerleşemedi, tercihini imam hatip lisesinden yana kullanmak istemedi diyelim. Bu durumda akademik başarısı oldukça yüksek bir öğrenci, adresine en yakın liseye ya da özel okullara gitmek zorunda kalacak.

7- %10’luk dilimde yer almayan öğrenciler ne yapacak?

Yeni sistemde özetle öğrencilerin %90 ‘ı adresine en yakın olan 5 okulu tercih edecek ve bunlardan birine yerleşecektir. Eğitim bölgelerinde öğrencilerin tüm gereksinim ve isteklerini karşılayacak okul türü ve sayısının olmadığı gerçeği göz önüne alındığında bu durum “Her Öğrenci İstediği Okula Gidecek” belirlemesinin gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaktadır. Zorunlu olarak bu okullardan birine yerleşmek durumunda kalan öğrencinin kendi tercihine göre öğrenim görme hakkı ortadan kalkmış olacaktır.

8- Bu durumun ne tür sakıncaları var?

Adrese dayalı bir sistemin öncelikle öğrencilerin seçme hakkını kısıtlamakta, öğrencileri sadece oturduğu mahalle ya da eğitim bölgesine hapsetmektedir. Semtlerin ekonomik ve sosyal farklılıkları ve eşitsizlikleri okullara da kaçınılmaz olarak yansımaktadır. Okulların teknolojik donanımlarından, öğrencilere yönelik olarak sunulan olanaklara, velilerin okul yaşantısına katkısına kadar pek çok alanda bu farklılıkları ve eşitsizlikleri görmek mümkündür

Ayrıca bu sürecin yükü velilerin omzuna binecek ve harcamalarından kısarak çocuğunu özel okula gönderebilmek için tüm imkanlarını seferber edecektir.

9- Bakan’ın yeni sistemi açıklarken “TEOG öğrencileri ve velileri okul dışı kaynaklara (etüt merkezi, kurs, özel ders) yöneltiyordu” sözlerini nasıl değerlendirebiliriz?

Açıklananın aksine temel eğitimden ortaöğretime geçişte sınav kalkmamıştır. Öğrencilerin önemli bir bölümü Haziran ayında yapılacak olan sınava katılacaktır. Doğal olarak Bakan Yılmaz’ın TEOG’un kaldırılmasına gerekçe olarak sunduğu “okul dışı kaynaklara yönelimin” belirgin bir şekilde artması kaçınılmazdırUnutulmamalıdır ki 1 milyon 200 bin öğrenciden sadece 120 bini sınavla öğrenci alacak okullara yerleşebilecektir. Bu durum da sınavın belirleyiciliğini kat be kat artırmak anlamına gelmektedir.”

Eğitim Sen adına yapılan açıklamada çözüm önerisi olarak ta ; “ her öğrencinin istediği okula gitmesi en doğal hakkı olmalıdır. Sınavsız ve her öğrencinin istediği okulda eğitim alması savunulması gereken en temel yaklaşım olmalıdır.

Sınavlara endekslenmiş bir eğitim sisteminin nitelikli olması nasıl mümkün değildir. İlköğretimden üniversiteye kadar yapılan sınavlarda çocuklarımız ve gençlerimiz resmen yarıştırılmakta, birbirleriyle rekabet etmeleri istenmektedir.. Bunun için öncelikli olarak yapılması gereken, öğrencilerimizi sınav cenderesinden kurtarmak olmalıdır.

Eğitimin hiçbir kademesinde öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine dayatmada bulunmamalı, eğitim sisteminin öncelikli sorunu olan “sınav merkezli eğitim” anlayışı derhal terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağını kendisinin belirleyeceği bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflemeden atılacak her adım, eğitimde yaşanan kaosu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 08 Kasım 2017 17:19

CHP’DE YARIŞ TAKVİMİ NETLEŞTİ

CHP’DE YARIŞ TAKVİMİ NETLEŞTİ

CHP Aydın İl Yönetim Kurulu hafta başında yaptığı toplantıda ilçelerdeki seçimlerin tarihlerini kesinleştirdi.

CHP’deki parti içi yarış 30 Kasım’da Koçarlı’da yapılacak seçimlerle başlayacak. . 1 Aralık’ta İncirliova, 3 Aralık tarihlerinde ise Çine ve Karacasu'da ilçe başkanlığı seçimi yapılacak. 5 Aralık’ta Buharkent ve Bozdoğan, 6 Aralık’ta Kuyucak ve Sultanhisar, 7 Aralık Germencik ve Karpuzlu, 8 Aralık’ta Köşk ve Yenipazar, 9 Aralık Cumartesi günü de Didim’de,  Kuşadası’nda  ve Söke’de yapılacak seçimler, 10 Aralık'ta da Nazilli ve Efeler ilçe kongreleriyle tamamlanmış olacak.

Didim’de geçtiğimiz ay yapılan delege seçimlerinde başkan adaylıklarını erken açıklayan ilçe başkan adayları bu seçimi sürdürürken, Parti tüzüğü müsaade ettiği için başka adaylarında çıkmasına bir engel yok. Yeterli Delege imzası ile verilebilecek önergeyle yeni adaylarda önerilebilecek

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 08 Kasım 2017 15:48

ESNAF ODASINA “ŞERİF” ADAY

ESNAF ODASINA “ŞERİF” ADAY

Didim Esnaf ve Sanatkarlar Odasının Ocak ayında yapılacak seçimleri öncesi adaylık çalışmaları yürüttüğü bilinen Şerif Erul (8,10,2017)  düzenlediği basın toplantısıyla adaylığını açıkladı.

Şerif Erul, yönetimde birlikte çalışmayı düşündüğü arkadaşlarından Nihat Özçevik ve Aslan Balakay’la birlikte yaptığı toplantıda halen yönetim kurulu üyesi olarak görev yapığı odanın  yapılacak seçimlerinde başkanlığa aday olduğunu söyledi.

Uzun süredir görev yapan Yaşar Pektaşoğlu’na ve kurucu Başkan Mehmet Ali Karaca’ya teşekkür eden Şerif Erul, “Zaman yenilik Zamanı” diyerek daha aktif ve daha donanımlı esnafın sorunlarına çözüm odaklı bir anlayışla çalışacağı ve halen yürütülmekte olan GEKA, Kalkınma Ajansı ve AB Projelerinde daha etkin rol alınması gerektiğini savunarak seçilmesi halinde buralarda  daha güçlü olarak katılacağını belirtti.

Lafla değil, yapılacak icraatlarla esnafın sorunlarına destek olmayı amaçladıklarını ve bu programla esnafın karşısına çıkacağını da belirten Erul,  halen devam eden mağdur esnafa yapılan yardımlar ile oda tarafından burs verilen öğrencilere yapılacak yardımlarında günün şartlarına göre iyileştirme yoluna gidecekleri sözünü verdi ve bu çalışmaları Aydında bağlı bulunulan Esnaf Odası Birliği ile birlikte yapacaklarını da söyledi.

Didim’deki Üniversitenin büyütülmesi  öğrenci sayısının artırılması, yurt yapılması ve Fen lisesi yapılması konularından da atılacak adımlara da tam destek vereceklerini bu konunun ilgili makamlara ulaştıracaklarını belirtti.

Didim Esnaf odasında çok sayıda kadın üye bulunmasına rağmen daha önceki yönetimlerde ve halen görevini sürdüren yönetimde hiç kadın bulundurulmadığına dikkat çekerek halen birlikte seçim çalışmaları yürüttüğü bazı kadın esnaflarında yönetimde mutlaka yer alacağını belirterek bu kadın  esnafın adlarının daha sonra açıklanacağını haberini verdi. .

Seçim sürecinin Ocak ayı olmasına rağmen tarihin henüz netleşmediğini de belirten Şerif Erul: “esnaf arkadaşlarımızla paylaşacağımız  daha bir çok projemiz var, bunlarında seçim çalışmaları boyunca anlatacağız. Ancak; sırası geldikçe bunları basın mensuplar ile de paylaşacağız” dedi.

Seçilirlerse Esnafa halen  yapıldığı gibi sadece duyurular yaparak değil güncel ve sosyal medyayı daha aktif kullanarak anlık  bilgilendirmeler yapacaklarını da söyleyen Başkan Adayı Erul, Aylık ya da üçer aylık periyotlarla  esnaflarla bir araya gelerek mesleki sorunları ve nasıl adımlar atılması konularının görüşüleceği fikir alış veriş toplantıları yapacaklarını ve buradan çıkacak sorunları da ilgili merciler düzeyinde  çözüm arayacaklarını söyledi.

 

Seçim sürecince bazı olumsuz dedikoduların dolaşmasından rahatsız olduğunu da belirten Erul kendisinden  duymadıkça söylenen olumsuz şeylere kimsenin itibar etmemesini de istedi.

Yayınlandığı yer Didim

Didim Rotary Kulübü Doğayı Korumak İçin İzin Bekliyor !

Şimdiye dek birçok yardım projesine imza atan Didim Rotary Kulübü yeni projelerle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Üzerine çalışıyor oldukları son projeleri, Didim Devlet Hastanesine yapacakları bağışın Fizik Tedavi Ünitesi cihazları olacağını daha önceki Didim Rotary Kulübü ile ilgili olan yazımızda belirtmiştik.

Didim Rotary Kulübü 2017-2018 Dönem Başkanı Haydar Unat gazetemize yaptığı açıklamada; Didim Rotary Kulübü olarak yeni projelerin planlar dahilinde olduğunu ve izin alabildikleri takdirde, Didim’de doğayı korumakla ilgili güzel projelerle karşımıza çıkacaklarını belirtti.

Haydar Unat, Didim Rotary Kulübü’nün doğayı korumakla ilgili gerçekleştirmek istedikleri projeler üzerine yaptığı konuşmada; “Ormanlık alanları ağaçlandırarak güçlendirmek üzerine bir projemiz var. Devletten veya Belediye’den alan tahsil edebilirsek, verildiği alan büyüklüğüne göre, alana 10 bin-20 bin arası ağaç dikerek Didim’de böyle bir hatıra ormanı yapacağız.” Dedi.

Orman projesinin yanı sıra küçük Didimlileri de doğamızı temizleme ve koruma anlamında bilinçlendirmek üzere proje kapsamında Altınkum’da etkinlik yapıp, Didim’deki bütün ilkokullardan katılacak olan öğrenciler arasında yarışma düzenleyecek.

 

Haydar Unat; “Okullararası ‘Konuşan Balık’ projesi var. İzinlerini henüz alamadık. İzin alabilirsek, önümüzdeki sene Nisan ayında bu projeyi gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Proje kapsamında 500 öğrenciyle beraber Altınkum plajına gideceğiz. 25 profesyonel dalgıç etkinlik dahilinde denizin içine dalıp, deniz temizliği yapacaklar. Dalgıçların temizlik yaptığı esnada sualtı kamerasıyla canlı yayın yapılıp, öğrencilere izletilecek. Öğrenciler denizin içini görecekler. Böylece hem çevre temizliği, hem de deniz temizliği öğretilecek. Yine aynı proje kapsamında çevre ve deniz temizliğinin önemiyle ilgili öğrencilere bilgilendirme broşürleri dağıtacağız. Projeyi takip eden günlerde de çevre ve deniz temizliğinin önemi üzerine ve deniz temalı olacak şekilde okullar arası resim yarışması, kısa öykü ve slogan yarışması yapacağız. Yarışma Didim ilçesindeki ilkokullar arasında gerçekleşecek. Bütün okullardan 20’şer öğrenci alacaklar. Belki 500 kişi olacak belki de 1000 kişilik. Kaç kişi olacağını net bilmiyoruz fakat yararlı bir proje olacak” şeklinde konuştu.

Yayınlandığı yer Didim

ALTINKUM U16’LILARI İLK HAFTADA GOL YAĞDIRDI

İlçemiz takımlarından Altınkumspor'un U16  Genç Takımı Klasman Liginin İlk haftasında deplasmanda Karpuzlu Belediye Spor ile karşılaştı. Salih Arısoy'un teknik direktörlüğünü yaptığı Altınkumspor'da gol yağmuru vardı.

 

Altınkum’un U16 takımının  6-0'lık galibiyetinde golleri, Emir(2), Oğuz (2),Bedirhan ve Atahan'dan geldi.

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 08 Kasım 2017 15:08

“UYUŞTURAN DEVRİM”

“UYUŞTURAN DEVRİM”

Terim, Kanadalı yazar, düşünür Alen Döno’ya ait.  Döno şöyle diyor:

“Vasat, iktidarı ele geçirdi.  Uyuşturan bir devrim var.  Bizi hep merkezde konumlanmaya, gevşek düşünmeye, başkalarıyla yer değiştirebilen ve çekmecelerde saklanabilen varlıklar haline gelmek için kanaatlerimizi cebimizde tutmaya davet eden bir devrim.  Aman bir tatsızlık çıkmasın, ekonomik ve toplumsal düzeni sorgulatabilecek hiçbir şey icat edilmesin!  Vasatlık hükümdarlığında ortalama olan, bir kural haline gelir; orta yolculuk hâkim olur; fikirler ve insanlar birbirinin yerine konabilir.”

Emperyalizm, bizim gibi işbirlikçi siyasetin egemen olduğu 3. Dünya ülkesinde Döno’nun tarif ettiği toplumsal düzen kurmuş; Yeni Dünya düzeni!  Bağımlılığın “tam bağımlılık”a dönüşmesi için düzeni sorgulayan, düzene baş kaldıran sivrilikler törpülenmeli; birey, sisteme uyumlu ufak ortaklar haline getirilmelidir.

Ülkemizde sivrilikleri törpüleme işlemi 60’lı yılların gençlik hareketleriyle birlikte başladı.  O günlerde “aşırı uçlar” deniyordu, ABD emperyalizmine ve onun işbirlikçi iktidarlarına karşı halkı aydınlatan gençlik örgütlerine.  Operasyonlar, 12 Mart Darbesi ile başladı, 12 Eylül’le hız kazanarak tamamlandı; “Dev-genç” gitti, yerine “Sev-Genç” geldi.

Gençlik, bir toplumu yeniliklere taşıyan en enerjik katmandır.  Filizleri koparılan toplum, hızla “Yeni Dünya Düzeni”ne uyum sağlamaya başladı.  Aman tatsızlık çıkmasın,diyerek ağzımızı, gözümüzü, kulağımızı kapatarak “üç maymun”u oynadık, ha bre.  Sistem dışına çıkmamak uğruna eleştirmekten korktuk; merkezde kalmayı yeğledik.

Kısa vadeli çıkarlara hizmet eden beyaz yalanlara inanmayı sürdürdük.  Keyfiliğin baskın olduğu yozlaşmış kurumlar ürettik.  Yozluğun ucuna varıp da artık birey olarak kendimizin de uyuşturulduğunu fark ettiğimizde artık çok geçti.  Yapılacak tek şey, var olanı kabullenmekti.  Çoğunluk öyle yaptı; ahlaksızlığı, yolsuzluğu, hırsızlığı, adaletsizliği “normal şeyler” olarak kabullendi.

Peki, ne yapacağız?

Yozlaşmaya direnenler için söylüyorum, direnmeyi sürdüreceğiz.  Uyuşukluk nerede varsa yazacağız, yürüyeceğiz, orada olacağız.  Kendimize göre, bize ne, nasıl uygunsa…

Alen Döno’nun söylemiyle; “Uyuşturan devrime karşı direnmek gerek…”

 

 

Yayınlandığı yer Gündüz Murgul
Çarşamba, 08 Kasım 2017 11:22

NASIL DÜZELTİLECEK…

NASIL DÜZELTİLECEK…

Doksan dört Yıllık Genç Kemalist Cumhuriyetin  son 15 yılda kaybettiği irtifa’ ya bakıldığında nelerin elimizin altında kayıp gittiğinin farkında bile değiliz.

Kaybettiklerimizi nasıl geri kazanacağız bilemiyorum,

Yeni bir KURTULUŞ Savaşı ile mi?

Yoksa,kaybettiklerimizin üzerinden bir bardak soğuk su içerek mi?

Emperyalizm  son yıllarda Devletlerin parçalanması için eski yöntemi olan iç savaş ve hükümet devirmeleri in sonucu parçalanma politikaları yerine içten kemiren bir toplum yaratarak çürümüşlük ve iç kurdu misali çökertme projeleri uygulamaya başlamıştır.

VİETNAM savaşı  ABD emperyalizmine son darbe olmuş,

Afganistan saldırısı ile burnundan getirildiğini görünce  IRAK saldırısı milat olmuştur.

Artık şekil ve yön değiştiren ABD  saldırıları içten çökertme,

Yani Ağaç kurdu misali  içten çürüterek devirme yöntemlerini tercih etmektedir.

Taşeron kullanma  alışkanlığı artık Emperyalizmin hüneri olmuştur.

Türkiye gibi Sağlam temeller üzerine kurulmuş devletleri bu yöntemi uygulamaktadır.

Uzun vadeli ama garanti olarak görmektedir.

Öncelikle Eğitim sistemini çökerteceksiniz,

Sağlık sistemi ile halkın  varlığını çürüteceksiniz,

Sonra da Halkının beslenmesini bozarak açlık ve sefaleti ortaya koyarak birbirlerini kırdırma politikasını uygulayacaksın.

Sonrasın da arkası yarın programı uygulamaya sokacaksın.

Bu gün ülkemizde uygulanan bu yöntemdir.

15 yılda ülkemin siyaseti nereden nereye getirildi,

En azından şu Terör saldırılarını  millete kanıksatır duruma getirtildi

Neredeyse her evden bir şehit cenazesi çıkar oldu,

Tabi ki Anadolu Halkının evlerinden,

Fakir fukara evlerinden,

Gördünüz mü hiçbir zengin ailenin çocuğunun  şehit olduğunu,

Bu memleketi yönettiğini söyleyenlerin hiç birinin çocuğu şehit oldu mu?

Bırakın şehit olmayı, Askere gittiler mi acaba,

Sosyal medya da sayfalar dolusu  Askere gitmeyen siyasilerin çocuklarının isim listeleri yayınlanmakta,

Mustafa Kemal ATATÜRK, “.. milletin efendisi TÜRK köylüsüdür” demişti, bence buna bir şey daha eklemeyi hiç aklına getirmemiş olacak ki “…milletin efendisi ve sahibi TÜRK Köylüsüdür” demesi gerekirmiş.

Eksik söylemiş bence.

Neyse,

Dün ANA Muhalefet lideri  GURUP  toplantısında Hükümetin başbakanına teşekkür etmiş,

Niçin mi?

Mecliste bir araştırma önergesine destek vereceğini söylemiş başbakan,iyi de başbakanın söylemesi yetmez,

Başbakan söylerde,

Saraydan vekillere gelecek bir işaretle red edilmeyeceği ne kadar garantilidir,

Erken teşekkür değil midir bu,

Bu güne kadar ne söyledilerse tam tersini yapmadılar mı?

Çözüm mü?

Bu sistemden kurtulmak,

Bu sistemden beslenen  siyasileri  tarihin çöplüğüne göndermek,

Tıpkı 90 yıl öncesindeki gibi,

Her şey TÜRK Milleti,

Türkiye Cumhuriyeti Devleti için olan siyasete dönerek,

Yani Devletimizin gen haritasını tekrar masaya yatırarak,

Tam bağımsız TÜRKİYE için,

Siyaseti  RANT, KOLTUK  ve  ÇIKAR  odaklarının elinden kurtararak…

 

Yayınlandığı yer Ünsal Yalçınkaya
Sayfa 1 / 2