23 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 20 Şubat 2017 16:42

“12 Çevre Felaketine Dur De”

“12 Çevre Felaketine Dur De”

Aydın ilini yok oluşa sürükleyen 12 çevre felaketine dur de kampanyası 7500 imzaya ulaştı.

Geçtiğimiz yıl Aydın’da yapılan Aydın Çevre çalıştayında ortaya çıkan sonuçlar ve bunu engellenmesi için başlatılan imza kampanyası halen devam ediyor. 1 yıl boyunca çeşitli birimlerde ve çeşitli ortamlarda yürütülen kampanyanın internetteki imzacı sayısı 7.756 ‘ya yükseldi.

Çevre Bakanlığının alması tedbirlerle ilgili olarak hem bilgilendirme  hem de talepleri içeren imza kampanyası Mart ayı başında sona erecek.

Aydın Tabip Odası, EGEÇEP, Aydın Çevre Kültür Platformu ile Aydın Ziraat Mühendisleri Odası’nın oluşturduğu  Aydın Çevre Çalıştayı raporu; incirin, zeytinin, pamuğun ve narenciyenin toprağı Aydın’ın son yıllarda yaygınlaşan jeotermallerle başının büyük dertte olduğunu ortaya koydu. Kanser vakaları yüzde 42 arttı, Menderes kirlilikte 3’üncü sıraya yükseldi, topraklarını kaybeden halk hızla yoksullaştı.

Aydın'ın efeleri, köylüleri, yaşam savunucuları, kısaca halkı, kentte yaygınlaşan jeotermal çalışmalar sonucunda artan çevre sorunlarına karşı dertli.

Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Metin Aydın, kentlerini kuşatan çevre felaketinin çarpıcı sonuçlarına yer veren ve taleplerini de içeren raporundaki çarpıcı başlıklar

1 - İnsanlarda en fazla görülen ilk dört hastalık olan dolaşım, kanser, solunum, beslenmeye bağlı hastalıklar ve ölümler Aydın'da Türkiye ortalamasından daha fazla artıyor.

2 - Aydın'ın en önemli çevre sorunları su, hava, toprak kirliliğidir. Aydın'da su, hava, toprak kirliliği ve sağlık üzerine etkileri giderek artan jeotermallerin önemi, Aydın'daki toprakların yüzde 80'inin jeotermallerin kullanımına açılması, şu anda Türkiye'de üretimde olan ve gelecekte Türkiye'de yapılması planlanan jeotermal santralların yüzde 80'ininin de Aydın'da olmasından kaynaklanıyor.

3 - Jeotermal işletmeler kurulum ve işletim aşamasında doğal ve tarımsal bitki örtüsünü ortadan kaldırıyor; zeytinlikler ve diğer bahçeler sökülüyor; tarım topraklarının doğal profil özellikleri bozuluyor; atmosfere ve yüzeye zararlı ağır metaller ve gazlar salgılıyor; etki alanı içindeki insanlara, hayvanlara, doğal ve tarımsal bitkilere, yüzey ve yeraltı sularına olumsuz fiziksel, kimyasal ve termal etkiler gösteriyor; ÇED istenmiyor ve acele topraklarımız kamulaştırılıyor.

4 - Büyük Menderes şu anda Ergene ve Gediz'den sonra Türkiye'nin en kirli üçüncü nehridir. Menderes'in kirlilik sebepleri sanayi ve jeotermal atıklar, plansız kentleşme, belediye ve evsel atıklar, aşırı gübre ve ilaçlama, Beşparmak dağlarındaki maden ocaklarının kimyasal atıklarıdır. Bugün bu kirlilik sebepleri nedeni ile Menderes sulama dahi yapılamayacak düzey olan 4'üncü derece kirlilik seviyesindedir. Aydın'da Menderes'in, yerüstü ve yeraltı sularının en önemli kirleticileri arasında, yeraltından çıkarılan ama geri re-enjekte edilmeyen jeotermal akışkanları yer almakta.

Yüksek sıcaklığı ve kimyasal içeriği ile bu akışkanlar pek çok toksik ve kanserojen kimyasallar taşımaktadır. Aydın bölgesi jeotermal akışkanlarında bor normalin 190, arsenik 250 katına varan fazla değerde bulunmaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi akışkanların yüzeysel sularda arsenik, bor, lityum yönünden kimyasal kirlenmeye neden olduğunu tespit etti.

5 - Ege Üniversitesi Alangüllü bölgesinde akışkanların yerüstü ve yeraltı sularına karışarak sularda kirlenme yaptığını, bu sular tarımda kullanılırsa bazı ağır metallerin ve kimyasal maddelerin besin yolu ile insan ve diğer canlılara geçebildiğini, bu suların yüksek oranda bor içerdiğini saptadı.

6 - ADÜ Bahçe Bitkileri Bölümü Alangüllü'de yaptığı çalışmada incir ağaçları ve meyvelerinin jeotermallerden salınan bora maruz kaldığını, jeotermale yakın kuru incir ürünlerinde ağır metal oranlarının fazla, jeotermale uzak incirlerde ise az olduğunu saptadı.

7 - 2014 yılında Aydın Türkiye'de hava kirliliğinin en fazla olduğu 8.ci il oldu. Aydın hava kirliliği içinde en fazla kükürt dioksit ve PM10 yer almaktadır. Türkiye'de yaz dönemi kükürt dioksit ortalaması Aydın'da en fazla. Aydın kış dönemi kükürt dioksit ortalamasının en fazla olduğu ilk 14 il arasında ve bunun sebebi jeotermal santrallardır.

8 - Aydın'da şu an faaliyette bulunan tüm jeotermal santrallar 1 termik santrali kadar CO2,3 termik santralı kadar SO2 , 1 termik santralı kadar NO2 emisyon miktarları salgılamaktadır. Aydın jeotermal kapasitesinin tümü kullanılır hale gelince, bu emisyonların hepsi 5 ile 25 kat arası daha fazla olacak.

9 - Jeotermal işletmelerin Aydın'da toprak satın alması sonrası, Aydın'da topraklar mülkiyet değiştirme sürecine girmiştir. Aydın halkının yüzde 80'i geçimini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye'de üretilen incirin yüzde 63'ü, kestanenin yüzde 36'sı, zeytinin yüzde 20'si, pamuğun yüzde 13'ü Aydın'da üretilmektedir.

10 - Çevresel faktörlere bağlı Aydın'da kuru incir üretimi 2013 yılında 80 bin tondan 2014 yılında 40 bin tona düşmüş, 2015 'de zeytin rekoltesi yüzde 23 azalmıştır.

11 - Aydın'da jeotermal santralların tarıma, çevreye verdiği zarar sonucu halk topraklarını, işini kaybetme ve yoksullaşma sürecine girmiştir.

12 - Aydın'da artan çevre sorunlarına bağlı olarak bunların insan sağlığına etkisi de giderek artmaktadır. 2010–2013 döneminde Türkiye'de kanser vakaları yüzde 18, Aydın'da yüzde 42 arttı. 2014 yılında Türkiye'de yaşayan 747 kişiden 1 kişi, Aydın'da yaşayan 556 kişiden 1’i kanser tanısı ile kamu hastanelerine yatırıldı. Aydın'da kamu hastanelerine yatan kanserli hasta sayısı Türkiye ortalamasından yüzde 34 daha fazla.

Bu 12 önemli çevre zararı bilimsel olarak ispat edilmesinin ardından platform katılanları “Hem jeotermal hem yaşam olmaz!” diyorlar ve “ https://www.change.org/p/aydın-ı-yok-oluşa-sürükleyen-12-çevre-felaketine-dur-de” sayfasındaki   imza kampanyasına destek verilmesini istiyor.

Jeotermaller Aydın halkı ve ekosistemi için yaşamsal tehdit oluşturur hale gelmiştir. Bir yaşam merkezi aynı anda jeotermalin başkenti ve incirin anavatanı olamaz. O yüzden Aydın’da jeotermal kaynakların kullanım şekli, tercihi ve sayısı sorgulanmalıdır.

Aydınlılar olarak yeterli yaşam koşullarını sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak istiyoruz. Sağlıklı çevrede yaşama hakkının insanın en temel hakkı olduğunu, bireylerin çevre ile ilgili karar süreçlerine katılmalarını “sürdürülebilir kalkınma ilkeleri” olarak görüyoruz.

Aydın’da kanser olmadan yaşama, maddi ve manevi varlığımızı koruma ve geliştirme hakkımızı istiyoruz. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek için devleti göreve davet ediyoruz.

Bizler Aydın’ın eskiden olduğu gibi “Dağlarından yağ, ovalarından bal akan” memleket olarak kalmasını, yüzyıllardır pek çok medeniyete beşiklik etmiş Menderes havzasının çoraklaşmasına izin verilmemesini istiyoruz.

Aydın’da yaşayanlar olarak tercihimizi yaşamdan, incirden, sağlıklı gelecekten yana kullanıyor ve jeotermal çılgınlığına son verilmesini istiyoruz.

 

TBMM’den, Büyük Menderes nehrinin kirlenmesini engelleyecek yasalar çıkarılmasını, jeotermal ve ÇED yasalarının değiştirilmesini, Zeytin yasasının uygulanmasını, inciri koruma yasasının çıkarılmasını acilen talep ediyoruz.” Diyorlar.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 20 Şubat 2017 16:42

Ticaret Odasından Hayırlı Olsun Ziyaretleri

Ticaret Odasından Hayırlı Olsun Ziyaretleri

Didim Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri Didim’e yeni atanan bazı kamu kurumlarının müdürlerini ziyaret etti.

Didim Ticaret Odası’nın gerçekleştirdiği ziyaretlere  Oda Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım, Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Üstündağ, Yönetim Kurulu Üyeleri Mekin Subaşı ve Lütfü Karaaslan, Meclis Üyeleri; Veysel Ece, Hikmet Atilla, Medeni Karataş, Deniz Demir ve Aydın Çağlayan katıldı

Oda  ziyaretini  Didim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevine yeniden getirilen Emrah Turgut’a yaptı.  Müdür Turgut, İlçenin eğitim durumu, eğitim kalitesindeki yükseliş, Aydın’a göre eğitimdeki durum hakkında bilgiler verdi. FETÖ kaynaklarından  dolayı devlet tarafından el konulan Gonca Kolejinin  Fen Lisesine dönüştürülmesi  söylentileri ve  yapılması planlanan Fen Lisesi hakkında da gelişmeler paylaşıldı.

İlçe Emniyet Müdürü Serkan Demircioğlu’nu da ziyaret eden Oda yöneticileriilçenin asayiş durumu ve yaz sezonunda artan nüfus dolayısıyla artması muhtemel suçlar  ve suçu önleme çalışmaları ile  beklentiler konuşuldu.  Emniyet Müdürü Serkan Demircioğlu  Ticaret odasına ziyaretleri için teşekkür etti ve uzun yıllardır Aydın’da görev yaptığını, Didim’e daha önce de sık sık geldiğini ve Didim’i sevdiğini söyledi.

Didim Tapu Müdürü Aynur Topkaya’yıda ziyaret eden  Didim ticaret Odası heyeti  Topkaya’ya hayırlı olsun dedi ve emlak / inşaat sektörü hakkında bilgiler verdi.

Didim Ticaret Odası  Didim Gıda Tarım Ve Hayvancılık İlçe Müdür Vekili Özgür Yıldırımer’e de bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretleri için Ticaret Odası heyetine teşekkür eden Yıldırımer ile İlçenin tarımsal üretimindeki durumu konusunda bilgiler verdi ve  fikir alışverişinde bulunuldu.

Son olarak yeni oluşturulan bölgedeki hazine arazisi bakımından en yoğun ilçe olan Didim’de işgaller ve kötü amaçlı kullanımlarla ilgili bilgileri  Milli Emlak Müdürü İrfan Dağtekin’i ziyaret etti. Dağtekin’e hayırlı olsun dileklerini ileten Ticaret Odası Heyeti “suiistimal edilen  hazine arazileri sebebiyle Didim’de  bu birimin özellikle kurulmasının birçok fayda sağlayacağı için Didim’e hayırlı olmasını diliyoruz” dedi.

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 20 Şubat 2017 16:41

ÖĞRETMENLERİMİZİN YANINDAYIZ

ÖĞRETMENLERİMİZİN YANINDAYIZ

Didim Derneği Başkanı Ali Budak hafta sonu Didim Eğitim Sen tarafından düzenlenen dayanışma konserin öncesinde yaptığı açıklamada  öğretmelerle dayanıştıklarını  Dernek olarak verilen mücadeleye destek vereceklerin belirtti.

Ali Budak konuşmasında ; “Didim’in en sevilen, en değerli öğretmenlerinden Turgay Elçi ve Barış Bozkır’ın hukuksuz bir şekilde, yargılanmadan öğretmenlikten ihraç edilmeleri ve bir çok demokrat öğretmenlerimizin açığa alınması ilçemizi üzüntü içinde bırakmıştır. Söz konusu olan sadece öğretmenlerimiz değil, aynı zamanda eğitim ve öğretimdeki çocuklarımızdır. Bu durumu; Didim’in eğitim camiasının korkutulmak istendiği, topluma tek tip insan yetiştirmeye yönelik atılan, acımasız bir adım olarak değerlendiriyoruz.

Oysa biliyoruz ki; toplumlar demokrasi ile gelişir, büyür. Bu uygulamayı kınıyor, sevdiğimiz öğretmenlerimizin bir an önce çocuklarımızın yanına dönmelerini diliyoruz.” Dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 20 Şubat 2017 16:41

#geri döneceğiz Etkinliği Yapıldı

#geri döneceğiz Etkinliği Yapıldı

Didim’de Kanun Hükmünde Kararname’lerle görevden alınan ve ihraç edilenlerle dayanışma amacıyla Eğitim Sen Didim Temsilciliği tarafından Dayanışma gece düzenlendi

Didim’de OHAL kapsamında yayınlanan KHK’lerle görevden alınan veya ihraç edilen kamu emekçileri ile dayanışma amacıyla Ticaret Odası Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezi’nde etkinlik düzenlendi.

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay, Eğitim Sen Aydın Şube Başkanı Ali Gün, Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan’ın da  katıldığı etkinlikte açılış konuşmasını KHK ile ihraç edilen öğretmenlerden Eğitim Sen Temsilciler Kurulu Başkanı Turgay Elçi yaptı. İnatla ve ısrarla göreve dönme umutlarını sürdürdüklerin belirtti. Önünüzde diz çökmedik buda size dert olsun dedi.

Demokrasiden ve insan haklarından yana oldukları, barışı savundukları, OHAL’e, diktatörlüğe, tek adam rejimine ‘hayır’ dedikleri için ihraç edildiklerini belirten Elçi, geceye katılarak destek verenlere ve STK temsilcilerine  teşekkür etti.

Daha sonra kürsüye gelen  konuşan Eğitim Sen Aydın Şube Başkanı Ali Gün ise, Aydın Eğitim Sen yöneticilerin tümünün ihraç edilmesini muhalefete yapılan baskı ve sindirme politikalarının örneği olduğunu söyledi ve  “Karanlığın en koyu olduğu dönem aydınlığa en yakın dönemdir. Bu günleri böyle görmek gerekir” dedi.

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ülke olarak zor günlerden geçildiğine dikkat çekerek “Hiç birimiz kendimizi bu mücadelenin dışında tutamayız. Dürüst ve onurlu bir yaşamı kendisine ilke edinmiş insanlar bu mücadeleyi kazanabilir” dedi. Atabay, başkanlık referandumu için de ‘Hayır’ çağrısında bulundu.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 20 Şubat 2017 16:41

DİDİMLİ GENÇLER HAYIR DİYOR

DİDİMLİ GENÇLER HAYIR DİYOR

Didim CHP Gençlik Kolları üyeleri Hafta sonu Parti Binasında bir araya gelerek yürütülecek HAYIR kampanyasında çalışma yöntemlerini  kararlaştırdılar.

Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Gençlik Kolları Başkan Vekili Aşkın Atlı Didimli Gençler HAYIR diyor  başlıklı kampanyanın neden yürütülmesi gerektiğini  şöyle anlattı.; “Hükümet yetkililerince yapılan talihsiz açıklamalar ve sayın başbakanın konuşmalarını üzülerek dinledik kendileri gibi düşünmeyen partileri, sivil toplum kuruluşlarını kısacası tüm halkımızı terör örgütleri ile ilişkilendirmek talihsiz bir açıklamadır oysa ki referandumda evet oyu kullanacaklarda hayır oyu kullanacaklarda bizlere ve bizden sonraki nesillere daha iyi bir gelecek bırakmayı temenni ederek oy kullanacaklar bu nedenle toplumumuzun içerisine nifak tohumları bırakacak söylemler tehlikeli ve bir o kadar üzüntü vericidir , akabinde Akp Manisa il başkanlığında iç savaş çığırtkanlığı yapanlar ise gaflet delalet ve hatta ihanet içerisinde yetkilerini toplumu bölmek ve ayrıştırmak üzere kullanmaktadırlar. Her ne kadar kısım kısım bölüm bölüm toplumu ayrıştırmaya çalışsanız da bizler bu toplumun bölünmesine ayrışmasına izin vermeyeceğiz. Biz bu referandumda hayır diyeceğiz çünkü kim olursa olsun bütün yetkileri bir kişinin elinde toplamak diktatörlük getirir. Çünkü başkanlık rejimi yoksulluk getirir.
Çünkü başkanlık rejimi ayrışmayı bölünmeyi getirir. Bu mesele memleket meselesidir ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün biz gençlere emanet ettiği Cumhuriyete emanete sahip çıkmak üzere tüm gençleri mücadeleye davet ediyoruz.”

 

Atlı konuşmasına  gençliğin üzerine bu görevin sorumluluğu ile hareket edeceklerini söyleyip, şöyle sürdürdü; “Kapı kapı sokak sokak gezerek bu değişikliğin sistem değişikliği değil rejim değişikliği olduğunu anlatacağız.

Türkiye'nin en önemli kuruluşları bir gece yarısı, Pazar günü fona devredildiğini görüyoruz. Devredilen bu fonlar bakanlar kurulunda müzakere edilerek mi devredildi, yoksa kişisel çıkarlar uğruna şahısların talebiyle mi devredildi?

Varlık Fonu modeli, bütçe ve gelir fazlası olan ülkelerin, gelecek kuşaklarına kaynak transferi için kurdukları fonlar. Dolayısıyla adına uygun amaca sahipler. Türkiye ise hem cari açık hem bütçe açığı veren yani bırakın fazlayı büyük tasarruf açığı veren bir ülke. O nedenle Fonun sadece adı varlık.

Çin Amerika ve Kore gibi ülkelerde dış ticaret fazlaları ile oluşmaktadır. Varlık fonunun en önemli dayanağı bir dış ticaret fazlasının üretim fazlasının olmasıdır. Yine körfez ülkelerinin de kurduğu fonlar vardır. Bunlar ise ihraç edilen gelir ile kurulur. Norveç kuzey denizinde kurduğu emeklilik fonunda kuzey denizinden elde edilen petrol gelirinin bütçe fazlasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlamaktadır.

Temelinde bir gelir fazlalığının olması gerektiğinden tüm dünya hemfikir iken bizde uygulanan varlık fonu Sayıştay denetiminden muaf tutulmuş bir diğer nokta ise Türkiye genelinde 2.3 milyon metrekare hazine arazisi bu fona aktarılmıştır. Aydın’ımızın Didim ve Kuşadası ilçelerinde 959 bin 713 metre kare hazine arazisini varlık fonuna  devrederek hazine arazilerimizin hangi gelir fazlalığını kullanacaksınız.

Ziraat Bankası, BOTAŞ, PTT, BİST, TÜRKSAT, TPAO, ETİ Maden, Çaykur ve boru hatlarının Hazine'ye ait hisseleri Türkiye Varlık Fonu'na devredildi.
Sayıştay ve Parlamento denetiminden çıkartıp paralel hazine kuruluyor. Geçen hafta Sessiz Sedasız son dakika kurtardığınız Özel Banka sonrası bunları mı yapmayı akıl ettiniz.

CHP Aydın İl Gençlik Kolları Başkan Vekili Akın Atlı  konuşmasının son bölümünde ; “Hazine arazilerini ipotek ederek dış ekonomiden borç alacağınız ve tüm dünyanın tersine gelecek nesillere borçlu bir gelecek bırakacaksınız. Biz Cumhuriyet Halk Partili gençler olarak buna müsaade etmeyeceğiz” diyerek bitirdi.

Yayınlandığı yer Didim

AKBÜK ANAYASA PLATFORMU, KAYMAKAMLIĞA YAPTIĞI MÜRACAATIN SONUCUNU BEKLİYOR

“en azından “evet”çilere tanınan özgürlükler bize de tanınsın”

Akbük’de demokratik kitle örgütleri tarafından başlatılan Anayasa referandumuna dönük çalışmalar her Perşembe günü saat 16’da Akbük Körfez Piza’da düzenlenen toplantılara artan bir katılımla devam ediyor.

Toplantılara katılanların her biri hafta boyu yapacağı çalışmalarla ilgi görev alıyor ve bir haftaki toplantıda yüklendiği görevlerin hesabını veriyor.

TEMEL ÇALIŞMA İLKELERİ:

Genellikle referandum çalışmalarında izlenecek yol  yöntem  tartışılıyor ve eylem planları belirleniyor.

Benimsenen temel ilkeler;

1.     Partiler-üstü bir çalışma ilkesi…

2.     Anayasa değişlik önerilerinin basit bir dil ile halka iletilmesi…

3.     Ve ikili ilişkilerin önde tutularak çalışma yapılması…

Bu haftaki toplantıda katılımcılar sırasıyla yaptıkları çalışmaları, bu çalışmaların sonuçlarını ve elde ettikleri pratik tecrübelerin sorgulamalarını ve öz eleştirisini yaptılar.

“EŞİT DAVRANILMASI TEMEL ESAS OLMALI”

Önümüzdeki haftadan itibaren Akbük Cuma Pazarında yapılacak çalışmalarla ilgili olarak Didim Kaymakamlığı’na yazılı müracaatta bulunuldu.

Her çalışma ve etkinliği yasalara uygun bir biçimde gerçekleştirmek isteyen platform katılımcıları, Kaymakamlıktan gelecek cevabı bekliyorlar.

Platform sözcüleri, “en azından “evet”çilere tanınan özgürlüklerin kendilerine de tanınması gerektiğini ileri sürüyor; aksi halde daha şimdiden eşitsizliklerin oluşacağını ve bu gelişmelerin ise, ileriye dönük demokrasi umutlarını zedeleyeceğini ifade ediyorlar ve talep ettikleri şeyin, sadece, halkı bilgilendirme imkanlarının kısıtlanmaması ve ifade özgürlüğüne engeller getirilmemesi olduğunu ısrarla belirtiyorlar.

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 20 Şubat 2017 16:36

DSP İLÇE KONGRESİ YAPILDI

DSP İLÇE KONGRESİ YAPILDI

Talat Ye­ni­gün 23 yıl­dır yü­rüt­tü­ğü baş­kan­lık gö­re­vi ye­ni­den se­çil­di. .

De­mok­ra­tik Sol Parti Genel Mer­ke­zi­nin al­dı­ğı ka­rar­la tüm il ve il­çe­ler ile bel­de­ler­de Şubat so­nu­na kadar kong­re­le­ri­ni ta­mam­la­nma­sı­nı is­te­me­si üze­ri­ne ya­pı­lan seçim 19 Şu­ba­t­2017 Pazar günü Be­le­di­ye Düğün Sa­lo­nu’nda ger­çek­leş­ti. 23 Yıl­dır ıs­rar­la baş­kan ola­rak gö­rev­len­di­ri­len Ye­ni­pa­zar, 1984 Yı­lın­dan beri par­ti­li ol­du­ğu­nu ve bu gö­re­vi yap­mak­tan onur duy­du­ğu­nu söy­le­di.

31 De­le­ge ile yap­ılan11. Genel Ku­rul­da Divan Baş­kan­lı­ğı­nı Didim Ce­me­vi Baş­ka­nı Hü­se­yin İlhan yaptı.

 

Yayınlandığı yer Didim

AGC’NİN KONUĞU ALICIK GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

Gazetecilerin Önerisi “Bu şehir Senin Yerel Medyana Sahip Çık”

Aydın Gazeteciler Cemiyeti geçtiğimiz cumartesi günü  Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık'ı kahvaltılı bir toplantıda ağırladı. Yerel Basına sahip çıkılması gerektiğini belirten “Bu şehir Senin Yerel Medyana Sahip Çık” afişlerin yoğun yeraldığı toplantıda Aydınlı gazeteciler başkan Alıcık’a referandumdaki tutumu ve Nazilli’de neler yapacağı hakkındaki düşüncelerini sordular.

Cemiyeti tarafından başlatılan ve ilkinde  Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay'ın konuk olduğu Başkanlar Gazetecilerle buluşuyor toplantısının ikincisi gerçekleşti.

Önümüzdeki seçimlerde Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylıkta adı geçen Alıcık, cevaplarını politik yuvarlakta ve esprilerle cevapladı.

Gar Restoranda kahvaltıda buluşan olan gazeteciler Alıcık'a kamuoyunun merak ettiği soruları sorup cevaplarını alacaklar.  Aydın'daki tüm gazete temsilcilerinin davet edildiği kahvaltılı toplantıda gazeteciler, tarafsızlık ve doğru haber ilkesi gereği soruları canlı yayınlarla da halka ulaştırdı

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 18 Şubat 2017 14:11

TURSAB’dan Her Acente Bir Kitap Kampanyası

TURSAB’dan  Her Acente Bir Kitap Kampanyası

Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında Şırnak’ta bölgede yaşanan olaylara sokağa çıkma yasağı konularak eğitime de bir müddet ara verilmiş, öğretmenler izinli sayılmışlardı. . Daha sonra destek eğitimlerle ve bazı öğrenciler başka illere gönderilerek eğitimlere devam edilmişti.

TURSAB  Güneydoğu Bölgesel Yürütme Kurulu’nca yaşanan sokağa çıkma yasakları nedeniyle Şırnak İli’nde eğitim ve öğretim olanaklarından uzak kalan öğrencilerin yaklaşan üniversite sınavları öncesinde eğitimlerine destek vermek amacıyla “Her Acente Bir Kitap” Kampanyası başlattı.

Didim TURSAB Bölge Yürütme Kurulu adına Başkan Aylin Bal “Didim BYK üyesi 45 acente ile birlikte Didimlilerin yardımlarının da kendileri aracılığı ile ulaştırabileceklerin söyledi ve  TURSAB’ın başlattığı Yardım kampanyası kapsamında ihtiyaç sahibi çocuklara kitap yardımı yapılması hedeflenmekte. Kampanya kapsamında özellikle üniversite hazırlık kitapları bağışlarının en geç 10 Mart 2017 Cuma günü mesai bitimine kadar TURSAB  Didim  Bölgesel Yürütme Kurulunun Devlet Hastanesi karşısındaki Altıgen iş Merkezi No:1/14’deki ofisine teslim edebileceklerini” söyledi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 18 Şubat 2017 14:10

BAŞKA BİR ÜRETİM MÜMKÜN!

BAŞKA BİR ÜRETİM MÜMKÜN!

DİDİM’DE GIDA İLE İLGİLİ ‘’İYİ’’ DÜŞÜNCE TOHUMLARI EKİLİYOR

Geçtiğimi sene Mayıs ayında bir araya gelen bir grup Balat’ta 3 dönüm arazide mevsimlik meyve sebze eken bir çiftçiye üretimde kimyasal kullanmazsan tüm ürettiklerini alırız demesiyle başlayan süreç, temiz adil ve ucuz gıdaya ulaşmayı amaçlayan bir oluşum olarak Didim Temiz Gıdaya Erişim Kolektifi oluşturulmuş.

Şimdilik küçük bir gurupta olsa giderek artan bir gurup haline gelmeyi planlayan kolektif Didim Pazaryerlerine astıkları pankartla dikkat çekmeyi amaçlamışlar.

Grup üyeleri önümüzdeki  yapılacak festivallerde kendi gurupları adına katılmayı planlıyorlar ve “ Tohumları bir süre önce ekilmiş ve yeşermekte olan DİDİM TEMİZ GIDAYA ERİŞİM KOLEKTİFİ üretici ile tüketici arasında kopan bağları yeniden inşa etmek üzere yerelde iyi, temiz, adil gıda yetiştiren üreticilerle, tohumdan sofradaki tabağına gelen yiyeceklerin her aşamasını sorgulayan gıda farkındalığına sahip tüketicilerin bir araya geldiği bir oluşumdur. Gıdamızı sağlığımızı, insanı ve dünyayı gözeterek ekolojik tarım yapan küçük ölçekli aile çiftliklerinin ayakta kalması için, dünyada ve ülkemizde yaygınlaşmakta olan topluluk destekli tarım aracılığıyla gıda topluluğu hedeflenmektedir” diye açıkladıkları amaçlarının dünya çapında yaşanan “Küresel gıda üretimi, zirai kimya ve (genetiği değiştirilmiş)  tohum sektöründen birkaç şirketin kontrolündedir. Gıdaların niteliğinden çok karları için verimi düşünen endüstriyel tarım, sağlığımızı ve giderek gezegenimizi tehdit eder hale gelmektedir. Diye dikkat çekiyorlar.

Kolektif; “ Sağlıklı ve doğal olarak besin değeri yüksek gerçek gıda için doğru yol, toprak ve suyu kirletmeyen ve böylece ekosistemi koruyan küçük ölçekli geleneksel tarımdır. Yeni bir oluşum olan Didim Temiz Gıdaya Erişim Kolektifinin topluluk ve ürün kriterleri var. Bu kriterler; 1-Yerellik(üretici ve tüketici olarak);üretim alanlarının topluluk üyelerine yakın mesafede olması, yapılacak ziyaretler, denetimler ve teslimatta karbon ayak izi için önemlidir.2-Aracısızlık; üretici ve alıcı arasında aracı yok. 3-Küçük ölçekli üretim. Aile işletmesi olmasına özen gösterilmektedir.4-Şeffaflık. karşılıklı iletişim içinde sorunlara birlikte çözüm bulunur” görüşüne ek olarak  Ürün kriterlerini;”1-Ekolojik,yani; Doğa dostu üretim. Kimyasal gübre, zirai ilaç kullanılmamış olması. Atalık tohumların kullanılması, biyo çeşitliliğin korunması. Sertifika aramıyoruz. Ama karşılıklı güven, burada da devreye giriyor.2-Adil fiyat. Üreticiye ürünleri için beklentisini karşılayacak değerinde bir fiyat ödemeliyiz. Tüketicinin de zorda kalmayacağı bir fiyata satın almasını mümkün kılacak seviyede olmalıdır. 3-Güven ilişkisi. Yerelde yüzde yüz, birbirine değerek kurulan ilişkiyle sağlanır.” Diyerek açıklıyorlar.

Önümüzdeki dönem yapmak istedikleri çalışmaları da “ Sağlıklı gıdaya erişim için, gıda tüketimi yapan bireylerin, ailelerin dönüşümü ve tercihleri çok önemlidir. Temel problemlerimizden biri de, geleneksel yiyeceklerimizin (sirke, turşu, tarhana, zeytin, ekşi maya ekmek, yoğurt, peynir vb.) yapımı olup bu bilgilerin gelecek kuşaklara aktarılmasıdır” diye belirledikten sonra gıdayla ilgili farkındalığı arttırmak için önümüzdeki dönemlerde atölyeler ve okullarda etkinlikler yapmayı düşündüklerini belirttiler.

 

 

Yayınlandığı yer Didim