19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 14 Haziran 2017 14:03

“KARMA EĞİTİM KALDIRILMAK MI İSTENİYOR!”

“KARMA EĞİTİM KALDIRILMAK MI İSTENİYOR!”

Eğitim Sen Didim Temsilciliği yürütme kurulu adına öğretmen Turgay Elçi Konyada bir okulda başlatılmak istenen , “Okulumuz 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılından itibaren kız-erkek öğrenciler ayrı sınıflarda eğitime devam edecektir” kararına karşı çıkarak bu karma eğitim sisteminn değiştirilmeye çalışıldığını iddia etti ve Sendika adına yapılan girişimleri anlattığı bir basın bildirisi yayınladı.

Turgay Elçi’nin bildirisinde “Okullarda Dini Gerekçelerle Karma Eğitim Karşıtı Girişim ve Uygulamalara Derhal Son Verilmelidir!” denildi ve şöyle devam edildi.; “Türkiye’de siyasi iktidar eliyle eğitimin ve toplumsal yaşamın dini kurallara göre biçimlendirilmesine yönelik uygulamalar eğitimin bütün kademelerinde ve günlük yaşamın her alanında etkisini arttırmayı sürdürmektedir. Siyasi iktidarın, “dindar nesil” ve “muhafazakâr yaşam tarzı” ifadeleri ile somutlaşan, eğitim sisteminde ve genel olarak toplumsal yaşamda iktidarın kendi dünya görüşüne uygun bir nesil yetiştirme yönündeki uygulamaları tüm topluma yönelik açık bir baskı ve dayatma haline gelmiştir. Bu durumun son örneği Konya’nın Selçuklu ilçesinde yaşanmıştır.

Konya, Sekçuklu Konevi Anadolu Lisesi’nin internet sitesinde ‘Velilere duyuru’ olarak yayınlanan okul müdürü ÖF. Ö. imzalı mesajda, “Okulumuz 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılından itibaren kız-erkek öğrenciler ayrı sınıflarda eğitime devam edecektir” şeklinde skandal bir duyuru yayınlanmıştır. Duyurunun yayınlanmasının hemen ardından Konya Şubemiz Selçuklu ilçe Milli eğitim Müdürlüğü ve Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile gerekli görüşmeleri yaparak, böylesi bir duyurunun hukuksuz ve kabul edilemez olduğunu belirtmiş, okul müdürü hakkında derhal soruşturma başlatılmasını talep etmiştir. Eğitim Sen Genel Merkezinin girişimleri sonucunda okul müdürü hakkında soruşturma başlatılmış ve duyuru okul sitesinden kaldırılmıştır.” Denildi.

Konuyla ilgili görüşlerini; “Eğitimin dini kurallara göre biçimlendirilmesi, öğrencileri inanan ya da inanmayan, dindar ya da dinsiz, ibadet eden ya da ibadet etmeyen gibi kategorilere ayırılmasını beraberinde getirmeye başlamıştır. Toplumda giderek derinleşen ve tehlikeli boyutlara ulaşan ayrışmalar eğitimin, bilimden çok dini kurallara göre düzenlenmesi ile daha da derinleşmektedir. Bütün bu gelişmelerden cesaret alanlar, Konya Selçuklu’da olduğu gibi, laik-bilimsel eğitimin en temel ilkelerinden birisi olan “karma eğitimin kaldırılması”nı önerecek kadar ileri gidebilmektedir”

Bu durum, eğitim sistemini dini kurallara göre biçimlendirmeye çalışanların bunu yaparken hiçbir sınır ya da kural tanımadığının kanıtı niteliğindedir. Çocukların eğitiminden ve kişisel gelişiminden endişe duyanlar ve aklı başında olan hiç kimse, ileriki yaşlarda çocuklarda farklı kişilik sorunları ortaya çıkarma ihtimali taşıyan böylesi bir uygulamayı kabul edemez. Eğitimin dini kurallara göre ya da herkesin inancına uygun bir içerikte düzenlenmesi uygulamalarının karma eğitimi hedef haline getirmiş olması, gerek eğitim sistemi, gerekçe çocukların gelişimi açısından son derece tehlikeli bir durumdur. Bu çağ dışı zihniyetin kız ve erkek öğrencileri önce ayrı sınıflarda, daha sonra ayrı ayrı okullarda okutulması için uygun zemin hazırlanmak olduğu açıktır. Eğitim biliminin en temel ilkeleri ile çelişen böylesine çarpık ve çağ dışı bir yaklaşımın yeniden gündeme getirilerek tartışmaya açılması utanç verici bir durumdur.

Laik eğitimin önemli göstergelerinden biri de “karma eğitim”dir. Karma eğitimle öğretim, kız-erkek öğrencilerin aynı ortamda öğretim görmesi ile birlikte daha sağlıklı oluşabilmekte, kadın erkek eşitliğini yaşama geçirmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu şekilde daha dengeli kişilikler oluşmakta, farklı cinslerin birbirine ve farklılıklarına saygı göstermesi eğitim süreci içinde öğretilebilmektedir.

Eğitimin dini kurallara göre düzenlenmesini isteyenler, dini gerekçelerle kız ve erkek çocuklarının ayrı okul ya da sınıflarda eğitim görmesi gerektiğini savunmakta, okulların çocukların sağlıklı gelişimi açısından aynı zamanda önemli sosyalleşme mekanları olduğu gerçeğini göz ardı etmektedirler.” Denildi.

 

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 13 Haziran 2017 14:28

ÇEVRE FELAKETİ ÖNLENDİ

ÇEVRE FELAKETİ ÖNLENDİ

Mavi Şehir,  SağTur, tarafından gelen ve toplamda 30 km olan kanalizasyon hattı artıma tesislerine ulaşamadan Nazilli Umut Sitesi bölgesinde Sansar koyuna yakın bölgesinde önceki gün gece yarısı arıza verdi.

ASKİ ekiplerinin haberdar oldukları arızaya kısa zamanda müdahale edilerek, pis suyun denize ulaşması önlendi.  58 cm çaplı  kanalizasyon borusu bölgeye yakın vana istasyonundan kapatılarak ve bölgede boşalan  kanalizasyon atığının deniz ulaşma yerlerinden iş makineleri ile kapatılması sonucu büyük bir felaket önlendi.

Yapılan çalışmalar sonucu  denize ulaşmadan engellenen bölgede  pis su sebebiyle halen göl haline gelmiş ve  bazı alanlarında bataklık haline geldiği görüldü ve alanlarla ilgili  olarak ASKİ ekiplerinin bir çalışma yapacağı da öğrenildi. Önce vidanjörlerle çekilecek olan pis sudan sonra bölgenin dezenfekte edileceği ve atıktan etkilenen arazinin toprağının burada uzaklaştırılacağı ve bu bölgede  balıkçılık yapanların ve  yakınındaki site sakinlerinin denize girseler bile kokuyu bir müddet daha çekecekleri sanılıyor.

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 13 Haziran 2017 14:27

AK PARTİ PAZAR YERİNE HAYIR DEDİ

AK PARTİ PAZAR YERİNE HAYIR DEDİ

Didim Belediye Meclis 1. Oturumunda komisyonlara gönderilen  gündem maddelerini görüşmek üzere yeniden toplandı.

İkinci birleşim Belediye Başkanı Deniz Atabay başkanlığında başladı. Oturuma meclis üyelerinden  Hatice Gençay, Murat Parmaksız, Mustafa Kıray, Salih Yarmacı ve Özgür Makascıoğlu mazeretli olarak katılmadı.

Gündemin ilk maddesinde ise Hukuk Komisyonuna sevk edilen Efeler  Mahallesi’nde yeni pazar yeri kurulması konusu ele alındı. Daha önce  toplanan Pazar yeri tespit komisyonundan gelen raporun olumlu olmasına rağmen ve hukuk komisyon raporunun okunmasının ardından Ak Parti grubu bu maddeye hayır oyu verdi, ancak   rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Komisyona gönderilen  ikinci madde olan “Didim Belediyesi Teşkilat Yönetmeliği’nde Belirtilen Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün Görevlerinin Revize Edilmesi” ve görev tanımlarının yeniden düzenlenmesi konusu komisyondan gelen raporla da düzenlenmiş olmasına rağmen,  MHP’li ve Ak Partili hayır oyları karşılık oy çokluğu ile kabul edildi.

Yine başka bir düzenleme olan ve gündemin üçüncü maddesi olan “Didim Belediyesi Teşkilat Yönetmeliği’nde Belirtilen Fen İşleri Müdürlüğü’nün Görevlerinin Revize Edilmesi” konusu da  Hukuk Komisyonun raporunun okunmasının ardından Ak Partili üyelerin  hayır oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi. Oturumun dördüncü maddesinde yine Didim Belediyesi Teşkilat Yönetmeliği’nde bulunan “Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün Görevleri Mevzuatına İlişkin Revize Çalışması”bu maddede oy çokluğu ile  kabul edildi. ele alındı. Beşinci gündem maddesi “Didim Belediyesi  Sosyal İşler ve  Yardım Esasları Yönetmeliği” de ele alındı. Bu gündem maddeside Ak Partililerin hayır oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildi.  AK Parti grubun hayır oyuna karşılık rapor oy çokluğuyla kabul edildi.
Son Dört Maddede Oy Birliği

 

Gündemin son dört maddesi  oybirliği ile kabul edildi. Bunlardan “Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün 01.06.2017 tarih ve 660 sayılı “Taşınmazların İdaresi Hakkında Yönetmelik” konusu ele alındı. Komisyonun ek süre talebi oy birliğiyle kabul edildi. Diğer 7-8 ve 9. Maddelere imar komisyonundan geldiği şekliyle oy birliği ile kabul edildi.

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 13 Haziran 2017 14:27

TOKİ SAKİNLERİ ÜVEY EVLAT MI?

TOKİ SAKİNLERİ ÜVEY EVLAT MI?

Akyeniköy TOKİ konutlarında oturanlar belediye hizmetlerinden yararlanmak için ilgi bekliyor.

Didim -Akbük güzergahındaki  Söke - Bodrum yol ayrımında 2010 yılında yapılan ve yaklaşık 150 ailenin yaşadığı TOKİ konutlarında oturanlar kendilerinin medeniyete ulaşmak için toplu taşımacılık hizmetlerinden yararlanamadıkları,  toplu taşımacılık hizmeti yapan Aydın Büyükşehir  Belediyesi dahil  toplu taşıma araçlarının 4 saate bir yapılması ve özellikle yaz aylarında başlangıç noktalarında dolması nedeniyle ayakta bile yolculuk yapamadıklarından, TOKİ’ye giriş yapılan yerden geri çıkılması düzenlemesi yapıldığı için de araçların TOKİ’ye girdikten sonra çıkamadıkları ya da ters yönden çıkış yapmak zorunda kaldıkları için girmediklerinden şikâyetçiler.

Gazetemiz ziyaret eden bir gurup TOKİ sakini; “Yalnızca 1 market dışında her hangi bir sosyal alanımız yok, küçük sağlık sorunları için bile Akyeniköy Sağlık Ocağına gitmek durumundayız ve toplu taşımadan yaralanamıyoruz, otostop çekerek ya da şehirlerarası yolcu taşıyan firmalardan yararlanıp iki araçla gitmek durumunda kalıyoruz.

Deniz ve ya başka bir zaman geçirecek yere gitmek aklımızdan bile geçemez hale geldi, toplu konut yapılırken şehirden uzak olması bizim suçumuz değil, belediye hizmetleri, Aydem işlemlerini yapmak biz bir eziyet oluyor “ dediler.

TOKİ de ikamet etmenin avantajı yanında ulaşım konusundaki zorluğundan yakınan vatandaşlar ; “İsteğimiz büyükşehir hizmeti olan sarı civcivlerin hattının birinin buradan geçmesi ve şehiriçi taşımacılık yapan minibüslerinde daha sık aralıklarla buradan geçmesini istiyoruz. Biz kendimizi üvey evlat gibi hissediyoruz.  Vergimizi veriyoruz, hizmetimizi alamıyoruz” şikayetinde bulundular

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 13 Haziran 2017 14:27

AH BİRDE TURİST GELSE

AH BİRDE TURİST GELSE

Didim Belediyesi Çevre ve Temizlik Müdürlüğü ekipleri şehir içinde bir çok bölgede otla mücadele çalışması yaparken, Altınkum Plajının sembolü olan Poseidon Heykelini de her gün yıkıyorlar.

Kent içinde boş alanlardaki otlar da belediye ekipleri tarafından biçiliyor ve toplanıyor.  Boş alanlardaki  otların kuruduktan sonra yangın benzeri olumsuzluklara karşı yapılan bu uygulama ile hem şehrin görüntüsü düzenlenmiş oluyor hem bu alanların çöp dökme yeri olarak kullanılmasını önlüyor.

Çevre Temizlik Müdürlüğü ve  Park ve Bahçeler Müdürlüğünün ortaklaşa güzelleştirdiği Yalı Caddesi üzerindeki alanı tazyikli suyla her gün yıkayan ekiplerin işlerinin arasında heykelinde temiz tutulması olmalı ki her gün tazyikli suyla yıkanıyor.

 

Temizlenen ve Çöpleri Toplanan Didim’in en büyük şikayeti bu sene hala beklenilen düzeyde tur,ist ve tatilcinin gelmemiş olması.

Yayınlandığı yer Didim

DİDİM BELEDİYESİ’NDEN SOSYAL MEDYA HİZMETİ

Didim Belediyesi Sosyal Medya hesabında yeni bir uygulama başlattı.

cep telefonu ya da fotoğraf makinelerden çekilmiş ve Didim’e ait güzel olduğuna inandığınız resimleri göndermeniz halinde göndericinin ismi ile birlikte yayınlıyor.

 

Didim Belediyesi sosyal medya hesaplarına ayda 50 bin civarında erişim olduğu düşünülünce  bu resimleri bu sayıda insana ulaşmış oluyor,  dolayısıyla hem bulunduğunuz anın ölümsüzleşmesi hem de zevkinizi  bir okadar insana ulaştırma şansınız oluyor.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 12 Haziran 2017 15:12

Son dakika... Didim Sallandı.

 

Son dakika...
Didim Sallandı.
Korkutan deprem... Ege Denizi'nde 6.3 büyüklüğünde şiddetli bir deprem meydana geldi. Marmara ve Ege'de hissedilen İzmir, İstanbul, Bursa, Çanakkale, Tekirdağ gibi pek çok ilde paniğe neden oldu. İlk gelen bilgilere göre depremin merkez İzmir açıkları olarak
Kandalli Rasathanesi 15.28'de meydana gelen depremin büyüklüğünü 6.3, AFAD ise 6.2 olarak duyurdu. Derinliğin 10 km olduğu belirtiliyor.
Depremin ardından Kandilli Rasahtanesi'nin internet sitesine ulaşılamadı.
Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 12 Haziran 2017 15:12

DİDİM’İN MALLARI MEZATTA ALICI BULAMADI

DİDİM’İN MALLARI MEZATTA ALICI BULAMADI

Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Didim’de 3 taşınmazı  kiraya verip 1 yeri de satmak için ihaleye çıkarmıştı bu yerlerden yalnızca 50 metrekarelik  bir arsa alıcı buldu, diğer kiralık yerlere yeterli teklifler verilmedi ve ihaleye çıkan yerler ikinci kez mezata çıkarılıyor.

30 Nisan 2017 günü yapılan 10’da yapılan ve 2886 sayılı Devlet ihale kanununun 45, maddesi uyarınca açık teklif usulü  yapılacak ihalede ilk satışı olan  Çamlık Mahallesi Karakuyu mevkiinde  arsa niteliğinde olan 49,86 m2 büyüklüğündeki arsa, 85,000 TL bedelle başlayacak olan ihale alıcı buldu ve belirlenen muhammen bedele biraz üstünde bir fiyatla satın alındı.

Valiliğin 5 yıllığına kiraya vereceği 3 parselin en büyüğü Kral Cafe olarak bilinen alan 3810 m2 alan ve   içinde Cafe bulunan  2188 parseldeki tesisler için yıllık tahmini beden 840 bin Tl,’den alıcı bulamadı yılık kira bedeli 508 420 TL ye düştü,   saat 14’te yapılan  ikinci kiralama alanı içinde  Havuz ve Büfe Bulunan 941 m2 ve 2717 Ada 6 parseldeki alan  yıllık kira bedeli de 50 bin Tl olarak başladı ancak alıcılar bu fiyatla ihaleye girmedi. ,  3 kiralama ilanı da 1949 Ada2 Parselde içinde Restoran ve Meskenler bulunan  355 m2  alan yıllık kira bedeli de 111,000 Tl den ihaleye çıkmasına rağmen alıcı bulamadı,  dosya alan bazı alıcılarda fiyat vermediler.

Bu yerler için Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı yeniden ihale takvimi belirledi.

Bu yerler için ikinci ihale 22 Haziran günü yapılacak. Yine açık artırma usulü ile teklif verecek olan yatırımcılar kral kafe için 30 Nisanda  yapılan ihalede 840 bin tl yıllık kirası olan yer bu ihalede bedeli yıllık 508,402Tl ye indirilidi, diğer iki yer için fiyat değişmedi.

 

22 Haziran 2017 Perşembe günü Aydın Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında oluşturulacak komisyonca Efeler Kaymakamlığı Toplantı Salonunda saat 10’da başlayacak yapılacak ihalelerin şartnamesi 1000 Tl karşılığı Yatırım İzleme Başkanlığının İdari Mali İşler müdürlüğünden temin edilebilecek.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 12 Haziran 2017 15:11

ZEYTİN’DE TEHLİKE GEÇMEDİ !

Yeni yasa, zeytinlikleri bu faciaya açmakla kalmıyor, zeytinliğin tanımını toptan değiştiriyor.

ZEYTİN’DE TEHLİKE GEÇMEDİ !

İnternet Sitesi Change.org ve bazı STK’ların ve toplumsal  baskı guruplarının başlattığı ve sayıları 300 bin’e yaklşan imzalarla meclise gönderilip yasalaştırılmaya çalışılan  yasa tasarısı toplumsal muhalefetin başarısıyla   ZEYTİN Katliamı tasarı komisyona geri çekildi.

İçinde Aydın Milletvekili  ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Sözcüsü Mehmet Erdem’de  bir gurup komisyon üyelerine ve  milletvekiline  şimdi de bu tasarının tamamen ve bir daha geri dönmeksizin çekilmesi istenen  bir kampanya daha başlatıldı.

2006 yılından beri defalarca denenip getirilemeyen tasası referandumdan sonra yeniden gündeme geldi.

Meclis’e geri gönderilme tehlikesi olan  yasa tasarısı onaylanırsa, ne sofralarda zeytin eskisi gibi olacak, ne de zeytincilik… Barışın sembolü Anadolu topraklarından sökülüp atılacak!  yetkililerden zeytinliklerden ellerini çekmelerini ve zeytinin ölüm fermanı anlamına gelen yasa tasarısını iptal etmelerini isteme zamanı!

Eğer yasa tasarısı onaylanırsa, zeytinliklerimiz madencilerin, enerji şirketlerinin, yol müteahhitlerinin ve inşaat devlerinin arka bahçesi haline gelecek. Bugün hepimizi besleyen, yüzlerce aileyi doyuran topraklar birer şantiye, zehir depolama sahası olacak.

Yeni yasa, zeytinlikleri bu faciaya açmakla kalmıyor, zeytinliğin tanımını toptan değiştiriyor. Geçen hafta komisyona geri çekilen tasarı için tamamen geri çekilip çöpe atılması istenilen tasarı için imzaya açılan  tasarıyla ilgli olarak Didim Ziraat Odası Başkanı Bahattin Gökdemir, gazetemizin sorularını yanıtladı.

YEŞİL ALTINI RANTA KURBAN ETMEYELİM

Gökdemir; “ Didim’de 20 bin dekar resmi, 25 bin dekar da henüz kayda geçmeyen alanda ziraat yapıldığını, Didim’de kadim tarım ürünü olan zeytincilikten kalma doğal ağaçlarda ilave edilirse, Didim de 1.5 milyon zeytin ağacı var, çıkarılacak yasa  zeytincilikten para kazanan ailelerin ve Avrupa’da yükselen değer olan Türk Zeytinciliğine zarar verebilecek bir içerik taşıyor.

Didim’de resmen zeytinlik yapılsın diye 750 aileye dağıtılmış 28’er dönüm zeytinlik arazisi var bunca yıllık emekler küçük değerler karşısında kaybolabilir.

İspanya’da katıldığımız bir zeytincilik toplantısında zeytinciliği geleneksel yöntemler dışında ve teknolojiye yakın alanlarda yaptıkları için kalite düşüşü yaşadıklarını belirtmişlerdi ve Türk Zeytinciliğini kendilerine rakip gördüklerini belirtmişlerdi. Bu anlamda Çanakkale’den başlayıp Akdeniz çanağında yetişen dünyanın en kıymetli zeytinini ranta kurban etmeyelim. “ dedi.

Çıkarılacak yasanın zeytinciliği geliştirecek ve yeni yöntemlerle kalitesini ve rekoltesini artıracak nitelikte olmasını istiyoruz, tarım alanlarına yakım bölgelerin bile değil sanayiye imara bile açılmaması lazım, biz Didim başta olmak üzere zeytinciliği Avrupa’da yarışacak bir hale gelmemizinle birlikte bu yasa tasarısının hazırlanmasına bir anlam veremedik,  Yeşil Altın olarak bilinen bu ürün ile ülke ekonomisinin kazancı her geçen gün artıyor ve daha yüksek yerlere gelmeye aday bir ürün olduğunu belirtti. ve Didim Ziraat Odası Başkanı olarak “Zeytinime, Zeytinliğime Dokunmayın” dedi.

‘Herkese aitim ve kimseye ait değilim, siz gelmeden önce de buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım’ Homeros  / Kutsal zeytin ağacı

Kampanyalarda imzaya açılan ve muhatapları metnin sonunda yazılı olan metin şöyle;

BASINA VE KAMU OYUNA

Zeytinimiz… Ekmeğimiz, aşımız, nefesimiz, geçim kaynağımız. Dağlarımızın, ovalarımızın süsü. Kutsal kitapların baş tacı…

Zeytinlik alanın tanımını değiştiren, zeytinliklerimizi termik santrale, toplu konuta, sanayi tesislerine, maden ve taş ocaklarına dönüştürüp zeytini ve zeytin üreticisini yok edecek olan yasa tasarısı, yeniden görüşülecek.

Tasarı komisyondan ve meclis genel kurulundan onaylanarak geçerse zeytinlik alanların tanımı tamamen değişecektir. Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanuna yapılacak ekleme ile bir dekarlık alanda en az on beş kültür çeşidi veya yabani zeytin ağacı bulunmuyorsa, o alan zeytinlik alan vasfında sayılmayacaktır. Zaten ‘kamu yararı’ gibi kriteri belli olmayan bir istisnai hükümle delik deşik edilmiş zeytini koruma yasasının uygulama alanı son derece kısıtlanacak, hatta zeytini koruma yasası tamamen işlevsiz hale getirilecektir. Bu tanıma göre ülkede neredeyse hiç zeytinlik alan kalmayacaktadır. Zira modern tarım uygulamaları öncesinden kalan, çok eski dikim zeytinliklerde ağaçlar arası mesafede bir standart uygulanmamış, ağaçlar oldukça seyrek dikilmiştir. Özellikle eski zeytinliklerin bir bölümünde 15 zeytin ağacı bulmak kolay kolay mümkün olmayacağı için bu tasarıya göre neredeyse tüm zeytinlikler zeytinlik alan tanımı dışında kalacağından, amaç dışı kullanıma açık olacak, Mesela fabrika, maden ocağı, taş ocağı, yol enerji üretim tesisi açılması için tahsis edilebilecektir.

Tasarıda izinsiz ağaç kesimi için belirlenen idari yaptırımlar caydırıcı olmaktan uzak ve gülünçtür. İzinsiz kesinlen her bir ağaç için belirlenen iki bin Türk Lirası idari para cezası, rant beklentisi içindeki sermayenin kolayca ödeyebileceği bir cezadır.

Şifadır zeytin. Sadece gıda maddesi değil, aynı zamanda ilaçtır. İyileştirir yara bereyi. Bebeğin kremidir. Ülserin çaresi. Kanserin düşmanı… Tasarının yasalaşması halinde, yediği içtiği her şeyden zaten korku duyar hale gelen halkın sağlıklı gıdaya erişim hakkı da engellenecektir.

Ülkemizde zeytinin yaygın olarak bulunduğu sahil bandı, aynı zamanda turizmin de hareketli olduğu kesimdir. Bu bölgelerde zeytinlik alanlarda yapılması muhtemel sanayi tesisleri bölgenin turizm potansiyelini kesinlikle olumsuz etkileyecektir. Burhaniye ovalarında, sarımsaklı plajında, Akçay, Altınoluk Sahilinde bacalarında kara duman tüten fabrikaların, termik santrallerin gölgesinde turizmi düşünmek mümkün müdür?

İtiraz ettiğimiz yasa tasarısı ne yazık ki hükümetin tarımı destekleme politikalarıyla çelişmektedir. Zeytinciliği destekleme kapsamına aldıklarını söylerken aradan geçen iki yılda ne değişmiştir ki binlerce dönüm zeytinlik alan gözden çıkarılmış, yok edilmek istenmektedir. Zeytinyağı ihraç eden bir ülke ilken zeytini ve zeytinyağını ithal eden bir ülke durumuna düşmek istemiyoruz.

Yeni yasa tasarısı kanunlaşırsa bundan hepimiz zarar göreceğiz. Bu nedenle geniş zeytinlikleri olduğunu bildiğimiz körfez belediyelerimiz olmak üzere, tüm zeytin üreticilerini, il ve ilçelerinin ziraat odalarını, zeytin üretici derneklerini, zeytincinin en büyük örgütü olan TARİŞ’i, sofrasından zeytin ve zeytinyağından vazgeçmeyen tüketiciyi kısacası herkesi bu tasarıya itiraz etmeye ‘’ZEYTİNİME DOKUMA’’demeye davet ediyoruz.

Şunu belirtmek isteriz ki, ülke ekonomisinin canlanmasını sağlayacak ve istihdam sorununu çözecek yatırımlara itirazımız yok, olamaz da. Ancak bu yatırımların doğru planlanması, bir kesim desteklenirken başka bir kesimin mağdur edilmemesi, doğanın, ekolojik dengenin mutlaka gözetilmesi, telafisi imkânsız zararlara neden olmaması gerekmektedir.

Saydığımız nedenlerle, ülkemizde zeytinin ve zeytinciliği ölüm fermanı olacak bu yasa tasarısının bir daha gündeme getirilmemek üzere, geri çekilmesini atılacak her adımda, planlanan her projede öncelikle halk sağlığının çiftçi ve üreticinin ve üreticinin ve ekolojik dengenin gözetilmesi gerektiğini bildiriyoruz.

ZEYTİNLİKLERİMİZDE, TARIM ALANLARIMIZDA KATLİAMA HAYIR!

Muhatapları,

Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Mehmet Sarı (Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi)

Zeki Aygün, Emin Haluk AYHAN, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Katip Üye Tülay Babuşçu, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanvekili Mehmet Erdoğan, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı İbrahim Yiğit, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi & Teknoloji Komisyon Başkanlığı Halil Mazıcıoğlu, Ümit Özgümüş, Erdan Candan, İbrahim Binici, Bahattin Şeker, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Sözcüsü Mehmet Erdem, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Hüseyin Samani, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Doğan Şafak, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Halil Aksoy, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Seyfettin Yılmaz, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ramis Topal, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Adnan Yılmaz, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bedrettin Yıldırım, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bünyamin Özbek, Hasan Ören, Özlem Yemişçi, Mustafa Öztürk, Ali Ercoşkun, Kemak Değirmen, Osman Aydın, Alim Işık, Hüseyin Üzülmez, Mehmet Ali Susam, Erdal Aksünger, Hüseyin Filiz, A.Kenan Tanrıkulu, Faysal Sarıyıldız, Didem Engin, Omsan Boyraz, Nureddin Nebati, Osman Boyraz, Mehmet Erdoğan, Şahin Tin,

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 12 Haziran 2017 15:10

ENGELSİZ ÇAYBAHÇESİ HİZMETTE

ENGELSİZ ÇAYBAHÇESİ HİZMETTE

Didim Yöresi Engelliler Derneği (DİYED)  Akbük’te engelsiz çay bahçesini hizmete açtı. Geçtiğimiz yıl ilk kez hizmet vermeye başlayan çay bahçesi için yakında bulunan bir otel plaj kumu ile çevre düzenlemesi yapmış ve engellilerin denize tekerlekli sandalyeleri ve koltuk değnekleri ile  rahatça ulaşabilecekleri bir de rampa düzenlemesi yapıldı. Ancak bedensel engellilerin denize ulaşabilmeleri ve için gerekli olan  asansör ve hizmet verecek olan bir fizyoterapistin eksikliği  hissediliyor.

Bu sene plaj kumu için Didim’de resmi kurum inşaat ihaleleri işi alan Soylu İnşaat Firması sahibi Muharrem Soylu’nun Peyzaj düzenlemeleri ve plaj düzenlemesi için gerekli kumu temin edeceği öğrenilen plajın önümüzdeki hafta eksikleri giderildikten sonra tam kapasite hizmet vermeye başlayacağı öğrenildi.

DİYED Başkanı Bedri Altıntaş geçen yılda işletilen büfenin bu yıl yine engellilere hizmet vereceğini ve ayrıca buradan hizmet almak isteyen Didimlilere vereceği hizmetler karşılığı  hem derneğe gelir temin edecek hem de nezih bir ortam sağlanacak.

Didim Yöresi Engelliler Derneği yararına işletilecek olan bu plajlı çayevinden elde edilecek gelir de yine Didim Yöresi Engelliler Derneğine kalacak.

DİYED BAĞIŞ TOPLAMAZ

 

Gelir getirici çalışma olarak hiçbir zaman bağış toplama yöntemini seçmediklerini de belirten Altıntaş; “DİYED’in gönüllülerinin destekleri ile engellilere ulaştığını belirtirken, son bir haftadır sıkça aldığımız telefonlar ve şikayetler doğrultusunda Didimliler uyarmak istiyorum, İlçemizde Engellilerle alakası olmayan ama Engelliler adına sahte makbuz ve izin belgeleri oluşturarak çeşitli yollarla para toplayan kişi ve kuruluşlar dolaşmaktadır. Tekrar söylüyoruz kapı kapı dolaşıp vatandaşlarımızın duygularını sömüren, toplamış oldukları bu paraların nereye gittiği belli olmayan bu istismarcı insanlara itibar etmeyiniz. . Didim Engelliler Derneği olarak, bu fırsatçı ve sömürücü kişi ve kuruluşlarla mücadelemiz her zaman devam edecektir. İş yerinize, mahallenize, kapınıza gelen bu rantçıları , anında İl Dernekler Müdürlüğüne ve 155 nulu telefonla kolluk kuvvetlerine ihbar etmenizi rica ediyoruz. Ayrıca ilgileri ve duyarlılıkları ile bu istismarcıları, arayarak bize bildiren tüm dostlarımıza teşekkür ederiz. Biz birlikte güçlüyüz.  Bu sömürücülere fırsat tanımayalım” açıklamasında da bulundu.

Yayınlandığı yer Didim