19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

VALİ KÖŞGER GEKA TOPLANTISINA BAŞKANLIK YAPACAK

Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın 97. Yönetim Kurulu toplantısı, Denizli’de yapılacak.  28 Temmuz 2017 Cuma günü saat 10:00’da Denizli Valiliği Toplantı Salonu’nda yapılacak olan  toplantıya Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger Başkanlık edecek.

Toplantı, GEKA Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger’in başkanlığında; Denizli Valisi Hasan Karahan, Muğla Valisi Esengül Civelek, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Aydın Sanayi Odası,  Başkanı Mehmet Yunus Şahin, Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci ve GEKA Genel Sekreter vekili Özgür Akdoğan’ın katılacak. .

ilk bölümü basına açık olarak yapılacak toplantıda, Aydın, Denizli ve Muğla illerini kapsayan     bölgenin kalkınmasına yönelik gündem maddelerinin ve projeler konuşulacak.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 27 Temmuz 2017 14:43

SU KAMYONU YAN YATTI

SU KAMYONU YAN YATTI

Didim Adnan Menderes bulvarı üzerindeki kavşakta üzerindeki yükün ağırlığı ve düzensiz yüklemeden kaynaklı olarak dönüş yapamayan kamyon yan yattı ve üzerindeki pet şişeler yola döküldü, Bir süre trafiği  aksatan araç ve yoldaki sular  firma yetkilileri tarafından toplandı ve kamyon çekilerek yol trafiğe açıldı.

 

Önceki gün akşam saatlerinde yaşanan kazada Can kaybı olmadığı ve  aynı firmaya ait başka bir aracında geçtiğimiz yıl aynı yerde kaza yaptığı öğrenildi.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 27 Temmuz 2017 14:42

AKÇED 10.YILINI KUTLUYOR

AKÇED 10.YILINI KUTLUYOR

Akbük Çevre ve Kültür Derneği AKÇED 10. Yılını kutluyor, yarın Akbük Çelebi Restoranda yapılacak olan kutlamalar saat 20’de başlayacak.

Akbük Kültür ve Çevre Derneği Başkanı Ferda Kılıç; “Sizleri; dik durarak yılmadan, sabır ve hoşgörü ilşe sürdürülen "Çevre ve Kültür Mücadelesinin 10, Yılından birlikte olmaya çağırıyoruz” davetiyle tüm duyarlı Didimlileri kutlamaya çağırdı.

Başkan Kılıç; “AKÇED yönetim kuruluna emek veren kişiler, hiçbir siyasi makamın, “köşe-başı”nın meraklısı adayı, heveslisi hiç olmadılar. Bu nitelikli demokratik kitle örgütünün başkanı olarak, 10. çalışma yılımızı şerefimizle kutlarken bütün çalışma arkadaşlarıma, değerli Akbük halkına çalışmalarımıza destek veren resmi ve gayri resmi tüm makam, kurum ve birimlere selam olsun diyorum; teşekkür ediyorum” dedi.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim

İllerin milletvekili sayıları değişti!Aydın Millet vekili Sayısı Arttı

Anayasa değişikliği ile 600’e çıkarılan milletvekili sayısı nedeniyle, illerin çıkaracağı milletvekili sayıları da değişiyor. İşte il il yeni sayılar…

 

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre, illerin çıkaracağı milletvekili sayıları, anayasa değişikliği ile getirilen 600 milletvekili sayısına göre yeniden hesaplandı.

 

Ayrıca Ankara ve İstanbul 3, Bursa ve İzmir 2 seçim bölgesine bölündü.

İşte il il yeni sayılar;

 

Yayınlandığı yer Didim

Biri Didim’e Biri Leros’a

BARIŞ İÇİN İKİZ HEYKEL

22.si düzenlenecek Barış Şenlikleri için Didim Belediyesi Meclis Salonunda Siyasi Parti temsilciler ve STK temsilcileri ile bir araya gelinerek şenliklerinin organizasyonu hakkında bilgiler verildi ve öneriler alındı.

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay başkanlığında toplanan temsilciler görüşlerini aktardılar ve kurumları adına yapa bilecekleri ya da yapılmasını istedikleri önerileri bildirdiler. Başkan Atabay 22 yıldır devam eden ve son yıllarda bazı engellemelerle şenlik havasının yansıtılamadığı  1 Eylül günü için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da davet ettiklerini, programı uygun olması halinde Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun katılmak istediğini bildirdi ve Genel Başkanın katılması durumunda karar verilecek programa sadık kalarak bazı değişikliklerin yapılabileceği belirtildi.

Didim Belediyesinin halen projelendirdiği  ve uluslararası görüşmelerinin de tamamlanan barış heykelinin hem Didim’de Aytepeye ikizinin de Didim’in kardeş kenti olan  Yunanistan’ın Leros adasına dikilmesini planladıkları yapılan görüşmeler sonucunda Leros Belediye Başkanı’nın ve Leros’dan bir heyetin yapılacak törenlere katılacağı bilgisini paylaştı. Yapılan heykelin sanatçısı Eray Okkan’ın daha önce Yenimahalle  kavşağına dikilen Atatürk heykelini yaptığı da biliniyor.

Bu bilgilerden sonra katılımcılar görüşlerini bildirdiler. Didim’deki iki müzik derneğinden DİKSAD’ın koro şefi olan Saliha Aygün şenlikler boyunca konser verebileceklerini belirtti. DİMDER adına Seher Giray’da dernek olarak Yunanca  ve balkan dillerinde şarkılar hazırlayarak bir konserle katkı koyabileceklerini belirttiler.

DAHOT Adına katılan İlyas Baydur’da 30 Ağustos’ta başlayıp 2 Eylülde bitecek Olan DAHOT Uluslararası Folklar festivalini Barış Şenlikleri içine katabileceklerini belirti. Aydın Kültür ve Tarih Derneğinden Musa İlhan derneklerinde 1200 kadar Aydın tarihi ile ilgili fotoğraf bulunduğunu bir çoğu özgün fotoğraflardan oluşan ve Mübadeleyi konu o alan 300 kadar resimle şenlik boyunca bir sergi açabileceklerini belirtti, ellerindeki fotoğraflarla ilgili olarak farklı zamanlarda ve farklı konularda destek verebileceklerini belirtti.

Didim  Kültür Mirasını Koruma Derneği Başkanı ve Türk Yunan Dostlukevi’ni kuran Mustafa Şentürk 22 yıldır bu şenliklerin organizesinde bulunduğunu tertip komitelerinde yer aldığın söyledi ve Mübadele sırasında  Didim’den Yunanistan’a giden ve Yeronda adıyla yerleşim yeri kuran bir gurup mübadilin ve Kavala’dan 25 kişilik bir gurubun yerel yöneticileri ile birlikte şenlikler sırasında Didim’e gelmek istediklerini söyledi ve bu gelmek isteyenlerin kendi folklor gurupları ile beraber 1 Eylül Barış Şenliklerini katkı koymak isteklerini aktardı. Şentürk ayrıca Almanya’daki Kardeş Kent Laubach’tan da davetliler olması gerektiğini bu davranışın Türkiye ile Almanya arasındaki gerginliğe rağmen Türkiye’de halkların barış istediğinin bir göstergesi olabileceğini fikrini de paylaştı.

Didim Rumeli Kültürünü Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Gülay Zübeyde Yalçın, şenlik boyunca çeşitli destekler sunabileceklerini  ve Yunanistan’ın Kavala ve Yeronda bölgelerinden gelenleri oteller yerine kendi evlerinde konuk etmek istediklerini belirtti, bu davranışın savaşların ve düşmanlıkların vatandaşlar tarafından başlatılmadığı ve sürdürülmediği, halkların kardeş olduğunun vurgulanmasındaki önemi ortaya çıkarmak istediklerini söyledi ve Didim’deki mübadil aileler adına her eve bir konuk alabileceklerini belirtti.

Siyasi Parti temsilcilerinde ilk Ak Parti İlçe Başkanı Cenk Ünlü şenlikler için Yunanistan’dan ve adalardan  Türkiye’ye gelmek isteyenlerin Didim’e ücretsiz olarak getirilebilmelerinin olanaklarının araştırılmasını istedi ve en az 2 feribotun o günlerde Didim’e gelmesi önerisi Belediye Başkanı Deniz Atabay tarafından da değerlendirilebilecek bir öneri olarak kabul edildi.

HDP EŞ Başkanı Nuri İşbilir’de barış fikrinin yaşatılması toplumların barış içinde yaşatılması konusunda hem fikir olduklarını belirterek uluslararası barış teması ile birlikte aynı topraklarda yaşayan halklarında barışı hazmetmeleri adına çalışmaların yapılmasını, Güneydoğu’daki halklarında barış istediğini bu konuyla ilgli olarak Diyarbakır Sur ilçesindeki devam eden kentsel dönüşümden mağdur olanlarında Didim’e davet edilmelerini istedi.

Didim Ülkü Ocakları Başkanı ve Efeler Mahallesi Muhtarı Mehmet Emin Öztürk bu fikre karşı çıkarak Sur’da yaşananların barışçıl amacı olmadığını dolayısıyla hendekler bahçe sulamak için açılmadığını bildiklerini belirtti.

Gençlerin Barış şenliklerinde kendilerinin özgün projeler hazırladıklarından bahseden Başkan Deniz Atabay, iki tane kültürel ve sanatsal projeden de bahsetti.

Ticaret Odasın Kültür Merkezini yapanlara teşekkür ederek artık ihtiyaca cevap veremez haline geldiğini, defterdarlığın arkasındaki 11 dönümlük bir alanda Didim’e yakışır çok amaçlı salonların ve bir çok ihtiyacı giderecek donanımda bir kültür merkezi  yapmayı planladıklarını ve bununla ilgili plan ve tapu değişikliğinin yapıldığını Aydın Büyükşehir Belediyesinin bu alana bir kültür merkezi yaparak Didimlilere teslim edeceğini bu konuyla ilgili olarak sezon sonunda temel atma aşamasına gelinebileceğini belirtti.

Ayrıca Hisar Mahallesindeki 100 metrekare iki katlı bir binanın kent kültürünün özelliklerini yansıtacak kentin hafızasını yaşatacak  ve adının da ‘Mübadil Müzesi’ olacak olan bir kent müzesi çalışmasında da son aşamaya gelindiğini söyledi.

Eğitim Sen adına katılan Turgay Elçi, Didim Belediyesi tarafından halen düzenlemesi süren Elif Kanlıoğlu Barış Parkının açılışı için Didim’de Gar Katliamıyla anılan 10 Ekim Barış yürüyüşünü organize eden 4 federasyonun başkanlarının 2 Eylül günü Didim’de olacaklarını, eğer teknik olarak mümkünse şenliklerin 2 Eylül’e kadar uzatılmasını istedi ve böylece yurt dışında barışı tesisi etmek kadar yurt içinde de barış adına kaybedilen insanların unutulmaması sağlayacağını  söyledi.  Programın uzatılamaması halinde  genel başkanlara görüşerek değişiklik olanağı olup olmadığının yeniden değerlendireceğini de söyledi.

 

Toplantı bu önerilerle sonlandırılırken, Başkan Atabay, 31 Agustos 2017’de  başlayıp 1 Eylül’de bitecek olan 2 günlük şenlik için  önerileri değerlendireceklerini, daha sonra paydaşlarla tekrar paylaşılacağını belirtti ve Heykel dikimi, Yalı Caddesinden başlayıp Yeni konulacak olan Barış Anıtı önünde bitecek Barış Yürüyüşü ve Cumhuriyet Meydanında bir Konser’in netleşen program olduğunu ve önerilerin bu program arasında dağılımı ve mekanları konusundaki sekretarya çalışmasını belediyenin yürüteceğini söyleyerek toplantı tamamlandı.

Yayınlandığı yer Didim

Deprem Günü Eve Girmeyen Didimliler, Deprem Eğitimine İlgi Göstermedi

DEPREMDEN BİZİ 3U 1D KORUR

Didim Arama Kurtarma Eğitim ve İtfaiyeciler Derneği, Ticaret Odası, Belediye ve Kent Konseyi ile birlikte önceki gün Didim Ticaret Odasında Deprem Bilinci eğitimi verdiler.

Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız ve Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ ve Didim Arama Kurtarma Eğitim ve İtfaiyeciler Derneği  Başkanı Faruk Uludağlı dışında protokolün önem vermediği toplantıyı, 4 gün boyunca belediye anons siteminden ve Didim Yerel basınında duyurulmasına rağmen eğitimi 20 kadar Didimli ilgi gösterdi.

Eski Başkan Veysel Çalımsız’ın  açılış konuşmasını yaptığı eğitimde deprem anında ve sırasında neler yapılması gerektiği konusu ve ülkede bu güne kadar yaşanan depremlerdeki sayısal veriler anlatıldı. Deprem eğitimlerinin derneklerinin kurulduğu 2009 yılından beri 10 kadar eğitimci ile Didim’deki tüm okullarda uygulamalı ve tatbikatlarla gösterdiklerini söyleyen Çalımsız  3 gün önce deprem korkusu ile evlerine giremeyen 1000’lerce kişinin böyle bir eğitime neden katılmadığını merak ettiğini de söyledi.

Deprem eğitimi ile birlikte inşaat sektörünün de teknik olarak depreme dayanıklı yapılar yapmaları gerektiğini belirten Veysel Çalımsız, konunun teknik ve jeolojik yönünü anlatabilmek için Aydın Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Kuru’yu da davet ettiklerini belirterek sözü Kuru’ya bıraktı.

Kuru son depremle birlikte sürüdürlen jeolojik çalışmaların ne kadar doğru ve düzgün yapıldığının ortaya çıktığını belirterek Didim deprem fay hatlarının direk etkilemedi bir coğrafyada bulunmasından dolayı şanslı dedi ve bu depremin bundan 4-5 yıl önce tahmin edildiği gibi olduğunu, artçılarının da 1 ay kadar daha devam edeceğini belirtti ve halen 3 ve üzeri artçıların sürdüğünü ve  Didim’e yakın bir bölgeden geçen fay hattının Didim’deki jeologlar ve inşaat sektörü tarafından bilindiğini bu hattın üzerine hiçbir teknikle ev yapılamayacağını belirtti.

Kıyıda ya da kıyıya yakın Gökova körfezi ve Bodrum yarımadasının Didim kadar şanslı olamayacağını bu bölgedeki deprem sistematiğinin ve fay atımlarının farklı özellik gösterdiğini söyledi.

Güncel değerlendirmelerin halkın ruhsal durumu düşünülerek fazla uzatılmaması önerisinde bulunan Başkan Kuru Deprem’den korunmanın en önemli yönetiminin depreme dayanıklı ve Jeolojik değerlendirmeleri mutlaka göz önüne alarak ve zeminden başlayan sağlamlaştırma ve güçlendirme yöntemleri konusunda hassas davranılmasında geçtiğini belirtti ve belediyeleri  bu konuda müsamaha göstermeden Jeoloji Disiplinlerine mutlaka uymalarını istedi.

Aydın özelinde ve Türkiye genelinde bir çok belediyede Jeolog ya da Jeoteknikçi çalışmadığını  bu durumun bir tercih olmaması gerektiğini bir zorunluluk olması gerektiğini belirtti.

Depreme dayanıklı binalar düşünülürken 3 U 1 D kuralının uygulanması bir durum değil zorunluluk olmalıdır. Bunlar Uygun Arazi, Uygun Proje ve Uygun malzeme ile imalat, tüm bunlar bir araya gelince de imalat sürecinde kesin Denetim olamazsa olmazımız olmalı dedi.

Daha sonra soru cevap kısmına geçen Kuru az sayıdaki dinleyicinin sorularına cevap verdi.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim

GERÇEK TOPLUSÖZLEŞMEYİ GERÇEK SENDİKA YAPAR!

Eğitim Sen Didim Temsilciliği Yürütme Kurulu Adına öğretmen  Turgay Elçi hükümetle kamu sendikaları arasında başlayacak toplu sözleşme görüşmeleri ile ilgili olarak bir basın bildirisi yayınladı.

Elçi “Toplusözleşme Taleplerimizde Israrcıyız” dediği açıklamasında “kayıplarımızın ve taleplerimizin karşılandığı bir toplusözleşme istiyoruz!” dedi

Eğitim Sen Didim Temsilciliği Yürütme Kurulu Adına öğretmen  Turgay Elçi “Sendikal faaliyetlerin OHAL gerekçesiyle engellendiği ve hukuk dışı bir şekilde suç kapsamına alınmaya çalışıldığı, en demokratik eylemlere bile tahammül edilmediği bir ortamda, 2018-2019 dönemi toplusözleşme görüşmeleri başlayacağını” iddia etti.

Elçi; “Bugüne kadar yapılan toplusözleşme görüşmelerinde benimsenen hükümet yanlısı tutum ve imzalanan sözleşmelerde kaybeden her zaman biz emekçiler, kazanan ise siyasi iktidar olmuştur. Son toplusözleşmede enflasyon farkının hesaplamaya katılmaması nedeniyle kamu emekçileri yanlış hesaplamadan dolayı mağdur edilmiştir. Bir yıl içinde TL’de yaşanan değer kaybı %18’in üzerindedir. Bu rakamlara yıllık resmi enflasyonun yüzde 11’e dayanmasıyla satın alım gücümüzde yaşanan azalmayı da eklediğimizde, sadece ekonomik anlamda yaşadığımız kaybın büyüklüğü ortaya çıkmaktadır.

Toplusözleşme görüşmelerinin kamu emekçilerinin çoğunun tatilde olduğu, kamu emekçilerinin bir milyondan fazlasını oluşturan eğitim ve bilim hizmet kolunda işyerlerinin kapalı olduğu bir dönemde yapılacak olması emekçiler açısından büyük bir dezavantajdır. Bu durum, iktidarın elini önemli ölçüde güçlendirirken, kamu emekçilerinin elini ciddi anlamda zayıflatmaktadır. Bütün sınırlılıklarına ve eksikliklerine rağmen, kamu emekçilerinin toplusözleşme süreci, başta ağır ekonomik sorunlarımız olmak üzere, çalışma ve yaşam koşullarımıza ilişkin kalıcı çözümler üretilmesi için somut talepler etrafında mücadele edilmesi açısından ayrı bir önem taşımaktadır” dedi.

TOPLUSÖZLEŞME TALEPLERİMİZDE ISRARCIYIZ!

KESK olarak ve Eğitim Sen olarak 2018-2019 yıllarını kapsayacak olan toplusözleşme sürecinde temel talebimiz toplumdaki adalet talebinin dikkate alınması, özellikle 15 Temmuz sonrasında kamuda yaşanan cadı avı niteliğindeki ihraçların geri alınması, idari ve siyasi tasarrufların değil, hukukun işletilmesi, adaletin tecelli etmesidir” diye devam eden açıklamada “ Toplusözleşme sürecinde temel taleplerimiz başlığı altında şu isteklerde bulunuldu.

“2018-2019 toplusözleşme dönemine ilişkin ekonomik kayıplarımız, TL’de yaşanan değer kaybı ve satın alma gücündeki azalma üzerinden net bir şekilde hesaplanarak ödenmeli ve söz konusu fark, kamu emekçileri ve emeklilerin taban aylığına mutlaka yansıtılmalıdır.

Yılın ikinci yarısında maaşlarımızda yaşanan erimenin önüne geçilebilmesi için artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmeli, ek dersler başta olmak üzere, tüm ek ödemeleri temel ücrete ve emeklilik hesaplamasına dahil edilmeli, bu konuda yaşanan mağduriyetler mutlaka giderilmelidir.

Eğitim öğretim tazminatı senede iki kez en az bir maaş tutarında olmalı ve ayrım yapılmaksızın bütün eğitim ve bilim emekçilerine ödenmelidir.

Yıllardır talebimiz olan 3600 ek gösterge uygulaması bu toplusözleşme döneminde mutlaka hayata geçirilmelidir.

OHAL KHK’ları ile hukuk dışı bir şekilde hayata geçirilen ihraçlar ve açığa almalara son verilmeli, hukuki deliller ve mahkeme kararları olmadan ihraç edilen tüm kamu emekçileri derhal görevlerine iade edilmelidir.

İş güvencemizi ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü hazırlık ya da girişim derhal durdurulmalıdır. Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik ve mülakat sınavına, performans değerlendirme ve esnek çalışma uygulamalarına son verilmelidir.

En az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde bebek bakım üniteleri ile kreş açılmalı, çalışan sayısı 50’en az olan işyerleri birleştirilerek, ihtiyaç duyan tüm kamu emekçilerinin kreş hizmetinden faydalanmaları sağlanmalıdır.

Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki yasal ve fiili engeller kaldırılmalı, özgür bir toplusözleşme düzeni yaratılmalıdır.”

 

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 26 Temmuz 2017 14:21

2016 Yılı Gazetecilik Ödülleri Verildi

2016 Yılı Gazetecilik Ödülleri Verildi

Aydın Gazeteciler Cemiyeti 2016 yılında yapılan haber ve sayfa düzenlerine ödüller verdi, meslekte 20 yılını dolduran gazetecileri de plaketle ödüllendirdi.

24 Temmuz günü Atatürk Anıtına çelenk bırakan Aydın Gazeteciler Cemiyeti başknaı Semra Şener burada da bir konuşma yaparak gazeteciliğin öneminden ve mesleğin zorluklarından bahsetti, çelenk törenine katılan yönetim kurulu üyeleri akşam da ödül törenine katıldılar.

Adnan Menderes Üniversitesi’nden oluşan Jüri’nin değerlendirmesi ile belirlenen ödül töreni 24 Temmuz Gazeteciler Bayramına denk getirildi ve ödül töreninde Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener bir konuşma yaptı.

Şener konuşmasında Sansürün kaldırılışın yıldönümünü kutlarken, tutuklu bulunan 106 gazeteciyi de hatırlattı ve özgürlüklerini ve adil yargılanmalarını istedi.

Şener yerel basının desteklenmesi için her eve her işyerine bir yerel gazete kampanyası ile yerel basının desteklenmesini de istedi.

Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener konuşmasına; “Sayın valim, Sayın büyükşehir belediye başkan vekilim, Sayın rektörüm , ilçelerimizin değerli belediye başkanları, Protokolümüzün sayın üyeleri,  saygıdeğer kurum  müdürlerimiz, Sivil toplum kuruluşlarımızın değerli başkanları, yönetim kurulları ve üyeleri çok kıymetli misafirlerimiz, değerli basın dostlarımız, Aydın basınının çok değerli mensupları

Aydın Gazeteciler Cemiyetimizin her yıl geleneksel olarak düzenlediği AGC basın ödülleri törenine hepiniz hoş geldiniz şerefler verdiniz” diyerek başladı.

Başkan Şener konuşmasına şöyle devam etti; “Bugün 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı. Aynı zamanda basında sansürün kaldırılışının 109.  Yıldönümü.  Demokrasinin vazgeçilmez unsuru basın, yasama, yürütme  ve yargıdan sonra gelen dördüncü büyük kuvvettir. Gücünü halktan ve yasalardan alır. Halkla, yönetim birimleri arasında bir köprü görevi görür.

Bu denetleme yetkisi sayesinde basın, görevini layıkıyla yapanın dostu, yapmayanın ise korkulu rüyasıdır.   Demokrasinin ise olmazsa olmazıdır. İşte bu yüzdendir ki sansürsüz olmalıdır. Özgür olmalıdır. Bunları sağlayamadığımız takdirde, basın özgürlüğü ve demokrasiden söz etmemiz olanaksızdır.

Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türk basını için;  “Basın bir milletin müşterek sesidir. Başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir. Gazeteciler gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır” diyerek cumhuriyetle birlikte, Türk basınına bir yol haritası çizmiştir. Bizler büyük Türk milleti olarak yüzyıllardır, tüm dünyaya haykırdığımız özgürlük aşkımızı  Türk basını olarak da, dünya döndükçe haykırmaya devam edeceğiz.

Bugün bildiğiniz gibi Lozan barış anlaşmasının da yıldönümüdür. Bu anlaşma ile Türkiye’nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü güvence altına alınmıştır.  Bu, bir ülke için hayatidir ve olmazsa olmazdır.  Özgür olmayan ülkelerde özgür basından söz etmek nasıl mümkün değilse, Basının özgür olmadığı bir ülkelerde de özgürlükten söz etmek olanaksızdır.

Bizler  24 Temmuz’u bu yıl buruk kutluyoruz. 106 meslektaşımız mesleği sebebiyle tutukludur ve aylardır da yargılanacakları günü beklemektedirler.

Türk basını adına adaletin bir an önce tecelli etmesini beklediğimizi haykırmak isteriz.  Bizler, gazeteci kimliği arkasına saklanarak,  bu memleketin varlığına ve birliğine göz dikmiş her kim varsa, Türk adaleti önünde hesap vermesini herkesten çok isteriz. Çünkü gerçek gazeteciler,  gerçek suçluların ortaya çıkarılmasını isterler.

Fakat basın kanununun kendisine tanıdığı sınırlar çerçevesinde, Sadece mesleğini yaptığı için tutuklu bulunan meslektaşlarımızın da bir an önce özgürlüklerine kavuşmaları, bu 24 Temmuz’da en büyük arzumuzdur.

Demokrasimizi her türlü tehdit ve tehlikeden ancak ve ancak özgür basınla koruyabiliriz. Bunun en önemli kanıtı ; Türk basınının , 15 Temmuz’da hain darbe girişimi karşısında aldığı çok net tavrıdır.  Türk basını ve Aydın basını,  gücünün farkında ve sorumluluklarının bilincindedir. Bunu da , hain darbe girişiminde sadece hizmetinde olduğu milletine değil tüm dünyaya haykırmıştır.

Bugün burada basın bayramı için buluşan  tüm gazeteci meslektaşlarım, görevlerinin 24 saat başındadır.  Vatanı ve memleketi için attıkları her manşet, Yazdıkları her satır , çektikleri her kare fotoğraf çok kıymetlidir.

Aydın’ın ve ülkenin dertleriyle dertlenmek, sorunlarına çare bulmak adına döktükleri her damla ter kutsaldır. Verdikleri mücadele takdire şayandır.  Üstelik bunu inanılmaz şartlar ve büyük imkansızlıklara rağmen başarmaktadırlar. Aydın Gazeteciler Cemiyeti, her bir meslektaşıyla ayrı ayrı gurur duymaktadır.

Her yıl kendini yenileyen,  Teknolojiyi ve gelişmeleri günü gününe takip eden bir meslek aşkıyla bağlıdırlar  mesleklerine. Birbiriyle hem  rakip , hem de ekmeğini ve emeğini bölüşecek kadar özverili ve merttirler. İyi günde, kötü günde bir ve beraber olmayı bilirler.  O yüzden övgülerin en güzelini hak etmektedirler.

AGC 2016  Basın Ödülleri yarışmamıza katılan meslektaşlarıma huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.  5 Haziran - 8 Temmuz arasında devam eden başvurularımızın sonrasında 12 Temmuz’da üniversitemizde ödül komisyonumuz toplandı.

Hepsi çok değerli hocalarımız ve meslektaşlarımızdan oluşan komisyonumuz büyük bir titizlikle tüm çalışmaları tek tek incelediler.  Birçok dalda, seçmekte büyük zorluklar yaşadılar.

Hem hocalarımızın,  hem de meslektaşlarımızın ortak fikri;  yerel basının her yıl bir önceki yıla göre büyük gelişim göstermesiydi. Bence en sevindirici yanı da burasıydı. Bize bu gururu yaşatan tüm gazeteci meslektaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.

Mümkün olsaydı hepinizi ayrı ayrı birinci ilan etmek isterdik fakat bu bir yarışma. Bizler , zor da olsa bu seçimi yaptık. Katılan ve kazanan tüm gazeteci meslektaşlarımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum.

Aydın basını için, hepiniz ayrı bir şans ve değersiniz arkadaşlar. Sağ olun var olun. Yaptıkları işle Aydın’ın tarihini geleceğe satır satır yazan tüm meslektaşlarım adına sizlerden son bir şey isteyerek konuşmama son vermek istiyorum.

Onların bu başarılarını ödüllendirmenin en iyi yolu Her gün her eve her işyerine bir yerel  gazete girmesidir. Aydın Gazeteciler Cemiyeti olarak geçtiğimiz 24 Temmuz’daki ödül törenimizde başlattığımız bu kampanyaya sizlerden destek istiyorum.

Her gün her eve her işyerine bir yerel gazete kampanyamıza katılın. Yerel gazete okumak, bayilerden 25 kuruşa 50 kuruşa bir gazete satın almak basına edilecek en güzel teşekkürdür. Verilecek en büyük değerdir” diyerek sürüdrdü ve son bölümde ; “ Törenimize iştirak eden tüm misafirlerimize tekrar teşekkürlerimi sunuyor,  2016 basın ödüllerinin camiamıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.

 

24 Temmuz Basın Bayramında Aydın basın emekçisi tüm meslektaşlarım için siz değerli misafirlerimizden büyük bir alkış istiyorum, çünkü onlar bunu fazlasıyla hak ediyorlar” diyerek tamamladı.

Yayınlandığı yer Didim

DİDİM’DE BARIŞIN SEMBOLÜ MEŞALE DÜN YIKILDI

Didim’de yapılan barış şenliklerinde  sembolik barış ateşinin yakıldığı meşale ve kaidesi dün yıkıldı, 20 yıl boyunca Didim’de düzenlenen ve adına Aytepe’de park düzenlemesi yapılan meşale ve kaidesi Didim’e gelenler tarafından ziyaret edilen ve hatıra fotoğrafları çektirilen bir alan olan Çamlık mahallesindeki seyir tepesi 1 Eylül Barış gününde yeni bir heykel ve meşale ile Didim Silueti içinde yerini alacak.

 

Meşale geçtiğimiz yıl toplantı ve gösterilerin yasaklanması sebebiyle yapılamayan barış şenlikleri yüzünden sadece Tören alanında yapılan etkinlikte Belediye Başkanı Deniz Atabay tarafından çocuklarla birlikte yakılmıştı.

Yayınlandığı yer Didim
Çarşamba, 26 Temmuz 2017 14:19

MÜDÜRE BELEDİYE BAHÇESİNDE SALDIRI

MÜDÜRE BELEDİYE BAHÇESİNDE SALDIRI

Didim Belediyesinde Saha Müdürü olarak görev yapan Yüksel  Tüllübaş’a önceki gün Didim Belediyesi bahçesinde saldırıda bulunuldu.

 

Kendilerinin plajda şezlong şemsiye görevlisi olduğu öğrenilen kişilerin belediyeye vatandaş tarafından iletilen bir şikayetle ilgili olarak Müdürün kendilerine soru sormasına sinirlenen ve ihtam edildiklerini söyleyen çalışanların belediyeye gelerek kendisiyle görüşmek istediklerini söyleyerek bahçede çağırdıkları Yüksel Tüllübaş’ı darp ettikleri, Tüllü başın yaralanması üzerine hastaneye gönderildiği ve Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın olayı öğrenmesi üzerine bahçeye inerek saldırganlarla görüştüğü ve yasal işlemin başlatılacağı öğrenildi.

Yayınlandığı yer Didim