19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 14 Ağustos 2017 14:27

DAHOT SAMOS’A DİDİM’İN SELAMINI GÖTÜRDÜ

DAHOT SAMOS’A DİDİM’İN SELAMINI GÖTÜRDÜ

Didim Halkoyunları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (DAHOT) 11-14 Ağustos tarihleri arasında Yunanistan’ın Samos Adasında yapılan  Şarap Festivaline kardeş ekip olarak davet edildi.

4 gün süren festival boyunca DAHOT ekibini ağırlayan Samoslular Didim’den gelen ekibe büyük ilgi gösterdiler.

DAHOT ekibi Didim’den yola çıkarken Didim Kaymakamı İskender Yönden ve Belediye Başkanı Deniz Atabay tarafında çeşitli hediyeler götürdüler.

Dernek Başkanı İlyas Aydur ve Dahot  Yönetim Kurulu  üyeleri  Samos Parlamento Binasında Adanın Belediye Başkanı Mixalis Atenopoynos'u makamında ziyaret ettiler.

Festivale davet edilmekten memnuniyetlerini dile getiren DAHOT üeleri Başkan ,  Atenopoynos'a Didim Kaymakamı Sayın İskender Yönden ve Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay'ın selamlarını ve hediyelerini taktim etti. İlyas Aydur, Samos Halk Dansları ekibini Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın yapılacak olan 1 Eylül Barış Şenliklerine davetini de iletti. Samos’tan bir halk oyunları ekibi 1 Eylül günü Barış Anıtının açılışı sırasında Didim’de olacaklar ve bir gösteri yapacaklar.

Tarihi Parlamento binasını da gezen DAHOT üyeleri dün yapılan bitiş seremonisinde de gösteri yaptılar ve yarın Didim’de dönecekler. .

 


Yayınlandığı yer Didim

Balbay: Türkiye'nin aydınlık geleceğini Didim'de gördüm

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Didim Belediyesi Altınkum 13. Yazarlar Festivali'nde okurlarıyla buluştu ve kitaplarını imzaladı. Balbay'ın yaklaşık 3 saat boyunca hiç oturmaması ve kitaplarını ayakta imzalaması dikkat çekti. Balbay, kitaplarının imzaladıktan sonra Mavi Didim Gazetesi okurlarına şu mesajı iletti:

 

"Didim'de Türkiye ile ve dünyadaki Türkiye ile buluştuk. Türkiye'nin ve dünyanın birçok yerinden gelen insanlar burada kitap imzalattılar. Yurt dışında yaşayan insanlarımızın Türkiye ile nefes alıp verdiklerini gördüm. Hani Türkiye hapşırsa dışarıdaki Türkler nezle olur derler ya ama nezleden öte zatürre olmuşlar. Türkiye'nin dışarıdaki görünümüyle ilgili gerçekten üzücü şeyler anlattılar. Bunu herhangi bir siyasi söylem olarak söylemiyorum. Didim Yazarlar Festivali artık yerleşti. Burada yazar tek başına bir şey ifade etmiyor. Okur varsa bunun gerçekten bir anlamı vardır. Güzel bir buluşma oluyor. Önümüzdeki yıllarda devamını diliyorum. Üç yıldan bu yana Didim'e geliyor ve festivale katılıyorum. Bu gelişimde Didim'in çok büyüdüğünü gördüm. Buraya gelenlerin tatile gelmesine rağmen Türkiye ile nefes alıp verdiklerini hissettim. Buraya kendilerini de kaygılarını da getirmişler. Türkiye'nin aydınlık bir geleceği olduğunu Didim'de de gördüm."

Yayınlandığı yer Didim

Sağlar: Biat kültürüne karşı yazılı kültür oluşmalı

Didim Altınkum 13. Yazarlar Festivali'nde okurlarıyla buluşan CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar'a plaketini tiyatrocu eşi Serap Sağlar verdi. TBMM'nin 25. döneminde Mersin'den CHP Milletvekili olarak Meclis'e girmeye hak kazanan Fikri Sağlar, Didim Belediyesi Altınkum 13. Yazarlar Festivali'ne eşi tiyatro sanatçısı Serap Sağlar'la birlikte katıldı. Sağlar, yaklaşık 3 saat boyunca okurlarına kitaplarını imzaladı. İmza törenin sonunda Fikri Sağlar'a Didim Belediyesi'nin hazırlattığı teşekkür plaketini eşinin vermesi istendi. Serap Sağlar, bunun kendisi için bir sürpriz olduğunu belirterek, eşine plaketini takdim etti.

Fikri Sağlar, bu törenin ardından Mavi Didim Gazetesi'ne verdiği özel röportajda şunları söyledi:

 

"Didim'de 13 yıldır süre bu kitap festivali son derece önemli. Hele 15 yıldır insanları biat kültürüyle sıkmaya çalışan, yazılı kültürden uzaklaştırıp, görsel kültürün bombardımanı altında tutan ve dolayısıyla insanlara biata alıştıran bir yapıya karşı okumak ve kitap son derece önemli. Bilgi yeni düşünceleri, yeni düşünceler de yeni taraftarları oluşturur. Bilime dayalı bir gençlik yaratmak için okumak lazım. CHP'li belediyeler bunu daha sık yapmalı. Şarkılar, türküler de tabi gerekli ama asıl bir üst yapı oluşturursak, cahil insanları biata alıştıran bu yapının karşısına okuryazar insanlar çıkarmak bizim görevimiz. Bu güzel organizasyonu gerçekleştiren Didim belediyesini ve ekibini kutluyorum."

Yayınlandığı yer Didim

N0: 309'un Samet'i Murat Tavlı yazar kimliğiyle Didim'de

 

Fox TV ekranlarında devam eden No:309 dizisinde, Onur’un Şöförü, Lale’nin kardeşi Nergis’e aşık Samet karakterini canlandıran Murat Tavlı, Didim Altınkum 13. Yazarlar Festivali'nde 'yazar' kimliğiyle geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar akşamları yer aldı. Okurları ve çoğunluğu genç kızlardan oluşan hayranlarıyla buluşan Murat Tavlı ilk kitap denemelerini imzaladı. Murat Tavlı, Bahçeşehir Üniversitesi İşletme ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro bölümünden mezun oldu. E.S.E.K tiyatrosuyla profesyonelliğe adım attı. Müjdat Gezen Tiyatrosu, Bakırköy Belediye Tiyatrosu ve İstanbul şehir tiyatrolarında görev aldı. Birçok büyük firmanın reklam kampanyalarında reklam yüzü oldu. Aşksın Sen, Nerede O Yeminler, Yahşi Cazibe, Farklı Desenler, Hıyanet Sarmalı adlı dizilerde rol aldı. En iyi erkek oyuncu dalında iki tane ödülü var. Hala aktif olarak profesyonel oyunculuk ve eğitmenlik hayatına devam etmektedir. Oyunculuğunun yanı sıra kendisine ait bir adet uzun metraj sinema filmi senaryosu var ve E.S.E.K tiyatrosuyla birlikte ‘Ne Münasebet’ adlı ödüllü oyunun yazarlarındandır. Hanfendi Bi Bakar Mısınız? Anlatacaklarım Var ve Kuytu yazarın ilk kitabıdır.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 14 Ağustos 2017 14:25

KULÜP DAYANIŞMASI

KULÜP DAYANIŞMASI

Didim’in spor kulüplerinden olan Yenihisarspor yöneticileri Didim Belediyespor’un Atatürk Stadyumunda . Didim Belediyespor yöneticileri Evren Ermurat ve Cezmi Arslan’la birlikte antrenmanı izlediler.

Didim Yenihisarspor Futbol Kulübü Başkanı  Ünal Bulut ve kulübün Eski Başkanı Tural Demirtaş akşam idmanında  stadyumda idmanı izleyen yöneticileri ziyaret edip takımın performansını seyrettiler.

Yeni sezonda birbirlerine başarılar dileyen yöneticiler, Didim’de futbol adına güzel şeyler olmasını umduklarını bu sene liglerdeki Didim takımlarının guruplarında şampiyonluk yaşaması dileğinde bulundular.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 14 Ağustos 2017 14:25

STADYUMDA DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI YAPILDI

STADYUMDA  DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI YAPILDI

Didim Belediyespor yeni orta saha oyuncusu  Mustafa Arıkan’a yöneticiler sürpriz yaparak doğum günü  antrenmanda kutladılar.

Yönetim kurulundan Mustafa Teke ve Cezmi Arslan’ın da izlediği antrenman sonunda stadyum getirilen pasta burada 26 yaşına gren Mustafa Arıkan tarafından üzerindeki mumların söndürülmesisin ardından takıma ikram edildi.

Neşeli geçen antrenmanlardan sonra takım olmak ve dayanışmanın pekişmesi için yapılan jest için yöneticiler, “takım ruhunun oluşması için zaman zaman böyle özel paylaşımlar gerekiyor, takımın moral ve motivasyonunu güçlendiren bu tür eğlenceler bir aile ortam oluşmasına, her bir farklı takımlardan gelen yeni ekibi birbiriyle de kaynaştırıyor” dediler.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 14 Ağustos 2017 14:22

'Köpek' de mutlu oldu 'insan'lar da!

'Köpek' de mutlu oldu 'insan'lar da!

 

Didim Altınkum Yalı Caddesi'nde geçtiğimiz pazar akşamı yazarlar standının önünde bir sokak köpeğinin, izleyenlerin nefes dahi almadan izledikleri gösterisi vardı. İnsanların 'Yalı Çapkını' adını taktıkları, kimbilir, belki de kendisini 'insan' sanan köpek, ilgi çekmek için bakın nasıl numaralar yaptı. İnsanlar, yazarlar standının önünde kitaplarını imzalatmak için birikmişlerdi. Bizim Yalı Çapkını koşarak ve havlayarak geldi, kalabalığı yardı ve yere yatıp, ters döndü. Ayaklarını havaya dikti. Ön patilerini birbirine doladı, öylece hareketsiz kaldı. Yaşlı bir kadın, "Ben bilirim bunları, insanları ilgisini çekmek için bakın nasıl da ölü numarası yapıyor" dedi. Kendisini izleyenlerden aldığı alkışı yeterli bulan Yalı Çapkını daha sonra diğer hünerlerini sergiledi. 'Köpek' de mutlu oldu onu soluksuz izleyen biz 'insan'lar da... Haber Merkezi

Yayınlandığı yer Didim

Çamlık Mahallesi’ndeki işlek kavşakta her gün kaza oluyor

Trafik lambasını ‘takan’ yok!

Didim Çamlık Mahallesi'nde Karakuyu Caddesi ile Liman yolu olarak bilinen Adnan Menderes Bulvarı'nın kesiştiği yerde bulunan kavşakta trafik sinyalizasyon sistemi olmadığı için sık aralıklarla kazalar meydana geliyor. Mahalle sakinleri tarafından defalarca yapılan şikayetlere rağmen, trafik lambasını "takan" yok. Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz isminin açıklanmasını istemeyen mahalle sakinlerinden trafikte yıllarca görev yapmış emekli bir polis müdürü, şunları söyledi:

"Trafik ışıkları olmadığı için bu kavşağı kullanan yayalar, karşıdan karşıya geçerken, sürekli trafik kazası riski altındalar ve her an bir araba onlara çarpabilir. Taşıt trafiğinin birbirleri veya yaya trafiği ile kesiştiği ya da belli bir takım nedenlerle sıkıştığı yerlerde, gerekli düzeni ve güvenliği sağlamak için özellikle elektronik ve ışıklı işaretlerin kullanıldığı sistemlere, genel olarak trafik sinyalizasyonu deniliyor. Trafik sinyalizasyon sistemlerinin olmadığı veya olduğu halde çalışmadığı durumlarda trafikte aksamalar oluyor. Trafik kazaları artıyor. Trafik sinyalizasyon sistemlerinin gerek projelendirilmesi, gerekse uygulanması oldukça basit görünmekle birlikte küçümsenmemeli. Sinyalizasyon sistemleri kavşaklardaki trafik akışını güvenli ve huzurlu bir şekilde olmasını sağlar."

Sizce, kavşakta trafik ışıkları bulunmaması insanları nasıl etkilemektedir?

“Trafik ışıkları olmadığı için bu kavşağı kullananlar, karşıdan karşıya geçerken, sürekli trafik kazası riski altındadırlar. Trafik kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılmış yönetmelikler, trafik kurallarını düzene sokar, trafik kurallarına uyulmaması durumunda karşılaşılacak cezai yaptırımları belirlemiştir. Ancak 24 saat boyunca yoğun trafik yaşanan bu kavşakta sinyalizasyon sistemi olmadığı için bu kanunu kime uygulayacaksınız?”

Trafik uzmanı emekli polis müdürü sözlerini şöyle sürdürdü:

“Trafik ile ilgili yasa ve yönetmeliklerin amacı trafikte olanların can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Ancak yoğun trafik yaşanan ana arterlerde ve özellikle bu anterlerde bulunan kavşaklarda gerekli önlemler alınmalıdır. Bu kavşakta hiçbir önlem alınmamış. İnsanlar ve araçlar kaderine terkedilmiş. Trafik kanunu ve yönetmeliklerini yerine getiren, dikkatli bir sürücünün, can ve mal güvenliği maksimum oranda korunmuş can ve mal güvenliği sağlanmış olur. Bunun getireceği maddi ve manevi külfetlerin sorumluluğu kendisine aittir. Trafik yasasının ortaya koyduğu cezai yaptırımlar, devlete gelir sağlamak olmayıp, sürücüleri, bu kurallara uymayı teşvik ederek onların can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Trafik güvenliği, kazalarla her yıl çok sayıda insanın hayatını kaybettiği, büyük meblağlarda mal kaybının yaşandığı ülkemizde üzerinde durulması gereken önemli konulardandır.

GÜVENLİĞİ SAĞLAYAN FAKTÖRLER

Trafik güvenliğini sağlayan bir çok faktör bulunmaktadır. Gerek şehir içinde gerekse şehirlerarası yollarda trafiği düzenlemeye yardımcı olan trafik işaretleri, trafik levhaları, sinyalizasyon ürünleri ayrıca belli standartları taşımak zorundadır. Kalite standartları ile belirlenmiş olan nitelikler, örneğin bir reflektörün parlaklığını veya bir yol butonun büyüklüğünü belirlemektedir. Böylece ürün, ilk montajından başlayarak açık havada yer alan bu ürünler, kar, yağmur, don, aşırı sıcak gibi birçok faktörün etkisinde verimliliğini kısa zamanda kaybedebilmekte, bunun sonucunda yol güvenliğini tehlikeye atabilecek kazaların oluşmasına yol açmaktadır.

 

KONTROL VE BAKIM ŞART

Trafik işaretleri, trafik levhaları, sinyalizasyon ürünleri, reflektifler ölçüm ve test cihazları aracılığıyla belirli periyotlarda kontrol edilmeli, bu standartlara uygunluklarını sürdürüp sürdürmedikleri tespit edilmelidir. Ülkemizde maalesef bu anlamda kontrol ve ölçümlerin gerektiği gibi yapıldığını söylemek mümkün değil. Trafik Sistemleri ürün gruplarının içerisinde yer alan ve kurumlar için çok küçük maliyetler olan bu cihazların kullanılmaması yüzünden yansıtma özelliğini yitirmiş trafik levhaları yollarımızda insan hayatını tehlikeye atmaktadır. Nitekim her yıl gazete sayfalarında görülemeyen levhalar yüzünden hayatını kaybedenlerin haberleri sayfalarda yer almaktadır. Sadece trafik levhalarından değil, yol çizgilerinin de reflektif ölçümünün yapılması hayati önem arz etmektedir. Gece veya gündüz her koşulda trafik güvenliğini sağlamanın yolu kalite standartlarına uygunluktan ve düzenli kontrolden geçmektedir." Haber: Ergun korkmaz

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 12 Ağustos 2017 15:33

Altınkum’da Karatay coşkusu

Altınkum’da Karatay coşkusu

Türkiye'nin en medyatik isimlerinden biri olan Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, geçtiğimiz cuma akşamı Didim Belediyesi Altınkum 13. Yazarlar Festivali standında okurlarıyla buluşarak, kitaplarını imzaladı, bol bol fotoğraf çektirdi. Karatay, yaklaşık 3 saat süreyle kitaplarını imzaladı, Altınkum Yalı Caddesi'nde uzun kuyruklar oluştu.
Ünlü profesörün en çok ilgi gören kitaplarından biri de 'Karatay Diyeti'... Meslek hayatı başarılarla dolu olan Karatay, özellikle kalp ve damar hastalıklarına yönelmiş hatta Türkiye'de ilk kez uyluk atar damarı yoluyla koroner anjiografi yapan doktor ünvanını elinde bulunduruyor.
SIK ELEŞTİRİLİYOR AMA…
Uzmanlık alanı ile alakalı olarak sağlıklı ve doğru beslenme ile ilgili de geniş bilgiye sahip olan Karatay, insanlara bir yandan sağlıklı yaşamın şifrelerini verirken diğer yandan da kilo kontrolünü öğretmeye çalışıyor. Buna rağmen sık sık eleştirilse de, geliştirmiş olduğu Karatay diyetini uygulayan kişilerin kısa sürede istedikleri kiloya düşerken sağlıklarını da korudukları görülüyor. Uluslararası tıp otoriteleri de Prof. Dr. Canan Karatay'ın birçok tezini doğrulayan açıklamalar yapıyor.
Prof. Dr. Karatay, Mavi Didim okurları için Karatay diyetinde de uygulanan beslenmenin doğruları ve yanlışlarını şöyle anlattı:
"Beyaz ekmek, daha doğrusu beyaz un ile yapılan her şey insanlara hiç bir fayda sağlamadığı gibi, ne yazık ki kilo olarak geri dönüyor. Marketlerden alınan paketli işlenmiş etler yasak.
Salam, sucuk, sosis...
Bu tür besinler illa tüketilecekse et kesinlikle işlenmemiş olmalı. Ev yapımı sucuk tercih edilmeli. Pişmiş havuç, pirinç ve patates...
Ateşle temas ettiği yani piştiği zaman çoğu besin değerini kaybeden, ve genellikle haşlaması yerine kızartması tercih edilen bu gibi besinler de benim yasaklar listemde bulunuyor.
Şeker…
Karatay yasakları listesinin en en tehlikelisi. Kanser hücrelerini şeker besler. Gazlı veya gazsız, paketlenmiş tüm meşrubat türlerini Karatay diyeti kapsamında yasak. Alkollü içeceklerin de asla hayatınızda yerinin olmaması gerekiyor. İçinde bol miktarda şeker bulunduran bu tarz içecekler hayatınızın hiç bir bölümünde tercih etmemeniz gereken sıvılar.
Ot yemeyin…
İşte benim tartışmalı tesbitlerimden biri daha; Ot yemeyin... Burada aslında vurgulanmak istenilen şey şu; kilo vermek için birden tüm yeme alışkanlıklarınızı bırakıp sebzeye yönelmeyin. Çünkü sürekli ot, yani sebze ve çeşitlerini tükettiğiniz zaman istediğiniz doygunluk hissine ulaşamıyorsunuz. Mideniz dolu olsa bile beyniniz size oyun oynuyor ve doymadığınızı düşünüyorsunuz. Bu yüzden salatanın yanında ekmek tüketmeyi tercih ediyorsunuz. Onun için sürekli ot tüketmek yerine, ara ara tüketmeyi seçmelisiniz. Gece atıştırmaları asla yok. Akşam yemeğinin en geç 19.00'da yenmiş olması gerekiyor. Bu saatten sonra mideye hiç bir katı besin gönderilmemeli.
Tavuk eti...
Tabii ki, markette bulunan tavuklardan bahsetmiyoruz. Gezen tavuk olarak adlandırılan tavuk eti yenilebilir besinler arasında. Bunun yanında protein açısından güçlü olan kırmızı et ve balık hem düzenli kilo vermek için her de sağlıklı yaşam için sık sık tüketilmesi gereken besinlerden. Elma, armut, ayva... İçinde lif barındıran meyveleri bu diyet listesinde tercih etmenizde hiç bir sakınca yok. Bu meyvelere ek olarak mandalina, çilek, erik ve kiraz da dahil edilebilir.
Yoğurt ve süt...
Market yoğurtlarından koşarak uzaklaşmanız gerekirken, ev yapımı yoğurtları ve taze sütü dilediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Vücut sağlığınızın yanı sıra, kilo kontrolünüz içinde pastörize edilmiş hiç bir süt ve süt ürününü kullanmamanız gerekiyor.
Sıkma meyve suları...
Karatay diyetinde organik olduğundan emin olduğunuz her meyvenin ve sebzenin suyunu sıkıp içebilirsiniz. Her ne kadar zaman zaman insan aklını zorlayan açıklamalar yapsa da özellikle diyet yapanları katı kuralları ile canından bezdirse de, Canan Karatay, 'hayatı insanlara hizmet etmek adına' araştırmalarla geçmiş başarılı bir Tük doktordur. Bu yüzden söylediklerini dikkate almakta ve uygulamakta fayda var!

BUNU AYRI HABER YAPALIM – İKİNCİ HABER GİBİ… UYDU HABER

Karatay’dan çok konuşulacak zeytinyağı açıklaması

Her fırsatta zeytini ve zeytinyağını överek vücudumuz için çok faydalı olduğunu hatırlatan Canan Karatay, zeytinyağı hakkında bir gerçeği daha açıkladı. Didim Altınkum 13. Yazarlar Festivali’ne konuk olan İç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, zeytinyağının, diğer tüm yağ türlerinden farklı olarak bir “meyve suyu” olduğuna dikkati çekerek, zeytin ve zeytinyağının faydalarını anlattı. Karatay, zeytinyağının, içerdiği yağ asitleriyle anne sütüne eş değer olduğunu savunarak, bunun çocuklara endişe duymadan verilebileceğini, çocukların kemiklerini güçlendirdiğini ve sağlıklı büyümelerine yardımcı olduğunu söyledi. Zeytinyağının, kolesterol düzenleyici etkisi ile kalp hastalıkları riskini azalttığını dile getiren Karatay, “Zeytinyağı, damar tıkanıklıklarını önlemede yardımcı olur, tansiyonun kontrol altında tutulmasında önemli rol üstlenir, ayrıca kanseri önleyici maddeler içerir. Trigliserid metabolizmasına olan tesiriyle deri, kalın bağırsak ve meme kanseri riskini azaltan zeytinyağı, sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önleyerek, bağırsakların daha düzgün çalışmasını sağlar.” dedi.

Haber: Erdem Özden

 

Yunus Günçe: Sayenizde fitim hocam

"Sayenizde fitim hocam"

Çok yönlü bir sanatçı olan Yunus Günçe, geçtiğimiz Cuma akşamı Didim Altınkum 13. yazarlar Festivali'nde kitaplarını imzalayan Prof. Dr. Canan Karatay'ı ziyaret etti ve "Diyetinizi uyguluyorum. Sayenizde fitim hocam" diyerek, birlikte fotoğraf çektirdi. 2016 yılında katıldığı Survivor yarışmasıyla adını daha geniş kitlelere duyuran Yunus Günçe dün akşam da yazarlar standında yerini alarak kendi kitaplarını imzaladı. Bu arada Yunus Günçe'nin dövmeleri ilgi çekti. DJ'lik, şovmen, talk-show, radyo programcılığı, tiyatro, dizi ve sinema oyunculuğu gibi kariyer özelliklerine yazarlığı da ekleyen Yunus Günçe, dövmelerini şöyle anlattı:

1- Sırtımdaki barkod iİlk dövmem.
2- God is love (sağ kolumda) "Tanrı aşktır" anlamına geliyor.
3- Göğsümde 1997 yılında kaybettiğim babamın doğum tarihi yazılı.
4- Küçük Prens sol omzumda yazılı. Hemen altında da bu figürle bağlantılı olarak "Imagine" yani "Hayal et" yazıyor.
5- Sol kolumun altında 'Tattoo is a sin' yazıyor.
6- Sol kolumda ise dünyaca ünlü Seattle'lı bir grunge rock grubunun şarkı sözleri yazılı.
7- Annemin adını sol kulağımın arkasına yazdırdım.

Haber: Erdem Özden

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Cumartesi, 12 Ağustos 2017 15:32

Elif’in Adı Parkta Yaşayacak

Elif’in Adı Parkta Yaşayacak

Didim Belediye Meclisinin aldığı kararla Selanik Caddesi üzerindeki boş alan Elif Kanlıoğlu /10 Ekim Barış Parkı adıyla düzenleniyor. Bir büfe, yürüyüş yolu ve  kamelyaların yapımları sürerken, parka konulacak yaralı barış güvercini heykeli ve heykelin konulacağı kaide ile anıtla bütünlük sağlayacak olan havuz içinde çalışmalar devam ediyor.

Didimli Elif Kanlıoğlu 10 Ekim 2015 günü Barış yürüyüşü için gittiği Ankara’da, kortej Gar’ın önünden geçerken  patlayan bombada hayatını kaybetmiş,  Cenazesi Memleketi Artvin Arhavi’de defnedilmişti. Elif’in adı Cemevi bahçesinde yapılan parka verilerek adının yaşatılması amaçlanmıştı.

Didim 22 Barış şenlikleri kapsamında  düzenlene parkın açılışı için saldırıya uğrayan  10 Ekim Barış Yürüyüşünü organize eden TTB, Diski TMMOB ve KESK genel başkanları da 2 Eylül günü Didim’e gelecekler.

Diğer taraftan 4 metre yüksekliğinde olacak olan Yaralı Güvercin motifindeki anıtın yapım çalışmaları da Didim Belediyesi Heykel Atölyesinde devam ediyor. Sanatçı Olgaç Demirkol’un yapımını sürdürdüğü  anıt şarapnel parçasıyla yaralanmış beyaz bir güvercin, yaralı kanadının üzerinde Elif’in silueti, basamaklardan akan su ve siyah ve beyaz renkli havuz ve sürekli akan su teması olacak.

Sanatçı Olgaç Demirkol, yaptığı  anıttaki temayı şöyle anlattı. “Siyah zemin üzerinde sol kanadı kırık boynu bükük beyaz bir güvercin ve güvercinin sol kanadının üzerinde şarapnel yarası gibi Elif Kanlıoğlu’nun yüzü olacak, zeminin siyah olması terörü, güvercinin altından akan su herşeye rağmen barış mücadelesinin devam ettiğini simgeliyor. Ayrıca siyah ve beyaz renkler Elif in tuttuğu takımın da renklerini simgeliyor” dedi.

 

Olgaç Demirkol eseri 1 Eylül gününden önce yetiştireceği anıttı yapmaktan da mutlu olduğunu belirtti.

Yayınlandığı yer Didim