24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 05 Eylül 2017 13:28

BAYRAMDA DA HIZ KESMEDİLER

BAYRAMDA DA HIZ KESMEDİLER

Didim Belediyespor bayram öncesi Çiğli Belediyespor’la yaptığı hazırlık maçından berabere ayrılmasından sonra  sporculara 4 günlük bayram izini verildi.

Aydın Süper Amatör liginde sahaya çıkacak olan Didim Belediyespor, geçtiğimiz yıl rakibi olan ve bu yıl  BAL’ın İzmir ekiplerinden Çiğli Belediyespor ile hazırlık maçı yaptı.

Sezona tamamı yenilenmiş kadrosu ile hazırlanan Didim Belediyespor, ilk hazırlık maçında Çiğli ile golsüz berabere kaldı. Didim Belediyespor yöneticilerinin de izlediği maçta futbolcuların performansları beğenildi.

Bayramın  3. Günü Didim’e geri dönen sporcular ikinci sefer kampa girdi. 10 gün sonra başlayacak lig için   takım yine sabah ve öğlenden sonra olmak üzere çift antrenmanla lige hazırlanıyor.

Bayramının son gününde  Didim Atatürk Stad'ında akşam  yapılan  antrenmanı  Kulüp Başkanı  Cezmi Arslan  ve  Mali İşler Sorumlusu İbrahim Hacer ile birlikte  takımın sponsorlarından Burhan Teke'de  takip etti.

Teknik Direktör  Ayhan Yıldız ve Yardımcısı  İskender İbrahim Ağaoğlu  denetiminde yapılan ve iki saat süren akşam  çalışması çift kale ile sona erdi. Antrenman sonrası futbolcularla tek tek bayramlaşan yöneticiler takıma şeker ikram ettiler.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

Gittikçe tükenen meslek: Saat tamirciliği

 

Kol, cep, pano, meydan, duvar, masa saati gibi her türlü mekanik, elektrikli ve elektronik saatlerin bakım ve tamirini yapan sanatkara saat tamircisi denir. Bu meslek erbabı kişiler günümüzde gittikçe azalmaktadır. Saat tamirciliği babadan oğula, ustadan çırağa geçen bir meslektir. Didim'de de saat tamircileri vardır. Cumhuriyet Caddesi'ndeki dükkanında görüştüğümüz Muhammed Esen, bu sanatı babasından, babası da dedesinden öğrenmiş. İki ağabeyi de aynı işi yapıyor. Muhammed Esen en küçük olduğu için, yoğun mesai daha çok onun başına düşüyor. Aslen Bitlisli olan Esen Ailesi, 15 yıl önce uzun süre yaşadıkları İzmir'den Didim'e gelmişler ve artık ustası oldukları ata mesleğiyle geçimlerini bu dükkanda sağlamaya başlamışlar. Muhammed Esen'e sorduk, "Saat tamirciliğini anlatır mısın?" diye... O da şunları söyledi:
"Onarılmak üzere getirilen bozuk saati, çeşitli aletler kullanarak parçalarına ayırır, kırık ya da bozuk parçayı belirler ve düzeltir, gerekirse yenisini takarız. Saatin parçalarını temizler, yağlarız. Parçaları birleştirir ve saati ayarlarız. Yaptığım onarım işleminin maliyetini belirler."
Muhammed Esen saat tamircisinin vazgeçilmez aletlerini ise şöyle sıraladı:
"Büyüteç (Lup), Saat yıkama makinesi, Saat ayar makinesi, Tornavida takımları, Zımba takımları, Çeşitli ölçme aletleri, Havya (elektrikli ısıtıcı), Yan kesici, Kargaburun, Cımbız, Mercek, Çekiç, Pense, Çeşitli temizlik maddeleri, Sıvı madeni yağ, Saat yedek parçaları gibi araç-gereç ve malzemeler..."
Muhammed Esen'e göre bu mesleği yapanların şu özellikleri olmalı:
"Ayrıntıları algılayabilen, Göz-el koordinasyonu ile şekil ve mekanik yeteneğe sahip, Göz, el ve parmakları sağlam, El ve parmaklarını ustalıkla kullanabilen, Dikkatli, sabırlı kimseler ancak saat tamirciliği yapabilir."
Bu arada şöyle bir gerçek var tabii ki: Elektronik saatlerin hızla piyasaya sürülmesi ve fiyatlarının çok ucuz olması, pahalı ve iyi saatlerin ise fazla arıza yapmamasından dolayı saat tamirciliği ile ilgili işyerlerinin sayısı her geçen gün biraz daha azalmakta. Yetişmiş meslek elemanları da gelir kayıplarını önlemek için saat ve gözlük satıcılığı gibi ek iş alanlarına yönelmekte. Muhammed Esen'in Kadran Saat adlı dükkanında gözlük yok ama 50-2000 lira arasında sattığı saatler var. Bu meslekte çalışma alanının giderek azaldığı da söylenebilir.
Tüm bu olumsuz koşullar rağmen, Türkiye'de saat tamirciliği eğitimi verilmekte. Ancak mesleğin eğitimi yeterli müracaat olması durumunda tüm mesleki eğitim merkezlerinde “Saatçilik” alanı “Saat Tamirciliği” dalında verilmekte. Çıraklık eğitimine başlayabilmek için; En az ilköğretim okulu mezunu olmak, 14 yaşını doldurmuş olmak, Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak, Eğitim görmek istediği meslekte bir işyeri bulmak ve işveren ile çıraklık sözleşmesi imzalamak gerekmektedir. Saat tamirciliği mesleğinin eğitim süresi ilköğretimden sonra 3 yıl, lise ve daha üst düzeyde genel eğitimden sonra ise 1,5 yıldır. İşletmelerde usta-çırak ilişkisi çerçevesinde verilen eğitim, kesin bir süre olmamakla beraber yapılan araştırmalarda 3-4 yıl arasında değişir. Daha ayrıntılı bilgi için başvurulabilecek yerler; İlgili Meslek Odaları, İlgili Eğitim Kurumları, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Bilgi Merkezi, Bünyesinde Meslek Bilgi Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.

Yayınlandığı yer Didim

DİDİM, GURBETTEKİLERİ  BULUŞTURMAYA DEVAM EDİYOR

Çorum’un Kuşsaray Köyünden  işçi olarak gurbete giden Türkiye’ye, Avrupa’nın farklı ülkelerine  dağılan köylüler, Didim’de buluştular.

Önceki yıllarda olduğu gibi bu yaz da Avrupa’nın neredeyse her ülkesinden gurbetçiler; eş-dost, akraba, hısım-akraba, hemşeri, Didim ‘de buluşup ,hasret giderdiler, anılarını yinelediler.

Bu buluşmalardan  birini de,  Çorum Kuşsarayı Köylüleri  gerçekleştirdi. Danimarka, Almanya, İsviçre  ile  İzmir , Ankara  ve Çorum’da yaşayan , Kuşsaray Dayanışma Derneği, Alevi Kültür Merkezleri  ve Danimarka  Alevi Birlikleri Fedarasyonu   üye  ve yöneticileri Didim Çamlık Mahallesindeki Sâki Restoran’da kahvaltıda  buluştular. Zürih’de yaşayan Zeynep Ünkap’ın davetine; Turan Meriç ,Ziya Özer, Hamza Başkavak, Mehmet Gazi  Özer, Celâl Türkengün, Gülser Meriç’in eşleri ve çok sayıda akrabaları katıldı.

Buluşmaya ev sahipliği yapan Zeynep Ünkap  “Bizim köyümüz; laik, demokrat, ilerici, çağdaş  kimliği ile bilinir. Daha kimsenin okuma yazma bilmediği 1950-60 yıllarda,  Köy Enstitüsü mezunu  yirmi beş öğretmenimiz vardı. Şimdilerde üniversiteli  olmayan gencimiz neredeyse yoktur” dedi.

Ünkap; “Bu buluşmalarımızı özlem gidermek, hak’ka yürümüşlerimizi  yad etmek, gençlerimizi tanıştırmak için yapıyoruz. “Buluşma yeri için Didim’i seçiyoruz. Çünkü 1983 ‘den beri buradayız. Didim’in havası, denizi, tarihi, çok katmanlı kültürü ve doğası bizi çekiyor” dedi ve  Kuşsarayı köylülerinin burada yaklaşık yüz elli yazlığı olduğun belirtti.

Zeynep Ünkap Didim’in eski ve yeni durumunu da; “Didim önceki yıllarda daha huzur vericiydi. Giderek bozuluyor demeyeceğim  ama sanki kalabalıklaşmak, kabalaşmaya  da yol açıyor gibi. Sessizliğin yerini gürültü, yeşilin yerini beton alıyor” diyerek değerlendirdi.

 

Türkiye ile ilgili olarak ta yaşadıkları sorunları da şu sözlerle anlattı; “Gençlerimizi ne Türkiye’mize, ne de Didim’e getirebiliyoruz. Düşünsenize benim torunlarım bu yaz Yunanistan, İtalya ve İspanya  ‘ya gittiler. Türkiye’deki  siyasi gelişmelerden  son derece  rahatsızlar. Kendi ülkeleriyle  bağlarının kopacak olması beni son derece üzüyor, ne çare bulabiliyorum, ne de onlara söyleyebilecek  bir söz” dedi ve  önümüzdeki yıl kesin dönüşle tercihinin Didim olabileceğini de söyledi.

Yayınlandığı yer Didim

BARIŞ HEY­KELİ DOSTLUK ATEŞİ İLE AÇI­LDI VE BARIŞ SEM­BO­LÜ ZEYTİN DİKİLİDİ

Al­tın­kum Yalı Cad­de­sin­de ger­çek­le­şen yü­rü­yüş ile baş­la­yan Fes­ti­val bu yıl 4.dü­zen­le­nen Ulus­la­ra­ra­sı Halk Oyun­la­rı Fes­ti­va­li­ne ka­tı­lan ekip­le­rin gös­te­ri­le­ri ile baş­la­dı. Gös­te­ri­le­rin ar­dın­dan baş­la­yan yü­rü­yüş Al­tın­kum Yalı Cad­de­si’ndeki Po­se­dion Hey­ke­li önün­de baş­la­yıp Ay­te­pe'de sona erdi.

Yü­rü­yü­şe CHP De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Kazım Ars­lan, Didim Be­le­di­ye Baş­ka­nı Deniz Ata­bay, Yu­na­nis­tan Leros Be­le­di­ye Baş­ka­nı Ko­li­as Mic­ha­li­es, Leros Be­le­di­ye­si mec­li­si üye­le­ri CHP İlçe Baş­ka­nı Gök­men Ka­ra­taş, Parka yer­leş­ti­ri­len Barış Hey­ke­li­nin eser sa­hi­bi Hey­kelt­raş Eray Okkan CHP Didim İlçe yö­ne­ti­ci­le­ri, halk oyun­la­rı ekip­le­ri ile va­tan­daş­lar ka­tıl­dı.

Yü­rü­yü­şün so­nun­dan Ay­te­pe'deki Barış Park ala­nı­na ula­şan Di­dim­li­le­re bir ko­nuş­ma yapan Be­le­di­ye Baş­ka­nı Deniz Ata­bay 22 yıl önce baş­la­yan fes­ti­val­le per­çin­len­di­ği gibi barış kenti ol­du­ğu­nu ifade ede­rek “Tür­ki­ye’de her kent barış ken­ti­dir fakat son yıl­lar­da oy­na­nan oyun­lar sa­vaş­la­rı art­tı­rı­yor. Ül­ke­mi­zin içe­ri­sin­de ve dı­şa­rı­da olay­lar ve si­ya­si çal­kan­tı­lar ba­rı­şa darbe vu­ru­yor. Biz 'Yurt­ta Sulh Ci­han­da Sulh' diyen Mus­ta­fa Kemal Ata­türk’ün ev­lat­la­rı­yız. Bugün çok an­lam­lı, hey­kel­de an­lam­lı. Biz Ege De­ni­zi­ni Mus­ta­fa Kemal Ata­türk’ün de­di­ği gibi bir barış gölü ha­li­ne ge­tir­mek is­ti­yo­ruz. Leros bizim kar­deş ken­ti­miz ve bu hey­ke­lin ay­nı­sı Ekim ayın­da Leros’a ko­yu­la­cak ve bu iki hey­kel bir­bi­ri­ne ba­ka­rak bize ba­rı­şı ha­tır­la­ta­cak, ik­ti­dar­lar savaş is­te­ye­bi­lir ancak halk savaş is­te­mi­yor" dedi.

 

Kar­de­şim Deniz'in ça­lış­ma­la­rı­nı des­tek­li­yor ve be­ğe­ni­yo­rum di­ye­rek söz­le­ri­ne baş­la­yan Leros Be­le­di­ye Baş­ka­nı Mic­ha­lis Ko­li­as; "Didim’de bu­lun­mak­tan çok mem­nun ol­du­ğu­nu" söy­le­di ve "Didim’de olmak mutlu ol­duk­la­rı­nı. yıl­lar önce baş­la­yan bu fes­ti­va­lin ilk baş­la­dı­ğı günü de Be­le­di­ye mec­li­sin­de ol­du­ğu için ha­tır­la­dı­ğı­nı be­lir­te­rek bu fes­ti­va­li baş­la­tan yet­ki­li­ler te­şek­kür etti ve fes­ti­va­lin baş­la­ma­sın­da rol alan za­ma­nın be­le­di­ye Baş­ka­nıy­la bir­lik­te Didim'e gel­dik­le­ri­ni söy­le­di. Baş­kan her iki ta­ra­fın dost­lu­ğu­nun yıl­lar­ca sü­re­ce­ği­ni ve ken­di­le­ri­nin de buna katkı sağ­la­ya­ca­ğı­nı söy­le­di. Baş­kan Mic­ha­lis Ko­li­as; Ekim ayın­da Leros’ta açı­la­cak hey­ke­lin açı­lı­şı­na tüm Didim hal­kı­nı davet etti.

 

22 Yıl önce Didim'de fes­ti­va­lin baş­la­dı­ğı dö­ne­min Be­le­di­ye Baş­ka­nı Meh­met Soy­sa­lan'ı ko­nuş­mak için davet eden Deniz Ata­bay bu fes­ti­va­lin te­me­li­ni atan Soy­sa­lan'a te­şek­kür etti. Didim Eski Be­le­di­ye Baş­ka­nı Meh­met Soy­sa­lan fes­ti­va­lin o gün­le­rin savaş ve si­ya­sal or­ta­mın­da zor ol­ma­sı­na rağ­men baş­la­dık­la­rı­nı be­lir­te­rek bu gün­le­re gel­me­sin­den gurur duy­du­ğu­nu söy­le­di ve savaş ye­ri­ne ba­rı­şı seçen halk­lar adına ya­şa­sın halk­la­rın kar­deş­li­ği di­ye­rek ko­nuş­ma­sı­nı bi­tir­di.

Daha sonra Yu­na­nis­tan'dan gelen ko­nuk­lar ve Didim Be­le­di­ye Mec­lis üye­le­ri ile Hey­kelt­raş Eray Okkan'ın da ka­tı­lı­mıy­la gök­yü­zü­ne ba­rı­şın sem­bo­lü beyaz gü­ver­cin­ler bı­ra­kıl­ma­sı­nın ar­dın­dan Leros ekibi Didim Be­le­di­ye Baş­ka­nı Deniz Ata­bay'a barış gü­ver­ci­ni tab­lo­su he­di­ye etti ve ar­dın­dan park ala­nı­na ba­rı­şın sem­bo­lü zey­tin ağaçı di­kil­di.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 04 Eylül 2017 09:01

ELİF PARKI AÇIL­DI

ELİF PARKI AÇIL­DI

10 Ekim An­ka­ra Kat­li­amın­da yi­ti­ri­len Didim'de ya­şa­yan Elif Kan­lı­oğ­lu'nun anı­sı­na Elif Kan­lı­oğ­lu/10 Ekim Barış Parkı geniş bir ka­tı­lım­la açıl­dı.

Yeni Ma­hal­le 877. so­kak­ta açı­lan par­kın açı­lı­şı­na Elif Kan­lı­oğ­lu’nun an­ne­si Öznur Dur­muş Kan­lı­oğ­lu, ba­ba­sı Ümit Kan­lı­oğ­lu, abisi Emre Kan­lı­oğ­lu, ku­ze­ni Avu­kat Turan Taş­kın Özer, Didim Be­le­di­ye Baş­ka­nı Deniz Ata­bay ve Be­le­di­ye Mec­lis üye­le­ri, CHP Didim İlçe Baş­kan­la­rı, Emek Par­ti­si Didim İlçe Baş­ka­nı, KESK Eş Genel Baş­ka­nı Aysun Gezen, Emek Par­ti­si (EMEP) Genel Baş­ka­nı Selma Gür­kan, EMEP MYK Üyesi Le­vent Tüzel, DİSK Genel Baş­kan Yar­dım­cı­sı Celal Poy­raz, TMMOB Tem­sil­ci­si Meh­met Sa­rı­ca, Eği­tim Sen Ör­güt­len­me Sek­re­te­ri İsmail Sağ­dıç ve EMEP Mer­kez yö­ne­ti­ci­le­ri, 10 Ekim Barış ve Da­ya­nış­ma Der­ne­ği, Eği­tim Sen Aydın Şube Baş­ka­nı, Elif Kan­lı­oğ­lu’nun ak­ra­ba­la­rı ve Didimlilerin katılımıyla yapıldı.  Didim Be­le­di­ye­si Mec­li­sin­den alı­nan ka­rar­la oluş­tu­ru­lan park ala­nın­da 11 Ekim deki Gar kat­li­amın­da ölen­le­rin re­sim­le­ri ser­gi­len­di ve açı­lı­şa özel ik­ram­lar ya­pıl­dı, açı­lış sı­ra­sın­da Çel­list Yakup Kı­va­rak’ta bir re­si­tal verdi.

Açı­lı­şın ar­dın­dan duygu ve dü­şün­ce­le­ri pay­laş­mak üzere ilk ola­rak Elif Kan­lı­oğ­lu’nun ba­ba­sı Ümit Kan­lı­oğ­lu kür­sü­ye davet edil­di. Baba Kanlıoğlu ko­nuş­ma­sı­nı “Par­kın yapım aşa­ma­sın­da emek veren mi­ma­rın­dan iş­çi­si­ne her­ke­se te­şek­kür ede­rek baş­la­dı. Baba Kan­lı­oğ­lu, An­ka­ra’da kat­le­di­len 102 in­sa­nın öz­gür­lük, de­mok­ra­si ve barış ta­le­biy­le alan­da ol­du­ğu­nu ve “Biz 10 Ekim’de de gör­dük ki bizde barış ve öz­gür­lük ta­le­bi ya ölüm­le ya da ce­za­ev­le­riy­le kar­şı­lık bu­lu­yor, ama umu­du­muz hiç­ bir zaman bit­me­di, bit­me­yecek. Tüm yıl­dır­ma ça­ba­la­rı­na bugün bu­ra­da­ki ka­la­ba­lık cevap olmuş oldu. Elif’imi­zin par­kı­nın mü­ca­de­le­ye ve genç­le­re kat­kı­sı ola­ca­ğı­nı dü­şü­nü­yo­rum. Bu­ra­yı yap­tık, açtık ama yine aynı umut­lar­la hep bir­lik­te kork­ma­dan, yıl­ma­dan ya­şa­tı­la­ca­ktır" dedi..

 

10 Ekim Barış mi­ti­gi­ni dü­zen­leyen 4. Si­vil­ Top­lum Ör­gü­tü olan KESK'in Eş Genel Baş­ka­nı Aysun Gezen'de "10 Ekim Mi­tin­gi’nin ger­çek­leş­ti­ri­le­bil­me­si için büyük be­del­ler öden­di­ği­ni" söy­le­di ve “Bu­gün­ler­de ül­ke­nin OHAL ve KHK'larla yö­ne­til­di­ği­ni söy­le­yen Eş Baş­kan Gezen; " Baskı po­li­ti­ka­sı gün geç­tik­çe ar­tı­yor, zam­lar hal­kın be­li­ni bü­kü­yor. Bugün bir kez daha gör­dük ki 10 Ekim’de ya­şa­mı­nı yi­ti­ren ar­ka­daş­la­rı­mız bizim için sa­yı­lar­dan çok daha önem­li­dir" dedi ve "Bu park­ta Elif’in gü­ver­cin ka­na­dın­da­ki su gibi yüzü kar­şı­mız­da. Biz bir­bi­ri­mi­ze sım­sı­kı sa­rı­la­rak güzel gün­le­ri ge­ti­re­ce­ğiz.” di­ye­rek söz­le­ri­ni bi­tir­di.

Ar­dın­dan kür­si­ye gelen Emek Par­ti­si Genel Baş­ka­nı Selma Gür­kan ise "10 Ekim sa­ba­hı ba­rı­şı ge­tir­mek için yola çı­kan­la­rın hak ve öz­gür­lük­ler mü­ca­de­le­si­nin önem­li bir par­ça­sı ol­du­ğu­nu ve bu ne­den­le ege­men güç­le­rin mü­ca­de­le­nin se­si­ni kıs­mak için böyle bir sal­dı­rı­ya göz yum­du­ğu­nu" be­lirt­ti. EMEP Eş Baş­ka­nı Gür­kan “Fail iki ki­şi­den iba­ret de­ğil­dir. Şimdi dava gö­rü­lü­yor bil­gi­ler ve bel­ge­ler gös­te­ri­yor ki hü­kü­met, ik­ti­dar, ser­ma­ye o kat­li­amın or­ta­ğı­dır. Bugün IŞİD’le bağ­lan­tı­sı olan­lar so­kak­lar­da ge­zi­yor­sa, so­rum­lu­lu­ğu ik­ti­dar­da arı­yo­ruz" dedi ve “Pat­la­ma­lar ol­duk­ça bizim oy­la­rı­mız ar­tı­yor” di­ye­re ge­liş­me­le­ri de­ğer­len­dir­di.

Son gün­ler­de­ki ge­liş­me­le­r hakkında da "Şimdi yine ope­ras­yon ha­zır­lı­ğı için­de­ler. 10 Ekim’de so­rum­lu­lu­ğu­muz neyse bugün de gö­rev­le­ri­miz aynı. Bom­ba­lı sal­dı­rı­lar devam eder­ken ku­tup­laş­ma­lar ar­tı­yor. Çünkü hü­kü­met kendi si­ya­si çı­ka­rı­nı bu pat­la­ma­la­ra bağ­lı­yor. İkti­dar­da­ki­ler bugün ken­di­le­ri­ni gü­ven­ce al­tı­na ala­bil­mek için Tür­ki­ye’de yine iç ça­tış­ma­la­rı ve ku­tup­laş­ma­la­rı ka­nat­mak­tan geri dur­ma­ya­cak." de­ğer­len­dir­me­si yapan Gür­kan "Bugün ‘15 Tem­muz’lara ye­ni­den hazır mıyız, kefen giy­me­ye hazır mıyız?’ diye so­rul­du­ğu­nu söy­le­di ve Bu so­ru­la­ra barış, öz­gür­lük, de­mok­ra­si ve in­san­ca yaşam için mü­ca­de­le ede­rek cevap ve­re­cek­le­ri­ni, ik­ti­da­rın bas­kı­cı ve kan­dan bes­le­nen po­li­ti­ka­la­rı­na, tek adam re­ji­mi­ne ve fa­şiz­me karşı, ina­dı­na de­mok­ra­si, barış, öz­gür­lük di­ye­rek ka­zan­ma­ya ça­lı­şa­cak­la­rı açık­la­ma­sı­nın ar­dın­dan eme­ğin hak ve öz­gür­lük­le­ri­nin ka­za­nıl­dı­ğı bir mü­ca­de­le ze­mi­nin­de iler­le­ye­ce­ğiz ve bu mü­ca­de­le­le­ri­mi­zi or­tak­laş­tı­ra­ca­ğız" dedi.

10 Ekim Barış mi­tin­gi dü­zen­le­yi­ci­si olan DİSK'in Genel Baş­kan Yar­dım­cı­sı Cemal Poy­raz “10 Ekim’de DİSK, KESK, TMMOB, TTB ola­rak çağ­rı­cı­sı ol­du­ğu­muz ey­le­min şiarı ‘Biz bu ül­ke­de in­san­ca ya­şa­mak is­ti­yo­ruz' idi biz­ler eme­ğin sö­mü­rül­me­si­ne karşı, emek­çi­nin ve iş­çi­nin hakkı için barış ta­le­bi için nice ar­ka­da­şı­mı­zı kay­bet­tik ama yıl­ma­ya­ca­ğız, mü­ca­de­le­miz sü­recek” di­ye­rek söz­le­ri­ni ta­mam­la­dı

Tür­ki­ye Mimar Mü­hen­dis­ler Odası (TMMOB) adına ko­nu­şan Meh­met Sa­rı­ca da “Daha fazla barış daha fazla öz­gür­lük de­me­ye devam ede­ce­ğiz. Kork­ma­ya­ca­ğız ve asla vaz­geç­me­ye­ce­ğiz. 102 in­sa­nı­mı­zı kat­le­den so­rum­lu­lar bir an önce bu­lun­ma­lı ve yar­gı­lan­ma­lı" gö­rü­şü­nü pay­laş­tı.

KESK'e bağlı Eği­tim Sen Ör­güt­len­me Sek­re­te­ri İsmail Sağ­dıç söz­le­ri­ne bu par­kın açı­lı­şın­da emeği ge­çen­le­re te­şek­kür ede­rek baş­la­dı. "O gün kat­le­den­ler bugün emek­çi­ler biat etsin diye ihraç edi­yor­lar. O gün kat­le­di­len­le­rin çığ­lı­ğı olan barış aka­de­mis­yen­le­ri biat et­me­di, öğ­ret­men­le­ri, aka­de­mis­yen­le­ri ihraç et­ti­ler ama biat et­me­di­ler. Ya­şa­mak ve ya­şat­mak is­ti­yo­ruz de­me­nin kar­şı­lı­ğı bu oldu" dedi ve 17 Eylül’de Kar­tal Mey­da­nı’nda laik, de­mok­ra­tik, bi­lim­sel eği­tim mi­tin­gin tüm ka­tı­lım­cı­la­rı davet ede­rek” sözlerini ta­mam­la­dı.

Ko­nuş­mak için kür­sü­ye gelen Didim Be­le­di­ye Baş­ka­nı Deniz Ata­bay, “Gönül is­ter­di ki bir arada be­ra­ber olmak bu eser­le ol­ma­sın. Ama ma­ale­sef ül­ke­miz­de­ki bu ka­yıp­lar bizi bu şe­kil­de bir araya ge­tir­me­ye zor­lu­yor" dedi ve Elif Kan­lı­oğ­lu'nun Ba­ba­sı Ümit Kan­lı­oğ­lu ve an­ne­si Öznur Kan­lı­oğ­lu'na hi­ta­ben "Biz­ler he­pi­miz sizin ev­lat­la­rı­nı­zız, yal­nız de­ğil­si­niz." dedi.

Baş­kan Ata­bay "Genç­le­ri­miz mü­ca­de­le ve ko­ru­ma ru­hu­nu kay­bet­me­sin . 80’den sonra üni­ver­si­te ve lise genç­le­ri­miz mü­ca­de­le alan­lar­dan ay­rıl­dı, di­le­ğim genç­le­rin bu alan­lar­da ol­ma­sı ve genç­le­ri­mi­zin mü­ca­de­le ru­hu­nu ye­ni­den ka­zan­ma­sı­dır" “so­kak­la­rı ve park­la­rı şe­hit­lik­le­re dön­me­me­si­ni, anma tab­lo­la­rı­na dö­nül­me­sin" sözlerini ta­mam­la­dı.

CHP Bey­lik­dü­zü İlçe Baş­ka­nı ve Elif Kan­lı­oğ­lu’nun ku­ze­ni Avu­kat Turan Taş­kın Özer ise “Ku­ze­ni­nin mü­ca­de­le­si­ne saygı duy­du­ğu­nu” söy­le­di.

Ko­nuş­ma­la­rın ar­dın­dan Barış Bel­ge­sel­le­ri Ko­lek­ti­fi adına Elif Er­ge­zen ve Elif Kan­lı­oğ­lu’nun abisi Emre Kan­lı­oğ­lu’nun ha­zır­la­dı­ğı ‘ELİF’ bel­ge­se­li gös­te­ril­di.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 04 Eylül 2017 09:01

KAYMAKAM YÖNDEN BUGÜN VEDA EDİYOR

KAYMAKAM YÖNDEN BUGÜN VEDA EDİYOR

Kaymakam İskender Yönden Didim Protokolü ile bayramın ikinci günü Meandros Restoranda verdiği bayramlaşma töreninde,  bayram tatilinin 10 güne çıkması ve bu arada Didim'de yapılan  DAHOT'un organize ettiği Uluslararası Halk Dansları festivali, 22 düzenlenen 1 Eylül Barış Festivali kapsamında yapılan Volkan Konak konserinde yurttaşların yana yana durmasından duyduğu memnuniyeti belirti ve ziyaret edemediği dostlarıyla 5 Eylül günü Kent Meydanında görüşmek ve veda etmek istediğini belirterek Didim'de görev yaptığı sürece tüm kurum ve kuruluşlardan destek gördüğünü belirterek herkese teşekkür etti ve Didimlileri Bursa Kestel'e davet etti.

Ağustos  Kararnamesi ile Bursa Kestel Kaymakamlığına atanan Kaymakam İskender Yönden bugün saat 20.30'da Didim Cumhuriyet Meydanında tüm Didimlilerle vedalaşarak ilçeden ayrılacak.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

METİN LÜTFİ BAYDAR’DAN, CHP VE GENEL BAŞKANINA HAKARET İÇEREN PAYLAŞIMA TEPKİ


CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar , Aydın’ın Nazilli İlçesi’nde görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni İbrahim Öztürk’ün, CHP ve Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ağır hakaret içeren söylemlerini sosyal medyada paylaşmasına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı.


Yazılı soru önergesi ile konuyu TBMM Gündemine taşıyacağını ve takipçisi de olacağını belirten CHP’li Baydar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


Nazilli’de görev yapan ve  Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olan bir kişi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Cumhuriyet Halk Partisine ve Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ağır hakaret içeren cümleleri, kendi sosyal medya hesabından paylaşmıştır.


Öğretmenlik gibi kutsal bir mesleği yaptığı paylaşımla karalayan, lekeleyen bu kişinin öğretmenlik sertifikası, derhal elinden alınmalıdır. Böylesine tarihini bilmeyen, ağzı bozuk, saygı ve sevgiden yoksun, ne dediğini bilmeyen birine masum öğrencilerimizin emanet edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Bu kişinin bırakın öğretmenlik yapmasını, akıl sağlığının yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekir.


Bu yaşanan vahim olayın perde arkasına da bakmak gerekir. Başta AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın  ve diğer Hükümet yetkililerinin iktidarlarını devam ettirme uğruna CHP ve Genel Başkanımıza karşı olan kindar , ötekileştirici, gerçek dışı söylemlerinin sözüm ona öğretmen olan bu kişinin yapmış olduğu paylaşımda etkisi olduğunu düşünüyorum. Aklından şüphe duyulacak olan bu öğretmen, “CHP ve Genel Başkanına ne kadar ağır hakarette bulunursam görevimde o kadar yükselirim” anlayışına kapılmış da olabilir. Mesele bu öğretmenin, bu anlayışa nasıl sevk olunduğudur.


Yapılan bu hakaret dolu paylaşıma ve paylaşımda etkisi olduğunu düşündüğüm kindar anlayışa “ yazıklar olsun” diyorum…


Yayınlandığı yer Didim

BÜYÜK ZAFER’İN COŞKUSU AKBÜK’DE

TÜM GECEYİ AYDINLATTI

Akbük Kültür ve Çevre Derneği ve Cumhuriyet Kadınları Derneği Akbük şubesinin birlikte oluşturduğu etkinlik proğramı ile 30 Ağustos Zafer bayramı Akbük’de yoğun bir katılım ve coşku ile kutlandı.

Öncelikle küçük çocuklara Akbük tören alanında Türk bayrağı ve kırmızı-beyaz renkli balonların dağıtılması neşeyi yukarı doğru çeken etkinliklerden birisiydi.

Etkinlik Akbük’de yaşayan İngilizler ve çocukları tarafından da ilgiyle izlendi ve coşkulu bir biçimde alkışlandı.

Büyük Zafer’in coşkusu yine yoğun bir katılımla AKÇED Karavan Kafe’de sürdürüldü. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları için saygı duruşu ile başlayan etkinlik, hepbir ağızdan söylenen İstiklal Marşı sonrasında devam etti.

Daha sonra Atatürk’ün sevdiği türküler ve marşlar büyük bir coşku ve katılım ile birlikte söylendi. Ayrıca sürpriz konuk olarak Türk halk müziği sanatçımız Filiz Kılıç’ın seslendirmiş olduğu türküler ve göstermiş olduğu başarılı performans büyük beğeni topladı.

Görüşlerini aldığımız AKÇED başkanı Ferda kılıç ve Cumhuriyet Kadınları derneği Akbük Şubesi başkanı Ayşıl Haksal Bugün özgür birer Türk vatandaşı olarak yaşadığımız bu toprakları, basta TBMM orduları Başkomutan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı kahramanlarına ve Anadolu halkına borçluyuz.

Bu vatanın ve özgürlüğün kolay kazanılmadığı hiçbir zaman akıllardan çıkmamalı ve gelecek kuşaklara mutlaka öğretilmeli, özellikle sanayi kuruluşlarının, şirketlerin, bankaların, sigorta şirketlerinin, madenlerin, toprakların ve bunun gibi değerlerimizin yabancılara (emperyalist ülkelere) satışının arttığı son yıllarda, yurdumuzun ne zorluklarla, özverilerle ve atalarımızın canları pahasına düşman işgalinden kurtulduğunu, sahip olduğumuz özgürlüğün, egemenliğin bağımsızlığımızın,  nasıl kazanıldığı ve bunu nelere borçlu olduğumuzu unutmamalı ve unutturmamalıyız.

Vatanımızın kurtuluşunu hatırlamamız iyi anlamamız ve vatanımıza, bağımsızlığımıza  ve onurumuza sahip çıkmamız gerekmektedir.

Başta Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Vatanımızın bağımsızlığı ve onuru için gözlerini kırpmadan ölüme giden Kurtuluş Savaşı Kahramanlarımızı minnetle anıyoruz ve aziz anıları önünde saygıyla eğiliyoruz açıklamasında bulundular.

Aynı coşku ile geç saatlere kadar süren etkinlik gecenin sunuculuğunu ve proğram akışını sağlayan İsmet Kemal Bübül’ün yönetiminde devam etti.

 

Yayınlandığı yer Didim
Sayfa 14 / 14