23 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Ergun Korkmaz

Ergun Korkmaz

Ergun Korkmaz

Web sitesi adresi:

Perşembe, 10 Aralık 2015 15:31

Didimin Hali İçler acısı

Didimin Hali İçler acısı

Yazılarıma ara verdiğim için dostlar şikayetçi. Memnun olanlarda  az değil tabi.

10 yıl it kopukla uğraştıktan sonra,  bırakında biraz kafa dinleyelim.

Bundan sonra zaman buldukça, yanlış gördükçe yazacağım. Doğruları yazmayacakmısın derseniz?

Oturduğu makama insanlar niye getirilir? Doğru dürüst hizmet yapsın diye.

Yapılan yanlışları görüp yazamayanlar. Menfaatleri için yapılan yanlışlıkları görmemezlikten gelen yağdanlık çok. Bir bakıyorsun orda, bir bakıyorsun bura da. Gazeteciği ayrı,  siyasetciyi ayrı takip etmek zor.

Bir kişi oturduğu makamda  doğru işler yapıyor diye, abartmaya gerek yok.

Doğru iş yapmak marifetmiş, büyük bir meziyetmiş gibi gören ve bunu abartarak yazan gazeteci çok.

Marifet yanlış yapılanları eleştirerek doğruları göstermekte.

Yanlış yapan siyasetçiyi ve senelerce şahsi menfaatleri doğrultusunda siyasetciye yağdanlık görevi yapanları gördünüz. Siyasetçi koltuğunu kaybetti. Ona bağlı olan gazeteciler de gazetesini kapattı. Niye? Siyasetçinin işi bitince gazetecinin de işi de bitti.

Biz gazete olarak kimseye bağlı değiliz.

Gazete olarak aslında fazla bir şey de yaptığımız da yok. Biz yalnızca, Didim de yanlışı gören ve yazan olmadığı için, boşluğu doldurmaya çalışıyoruz.

Gazetecilik muhalefet demektir. Gazetecilik yaparken bir çok engellere takılırsınız. Devlet engeline takılırsınız. Toplum engeli takılırsınız. Arkadaş ve dostlarınızın engeline takılırsınız. Toplumun ön yargılarına ve görüşlerine karşı haber yapmak kolay değil. Hele hele karşında  senelerce seviyesiz, düzeysiz siyasetciler de varsa,  bunlara karşı hak savunuculuğu yaparak, engelleri aşmak zordur. Bu zorlukları gazete olarak biz çok çektik.

Biz toplumun çıkarlarına göre haber yapmaya çalışıyoruz. Siyasetçinin yada bürokratın keyfine göre değil.

Konu ile ilgili elimizde sağlam bir belge ve kanıt varsa, haber yapar hesabını sorarız. O makamda gerektiği gibi uslubu ile cevap verir. (Bazı ş.. zlerin yaptığı gibi, cam çerçeve kırarak değil)

Gelelim güncel konulara :

 

2013 yılında, Selanik’ten çıkan 2. kahraman (Yoranlı Mümin KAMACI) Yenimahalle kavşağına koyduğu Atatürk maketi kaldırıldı.

2013 yılından beri eleştiri alan bu maketi. Yoranlı Mümin KAMACI ve yalakaları heykel diyordu. Didim’in büyük ayıbıydı. Bu kişilerin çok daha büyük ayıpları olduğu için. Bu ayıp bugüne kadar Didimliler pek dikkate almadı. Ama dışarıdan gelenlerin hemen dikkatini çekiyordu. Neyse ki Deniz ATABAY,   bu ayıbını ortadan kaldırdı. Ve yerine daha görkemli bir heykel dikilerek telafi edecek.

Yoranlı Mümin KAMACI ve grubun yaptığı ilk saygısızlık değildi biliyorsunuz. Bundan öncede “Selanik’ten çıkan ikinci kahraman, Mümin KAMACI” diye afiş açmışlardı.

Deniz ATABAY göreve geldiği günden beri. Yoranlı Mümin KAMACI’nın yaptığı, Kent Meydanındaki Atatürk heykelini ve meydanın zemnini tamir et et bitiremedi, hala daha eksiklikleri çok.

Yoranlı Mümin KAMACI’nın döneminde yaptığı her şey kalitesiz ve fiyaskodur. Yalı caddesi dahil.

Yoranlı KAMACI’ya yandaş ve yoldaşları “DİDİM’İN İLAÇI MÜMİN KAMACI” diye bir yerlerini yırtarcasına bağırıyorlardı. Didimli seçmen bu ilaçın şurup değil, Fitil olduğunu sonradan anladı ve bu ilaçı tedavülden kaldırıp bir kenara attığı. Ama ne hikmetse Didim’de bazı hastalar, bu işe yaramaz ilaçtan medet umuyorlar.

Eee kolay değil tabi, yıllarca kullanınca alışkanlık yapıyor demek.

 

“KANUNSUZLUK YAPANIN YANINA KÂR KALMAYACAK” ve “KAÇAK BİNAYA GÖZ YUMULMADI, YIKIM BAŞLADI” Haberimizi okumuşsunuzdur.

Bu haber de.

“ENCÜMEN ÜYESİ USULSÜZLÜĞE GÖZ MÜ YUMDU?” diye soru sorduk ama, bu güne kadar muhatabından tık ses çıkarmadı.

Haberimizde, Yıkım esnasında Polis Amirinin Firma yetkilisine “Neden bu zamana kadar beklediniz? tebligat yapılmış, mühürleme yapılmış; neden bu güne kadar yıkmadınız?” sorusuna ilginç iddialarda bulunan Firma sahiplerinde Hüseyin Şimşek ise şunları söylemişti; “Biz konuyu Belediyeye ilettik. Mühürleme yapıldı; doğrudur. Encümen üyesi olan Hasan Yavuz bey’e durumu da anlattık. O da bize ‘ yap bir şey olmaz en fazla binayla ilgili encümende ceza keseriz;’ olur biter” diye sözler söyledi. Biz de bekledik.” diye cevap vermişti.

Bu konu ile ilgili Belediye Meclis ve Encümen üyesi çok YAVUZ bey. 6 kasım gününden beri bir hakkında yapılan bu iddia ile ilgili suskunluğunu sürdürüyor.

Bu Belediye Meclis üyesinin yaptığı, Vatandaşı yolsuzluğa ve usulsüzlüğe teşvik etmek anlamına geliyor mu? Gelmiyor mu?

Olay anında bende oradaydım, benim önümde olay gerçekleşti. Binayı yapan kişi “Hasan YAVUZ, Ben meclis ve encümen üyesi değilmiyim, az bir şey yazarız, sen devam et”  dedi.

Şimdi bu çok YAVUZ meclis üyesine şöyle bir şey sorsak “BELEDİYENİN YIKIM KARARI VERDİĞİ YERE, SEN BELEDİYE MECLİS ÜYESİ OLARAK NİYE DESTEK VERİYORSUN?

“BU KİŞİLERE DESTEK İÇİN BİR ÇIKAR SAĞLADIN MI? SAĞLAMADIN MI?

“YIKIM KARARINDA, İMZAN VAR MI? YOK MU?”

 

Yıkım kararına encümen üyesi olarak imza atmışsan ve akabinde usulsüzlük yapan kişiye “bir şey olmaz” dediysen?  Sana YAVUZ ismini koyan büyüklerinin elinden öperim.

“BUGÜN PARTİYİ SATANLAR, YARIN BAŞKA ŞEYLERİDE SATABİLİRLER.”

Mümin Kamacı ve sevenleri CHP’ye üye olmak için atmadıkları takla kalmadı. Nede olsa geçen yerel seçimin, taklacı güvercinleriydiler. Eee alışkanlıklardan kurtulmak kolay olmuyor.

Geçen yerel seçimlerde CHP’den aday gösterilmeyen Selanik’ten çıkan ikinci kahraman Mümin KAMACI ve sevenleri, DSP bayrağı altında seçime girdiler. Didim’de az daha CHP’ye seçim kaybettirerek muratların eriyorlardı.

Seçim sürecinde AK Parti, MHP ve HDP ile değil sadece ve sadece CHP ile uğraştılar.

Özlem Çerçioğlu Didim’e geldiğinde, Mümin Kamacı ve sevenleri DSP seçim bürosunun önünden geçerken el, kol hareketleriyle hakaret ve küfür ettiklerini bilmeyeniniz yoktur herhalde.

Mümin KAMACI, Seçimde taklacı güvercinlerin karşısında propaganda yaparken, CHP genel merkezinin aldığı kararı kastederek.

“Kapalı kapılar ardından aday değişikliği yapanlar”

“Biz arkadaşlarımızla ekibimizle bu talimata nasıl cevap vereceğimizi biliyorsunuz”

“Bunlar parti logosu ile iş bitiyor sanıyorlar ama iş böyle olmaz. siz talimatlamı oy vereceksiniz”

“Ankara oradaysa sandık burada”

“Kamacı bir marka, biz onun arkasındayız, Kamacı’nın marka oluşu bazılarını rahatsız etti, biz bu oyunu bozacağız” diye her gün bas bas bağıran sizler değilmiydiniz?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Didim’in Selanik’ten çıkan ikinci kahraman Mümin KAMACI  için ne demişti.

“Partiden şu veya bu şekilde istifa edip ayrılanlara, doğrusu içime sindiremiyorum. Partililik koltuğa bağlılık değildir. Partililik partinin ilkeleri çerçevesinde ülkeye bağlılıktır. Ülkenin bu kadar sorunu varken, ben hala koltuğumda oturacağım, beni belediye başkan adayı  göster-mezseniz, ben istifa edip başka bir partiden gidip aday olacam derlerse,  bunlara pirim vermeyin. BUGÜN PARTİYİ SATANLAR, YARIN BAŞKA ŞEYLERİDE SATABİLİRLER.” demişti.

Didim’in Selanik’ten çıkan ikinci kahramanı Mümin KAMACI’nın KILIÇDAROĞLU’na cevabı neydi?

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdar-oğlu’nun 1999 seçimlerinde DSP’den milletvekili olmak için aday adayı olduğunu, Kılıçdaroğlu neleri satarak bu günlere geldiğini” ve “Kılıçdaroğlu neleri satabileceklerini söylese de bilsek” demişti.

Kamacı ve sevenleri. Aydın CHP binasını basıp, camlarını kırıp, asılı afişleri söküp binadan atmadılar mı?

Yerel seçimden bir gün evvel KILIÇDAROĞLU Didim’e geldi. KILIÇDAROĞLU gelmeden bir gün evvel miting düzenleyen Kamacı, mitingdeki konuşmasında (alaycı bir tavır ile) “Bir partinin gelen başkanı gelecekmiş” diğerek CHP ve Kılıçdaroğlu’nu dalga geçmedi mi?

Konuşmasının devamında “Kılıçdaroğlu değil, Obama gelse ne yazar” diye bas bas bağırdığınız günleri ne çabukta unuttunuz.

Tükürüğünüz daha yerde kurumadan. Kamacı ve sevenleri DSP’yi satıp, yeniden üye olmak için CHP’nin kapısın da nöbet tutuyorlar.

İlçe Başkanının Gökmen KARATAŞ açıklamasında “Bugün ilçe seçim büromuzda Milletvekilimizin ziyareti sırasında, bazı eski yöneticilerin seçim çalışmalarımızla alakası olmayan bir şekilde emrivaki yaratarak yaptıkları üye olma talebinin Başkanımız ve yönetimimiz tarafından kabul edilmesi gibi bir durum ke-sinlikle doğru değildir. Nezaketimiz ve misafirimize karşı saygımız gereği gerekli açıklama şahıslara Başkanımız tarafından uygun bir dille yapılmıştır. İlçe başkanlığımızın gündeminde sadece 1 KASIM çalışmaları vardır. Çalışmalarımızı sabote edecek emrivaki yöntemlere izin verilmeyecektir. Genel Başkanımızın Didim mitingiyle oluşan olumlu havayı bozmak isteyenlere Cumhuriyet Halk Partililer izin vermeyecektir. Saygılarımızla kamuoyuna duyrulur” diye açıklama yapıyor.

İhlas Haber Ajansına göre, KAMACI çoktan CHP'ye kaydını yaptırmış.

İhlas Haber ajansı Didim’de ne yapmaya çalışıyor? Neden konunun esas muhatabı ile görüşülmeden, tek taraftan bilgi alarak haber yapıp servis yapıyor?

Haber yaparken hata olur, olmaz değil ama, bu hata üç kere peş peşe aynı parti için yapılırsa. buna hata denmez, kasıt var denir.

İhlas Haber Ajansı Didim’de neye kime hizmet ediyor?

Bunun cevabını Aydın’dan İbrahim Kılınç arkadaşımız mı verir. Didim sorumlusu Veysel Karahan mi verir bilemem.

Kılıçdaroğlu, “BUGÜN PARTİYİ SATANLAR, YARIN BAŞKA ŞEYLERİDE SATABİLİRLER.” derken. Mümin KAMACI’nın bu gün yapacaklarını önceden görmüş.

Kılıçdaroğlu’nun çok önceden gördüğünü.  Ne yazık ki, Aydın Milletvekillerimiz bu gün göremiyorlar. Aslında görmek işlerine gelmiyor demek daha doğru olur. CHP seçmeni aptal değil, bu yapılanları unutmaz, bir daha ki ön seçimde hesabını soracaktır.

Sayın Mümin KAMACI. “Bunlar parti logosu ile iş bitiyor sanıyorlar” diyordun. “Ankara oradaysa sandık buradaydı” diyordun ne oldu.

Sandığa gömülünce, CHP’siz, boş olduğunuzu, hiç olduğunuzu, sen ve sevenlerin yeni mi anladınız?

CHP Genel Merkezi, KILÇDAROĞLU’nun “Partiden şu veya bu şekilde istifa edip ayrılanlara, doğrusu içime sindiremiyorum. Partililik koltuğa bağlılık değildir. Partililik partinin ilkeleri çerçevesinde ülkeye bağlılıktır. Ülkenin bu kadar sorunu varken, ben hala koltuğumda oturacağım, beni belediye başkan adayı  göstermezseniz, ben istifa edip başka bir partiden gidip aday olacam derlerse,  bunlara pirim vermeyin. BUGÜN PARTİYİ SATANLAR, YARIN BAŞKA ŞEYLERİDE SATABİLİRLER.” sözünü hiçe sayıp KAMACI’nın üyeliğini kabul eder mi göreceğiz.

 

 

Cuma, 23 Ekim 2015 09:05

GAZETECİLİĞE YAKIŞMIYOR...

GAZETECİLİĞE YAKIŞMIYOR...

 

Eline fotoğraf makinası alınca, Biri de adam yokluğuna ajans muhabirliği verince, kendini gazeteci mi sandın?

Senin İHA muhabirliğini gazete olarak biz yıllarca yaptık, senin yaptığın muhabirliği biz bırakınca adam yokluğuna sana verdiler, Sayın Veysel kardeş.

Didim’e daha dün geldin, lakayit ve yakışıksız hareketlerinle ne yapmaya çalıştığını kimse anlamış değil.

Gazeteci olunca, görmediğin, bilmediği olay hakkında, fikir yürütüp haber yapma hakkının olduğunu mu sanıyorsun?

Yaptığın gazetecilikten niye herkes şikayetçi?

Her şeyi kafana göre yazıp toplumu yanlış yönlerdirme hakkını sana kim verdi?  İhlas Haber Ajansı’mı

Yanlış ve yalan haber yapınca, karşındakinin susacağını mı sanıyorsun?

Milleti salak, kendini uyanık mı sanıyorsun?

Face book’da

“Didim İlçe Emniyet Müdürü, CHP meclis üyesinin bana karşı yaptığı eylemden dolayı yazdım 1 haberden tüm CHP'li Belediye ve İlçe yönetimi bana düşman oldu.”

“Didim'deki bazı kaypak gazetecilere güvenip 1 haber yaptım”

“Didim uysal gazetecilere alışmış”

“Ben ikinci olayla Didim'de bile değildim kendileri arayıp ilettiler bana haberi. Böyle yavşaklık olmaz, ben görmedim! “

“CHP'li cemiyet başkanı beni hedef göstermiş, aklım almıyor yani ama ben araştırdım bunları sizler de görün. HALK için kamu görevi yapan gazeteciler ile BELEDİYE ve SİYASETÇİLER için gazetecilik yapanları birbirinden ayırın!”

“Gazeteciler Derneği ve Cemiyeti Başkanı'nın dikkatine;”

“Yıllardır ilçede tek bir eleştirel haber yazmaya;”

“Didim'de gazeteci geliyor dendiğinde ceket ilikleme dönemi gelecek.. “

“Bir daha mesleki bir konudan dolayı öldürülsem.”

Veysel kardeş yazdıklarına bakılınca,  Didim’e daha dün geldiğin, geçmişten de bi haber olduğun her halinden belli.

Didim ne gazeteciler gördü, sen kimsin de “Didim uysal gazetecilere alışmış” diyorsun.

Sen kimsinde iki günde buna karar verdin?

Senin bildiğin kadarını, benim unutmuşluğum var Veysel kardeş.

 

- “Didim'deki bazı kaypak gazetecilere güvenip 1 haber yaptım” diyorsun.

Ona buna inanarak değil, bizzat görüp, duyup, araştırıp haber yapılacağını sana öğretmediler mi?

 

“Ben ikinci olayla Didim'de bile değildim kendileri arayıp ilettiler bana haberi. Böyle yavşaklık olmaz, ben görmedim...! “” diyorsun.

Birincisi, İkinci olayda Didim’de olmadığını kendin söylüyorsun. Didim’de yoksan nasıl haber yaptın?

Didimli gazeteciler olarak bizler çok haber atlıyoruz. Senin sayende Didimli gazeteciler haber anında olmadığın halde nasıl haber yapılacağını öğrettin! İyi ki Didim’e geldin, senden bizim öğreneceğimiz çook şey var! Didim Gazeteciler Cemiyeti olarak en kısa zamanda “Olay yerinde olmadan nasıl Haber yapılır” konul bir toplantı düzenleyeceğim. Lütfedersen, söyleşi şeklinde bilgi ve birikimlerini bizlerle paylaşırsan, bizler cahil kalmayız. sana da minnetter oluruz!

İkincisi, Didim de, Bi yavşaklara, bir de kavşaklara dikkat edeceksin. Yoksa adamı böyle maymuna çeviriler.

Takıldığın kişilere bakıldığında sen daha çook kaypak  ve yavşak görürüsün.

 

- “Cemiyet başkanı beni hedef göstermiş” diyorsun.

Senin okuyup anlaman, gazeteciliğinden de beter Veysel.

Olayları nerenle okuyup, nerenle yorumluyorsun?

Benim yazdığım yazı istediğine okut. Bakalım kaç kişi seninle aynı fikirde olacak.

Benim yazdığım yazıda kimseyi hedef gösterecek bir cümle yok. Böyle bir hatayı ancak sen yaparsın. Ben senin gibi acemi değilim. Senin yaptığına, Öküz altında buzağı aramak derler. “Cemiyet başkanı beni hedef göstermiş” demekle aslında sen beni hedef gösteriyorsun.  “Didim'deki bazı kaypak gazeteciler” “Ben ikinci olayla Didim'de bile değildim kendileri arayıp ilettiler bana haberi. Böyle yavşaklık olmaz, “ diyerek yazdığın yazıya dikkat et.

Kasteddiğin  kişiler kaypak ve yavşak değilse, yargıda hesabını sorar.

 

Veysel bey bana “Yıllardır ilçede tek bir eleştirel haber yazmayan” demiş. Bunu da  Facebook da bazıları yorum yapıp beğenmiş. Yorum ve yazı yazanlara bakıyorum da. Veysel arkadaş Didim’e daha yeni geldi bilmiyor olabilirde. siz de mi bilmiyorsunuz Fes/bok’cular? Daha düne kadar senden başka muhalefet yapan gazeteci yok diyordunuz.

Ne oldu?

İki günde sattınız beni. Veysel’in dediği gibi sizlerde mi KAYPAKMISINIZ?

Ben 10 sene yapacağımı yaptım. Ben erdim muradıma, siz çıkın kerevetine.

 

Veysel bey, “Didim'de gazeteci geliyor dendiğinde ceket ilikleme dönemi gelecek.. “ demiş.

Veysel bey, senin gibi düşünen bir daha yeni gazetesini kapattı.

Bir partinin verdiği kahvaltılı toplantıya gelip. Bir saat kahvaltını yapmasını biliyorsun. Çay gelmedi diye tavır koymayı biliyorsun. Toplantı sonuna kadar beklemeyip çekip gidiyorsun. Haber yapmaya değil, Kahvaltı yapmaya gelmişsin, diğer gazeteciler gibi.

Kahvaltı da basına ayrılan masada oturacak yer yoktu. Toplantı sonunda, Haber yapacak sadece Mavi Didim Gazetesi kaldı. Didimli gazeteciler, Didim’deki sivil toplum kuruluşlarına ve topluma böyle saygısızlıklarına devam ederse. Daha çok saygı beklersiniz.

Sivil toplum kuruluşları ve toplum, sen ve senin gibi gazeteciler görünce. Dikkat edin, sivil toplum kuruluşları ve toplumun önde gelenleri, yukardan düğmen iliklemeyi yerine, aşağıdan düğme açmasınlar.

 

Gazeteciler Cemiyeti yönetim Kurulu üyeleri, Bahri Yaba ve Bülent Eser'in de yapılan bu açıklamadan bilgilerinin olmadığını  iddia etmiş Veysel KARAHAN.

Bülent Eser'i telefonla arayıp haber ettim. telefonla aradığımda Bahri’nin matbaasında olduğunu söyledi. Bahri’yi aramama gerek yok söylersin dedim ve yazıyı  e-mail yapacağım söyledim.

Buket Yetişsin’inde haberi var. Caner Kaynak’la matbaaya geldiğinde konuştuk.

Yaptığım açıklamanın içeriğinde asılsız bir şey yok. Asılsız bir şey yazmayacağımı da yönetim kurulu bilir zaten.

Konuyu fazla uzatmaya gerek yok Veysel bey. Didim’e gelip iki günde bizlere gazetecilik öğretmek senin haddine değil. Haddini bil. Yapacaksan gazetecilik yap da. Haber okuyalım.

Senden ricam, haberlerin doğru ve tarafsız olsun. Toplumu germe.

Çarşamba, 15 Temmuz 2015 17:33

TİCARET ODASINDA NELER OLUYOR?

TİCARET ODASINDA NELER OLUYOR?

Didim Ticaret Odası günlerdir gündemden düşmüyor.

Önce Mavişehir Pazar yerinde mescidin suyu kesildi diye yaptıkları asparagas açıklamasından sonra. Şimdi de “Ticaret Odası Üyelerinin İcra Takibi” konuları konuşuluyor.

Ticaret Odası üyelerinin birikmiş borçlarından dolayı, en çok borcu olanlardan başlamak üzere icra takipleri başlattı.

Birileri zamanında borcunu ödüyor, diğerleri ödemelerini geciktiriyor ise icra işlemleri yapılması normaldir.

Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ’a  ve yönetimine soruyorum.

İcralık olan bazı üyelere ayrımcılık yapıldığı söylentileri var.  doğru mu?

İcralık olan Ticaret Odası üyesi için. (Sözlü olarak) Ticaret Odası Avukatı İbrahim ÖNAL’dan. “HACİZ YAPILMAMASINI” İstedi mi?

“HACİZ YAPILMAMASINI” İstediği Ticaret Odası üyesine, Şaban Üstündağ’ın şahsi borcu var mı?

Ticaret Odası üyelerinin bazılarının hesaplarına bloke koyarken, bazılarının Haciz yapılmamasını, yani geri çekme ve ayrım yapma hakkını Şaban ÜSTÜNDAĞ nereden buluyor?

Ticaret Odası Avukatı İbrahim ÖNAL. Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ’dan. Bir kısım üyelere konulan hacizin kaldırılması için “Sözlü olmaz, bana yazılı evrak gönder” diyerek. Yazılı evrak istediği doğru mu?

Avukat İbrahin ÖNAL, Ticaret Odası avukatlığından  azledilmiş.

Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ’ın Sözlü talimatlarını yerine getirmediği için mi, Avukat İbrahin ÖNAL azledildi? Yoksa başka sebepler mi var?

Didim Ticaret Odası’nın bir kurum olduğunu, Ticaret Odası Başkanı ve Yönetimini ne zaman anlayacak da, şahsi, keyfi ve siyasi uygulamalara son verecek?

O makamlar babanızdan size miras mı kaldı beyler.

Yoranlı Mümin KAMACI, Ticaret Odası yönetimine danışmanlık mı yapıyor?

Bu da nereden çıktı demeyin. Ticaret Odasının yaptıklarını görünce. Aklıma Yoranlı Mümin KAMACI’nın belediye başkanlığı yaptığı zamanlar geldi de.

 

 

Bir de, Didim Ticaret Odası Başkanı hakkında Facebook’a düşen bazı iddialar var.

“Didim Ticaret Odası başkanı Şaban Üstündağ’dan devlette ve esnafa atılan büyük... KAZIK..” Diye devam ediyor.

İddiaların özeti, Şaban Üstündağ, Emlakçı aracılığı ile bir yere talip oluyor. Sonradan Şaban Üstündağ, Emlakçıyı devreden çıkarıp,  610.000 Tl.’ye yeri sahibinden alıyor.

Emlakcıyı devreden çıkarıp emlakcıya vereceği yüzdeliği vermediği gibi,  610.000 TL.ye aldığı yerin değerini çok düşük göstererek de usulsüzlük yaptığını iddida ediyorlar.

İdda edenler : UĞUR EMLAK, KAPTAN EMLAK, ERKAN EMLAK  ve UFUK HARİTA

Ticaret Odası Başkanı Şaban ÜSTÜNDAĞ. Başkanlığını yaptığın kurumun üyesi olan emlakcıların iddia ettiği bu olay doğru mu? Değil mi?

Bu olaylardan Didim de herkesin haberi varken. Ticaret Odası Yönetimindekilerin haberi var mı bilinmez.

Ticaret Odası Yönetiminin haberleri varda susuyorlarsa, yuh olsun hepsine.

Bu iddialar doğru ise, Ticaret Odasında Emlak Gurubunu temsil eden arkadaşlar. Emlak bürolarını mı temsil ediyorlar? Didim Ticaret Odasına seçilebilmek için oy aldığı  emlakçılarını mı temsil ediyorlar?

Bunların da ilerideki günlerde ne yapacağını bekleyip hep birlikte göreceğiz.

Ticaret Odası bu şekilde yönetildiği sürece, Ticaret odamızın maceraları bitmez, daha çok yazarız.

Bu iddialar ve söylentiler karşısında Şaban Üstündağ kendi  adına mı açıklama yapar, yoksa Ticaret Odası adına mı açıklama yapmayı uygun mu görür, göreceğiz.

 

Didim Ticaret Odasının,  Danışmanlık şirketi, Ticaret Odası üyelerinin %70’ine ulaşamıyormuş.

Didim dağ başı mı lan?

Her üyenin adresi belli, telefonu belli, firması belli. Didim, İstanbul mu?  sokakta kime sorsan herkes birbirini tanıyor. Üyelerin eksik ve yanlış bilgileri var ise Ticaret Odasının lakayidliğindendir.

Ticaret Odası Avukatı İcraya vermek için üyelerin %100’e ulaşıyor. Danışmanlık şirketi %70’ine ulaşamıyor.

Rezillik...

 

Danışmanlık şirketi, Didim Ticaret Odasında siyaset yapıldığı söylentisini tespit etmiş.

Didim de bunu bilmeyen mi var?

Bunu tespit etmek için danışmana ücret ödemeye ne hacet. Söyle bana, söyleyeyim sana.

 

Danışmanlık şirketi, Ticaret Odasının, belediye ile yapılan etkinliklerde sıkıntı yaşıyormuş, vs. vs.. Bu yüzden bina girişine “Buraya siyaset giremez” tabelası asılsın önerisinde bulunuyormuş.

Ticaret Odası  Yönetimi, binlerce lira para verdiği Danışmanlık şirketinin dediğini yapmaya karar versin “Buraya siyaset giremez” tabelasını Mavi Didim Gazete olarak ben yaptırıp kendim asacağım.

Ticaret Odası Yönetimi. Bu danışmanlık şirketini meclis toplantısında, Stand up  yapsın diye mi tuttunuz?

Danışmanlık şirketine verdiğini para ile CEM YILMAZ’ı getirseydiniz de, Ticaret Odası Kültür salonunda hepimiz gülseydik.

Danışmanlık şirketi, Ticaret Odası Başkanı ve Yönetimindeki üyelerin hangi partiye yakın olduklarını, hangi parti altında seçime girdiğini. Seçimlerinde Ticaret Odası başkanı olarak Ufuk DÖVER’in seçildiğini. Sonradan Ufuk DÖVER AK Partiden Belediye Başkan Adayı olunca. Koltuğunu Şaban Üstündağ’a  bıraktığın dan, Danışmanlık Şirketinin haberi yok ki, “Buraya siyaset giremez” tabelası asılmasını öneriyor.

Bu danışmanlık şirketinin Ticaret Odası hakkında bildiği kadarının, kat kat fazlasını benim unutmuşluğum var.

Ticaret Odasının tuttuğu danışmanlık şirketine, Danışman lazım.

Bu şirket yerine, Didim den herhangi birini kendinize danışman yapsanız, böyle bilgisiz, mantıksız danışmanlarla uğraşmazdınız beyler.

Nedir bu olaylar deneyin, bu mantıkta ve sistemde, Didim Ticaret odasından bu kadar beyler.

Şimdilik benden de bu kadar.

Bayramdan sonra görüşürüz

Iyi bayramlar..

 

 

 

 

Perşembe, 09 Temmuz 2015 17:07

“İT ÜRÜR, KERVAN YÜRÜR...”

“İT ÜRÜR,  KERVAN YÜRÜR...”

Ticaret Odası’nın asparagas açıklamalarını fırsat bilen, Gazete 2000’e gün doğmuş olacak ki. Gazetesine “TİCARET ODASI’INDAN MAVİ DİDİM GAZETESİNE YALANLAMA.. TEKZİP” başlığı altında yazı yazmış

Masa başında gazetecilik yaparsan, konuyu Ticaret Odası gibi anlayamazsın. Konuyu çıkarların doğrultusunda çarpıtır, zehrini akıtacak yer ararsın. Sonra da gazeteciğim diye ortalarda gezersin. Pardon oturduğun yerden gazetecilik yaptığını unutmuştum.

Masa başında, muhabir çalıştırmadan gazetecilik yapıyorsun.  Abonesi olduğun Ajans İHA’ya, Mavi Didim Gazetesi, haber göndermese, gazete2000’de Didim’le ilgili haber olmayacak.

Biz Gazete 2000 gibi, gitmediğimiz, görmediğimiz haberin altına, adımızı yazmıyoruz. Yani haber çalarak gazetecilik yapmıyoruz.

Didim’de nerede haber varsa biz oradayız. Gazeteci olsan, haber takip etsen, Ticaret Odasında ki eleştirdiğin haberde sende olurdun. Bilgi sahibi olmadan, fikir yürütmezdin.

Oturduğun yerden kalkıp haberi ve konuyu araştırsaydın. Mavişehir Esnaf temsilcilerinin, Ticaret Odası Meclis üyesi Ömer VELA’nın, Basın olarak bizim ve Didim Esnaf Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu’nun, toplantıda Mescidin suyu kesildiği konusu, konuşulup konuşulmadığını öğrenir kimin haklı olup olmadığı hakkında bir fikrin olurdu.

Asparagas bir iddiayı, gerçekmiş gibi görüp, Haber yapmak gazete2000’e çook yakışıyor.

Kulaktan dolma, dedikoduyla, taraflı açıklamalara bakarak, kendinin olmayan haberlerin altına ismini yazarak, haber ve yorum yapmak  Didim’de Gazete2000’e her zaman çok yakıştı. Devamını dilerim.

M. Kemal Gürsoy, ne yazarsa yazsın. Didim’li, Mavi Didim Gazetesinin nasıl gazetecilik yaptığını da biliyor. Gazete2000’in de nasıl gazetecilik yaptığını da biliyor.

Mavi Didim Gazetesi okuyun, bir gün sonra Gazete2000’de  okuyun.

Gazetemizdeki haberi  kaçıranlara, Gazete2000’i tavsiye ediyoruz, “Biz dün yayınladık, bu gün Gazete2000’de bulabilirsiniz” diyoruz.

Gazete2000 haberi değil, Mavi Didim gazetesini takip ediyor.

Abartma Ergun diyen varsa gelin size onlarca örnek göstereyim.

Mavişehir Esnaf temsilcilerin yazdığı yazı bize de geldi. Açıklamada Mavi Didim’in adı geçmiyor. Genel olarak Basına kınama ve tekzip yazmışlardı,  uyardım.  Bu haberi Ticaret Odası yaptı, basını suçlayamasınız dedim.

Sonradan yazdıkları geri çektiler. Diğer gazetelerde gördüğüm kadarı ile kınama ve tekzip bölümünü çıkarmışlar. Doğru da yapmışlar.

Ama ne hikmetse Gazete2000’in çok hoşuna gitmiş. “Mavi Didim Gazetesini yerden yere vuran bir açıklama ile Tekzip ettirdilerler.” Diye yazmış. YALAN.

Mavi Didim’in de Diğer gazetelerinde bu haberde hiç bir ilgisi olmadığından, gazete ismi vererek tekzip ben görmedim. Elinde belgen varsa yayınla. Boş boş yorum yapma M. Kemal Gürsoy..

Biz yanlış yapmadığımız için bize kimse TEKZİP yayınlatamaz, itirazı olan mahkemeye gider.

Böyle bir şey yok da. Merakımdan soruyorum. Farzet ki mavi Didim gazetesine TEKZİP edilmesini istediler. Sana g.ren, ç.kan ne?

Atalarımız ne demiş, İki kişi konuşurken üçüncüye ne yemek düşermiş?

Evimin üst katına yaptığım pergule için, sahte isimle Yoranlı KAMACI’nın belediyesine yapılan şikayet de, AK Parti üst düzey kişilerinde ismi geçmişti. Hatırladığım kadar ile M. Kemal GÜRSOY’un,  Yoranlı Kamacı’nın dibinden ayrılmadığı zamanlardı. O zamanlarda sahte isimle yapılan şikayeti  anlayamamış, yolda para bulmuş gibi sevindirik olmuş. Şikayette benim adım geçince kimyası değişmiş. gazetesinin ön sayfasından Flaş Flaş Flaş “Çok yakında açıklayacağım” gibi bir haber yazmıştı.  Sonra ne oldu fiyasko. Seneler geçti bekliyoruz.

10 gün evvel de, (30 Haziran günü) “DİDİM GS TARAFTARLAR DERNEĞİNDEN AKER’E MORAL ZİYARETİ” haberi, Mavi Didim Gazetesinde Ergun Korkmaz imzası ile yayınlandı.

Bu haber bir gün sonra, 1 Temmuz’da Gazete2000’de M. K. Gürsoy  adıyla yayınlandı.

Bu habere Didim Galatasay taraftarlar Derneği başkanı Hakan ARI ile birlikte ikimiz gittik. Resmi çeken benim. Haberi yapan benim.

Bu gazetecilikte haber çalmak değil mi?

Gazete2000’in gazetecilik etiği, terbiyesi ve karakteri ortada, çok daha fazla bir şey yazmaya gerek yok.

Atalarımız ne güzel söylemiş  “İT ÜRÜR, KERVAN YÜRÜR...”

Çarşamba, 08 Temmuz 2015 16:32

KAYIKÇI MUHABBETİNEÇEVİRDİNİZ BEYLER.

KAYIKÇI MUHABBETİNEÇEVİRDİNİZ BEYLER.

Bir haftadan beri gündemde olan, Mavişehir esnafı için Ticaret Odasında yapılan toplantı konuşuluyor. Yok sen dedim, yok o dedi muhabbeti, hala devam ediyor.

Ticaret Odası yaptığı yanlışı bir kabul etse, kayıkçı muhabbeti bitecek. Ticaret Odası hala boşa kürek çekmekte  inat ediyor.

Ticaret Odası gazetemize gönderdiği e-postayı yazının aynısını bir kere daha yazıyorum.

 

“MAVİŞEHİR ESNAFI SORUNLARINI ODA BAŞKANLARIYLA PAYLAŞTI

Mavişehir Pazarı Dernek Başkanı Ayhan Gülcenboy ve Yönetimden Şemsettin Arslan sezon başında yaşadıkları sıkıntıları Didim Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ ve Esnaf Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu'na ilettiler. Didim Ticaret Odasında gerçekleşen ziyarete Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mekin Subaşı ve Mec-lis Üyesi Ömer Vela'da katıldı.

Gülcenboy ve Arslan; sezona sıkıntılı bir başlangıç yaptıklarını, ve öngörülerinde bu yılın kötü geçeceğini gösterdiğini, İlçe gündemini meşgul eden Cumhuriyet Meydanındaki Ramazan Etkinliklerinin de işporta tezgahlarına dönerek esnafa zarar verdiğini ve bu kötü gidişe katkı yaptığını söylediler. Bununla beraber başka sıkıntıları olduğunu da ifade eden Dernek Yöneticileri bu sezon kiralarının çok yükseldiğini ve metrekare bedelleri belirlenirken adaletsizlikler olduğunu vurguladılar.

Pazaryerinde su problemi olduğunu, pazarcı esnafının kullandığı çeşmelerin suyunun kesildiğini, özellikle sebze meyve satan esnafların zorlandığını anlattılar. Mescitte dahi abdest alacak sularının olma-dığından bahsettiler. Çözüm için büyükşehir belediyesinin adres gösterildiğini ve sorunun halen devam ettiğini ifade ettiler.

Uygulanan otopark ücretlerinin de yüksek oldu-ğunu anlatan dernek yöneticileri gezmek amacı ile gelen-lerle beraber özellikle günlük alışverişini pazardan karşılayan kişilerin bu durumdan çok rahatsızlık duyduğunu, geçtiğimiz günlerde bir İngiliz'in mutfağına aldığı iki liralık bir gereç için 5 lira otopark ücreti ödemek durumunda kalınca isyan ettiğini anlattılar.

Dernek yöneticileri Gülcenboy ve Arslan ile Oda Başkanları Üstündağ ve Pektaşoğlu Cumhuriyet Meydanında yapılan kültürel etkinliklere karşı olmadıklarını, bunun ticari boyutunda Didim esnafının göz ardı edil-mesine karşı olduklarını vurgulayarak bu etkinliğin ilçe genelinde değişik noktalarda örneğin Altınkum, Akbük, Fevzipaşa, Mavişehir hatta Köylere kadar ulaşan gezici bir kültürel aktivite ile herkesin memnun olacağı bir ramazan geçirebilinirdi dediler.

Oda Başkanları Üstündağ ve Pektaşoğlu Bu gibi etkinliklerde meslek örgütlerinin de görüşü alınarak bu hataların önüne geçilebileceğini ve daha adaletli bir durumun ortaya çıkacağını ifade ettiler.

Esnafın biriken sorunlarından dolayı belediyenin kapısına dayanmaya kadar taleplerle kendilerine geldiğini söyleyen Oda Başkanları böyle bir duruma gelinmesini istemediklerini, böyle bir çözümü doğru bulmadıklarını, bu sorunların makul yollarla çözülmesini istediklerini söy-lediler.

Üstündağ ve Pektaşoğlu ''vazifeli olan kurumlar titiz davranmalı ilçe genelindeki esnafa neleri şart koşuyorlarsa, hangi şartlar altında işyeri çalıştırmaya müsaade ediyorlarsa cumhuriyet meydanındaki işporta tezgahı görünümündeki stantların da aynı gereklikler aranmalı'' dediler.

* * * * *

Didim Belediyesi de buna karşılık :

“TEKZİPTİR.” Başlığı altında konuyu yalanladı.

Öncelikle Belediye Pazaryeri Mescidindeki Suyu Bile Kesti  haberi tamamen asılsız ve mesnetsizdir. İlgili sözleri söyledikleri iddia edilen Ayhan Gülcenboy ve Şemsettin Arslan tarafımıza dilekçe vererek sunmuş, ken-dilerinin bu şekilde bir beyanatları olmadığı tarafımıza iletilmiştir. Yine hafta içerisinde Didim Kaymakamımız İskender Yönden'in söylediğinin iddia edildiği ve muhatap kurum Didim Ticaret Odası tarafından hazırlanan haber bülteni ile kurumumuzun hedef alındığı açıkça gözükmektedir. Mavişehir Pazar Yeri ile ilgili aksaklıklar yerinde incelenmiş ve esnafımızla görüşülmüştür. Haberde bahsi geçen otopark uygulamalarının kurumumuzla ilgisi olmadığı gibi, haberde bahsi geçen uygulamanın Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığı, söz konusu haberde Mavişehir Pazarcı Esnafı Derneği temsilcileri tarafından da Didim Ticaret Odası ve Didim Esnaf Ve Sanatkarlar Odası yetkililerine belirtilmiş fakat kurumun yaptığı haber neticesinde Didim Belediyesi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca habere söz konusu olan mescit ayrı bir ibadethane değil, belediyemiz girişimleri sonucunda, oradaki iş yerlerinden bir tanesinin düzenlenmesi sonucunda ibadethane haline getirilmiştir. Suyun kullanıldığı sebillerin mescit ile ilgisi olmayıp ortak kullanım noktalarında yer aldığı ve yapılan sayaç uygulaması nedeniyle Aydın ASKİ ekiplerince ilgili uygulama sonucunda gerekli işlem yapılmıştır. Tüm bun-ların aynı dönem içerisinde kurumumuzun da içerisinde yer aldığı haberlerde yapılması ve servis edilmesi son derece manidardır.

Yukarıda tek tek açıklandığı üzere muhatap kurumların ilgili birimi tarafından yayın kuruluşlarına servis edilen haber bülteni neticesinde gazetelerde yayımlanan haberlerin gerçekle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı gibi karalama, yalan ve iftira içeriklidir. Tekzip metninin kurumunuz vasıtası ile ilgili muhataplarına ulaştırılması ve yapılış biçimine uygun olarak aynı koşul ve şartlarda yayımlanmasını talep eder ve kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.” Diye bir açıklama yaptı.

* * * *

Didim Ticaret Odası’nın ‘da buna karşılık.

“KAMUOYUNA DUYURULUR

Mavişehir Pazaryeri Temsilcilerinin 26 Haziran 2015 tarihinde Odamıza gerçekleştirdiği, Oda Başkanımız Şaban Üstündağ ve Esnaf Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu'nun katıldığı ziyaretinin haberi basın yoluyla duyulduktan sonra Didim Belediyesi tarafından 3 temmuz 2015 tarihinde basın kuruluşlarına düzeltme metni gönderilmiştir.

Düzeltme metninde bu haberin bizim tarafımızdan servis edildiği vurgulanmaktadır. Bizim tarafımızdan ziyaret esnasında orada bulunan bir ajans muhabirine haber metni gönderildiği doğrudur. Fakat ajans haberinde yer alan haber başlığı bizim paylaştığımız metne ait değildir. Başlık ve içerikte ifade edilen Mescit çeşmelerinin suyunun bile kesildiği iddiası da bize ait değildir bizim metnimizde dernek yöneticilerinin ifade ettiği gibi ortak kullanılan çeşmelerini suyunun kesildiği ve konunun muha-tabının büyükşehir belediyesi olarak gösterildiği, sorunun çözüm beklediği yazmaktadır. Sadece bu değil haberimizin orijinal metninin bir çok yerinde değişiklikler yapıldığı ortadadır. Bizden çıkan haber ve üzerinde değişiklik yapılarak ajans tarafından paylaşılan metinler ekte yer almaktadır. Pazaryeri esnafı ziyarette pazaryerinin problemlerinden bahsetmiştir. Tabii ki bu ziyaretin haberinde de sıkıntılardan bahsedilmesi gayet olağandır. Fakat ajansın basın kuruluşları ile paylaştığı haberde esnafın çeşitli sorumluluk alanlarında dile getirdiği her problemin muhatabının ilçe belediyesiymiş gibi değişiklikler ve ilaveler yapıldığı ortadadır. Bu durumun iyi niyetle yapılmadığı aşikardır. Biz kendi yaptığımız tahrif edilmemiş metnin arkasındayız. Haberde yer alan konuşmalara ziyarete katılan kişiler de şahittir. Basın mensupları bizden gelen metinleri tabii ki yorumlama hakkına sahiptir fakat yorum kattıkları içeriklere sahip çıkmaları kendi imzalarının arkasında durmaları gerekmektedir. Değişiklik yaptıkları haberde sorumluluğu haber kaynağının üzerine yıkmaları etik değildir.

Pazaryeri esnafı temsilcileri gazetelere bir tekzip metni göndererek haberde dile getirilen şeyleri söylemediklerini beyan etmişlerdir.  Yukarıda belirttiğimiz gibi biz bizden çıkan orijinal metnin arkasındayız. Onlarda sonradan ilaveler yapılan metni çok beğenmiş olmalılar ki Ekte yer verdiğimiz ekran resminde görüldüğü üzere Dernek kendi sosyal medya hesabında bu haberi paylaşmış ama ne olduysa yaklaşık 6 saat sonra paylaştıkları haberin altına tekzip yazmışlardır. Bu durumu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Saygılarımızla,   Didim Ticaret Odası

* * * * *

Öncelikle, Ticaret Odası Açıklamasında “Haberde yer alan konuşmalara ziyarete katılan kişiler de ŞAHİTTİR.” Demiş.

Biz böyle bir konuşmaya ŞAHİT değiliz.

Pazaryeri esnafı temsilcileri yaptığı açıklamaya bakarsanız onlarda ŞAHİT olmadıklarını söylüyorlar.

Ticaret Odası Meclis Üyesi Ömer VELA’da sorduk, ŞAHİT değil.

Esnaf Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu’na da  sorduk. “Ortak kullanım suyunun kesik olduğu, Mes-cidin suyu kesildiği konusu konuşulmadığını”  ifade etti. Yani, Yaşar Pektaşoğlu’da ŞAHİT değil böyle bir konuya.

Eee, kim kaldı ŞAHİT.

Herkes SALAK, bi siz mi uyanıksınız?

Haberi yazan ve gönderen Ticaret Odası çalışını Alİ Kayabaşı, Haberin altına imza atan Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ.

Sen ben, bizim oğlan.

Toplantıya katılanları ŞAHİT diye yazarken,, toplantıya katılanlara, ŞAHİTmisiniz diye sordunuz mu?

Her şeyi Ticaret Odası bildiği için gerek duymamıştır bence.

Sizin yaptığınız, toplantıya katılanlara saygısızlıktır,

Bundan sonra Ticaret Odasında yapılan toplantıları baştan sona kayda almak gerekiyor.

Yazdığınız yalanın ispati yok. Hala yalanlarınıza taraftar arıyorsunuz.

Konun özeti aslında “Pazaryerinde su problemi olduğunu, pazarcı esnafının kullandığı çeşmelerin suyunun kesildiğini, özellikle sebze meyve satan esnafların zorlandığını anlattılar. Mescitte dahi abdest alacak sularının olmadığından bahsettiler. Çözüm için büyükşehir belediyesinin adres gösterildiğini ve sorunun halen devam ettiğini ifade ettiler.” Olan kısımdır.

Gazete ve gazeteci gelen yazının başlığında yorum yapabilir ve içeriğinde anlam değişikliğine konu olmayacak şekilde açıklamalı yapabilir. İHA’nın yazısını okudum, konuyu daha anlaşılır bir şekilde ve konuya çok güzel yorum katarak yapmış. Her hangi bir anlam değişikliği ve ilave yok.

Ticaret Odası açıklamasında “Mescitte dahi abdest alacak sularının olmadığından bahsettiler.” Kelimesini biz yazmadık. Ticaret Odası başkanı yada çalışanı yazdı. Yerel ve Ulusal basın  yayınladı.

Ticaret Odasının e-meil’i bilgisayarımızda hala duruyor.

Didim Ticaret Odası  bence yazdığı yazıyı bilir kişiye gönderip, çok geniş bir açıklamalı bir rapor almalı. Çünkü Ticaret Odası’nın algılama sorunu var.

Mavişehir Esnafı adına katılanlar, Ticaret Odası ve Belediye’den önce de, “BİZ BÖYLE BİRŞEY DEMEDİK” diye gazetelere açıklama yaptılar.

Peşinden Belediye de açıklama yapınca. Ticaret odamız ne yapacağını şaşırdı. Basına saldırmaya başladı.

“Mescit de abdes alacak su yok” de. Ondan  sonra basını suçla. Basın sizin şamar oğlanınız mı?

Ne oldu Toplantıda atıp tutuyordunuz?

Belediye Kent Meydanını Kiraya vermez diyordunuz.

Ne oldu?

Vergi Dairesi ve Tarım İlçe Müdürlüğü görevini yapmıyordu.

Ne oldu?

Hani belediyeye, esnafla birlikte protesto yürüyüşü yapacaktınız.

Ne oldu?

F İ Y A S K O . .

Toplantıda konuşulanların hepsini atla, dile getirme. “Mescit de abdes alacak su yok” diye, araya kafana göre ilave yap.  Siyaseti bırakın da, durduğunuz makamın hakkını verin.

Vergi kaçağını ve Sağlık ve hijyen kurallarına uymayanlar kontrol edilmiyorsa. Vergi Dairesi ve Tarım İlçe görevini yapmıyorsa sonuna kadar gidin. Mavi Didim  olarak biz de yanınızdayız.

Belediye Kent Meydanını Kiraya vermez diyordunuz. Mavişehir Pazaryeri, Belediyeye babanızdan miras mı kaldı da. yıllardır   kiraya veriliyor?

Sözün kısası, her şeyiniz yanlış

Toplantılarda atıp tutmak kolay, toplantıdan sonra yanlışların üstüne gitmek için,  yürek lazım...

Olay  Mavişehir esnafının sorunları ile başladı. Ticaret Odası sayesinde nereden nereye geldi.

Ticaret Odası sorun çözen yer olması gerekirken, sorun yaratan, sorun üreten  yer oldu. Ticaret Odasını tebrik ederim!

Ticaret Odası yaptığı yanlıştan sonra, zeytinyağ gibi suyun üstüne çıkması da büyük başarı!

Esnaf Odası niye bir açıklama yapmıyor?

Konuya vakıf ve Ticaret Odasının yanlış yaptığınızı biliyor olmasın?

Mavi Didim olarak, TİCARET ODASI Yönetiminizi kınıyoruz.

Ticaret Odası kendine çeki düzen vermesi umuduyla....

Cumartesi, 23 Mayıs 2015 16:41

ÇİRKİN MUHALEFET

ÇİRKİN MUHALEFET

Benim yazı yazmamam nedense birilerini rahatsız ediyor.

Niye yazmıyormuşum.

"ESKİ CHP'Lİ, SON DSP'Lİ CAREYİ AK PARTİ'DE ARADI" diye yazdık ya ille de köşe yazısımı yazmam lazım?

ESKİ CHP'Lİ, SON DSP'Lİ CAREYİ AK PARTİ'DE ARADI" diye yazınca. Face'de herkes bana saldırıya geçti. Hakaret edenlerle dolu.

Araştırsanız hepsi sahte Face çıkacağı belli.

Face'de yazan kişilerin bazıları  Gamlı Baykuş'un zamanında sahte-rekarlığa ve düzenbazlığa alıştıkları için hala alışkanlıklarını devam ettirdikleri ortada. Benim anlamadığım Yerel Seçimlerde CHP Seçim bürosunda KUŞ'lara (DSP) saydıranlar. Bu gün KUŞ'çu olmuş. Face'de sosyal medya uzmanı olmuş. Gamlı BAYKUŞ'a destek veriyor.

Ne oldu?

Yaz geldi kendine Şejlong koyacak yer mi bulamadın?

ESKİ CHP'Lİ, SON DSP'Lİ CAREYİ AK PARTİ'DE ARADI" haberimiz baştan sona doğrudur. Konunun muhatabı Sevgi YORULMAZ bile itiraz edemez. Haberin ses kaydını yanlış bir şey olmasın diye tekrar tekrar dinleyerek yazdık.

Haberde kesinlikle ilave bir şey yoktur.

Bizim haberlerimiz her zamanki gibi belgelidir.

Haberimize tepki neden biliyormusunuz?

Demek ki zamanın da çok fazla yemişler ki. Arkadaşların hazımsızlıkları hala sürüyor.

Benim için "ERGUN neden muhalefet yapmıyor" diyorlar.

Ben 10 yıl MÜMİN KAMACI'ya muhalefet yaptım. Belediye Başkanı koltuğunda oturan KAMACI, şimdi harabelerin karşısındaki Restaurant’da sandalyade oturuyor.

Benim gazeteciliğim etkisi ve Didim’e katkısı  bu kadar.

G.tü yiyen varsa, şimdikine siz yapın da, etkinizi ve katkınızı göreyim.

Evet gazetecilik muhalefet demektir.

Yerel yönetim ve diğerler kurumlar her şeyi doğru yapmak zorundadır. Gazeteci doğru yapılanları tabiî ki yazacaktır. Ama yanlış yapılanları da görüp yazmaz  ise işini eksik yapıyor demektir.

Ben 10 yıl doğruyu yaptım. Başıma gelenleri tekrar tekrar yazmama gerek yok. Yapanları da herkes  biliyor, başıma gelmeyen kalmadı.

Ben sonuna kadar dik durdum. Ama bazıları kralın karşısında eğilmekten, çanak yalamaktan başını kaldırıp yapılan yanlışları görmedi, görmekte işlerine gelmedi. Şimdi konuşuyorlar "Ergun niye muhalefet yapmıyor"

Çok biliyorsunuz ya? Buyurun siz yapın.

Ama adam gibi yapın.

Mümin KAMACI'ya "10 yılda Ergun sana kaç tane asılsız ve iftira dolu haber yaptı." Diye sorun bakalım.

Ne diyecek.

Eğilecek kral bulamayan yalakalar ancak başını kaldırdı. Şimdi yanlışı, doğruyu görmeye, anlamaya çalışıyorlar.  Çok zor, yıllarca yanlışı doğru sananlardan bir b.k olmaz.

Face'ye biri yazmış "Koltuk sevdasına muhalefet yapmışım"  Bunu sana söyleyeni de al yanıma gel, yüzüme söylemeyen ş.refsizdir.

 

- Biri de "Vakıflar arazisini peşkeş çekenleri yaz" diyor.

Yıllarca yazdım, krala şakrabanlık yapıcam diye okumaya fırsat bulmadığın ortada?

- Biri de, belediyeye kiraya verilen arabayı yaz demiş.

Engelliler için Mümin KAMACI'nın yiğenleri, pardon yeğenlerinin engelliler aracını kaça kiraya verdiğini yazmıştım. Okumadın mı?

- Biri de, "benim sonradan CHP'li olduğumu" iddia etmiş.

Yerelde Ünal BOZTÜRK Didim Belediye Başkanıyken ve Türkiye'de genelinde CHP %8' oy almışken. Bir tane bile milletvekilimiz yok iken.  CHP'nin kapında gözükürsem işimden, aşımdan olurum korkusu ile CHP'nin önünden geçmeyen, kaçan şerefsizlerden biri değilim. Zor zamanlarda CHP'ye sahip çıkanlardan biriyim. Ben oradayken, sen neredeydin ÇANAKÇI?

 

Fazla uzatmayım, sizin sorunlarınız bitmez nasıl olsa. Siz yazın ben cevaplarım. Yazdıklarımı BÜYÜK ABİLERİNİZE sorun. Yazdığımın aksini anlatıyorsa, Rakıyı fazla içmiş, sarhoş olduğundan olabilir,  al yanıma getir ben ayıltırım onu.

 

NOT : Merak edenleri bundan sonra fazla merakta bırakmamak için fırsat buldukça yazacağım.

Takip edin muhalefet nasıl yapılıyormuş belki öğrenirsiniz.

DEVLETİN MALI DENİZ, YEMEYEN KERİZ.....

 

Biz yıllarca yazıyoruz, başımız göğe mi erer mi bilinmez ama. Biri bunları okuyunca bize küfrettiği kesin.

Neden biliyormusunuz?

Devletin memurları görevini yapmadığı, yada yapmak istemediği için.

Eski bir kaymakamımızla bir sohbet esnasında, yine böyle bir konu hakkında konuşurken,   “Arkana birilerini almadan, hiç bir şey yapamazsın” demişti.

O gün de, geçerli bir sözdü. Bu günde geçerli olduğu ortada.

Biz o zamanlar gazetemize yaptığımız haberin başlığına  “Mal Müdürlüğü devletin malına Mal mal mı bakıyor” demiştik. O günden bu güne,  görüldüğü gibi değişen bir şey yok.

Hazine arazilerini babasının malı gibi kullananlar, Didim de, kimleri arkasına aldı acaba?

TCK göre, “Başkasının malvarlığına dahil bulunan taşınır veya taşınmaz malın herhangi bir şekilde yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamaz hale getirilmesi veya kirletilmesi mala zarar verme suçunu oluşturur.” Der ve “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç yılakadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Der. 

Perşembe, 25 Eylül 2014 15:27

DAKİKA BİR, GOL BİR

DAKİKA BİR, GOL BİR

 

Hadi artık yeter ERGUN yapılanları görmüyormusun? yazmaya başla artık. Diyenlere bu başlık.

Eskisi gibi hareketli ve heyecanlı olmayacağını düşündüğüm için yazmıyordum, çok yanılmışım.

Salı günkü köşe yazımı beğenmeyip, Beni tehdit eden ÖZGÜR DENİZ (ASKİ’ye dükkanını kiraya veren) beyefendi! için  bu yazı.

Salı günü yazımda, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin, ASKİ için kiraladığı yerle ilgili kamuoyunda konuşulanları yazmıştım. Kamuoyunda bu konuda konuşulan o kadar çok şey var ki, yaz yaz bitmez aslıda, ben yalnızca özetini yazdım.

Salı günkü yazımın bir kısmında “ASKİ yerini kiraladı ve açılışını yaptı. ASKİ’nin yanı başındaki ve çevresindeki dükkanlara göre kirasının yüksek olduğunu. Binanın çatı katının usulsüz olduğu ve 30 bin Tl. Gibi depozito verildiği söylentileri ile Didim çalkalanıyor. Doğrumudur bilinmez ama, doğru olan tek bir şey var. Aydın’ın en kötü ama en pahalı suyunu bize satacaklarından dolayı, yüksek kira  vermesini de normal karşılamak lazım. Nasıl olsa para Didim’linin cebinden çıkıyor.” Diye yazmıştım.

Dükkan sahibin niye alınıyor ki, dükkan sahibi 2 liralık dükkanı, 12 liraya bile kiraya verebilir. Mal kendinin istediği ücrete kiraya verir, kimse karışamaz.

İşin karışık yanı. Kiraya veren değil, kiraya alan kurum üstüne alınıp cevap vermesi gerekirken. Kiraya alan gayet pişkin pişkin susarken, diğeri niye konuşur.

Kiraya alan susuyor, kiraya verenin sesi çok çıkıyorsa, demek ki bu işin altında ne YAVUZ insanlar var demektir.

Basın, Kamuoyunun sokakta rahatsız olduğu konuları gazeteye yazarken. Halkın zararına yapılan işleri ve işlemleri gazetelerin de konu ederken. Halkın malını, parasını heba edenlere, halkın adına hesap sormak basının işidir. Belediye ile sıkı ilişkisi olan kişiler için, pek memnun edici durum olmasa da, gerçek budur.

ASKİ için kamuoyunun konuştukları ne kadar doğru olduğu, Özgür DENİZ’in basını tehdit etmenden belli.

Atalarımız ne demiş.”YARASI OLAN GOCUNUR”

Yazımı fazla uzatmadan kısa keseceğim. Di-dim Cumhuriyet Savcılığı, Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Didim Belediyesinin, Didim basını ne kadar dikkate alacağını, önümdeki günler de hep birlikte göreceğiz.

NOT : “YAVUZ” kelimesi, güçlü-çetin anla-mında yazdım, Belediyemizin çok değerli üyesi Hasan YAVUZ abimiz ile bağdaştırıp, yanlış bir yoruma kapılmayın lütfen.

Pazartesi, 22 Eylül 2014 16:39

Çoktan beri yazı yazmamıştım

Çoktan beri yazı yazmamıştım, Bu günlerde de yazmaya pek niyetim yoktu aslında ama. Gelişen olaylara görünce dayanamadım. Didim’deki seçilmişler, atanmışlar, birilerinin sayesinde bir yerlere gelenlerin yaptıklarını görünce, eh artık yeter yazmaya başlayayım dedim.

Eskisini arar olduk diyecem. Eski usulsüzlüklere arka çıkmak olacak. Demiycem olmayacak. Aşşağa tükürsen sakal, yukarı tükürsem bıyık diyecem. Hade lan diyecekler, sende sakal var ne  bıyık.

Bu pisikoloji ile başlıyorum yazmaya. Yanlışım olursa af fola...

CHP İlçe Başkanı Gökmen KARATAŞ açıklamasında. Didim’de yapılan Stratejik Toplantıdan sonra, Didim Mühendisler Odası’nın yaptığı açıklamaya tepki gösteriyor. “Didim Mühendisler Odası’nın, açıklamasının siyasi olduğunu...” Söylemesi tepkilere neden oldu, kamuoyunda basiretsizlik olarak nitelendirildi.

Sivil Toplum Örgütleri bulundukları yerlerde, olumsuz gelişmeler hakkında eleştiri yapmayacaksa, durum değerlendirmesi yapamayacaksa niye kurulur?

Televizyonlarda ve Basın da, her gün bir sivil Toplum Örgütü birilerini, bir şeyleri eleştirir. Meydanlarda eylem yapar (Didim Kent Meydanında her hafta Didim İşçi Partisinin yaptığı gibi) STK’ların yapması gereken doğal bir tepkidir bunlar. Siyasi bir parti başkanının bunu bilmesi gerektiğini yazmama bile gerek yok sanırım.

* * * * * *

CHP Yüksek Disiplin Kurulu kararlarıyla atılan ve ceza verilenler hakkında Didim basınında haber oluyor. CHP İlçe Başkanı KARATAŞ’ın yaptığı açıklama da “Bizim parti içi meselemizdir ve Disiplin suçu işleyenlerle ilgili olarak sosyal medya da bize yöneltilen bazı eleştiriler oldu. Yüksek Disiplin Kurulu kararlarıyla ilgili olarak hiçbir basın kuruluşuna bilgi verilmedik. Bu konuda tebligatı veren belli; medyada paylaşmış. Bu bizim iç sorunumuz.”  diyor.

Böyle konuşmak bana göre bu kişilere tam destektir.

Bu kişiler için, CHP’yi satan mı dersiniz, ihanet  mi derseniz artık size kalmış, bu kişilerin yerel seçimde neler yaptığını her kes biliyor. Seçimde Mavi Didim ve Özgüses gazetelerinin gazetelerine el konulduğunu, yani dağıtımının niye engellendiğinin sebebini herkesden çok CHP İlçe başkanı ve CHP’liler biliyor. Bizim Didim Emniyetimize de gereken şikayetlerimiz oldu ama, bu güne kadar hiç bir işlem yapılmadı. Gazeteleri gasp edenlerin yada gasp ettirenlerin yanına kar kaldığı da ortada.

Özlem ÇERÇİOĞLU’nun Didim’e miting için geldiğinde Atatürk Bulvarında küfür yağdırdıklarını ve  KILIÇDAROĞLU’na neler söyledikleri ne çabukta unuttunuz.

İlçe Başkanı olarak, “Bu bizim iç meselemizdir,  bu haberi ben vermedim, veren bellidir” diye konuşmayı ben yakıştıramadım. Ortada olan gerçekleri açıklayan belli dediğin kişiden önce, İlçe Başkanı olarak önce senin kamuoyuna açıklama yapman gerekirdi sayın GÖKMEN. Böyle arka çıkmakla seçim ortamında yapılan her seviyesizliklere arka çıkmaktır bu açıklama.

CHP’de olan bu durumun aynısı. H. ERBAŞ ve ekibi için AK Partide de gerçekleşti. Partiden ihraç edileceklerini anlayınca kendileri istifa ettiler.  Bu kişiler, AK Partide destek bulamadı, AK Parti bu kişiler için dönüp arkasına bile bakmadı, neden acaba?

Lafım ortaya beyler, isteyen istediği kadar alına bilir. “BİRAZ İLKELİ OLMAK LAZIM”

* * * * * * *

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem ÇERÇİOĞLU, Didim’de Özlenen başkan oldu. Didim seçmeni en yüksek oyu Özlem ÇERÇİOĞLU’na verdiği için özlemesi de normaldir.

Aslında ÖZLEM ÇERÇİOĞLU’nu, Didimlilerin niye  özlem duymalarının sebebi ortada da, kimse söyleyemiyor.

ÖZLEM hanım, fazla naz seçmeni usandır, bilesin.

* * * * * *

ASKİ’ye gelince.

ASKİ yerini kiraladı ve açılışını yaptı. ASKİ’nin yanı başındaki ve çevresindeki dükkanlara göre kirasının yüksek olduğunu. Binanın çatı katının usulsüz olduğu ve 30 bin Tl. Gibi depozito verildiği söylentileri ile Didim çalkalanıyor. Doğrumudur bilinmez ama, doğru olan tek bir şey var. Aydın’ın en kötü ama en pahalı suyunu bize satacaklarından dolayı,yüksekı kira  vermesini de normal karşılamak lazım. Nasıl olsa para Didim’linin cebinden çıkıyor.