22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Şimşek Acar

Şimşek Acar

Şimşek Acar Hakkında

Web sitesi adresi:

Perşembe, 28 Eylül 2017 07:44

ÇALANLA ÜRETENİN AYRILDIĞI GÜN

ÇALANLA

ÜRETENİN AYRILDIĞI GÜN

BİNGÖL sanayi esnafı  yıllardır verilen sözlerin tutulmadığından kara yolunu kapatma eylemi yaptı bugün.

Anadolu ajansından bir haber. İçim sızladı demek ki  genelde çaloşan ter akıtan emek verip üretenin kaderi  hep bu. Yöresel yönetimler için çok kapsamlı bir düzenleme yapılmadığı sürece  müteahhit – emlak rantı dışında her şey ranta kurban edilmeye devam edecek.

Şimdilerde bir büyük şehir yapılanması ile imar yolsuzluklarını tek elden kontrol amaçlanıyor.Kısacası milletin hakkını çalanlar için bir engel oluşturulmaya çalışılırken bu seferde yöresel sorunlar araya gidiyor.Hırsızı kollarken halkın temel ihtiyaçları sekteye uğruyor.Yıllardır bu köşeden sadece düşünce üretip paylaşmayı amaçladım.Hiç bir siyasi görüşün borazanlığını yapmadım . Tok geldiğim için her halde haktan yana eşitlikten yana özel olmaktan sakındığımdan için sadece çalanların hedefinde kaldım.Bana çaldırmadıkları içinde eylem yapmadım.Hatta o kadar midem bulandı ki işimi bile sonlandırdım.Diş geçiremedikleri için komik tertiplerle taciz ettiler.hatta bunda maalesef Didim belediyesinide alet ettiler.Bir karavanla bir tekne(müşteriye ait) sitenin görünüşünü çirkinleştirdiği gerekçesiyle resimlerle tebligat yaptılar .Kaldırdım derhal en azından KENDİ ÇİRKİLNİKLERİYLE BAŞ BAŞA KALSINLAR. Bu da onların hakkı.

Yerel yönetimler maalesef sermaye uşaklığından kurtulamıyor.Asıl sorum devletin temsilcilerinde.Masaya yumruğunu vuracak idari adli bir beklenti bu ilçede hiç hayat bulamadı.Gelen tören açılış festival üçgeninden kafasını kaldıramadan gitti.Hırsız edebiyatının   en güncel olduğu bir ülkede yaşarken hırsızların hırsızlara sövdüğü bir ortama karıştık.Hem çalıyor hem de etrafına bağırıyor  HIRSIZ VAAAAAR.

Mahkeme kararları rafta, arazisi olmayan kooperatifin dağıttığı avanta iş yerleri ile hırsız hırsızı soyuyor konunun muhatapları seyirci.Böyle güzel bir yerdeyiz.

Bir yarım ada bir turizm kenti adı ama,balık yiyecek bir restoranı,balıkçı meyhanesi bile yok.Didim sardalyesi diye  iki buçuk liraya heryerde satılırken Didimli on liradan yiyor.Zaten başak balıkta bulma şansı az çünkü bir balık hane bir mezat alanı yok.33 adet koyundan on adedi ancak hizmet verirken!!!!! Atıl duranlardan bir tanesi balıkçı barınağına tahsis edip düzenlenmiyor.Bu konu yu gündeme getirdiğin de büyük şehirden arayıp görüşlerime müracat edeceklerin söylediler.Saf saf birkaç proje taslağı  hazırlayıp bekledim.

Yani BEKLİYORUM.Şunu  anladım büyük şehir küçük şehir fark etmiyor belediye aras inşaat işinin yan kuruluşu olmaktan öte geçemiyor.3.sınıf sanatçılarla yaz konserleri tamam hizmet bu.Büyük şehrin tek esamesi sarı civciv minibüs ve otobüsleri oldu.Buda büyük aşama yıllardır yalı köy dolmuşlarını bu ilçeye ulaşım diye yutturdular.

Didim in en büyük artısı arıtma tesisi  olmasına rağmen başta yolu yok. Kocaman vidanjörler tarla gibi yollarda atıkları arıtmaya ulaştırmaya çalışırken milli servet araçlar mahvoluyor. Zamanımın çoğunu o koyda geçirdiğim için bazen güney rüzgarları esince koy pislik doluyor bu da bir soru işareti acaba arıtılamadan mı basıyorlar. Tesisin kokusu ve deşarj borusundaki patlaktan kimsenin haberi var mı . takriben yüz metre mesafede denizin yüzeyine  fışkırıyor ve tam arıtılmadan verildiği çoğu zaman da deniz pis ve kanalizasyon kokuyor. Haberiniz olduğunu sanmıyorum çünkü milyon liralık arabalarınızla o yola girmezsiniz.

Yarın demek umut olduğu için her yarından bir şeyler bekliyoruz. Gidenler gidiyor gelenler umut oluyor her yeni bir umut. Hayal kırıklıklarına o kadar alıştık ki kimse artık bir şey beklemiyor. Yani meşhur sürü pisikolojisi . Yürüyor geziyor ama görmüyor. İstenende bu. Ne zamana kadar diye soruyorum kendi içinde rant kavgasın dan kurtulamayan siyasetin yerelleri halkın ihtiyaçlarına kafasını kaldıracak.

 

Bir gün  kamunun haklarını çalanlardan hesap sorulacak o gün umutta yeşerecek. Çalan gününü gün ettiği sürece kamu arazileri yağmasının sürdüğü sürece Didim li isen didin didin  sadece hayalle yaşarsın  .

Çarşamba, 16 Ağustos 2017 13:22

DİDİM İÇİN…….

DİDİM İÇİN…….

Didim için ne lazım diye sorsak kimler ne cevaplar üretebilir. Üretilecek olan cevapların sağlayacağı katkılar ne olabilir belki şimdiye kadar hiç sorulmamış bir soru.

Yeni açılan bir restorana tuzdan şekere, masadan sandalyeye kadar pek çok şey lazım .Didim e de pek çok şey lazım. Yakınlarda bir siyasi partimiz adalet kurultayı yapacak aslında orada bir paragrafta Didim için açılsa çok anlamlı olur. Aynı siyasi görüşün hakim olduğu Didim için de adalet çok önemli. Adalet ve ahlak kavramlarının bu kadar sığ olduğu bir yer için  çok önemli.

Adaletten söz açmışken Didim in adalet le olan ilişkisine bir bakalım. Siyaset olarak ülke siyasetinden pek farkı yok. Kasetler havada uçuşuyor ve siyaset sanki küçük feto nun entrikalarının birer minyatürü. Her türlü  kişilik hakları rahatlıkla çiğnenip  siyaseti bunun üzerine bina edildiği bir yer de Didim. Gelenin gidenin ortak çok yönleri olduğu bir siyaset arenası. İşin ilginç yanı siyasi yarış partiler arasında değil parti içinde yaşanıyor. Siyaset adalet ve ahlak kavramları  sözlük karşılıklarına bir türlü uymuyor. Sonuçta  fatura Didim de yaşayan yaşamaya çalışana  çıkıyor.

O kadar sapmış ki doğrular yerinden kaçak binaya bakan yok ama binanın önünde çöp varsa (misal) yandınız. Yazılar uyarılar  bir birini tetikleyen yöneticilerden derhal sizi hedef alabiliyor. Hatta  daha ötesi  hayali ihracatın hayali mülk edinme evresinide Didimde görmek mümkün.

Söylediğim gibi kavramlar sözlük değerlerinin dışında algılanıyor Didime mahsus bir anlayış. Bir kooperatif  henüz yasal bir araziye sahip olmadan mera vasfından çıkarılıp hazineye oradanda tahsis yoluyla kooperatife satılması aşaması ortada yokken, bu kooperatif kendisine ait olmayan bu arazide yer  veriyor istediğine (neye istinaden hangi bedelle) ve o kooperatifin sınırları içindeki belediyede kamu malını haksız dağıtımına her parsele kapı numarası veriyor.Yani numarataj uyguluyor. Belediyenin numara verip yasal parsel haline getirdiği arazinin sahibi henüz devlet yani kamu.Bu yağmayı yöneten bir kooperatif henüz kendisine ait olmayan yerleri yağma hasan böreği dağıtıyor. Kime bu kooperatifin kuruluş amacı sanayi sitesi yapımı. Ortada belediyenin projelendirip (1996 yılında) kaba inşaatını yapıp  verdiği dört ada sekiz parsel yer sahipli. Yani kooperatifin amacı dışında. olan yapı için kooperatif kurulmaz. İhtiyaç duyulanın yapılması için kurulur. Biz buraya geldiğimizde hastanenin arkasındaki sanayi kooperatifi benim meslek esnaf odalarında gözükmediği için ve esnaf oda kaydı olmayanları üye kaydetmedi. Şimdi  doğrusu bu diyenleriniz olacak ama birde mevcut kooperatifin iş yeri verdiği iş adamı emekli öğretmen bir kişiye birden fazla dükkan verdiyse buna ne denir. DİDİM denir DİDİM.

ŞİMDİ   AYNI KAFA AYNI GENETİK 75.sanayide de geçerli yolu ,ortak alanı içeri katıp ,otopark alanına  restoran yapanlar değil ,tamir bakım yada imalat için dükkanın önünde eşya bulunduranlara ceza tehdidi ile kaldırın tebliğatı yapılıyor. Kim yapıyor beşinci dükkan yerini alan lokantanın sahibi ve etrafındaki ortak alanları içeri katan arka taraflarda yer kapatanlar ile sayın Belediyemiz. Hadi hep beraber ayağa kalkıp alkışlıyoruz. ADALET İSTİYORUZ  diyenlere bu adaletin hangi makamı diye sormak istiyorum. En azından ahlaksızlar kadar cesur olmaktan gurur duyuyorum.

Yazık değil mi bu ilçenin esnafına sanatkarına hak mı reva mı bu yapılanlar. Yıllardır sermayeye soydurulduğu yetmiyor şimdi iki üç çakala da soysun diye meydan veriliyor. Anlaşılan şu ki  adalet insanların işi değil. ADALET İLAHİ . İçinizde inanmayanlar çok biliyorum ama benim bilip gördüğüm çok örnek var garibin yoksulun hakkını yiyip te  hesabını ödemedin giden yok. Daha bu gün bir yenisini duydum hiç te şaşırmadım bir çok garibanın malını kandırıp elinden alarak deli servet yaptı ama makinaya bağlı yaşamak zorunda.

YERKEN KOLAYDA İŞ HESABA GELİNCE kredi kartı falan geçmiyor. Siz mevcut makamlarınızda adaleti gözetmezseniz bunun ortağı olarak İLAHİ ADALETE hesap vereceksiniz. Niye böyle göze sokarcasına yazıyorum o gün beni de hatırlayın diye.

 

Didim de  adalet sözlükteki gibi olsun hırsızın soysuzun ekmeğine yağ süren adaletin inanın kimseye faydası yok. Yıllardır yolsuz ulaşımsız ayakta durmaya çalışan sanayi esnafı kipa sayesinde şehir içi ulaşımla tanıştı bu bile bir utanç olsa gerek daha fazlasına gerek yok.  Her şeyin sahibi var çocuğun babası onun ailesi, mahallesi memleketi milleti devleti ve…………………… sebepsiz olmayan yaratılışın sahibi.

Pazartesi, 07 Ağustos 2017 11:28

GÖRSEL KOMİKLİK……….

GÖRSEL KOMİKLİK……….

Didim yıllardır neden bir yerden bir yere gelemedi.Her sezon bir sonrakine aşılanan umutla hüsrandan kurtulamıyor.Arabamı kötü Şoförler mi kötü.

Önce arabadan başlayalım.Didim yıllarca garajda saklanmış bir antika.Gel gelelim yılların tozu toprağını bir türlü temizleyemedi.Türki yenin en geniş en verimli en temiz gibi özellikleriyle anılan bu belde neden en kötü.Devasa bir şehir olabilecek çok ideal bir arazi yapısı, onlarca emsalsiz koyu, pırıl pırıl denizi kumu güneşi var ama değeri yok.

Sebeplerden ilki ana yollardan uzak kalması,Bodrum ve Kuşadası gibi marka yerlerin arasında kalması birde arazi konut rantçılarının kukla yönetimleri bunca değeri bitiren en önemli sebep. Tabii bunların  getirisi de kaç para ile başlayan söz sahiplerin mekanı olması .

İkincil etkide ilçenin sosyal yapısı.Bir göçmen yerleşkesi olması,yerel halkın deniz kültüründen çok uzak hayat tarzı, Baskı rejiminde yıllarca yaşamanın verdiği güvensiz yapı siyasi tercihlerde hizmet odaklı olmayan yerli kişiler üzerine kuruldu.Bu tezim o kadar doğru ki tek bir örnek bunun aksini savunmayı etkisiz kılar.Belediye olduğu dönemden bu güne kadar sadece bir kez Ankara men şeyli bir başkan ve  Yaptığı müthiş işler.Bu gün Türkiye de sayılı bir arıtma sistemi yağmur suları deşarj alt yapısı bir döneme sığmayacak ama başarılmış hizmetleri.Onun dışında son dönem başkanı da  siyasi ayak oyunları  ve ucuz siyasetle kendi ayaklarına kurşun sıkanların Didime bir lütfu olan İstanbullu bir başkan.Onca yıl sadece imara arazi açmak kaçak yapılaşmaya göz yummak.Müteahhit  hokkabazlığı yapmak tan öte boş vizyonsuz yönetimlere mecbur olmuş bir kent.Birde bunun yanında iktidar karşıtı bir siyasetin temsilcileri olması nedeniyle kol kırılır yen içinde kalır mantığı ile birçok olumsuzluğu da  görmezden gelinmesine neden oluyor.Doğru atılacak adımlar siyasi bir yanlış olma ihtimali de ortada.

İlçede tüm olumsuzluklar oy üzerine kurulu çıkar düşüncelerinden  kaynaklanıyor.Yüzlerce kaçak yapı oy kaybı korkusuyla  yıkılamıyor.Hazine arazilerinin talanına oy kaybı korkusu engel oluyor.Sivil toplum örgütü oluşumları görünümde bir sürü dernek kooperatif  yönetim üstünde baskı unsuru.Yani bir nevi seçim kaybetme korkusunun gölgesinde ilçe hırsızı bol arsızı bol soyguncusu bol ve birde seyircisi bol bir garip kent.Her şey siyasi kaygıya dayanınca yöre insanının kaliteli yaşama hizmete kolay ulaşma adil yönetilme gibi bir  çok yasal hakkı da geri planda kalıyor.Meşhur slogan burada gerçek.Sustular sıra onlara geldi şimdi kabullenip sus pus oturup ne olacak bu halimiz mini mini valimiz nakaratını her köşe başında mırıldanıyorlar.

Bir sürü  usulsüzlük haksızlık kamu malına tecavüz etmiş bir kooperatifin algısı ile kooperatif üyelerine  çevre kirliliği gerekçesi  baskı uygulanıyor.Bir sanayi sitesinde çevre imalat yada tamirat amaçlı bir çok objenin bir arada olmasını gerektirir.Doğal olarak kamyon  kereste araç tekne soğuk demir gibi ana iş kolları dükkan içi ve önünde tamamlanır ve sahibine teslim edilir.Bu kirlilik değil iş kolunun doğal yapısından kaynaklanır. Ki bu sitede birçok yasal ihlal cezai müeyyide beklerken esnafın işiyle ilgili sorun yaratıp tedirgin etmek  abeste iştigal çerçevesine tam uyar.Kaldırımlar yok edilip dükkana katılmış oto park alanları lokanta iş yeri yapılmış ortak alanlar adım adım işgal edilip haksız kazanç sağlanmış ve hala bir çok yolu toprak olan bir sitede görevi kötüye kullananlar,görevini yapmayanlar  cezayı hak ederken asıl mağdur esnafın cezalandırılması,huzursuz edilmesi hangi insani hangi hukuki sebebe dayandırılıyor.

Daha çarşı içinde kaldırımlarını işporta ve haksız işgalden kurtaramamış bir belediye ortada iken bu işgüzarlık hangi mantığın ürünü merak ediyorum. Merkezde ve Altınkum da  onca çevre rezilliği,Akbük yolunun sağıda solunda onca kaçak ve görsel kirliliğin içinde yoldan 200 metre içerideki kirlilik hangi gözün görüş alanında.Acaba talancıların gündem saptırması olmasın.Çünkü kendi esnafını jurnalleyen bir yönetimden ,kamu arazilerini HANĞİ !!!!!! YETKİYLE  dağıttığı soru işareti olan pis kokular gelen bir yönetimden gelen şikayeti ile esnaf cezalandırılmak tehdidi altında bırakılıyor .

Sayın Kaymakamım  Sayın Başkanım  20 yıldır bu sitenin bir mensubu olarak verdiğim mücadele ortada.Ve hiçbir haksız kazanıma bulaşmadan  bu siteden ayrıldım.Ama içeride ki arkadaşlarımın mağduriyeti içimi sızlatıyor.İnsanların haklarını gasp ederek göbeklerini kaşıyanlar  daha ne kadar değer bulacak Didim de.Yine en önemli delilimi sunarak sonlandırıyorum lütfen Belediyenin projesi ile kurulan bu sitenin planları ile bu günkü konumunu gösteren son numarataj cetveline bir bakmanız kamu malı yağmasını görmek için yeterli Sadece soru şu size kim verdi bu araziyi ne ye karşılık verenin yasal hakkı var mı   SORUN bu yeterli.Kamu vicdanının sahibi olarak bu görev sizlerin .

Hak her zaman yerini bulur.

Hakkı tesis etmekte en büyük gururdur.

Saygılarımla.

 

ÜLKE  KLASİĞİ İDİ

DİDİM KLASİĞİ  OLDU……….

NASIL ZENGİN OLURUM.

Soru bu. Bu sorunun cevabı  yerel siyasete yaslan.Önce masumane isteklerle bir yer çevir ,sonra etrafını çevir sonra onunda etrafını çevir,içine ufak ufak yapılaş ,sonra kiraya ver,ve sonunda iyi bir fiata sat yani devret, işte ilk sermayen yasal bir  yer al araba al,sonra bir başka yer çevir ,bir  önceki yola devam artık zengin sin ve kamudan çaldıkların başka ellerde seni kirletecek bir şeyde yok sıra siyasette önce dernek,sonra ilçe yönetimi ardından  yerel meclise kafayı soktun mu işlem tamam.

Bu anlattıklarım hikaye değil  gerçek.Hani meşhur taş hikayesi.kuyu başı dolu suda var ama içinde taş siz onunla uğraşırken suyu taşıyıp götürenleri göremiyorsunuz.

Didim de  adı 75. Yıl Belediye sanayi sitesi olan bir yer var.Burada işinizi yönetimden ayarlayabilirseniz  yer yurt ve para sahibi olabilirsiniz.sonra  yukarıdaki düzenle bir daha bir daha ve sonunda en önde kendinizi bulursunuz.Mayası siyasi ayrıcalıkla karılmış,devamı avanta ve rüşvetle devam etmiş,sonunda tam bir talana dönüşmüş  devlet malı bir arazinin birilerini nasıl zengin ettiğini görmek için ziyaret etmeniz tavsiye edilen örnek  site.Biraz ağır oldu ama için dekleri bilseniz çok hafif kalır.

Sıraya koyalım ,önce yerel yönetime yakın olanlar köşe başlarını rezerve etti,sonra  cebi kuvvetli olanlar bir kamyon demir,bir kamyon çimentoya gözde olan yerleri kaptı.geri kalanda kalana razı oldu.Ama her yerde çıkan şark kurnazları için işlem bitmedi.önce yönetim sonra boş yerler sahipsiz yerler el altından sanayiyle alakasız kişilere dagıtıldı.otelciler gıda ve inşaat malzemecileri depolar edindi.sonra bu depolara dükkanlar yapıldı  kiraya verildi satıldı aracılarda ihya oldu avantacılarda.Bitti mi  yok canım şimdi sade kurnazlar  önce dükkanın önüne bir sundurma sonra etrafı kapat sonra kaldırım yol ne varsa içeri kat ,sonra sat.Hatta sitenin otopark alanına önce küçük bir berber dükkanı kamuflajı ile ardından berber boş arsaya,yerine bir lokanta ve neredeyse on yıldır kira getiriyor.ön cepheler de adım adım yola çıkarak büyütüldü sonra küçük dükkanlara bölündü şimdi oto esnafı kiracı kimler mi canım elbette bal tutanlar.

Sitede öyle akla ziyan usulsüz mal edinimleri var ki 10 hakim girse işin içine  10 senede çözemez.Bir tanesini anlatayım.İnşaat sektöründe sıhhi tesisat işi yapıyordu çinden ithal getirip satıyordu arkadaşım.A.E.ö.   Sonra son krizden etkilendi iflas etti her şeyini satıp İstanbula döndü.Bu arada sitedeki dükkanını da.Tabi yönetime de hiçbir bilgi vermedi.İflas etmiş bir insan psikolojisi. Sonrası işte iğlin olan kısım bu.Site arazisinin mera  vasfından çıkarılıp sanayi sitesine dönüşme sürecinde 115 dönümden 470 dönüme çıkması ve hak sahiplerinin belirlenmesinde bizim arkadaşın adı var yeri yok.Ne yaptılar tam bilmiyorum ama takriben 200-300 metre kare yer verildi hem de yönetimin kendine ayırdığı yerden.Ya şansınız olsun şaşkın yönetici sizi mal sahibi edebilir.Gelelim bu hikayede bahsi geçen yeni yerleri önce yönetim kendine ne hakla tahsis etti.kendi yerleri zaten var.ve diğer kişiler kim.Nasıl bu yerlerin sahibi oldular.para karşılığımı hatır gönül mü yoksa yetkililer tarafından mı.Burada da yetkili krizi var çünkü yetkili yok.yağma hasan böreği ………….

Bu kadar yolsuzluk usulsüzlük varken bu kadar kaçak yapı varken,yol boyları ve arkaları talan edilmişken,sadece yasal olarak belediye encümen kararı ile zorla buraya getirilen küçük esnaf sindirilmek,gündem değiştirmek amacı ile site yönetiminin  katkıları ile  Belediyenin safiyane  katkıları ,Kaymakamlığın onayı ile dükkan önlerindeki çirkin görüntüye sebep olduğu söylenen eşya ,tamir için bırakılan araçlar,ve  esnafın  fazlalıkları görüntü sebebiyle kaldırılması yoksa cezai müeyyide uygulanacak.

Tamam güzelde bunca milletin malı talan olmuş onlar ne olacak.Sayın kooperatif başkanı,Sayın Belediye başkanı Sayın kaymakamım.Devleti soymaktan daha mı göze batıyor  esnafın üç beş fazlalığı.Asıl görsel kirlilik Akbük yolunun sağında solunda boy gösterirken sanayinin en arkasındaki 21 yıldır Belediyenin mağdur ettiği   esnaf mı  günah keçisi.

Kamu adına hizmet yapmak büyük bir yüktür. Adil olmak kamunun hakkını korumak kolay iş değildir. Güç halkın hakkını savumaktır garibanı mağdur etmek değil.Yine  söylüyorum sitenin projesi ortada  son numarataj da ortada talanın boyutu da.Güzel şeyler yazmak kısmet olmayacak mı  Didim çukurunda.

 

Perşembe, 22 Haziran 2017 10:21

NEDEN BECEREMİYORUZ………..

NEDEN BECEREMİYORUZ………..

Yaz ve sezon kabuslarla birlikte geldi.Didim in en belirgin girdisi turizm.Yıllardır hep bir sonrasına umut bağlayarak  yılları deviriyoruz.Sebepsiz  sorunlara her yıl kayıpla kapanıyor NEDEN.

Çözüm üretemiyoruz en başta.sonra sorunları görmekte zorlanıyoruz anlamsız bir şekilde.Hepsinden önemlisi profesyonel  düşünecek beyinlerimiz yok.En önemlisi de yerli nüfus baskısı bunu kıramıyor gelen hiçbir yönetim.Yerli nüfus yönetimi kaybetmenin bedelini kazananın çalışmasına engel olarak telafi etme çabasında.Artık bu gayet net ve aşikar olarak bir kavgaya dönüştü.Eskinin özlemini duyanlar yeniye  her türlü tezgahı kurmak la hırsını almaya çalışıyor.Sonuç umut olan her şey  basit hırslarla yok ediliyor.

Didim de   yerel iktidarın görevi aracılık hizmetleri olarak kalıplaşmış. Bu iş hem kolay para hem ucuz itibar sağlıyor. Bunun müptelası da çok ve şu an eskiye hasretle yanıyor tutuşuyorlar.

Yıllardır çözülmeyen arabesk yapılaşma hem Didim in değerini düşürüyor hem de yaşanılmasını zorlaştırıyor.merkez cami ile belediye arasındaki Cumhuriyet caddesi dışarıdan bakınca yomlu otopark mı belli değil.Alternatif yolları bilmeyen yabancı bu yüz metrelik yolda  on onbeş dakika beklemek zorunda NEDEN  çünkü anlamsız bir inadın eseri tek şeride düşen yol.Başka yerlere gerek yok tam gözlerinin önündeki kabusa müdahale edemeyenler Didim in gerisine ne çözüm üretebilir.Elbette hiçbir şey.Turizm  ulaşım konaklama görsel öğeler üçgeninde şekillenir.Ulaşımda ayağımıza gelen  havaalanın teperek ilk taşı ayağımıza düşürdük,sonrası daha yeni  bir yola kavuştuk.Yol bitti de  çevre rezaleti gürselliği öldürüyor.Ucuz siyasetin eseri görme oy al mantığıyla yol boyu işgal ve yapılaşma zaten gelen turist için ilk hayal kırıklığı.Konaklama ise yeni kazanılan otellerle biraz düzelir gibi olsa da yetersiz hizmet  her şeyi paraya çevirme mantığı ile müşteri yolma işlemi sayesinde dönüşümü olmayan değerler üretiyor Didim i tercih eden misafirlerin aklında.Gidenin tavsiyesiyle kaç kişi bir sonraki yıl Didim i tercih ediyor hiç merak ettiniz mi? Meraka gerek yok zaten hiç.

Siyaset bile üretemeyen yürümekle durmakla politika yaptığını zanneden mantıktan koşmalarını bekler misiniz hiç zannetmem.

Bu günden gelecek sezon planlanmalı.Şu an en canlı  örnekler aksayan yeri tespit için tespit edilip  sezon sonu çözüm için çalışmaya başlanmalı.Altın kum deniz ,kafe ve gezi amaçlı düzenlenirken Didim de alışveriş  yeme içme merkezi olarak düzenlenerek birinden ayrı amaçlı turist tiplerinin homojenliğini genel coğrafyaya yaymalı.Hem insanların rahat edeceği ortam oluşur hem de gelirin Didim e adil dağılımı sağlanır.Rekabeti fiyat yerine kaliteye çevirmeden Didim değer kazanamaz.sokak aralarında olması gereken döner ekmek gibi ayaküstü beslenme mekanları sektörün merkezine yerleşmişse bırakın turizmi emlakçılığa devam.alın satın kaçak yapılaşmaya göz yumun , iskan problemlerinde anlayış !!!!!!!  gösterin .SON GÜNLERİN BİR MEDYA REKLAMI GİBİ  “MERT ASLAN ACIKTI”

 

AÇ ASLANLAR GELECEK SEÇİMİ BEKLİYOR PARÇALAYIP YEMEK İÇİN DİDİM DE 20 YILDIR AYNI FİLMİ ÇEKİP DURUYOR………………..

Çarşamba, 10 Mayıs 2017 07:43

Hiç yok tar­la­sın­da

Hiç yok tar­la­sın­da

 

Ben sı­kıl­dım yaz­mak­tan,mu­ha­tap­lar­dan ses yok.​Kim kimin ma­lı­nı da­ğı­tı­yor , kim mil­le­tin ma­lı­nı ko­ru­yor , kim amir kim memur soru bu.

Ko­nu­da as­lın­da tam bir buz­lar çö­zül­me­den ko­nu­su.

Or­ta­da bir ko­ope­ra­tif var . Üye­le­ri yö­ne­ti­ci­le­ri yö­ne­tim bi­na­sı hatta me­mu­ru bile var. Ko­ope­ra­tif üye­le­ri­ne iş yeri yada konut yap­mak için ku­ru­lur.​Sonra arazi alı­nır yada dev­let tah­sis eder.​Bu­ra­da amaca uygun ya­pı­laş­ma ya­pı­lır.Nor­mal pro­se­dür bu.

PEKİ ya­pı­laş­ma­sı ya­pıl­mış derme çatma bi­na­la­rı olan ka­na­li­zas­yo­nu var.​Elekt­rik bağ­lan­mış hatta adı bile olan bir site hiç­bir yasal da­ya­na­ğı yok.​AMA KO­OPE­RATİFİ var yö­ne­ti­mi ile ir­ti­ba­ta ge­çe­ne !!!!! yer da­gı­tan, kime ne hakla hangi da­ya­nak­la yer tah­sis et­ti­ği bi­lin­me­yen bir sis­te­min çarkı iş­li­yor.Tam bir talan.

Öyle ki bazı ki­şi­le­rin iş yeri var, artı de­po­su var artı ar­sa­sı var ,artı ki­ra­ya ver­di­ği yeri var tüm bu im­kan­lar mev­cut ko­ope­ra­tif ta­ra­fın­dan sağ­lan­mış.Kimse SOR­MU­YOR EY KO­OPA­RETİF YÖNETİMİ hangi yasal hakla bu yer­le­ri ver­din ???

Be­le­di­ye sen bu ta­la­nın yarı resmi or­ga­nı du­ru­mun­da ol­du­ğu­nun far­kın­da mısın.? Kimin ma­lı­nı kime nu­ma­ra­taj ve­re­rek bu yağ­ma­ya dahil olu­yor­sun.​Mil­le­tin yüz­ler­ce dönüm ara­zi­si­ni üç ka­ğıt­çı ruhu hır­sız ki­şi­le­re yağma et­ti­ri­lir­ken ne­re­de­sin?

Ko­ope­ra­tif­le iliş­kin so­run­lu ise ada­mın tril­yon­luk ye­ri­ni yı­kar­ken aslan

Ko­ope­ra­ti­fin has adam­la­rı­nın emsal yer­le­ri kar­şı­sın­da neden kedi olu­yor­sun.​Kim bu dev­let­ten güçlü korku salan,kim­den kor­ku­yor kim­den çe­ki­ni­yor­sun.Adam çe­vir­miş dük­kan yap­mış,yet­me­miş çe­vir­miş depo yap­mış oda yet­me­miş çe­vir­miş iki parça boru önü­ne­de rek­lam pan­kart­la­rı asmış ta­ma­mı kaçak,ta­ma­mı işgal ta­ma­mı kamu ma­lı­nın ça­lın­mış hali iken neden kimse yok,neden dev­let yok,neden ada­let yok .Gör­me­mez­lik­ten gel­me­nin se­be­bi­ni açık­la­ya­cak bir söz var mı? Ka­mu­nun vic­da­nı­nı ra­hat­la­ta­cak.​varsa söy­le­sin bi­ri­si mil­let adına yoksa hır­sız var diye ba­ğı­ra­na ku­la­ğı­nız açın.

Yarın bir yer çe­vi­rip ken­di­ne mekan yapan biri için hangi ge­rek­çe ile karşı du­ra­cak­sı­nız.ADA­LETİN bu kadar ayak­lar al­tı­na alın­dı­ğı bir durum var­ken hangi ada­le­te sı­ğı­nıp işlem ya­pa­cak­sı­nız.

Sülün Osman ko­ope­ra­ti­fi daha ne kadar yer sa­ta­cak mil­le­tin ma­lın­dan daha ne kadar.

Hem si­ya­si­ler hem de dev­let adına görev ya­pan­lar emin mi­si­niz bu ko­nu­da her şeyin doğ­ru­lu­ğu­na yada bu­laş­ma­ya­lım ba­şı­mız ağır­ma­sın mı .Arı ko­va­nı bu­ra­sı mı dü­şün­ce­le­ri­niz.

Kuyu hi­ka­ye­si biri taşı atmış ,se­ne­ler­dir nasıl çı­ka­rı­rız der­din­de olan­lar unu­tup ve suyu alıp gi­den­ler.

Yazık her türlü yazık bu gü­ze­lim bel­de­nin için­den çı­ka­ma­dı­ğı hak­sız­lık­lar zin­ci­ri­ne halka olan­la­ra .yazık ki gö­re­vi­ni unu­tup gör­mez­den ge­len­le­re.500 dönüm de­ğe­ri yüz­ler­ce mil­yar olan mil­let malı üç ça­pul­cu­nu koyun ot­lat­tı­ğı yer olmuş, Sahi me­ray­dı bu ama şim­di­ler­de çıkar ve avan­ta me­ra­sı olmuş ne gören var ne duyan.Kör ve sağır sis­te­min çarkı ba­ka­lım ne kadar dö­necek.

BİRDE şu de­li­na­tör denen plas­tik­le­re öde­nen pa­ra­lar­la mil­le­tin pa­ra­sı­nı çar çur et­mek­ten ne zaman vaz ge­çe­cek­si­niz.Yol ve oto­park

Kav­ra­mı­nı an­la­yıp ona göre yol yap­mak ye­ri­ne ya­sak­lar­la komik bir kent üret­ti­ği­ni­zin far­kın­da mı­sı­nız.iş yeri ve konut her iki­si­nin­de belli olan araç oto­park ko­ta­sı­nı pa­ra­ya çe­vi­rip in­san­la­ra ezi­yet etmek adı gibi DELİnatör işi in­şal­lah duyan olur in­şal­lah mem­le­ke­te fay­da­sı olur

Cumartesi, 25 Mart 2017 11:22

KIYI KENAR TESPIT KOMISYONU

KIYI KENAR TESPIT KOMISYONU

Garibanın üstünden ağanın paşanın kenarından dolaşan müthiş bir ekip.Şurada sezona sayılı günler kala hala kıyı köşedeki balıkçı çiçekçi gibi garibanın barakası karavanı tukaka kaldırılıp yıkılırken gururla topuklarına basarak seyredenler sözüm size.

Asıl hırsızlar köşe başları sahiller yol boylarını iç etmiş hala çalışıyorsa kıyı kenar komisyonu hırsızın kenarından dolaşan komisyon olmuşsa

bunun  hesabını kim verecek.

Adalet denilen kavram raftan ne zaman inecek

Sezon başladığında zaten turizm den darbe yemiş Didim   yıkılmış  Halep görüntüleri ile mi sezonu açacak.

Sezon  öncesi  öncelikle temizlenip aslına dönmesi gereken Akbük yolu üstündeki işgaller 75. Sanayideki talan dururken arıtma dalyan taşburun gibi gözden uzak yerlerde uygulama yapan  mantık neye hizmet ediyor.

Soruyorum haklı olarak.

Bürokrasi ise bu illet garibanla ağaya ayrımı çalışıyor.

Küçük balıkçının doğal taşlardan yığarak yaptığı iskeleyi kepçelerken sıyırırken sahte cennetin tahta iskele beachler duruyor , mera alanları hazine arazilerindeki yapılar 75. Sanayi sitesi kooparatif kispesi altında talan edilen yüzlerce dönümü talan edenler duruyor.

İşin aslı bir lafta gizli aslında  buralar arı kovanı çomak sokmak biraz zor.Zor gelen bırakıp gitsin bu millet hırsızlardan bıktı yıllardır sülük gibi milletin hakkını emdiler.Birde bunu yaparken ağızlarından hırsız muhabbetti hiç düşmeden,utanmadan sıkılmadan yüzü kızarmadan.

Ne çektiyse bu millet korkak be basiretsiz yöneticilerden çekti. Gerçeklerle yüzleşemeden günü kurtaranlardan.İnsanımızın bugün özlemini çektiği en büyük ihtiyaç adalet.Adaletin gözü bağlı  ama haksızlıkları görmesin diye değil haklıyla haksızı ayırırken tesir altında kalmasın diye.

Nisan sonu sezonun ilk turistleri gelecek , onca kaçak yapı yine sezonun arkasında bir yıl daha milletin hakkını çalmaya devam edecek.Bu vicdanları yaralamayacak mı ,devlete güveni sorgulamayacak mı, bunun sorumluları olmayacak mı.

Çalan çırpan rahat ,

Milletin hakkının koruyucuları da rahat

Sizde haklısınız rahatsız olmak bize mi kaldı.

Ne yapalım

Kusurumuza bakmayın

Biz bu memlekete ağaç dikerken sökenlere laf mı söylenir

Sadece

Kusura bakmayın

İsterseniz de bakın.

Vicdanımızın sesine kulak vermekten öte derdimiz yok.

Sessizlerin sesi olmaktan başka işimiz yok

Devlete saygıdan önünü düğmelemekten başka eylemimiz yok

Çok şeyde istemiyor bu garibanlar topluma yük olmadan

Kapınıza gelip kömür  ,para ,yardım istemeden

Sudan ekmeğini çıkarıp, yaşamaktan başka istedikleri de yok

Büyük şehir sesi duydu ama cevap yok.

Bu balıkçılar başlarını sokacak bir karavan

Bir barınak istiyor duyandan medet umuyorlar

 

Çok olmuyorlardır inşallah.

Salı, 14 Şubat 2017 08:36

BİR TEPEDEN DİDİM İ SEYREDİYORUM

 

 

BİR TEPEDEN DİDİM İ

SEYREDİYORUM

Orhan Veli gibi oldu başlık.Aslında gerçek yanı da var.Didim tam bir açık hava seyirgahı.Herkes seyrediyor.Birileri de malı götürüyor bir yandan.Sanki oyun.Yada seyredenler ne için orada olduğundan habersiz.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında

Konumuza şiirle başladık bir şarkıyla devam ediyoruz sonuda ağıt olacak gibi.

Bugün (13 .02.17) Didim mahalli basın yazarları bir araya gelip Didim için sohbet ettik.Laf  lafı açarken 75. Sanayi sitesine geldi konu.Aramızda bulunan değerli bir avukat yazarımız  sanayi sitesinin mera arazisi konusunda çok ilginç bir tespitte bulundu.Belediyenin mal müdürlüğü ile olan arazi mahkemesinde  hakim bakanlığa bir yazı yazarak bu alanı mera kılan idari işlemin belgesini istiyor.Cevabi yazıda böyle bir kararın olmadığı ve bahsi geçen alanın mera vasfında olmadığını bildirir yazıyı gönderiyor.Bu yazı Didim Asliye Hukuk mahkemesinde  dava dosyasında mevcut.Bahsettiğim gibi değerli avukat yazarımızın ifadeleri bunlar.

Şimdi gelelim konuya ; Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi bu arazi üzerinde alenen bir yağma yaşanıyor.Birileri veriyor diğerleri alıyor ve arada ne olduğu meçhul paralarda el değiştiriyor.Kimin cebine giriyor yada hangi kurum dernek kooperatif alıyor kaydı kuydu var mı meçhul.Yazıyoruz aslında bir duyuru bunlar muhatabına ama başata söylediğim gibi seyrediyoruz hep birlikte.Her halde konunun sahipleri Didim dışında.Başka bir izahı da yok.Bir zamanlar kaçak peşinde hafiye olan maliye sahada yok.Bu sitede yüzlerce kiralık dükkan var.sahibi yok ama kiracısı var.Birileri paraları cebe indiriyor ne stopaj ne vergi hak getire.Sanayinin ortak kullanım alanlarına dükkan yapıp kiraya verenler,bu alanları dükkana katanlar hatta yolu bile dükkan yapanlar var. Ama seyrediyoruz sanki bayram kutlamasında erkan ve ahali resmi ortadaki görüntü.

Bu talanın resimleri belgeleri en üst makamların masasında.Ne oldu bilmiyorum.Bende siz okurlar gibi merakla bekliyorum bakalım ne olacak.Yoksa seyre devam mı.

Gelelin asıl bit yeniğine.Bu alan mera dendi,ot parası  yatırılırsa mera vasfından çıkacak dendi dendi dendi bir çok şey ama ciddi bir rakam var toplanan ot parası adı altında. Buranın mera vasfı yoksa bu para nerede bankada birileri faizini iç ediyor yoksa kökten lüp ettiler.Geçen yazımda da bahsettim  bu sitenin son numarataj   sayfasında ikişer üçer dönüm çevrilmiş bir sürü alan var.Bunlar kim ?  Bunlara buraları kim verdi ?  Para karşılığı mı aldılar ? yok kafalarına göre çevirdiler de Belediyede numarataj mı yaptı.yani kısaca ne nasıl oldu para nerede kime gitti makbuz tutanak var mı? Bu soruları soruyoruz  çünkü seyircilerin arasında bu cevapları bulmakla mükellef olanlar var belki sahip çıkarlar sorumluluklarına .

Daha öncede bir yol hikayesiyle ciddi paralar toplandı makbuz falan verilmeden .Yol yapıldı yapan belli değil kimi parayı belediye aldı onlar yaptı dedi bu konuda müfettişler geldi belediyeden her hangi bir para girişi ve çıkışı olmadığı anlaşıldı.Ama hala  anlaşılamayan yolu kim yaptı kaça yaptı kaç para toplandı kaç para ödendi.Hesabı kitabı var mı? İşte sıkıntılar burada  .

NE ARAYANI VAR NE SORANI.Birde bu işi yapanlar sus pus tek bir açıklama belge sözleşme yada bir ihale ilamı tık yok tık.Çiftlik sahipsiz  olunca kimin otladığı da belli olmuyor.Neyse seyrediyoruz şimdilik elbet bir son sahne final olacak .Olacakta kime nasip olacak görmek.

Başım köpük köpük bulut içim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda
Budak budak serham serham ihtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın ne polis farkında

 

Cem Karaca   (rahmetle anıyoruz)

Pazartesi, 23 Ocak 2017 12:29

GÜZEL ŞEYLER

GÜZEL ŞEYLER

 

20 yıldır sizlerle buluştuğumuz Mavi Didim gazetesinin doğum günün kutladık.Zaman ne kadar hızlı geçmiş gelenler gidenler derken mevcut ekip ve kentimizin seçilmişleri atanmışlarıyla dolu dolu birkaç saat geçirdik.

Kurbağa ile akrebin arkadaşlığını bilirsiniz belki.İki arkadaş gölde kurbağanın sırtında akrep gezmeye başlamışlar birden kurbağa sırtında acı  hissetmiş akrebe benimi soktun kardeş demiş,akrep yok be benim adetim ,kurbağa da suya dalmış hemen  akrep  feryat figan  boğuluyorum neden yaptın bunu,e demiş buda benim adetim.Gazeteci olup ta  her ortamdan haber çıkarmakta gazetecinin adedi.

Konu çoktu aslında ama içlerinden yerele  dönük olanları ilgi alanımda kaldı.Başlangıçta kaçak balıkçılık ve hileli avlanma gündeme geldi.Mevcut görevliler bu konularda yeteri kadar duyarlı olamadılar.Tercihlerde de  hatalı oldular.Didim in gerçek çevre dostu balıkçısını korumak yerine onları ezmeyi tercih ettiler.Bu güne kadar balıkçı için en ufak bir hizmet üretemedikleri gibi birde onların lojistik ihtiyacı karavanları dahi yasak deyip kaldırttılar.Daha önce Taşburunda ki barakalar yıkıldı hiçbir iyileştirme yapılmadı.Mera ve hazine arazisine sabit yerleşim sebep gösterildi.Balıkçı bu sorunu yine kendi imkanları ile eski minibüslerden karavan şeklinde barınmak amaçlı araçlar yaptı.hareket kabiliyeti olan ve sabit durmayan.Bunlarda hiçbir yasal sebep olmaksızın.(karavanla özel izin gerektirmeyen yerler hariç 90 gün sabit konaklama hakkı) kaldırıldı.Adı da klasik YASAK.Yasakta bir yarım ada olan Didim de balıkçı barınağı,balık mezatı,balık hali var.Onu bırakın bu konuda mevcut  ciddi bir  çalışma bile yok.Büyük Şehir ilgileneceği söyleyip bir telefon görüşmesi yaptık,hatta geldiklerinde birlikte bir etüt çalışması için sözleştik ama orada kaldı.Sahillerdeki balıkçının barına bileceği alanlar kısıtlı ve korumasız.Bu nedenle karavanları  kaldırılan balıkçıların şu günlerde  ağlarını takımlarını hırsızlardan koruyamamanın sıkıntısı var.Bir çok balıkçının bin binbeşyüz liralık takımı  elli lira zor edecek kurşun için çalındı.Teknelerinden mazotları aküleri çalındı.Zaten nefes bile zor alabilen bu insanları içine düşürüldüğü bu sıkıntıdan kurtaracak kimsede yok ufukta.Mevzuat YASAK  ona takıldı kaldı.Yeni Tarım İlçe müdürümüze hayırlı olsun dileklerimizle bu konuda ciddi beklentilerimizin olduğunu da iletmek isterim.Balıkçı karavanları sahillerden kaldırılınca boş kalan sahiller her türlü yasadışı avcılık için tamamen korumasız kaldı.Gerçek balıkçı geleceğini  çalan ekmeğini çalan kaçak avcıya ciddi engeldi. Mevzuat YASAK meydan  hırsıza açık.

Bir diğer konuda ilçemizde bol bulunan endemik bir bitki olan deniz börülcelerinin ticareti.Pazarlarda köklerinden sökülerek satılıyor.Mevzuat YASAK ama ona değil sebep zabıtanın görev alanında değilmiş  ? Vatandaşınmı görev alanında.Her yasak kişileri sorumlu tutar görev ve makamı ne olursa olsun.Zabıta tespiti yapar ilgili kurum Tarım İlçe Müdürlüğüne iletir onlarda yasal işlemleri yapar.Amaç yanlışı düzeltmek görev kavramı ile yanlışa yol açmak değil.Yine aynı bir yanlış ilçemiz  makilerinde bulunan kekik ile ilgili.Kamyonetlerle geliyorlar köklerinden söküp götürüyorlar.Aynı görev anlayışı Trafik polislerinde de var bizim görevimizin dışında.Sizin göreviniz yanlış varsa sizin yetki alanınızda ise siz ,sizin yetki alanınızın dışında ise gerekli kurumu uyararak yasal işlemin yapılmasını sağlamak.Dağ çileğinde bu talanın içinde nasibini alan bir başka değerimiz.Hayvan sahipleri kesip kökünden söküp götürmekte  ve dur sen ne yapıyorsun diyen yok.

Ve tabii 20. Yıl kutlamasının en can alıcı sohbetlerinden biride ilçedeki hazine ve mera alanlarının talanında oldu.Askeri tatbikatların yapıldığı araziler şimdi zeytinlik.Burada  şunu açıkça söylemek lazım ağaç dikmek suç olmamalı.Ama gelir elde ediyorsan bunun sebebi olan arazinin kirasını öde .Yok iki zeytin iki dönüm arazi kapatırımsa mevzu dur demek lazım .Bunun içinde diyet borcu olmayan yöneticilere ihtiyaç var.Devlet güçlü diyoruz.İnandırıcı olmak için bunu  göstermekte görevlilere düşmekte.

Çözülmeyecek hiçbir şey yok sadece aklıselim öncelik vatandaşın yaşama hakkı nı gözetmek  lazım.Bizi yönetenlere basit bir gerçekle açıklamak istiyorum.Kapınıza ihtiyaç sahibiyim diye gelenler  göreve başladığınızda bu güne azaldı mı çoğaldı mı  işte sizin görevdeki başarınızın endeksi………..

Neticede istişarenin olduğu her ortam topluma fayda getireceğine inanan biri olarak gazetemizin  20 . yaş gününü kutlarken doğan bu birliktelik  hayırlara vesile olacağına inanıyorum.Mavi Didim çok sesli anlayışla geçirdiği 20 yıla daha nice yıllar eklemesi dileği ile Ergun-Filiz  Korkmaz çiftine  sağlıkla nice yıllar dilerken topluma sundukları bu güzel  katma değer için sonsuz teşekkürlerimi sunarım……….

Perşembe, 19 Ocak 2017 14:49

SORULAR CEVAPLAR SEBEPLER SONUÇLAR

SORULAR CEVAPLAR

SEBEPLER  SONUÇLAR

Yerel basın olarak amacımızın yaşadığımız yerdeki çarpıklıkları irdeleyip daha iyiye daha güzele taşımak olması gerektiğini düşünüyorum.Ama maalesef siyasi bir koro görüyorum.şu günlerin varsa yoksa konusu Anayasa.Anayasa ile ilgili soruların cevaplarını buradan vermek çabası kadar  ilçenin yağmasına biraz baksalar daha sağlıklı bir çaba olacağı görüşündeyim.Sebebi ne olursa olsun sonucu halkın belirleyeceği konularda taraf olmak yerine doğru bilgilendirmenin , hepsinden önemlisi geleceği karartmanın çabasından çıkmalıyız.

Bu gün siyasetin bir görüşünün yönetimde yaşadığımız çarpıklıklara sırtımızı döneceğiz karşı tarafa laf yetiştirmenin dayanılmaz hafifliğini paylaşacağız.Ne kadar inandırıcı ne kadar yapıcı olacağını iyi düşünmek lazım.

90 lı yıllarda askeri tatbikatların yapıldığı arazilerin bu gün birilerinin işgalinde paraya  yada popüler kelime ranta çevirme telaşında olanlar ,millete halka ait arazileri zimmetlerine geçirme telaşında paravan zeytinlikler , sözde sanayi bölgesinde iş yeri görüntüsünde yol boylarını talan edenler içimizde iken ve de bunları görmekten aciz iken  memleketin sorunları görmek iddiası  acaba ileri görüşün !!!!! olmazsa olmazımı.

Devlet malına sahip çıkmakta neden bu kadar geç refleks gösteriyor. İnsanın aklına çok farklı düşünceler geliyor ki  bunlar birer zan.Bu yükü taşımak tansa gereğini bir an önce temizlenmesinin doğruluğunda tartışılacak bir yanı var mı.Kıyıda köşede gariban balıkçı barınaklarını,karavanlarını kaldırmak iş ise sözümüz yok.Drone uçurarak baraka aramak  gözündeki merteği görmeyip karşısındakinin çöpünü görmek değil mi?.Yada sivri sinekleri öldürmekle bataklığı kurutmanın farkı mı tartışma konusu.

Didim de bataklık 75. Sanayi sitesi ile başladı.Dükkan kuraları bile çekilirken imtiyazlı kişiler köşeleri yol üstlerini aldı artanda geri kalana verildi.İlk zamanlar pek uyanıkların ilgisini çekmese de  zaman içinde buradaki rant madenini keşfedenler önce yönetimleri ele geçirip tatlı kazanca kapılarını açtılar.Bakın  muhterem feto (şerefsiz hain İslam düşmanı )desem hemen kulak kesilen  adalet bu hassasiyetini şimdi anlatacaklarımda da gösterecek mi.

En başta bağış adı altında aynı himmet parası gibi verenlere istediği yer belediye görevlisi tarafından çevrildi.Çeviren arkadaş hala belediye çalışanı.Sonra yol yapıldı iş yeri başına yaklaşık 400 lira toplandı.300x400 tl=120.000tl en asgari rakam ne makbuz ne hesap ne ihale hatta kim yaptı belli değil soranda yok zaten şu ana kadar.Arkasından ot parası adı altında iş yeri başına 2500 tl civarında para toplandı yine milyar değerinde bir para bununda makbuzu hesabı yok arayanı soranı da yok.Bataklıktaki talan sadece bu da değil, orta bölümdeki oto park kaldırım alanlarına dükkan yapıp kiraya veren  ve vergisini de ödediğini zannetmiyorum çünkü yer hijyen kurallarına uyması gerek işletme ve belediyenin de  denetimi yok. Kaldırımlar zaten çoğu dükkanlara katılmış.yıllarca yönetim elektrik sattı onunda hiç denetimi yapılmadı .Bu bataklık kurutulmadan  memleketi kurtarmaya çalışan arkadaşlarıma da sesleniyorum neyi düzelte biliriz.Önce kendimizi düzeltmeliyiz.Ufak balıkçıya hükmeden devlet hırsıza işgalciye hükümsüz kalmasının sebebini kim açıklayacak. Ne zaman   gözümüzde ki merteği kaldırırsınız o zaman yeniden inanmamızı sağlarsınız.Ünlü bilim adamının bir sözü ile son vereyim “ALLAHIN DÜŞÜNCELERİNİ BİLMEK İSTERDİM GERİSİ AYRINTI” Albert Einstain

 

Sayfa 1 / 4