17 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Şimşek Acar

Şimşek Acar

Şimşek Acar Hakkında

Web sitesi adresi:

Cumartesi, 07 Haziran 2014 14:53

Neden gelsinler

Neden gelsinler

 

Türkiye’nin en nadide sahil şeridi.

Bir çok il in mücavir alanından daha geniş engebesiz bir arazi

Tamamı mavi bayrak hak eden pırıl pırıl deniz.

Sahil kenti olmasına rağmen nem oranı düşük havası

Müthiş doğa ve tarihi güzelliklere sahip

Denizde rüzgar isteyene rüzgar istemeyene çarşaf deniz

Ülkenin en ucuz kentlerinden biri (su hariç su ülkenin en pahallı suyu)

Bunlardan sadece bir ikisi turizm için cazibe kaynağı aslında tamamı lüks

Peki neden kaliteli turist paralı  turist gelmiyor

Aslında sorunun bir çok şıkkı var ama yanlışı bir tane

Oda kötü ev sahipleri

Türkiye nin en nadide sahil şeridi ,ama maalesef gizli yasaklarla insanlardan saklanıyor.yol yok bakım çevre düzeni yok,

Ülkenin en geniş düz arazisi ama ,imar diye bir kavram maalesef burada bir anlam ifade etmiyor.plan denen bir şeyin henüz burada bir adı yok.korkunç bir çarpık yapılaşma Tamamı mavi bayraklık deniz ama,ulaşabildiğiniz kumsallar şezlong ve şemsiye kaosunun merkezi,çıplak gelenden bir post daha çıkarılan açık alana dönüşmüş birde üstünüzde gezen seyyar satıcılar

Havası sayesinde sağlık turizminin baş kenti olması gerekirken,ambulansların  Söke ye tarifeli çalıştığı  bir yer.Tarih ise broşürlerde .yerinde pislik diz doyu

Yüzme ve güneşten faydalanmanın sayısız alternatifi varken,siz, bekleyen tatil şezlongda ,çünkü arabanıza teknenizi bağlayıp geldiyseniz deniz indireceğiniz yer sorduğunuzda alacağınız cevap başını kaşıyan çaresiz insan.sörf,kayt,yelken  bunlar buralara yabancı henüz.üzgünüz,

Adam başı beş liraya tavuk döner ayran karnınızı doyurabilirsiniz,ama balık ekmek bulamazsınız,akşam  sahilde bir mehtaplı gece ,arabesk anlayışın nasıl kurbanı olduğunu yaşayarak görürsünüz.Tatilin buradaki trendi şiş bira ve kaldırım sohbeti,

O nedenle neden gelmiyorlar sorusunu ,kimler geliyor la değiştirmek  istiyorum.

Mütehaitler geliyor.arazi bol belediye kıyak her türlü imkan var,kafana göre yap sat sıkıntı yok.sınır yok kısıtlama yok Emlak işi yapanlar geliyor,al kırka sat seksene.sokaklarda tilki gibi gezen akşam kahve barları istihbarat merkezi gibi kullanan tilkiler geliyor.

Otuz yıl çalışmış emekli olmuş,resimde deniz kenarında yayla gibi daire aldığını sanan kuş kafesinde hayatını tamamlamak üzere kazıklanmış  insanlar geliyor.

İngiltere nin demir yolu ,liman işçileri paket turlarla üç beş paunta tatile geliyor ekmek arası patates cipsi ile karnını doyurup,bakkaldan aldığı biraları bar kapılarında içenler geliyor,

Bodrum hayali ile yola çıkıp şaşıranlarda geliyor ama pinpon topu gibi hemen zıplayıp kaçıyor.

Neden ev sahipleri kötü dedim onu da izah edeyim.ev sahibinden kasttım yönetim siyasi erk.onlar gelenlerle ilgilendiği için turizme vakit ayıramıyor

Müteahit emlakçı ve köylü üçgenindeki para trafiğinden çıkamıyorlar.çok yorucu bir iş anlayışla karşılamak lazım.

Sermayenin istekleri kolay mı zannediyorsunuz.vatandaşa git dedinmi gider iki üç gün uğramaz tekrar gelsede korkarak geliyor bir ed dedinizmi vın.ama paranın patronu gitmez yolunu hemen yapacaksın ihtiyaçlarını karşılıyacaksın  hatta üç gün önce oy istediğin sanayi sitesinin girişini kapatıp ona kavşak yapacaksın.seçmen mi onu geçeceksin şimdilerde  büyük şehir gibi bilinmeyen bir limanın var rüzgarla ters esmeye başlayınca dümeni kır büyük şehire.

Çarşamba, 04 Haziran 2014 16:51

ZİHNİYET…

ZİHNİYET…

 

İnsanların fikirlerinin değil de asıl aklında olanların eyleme yansımasının bir  ifadesi zihniyet.

Toplumun yönetiminde olanların o makamlara gelmek için sarf ettikleri sadece propaganda. Zihniyet iş icraata gelince ortaya çıkıyor. Sarf ettiğim fikirleri maalesef çok kolaycı bir yolla siyasete bağlayanlara söylenecek çok şey var. Elbette siyaset yapacağım ama bunu maalesef bir çoğunun(Fikri olmayıp beynini kiraya verenler)yaptığı gibi değil değerler ve gerçekler üzerinden yapmaya çalışıyorum. Edindiğim bilgi ve birikimleri paylaşıyorum. Bu anlamda  şimdi anlata-caklarımın önemi kiralık veya satılık beyinlerin insan-lara hizmet üretemeyeceğinin bir örneği.

"Toplumsal hayatta en büyük hata küçük düşünen insanları büyük mevkilere gelmesidir" VOLTARİE.  Didim çoğunun ifade ettiği gibi emekli kenti değildir. Sadece kısa ömrü kalanların sırtından para kazanılan bir yerdir. Didim Türkiye coğrafyasının sahil kavramında en geniş, imara yapılaşmaya en elverişli arazisidir. dümdüz bir sahil şeridine birde arazi derinliği eşlik edince iştahların kabarması son derece doğaldır. Yıllardır  yanlış olan imar projeleri aslında hata değil bir zihniyetin kiralık beyinler üzerinden tezahürüdür. tamamen bilinçli olarak çarpık yapılaşma ile imar alanlarını açıp bunun düzeltmesini ise sermayenin hizmetine sunmak içindir.

Örnekleri o kadar çok ki saymakla bitmez. En basitleri Altınkum sahilindeki yasaya aykırı yapılaşma, otellerdeki kaçak katlar ve aykırı yükseklikler, imar planının dışında kitabına uydurulmuş kot farkından bodrum daireler çatı müsaadesinden  çatı katları, yolları bile imar alanlarının içine katmak, şehir içinde sadece sermayeye hizmet için alış veriş merkezleri ve onlara sunulan ayrıcalıklar. Cumhuriyet caddesi Didim’in en eski ve bilinen çarşısı olması özelliğine rağmen kasıtlı yol uygulaması ile körleştirilmedimi, yol daraltıldı oto park imkanı  bir zihniyetin yok edilmedi mi. Sizce bu bir masumiyet karinesi mi. Yoksa bir zihniyetin kiralık beyinlerle gerçekleştirdiği operasyonmu.

Yıllardır kangrenleşen aslında bilinçli olarak yapılan belediye sanayi sitesi adı altında kurulup daha sonra altından kalkamadıkları için 75. yıl olarak değiştirilen sanayi sitesi üzerinden yürütülen uygulamalarla Akbük yolu üzerindeki hazine arazileri sermayenin siyaset ayağında aktif olanlara hizmet karşılığı  dağıtılıp 75. Sanayi sitesi üzerinden yasallaş-tırılmaya çalışıldığını görmekten sizi alı koyan ne. Belli zihniyetlere kiraya verdiğiniz akıllar mı yoksa sadece basit bir ön görüsüzlük mü.

Kiralık bir araziye kurulan bir sermaye devine hizmet için sanayi sitesinin girişini kapatıp bu alış veriş merkezinine giriş açan akıllar sizce kime hizmet ediyor. Didim emi yoksa paraya mı. Bu kuruluşun Didim e katacağı katma değer ne ki bu kadar özel uygulamalara mahzar oluyor. Öte yandan Didim in  gelişmesinde insan istihdamında kattığı katma değerle Didim ekonomisine ciddi boyutlarda katkı sağlayan 75. Yıl sanayi sitesi yasal bir değeri olmadığı savıyla öteleniyor. Kim tarafından burayı yapan belediye tarafından. Sizin yaptığınız yasal değilse, Akbük yolu üzerinde bağış adı altında paralarla dağıttığınız  iş yerlerine göz yummanız ne kadar yasal. Gerçi hukukun parayla tartıldığı düzenin kurucularının ülkesinde bunlardan bahsetmek abesle iştiGal.

Neyse kısacası söylemek istediğim size oy verenlere mi hizmet  üreteceksiniz yoksa sermayenin patronlarına mı. Bu arada gezi için eylem planlayan platformlara da  sormak istiyorum gezmekten dönüp yaşadığınız ilçe için ne zaman enerjinizden  fedakarlık edeceksiniz. Yani ya zihniyetinizi yada gerçekliğinizi  test edeceksiniz

Cuma, 15 Kasım 2013 13:38

NERDEN NEREYE

Mevsimler nasıl değişiyor soğuk kış aylarını unutturan çiçekler ardında yaz ve hayallerin sona ermeye başladığı sonbahar gelip ardı yine soğuk kışa dayanıyorsa, siyasette böyle.

Salı, 20 Mart 2012 15:51

Don Karleone'nin Kenti

Kolay para her zaman cazip gelmiş insanlara. Adaletin hukuğun ve idarenin acizliği bir araya geldiği her yerde mafya adı ile kendine yaşama alanı bulmuş. Yaşam alanında ise insanlar köle, para efendi olmuş. Hukuk kişiselleşmiş ceza silahın tercihine kalmış.

Sayfa 4 / 4