22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Ünsal Yalçınkaya

Ünsal Yalçınkaya

Ünsal Yalçınkaya Hakkında

Web sitesi adresi:

Salı, 11 Nisan 2017 07:30

NEDEN EVET DİYECEKMİŞİZ -4-

NEDEN  EVET DİYECEKMİŞİZ -4-

17-Koalisyonlar,hükümet kurulamama krizleri  tarih olsun mu? Evet diyecekmişiz..

Bu ülke  Tek partili dönemlerin dışında yani 1950 den sonra ki dönemlerde ne zaman tek parti iktidarlarında Meclis çoğunluğuna dayalı hükümetler döneminde hep krizlere yaşanmış,Miras yedilikler yaşanmıştır.

Ülkenin kalkınmasında,Büyümesinde hem de ihracata dayalı,Üretim ekonomisine dayalı kalkınma,büyüme  koalisyonlar döneminde yaşanmıştır.Büyük Kalkınma hamleleri ,büyük yatırımlar hep o dönemlerde yapılmıştır.Avrupa kalkınmasında lokomotif görev koalisyonlar dönemidir hep.Ha şu isteniyorsa doğrudur, Koalisyonlarda keyfi yönetimler yaşanmaz ve yaşanmaması ürkütücü olmuştur.Keyfilik yaşamak isteyenler koalisyonları istemezler.

18- Güvenoyunu sandıkta millet versin mi? Evet diyecekmişiz…

Şimdi bu ne demek biliyormusunuz,Sandıkta seçmenler milli iradeyi yansıtmıyorlar,birde Mecliste hükümete güven oyu verilmesin demek istiyorlar.Yok kardeşim,Parlamenter demokrasilerde hükümetler Meclis içinden teşkil eder ve bu hükümete Parlanento güven oy verir,alamayan hükümetlerde hükümet olamazlar.Başkanlıkta istenen böyle güven oysuz ne olduğu belli olmayan keyfi hükümetler istenmektedir.Parlamenter sistemde olmazsa olmazdır…

19-Cumhuriyetimiz güçlensin mi? Evet diyecekmişiz…

Cumhuriyet Parlamenter Demokrasilerde vardır ve Güçlü demokrasi Güçlü meclisle olur,O güçlü mecliste tüm halk kesimlerinin parlantoda temsili ile mümkündür.Yani % 1 bile oy alsa bir parti Parlamentoda temsil edilirse öyle güçlü olur.Tek Adam yönetimlerinde,tek adam yani  iktidarı güçlü olur  ama  Meclis değil…

20-İcrada iki başlılık bitsin mi? Evet diyecekmişiz…

İcrada çift başlılığın bitmesi Tek adam diktatörlüğü demektir.94 yıllık Cumhuriyet tarihindeki Parlamenter demokrasi ile yönetilen Devletimiz de hiçbir zaman Devlet Çift Başlı yönetilmemiştir hatta 2015’e kadar AKP hükümeti de.Ama ne acıdır ki sayın Cumhurbaşkanına göre her şey onun elinin altında olacak,her şey onun emrinde olacak ve millet köle olacak ve hatta belki de eğer evet çıkarsa son sandığa gitme yaşanacak bu Devlette…

21-Üniter yapımız güçlensin,birliğimiz,kardeşliğimiz  artsın mı? Evet diyecekmişiz…

Getirilmek istenen bu sistemle Üniter yapı bozulacak,ülke Eyaletlere bölünecek.

….Anayasanın “Merkezi İdare” maddesine, “Merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının; kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir” hükmü ekleniyor. İşte bu eklenen madde ile Devletin üniter yapısı  eyalet sistemine dönüştürülecek.

22-Güçlü ve Kararlı  yönetimle  terör örgütlerinin kökü kazınsın mı? Evet diyecekmişiz…

Terör tek adam yönetimiyle değil,Bilim ve akıl kullanılarak Toplumsal uzlaşma ile kökü kazınır.Terör Silah ve Güvenlik güçlerinin savunmaları ile bitirilemez,belki sindirilir ama kökü kazınmaz.Terörün Mali ve askeri kaynaklarının kökünü kazırsan sonuç alırsın.Sen Önüne gelen tüm devletlerle çatışma halinde olursa Terörü bitirmek mümkün olamaz…

23-Türkiye dünyada  daha çok söz  ve hak sahibi  olsun,örnek alınan ülke  haline gelsin mi? Evet diyecekmişiz…

Ülkenin Dünya medeni ülkeleri,Kalkınmış ülkeleri ve sözü ve etkinliği olan ülke olmasını istemeyenin ya aklı yoktur,ya da şimdikiler gibi  ayakları yere basmayan olur.Aklı ve bilimi kullanmayan,Medeni milletler cemiyeti ailesinin dışlanan bir ülke olma haline getirilmesi için konum komşu,dost ve müttefik ülkelerle kavgalı,ilişkileri bozuk bir ülke haline getirilirse ülke ne saygınlık kalır,ne de iyi ilişkiler kurulur.Dünya da yalnızlaşan bir ülke haline gelir…

Bu yukarıda 23 Maddede toplanan EVETÇİLERİN dağıttığı bildiyi siz kamuoyuna açıklamış olup duyurdum.

Böyle bir Çalışmada Halk oylamasına sunulan ANAYASA değişikliği ile uzaktan yakından hiç de doğru bir ilişkisi yoktur.

Bundan dolayıdır ki Tek adam rejimine,Parti Devletine,Meclisin tasfiyesine,Sorumsuz yönetime,TESLİM ALINMIŞ YARGIYA,Ekonomik krizlere,Teröre,Ortak değerlerin tahribine,BÖLÜNMEYE,Seçilmiş KRALLIĞA hayır diyoruz…

 

Pazar, 09 Nisan 2017 18:15

NEDEN EVET DİYECEKMİŞİZ -3-

NEDEN  EVET DİYECEKMİŞİZ -3-

Neden evet diyecekmişiz’ in  devamıdır.

13- Mecliste milletin vekili sayısı artsın mı? Evet diyecekmişiz…

Bu Gazi Meclis 450 vekille  ülkeyi yönetebildiği gibi, 550 vekille de ülkeyi yönetebildi ve yönetmeye de devam etmektedir.600 milletin vekili sayısı olsa ne olur,olmasa  ne olur.

Önemli olan bu meclisin işlevini yerine getirebilmesi ve de Yasama görevini yerine getirmesidir.

Vekiller genel başkanlarının gözlerinin içine bakarak vekillik yapmaları durumunda isterse sayısı 1000 olsun değişen bir şey olmayacaktır.

Önemli olan Milletin vekillerinin Milletin hak ve isteklerini,ülkenin kalkınması ve Huzuru için gerekli yasama  görevini yapmalarıdır.Yürütmeyi gerektiğinde desteklemek,gerektiğinde de frenleme görevini tam anlamıyla yerine getirmeleridir.

Bence Güçlü Meclis,Milletinin vekillerinin görev  yetkileri güçlendirmekle olur,sayısını arttırmakla değildir.

Partilerinin genel başkanlarının emir ve direktifleri ile vekillik yapmamalarıdır.

Birde bir milletvekilinin Devlete aylık maliyetini bir düşünün,Bir Milletvekilinin aylık maliyeti tahmin edebildiğim kadarı ile 200.000 tl civarı olsa gerek…

14-Kanunları hazırlayıp teklif etme yetkisi sadece milletvekillerinde olsun mu? Evet diyecekmişiz…

Kanun yapma yetkisi zaten Milletin vekillerinin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir.Yasama görevi de budur.Böyle bir görüntü adı altında aslında bu Kanun yapma yetkisi Milletvekillerinden alınarak Başkanlık kararnameleri ile yürütülecek olması ,vekillerin yasama yetkilerini budama anlamına gelmektedir.Sonra Milletvekillerinin çıkarttığı kanunları onanmak ve yayınlamak üzere yine Başkana gönderilecek ve başkan isterse onaylar,isterse tekrar geriye gönderir. Bu süreçte aynı anlamda bir başkanlık kararnamesi ile çıkartılmak istenen kanunun önü kesilmiş olacaktır.Bu da Milletvekillerinin kanunları çıkartma hakları ellerinden alınmış olacaktır.

15-Bürokrasi azalsın,kalkınma hızlansın mı? Evet diyecekmişiz…

Devletin yükünü bürokrasi çekmektedir,Hantal bir bürokrasi yapılanması ancak ve ancak yandaş kayırma ve yandaş yerleştirmelerle bürokrasi şişirilirse Devletin çalışma çarkının hızı kesilir.Ne acıdır ki 15 yıldır Devlette yapılanma bu yönde olduğu için bürokrasi çarkı Yandaşlığa çalışmakta,zaten kalkınma sıfırlanmış olduğu için de kalkınma hızlandırılmaya gerek kalmamıştır.15 yıldır ülkeyi yöneten bir siyasi yapı 95 yıllık birikim olan Sanayi ve endüstriyel lokomotif  sektörleri özelleştirme adı altında peşkeş çekmiş,yerlerine bir baca bile dikmemiştir.Var mı yok mu Rant ekonomisi olan Karayolları ve Köprü,tünel yatırımlarıdır.Bunun kalkınmamıza hiçbir etkisi olmamıştır.İhracatımız sıfırlanma noktasına getirilmiş,ithalatımız ise A’ dan Z’ ye katmerleşmiştir.

Tarım Çökertilmiş,Hayvancılık bitirilmiş,İhracatımızın lokomotifi Tekstil sanayimiz bitirilmiş,Bacasız sanayimiz olan Turizm tam anlamıyla S.O.S yaşamaktadır.Ancak olsa, olsa  hormonlu  büyüme devam ettirilmektedir.

16-Hükümetin icraatları hızlansın mı? Evet diyecekmişiz…

Hükümetin icraatlarının hızlanmamasını istemem gibi bir lüksümüz olabilir mi?

Ancak, gerçekten hükümet Planlı  kalkınma icraatlarını, üretim ekonomisine dayalı icraatlarını elbet hızlandırmalı,Bakanları kurulu  haftada bir gün değil,her gün çalışmalı ve Saraydan yönetilen bir hükümet anlayışından kurtulmalıdır.Saray anlayışının  ülkeyi 15 yıldır getirdiği nokta ortada…

Not: 23 maddede  özetlenen bildiriye devam edilecek.

 

Cumartesi, 08 Nisan 2017 09:38

NEDEN EVET DİYECEKMİŞİZ -2-.

NEDEN  EVET DİYECEKMİŞİZ   -2-.

Evet’ çilerin dağıttığı bildiriden,

7-Darbeci,vesayetçi anlayış tamamen son bulsun mu? Evet diyecekmişiz..

Darbeler kime karşı ve kimler tarafından yapılmıştır ve şu an hangi darbeleri    yaşamaktadır ülkemiz   herkesin malumudur.

Vesayet mi dediniz, Vesayetin alasını şu an tek adam yönetiminde yaşatılmaktadır , Mustafa Kemal ATATÜRK Cumhuriyetini vesayet olarak görenler bunu Resimlerde bile olsa Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün gözlerinin içine bakarak söylemelerini tavsiye ederim.Dilin kemiksiz olduğunu bilmeyen yoktur,Böyle tek adam diktatörlüğünde yaşamaktansa  Parlamenter Demokrasi içinde Gazi Meclisin çatısı altında vesayette yaşamayı tercih eder Türk Milletli…

8-100 bin seçmen Cumhurbaşkanı adayı gösterebilsin mi? Evet diyecekmişiz..

Hani bir sanatçımız vardı, dağdaki çobanın oyu ile benim oyum bir mi demişti ya,yargısız infaz etmiştik trollerimiz tarafından sanatçımızı,ama Sanatçımızı haklı çıkardı zaman,

Bu ülkede vatandaşı üç kuruşa Muhtaç bırakır,aç bırakır,ser sebil bıraktın mı,

Kula kulluğa esir düşürdün mü?

Tehditle,torbayla,baskıyla,korkuyla yaptıramayacağınız yoktur,işte bunun adına da Milli irade dedin mi işin çözümü yapılmış olur.

Böyle milli irade ile teşekkül edinilen rejimlerde varılacağı yer bu gün geldiğimiz yerdir.Türk Milleti böyle vesayetleri elinin tersi ile iteceğini inancım tamdır.

Bu maddede istenilen şey nedir bilir misiniz?, parayı veren düdüğü çalar meselesi…

9-HSK’nın 13 üyesinin 7’sini milletin vekilleri seçsin mi? Evet diyecekmişiz…

Benden soruyorum sayın Evet’çilere, neden 13 üyenin 13 ünü de Milletin vekilleri seçmiyor,parti guruplarına belli miktarda sayı belirlemeden tamamını milletin vekillerinin temsil edildiği Gazi meclise müracaat eden tüm adaylar arasından Milletin vekilleri seçmesini neden istemiyorsunuz.

Milletin vekillerine mi güvenmiyorsunuz yoksa,

Tek adamın atayacak üyelerin yerine Milletin vekilleri,  adaylar arasından seçmesini neden istemiyorsunuz, Çünkü tek adam istemiyor böyle bir seçimi de ondan…

10-Yargıda vesayet bitsin,vesayet odaklarının yargıya sızması engellensin mi? Evet diyecekmişiz…

Yargıda vesayet sistemini yaratan 12 Eylül 2010 referandumu herhalde CHP iktidarları zamanında yapıldı,

Mezarda yatanları bile oy kullandırdıkları ve vesayeti yaratanlar herhalde CHP iktidarıdır.2010 Referandumunda Yargıyı Feto çetesine teslim eden, Balyoz davalarının, Ergenekon Davalarının Baş Savcısı Kimdi, o vesayet değil de neydi,

Zekeriya ÖZ vesayetini yaratan, zırhlı araçlar tahsis eden kimdi,bir düşünün bakalım.Yüksek yargıyı ATAMA Yapacak olan kim? Nasıl bir sızma hareketinden bahsediyorsun,dün feto’yu sızma iznini verenler,şimdi de hangi tarikatın sızmasını göz yumacaklar,Bakanlıklara hangi tarikatlar hükmediyorsa yarın yargıyı da onlar sızacak.

Şimdi de Tek adam vesayeti ile Yargıyı tam teslim almak için mi evet diyeceğiz, elbet HAYIR…

11-Cumhurbaşkanına cezai ve hukuki sorumluluk gelsin mi? Evet diyecekmişiz…

Avrupa demokrasilerinde Cumhurbaşkanlarının her türlü sorumluluk ve  cezai şartları taşıyorlarsa bizim Cumhurbaşkanımızın da aynı cezai  ve hukuki  sorumluluk  taşıması gerekmektedir.Biz Avrupa demokrasisi içinde ayrıcalıklı olmamalıyız.

12-Yetişmiş gençlere seçilme hakkı verilsin mi?18-24 yaş arasındaki gençler milletvekili olabilsin mi? Evet diyecekmişiz…

18 yaşındaki bir genç daha lise düzeyinde,24 yaş gurubundaki genç ise Üniversite düzeyindedir.Bu yaş ve düzeydeki gençlerin milletvekili olma şansları %0001 bile değildir.Bir Popilizmdir.Bu yaştaki bir gencin  o seçim süreci masraflarını karşılayacak gücü nereden bulacaktır.O yaştaki gençlerin % 99 u ekonomik olarak aileye bağımlılığı vardır hele ,hele bizim ülkemizde.

Bu olsa, olsa Veliaht Prensler  ve prenseslerin  önünü açmak için konmuş bir değişikliktir halk çocukları için değildir.

 

Not: devem edeceğiz bildirinin diğer maddelerini  yazmaya ve yorumlamaya…

Cuma, 07 Nisan 2017 12:36

NEDEN EVET DİYECEKMİŞİZ ?..

NEDEN  EVET DİYECEKMİŞİZ ?..

Değerli okurlarım,Sayın Başbakanın 10 Nisan’da Aydın ilimize  yapacağı ziyaret öncesi  dağıtılan bir bildiri elime geçti,bildirinin ön yüzü  NELERE EVET başlığı ile arka yüzünde 23 madde ile sınırlandırılmış EVET denilecek istekleri sıralamışlar.

Bunun neresi yanlış, niye karşı çıkıyorsun,eleştiriyorsun  diyenlere ve böylece vatandaşımızı gerçekleri duyurmaya çalışmak bir aydın olarak görevim olduğu  için yazmak istedim.

Uzatmadan  başlayayım,

1-Yargı tarafsız olsun mu? Evet diyecekmişiz.

Yapılan değişiklikten bile haberleri yok sanki, Yapılan değişikliğin birinci Maddesinde YARGI  BAĞIMSIZ V TARAFSIZ  dır der.Bunlar sadece tarafsızı alarak millete sunuyorlar.Neyse,Elbet Yargı Tarafsız ve Bağımsız olmalıdır ama nasıl;

Yüksek Yargı üyelerinin çoğunu Tek kişi tarafından atanması  yapılırsa nasıl tarafsız ve bağımsız olunacağının işareti belli değil midir?

Mesela, Hakimler savcılar Kurulu olarak adı değiştirilen kurumun üyelerinin üç tanesini Tek adam seçecek, tek adam tarafından atanan Adalet bakanı kurumun başkanı,müsteşarı da asil üyesi olacak ve geriye kalan üyelerini de yine tek adamın seçtireceği Meclis çoğunluğu eliyle Meclisçe atanacak.Böyle bir HSK nasıl tarafsız ve bağımsız olacak bir düşünün bakalım.

Tek adamı yargılayabilecek tek yargı oylan Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinden 12 tanesini yine Tek adam seçerek göreve atayacak, diğer üç üyeyi de yine gösterilecek adaylar arasından yine tek adam atayacak,

Bunu adına da  bağımsız ve tarafsız yargı denilecek,

Hele birde Parti Devleti haline getirmek adına Parti Genel Başkanı olacak olan Cumhurbaşkanının partisinin İL,İLÇE örgütlerinin emrindeki vali,kaymakam ve yargıçlar nasıl tarafsız olacaksa…Tarafsız ve bağımsızlık bu ise arın gerisini siz düşünün…

2-Meclis hükümeti denetlesin mi? Evet diyecekmişiz.

Hükümetin kurulmasında güven oylaması yapılmayacak,Denetim için Gensoru müessesi kaldırılmış bir meçlisin nasıl bir denetim yapacağı ve hatta Bakanlara yazılı soru sormaları bile zor olan Meclis’ten böyle bir denetim nasıl olacaksa bizden evet dememiz beklenmek. Aldatmaca,kandırmaca.

3-Millet hükümeti doğrudan seçsin mi? Evet diyecekmişiz.

Hangi hükümeti diye sormazlar mı adama,

Tek adamın atayacağı Bakanları Millet doğrudan ataması nasıl olacaksa?

Yani demek isteniyor ki,Tek adamı seçtiniz mi atayacağı hükümeti de Millet seçmiş olacakmış.Böyle yalan ve kandırmacıyı TÜRK Milleti yutar mı acaba!.,

Milletin atadığı değil,Tek adamın atadığı hükümet,seçilmiş hükümeti değil de,atanmışlar hükümeti hiçbir zaman Millet atamış olamaz…

4-Sıkıyönetim kalksın mı? Evet diyecekmişiz.

Peki sıkıyönetim niye olur,Ülkenin bağımsızlığı,Milletin birliği,Cumhuriyetin  tehlikede olması ve Kardeş kanının akması yani iç savaş durumlarında Devlet yönetimine  Askeri güçlerinle birlikte yönetilmesi anlamındadır.

Peki bunun yerine OHAL yani Olağan üstü  hal uygulaması yani gece yarısı Başkanlık Kararnamelerinin alması ,bir yerde Devleti Başkanlık Kararnameleri ile yönetilmesi istenmektedir.Sıkıyönetim geçici bir uygulamadır,ancak Başkanlık kararnamelerine birde OHAL Kararnameleri eklendi mi tadından doyulmaz,

Bu uygulamaların geriye dönüşü geçiciliği de yoktur.Bunu mu bizden evet dememiz istenmektedir.Bu Resmen milletin kendisinin kendi Celladı olmasını istemektir.

5-Askeri yargı kalksın mı?  Evet diyecekmişiz.

Askeri yargı ile Sıkıyönetim Mahkemeleri farklı uygulamalardır.Sıkıyönetim mahkemeleri Askeri yargıç tarafından sıkıyönetim dönemlerinde görev yaparlar ancak Askeri mahkemeler,TSK içindeki  bir yargılama sistemidir.Yani HSK dan ve adalet bakanından emir almazlar,ancak Genel kurmaya bağlıdır.Bu da biz sivilleri ilgilendirmez.Kalkarsa ne olur,Askeri suçları da sivil yargı  yargılama yapar ve HSK denetimlidir,yani adalet bakanının denetimindedir.

6- Siyaset Asker ilişkisi normalleşsin mi? Evet diyecekmişiz.

Yani bu ne demektir, bizden istenen nedir bilirmisiniz,

Kısacası bu gün Askerin, ordunun içine düşürüldüğü durumun daha da beteri istenmekte, Yani Kuvvet komutanları,Ordu komutanları ve Askeri heyet yetkisiz ve etkisiz duruma getirsin istenmektedir. Yani genelkurmaya karargahı  bir yerde Emniyet genel müdürlüğüne dönüştürülsün mü deniyor.

Bizden bu değişiklikleri evet dememiz beklenmekte.Bundan dolayıdır bizde HAYIR DİYORUZ.

Not: kalan 17 maddeyi yazmaya devam edeceğim…

 

Perşembe, 06 Nisan 2017 10:16

BU NASIL SİYASET !..

BU NASIL SİYASET !..

Büyük usta, Rahmetle andığım sayın Süleyman DEMİREL, ışıklarda uyu,ruhun Şad olsun,

Öyle çıraklar yetiştirmişsin ki,

Hani, “ Boynuz kulağı geçer”  misali,

Dün, dündür, bu gün ise bu gündür  diyene mi bakarsınız,

Bu gün  doğru dediğini yarın yalanlayan bir açıklama yapanların

Hiç de yüzünün kızarmadığını görürsünüz.

Nasıl bir siyasettir bunu anlamak mümkün değil,

Bizde bu siyaset içinde çömezlikten yetiştik ama  hiç yüzümüz kızartmadık,

hep doğruyu  söylemekten vaz geçmeyerek.

Tabir caiz ise, “ dokuz köyden kovulurcusuna,hep doğrucu DAVUT olduk”..

Bir sürü söylemin içinden cımbızla bir kelimeyi çekip alıp, ondan  siyasi algı yaratmayı nasıl becerebiliyorsunuz?

Bunları anlamakta zorlanıyorum.

Eğer siyaset bu ise,

Biz bu siyasetin yakınında  uzağında yani  yanında olamayız.

Böyle bir siyasi anlayışla yarışan  HAYIRCILARA,

Kolaylıklar gelsin demek gerek.

Yalan dolan üzerine kurulmuş,kurgulanmış siyasi senaryolar bir gün yeter artık yeter deyip iflas edecektir elbet,

Yerine doğru ve dürüst siyaset alacaktır.

Bizde böyle siyasetin zemininde  çalışmaya devam ediyoruz.

97 yıllık Parlamenter sistemle yönetilen ülkemde Milli iradenin tecelli ettiği T.,B.M. Meclisi etkisiz ve yetkisiz bırakıldığı alenen apaçık  olan ANAYASA değişikliği metninde böyle bir şeyin olmadığını söylemek siyaset mi yani,

Değişikliğin 11. maddesindeki Cumhurbaşkanı Seçim kararı aldığında  “…. Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde TBMM genel seçimi ile cumhurbaşkanı seçimi birlikte gerçekleştirilecek….”

Bu maddeyi okumayıp yada okuduğu halde yanlış algı oluşturma adına karşı tarafa yani HAYIRCILARA  yalancılıkla itham etmeyi bir siyaset mi sayıyorsunuz.

Üstelik  HAYIR  savunucuları arasında bulunan Ana muhalefet Liderine  her türlü hakareti yapacaksın,

80 Milyon  Türk Milletinin önünde yalancılıkla itham edeceksin, hatta böyle bir şey varsa istifa etmeyi bile göze alacaksın,

Sonra da,

Gerçek göz önüne çıkartıldığında hiçbir şey olmamışçasına  arkana bile dönüp bakmadan yine Hayırcılara saldırmaya, toplumu ikiye bölmeye devam edeceksin.

Böyle bir siyasetle,

Böyle bir anlayışla bu ülke nereye kadar taşınır,

Hangi çağı yakalar

Ve Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne  nasıl çıkartılır,

Peki yarın ya HAYIR çıkarsa sandıktan bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak 80 Milyonu nasıl kucaklayacaksınız.

O makamda hiçbir şey olmamışçasına rahat oturabilecekmisiniz.

Yoksa;

Yine mi kandırıldık,

Yada kandırıldım mı diyeceksiniz.

KANDIRILAN  yada  YALANLARA İNANDIRILAN  birine bu ülkenin yönetimi “… denetimsiz, tek kişi yönetimine” teslim edilmelimidir?

Bence HAYIR,

97 yıllık parlamenter demokrasimizi  yaşattığımız GAZİ MECLİSİMİZİ şehit MEÇLİS  haline getirenlere hayır diyoruz.

Tek kişi yönetimine  HAYIR  diyoruz,

 

PARLAMENTER  demokrasimize  DEVAM  DİYORUZ…

Çarşamba, 05 Nisan 2017 11:31

AMAÇ BELLİ !..

AMAÇ  BELLİ !..

Bu anayasa değişikliği metnini kim ve kimler hazırlamış yada hazırlatmıştır bilen var mı?

Sorsan AKP ile MHP hazırladı,

Yemezler,

Kendileri de inkar etmiyorlar

KUZU hoca ben hazırlamadım,haberim yok der,

İYİMAYA  hocaya sorarsanız aynen, benim haberim yok, ben hazırlamadım der,

Büyük bir olasılıkla  İthal bir ANAYASA değişikliği,

İyi de kime yarayacak,

Türklere öyle mi!..

Kendi anayasasını hazırlayamayan bu Milletten  bu metni kabul etmesi istenmekte,

Kim tarafından,

Bu Milleti idare etmeyi düşünenler tarafından,

İyi de bu Milletin bu kadar da aklı mı yok,

Bu Millet bu kadar mı salak,

Bu millet ki kendi Anayasasını yapamayacak kadar acz içinde mi?

Yok be kardeşim böyle bir şey,

Emperyalizm bulmuş bir taşeron,

Onun vasıtası ile bu Milleti Köleleştirmeyi  kafasını koymuş

Devletini de bölmeye,

Cumhuriyetini yıkmaya,

Özgür ve bağımsızlığını rafa kaldırmaya karar vermiş,

Kiminle

Bir avuç taşeron işçisi ile,

Ya bu Millet,

Yerse elbet,

Bence yemeyecek,

Bunca yıl özgür yaşamış,

Bağımsızlığı uğruna bedel ödemiş,

Kan dökmüş bir milletten öyle kolay,kolay teslim alınması beklenemez,

Bunun için bu Millet bu dayatmaya HAYIR  diyecektir.

Yoksa geriye dönüşü olmayacak bu gidiş,

Özgürlüğünü kaybetmeye göze almış olacaktır o zaman,

Parlamenter Demokrasisini tek kişi yönetimline terk etmiş olacaktır ülkesini, geleceğini.

Bence, TÜRK Milletinin yönetim anlayışına ters olup,

Bence teslim etmeyecek özgürlüğünü,

Hayırda hayır  VARDIR diyecektir.

Ondan sonrası  Bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü pekiştirmek için PARLAMENTER DEMOKRASİMİZİN  eksik ve yetersiz kalan bölümlerini tamir etmek gerekecektir.

Öncelikli  Hedef HAYIR’ da…

 

BU ÖFKE NİYE, NERESİNDEN ANLIYORSUNUZ…

Değerli okurlarım,

Değerli evet’ çi ve hayır’ cı kardeşlerim

Bizleri ne kadar ayrıştırmaya çalışırlarsa çalışsınlar,

Bizleri ne kadar birbirimize karşı kışkırtırlarsa kışkırtsınlar biz et ile tırnağı misaliyiz,

Başaramayacaklar,

Bizleri bölemeyecekler,

Kürdi ile, Türkü ile,

Alevi’si ile Sünni’ si ile,

Laz’ ı, Çerkez’i ile,

Bizi birbirimize karşı düşmanca tavırları ile kapıştırtamayacaklar,

Buna izin vermeyelim,vermeyeceğiz.

Orta doğuyu yeniden şekillendirmeye karar vermiş ABD ve AB emperyalistlerinin çabalarını boşa çıkartmaya kararlıdır TÜRK Milleti,

Bu yetkiyi ATA’ sın dan  almıştır,

Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün Türk gençliğine bıraktığı en büyük miraslarından biridir söylev,

Güzel yurdumuzda gözleri ve amaçları olanların tüm gayretlerini boşa çıkartmaya kararlıdır TÜRK Milleti.

Ne yaparlarsa yapsınlar Milletçe kararlıyız,

Gençliğimiz ayakta,

Analarımız yollarda,

Babalarımız  siperde,

Kimden ve nereden gelirse gelsin saldırıları,

Şairin dediği gibi, “  …. Nereden gelirse gelsin,hoş gelmiş,sefa gelmiş ..” deriz.

İşbirlikçileri dünde görev başındaydılar, bu günde görevlerinin başında olacaklardır,

Yarında olacaklardır

Bu ülkeyi 15 yıldır yönetenler ülkeyi bir adım öteye götürdünüz mü ki hala bu milletten yeniden hem de tek kişi yönetimi olarak yetki alacak ANAYASA  değişikliği yasa tasarısını destek istiyorsunuz,

Bu millet uyandı artık,

Uyutamayacaksınız,

Öfkenizde bundan

Saldırılarınız da bundan.

Söylenenleri neresinden anladığınız artık ortada,

Elinizin altındaki Devletin tüm imkanlarını kullanmanız,

Tüm  Medya gücünüzü kullanarak algı operasyonlarınıza rağmen

Milletin gözünün açmasını engelleyemiyorsunuz,

Taşıma suyu ile değirmenin dönmeyeceğini bilmenize rağmen acaba diyorsunuz,

Ama nafile,

Son göründü

Tarihin akışını değiştiremeyeceksiniz,

Bütün üzüntüm nedir biliyor musunuz?

Bu kadar çırpınışlarına rağmen,

Kardeşlerini düşman ilan eden,

Terörist ilan eden,

Hain gözüyle bakmalarına  sağlayan kardeşlerimedir,

Ama biz öyle bakmıyoruz,

Bu ülkede yaşayan,  damarlarında TÜRK Kanı, ruhunda İnsanlık ve vicdanlarında hak ve hukuk taşıyan tüm kardeşlerimiz dünde bizim kardeşimizdi, yarında bizim kardeşimiz,ondan sonrada öyle olacaktır.

Bundan dolayıdır ki başımızdakiler Cumhurbaşkanı da olsa,

Başbakanda olsa,

Her kim olursa olsun,

Bölünmemek için,

Kardeşliğimizi  bozmamak için,

Milletimiz için,

Gelecek Nesillerimiz,

Torunlarımız için

HAYIRDA  hayır vardır diyerek HAYIR  diyoruz..

 

Pazartesi, 03 Nisan 2017 07:59

ÇATI ÇÖKERSE !..

ÇATI ÇÖKERSE !..

Bu çatı çökerse tarih önünde ne duruma geleceğinizi hiç düşündünüz mü ey EVET vermeyi düşünen kardeşlerim,

Tarih bilincinizi şöyle bir yoklayın derim,

Osmanlının son dönemlerinde saray entrikacılarının ayak oyunlarını,

Ali Kemal’leri,

İskilipli atıf hocaları,

Şeyh Saitleri,

Seyit Rızaları,  v.s.

Onları nasıl hatırlıyor yüce TÜRK Milleti,

Tarih önündeki pozisyon ve konumlarını şöyle süzgecinizden bir geçirin bakayım,

Yarın sizler de aynı duruma düşmeyecek misiniz?

Şimdilerde  torunlarının torunları nasıl hesap sorduğunu görüyorsunuz dur?

Görmüyorsanız da gözlerinizi dört açında görmeye çalışın,

Yıllar sonra, tarih önünde torunlarınızın torunlarının söyleyecekleri sözleri anımsamaya çalışın,

Bunları düşünerek oylarınızı kullanma kararınızı öyle verin.

Hiç aklınıza getirmediniz mi 15 senedir bu parlamenter sistemle idare edilen ülkemde sorunlar hiç mi yoktu ki bu günlere nasıl gelindi,Niye bu aksaklıkları düzeltme yoluna gidilmedi,

Hatırlayınız 2010  “yetmez ama EVET” referandumunu,

Niye yapıldı o Anayasa değişikliği ,

Bağımsız ve tarafsız yargıyı ele geçirerek Bağımlı ve taraflı yapmak için,

Sonuç ne oldu Yargı , Ordu, Bakanlık kadroları ve bürokrasi FETO’ya  teslim edildi,

Hatırlayınız, Ergenekon,Balyoz davalarını,

Bu davaların savcısı kimdi,

O  zat hala “yetmedi  ama evet” demeye devam etmekte.

Bu AKP iktidarının ta başından bu yana hedefi 2023 değil miydi?

Neden 2023 diye soranınız yok mu?

Çünkü Cumhuriyet  100 yaşını kutlayacak,

Lozan da çizilen Misak-ı Milli sınırlarımızın çizildiği 100. yılında yeni haritaları,

Sevr Haritalarını hayata geçirme planlarını hiç mi aklınıza getirmiyorsunuz, eğer getirmiyorsanız  aha şimdi getirir ve SEVR Hortlayıp Lozan tarihin çöplüğüne atılacak bunu da görün derim.

Adam boşuna mı söyledi,

“Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı BOP eş başkanıdır” diye,

ABD’nin 1940 lı yıllarında uygulamaya planladığı yeşil kuşak projesinin bir parçası BOP projesinin son hamlesidir 16 Nisan Referandumu,

Ortadoğu  ve Körfez ülkelerinde bir tane Demokratik Parlamenter sistem ile yönetilen devlet var mı?

İşte tek ülke vardı o da TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletidir,

Onu da tek kişi yönetimi olan  bu  istenen sistemle gerçekleştirmeyi düşünüyorlar,

Sen ve sizler hala bunun farkında değilseniz, bu tehlikenin farkına varmamışsanız lütfen önümüzde daha iki hafta var,

Geç kalmış değilsiniz,

Bakın buradan söylüyorum,

Bu mücadele devam edecek,

Ola ki  kazanamaz ve başaramazsak,

Devletin tüm imkanlarını ve güvenlik kuvvetlerini ve idari yapısını kullananlara rağmen bu mücadele devam edecektir ,

Yıkılacak,yıkılan CUMHURİYET  çatısının altında sadece bizler HAYIR’ cılar kalmayacak,

Sende bizimle bu CUMHURİYET çatısının çöküntüsü altında kalacaksın evet’çi kardeşim.

Anladın  mı şimdi evet’çi kardeşim,

Bunun için HAYIR DİYORUZ,

Sende katıl bize,Cumhuriyetçilere HAYIR de…

 

Cumartesi, 01 Nisan 2017 15:10

KAR­DEŞ, HALA AN­LA­MA­DI­NIZ MI?..

KAR­DEŞ, HALA AN­LA­MA­DI­NIZ MI?..

Bu ülke he­pi­mi­zin,

Bu Cum­hu­ri­yet he­pi­mi­zin,

Mus­ta­fa Kemal ATA­TÜRK he­pi­mi­zin ATA’ sı, Li­de­ri,

Bu gök kubbe al­tın­da kalan son TÜRK dev­le­ti çö­ker­se al­tın­da he­pi­miz ka­la­ca­ğız,

Sen AKP’lisin,

Ben CHP’liyim,

O MHP’li,

Bun­lar da HDP’li diye ayrım yap­ma­ya­cak­lar,

Öz­gür­lük ve Ba­ğım­sız­lık de­ğer­le­ri he­pi­miz için ge­çer­li­dir,

Kay­be­dil­me­ye göre.

Ka­zan­mak öyle de kolay değil,

Ho­var­da­ca miras yedi mi­sa­li olmaz bu iş,

Ba­ba­dan kalan mi­ra­sı­nı yiyen miras ye­di­ler ne ya­par­lar­sa ken­di­le­ri­ni zarar verir,

Ama,

Bu­ra­da yap­tı­ğı­nız dev­le­tin re­ji­mi ile oy­na­mak sa­de­ce bir ke­si­mi değil,

Bütün top­lu­mu zarar ve­re­cek­tir.

Bunun için akıl­lı olmak, öyle dav­ran­mak zo­run­da­yız,

Bu bir REJİM de­ği­şik­li­ği RE­FE­RAN­DU­MU,

Bu bir ik­ti­da­rı se­çi­mi değil,

Bir Par­ti­yi ik­ti­da­ra ta­şı­ma se­çi­mi değil,

Böyle bir inat olur mu?

CHP’ HAYIR di­yor­muş, onun için evet di­ye­cek­miş,

Biz bu re­fe­ran­dum­da Sayın Cum­hur­baş­ka­nı evet de­di­ği için değil, sayın Baş­ba­kan evet de­di­ği için değil,sayın Bah­çe­li evet de­di­ği için değil Ül­ke­min REJİMİNİ de­ğiş­ti­re­ce­ği için, Par­la­men­ter De­mok­ra­si Re­ji­mi­ni kal­dı­rı­lıp Tek KİŞİ yö­ne­ti­mi ge­tir­di­ği için HAYIR di­yo­ruz.

Dev­le­tin Büt­çe­si­ni aile büt­çe­si gibi tek kişi ha­zır­la­yıp,tek kişi har­ca­ya­ca­ğı için hem de DENETİMSİZ har­ca­ya­ca­ğı için HAYIR di­yo­ruz.

 

Hani şu TEK KİŞİ YÖNETİMİ DİYORUZ YA,

Şöyle bir dü­şü­nün,

Şu an sayın Cum­hur­baş­ka­nı ne Ana­ya­sa, ne KANUN ve ne de si­ya­si ge­le­nek­le­ri ta­nı­ma­ya­rak Dev­le­tin her türlü gü­cü­nü ve im­ka­nı­nı kul­la­na­rak ve hatta karşı çı­kan­la­rı her türlü baskı ve ya­sak­la­ma­la­rı kul­la­na­rak EVET ça­lış­ma­sı yap­mak­ta,yap­tırt­mak­ta.

Peki 17 ni­san­da evet çı­kar­tı, tüm yet­ki­le­ri eline ge­çi­ren tek ki­şi­nin neler ya­pa­bi­le­ce­ği­ni hele bir dü­şü­nün siz.​Zaten ken­di­si söy­lü­yor,17 Nisan’dan iti­ba­ren görün siz diye.

Peki bu kadar kıs­ka­ca alın­mış va­zi­yet­te­ki güzel ül­kem­de bu Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği se­çi­mi ile yeni yö­ne­ti­mi ye­ni­le­me ancak 2019 da ger­çek­le­şecek ve o dö­ne­me kadar ABD ,AB ve diğer em­per­ya­list ül­ke­ler yeni bir aday çı­kar­ta­rak hatta APO’yu aday ya­pa­rak se­çil­me­si­ni sağ­la­tır­lar­sa yine mi milli irade te­cel­li etti mi di­ye­cek­si­niz.

Bu müm­kün değil midir, elbet müm­kün­dür.

Bu Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği kabul gö­rür­se bu se­nar­yo­nun ha­ya­ta geç­me­si müm­kün­dür.

RTE onu izin ver­mez di­yen­le­re de so­ru­yo­rum,

Sayın Cum­hur­baş­ka­nı he­pi­miz gibi fani’dir,ya ondan son­ra­sı­nı da dü­şün­me­mek olur mu?

Çünkü Ana­ya­sa’lar niye ya­pı­lır,

Tüm top­lu­mu ku­cak­la­yan, Dev­let düzen ve ni­za­mı­nı sağ­la­mak ve de Mil­le­tin bir­lik ve be­ra­ber­li­ği­ni sa­ğal­mak­tır.

Böyle bir ya­pıy­la kar­şı­la­şıl­ma­sı o bir­lik, be­ra­ber­lik, huzur kalır mı?

Onun için EVET ve­recek AKP ve MHP ve hatta ra­di­kal gö­rüş­lü kar­deş­le­ri­mi, ar­ka­daş­la­rı­mı daha de­tay­lı dü­şü­ne­rek evet yada HAYIR ver­me­le­ri­ni is­ti­yo­rum.

Ha hayır çı­kar­sa ne olur,

Mev­cut sis­tem­de­ki yapı aynen devam eder, ancak Par­la­men­ter sis­te­min ek­sik­lik­le­ri­ni gi­de­re­rek Re­ji­mi­mi­zi daha da güç­len­dir­mek zo­run­da­yız,

Özel­lik­le Seçim ka­nu­nu,

Si­ya­si par­ti­ler ka­nu­nu,

Par­la­men­to iç tü­zü­ğü­nü,

Ka­lı­cı ola­rak Dev­le­tin eği­tim sis­te­mi­ni sağ­la­mak, v.s.

Par­la­men­ter De­mok­ra­si­yi Kal­dı­rıp Tek kişi yö­ne­ti­mi ye­ri­ne re­ji­min ek­sik­lik­le­ri­ni gi­der­mek ül­ke­miz ve mil­le­ti­miz için daha HA­YIR­LI olur.

Güçlü Tür­ki­ye için böyle bir dü­zen­le­me yap­mak zo­run­da­yız…

Cuma, 31 Mart 2017 10:18

BİR BAKMIŞSIN Kİ…

BİR BAKMIŞSIN Kİ…

Siyaset bu kadar insafsız mıdır?

Siyaset bu kadar kirli midir?

Ne zaman ve nasıl temizlenecek bilinmez,

Ancak bilinen bir gerçek var ki siyaset değil de siyaseti kullananlar kirlenmiştir.

Daha dün  siyasetin neresindeydiniz,

Siyasetin rantı  bu kadar mı tatlıdır,

Ne vatan,

Ne Millet,

Ne özgürlük,

Ne de bağımsızlık.

Bütün bunlar birer rüya olsa gerek.

Bir çırpıda silip geçmek bu kadar mı kolay o yüce değerleri,

Öyle kolay mıdır ki,

Tarihin her döneminde  bu kirli siyaset ne ülkeleri mahvetmiş,

Ne iktidarları yerle yeksan eylemiştir,

Sonuçta kaybeden mazlum milletlerdir.

Kazandığını sananlar emperyalizmin işbirlikçileridir,

Ya  kazananlar ise elbet Baronlardır,

Emperyalizmin ağa babalarıdır.

Şöyle bir arkana dönüp baktığında sırtında götürdüğün  herkes gibi ahretliğindir,

Birde bıraktığını bakarsan hoş seda da,

Ya da mezardakileri bile rahatsız eden sözler.

Kimse böyle olmak istemez ama,

Nafile,

Esiri oluyorsun tatlı, tatlı rantların

Ama, birde bakmışsın  boğazında  kör düğüm olmuş,

Yuttuğun yetim hakları,

Fakir fukara lokmaları,

Yalanlarına sevsin şu fani dünya,

Bu gün kazandığını sanırsın,

Ya yarın,

Mutlaka ve mutlaka kaybedeceksinizdir,

Ama mutlaka kaybedeceksin.

İş işten geçmiştir,

Nafile demekten  öteye…