23 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Ünsal Yalçınkaya

Ünsal Yalçınkaya

Ünsal Yalçınkaya Hakkında

Web sitesi adresi:

Perşembe, 30 Mart 2017 10:30

BU BİR SEÇİM DEĞİL -6-

BU BİR SEÇİM DEĞİL -6-

Bu bir seçim değil ,

Peki seçim değil de nedir diyenlere cevabımızdır,

Ülkenin yönetim biçimi olan Parlamenter Demokrasi’ den Tek adam yönetimine götüren bir rejim değişikliğinin onaylanmasıdır, Referandumudur,

Şimdi anlaşıldı mı?

Yani bu tek adam yetkileri ile donatılan rejimi savunanlarca hiç  neyi savunduklarını dinlediniz mi?

Mutlaka dinlemişsinizdir,

Türkiye Cumhuriyeti  bilmem kaç yıldır  bilmem kaçıncı hükümetler tarafından yönetilmiş ve her 1,5 yılda hükümetler değişmiş diye  tek parti iktidarlarını savunurlar.

95 yıllık Cumhuriyet döneminde Parlamenter demokrasimizde tek başına iktidar olan hükümetlerde olmuştur,

İktidar oldukları yılları hovardaca harcayan iki  “2” iktidar dönemi yaşanmış,

Birincisi Demokrat parti dönemi,

İkincisi  de AKP hükümeti.

Demokrat Parti 1950 de iktidar olmuş ve 1954’de  de tek başına hükmeden iktidar olmuş, ne yazıktır ki ülkeyi kamplara bölmüş, Devletimizi Vatan Cephesi diyerek Ocak başkanları ile yönetmiştir,

Ki O dönemde de Cumhurbaşkanı Demokrat parti kurucusu olmasına rağmen Parti genel başkanı değildi,Güçler ayrılığı yani Yasama,Yürütme ve Yargı bağımsızlığı vardı, en azından Yasama ve yürütme siyasi Partinin egemenliğinde olsa bile  Yargı bağımsızdı, Savcılar gerçekten Cumhuriyetin savcıları, Hakimler de Bağımsız yargıçlardı, teslim alınmamıştı.

Siyasal olarak devletin valisini bir ocak başkanına mahkum ettirmiş,yani Mahalle veya köylerdeki ocak başkanları yani il,ilçe başkanları gibi yetkiliydiler, Mahallelerdeki, köylerdeki Ocak başkanları  yetkili ve etkili kişiler olmuştur.

Köy kahveleri CHP’lilerin yada Demokrat partililerin kahveleri diye ayrılarak millet VATAN Cepheliler emrinde  köşe bucak kaçırılarak yaşatılmıştı.

Ama Cumhurbaşkanı açıkça ben tarafım, ben Anayasa kararı falan tanımam, ben gerekirse Partimi de yönetirim dememişti.

O dönemde de Devlet yatırımları ve hizmetleri Vatan Cephesi ve  ocak başkanlarının istekleri doğrultusunda yapılmıştır.

Ya şimdi, Vatan Cephesi yaşamına benzer AKP iktidarı ile aynı şeyleri yaşamaya devam etmektedir 15 yıldır.Şimdi de Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yaşatılmak istenmektedir aynı şeyler…

Bir 10  yıl Demokrat partisi ve 15 yıldır da AKP iktidarlarını yaşayan ülkemin insanları her iktidar döneminde Yoldan başka, köprülerden başka, ülke ekonomisini şaha kaldıracak hiçbir Sanayi ve Endüstriyel Kalkınmamızı sağlayacak bir   BACA  tüttürememişlerdir.

Beğenmedikleri diğer hükümetler döneminde yapılan ve  Kalkınma hızı 5-6-7 bandında gezmesine rağmen bir Seydişehir,bir İskenderun demir-çelik, bir Keban Barajı,bir ATATÜRK barajı, vs. gibi büyük kalkınma  tesisleri ve fabrikaları  gerçekleştirmiştir.

Soruyorum 15 yıldır iktidarı elinde bulunduranlar bunca Devletin yatırımları olan tesislerinden kaç tanesine eş değer tesis kurmuşlar ya da bunları ve bunlar gibi 95 yıllık yatırımlarla kazanılanları sahip çıkmış ve geliştirmiştir.Hiçbirini sahip çıkmadığı gibi Özelleştirme adı altında “BABALAR GİBİ SATARAK”  yabancı sermayeye peşkeş çekmiştir.

Milletim kafasını iki elinin arasına alarak 15 yılı şöyle bir gözünün önünden,akıl süzgecinden geçirerek değerlendirmesini isterim.

Varsa yoksa yollar yaptık,

Duble, duble yollardan bahsederler.

Köprülerden,Tünellerden bahsederler.

Çok iyi de bu yatırımların kaç tanesi devlet yatırımıdır,

Kaç tanesi yap işlet devret modelidir,

İşletme zararını Devlet tarafından karşılanacağı, yani fakir fukaranın verdiği vergilerle finanse edilen yatırımlardır.

Örnek mi?

Son yapılan Köprüler,

Denizaltı tünelleri.

Bunun için mi bu düzeni değiştirelim,

Sayın BAHÇELİ’ nin  söylediği gibi birilerinin  kanunlara ve Anayasaya uygun adımlar atmaması nedeni ile Kanunlarımızı ve ANAYASAMIZI  ona uydurmak için bu değişikliği yapıyoruz.

Bunu  bizden kabul etmemizi beklemeyin…

Bu rejim bizim önümüzü tıkıyor diyerek bu Anayasa değişikliği teklifine bizden evet istiyorsunuz.

Yanıt ,

Türkiye’yi uçuracağız.

Kanadı kırık Kartalın uçurulmasına benzer bir uçuruma uçurulması demektir,

Bunu bizden kimsenin istemeye hakkı  yoktur,

Bu nedenle bizim Milli Devletimizi sahip çıkmamızı,

Parlamenter demokrasimizi sahip çıkmamızı ,

Laik Cumhuriyetimizi sahip çıkmamızı,

Her şeyden öteye Kuvva’ cıların kanıyla sulanmış ANADOLU toprakları üzerindeki son TÜRK devletinin  sahip çıkmamızı kimse engelleyemez,

Bunun için Demokrasimizi, Özgürlüğümüzü ve Bağımsızlığımızı sahip çıkmak adına HAYIR diyoruz…

 

Çarşamba, 29 Mart 2017 07:40

BU BİR SEÇİM DEĞİL -5-

BU BİR SEÇİM DEĞİL -5-

16 Nisanda  sandık başına gideceğiz,gitmek zorundayız,

Çünkü Ülkemin rejimi değiştirilmek isteniyor,

Parlamenter demokratik sistemimiz  ucube bir Tek kişi yönetimi  olan Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi denilen Başkanlık sistemine götürülmek isteniyor,bu sistemde bir daha geriye dönüş olmayacak bir çıkmaz olduğu için sandık başına gitmek zorundayız,

Hem de Hayırlı olan HAYIR  oylarımızı vermek üzere.

Dünyada eşi benzeri olmayan bir başkanlık sistemi,bu kadar yetkiyle donatılmış bir tek kişi yönetimi.

“”Yargı elinin altında,yargıyı yönetmek elinde,

Yürütme elinde,

Başbakan kendisi, Bakanları atanmış memurları, başkan yardımcıları yine atadığı kişiler nitelikleri, nicelikleri ve sayıları da kendisinin belleyeceği biçimde,

Ki bu kişiler kendisi gibi yargılanamaz, sorgulanamaz ve de Hesap sorulamaz ,Ömür boyu Koruma zırhı içinde olmak koşulu ile,

Yasama yetkisi yine kendisinin atandığı güya sözde seçilmişler ama yetkisiz ve etkisiz vekiller,

Devletin Bütçesi elinin altında sanki aile bütçesi,

Yani senin anlayacağın şekilde “kendin pişir kendin ye” misali.””

Kısaca Anayasamıza eklenen yeni maddelerle 1982 Anayasası askıya alınmış olacak verdiğimiz evet oyları ile.

Bu nedenle evet diyemiyoruz bu değişiklikleri referandumda.

Hayırlı oylarımızla HAYIR  diyoruz.

Diyeceksiniz ki bu söyledikleriniz HAYIR  oylarınızı için yeterli sebep midir? Elbet değil,uzatmamak adına kısa tutuyoruz anlayabilmemiz için.

Bakın sayın Cumhurbaşkanı  mevcut Anayasaya göre seçilmiş, yemin etmiş bir kişi,

Türk Milletini kucaklaması gereken birisi,

Tüm vatandaşlarını ayrım yapmaksızın eşit yurttaşlık hakları içinde  görmesi gerekirken ne yapıyor,

Sen benim dediğimi yapmıyorsun diye ayrım yapıyor ve çok acı bir şekilde TERÖRİSTLİKLE suçluyor,

Bu da yetmiyor, Vatandaşını aydınlatıyor ve Hayır için çalışanlara da  hakaretler yağdırıyor,

Sevelim sevmeyelim, Türk siyasi hayatının  ana muhalefet partisinin genel başkanına yalancılıkla suçluyor hem de haksız yere,

Hatta bu gün İstanbul’da Hayır kampanyası yapanların çadırına  uğrayarak oradaki vatandaşlarına resmen  tehdit edercesine hakaret edebiliyor,

CHP liderine yalancılıkla suçluyor,

halbuki ne beklenirdi sayın Cumhurbaşkanından,

eğer bu ülkenin Cumhurbaşkanı olsaydı İyi çalışmalar dileyerek  kolaylıklar gelmesini dilemekle yetinmeliydi,

ama ne yazık ki Türk Milletinin değil, AKP’lilerinin Cumhurbaşkanı olduğunu kanıtlamış oldu  sayın Cumhurbaşkanı.

Yani kendisi açıkça TARAFLI  olduğunu, Partili olduğunu kabul ederek itiraf etmiş oldu  mevcut Anayasaya  göre görev yapması gerekirken.

Eğer EVET çıkartarak referandumu kazanırsa Hayır Cephesindekilerin başkanı olmayacak ve onlar,onun için düşman kardeşler olacaktır.

Böyle bir anlayışa nasıl cevap vermemiz beklenir bizlerden,

Tabi ki  HAYIR…

 

Salı, 28 Mart 2017 13:13

BU BİR SEÇİM DEĞİL -4-

BU BİR SEÇİM DEĞİL -4-

Bu bir seçim değil ki,bir siyasi partiyi iktidara taşıma yarışımız olsun,

Benim dünya görüşüm bu, bu görüşüme  yakın bir siyasal parti  seçimi yapmak için sandıkta oy vereceğim demiyoruz,

Çünkü bu bir seçim değil,

Beni,  yani ülkemi yönetecek kadroları iş başına getirme yarışı değil ki,

Öyleyse bu sandığa gitme de neyin nesi o zaman diyenleredir sözüm,

Bu bir Referandum  baylar ve bayanlar.

Eger bu ülkede yaşıyor ve yaşayacaksanız bu ülkenin kaderiyle oynamaya kimsenin ne hakkıdır,ne de haddi dir,onun için sandığa gideceğiz ve tercihimizi kullanacağız,

Yani sandığa gitmeme lüksümüz ve lüksünüz yoktur.

Yani Ülkemin yönetimi biçimi olan siyasal Rejimi belirleme oylaması,

Ya Abdülhamit özentilerini istediği tek adama yetkili kılma Rejimini evet vererek  kabul edeceğiz,

Ya da  Demokratik Cumhuriyet, Parlamenter demokratik sisteme devam etmek için Hayır  oylarımızla Hayırlı bir iş yapmış olacağız.

EVET kampanyası yürüten sayın Başbakan Binali Yıldırım ve sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan  ve guruplarının astırdıkları pankartlara bakılırsa yani en azından engel olmadıkları pankartlara bakılırsa Abdülhamit Han ruhu için EVET yazılı pankartlara bakılırsa,,

İngiliz İşbirlikçisi Kürt ayrılıkçısı  ve Kemalist  Devrimlere, Laik Cumhuriyet’e ve Demokratik Parlamenter siteme karşı isyana kalkışan  Seyit Rıza’nın ruhu için EVET pankartlarının temsil ettiği zihniyete  karşı olduğumuz için,

Onların ruhu için EVET isteyenlere inat HAYIR DİYORUZ…

Mustafa Kemal ATATÜRK ve Silah arkadaşları ve  Kurtuluş yani Bağımsızlık savaşında şehit düşenlerin ruhları için HAYIR  diyoruz.

Bizim EVET diyebilmemiz için hiçbir ciddi sebep yok,

Devletin yönetimini tek kişi’ye vermek için mi evet diyelim, tabi ki HAYIR…

Güya bağımsız ve tarafsız yargı diye koydukları maddelerin aldatmacası için mi evet diyelim, elbet de HAYIR…

Veliaht prenslerin Milletvekili yapılması için mi evet diyelim, elbette HAYIR…

Devletin bütçesini tek kişinin keyfine göre harcaması için mi evet diyelim,elbette HAYIR…

Milli Ordumuzu darmadağın ettiren,eden birisinin emir ve görüşlerine hazırım dedirtmek için mi evet diyelim, elbette HAYIR…

Bağımsızlık savaşını yöneten  kadrolarla birlikte yöneten GAZİ MECLİSİMİZİ  şehit Meclis ettirmek için mi evet diyelim, elbette HAYIR…

Her türlü  suç ortaklıklarını ömür boyu, yani yaşamları  boyunca  koruma zırhının altına girmelerini sağlamak için mi  evet diyelim,elbette HAYIR…

Her türlü hile ve yalan ile bu millete ihanet suçlarını ortak etmelerini sağlamak için susmak için mi evet diyelim,elbette HAYIR…

Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün yaşamı boyunca savunduğu insan hakları, Demokrasi ve Milletin iradesi biçiminde tecelli eden Parlamenter demokrasi ile yönetilmek için bu Anayasa değişikliğinin Referandumunda elbette tercihimiz  HAYIRDIR…

 

Pazartesi, 27 Mart 2017 11:33

BU BİR SEÇİM DEĞİL -3-

BU BİR SEÇİM DEĞİL -3-

Bu bir seçim olmadığı için,yani iktidar kavgası olmadığı için Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım diyen herkesi ilgilendiren bir Referandumdur.

Bu nedenledir ki bu referandum beni ilgilendirmez deme lüksümüz yoktur.

Mutlaka ve mutlaka sandığa gitmek zorundayız.

Ya Cumhuriyet,  Demokrasi ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ ten yana tavrımız olan HAYIR için,

Ya da Abdülhamit Ruhu için, Şeyh Sait Ruhu için yani Tek kişi yönetiminden yana  EVET için,

Gidip oyumuzu yani tercihimizi kullanmak zorundayız.

Sandığa gitmemek,

Tercih kullanmamak bir anlamda Abdülhamit, yani Şeyh Sait  yani Tek kişi yönetimine tercih etmek anlamı taşımaktadır.

Bundan dolayı dır ki  ya Demokrasi tercihi,yada tek kişi yönetimi tercihini Milli iradenin tercihi diyeceğiz.

Devletimizin tüm olanak ve imkanlarını kullanarak, seferber ederek başta sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan ve Bakanlar olmak üzere  EVET mücadelesi içinde  her türlü sataşma,karalama ve saldırılarda  bulunma hakkına sahip olmak yetmezmiş gibi,

Devletin Polisi,

Devletin Zabıta görevlileri ,

HAYIR kampanyasını kendi imkanları ile yapmaya çalışan Vatandaş gurupları, sivil örgütlenmelerini ülkemin her köşesinde engelleme yapılırken,

Kendisini Milliyetçi “Bahçeli Milliyetçisi  ve Hükümetin Osmanlı oğlanlarının” saldırıları ile karşı karşıya bırakılmaktalar,

TV ekranlarından etkili ve yetkili kişilerin çeşitli hakaretlerine maruz kalan HAYIR’cılar ahlak sınırlarını aşmamak için ellerinden gelenleri yaparak kampanyalarını  sürdürmektedirler,

Hayır’cılarda , Evet’ çiler gibi saldırgan ve terbiye, ahlak sınırlarını zorlamış olsalar varın bu ülke hangi noktalara sürüklenir.

İstenen de bu zaten,

Bu oyuna gelinmeyecektir,

Hayır’cılar  sabır sınırlarını ne kadar zorlarlarsa da bu oyunu bozacaklardır.

Çünkü şunun bilincindedir Hayır Cephesi,

Bu sürdürülen kampanya TÜRK Milletinin sorunlarından kaynaklanmamaktadır,

Bir çevrenin sorununu çözmek için yaratılan bir Sistem “Rejim” değişikliğidir.

Başaramayacaklardır,

Bu Millet ATA’LARININ kanları ile kurulmuş bu Cumhuriyeti kimseye öyle kolay, kolay teslim etmeyeceklerdir,

İnsan haklarına dayalı, Hukuk ilkelerine dayalı Demokrasimizi kolay, kolay yıktırmayacaklardır,

Evet’ çisi ile,Hayır’ cısı ile 17 Nisan’da yine birlikte kardeşçe,  ATA’larının kanları ile sulanmış bu Anadolu toprakları  üzerinde birlikte yaşamaya devam edeceklerdir.

Ben buradan sayın Devletimizi yönetenlere sesleniyorum,

Referanduma yaklaştıkça bu milleti  daha fazla germeyin, rahat bırakın,

Tehditlere varan saldırılardan uzak durun,

Bu Millet akla karayı ayırt edebilecek kadar da sağ duyuludur.

Bu Kavganın üzerine  benzinle gitmeyi bırakın da,

Sağduyu yangın söndürücüsünü kullanmayı özen gösterin.

Bu Millet, ATA’larının  kanı ve canı pahasına kurduğu Cumhuriyetini, Demokrasisini öyle kolay, kolay yıktırtmayacaktır.

Budan dolayı Hayırda Hayır vardır diyoruz…

 

Cumartesi, 25 Mart 2017 10:26

BU BİR SEÇİM DEĞİL -2-

BU BİR SEÇİM DEĞİL -2-

16 Nisanda sandık başına gideceğiz, ama mutlaka gitmemiz gereklidir.

Neden mi?

Bizi yönetecekleri seçmek için değil,

Herhangi bir partiyi iktidara taşımak için değil,

Ya Demokrasi ile yönetilmek için,

Ya da Tek kişi yönetimi ile yönetilmek için,

Bunun kararını vermek üzere Milletçe Sandık başına gitmek zorundayız,

Geleceğimizin,Yönetim biçimimizi belirlemek için,

Geriye dönüşü olmayan bir çıkmaza girmek mi?

Yoksa yıllardır söyleyip,direnip aklı başında kişilerin hep uyardıkları gibi eksiklerini gidererek Demokrasimizi güçlendirmek için karar vermek için sandık başına gideceğiz.

Bu nedenle dir ki her kim olursa olsun sandığa gitmeme lüksü yoktur TÜRK MİLLETİNİN,

Bu ülkenin vatandaşı isek,

Bu toprakların çocukları isek,

Geleceğimizi belirlemek adına kararlı bir şekilde sandığa gitmek zorundayız.

Y a ABDÜLHAMİT  zihniyeti ile yönetilmek için EVET,

ya da MUSTAFA KEMAL ATATÜRK zihniyeti ve ruhuyla yönetilmek ve bu Anayasa değişikliğine HAYIR  demek için sandık başına gidip oyumuzu kullanmak zorundayız.

İster solculuk adına olsun,

İsterse liboşluk adına.

Sandığa gitmemek ABDÜLHAMİT  zihniyetine hizmet etmektir.

Bu Cumhuriyet ve  son TÜRK Devletinin kurulması için canını veren, kanını döken ATA’ larımızın ruhları için sandığa giderek HAYIR’ lı oylarımızı vermek zorundayız.

Eşit  koşullarda yapılmayan bu Referandum  çalışmalarına bir adım önde giden Hükümet ve sayın Cumhurbaşkanı EVET’ çileri ile yarış yapmak zor da olsa, Mustafa Kemal ATATÜRK Cumhuriyetini yaşatmak isteyenler,

Demokrasimizi güçlendirerek Laik yaşamı  devam ettirmek isteyenler

Başarmak zorundadır.

Günler çok hızlı bir biçimde  akıp gitmekte, yarışma gün geçtikçe sertleşmekte ve hatta iç siyasetler uğruna ülkenin dış siyasetini bile gererek dünya devletleri ile neredeyse çatışma noktasına getirilmeyi bile göze alınmaktadır.

Uğruna ülkemin tüm değerlerini bir çırpıda gözden çıkartanlar, Avrupa Birliği rüyasını bile  artık görmezlikten gelme durumuna girmişler,

Ekonomik ve Siyasal birlikteliğini yıllardır sürdüren Avrupa Ülkeleri ,15 yıldır tek parti iktidarında ilişkilerimiz bu duruma getirilmiş ise, “Güya Parlamenter Demokrasimizin varlığında” varın siz düşünün 16 Nisan’da EVET  oyları ile TEK Kişi yönetimine geçildiğinde neler yaşanacak, neler yaşacak  ülkem ve Dünya.

Bu EVET ruhunu bu günlere taşıyan Demokrasinin beşiği AVRUPA  Birliği  ülkeleri başınıza ne çoraplar ördüğünüzün farkında mısınız?

Yarın daha beteri ile karşılaşabilirsiniz.

Bu nedenle 16 Nisan’da Rejimimizi değiştirecek,yönetim biçimimize yapılandıracak,  geleceğimizi AYDINLIĞA  yada KARANLIĞA  taşıyacak sistemi oylayacağız.

HAYIRLI  oylarımızla inşallah HAYIRLI  bir iş yapmış oluruz…

Cuma, 24 Mart 2017 10:29

MANTIĞINI SEVEYİM !..

MANTIĞINI  SEVEYİM !..

Bu gün Nevruz, yani ilk baharın ilk günü, yani Ergenekon’dan çıkışın başlandığı gün, yani Baharın müjdesini veren 21 Mart,

Bunu TÜRK dünyası Bahar Bayramı olarak kutlar ve bende bir TÜRK olduğuma göre Bayramı kutlayayım diye evden tam dışarı çıkacaktım ki ne mümkün,

Yine de “Kendini TÜRK hisseden ve öyle olduğunu kabul eden”  herkesin NEVRUZ Bayramı kutlu olsun.

Hani bendeki şans da bu işte,

Bayramı kutlamak ne mümkün,

Yine görev,

Yine de sabır…

Tam kapıdan çıkacağım, bir meslektaşımla yani  emekli bir  öğretmen ile karşılaştım,

İşte bahsettiğim Nevruz kutlamaları v.s.

Adamı da tanıyorum,

Niye giriyorum onunla tartışmaya anlamış değilim,

Geldi ,geldi yine EVET-HAYIR meselesine,

Onun bir AKP hayranı,

Bir RTE, yani sayın Cumhurbaşkanı  aşığı olduğunu bile, bile.

Ne diyeceğini biliyorum,

Amma,

Onun  çekim alanı içine düştüm.

Ya arkadaş bak ben şeker hastasıyım,sinir sistemim çabuk etkileniyor,yani beni rahat bırak artık da sen ne yaparsan yap, sana ne söylesem ikna olman mümkün değil diye de ricam oldu.

Kurtulmak ne mümkün,

Tek savunduğu IRKÇI AVRUPAYA karşı dik duruş,

Dünya Emperyalistlerini kafa tutan lider,

Yeni sistemle Hızlı kalkınma,

Karar almada tek ve yetkili kişi olma,v.s.

Ya arkadaş tamam anladık ne halt edersen et,ben izin istiyorum dedikçe siz neden HAYIR diyorsunuz,Ülkeyi,Milleti kötülük ediyorsunuz demesin mi?

15 senedir iktidarda olan Türkiye Komünist partisi miydi soruyorum sana dedim,

Hangi kararınızı alamadınız da hala tam yetki istiyorsunuz,

Millet de ne din,ne iman bıraktınız yahu deyince,siz onu CHP de arayınız demesin mi?

Siz AKP’yi Feto ile karıştırdınız galiba deyince ya tanrı aşkına FETO’nun  devletin içine yerleşmesini ben mi izin verdim,

Beraber yürüdüklerini sayın Cumhurbaşkanı kendisi söyledi,

17-25 aralık gelip çattığında paylaşım kavgasından sonrası iplerin koptuğunu ta ki 15 Temmuz’a kadar uzlaşma arayan kimdi diye sorduğumda da bütün bunların tezgahını FETO yaptı,işte bu nedenle Tek Lider,Tek Bayrak,Tek Devlet diyoruz demesin mi?

Tartışmayı kısadan kesmek için kendisine şöyle dedim,

Sen bir sitede oturuyorsun demi,

Evet,

Sitenin yönetimi var mı ?

Evet,

Yönetimi siz seçiyorsunuz demi

Evet,

Peki buraya kadar tamam da ya seçtiğiniz yönetimin başkanı sizden EVLERİNİZİN tapusunu da isterse verecek misin  deyince  HAYIR deyiverdi,

İşte bizde bundan dolayı HAYIR diyoruz dedim ve Hayırlı günler dileyerek ayrıldım.

Böylece Nevruz’umu kutlamış oldum.

 

Tüm TÜRK Milletinin Nevruz’u HAYIRLARA  vesile olur inşallah…

Çarşamba, 22 Mart 2017 23:54

BU BİR SEÇİM DEĞİL -1-

BU BİR SEÇİM DEĞİL -1-

16 Nisanda Halkımız sandık başına gidecek ve Ülkesinin geleceğini  belirleyecek,yani Tek kişi Yönetimiyle mi  yoksa Milli iradenin temsilcileri ile mi yönetileceğinin kararını verecek.

Yani her hangi  bir partiyi seçmek için  değil,

Rejim değişikliğine oy verecektir seçmen,

HAYIR tercihini kullanırsa  Milli İradenin tescili olan TBMM eliyle “DEMOKRASİ” ile yönetileceğiz,

Evet tercihini kullanırsa  TEK Kişi yönetimine seçmiş olacağız,

Yani Ülkemizin yönetimini TEK Kişinin eline bırakmış olacağız,

Bu ne Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ı  seçmek  demektir, ne de bir başkasını,

2019 da aday olacak ve kimi seçersek ona teslim etmiş olacağız Kimliklerimizi,özgürlüklerimizi, bağımsızlığımızı yani sözün kısası GELECEĞİMİZİ  seçilecek TEK kişi yönetimine  teslim edeceğiz.

Bunun adına Partili Cumhurbaşkanlığı yada Başkanlık ne derseniz deyin bunun adı TEK Kişi yönetimidir,

Demokrasinin rafa kaldırıldığı sistem demektir.

Bir daha geriye dönüşü olmayan bir sistem  “Rejim” değişikliği demektir.

Ve Devlet, tercihimizi almış olacak olan Başkan tarafından çıkartılacak Kanun Hükmündeki Kararnamelerle “KHK” ile yönetilecektir.

Bu  Başkan tarafından nitelikleri ve sayısı belli olmayan Başkan Yardımcılıkları ile yönetimi götürecek,

Yine Sayısı ve Nitelik ve de  nicelikleri belle olmayan Bakanlarını  istediği gibi seçme özgürlüğüne sahip olacak,

Bu Başkan yardımcıları ve Bakanlar ancak Başkan tarafından atanabildikleri gibi azledilecektir,sadece Başkana karşı sorumlu olacaklardır.

Başkan böylece YÜRÜTMENİN   ve de YASAMANIN başı olacaktır.

Başkan görevi gereği yurtdışına çıktığında yetkiyi kime ve nasıl bırakacağı belli olmaksızın  başkan vekilinin hangi yetkileri kullanacağı belirli değildir.

İnsanoğlu Beşerdir,

Yani fanidir,

15 temmuz darbesinde yaşananlar herkesin belleğinde, sakın unutmayalım,

Cumhurbaşkanı yaverlerini kim seçti,

Cumhurbaşkanının kendisi,

Ne çıktılar,

Darbeci Feto’cu çıktılar,

Cumhurbaşkanı yurt dışındayken bu darbe gerçekleşseydi ve yaverlerin birisi Makama el koyup tam yetkiyi kullanmaya kalksaydı,

Allah’ım korudu Milletimizi.

Bu kötü örnek önümüzdeyken Atama ile gelecek Başkan yardımcılarını siz düşünün,Başkan yetkisi kullanacaklar.

Farz’ı Misal  APO gibi birisinin 2019 seçimlerine katılıp yada Feto gibi birisinin seçimlere katılıp milli irade diyerek seçimleri alması durumunda  DEVLETİMİZİN vay haline…

Halbuki TBMM eliyle kullanılan yasama ve yürütme için  Milletin vekilleri tüm yetkili olanlardır,hesap sorma ve hesap verme TBMM çatısı altında olmaktadır, Vekillerini yetersiz gören Milli irade istediği an seçime giderek yenisi ile vekillerini seçme şansları hep vardı, bu getirilmek istenen sistemde yetki yine Tek kişi yönetimindedir.

Bu sistem tüm Milletimizi ilgilendirmektedir ve onun için bu Referandum hangi partili olursak olalım çok iyi düşünüp karar vermeliyiz.Çünkü Rejimimiz bir daha geriye gelmemek koşulu ile gidecektir…

95 yıllık Demokrasi deneyimi ile TBMM eliyle Milli iradenin yürütmesinden niye rahatsız olduklarını buradan yazmaya gerek yoktur,çünkü bilmeyen yoktur.2010 Referandum “YETMEZ AMA EVET” ile ele geçirilen YARGI yeterli olmamış tam güven içinde olunması için tüm üyelerini kendisi eliyle atanan bir yargıyı yaratmak için böyle bir Tek Kişi yönetimi istenmektedir.

Bunun bilinci içinde  tercihlerinizi  kullanırsanız Milletim kazanacak, işte o zaman devletim güç kazanacaktır…

HAYIR’DA   hayır vardır…

 

Çarşamba, 22 Mart 2017 18:56

BUNLAR BİLE YETER…

BUNLAR   BİLE   YETER…


Dün dündür,bu gün  ise bu gün diyenlere ne denir bilir misiniz?

Elbet bilirsiniz,

Dün söyledikleriniz sizin gerçek yüzünüzü  göstermez mi?

Bu günleri nasıl geldiğimizin göstergesi değiller midir?

Ta işin başından ele alırsak,

Aklımıza gelenleri, hatırlayabildiklerimizi yazalım istedim,

Bu yazdıklarımız bile bize bir fikir vermiyorsa eğer,

Ne diyelim ki size…

Daha işin başında vatandaş size yetki vermemiş iken ,

Siz yetki almak için vatandaşınıza değil de EL kapılarında yetki  aramadınız mı?

Pentagonlarda, Beyaz saray OVAL  ofislerinde, Bürüksellerde, Berlinlerde, Paris, Londra’larda aramadınız mı yetkiyi?

Dönüp geldiniz yine mağdurları oynayarak vatandaşın duygularını sömürmediniz mi?

Siz, ilk seçiminizde  Maliye bakanınızla biz  “ Babalar gibi satarız “ demediniz mi?

Ve hatta “Ben bu ülkeyi pazarlamakla görevlendirildim” demediniz mi?

Vatandaşını “Ananını alda git” demedin mi?

Gençlerinin sana gösterdiği tepkiyi “Senin oyunu ihtiyacım yok” diyerek terörist ilan etmedin mi?

Yerin bilmem kaç metre altında ekmek parası iş için canını ortaya koyan Kömür,Maden işçilerine “…fıtratlarında var..” diyerek ölümlerine göz yummadınız mı?

Milenyumu Terörsüz giren ülkemde TERÖR sizinle başlamadı mı?

Terörist başı, Bebek katilini  sayın demek kimin zamanında başladı,

Şehitlerimizi kelle yaftası kimin zamanında yapıştırıldı?

95 yıllık Demokratik Hukuk Devleti olan Cumhuriyet’in birikimlerini Babalar gibi satan siz değimlisiniz?

Kaldı mı tüten bir fabrika bacası?

İssizliği sokaklardan sel gibi akıtan kim acaba?

Üniversitelerimizi, eğitim yuvalarımızı  birer yandaş kliniği durumuna getiren kimdi acaba?

Yunanistan dışında DOST olarak kalan bir komşu devlet var mı ki?

Neydi derdiniz?

Meydan, meydan  dolaşarak “BOP eş başkanı” olduğunu söyleyen kimdi acaba?

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” BOP eş başkanıdır” diye böbürlene,böbürlene anlatan kimdi acaba,

Yunanistan dostluğu  egedeki TÜRK adalarının Yunanistan tarafından işgalimiydi ki aramızdaki  dostluk  ilişkiler, sessizliğinizi  neye borçlusunuz ey dünya lideri…

Hükümeti Devir aldığınızda ki Ekonomik kriz vardı  Dolar,Avro kaç tl’di, ya şimdi?

Devir aldığınızda  dış borç kaç milyar Tl.di ya şimdi,

Buna karşılık kaç proje yaşama geçirdiniz, kaç tane BACA tüttürdünüz?

Ha diyeceksiniz ki duble,  duble, oto yollar yaptık,

Kimin için?

Vatandaşın  5,5 tl.ye aldığı benzinle,4,95 tl.ye aldığı mazotla kullanacağı arabalar için mi bu yolları yaptınız,yoksa yandaşlara Rant aktarma projeleri miydi bu yol yapımları?

Köprüler,Hava Limanları,Tüneller  Devlet mi yaptı ki bu borç batağı girdabında ülkemiz, yoksa yandaşın yap işlet devret hatta işletemezsen “Devlet destekleri” projesi midir?

Daha saymakla da bitmez yaptıklarınız,

Bu milletin  kanını emdirdiğiniz,

Anaların göz yaşları dinsin diye çıktığınız meydanlara artık kendiniz çıkamaz oldunuz?

Bütün bunlar bile yeter , niçin evet demediğimizin gerekçesi olarak,

Bütün bu yazdıklarımın daha kat, kat üstünde yazılabilinecek sebeplerimiz için bizler HAYIR  diyoruz TEK Kişilik yönetim şekline, sizin söyleminizle Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemine,

Türk Milletinin boynuna geçirdiğiniz İDAM  kemendinin  çekmesini istemeyiniz  bizlerden artık,

Yeter artık yeter,

Hayır’da  HAYIR  vardır…

Salı, 21 Mart 2017 12:31

NELER OLMUŞ VE DAHA NELER OLACAK !..

NELER OLMUŞ VE DAHA NELER OLACAK !..

Şimdi ne olacak dedik ya,evet gerçekten şimdi ne olacak!..

Dün ey ESET dediniz, geldiğimiz noktaya bakar mısınız?

İçinden çıkılmaz bir bataklığa neredeyse gömüldük,

Rusya duvarına tosladınız,kabadayılık para etmedi, iyi  ki Vatan partisinin

Dış ilişkiler komisyon yurtsever üyeleri vardı ki sorunu yerinde ve zamanında  müdahale ederek kurtardık,

Oturduğunuz koltuğun gerçek destekçilerini unutarak neredeyse çatışma noktasına geldi gelecek AVRUPA BİRLİĞİ üyeleriyle, Ülke çıkarlarını hiçe sayılarak. Referandum için  feda etmeyi bile göze aldınız tüm dostluk ilişkilerini ,

Dünyanın en büyüğü ABD ‘yi bile neredeyse topa tutacaksınız ama gücünüz yetmediği için sınırlı kalmayı  tercih ettiniz,

Bütün bunların yanında Kuzey Batı komşumuz Bulgaristan kalmıştı, şimdi de onunla neredeyse kapışma noktasındasınız,

Güzel ülkemin  “ YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” ilkesi neredeyse ortadan kaldırılarak Diplomasi dili  unutulmuş, işin gerçek sahibi DİPLOMATLARDAN  alınarak uhdenizde  toplanmış durumda,

Ülkemizi nelere mal olduğunu görmemek için kör olmak gerek,

Komşularımızdan dalaşmadığımız, tek  ülke  YUNANİSTAN  ve İSRAİL  kaldı.

Sebebi alisini bilen var mı bilmem!...

Bilinen tek gerçek Ülkemiz, dört bir taraftan ne uğruna olduğu açıkça ortada olan sadece ve sadece sizin kararlarınızla alınan saldırgan tutum ve tavırlarınız, diplomasiye uygun olmayan , diliniz ve davranışlarınız  yüzündendir.

Güzel ülkemin getirildiği noktaya bakar mısınız?

Sizin egolarınız yüzünden,

Engin  dış politika dehanız yüzünden,

Siyasete eklediğiniz yeni anlayışlarınız  yüzünden.

Ya Kaybettiklerimiz, sormayın,hangi birini yazayım ki,

Tarım’ı mı?

Sanayi mi?

Eğitimi mi?

Sağıl politikamızı mı?

Daha,daha, hangi birini yazayım.

Hukuk sistemimiz mi?

Neredeyse Mahkemelerimizde yargıç kalmadı tutuklaya,tutuklaya,

Yani sizin anlayacağınız “Hukuk sistemimiz  FETO terör örgütünün işgalindeymiş meğer.”

TSK’ yı sormayın,

Yıllar öncesinde başlanan Askeri Liseleri işgal etmeye çalışan FETO örgütüne karşı verilen mücadele bilmeyen yoktur,

90 ‘lı yıllarda  kurulan REFAH YOL hükümetlerinden bu yana özellikle 2002 den sonra yapılan tüm YAŞ Toplantılarında alınan kararların altındaki Şerh ‘leri incelersek  neleri itiraz edilmiş göreceksiniz,

Elbet Feto’nun TSK içindeki uzantı ve eklentilerine karşı alınan YAŞ kararlarını hükümetin niye Şerh koyduklarını anladınız mı?

Son olarak da MSB’lığının aldığı karar gereği TSK üniforması arasında TÜRBAN Kararı neyin nesidir, bu da yenisi anladınız mı?

Ekonominin nereden nereye getirildiğini  sağır sultanlar bile bilmekte,

Yeni açıklanan son iki ayda harcanan ÖRTÜLÜ  ÖDENEK “denetlenemeyen Paralar” kimin cebinden gitmektedir ve ülkemin hangi menfaati için harcanmıştır…

Ülkedeki  İşsizlik  patlama noktasında.

Bütün bunların yanında 16 Nisan’ da eğer  kazanırsanız  varın neleri yaşanacağını sormayın,

Her sabah  uyandığımızda nelerle karşılaşacağımızı, neleri yaşamayı başlayacağımızı  sormayınız,

Buradan sormak isterim,

Ey, EVETÇİ ve HAYIRCI kardeşlerim, bütün olanları bu güne kadar birlikte yaşadık ve bundan sonra da olacakları birlikte yaşayacağız,

Sen evet verdin diye sana ayrıcalık yapmayacaklar,

EVET’ÇİNİN, HAYIR’CIDAN  ayrı yaşama şansı olmayacak,

Başkanlık kararnameleri seni de, beni de hepimizi için çıkartılacak,

İnşallah bütün bu yazdıklarımız  yazılarımızda kalırda 17 Nisan sabahı Güzel ülkemde   HAYIR’ lara  vesile olur…

 

Salı, 21 Mart 2017 12:28

BUNLAR BİLE YETER…

BUNLAR   BİLE   YETER…

Dün dündür,bu gün ise bu gün diyenlere ne denir bilir misiniz?

Elbet bilirsiniz,

Dün söyledikleriniz sizin gerçek yüzünüzü  göstermez mi?

Bu günleri nasıl geldiğimizin göstergesi değiller midir?

Ta işin başından ele alırsak,

Aklımıza gelenleri, hatırlayabildiklerimizi yazalım istedim,

Bu yazdıklarımız bile bize bir fikir vermiyorsa eğer,

Ne diyelim ki size…

Daha işin başında vatandaş size yetki vermemiş iken ,

Siz yetki almak için vatandaşınıza değil de EL kapılarında yetki  aramadınız mı?

Pentagonlarda, Beyaz saray OVAL  ofislerinde, Bürüksellerde, Berlinlerde, Paris, Londra’larda aramadınız mı yetkiyi?

Dönüp geldiniz yine mağdurları oynayarak vatandaşın duygularını sömürmediniz mi?

Siz, ilk seçiminizde  Maliye bakanınızla biz  “ Babalar gibi satarız “ demediniz mi?

Ve hatta “Ben bu ülkeyi pazarlamakla görevlendirildim” demediniz mi?

Vatandaşını “Ananını alda git” demedin mi?

Gençlerinin sana gösterdiği tepkiyi “Senin oyunu ihtiyacım yok” diyerek terörist ilan etmedin mi?

Yerin bilmem kaç metre altında ekmek parası iş için canını ortaya koyan Kömür,Maden işçilerine “…fıtratlarında var..” diyerek ölümlerine göz yummadınız mı?

Milenyumu Terörsüz giren ülkemde TERÖR sizinle başlamadı mı?

Terörist başı, Bebek katilini  sayın demek kimin zamanında başladı,

Şehitlerimizi kelle yaftası kimin zamanında yapıştırıldı?

95 yıllık Demokratik Hukuk Devleti olan Cumhuriyet’in birikimlerini Babalar gibi satan siz değimlisiniz?

Kaldı mı tüten bir fabrika bacası?

İssizliği sokaklardan sel gibi akıtan kim acaba?

Üniversitelerimizi, eğitim yuvalarımızı  birer yandaş kliniği durumuna getiren kimdi acaba?

Yunanistan dışında DOST olarak kalan bir komşu devlet var mı ki?

Neydi derdiniz?

Meydan, meydan  dolaşarak “BOP eş başkanı” olduğunu söyleyen kimdi acaba?

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” BOP eş başkanıdır” diye böbürlene,böbürlene anlatan kimdi acaba,

Yunanistan dostluğu  egedeki TÜRK adalarının Yunanistan tarafından işgalimiydi ki aramızdaki  dostluk  ilişkiler, sessizliğinizi  neye borçlusunuz ey dünya lideri…

Hükümeti Devir aldığınızda ki Ekonomik kriz vardı  Dolar,Avro kaç tl’di, ya şimdi?

Devir aldığınızda  dış borç kaç milyar Tl.di ya şimdi,

Buna karşılık kaç proje yaşama geçirdiniz, kaç tane BACA tüttürdünüz?

Ha diyeceksiniz ki duble,  duble, oto yollar yaptık,

Kimin için?

Vatandaşın  5,5 tl.ye aldığı benzinle,4,95 tl.ye aldığı mazotla kullanacağı arabalar için mi bu yolları yaptınız,yoksa yandaşlara Rant aktarma projeleri miydi bu yol yapımları?

Köprüler,Hava Limanları,Tüneller  Devlet mi yaptı ki bu borç batağı girdabında ülkemiz, yoksa yandaşın yap işlet devret hatta işletemezsen “Devlet destekleri” projesi midir?

Daha saymakla da bitmez yaptıklarınız,

Bu milletin  kanını emdirdiğiniz,

Anaların göz yaşları dinsin diye çıktığınız meydanlara artık kendiniz çıkamaz oldunuz?

Bütün bunlar bile yeter , niçin evet demediğimizin gerekçesi olarak,

Bütün bu yazdıklarımın daha kat, kat üstünde yazılabilinecek sebeplerimiz için bizler HAYIR  diyoruz TEK Kişilik yönetim şekline, sizin söyleminizle Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemine,

Türk Milletinin boynuna geçirdiğiniz İDAM  kemendinin  çekmesini istemeyiniz  bizlerden artık,

Yeter artık yeter,

Hayır’da  HAYIR  vardır…