19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cumartesi, 06 Şubat 2016 16:49

KAMACI NEYİ KUTLUYOR ?

Yazan  mavi didim
Oy ver
(14 oy)

KAMACI NEYİ KUTLUYOR ?

Başkan Atabay geçtiğimiz hafta Didim Belediyesine yönelik basında çıkan haberler üzerine bir açıklama yapma gereğini duyduğunu söyledi.2014 yerel seçimlerinden önce dönemin Belediye Başkanı Mümin Kamacı zamanında belediyeden aldıkları inşaat ruhsatına istinaden İlçemizin en gözde yerlerinden olan Altınkum Tuntaş mevkiinde ki arsa üzerine inşaat yapan Nehirsan firmasına ait binanın ruhsat tartışmaları sürerken gündeme bomba gibi düşecek fotoğraf  soysal medyada elden ele yayılıyor. Fotoğrafta ise Eski Belediye Başkanı Mümin Kamacı, Nehirsan firması ortaklarıyla kutlama  yapıyor.  Kutlamanın ne amaçla yapıldığı da kamuoyunca merak ediliyor!

Sosyal medyadaki fotoğrafların ardından gündeme düşen konuyla ilgili Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay yaptığı açıklamada şunları dile getirdi; “İlçemizde dönemin Belediye Başkanı Mümin Kamacı zamanında belediyeden aldıkları inşaat ruhsatına istinaden İlçemizin en gözde yerlerinden olan Altınkum Tuntaş mevkiinde ki arsa üzerine inşaat yapan Nehirsan firmasına ait bina, 2014 yerel seçimlerinin ardından yapıların imar mevzuatına aykırı olması dolayısıyla ruhsat iptali işlemi gerçekleştirildi.  Ruhsat iptalinin ardından geçen sürede konu yargıya intikal etmiş ve son yaşanan süreçte firma yöneticileri Süryani mezhebini ön plana çıkararak basın ve kamuoyunda algı operasyonu yaratarak kendilerini haklı çıkarma gayreti içerisine girdi.  Firma sahipleri Danıştay’dan edindikleri kararı  belediyeye dilekçe ile verdi.  Söz konusu dilekçenin resmiyeti yok. Belediye yönetimine mahkemece   resmi bir tebligat yapılmadı.

Şemun Oğuz ve Ahmet Orak’a ait Nehirsan firmasına ait binanın ruhsatı imar mevzuatına aykırı olması dolayısıyla iptal edildi. O dönem kamuoyuna açıklama yapan firma sahipleri belediyenin ayrımcılık yaptığını ileri sürmüş ve konu yargıya intikal etmişti. Yargıyla ilgili işleyen süreç son olarak Danıştay’a gitti. Danıştay’a giden yargı süreci sonrasında firma sahipleri geçtiğimiz günlerde kalabalık şekilde belediye binası önünde basın açıklaması yaparak Danıştay’ın kendilerini haklı bulduğunu ve bu kararın uygulanması yönünde açıklamalarda bulundu.

Danıştay’dan belediye gelen resmi bir karar yok. Ticari bir işin etnik kimlik üzerinden algı operasyonu yapılmasını da kınıyorum. Kendi şahsi ve ticari çıkarlarını ait olduklarını iddia ettikleri bir toplumun üzerinden yürütmek son derece ahlaksız bir davranıştır. Konu 1,5 yıldır kamuoyu tarafından bilinen bir konu. Danıştay’dan belediyeye gelen bir resmi karar yok. Geçen gün Danıştay kararı olduğunu dile getirdikleri ve Nehirsan firmasının eski konusu; belediyeye getirip şekil itibariyle son derece yanlış olan çalışanları psikolojik olarak baskı altında tutmaya çalıştıkları her halinden belli olan bir dilekçe veriş şekli vardı. Belediyeyle herkesin ihtilafı olabilir işi olabilir veya olmayabilir böyle bir dilekçe veriş şeklini hayatımda ilk defa görüyorum. Konu 1,5 senedir kamuoyunu işgal eden bir konu.Niye bu durumlara geldiği de biliniyor. Orada iki nokta var. Birinci biz kimsenin etnik kökenlerini dinsel kökenlerini araştırmayız.Etnik kökenini ön plana çıkarmaya çalışmasının arkasındaki yaratılmak istenilen algı operasyonu nedir? Ben de bu soruyu soruyorum. Burası belediye; burası Diyanet İşleri Başkanlığı da değil Cem evi de değil. Dini konuların konuşulduğu bir yer değil yani… İkinci bize henüz Danıştay’dan gelmiş, resmi bir yazı yok. Bu dosyayla ilgili bize Danıştay kanalıyla resmi bir şekilde mahkemelerden tebligat yapılış değil.  Kararların yollayış şekli bellidir. Bir usul ve esas vardır. Hiç kimse gidip mahkeme kaleminden  bir yerden bir fotokopi alıp getirerek  karşıtı olduğu ya da tarafı olduğu, karşı taraf olan birime ya da kişiye ‘ al kardeşim bu mahkeme’ kararıdır diye getirmez. Böyle bir şey yok. Mahkeme bunu yollar. Üstelik bizim hukukçulardan aldığımız bilgiye göre, işin şekli şu şekilde olması lazım. Danıştay böyle bir karar vermiş mi; vermiştir doğrudur. Ben ona bir şey demiyorum. Karar bizim aleyhimizdedir lehimizdedir ben onu da bilmem. Burada Danıştay aldığı kararı birinci derece mahkemesi olan Aydın 2. İdare Mahkemesine yollayacak. Aydın 2. İdare Mahkemesi onu bize tebliğ edecek. Ve resmi olarak bizim elimize geçtiğinden itibaren bizim ona cevap vermemiz için herhangi bir cevap itiraz-kabul her neyse dosyanın biz elimize geçmesinden sonra bizim 15 günlük kanuni süremiz var. Kanun bunu bu şekilde söylüyor. Henüz böyle bir süreç başlamamış,  Elimize resmi kanaldan bir karar gelmemiş. Getirdikleri bir tane kâğıdı ‘alın bunu gereğini yapın uygulayın’ diyorlar. Böyle bir şey yapılamaz . O zaman biz suç işlemiş oluruz. Burası resmi bir kurum. Bizim elimizde alınan resmi karar yok. Bize tebliğ edilmediyse biz onu nasıl uygularız ki? Kime yaptıracağım ben bunu hangi memura yaptıracağım. Hangi memur bunun sorumluluğunu alır. Böyle bir şey olabilir mi?


“SEN DEVLETİN BİRİMİNE BASKI MI YAPIYORSUN”

Firmanın belediye önünde kalabalık şekilde açıklama yapmasını da eleştiren Başkan Atabay açıklamayı yapanların devlet kurumu olan belediyeye baskı mı yapmaya çalıştığını anlayamadığını belirterek “Netice itibariye birincisi onların kararı getiriş şekliyle yanlış; ikincisi öyle 30-40 kişiyle buraya sen ne yapmaya geliyorsun? Devletin birimi burası sen devletin birimine baskı mı yapıyorsun?  Bir; Bize gelmiş henüz resmi tebligat yok; herhangi bir karar tebliğ edilmedi. Bizim hakkımızda müspet veya menfi… İki böyle bir karar geldiği zaman, bize kanunların ön gördüğü bir hakkımız süremiz vardır.  O süreç içerisinde biz itirazımızı ve cevabımızı yazarız. Muhatabımız nereyse oraya yazarız.  Ve mahkeme kararına uymak veya uymamak diye bir şey yok. Mahkeme kararına uyulur ve mahkeme kararının gereğini yerine getiririz. Bizim lehimizde ya da aleyhimizde olsun, burası bir hukuk devleti..

 

“BELLİ BİR ZÜMREYİ KIŞKIRTMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Başkan Atabay Didim’de 81 il’den insanların yaşadığını ve kimseye ayrımcılık yapmadıklarını belirterek kasıtlı olarak belli bir zümreyi kendilerine yönelik kışkırtılma çabası içerisinde olunduğunu ifade etti. Atabay “Burada 81 vilayetten insan yaşıyor.  Ülkemizin her yerinden insan yaşıyor hepimiz biliyoruz. Biz hiç kimsenin etnik kökenine bakarak, ne aleyhinde ne de lehinde karar vermedik bugüne kadar; İnsanların inanışı bizi ilgilendirmez. O insanların Allah ile kendisi arasındadır. Nerede nasıl ibadet edeceği beni ilgilendirmez. Burada yapılmak istenilen kasıtlı olarak ait olduklarını söyledikleri bir toplumu bir zümreyi tamamen bizim aleyhimize kışkırtmaktan ibarettir. Bunu ne medeni ölçüler içerisinde yeri vardır; ne de bana sorarsanız Allah katında yeri vardır. Böle bir şeyi ben asla kabul etmiyorum. Kendi şahsi ve ticari çıkarlarını ait olduklarını iddia ettikleri bir toplumun üzerinden yürütmek son derece ahlaksız bir davranış; bunu açık ve net söylüyorum. Üstelik bizi bu konulardaki tutumumuzu felsefemizin ne olduğunu karakterimizin ne olduğunu tüm Didim yerel kamuoyu bilinmektedir.” ifadelerine yer verdi.

“VERDİKLERİ DİLEKÇENİN TAKİPÇİSİ BİLE DEĞİLLER”

Belediye Başkanı A. Deniz Atabay inşaatın imar planlarına uymadığı ve firma sahiplerinin geçmişte yaptığı başvuruda inşaatlarının kullanım amacında değişiklik talebinde bulunduğunu da hatırlatarak “Firma sahiplerinden Şemuz Oğuz adına Ahmet Orak tarafından imzalanan ve 22 Temmuz 2015 tarihlerinden belediyemize verilen dilekçede  söz konusu 14176 parseldeki taşınmazın 1/1000 ölçekli planda tercihli kulanım alanı olarak TK (turizm konut) fonksiyonlandırılmış olduğu ve bunun şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğundan bu planda tadilat yapılarak 14176 parsel sayılı taşınmazın sadece konut alanı olarak düzenlenmesi noktasında talepleri oldu. Bizde belediye olarak 22 Temmuz 2015’deki dilekçeye 13 Ağustos 2015’te cevap verdik. Verdiğimiz cevapta ise plan değişikliği talebinin  Mekansal planlar yapım yönetmeliğine imar planı değişikliği başlıklı 26. maddesinden yararlanılarak yönetmelik hükümlerine uygun teknik ve normlarda plan değişikliği teklifi hazırlanılarak belediyemize sunulması gerektiğini söyledik fakat o günden sonra kendileride bu konuda hiçbir teklif yada adım atılmadı.”

“Konuyla ilgili olarak başka bir şikayet üzerine mülkiye müfettişi inceleme yaptı. İncelemede konuyla ilgili 04.02. 2014 tarihinde verilen imar tadilatıyla ilgili meclis kararına olumlu yanıt veren Meclis Üyeleri ile dönemin Belediye Başkanı hakkında mülkiye müfettişi soruşturma izni istemiştir. Süreç içerisinde eski meclis üyelerinden de savunma istenmiştir.”

 

 

Son değişiklik Cumartesi, 06 Şubat 2016 16:54
mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü