18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 16 Aralık 2016 18:31

Demokrasi şehidimiz Necib Hablemitoğlu’nu saygı ile anıyoruz

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

Demokrasi şehidimiz Necib Hablemitoğlu’nu   saygı ile  anıyoruz

Yüksek Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur ve onun sonsuz olduğunu gösteren Sayın Necip Hablemitoğlu; Atatürkçülük ile Türk dünyasına hizmet eden, Orta Avrupa ve Balkanlar’da Türk eserleri, Türk azınlıkları, Türk şehitlikleri çalışma alanında proje yürütüp düşünce evrenine Türk tarihçi ve yazar olarak geçen Necip Hablemitoğlu 18.12.2012 tarihinde bedenen aramızdan ayrılması ile ilgili Ulusumuzu cevapsız bırakan bir terör eylemininin şehididir. Buradan bir kez daha haykırıyoruz. Ne yaparsanız yapın bu ulusu parçalayamayacaksınız, ne yaparsanız yapın bu ülkeyi bölemeyeceksiniz. Terörün çirkin yüzünü bir kez daha Atatürkçü Düşünce Derneği olarak kınıyoruz.

Atatürk İlkeleri ve Devrim tarihi dersi verirken, mastır ve doktorasını İnkilap Tarihi üzerine yapması laik Cumhuriyetin kurucu ilkelerine bağlı, ulusalcı bir aydın niteliğine belirgin bir tonla milliyetçiliğinide göstermiş olan bir temsilciydi. Cumhuriyet devriminin kazanımlarını radikal bir üslup ile sunmaktaydı. Hablemitoğlu’nun istediği bölgesinde giderek güçlenen bir Türkiye idi.

Bu türden terör saldırıları mutlaka bir takım karanlık emellere doğrudan ya da dolaylı bir şekilde hizmet etmektedir. Ülkemizin içine düştüğü şu günlerde bizlere düşen terörün amacına ulaşmasına fırsat vermeyerek birlik ve beraberliğimizi her ne pahasına olursa olsun korumaktır.

Atatürk’ün ulusçuluk anlayışı; Laiklik, Cumhuriyetçilik, Devletçilik, Halkçılık ilkeleri ile özdeştir ve bir bütündür. Bu ilkelerin biri ya da bir kaçı yok sayılarak Atatürk Ulusçuluğu tanımlanamaz savunulamaz.

Abdi İpekçi’den,DoçDr.Bahriye Üçok’a Uğur Mumcu’dan Ahmet Taner Kışlalı’ya uğradıkları suikastler sonucu nasıl bir vatansever oldukları kendilerinin getirildikleri  özel görevler ile yaptıkları çalışmalarda gündeme gelmiştir.

Hablemitoğlu’nun menfur bir saldırı ile ortadan kaldırılılmadan Bergama altın dosyası, Alman vakıfları raporu tezi, yayına hazırlamakta olduğu Köstebek çalışması gibi Helsinki’de Kopenhag Zirvesi’nde deklare edilen Alman Sosyalist Hükümeti’nin alınmalarına denk düşmesi ile ilgili olarak bir mutabakat henüz sağlanmamıştır. Henüz yaşanan hain saldırı ile ilgili olarak kamuoyu tatmin edici şekilde bilgilendirilmemiştir. Yetkililerin bir an önce toplumumuzun kafasındaki suallerin gidererek, İnkilabımızın alacağı istikamet Kemalist, İnkilapçı ve devletçi cevaplar ile saldırının bütün sorumlulularının yargı karşısına çıkarılması sağlanmalıdır.

Ülkemizi dinsel, etnik her ne adla bölmek, yıkmak isteyen uluslararası emperyalizm ve onun maşaları şunu iyi bilmelidir ki; tarihinde kurtuluş mücadelesini kazanmış olan bu ulus, birlik ve bütünlük içinde kenetlenerek bu lanet teröre gereken cevabı verecektir.

Böyle faili meçhul yönde gelişen hususlarda şuur ve vicdan karşılaması fikr edilen anlamındaki idea ile karıştırılmamalıdır. İdea-cılık ile ideal-cilik eğitim yolu ile bilinçlenmeye ağırlık verecektir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları hala şehit kanları ile çizilmektedir. Türk Ulusu’nun ulusal benliğini kurtardığı şehit ruhları almakta olduğumuz eğitim, bilgi, yurt sevgisi ve düşünce özgürlüğü’nün dünya tarihine yeni bir akım vermiş yerini Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün ona inanmış büyük Türk Ulusu’nun kararlılığı ile karanlık güçler algılamasız olarak silinecektir.

İdare-i maslahatçılıkta inkılap yapılmayacağı 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet’in getirmiş olduğu mesut, muvaffak, bağımsız ve özgür zafer için düşünce serüveni açısından bu menfur saldırılar bütün çağların en çelişkili yüzyılı dönemin bir özelliği ile de düşüncenin salt düşünce olarak kalmayıp; hayata topluma neredeyse birebir yansıması Cumhuriyet Türkiyesi’nin düşünce ve tartışma çeşitliliğinin ilerlemeye engel olmadığınıda göstermektedir. Türk modernleşmesi “eğitim” i bağımsız değişken olarak saymalı ve modernliğin göreceli bir kavram olduğunu unutmamalıdır. Din bütün dünyada insanların kültür düzeylerine göre canlılığını korumakta olan bir konu olsa da Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik adına din ve devlet işlerinin ayrılması hiçbir zaman tam anlamı ile gerçekleşmemiş siyasal amaçlar ile ondan yararlanılmaya çalışılmıştır.

 

Demokrasi şehidimizi anarken bütün şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz. Şehit ailelerinin ve ulusumuzun başı sağ olsun.

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü