21 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 27 Aralık 2016 18:07

Emek Partisi Didim İlçe Örgütü yazılı bir basın açıklaması

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

Emek Partisi Didim İlçe Örgütü yazılı bir basın açıklaması yaparak halen devam eden orta doğu savaşlarının içinde olunmaması gerektiğini savundu.

Açıklama şöyle; “Bu savaşın tarafı değiliz, olmayacağız. Hükümetin Ortadoğu politikasının sonucu her gün yeni ölümlerin olmasıdır. Birçok kentte patlayan bombalar nedeniyle yüzlerce insan ölmüş çok sayıda insan da yaralanmıştır. Fırat Kalkanı Harekatı ile TSK’nin doğrudan Suriye topraklarına sokulması sonucunda ise resmi rakamlara göre 37 yoksul emekçi çocuğu El Bab’da yaşamını yitirdi. Onlarcası da yaralandı. IŞİD tarafından biri Türk diğeri Kürt iki askerin vahşice yakılarak öldürülmesini gösteren görüntülerin servis edilmesi bardağı taşıran son damla olmuştur. Hükümet yetkililerinin sosyal medyayı yasaklamak dışında henüz hiçbir açıklama yapmadığı, havuz medyasının da çıt çıkarmadığı bu tüyler ürperten görüntüler halkın acısını ve öfkesini artırmıştır.

Türkiye bir savaş batağına sürüklenmiştir. Bunun faturasını ise emekçiler, askerdeki gençler, çocuklar ödemeye devam ediyor. Asker-sivil ölümleri karşısında timsah gözyaşı döken yetkililer ise, sürekli olarak, şehitlik mertebesini yücelterek halk çocuklarının “bize ait olmayan bir savaş”ta ölmeleri için tansiyon yükselten demeçler veriyorlar. Bu arada savaş silahlarının üretimi ve satışıyla ilgili ihaleler kendi yakınlarına hibe ediliyor.

Bu Savaş Bizim Savaşımız Değil!

Suriye topraklarına asker göndermenin vatan savunmasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Cihatçı çetelerin sınırlarımızı yolgeçen hanına çevirmesine; Antep, Adıyaman, Elazığ, Konya, İstanbul vb. birçok kentin IŞİD elemanlarının yaşam alanı haline getirilmesine göz yummak, sıkışınca da, “sınırda yaşayan halkın güvenliğini sağlamak için Suriye’ye girdik” demek, işçi ve emekçilerin gözünün içine baka baka yalan söylemektir. Bu savaş vatan savunması değil, başka bir ülkenin topraklarını işgal etmektir. Suriye ve Ortadoğu’da emperyalistler tarafından başlatılan paylaşım kavgasında yer almak demektir.

Beş yıl önce ailece tatil yaptığı, “kardeşim Esat” diye hitap ettiği kişiye, ABD’nin atına bindikten sonra “katil Esed” demeye başlayan ve Suriye’ye karşı Osmanlı kılıcı sallamaya başlayan Erdoğan ve AKP Hükümeti bugün Suriye ile ilgili hesaplarını Rusya vesayetinde görmeye çalışıyor.

Lozan’ı tartışmaya açmak kendi sınırlarını tartışmaya açmaktır

Hükümetin dış politikası bütün komşu ülkelerle düşmanlıkla sonuçlanmıştır. En son Lozan Anlaşması’nı tartışmaya açan Cumhurbaşkanı “aktif olmazsak Sevr’e döneriz” demektedir. Lozan’ı tartışmaya açmak sadece komşu ülkelerin sınırlarını tartışmaya açmak demek değildir aynı zamanda kendi sınırlarını da tartışmaya açmak demektir. Bu iddiayı telaffuz ederek savaş politikaları sürdürülmekte, halk tehdit ve tehlike altında bırakılmaktadır.

İşçiler ve emekçiler savaşa evet diyemez

Savaşın yarattığı yıkımı daha fazla yaşamamak için, evlatlarımızın acısına alışmamak için, kardeş Ortadoğu halklarıyla düşmanlığın körüklenmesine geçit vermemek için işçiler ve emekçiler bu savaşa dur demelidir.

Kadınlar savaşın tarafı olamaz

IŞİD’in servis ettiği görüntülerde ölürken “anne” diye seslenen genç askerin haykırışını kadınlar karşılıksız bırakamaz. Orada ölen bütün gençler Türkiyeli kadınların çocuklarıdır.

Kadınlar bu savaşa dur demeli, barış talep etmelidir.

Gençler bu savaşa nefer olamaz

Gençlik hiçbir haklı tarafı olmayan bu savaşa, geleceğini yıkıma götüreceği apaçık belli olan politikalara karşı çıkmalı; savaşa hayır demelidir.

Ülkesini ve halkının geleceğini düşünenler bu savaşa sessiz kalamaz

Suriye’deki savaşa girildiği kadar kolay çıkılamaz. Savaşın faturası yıkımdır ve halka kesilmektedir. Ülkesinin, insanlığın ve kendisinin geleceğini düşünen, herkes bu felakete dur demelidir.

Savaşa karşı sesimizi yükseltelim

Emperyalist ülkelerin askeri birlikleri ve TSK Suriye’den derhal geri çekilmeli, Suriye’nin geleceğini Suriye halkları belirlemelidir. Türkiye’nin temel politikası içeride ve dışarıda barış ve demokrasi olmalıdır.

İşçi sınıfı ve emekçileri, emek demokrasi ve barış güçlerini, ilerici, demokrat kesimleri savaşa karşı birlikte mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.”

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü