19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazar, 15 Ocak 2017 20:09

BASINLA DAYANIŞMAK İÇİN SALON DOLDU

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

BASINLA DAYANIŞMAK İÇİN SALON DOLDU

Didim Evrensel Gazetesi okurları, geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden gazeteci Musa Bayar'ın projesi olan Basınla Dayanışma etkinliğini Cuma akşamı Didim Ticaret Odası Kültür merkezinde  hayata geçirildi.

Didim Evresel Gazetesi Temsilcisi Adnan Gürkan'ın organize ettiği gecede Didim Umut Tiyatrosu ve Didim deki amatör yerel sanatçılar sahne aldı.

Evrensel Gazetesi İzmir Temsilcisi ve Hayat Tv Program yapımcısı Özer Akdemir'inde katıldığı dayanışma gecesinde yerel basının sorunları gazetemiz muhabiri Erdem Özden tarafından paylaşıldı. Didim'de gazetecilik ve gazete cemiyetleri hakkında bilgi veren Özden Gazetecilik yaparken öldürülen meslektaşlarımıza saygısını gönderdi ve ve halen mesleğini yürüttüğü için tutuklanan gazetecilere de Didim'den selam gönderdi, Demokrasinin olmazsa olmazı olan yerel gazetelerin desteklenmesini de isteyen Özden salonda bulunanlara aldıkları ulusal gazetenin yanında mutlaka bir yerel gazeteyi de almalarını önerdi.

Erdem Özden yaptığı konuşmasında şunları söyledi; “Bir Bianet seminerinde sanırım hafızam beni yanıltmıyorsa Ragıp Duran’dan dinlemiştim Türkiye’de yöneticilerin halkı bilgilendirme alışkanlıklarının ve halka haber verme alışkanlıklarının ilk örnekleri sayılan Osmanlı Devleti ile anlaşma imzalamasına rağmen, sözünde durmayarak Osmanlı topraklarına saldıran Macar Kralı I. Ulaszlo, Varna Savaşı’nda başından olur. Kralın vurulan başı bozulmaması için bal içinde muhafaza edilerek Bursa’ya getirildi. Mızrağa geçirilerek günlerce Bursa sokaklarında teşhir edilen Macar kralının kesik başı daha sonra Uludağ’ın eteklerine gömülür.

Duran Türkiye’de  haberciliğin bilgilendirmenin ilk eylemi olarak tarif etmişti. Bu olaydan da anlaşılacağı gibi ya da Anadolu’da hakan veya hükümdarın emirlerinin halka duyurulması için şehir şehir gezen tellallar marifetiyle duyurulan “duyduk duymadık” demeyin diye başlayan emirnameler alışkanlığımız var.

Bir iki şehzade sünnet töreni ya da Doğum haberi gibi magazin haberler dışında muktedirlerin emirlerini yayan tellallardan sonra şimdi bu alışkanlık içinde olan yöneticilerin 21. Yüzyılda bu alışkanlıklarını devam ettirmek istemesi garip olmasa gerek.

İlk sivil habercilikte yine tellalların tüccarların mallarını tanıtmak için kullanıldığı gerçeği de eklenirse gazeteciliğimiz atalarımızın işe hükümdar ile tüccara hizmet etmekle başladığını söyleyebiliriz.

Şimdi Didim basınına bildiğim kadarıyla bir göz atalım bundan çok değil 5 yıl önce Didim de 5 tane günlük çıkan gazete varken bugün bu sayı geçtiğimiz ay bir taneside yayın hayatına (16 yıllık gazete Gazete 2000)  son verince 2 tane günlük çıkan gazete kaldı.  Mavi Didim ve Özgür Ses gazetesi.

2 tane’de haftalık çıkan ve bir tanesi Akbük merkezli   A-haber ve Bir tanesi de Manşet  ve gazetemsi bir-iki gazete var, son aylarda da 3 tane dergisi oldu.

Belediye başta olmak üzere bazı STK’ların kendi faaliyetlerini yayınladığı periyotları pek belli olmayan kurumsal yayın organları da var

Bu eksik zaman zaman bölge gazetesi olarak Aydın’dan yayın yapan gazeteler tarafından karşılansa da Didim’de gelinen nokta yerel habercilik açısından pekte iç açıcı değil.

Ayrıca yaz sezonunda yayınlanan ve kentin muhtelif yerlerine konan kutularda alanın parasını kutuya arttığı gazetematik denilebilecek bir işleyişle İngilizce yayın yapan bir gazete var işin ilginci daha geçtiğimiz yıla kadar bu gazetelerin sayısı da 2 taneymiş bir tanesi artık yayınlanmıyor yayınlananda kış aylarında yayınlanmıyor.

Bu bilgilerden çıkacak sonuç ulusal gazetelere yapılan baskıların bir benzeri de yerellere yapılıyor.  Şu anda Türkiye’de yerel yayın yapan gazetelerin sayılarının düşürülmesi ve daha az sayıda daha kontrol edilebilecek rakama indirilme çalışmaları sürdürülüyor. Mesela benin memleketim olan ve mürettiplikten başladığım gazetecilik hayatımın da geçtiği Sivas’ta 2005 ile 2010 yılı arasında  16 tane günlük yerel ve vasıflı yani resmi ilan alan hem de BYEGM denetimdeki gazete sayısı 4’e düşürüldü birde demin dediğimiz gibi tüccarın reklamını yapma alışkanlığından olsa gerek iktidara yakın gazeteler ayakta kaldı iyi kötü yerel muhalefet yapan gazeteler bu dört gazete içinde eritildi. Bu örneği ben canlı şahit olduğum için verdim ama bu Türkiye’nin her tarafında uygulandı ve şu anda BYEGM baskısından kurtulmaya çalışan birkaç tane Don Kişot Gazeteci dışında kimse kalmayacak.

Yerel basının ayakları üzerinde durabilmesi için gerekli reklam ve ilanlar liberal politikalar gereği özelleştirilen kamu kurumlarının artık yaptıkları alımları ilan etme gereği duymaması ve Kamu İhale kanunu gereği belli bir rakamın altındaki ihalelerin ilan edilmemesi gazetelerin kamudan gelen desteğini kesilmiş oldu.

Çeşitli düzenlemelerle Dernekler, Kooperatifler, Şirketler genel kurullarını artık ilan vermeden yapabiliyorlar. AŞ’lerin bilanço yayınlatma zorunluluğu da kalktı. Hatta kaybedilen nüfus cüzdanı, ehliyet benzeri resmi belgelerin yayınlanması zorunluluğu bile kaldırılarak bu ilanı ancak şahıslar kendilerini eline geçenlerin kötü niyetinden korunmak güvenceye almak için veriyorlar. Böyle olunca yerel basının kan damarları birer birer kesildi.

Bu şartlar altında sadece abonelerine güvenen aldığı reklamla ayakta kalmaya çalışan metrukeler haline geldik.

Yerel olunca haberde ancak yerel kadar çıkıyor elbette. Çalışan muhabirler  haber konusu ettikleri kişiyi  1 dakika sonra karşısında görme ihtimali büyük şehirlere göre çok daha fazla. Didim’de 4 gazete ve dolayısıyla sahada da 4 gazeteci var. En yenileri benim beni bile şu anda Didim’in %80’i tanıyordur muhtemelen.

Bir de gazetecilerin akreditasyonları meselesi var ki Didim’de tam evlere şenlik biraz önce söyledim Didim’de günlük yayın yapan 2 tanede gazeteden birinde çalışıyorum Kaymakamlığın ve Valiliğin basın çalışanı listesinde hem gazete hem de ben olmama rağmen Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere İktidara yakın durmayı tercih eden Meslek örgütleri tarafından da akredite değilim. Hiçbir habere çağırılmıyorum. Sanırım Didim’inde “Persona non grata’sı” istenmeyen adamı ben oluyorum.

Birazda iğneyi kendimize batıralım istiyorum Didim’de eli kalem tutan ve gazetecilik yapanlar örgütlenme konusunda sıkıntı çekiyorlar. Daha önce kurulan gazeteciler cemiyeti faaliyetsiz kalınca kendini fesih ediyor, ardından Didim Gazeteciler Cemiyeti adında yeni bir cemiyet kuruluyor bu Cemiyete bir kısım gazeteci kayıt olurken bir kısmı inatla cemiyet dışında kalıyor bunu da anlamak mümkün değil. Örgütlü olmak elbette bir takım zaafların bertaraf edilmesinde birlikte davranamamayı getiriyor. Güçlü bir örgütlenme gazeteciliğin bazı yerel sorunlarını yerinde çözecektir diye düşünüyorum. Her ne kadar cemiyetler sendikalar gibi hak örgütleri değil elbette cemiyetler yerellerde patronajın kontrolünde olsa da baskı gurubu olarak ve sivil toplum kuruluşu olarak mutlaka bir takım yaptırımları örgütleyebilir diye düşünüyorum.

Demokrasinin gelişmesi ve herkesin görüşlerini rahatça paylaşa bilmesi ve gazetecilik kuraları dahilinde sürdürülebilir bir yerel basın gücü için yukarıda saydığım ekonomik olumsuzlukları aşabilmesi için desteklenmesi gerekli bugün burada bulunan herkesin günlük aldığı ulusal gazetelerin yanında mutlaka yerel gazetelere de abone olmasını istiyorum. Sizler bizlere destek olduğunuz müddetçe sizlerin sesi olmaya devam edeceğiz. Yerel gazeteler yaşamazsa sokağınızdaki haberi ya da kentinizdeki haberleri ulusal basında görmeniz artık zor. Ulusal basında Didim haberlerini ya öldürülen darp edilen bir kadın olursa ya da kıyıya vurmuş çocuk cesedi benzeri polisiye bir haber olursa görebileceğinizi unutmayın.

Basılı gazetenin önemini de anlamak için şunu da söylemek istiyorum. Gelişen teknoloji ile birlikte gittiğimiz haberi bazen daha biz gazete ofisine varmadan yayınlandığını görüyoruz. Ancak bu haberler kontrolden ve editör masasından geçmediği için doğruluğundan emin olamazsınız. Kişisel haklara saldırı ya da bazı mahrem konularda gazeteler basılı olduğu için her an kontrol altında ve denetleniyor ve sorumlulukları var. Sosyal medyadaki bir haber yayınlandıktan sonra 1 saat sonra kaldırılarak yayınlayan kişinin sorumluluktan kurtulmasını sağlayabiliyor. Hem de emek hırsızlığı yapılmış oluyor.  Ancak bizim böyle bir şansımız yok. Gazete matbaaya ulaştığı andan itibaren geri dönüşü ve kaçışı yok. “ dedi ve “Hepinize duyarlılığınız için teşekkür ediyorum” diyerek konuşmasını bitirdi.

 

DAHOT yıldızlar ekibinin de sahne aldığı gecede Didim Umut Tiyatrosu korosu ve amatör sanatcılar sahne aldı.

 

Haber : Ergun Korkmaz

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü