22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazar, 22 Ocak 2017 20:20

“ASİL ÇELİK İşçilerinin Yanındayız!”

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

“ASİL ÇELİK İşçilerinin Yanındayız!

Eğitim Sen Didim Temsilciliği Turgay Elçi İşverenle süren toplu sözleşme pazarlığın istenildiği gibi sonuçlanmaması  üzerine işçilerin  Bursa Orhangazide’ki işyerinde başlattığı grevin “milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğü” ertelenmesi hakkında bir açıklama yaptı.

Elçi’nin Eğitimsen Didim Temsilciliğinde yaptığı açıklamada “ Grev Haktır Yasaklanamaz! ASİL ÇELİK İşçilerinin Yanındayız!”  dedi.

Açıklamasında ; “Başbakan Yıldırım’ın, “OHAL’i vatandaşa değil, kendimize ilan ediyoruz” sözünün üzerinden altı ay geçti. Aradan geçen altı ayda başbakanın bu sözünün gerçekle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığını, demokrasinin kırıntılarını dahi ortadan kaldıran OHAL düzenin AKP iktidarının elinde işçilerin, emekçilerin haklarını hedef alan bir silaha dönüştüğünü teyit eden yüzlerce olay yaşanmıştır.

Son olarak Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal – İş sendikasının Bursa/Orhangazi’de kurulu Asil Çelik fabrikasında, 18 Ocak’ta başlatacağı grev “milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğü’  gerekçesi ile Bakanlar Kurulu kararıyla ertelenmiştir.

Bakanlar Kurulu’nun “grev erteleme” kararı aslında fiilen grev yasağıdır. Çünkü 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre sendika ya 60 gün içinde işverenle anlaşacak ya da bu sürenin sonunda 6 iş günü içinde Yüksek Hakem Kurulu’na başvuracaktır. Aksi takdirde sendikanın toplu sözleşme yetkisi düşmektedir. Bu durum Bakanlar Kurulu tarafından 60 gün süre ile ertelenen bir greve yeniden başlamayı imkansız hale getirmektedir. Nitekim bugüne kadar metalden tekstile, lastikten, cama kadar pek çok iş kolunda yaşanan “erteleme kararları” ile grev hakkı gasp edilen on binlerce işçi işverenin ve Yüksek Hakem Kurulunun insafına terk edilmiştir.” Değerlendirmesinde bulunan Turgay Elçi, “Bugün aynı senaryo işverenin ücretlerinde yapmak istediği sefalet zammına, olumsuz çalışma koşullarına karşı insanca çalışma – insanca yaşam talep eden Asil Çelik işçilerinin direnişini kırmak için hayata geçirilmektedir. Asil Çelik grevinin Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenmesi ile başta grevi yaklaşan Elektromekanik Metal İşverenleri Sendikası’na (EMİS) bağlı iş yerlerinde çalışan 2.200 işçi olmak üzere tüm Türkiye işçi sınıfına gözdağı verilmektedir.

On beş yıllık iktidarında kayıt dışı, taşeron, esnek ve güvencesiz çalıştırma biçimlerini yaygınlaştırarak ülkeyi sermaye için ucuz iş gücü cennetine çeviren siyasal iktidarın işçilerin anayasal hakkı olan grevleri  “’milli güvenliği bozucu nitelikte” diyerek yasaklaması abesle iştigaldir.

Sermayeye- patronlara teşvik üstüne teşvik verenlerin, vergi ve prim borçlarına af üstüne af çıkarıp bütün yükü işçilerin, emekçilerin sırtına yıkanların, işçilerin, emekçilerin önüne “milli güvenlik, genel sağlık, kamu düzeni” gibi inandırıcılıktan uzak barikatlar koyması kabul edilemez.” Dedi.

Açıklamasının son bölümünde ise; “Bu ülkede milli güvenliği de, genel sağlığı da, kamu düzenini de bozanlar ne işçilerdir ne de emekçilerdir. Tam tersine onlara 19. Yüzyıl kölelik koşulları dayatıp, buna karşı hak arama yollarına engeller diken, OHAL düzenini işçilere, emekçilere karşı adeta silah olarak kullananlardır. Kamu düzenini de genel sağlığı da milli güvenliği de bozanlar;  işçilerin, emekçilerin sendikal mücadelesini ‘suç’ olarak gören, insanca çalışma ve yaşam taleplerine kulak tıkayanlardır.

OHAL-KHK rejimi ile ihraç edilen 2.522 yönetici ve üyesi şahsında sendikal mücadelesi hedef alınan bir konfederasyon olarak,  Asil Çelik işçilerinin anayasal hakkı olan grevin  “’milli güvenliği bozucu nitelikte” diyerek yasaklamasını kınıyoruz. Anayasal bir hakkın kullanılmasının böylesine pervasızca engellenmesine karşı Asil Çelik işçilerinin hak arama mücadelesinin yanındayız.

 

Öte yandan “hak verilmez mücadele ile alınır” ilkesini rehber edinen mücadeleci işçi, emekçi sendikaları bu karanlık tabloyu tersine çevirecek güce sahiptir.  Emeğin değerlerini bağrında taşıyan mücadeleci sendikalar gücünü yasalardan önce örgütlü gücünden ve mücadeleci ruhundan almıştır. Bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir. Bu güç “memurun da sendikası mı olur” diyenlere karşı fiili meşru mücadelesiyle sendikalarını kuran kamu emekçilerinin, 15-16 Haziran direniş destanını yaratarak sendikalarına sahip çıkan işçi sınıfının gücüdür. Bu gücün karşısında barajlar, engeller yaratmak isteyenler kumdan kaleler gibi yıkılmaya mahkumdur.” Dedi ve  “Bir kere daha altını çiziyoruz. Grev haktır, engellenemez ve yasaklanamaz! OHAL’e sırtını dayayan AKP iktidarını Asil Çelik işçilerinin grev hakkını ortadan kaldıran hukuksuzluğa derhal son vermeye davet ediyoruz” diyerek açıklamasını tamamladı.

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü