24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Perşembe, 09 Şubat 2017 17:39

DİDİM ÖĞRETMENLERE SAHİP ÇIKTI

Yazan  mavi didim
Oy ver
(1 Oy)

DİDİM ÖĞRETMENLERE SAHİP ÇIKTI

Geçtiğimiz hafta yayınlanan KHK ile ihraç edilen Didim Eğitim Sen Temsilcisi Turgay Elçi ve Ögretmen Barış Bozkır’a yapılanların haksızlık olduğunu belirten Didim Demeokrasi Platformu bileşenleri dün Cumhuriyet Meyanında yaptıkları açıklama ile yan yana durduklarını ve dayanışacaklarını söylediler.

Saat 17.00’de  yapılan açıklama öncesinde öğretmen Barış Bozkır “biz öğretmeniz ders veririri, bizi ihraç edenlere de ders vereceğiz, direnmeyinin haklı olmanın nasıl bir şey olduğunu onlara göstereceğiz” dedi.

Eğğtim Sen Temsilcisi Turgay Elçi’de biz diplomamızı  bu hükümetten almadık, dirset çürüterek ve 20 yıldır yapıyoruz, bizim öğretmenliğimizi siz vermediniz ki siz alacaksınız. Biz emekçi yoksul çocukların eğitmeye hayata bakışımızla ve dik duruşumuzla devam edeceğiz dedi.

Elçi konuşmasına ; “ 15  Temmuz darbe girişimi  sonrasında ilan edilen OHAL uygulaması ve KHK’larla eğitime ve bilime, eğitim ve bilim emekçilerine yönelik olarak başlatılan kitlesel tasfiye uygulamaları hız kesmeden sürmektedir. Türkiye, tarihinin en kritik referandumuna devasa sorunlar ve kamuda yaşanan ihraçlar sorunu ile gitmektedir.

7 Şubat tarihinde OHAL kapsamında yayınlanan 686 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 2 bin 585’i Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde 330’u üniversitelerden olmak üzere, toplamda 4 bin 464 kamu personeli, tamamen siyasi ve idari karar ve tasarruflarla, ne ile suçlandıklarını bilmeden ve savunma hakkı bile tanınmadan adeta ‘yargısı infaz’ yapılarak kamu görevinden ihraç edilmiştir. İhraç edilenler arasında Didim'de Eğitim Sen Baş Temsilcisi Turgay Elçi ve Barış Bozkır, Aydın'da Eğitim Sen Şube Yürütme Kurulunun tamamı,Kuşadası'nda Eğitim Sen Baş Temsilcimiz ve dört üyemiz,Nazilli'de Eğitim Sen Merkez  Örgütlenme Sekreterimiz, Ülke genelinde Eğitim Sen Genel Sekreteri , çeşitli şubelerimizden yönetici ve üyelerimizin bulunması örgütlü mücadelemize yönelik özel bir tasfiye girişimi olarak dikkat çekmektedir.

OHAL’in ilanından itibaren 33 bin 55 eğitim emekçisi, 4 bin 811 bilim insanının, işi, emeği, çalışma hakkı gasp edilmiş, eğitimin ve ülkenin geleceğine yönelik zorbaca ve hukuk dışı adımlar atılmıştır. Siyasi iktidarın, yıllardır eğitimin dinselleştirilmesine ve ticarileştirilmesine karşı direnen, laik-bilimsel eğitimi savunan, emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüten eğitim ve bilim emekçilerinden intikam alırcasına hareket etmesi kabul edilemez. “ dedi.

Turgay Elçi  konuşmasına ; “İhraç edilen üyelerimizin sendika içindeki görevlerine bakıldığında ülke çapında il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, yandaş rektörler, mülki amirler, iktidarın yerel uzantıları ve yandaş sendika işbirliği ile Eğitim Sen’e yönelik olarak özel bir çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır.

Yıllardır örgütlü mücadelemizi zayıflatmak için tüm olanaklarını seferber edenler, sendikal faaliyetlerimizden zorla suç üretmeye çalışan bakanlık müfettişleri, kaymakam ve vali yardımcıları, üniversite rektörleri darbe soruşturması sürecinde tutuklanmış, ihraç edilmiş ya da açığa alınmışken, kendilerini iktidara ispatlama gayreti içinde olanların oluşturdukları listeler üzerinden okullarda ve üniversitelerde yaşanan ihraçlar, kelimenin tam anlamıyla bir ‘siyasi tasfiye’ ve ‘kıyım’ şeklinde hayata geçirilmiştir.

Siyasal kimliklere göre yapılan fişlemeler, asılsız ihbarlar, sendikal husumet üzerinden yürütülen çalışmalar ile eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesinin hedef alındığı açıktır. Hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alarak intikam hırsıyla KHK listelerini oluşturanlar ve hazırlanmasına katkı sunanların peşini asla bırakmayacağımız bilinmelidir.

15 Temmuz’dan bugüne kadar yaşadıklarımız, kimlerin gerçek anlamda darbeye karşı olduğu, kimlerin darbeci zihniyetle aynı çizgide olduğunu bir kez daha göstermiştir. Darbe fırsatçılığı yaparak ülkeyi kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda “tek adam yönetimi” ile yönetmek isteyenlere Anayasa değişikliği referandumunda güçlü bir “HAYIR” denilmesi, eğitimin ve ülkenin içine itildiği karanlıktan çıkış için tek çözüm olarak karşımızda durmaktadır“ diyerek devam etti.

Elçi konuşmasının son bölümünde; “Bizleri ihraçlarla, baskı ve tehditlerle susturabileceklerini ve sindirebileceklerini sananların büyük bir yanılgı içine düştükleri açıktır. Eğitim emekçilerinin yüz yılı aşan örgütlenme ve mücadele geleneğinin temsilcisi olan Eğitim Sen, mücadele tarihinin hiçbir döneminde iktidarların önünde diz çökmemiş, egemenlerden aman dilememiştir. Eğitimin iktidarın dünya görüşü doğrultusunda biçimlendirilmesine, okullarımızın ve üniversitelerimizin iktidarın arka bahçesi haline getirilmesine asla izin vermeyecek, mücadelemizi bulunduğumuz her alanda sürdüreceğiz.

Nereden ya da kimden gelirse gelsin, örgütlü mücadelemizi hedef alan, her türlü yasa dışı girişim ve saldırıya rağmen, hukuksal ve örgütlü mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimiz bilinmelidir. Gerçek anlamda laik ve bilimsel eğitim için, demokratik bir ülke için yürüttüğümüz mücadeleyi güçlendirmek hepimizin boynunun borcudur.

Tüm halkımızı, öğrenci ve velilerimizi her türlü baskı, tehdit ve yıldırma girişimine rağmen iktidara değil, halka hizmet eden eğitim ve bilim emekçileri ile dayanışmaya, birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzü olan eğitim ve bilim emekçileri faşizme ve karanlığa asla teslim olmayacaktır! “ diyerek konuşmasını tamamladı.

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü