20 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cumartesi, 11 Şubat 2017 13:50

CEMEVİ HASRET’i ANDI

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

CEMEVİ HASRET’i ANDI

Didim Cemevi Müzik Gurupları Pir Sultan abdal ve Aşık Veysel koroları Ozanlarımızı anıyoruz etkinliğinde bu hafta Sivas’ta katledilen Ozan Hasret Gültekin’i yoğun katılımlı gecede andılar.

.
Saat 19:00 da başlayan etkinlikte  Didim Cemevi gençlik kolları semah ve şiirleri ile cemevi bünyesindeki müzik gruplarımızdan Engin Ağrı ve Pir Sultan Abdal Grubu + Aşık Veysel korosu şefi
Cem Sezgin ve grubu ile Cemevi Yöneticisi Mehmet Zengin katılacağı etkinlikte Cemevi gençlik kolları semah döndüler.

Hasret Gültekin’in türkülerinin seslendirildiği gecede Hasret Gültekin’in müzik adamı olarak Halk Müziğine kattığı değerlerde anlatıldı. Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, verdiği bilgide  Hasret Gültekin’in İmranlı Han Köyündeki mezarı başında okuduğu  Annesi Hace Gültekin’in oğluna yazdığı mektupta okundu.

Anma etkinliği  öncesinde  bir konuşma yapan Hüseyin İlhan; “ Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen 2 Temmuz Sivas Katliamının Madımak şehitlerinden Ozan Sanatcımız  Hasret Gültekin’i anmak için bir araya geldik.

Banaz da asılan Pir Sultan Abdal ve günümüze kadar uzanan yezit soyunun zulmüne karşı Onurluca ve başı dik ölüme meydan okuyan tüm halk ve Hak Ozanlarının, özgürlük neferlerinin  mücadelesine saygıyla Aşkı niyazlarımı sunuyorum.

Ozanlarımızı anıyoruz etkinliğindeki amacımız , kültürümüze – inançlarımıza katkıda bulunmuş, gönlümüzde taht kurmuş Ozanlarımızı Aşıklarımızı Şairlerimizi gelecek kuşaklara gençlerimize aktarabilmek, geleceğe taşımak,öğretilerini yaşatmak ve inadına sahip çıkmaktır. Türkülerin sesini çoğaltmak,türkülerde birleşmek, türkülerde ortaklaşmaktır gayemiz. Ozanlarımız yaşadıkları zamanlardaki yönetim ve düzenin baskılarına rağmen bir şeyler üreterek, biriktirerek, paylaşarak bir yerlere taşıyarak yaşadılar.

Bir baskıcı düzen türkülerden, ozanlardan korkmaya başladı mı artık o düzeni kimse ayakta tutamaz. Nesim’inin, derisi yüzülmüş Pir Sultan asılmış, Nazım Hikmet’ler, Yılmaz Güney’ler, Ahmet Kaya’lar vatanından sürgün edilmişler fakat bütün bu asmalara, kesmelere, zindanlara atmalara sürgünlere rağmen ne o baskıcı düzen ayakta kalmış nede o zalim sultanlar, padişahlar, diktatörler, ağalar ayakta kalmış. Hayat akıp gidiyor, yaşam devam ediyor. O ağalar , padişahlar, diktatörlerde göçüp gidiyor. Saltanatta, tahtta, zulüm de, zalimlikte kimseye kalmıyor. Yaşayıp giden türkülerimiz ve türkülerimizdeki Halk. İşte bitmeyen susmayan sadece bu ses.” Dedi.

Başkan İlhan  konuşmasının devamında “değerli canlar, Kerbela’da başlayan baskılar zulümler Abbasi’lerden, Emevi’lerden, Selçuklu ve Osmanlı’dan günümüze kadar halen devam etmektedir.1950’li yıllarının demokrat partisi Cumhuriyetin kuruluş ilkelerinden yavaş yavaş uzaklaşmaya başladılar. Evren dönemin de din dersleri anayasal zorunluluk oldu ve bizler buna inanç özgürlüğü, vicdan özgürlüğü, eğitim özgürlüğü ve demokrasi diyerek hep sustuk. Özal, Demirel, Erbakan, Çiller, Gül ve Erdoğan dönemiyle alıştıra alıştıra, hazmettire hazmettire İslam devletine doğru gidilmeye başlanmıştır. Bu baskılar son zamanlarda OHAL, K.H.Klarla daha da çok hedefine ulaşmaktadır. Toplumsal saldırıların bu kadar çok olması hepimizi endişelendirmektedir. İhraç edilen, Açığa alınan akademisyenler, öğretmenler, kamu emekçileri hakkında hiçbir delil ve kanıt yoktur ama hüküm vardır yani tam bir faşizm uygulanmaktadır.

Artık bizlerinde susma zamanı bitmiştir güçlerimizi birleştirerek örgütlenme zamanı gelmiştir. Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkma zamanı gelmiştir. Örgütlenerek yılgınlıktan, vurdum duymazlıktan sıyrılmanın zamanı gelmiştir. Bizler ancak böyle yaparak demokrasi ve barış uğruna bedel ödeyenlerin aşını, işini kaybedenlerin ülkesi ve halkı uğruna toprağa düşen devrim şehitleri dostlarımıza layık olduğumuzu gösterebiliriz.” Dedi

Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan konuşmasının son bölümünde  “Birlikte dünümüzü, günümüzü ve geleceğimizi aşk ile örmek, lokmamızda aşkı ve emeği paylaşıp bir olmak durumundayız. Her söylenen deyişlerimizde kutsal bir kitap derinliğinde olan ulu  ozanlarımız, pirlerimiz bilimin, tarihin ve mantığın ışığında yolumuzu aydınlatmaktadırlar.

 

Onlara aşk olsun yolumuz kayim ışığımız daim olsun.   Emeklerimiz hak ve halk divanına yazıla. Ali haldaşımız Hızır yoldaşımız ola .Aşkı niyazlarımla.” Diyerek konuşmasını tamamladı.

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü