18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 20 Şubat 2017 16:42

“12 Çevre Felaketine Dur De”

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

“12 Çevre Felaketine Dur De”

Aydın ilini yok oluşa sürükleyen 12 çevre felaketine dur de kampanyası 7500 imzaya ulaştı.

Geçtiğimiz yıl Aydın’da yapılan Aydın Çevre çalıştayında ortaya çıkan sonuçlar ve bunu engellenmesi için başlatılan imza kampanyası halen devam ediyor. 1 yıl boyunca çeşitli birimlerde ve çeşitli ortamlarda yürütülen kampanyanın internetteki imzacı sayısı 7.756 ‘ya yükseldi.

Çevre Bakanlığının alması tedbirlerle ilgili olarak hem bilgilendirme  hem de talepleri içeren imza kampanyası Mart ayı başında sona erecek.

Aydın Tabip Odası, EGEÇEP, Aydın Çevre Kültür Platformu ile Aydın Ziraat Mühendisleri Odası’nın oluşturduğu  Aydın Çevre Çalıştayı raporu; incirin, zeytinin, pamuğun ve narenciyenin toprağı Aydın’ın son yıllarda yaygınlaşan jeotermallerle başının büyük dertte olduğunu ortaya koydu. Kanser vakaları yüzde 42 arttı, Menderes kirlilikte 3’üncü sıraya yükseldi, topraklarını kaybeden halk hızla yoksullaştı.

Aydın'ın efeleri, köylüleri, yaşam savunucuları, kısaca halkı, kentte yaygınlaşan jeotermal çalışmalar sonucunda artan çevre sorunlarına karşı dertli.

Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Metin Aydın, kentlerini kuşatan çevre felaketinin çarpıcı sonuçlarına yer veren ve taleplerini de içeren raporundaki çarpıcı başlıklar

1 - İnsanlarda en fazla görülen ilk dört hastalık olan dolaşım, kanser, solunum, beslenmeye bağlı hastalıklar ve ölümler Aydın'da Türkiye ortalamasından daha fazla artıyor.

2 - Aydın'ın en önemli çevre sorunları su, hava, toprak kirliliğidir. Aydın'da su, hava, toprak kirliliği ve sağlık üzerine etkileri giderek artan jeotermallerin önemi, Aydın'daki toprakların yüzde 80'inin jeotermallerin kullanımına açılması, şu anda Türkiye'de üretimde olan ve gelecekte Türkiye'de yapılması planlanan jeotermal santralların yüzde 80'ininin de Aydın'da olmasından kaynaklanıyor.

3 - Jeotermal işletmeler kurulum ve işletim aşamasında doğal ve tarımsal bitki örtüsünü ortadan kaldırıyor; zeytinlikler ve diğer bahçeler sökülüyor; tarım topraklarının doğal profil özellikleri bozuluyor; atmosfere ve yüzeye zararlı ağır metaller ve gazlar salgılıyor; etki alanı içindeki insanlara, hayvanlara, doğal ve tarımsal bitkilere, yüzey ve yeraltı sularına olumsuz fiziksel, kimyasal ve termal etkiler gösteriyor; ÇED istenmiyor ve acele topraklarımız kamulaştırılıyor.

4 - Büyük Menderes şu anda Ergene ve Gediz'den sonra Türkiye'nin en kirli üçüncü nehridir. Menderes'in kirlilik sebepleri sanayi ve jeotermal atıklar, plansız kentleşme, belediye ve evsel atıklar, aşırı gübre ve ilaçlama, Beşparmak dağlarındaki maden ocaklarının kimyasal atıklarıdır. Bugün bu kirlilik sebepleri nedeni ile Menderes sulama dahi yapılamayacak düzey olan 4'üncü derece kirlilik seviyesindedir. Aydın'da Menderes'in, yerüstü ve yeraltı sularının en önemli kirleticileri arasında, yeraltından çıkarılan ama geri re-enjekte edilmeyen jeotermal akışkanları yer almakta.

Yüksek sıcaklığı ve kimyasal içeriği ile bu akışkanlar pek çok toksik ve kanserojen kimyasallar taşımaktadır. Aydın bölgesi jeotermal akışkanlarında bor normalin 190, arsenik 250 katına varan fazla değerde bulunmaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi akışkanların yüzeysel sularda arsenik, bor, lityum yönünden kimyasal kirlenmeye neden olduğunu tespit etti.

5 - Ege Üniversitesi Alangüllü bölgesinde akışkanların yerüstü ve yeraltı sularına karışarak sularda kirlenme yaptığını, bu sular tarımda kullanılırsa bazı ağır metallerin ve kimyasal maddelerin besin yolu ile insan ve diğer canlılara geçebildiğini, bu suların yüksek oranda bor içerdiğini saptadı.

6 - ADÜ Bahçe Bitkileri Bölümü Alangüllü'de yaptığı çalışmada incir ağaçları ve meyvelerinin jeotermallerden salınan bora maruz kaldığını, jeotermale yakın kuru incir ürünlerinde ağır metal oranlarının fazla, jeotermale uzak incirlerde ise az olduğunu saptadı.

7 - 2014 yılında Aydın Türkiye'de hava kirliliğinin en fazla olduğu 8.ci il oldu. Aydın hava kirliliği içinde en fazla kükürt dioksit ve PM10 yer almaktadır. Türkiye'de yaz dönemi kükürt dioksit ortalaması Aydın'da en fazla. Aydın kış dönemi kükürt dioksit ortalamasının en fazla olduğu ilk 14 il arasında ve bunun sebebi jeotermal santrallardır.

8 - Aydın'da şu an faaliyette bulunan tüm jeotermal santrallar 1 termik santrali kadar CO2,3 termik santralı kadar SO2 , 1 termik santralı kadar NO2 emisyon miktarları salgılamaktadır. Aydın jeotermal kapasitesinin tümü kullanılır hale gelince, bu emisyonların hepsi 5 ile 25 kat arası daha fazla olacak.

9 - Jeotermal işletmelerin Aydın'da toprak satın alması sonrası, Aydın'da topraklar mülkiyet değiştirme sürecine girmiştir. Aydın halkının yüzde 80'i geçimini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye'de üretilen incirin yüzde 63'ü, kestanenin yüzde 36'sı, zeytinin yüzde 20'si, pamuğun yüzde 13'ü Aydın'da üretilmektedir.

10 - Çevresel faktörlere bağlı Aydın'da kuru incir üretimi 2013 yılında 80 bin tondan 2014 yılında 40 bin tona düşmüş, 2015 'de zeytin rekoltesi yüzde 23 azalmıştır.

11 - Aydın'da jeotermal santralların tarıma, çevreye verdiği zarar sonucu halk topraklarını, işini kaybetme ve yoksullaşma sürecine girmiştir.

12 - Aydın'da artan çevre sorunlarına bağlı olarak bunların insan sağlığına etkisi de giderek artmaktadır. 2010–2013 döneminde Türkiye'de kanser vakaları yüzde 18, Aydın'da yüzde 42 arttı. 2014 yılında Türkiye'de yaşayan 747 kişiden 1 kişi, Aydın'da yaşayan 556 kişiden 1’i kanser tanısı ile kamu hastanelerine yatırıldı. Aydın'da kamu hastanelerine yatan kanserli hasta sayısı Türkiye ortalamasından yüzde 34 daha fazla.

Bu 12 önemli çevre zararı bilimsel olarak ispat edilmesinin ardından platform katılanları “Hem jeotermal hem yaşam olmaz!” diyorlar ve “ https://www.change.org/p/aydın-ı-yok-oluşa-sürükleyen-12-çevre-felaketine-dur-de” sayfasındaki   imza kampanyasına destek verilmesini istiyor.

Jeotermaller Aydın halkı ve ekosistemi için yaşamsal tehdit oluşturur hale gelmiştir. Bir yaşam merkezi aynı anda jeotermalin başkenti ve incirin anavatanı olamaz. O yüzden Aydın’da jeotermal kaynakların kullanım şekli, tercihi ve sayısı sorgulanmalıdır.

Aydınlılar olarak yeterli yaşam koşullarını sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak istiyoruz. Sağlıklı çevrede yaşama hakkının insanın en temel hakkı olduğunu, bireylerin çevre ile ilgili karar süreçlerine katılmalarını “sürdürülebilir kalkınma ilkeleri” olarak görüyoruz.

Aydın’da kanser olmadan yaşama, maddi ve manevi varlığımızı koruma ve geliştirme hakkımızı istiyoruz. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek için devleti göreve davet ediyoruz.

Bizler Aydın’ın eskiden olduğu gibi “Dağlarından yağ, ovalarından bal akan” memleket olarak kalmasını, yüzyıllardır pek çok medeniyete beşiklik etmiş Menderes havzasının çoraklaşmasına izin verilmemesini istiyoruz.

Aydın’da yaşayanlar olarak tercihimizi yaşamdan, incirden, sağlıklı gelecekten yana kullanıyor ve jeotermal çılgınlığına son verilmesini istiyoruz.

 

TBMM’den, Büyük Menderes nehrinin kirlenmesini engelleyecek yasalar çıkarılmasını, jeotermal ve ÇED yasalarının değiştirilmesini, Zeytin yasasının uygulanmasını, inciri koruma yasasının çıkarılmasını acilen talep ediyoruz.” Diyorlar.

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü