19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Perşembe, 09 Mart 2017 13:07

Hüseyin İlhan Panel’de İsyan Etti. “GELENİ UNUTMAYACAĞIZ, GELMEYENİ MUHATAP ALMAYACAĞIZ”

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

Hüseyin İlhan Panel’de İsyan Etti.

“GELENİ UNUTMAYACAĞIZ, GELMEYENİ MUHATAP ALMAYACAĞIZ”

Didim Cemevi’nde 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü düzenlenen etkinliğe Hüseyin İlhan’ın isyanı damga vurdu.

Didim Cemevi’nde  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde  Araştırmacı yazar Gülfer Akkaya’nın konuşmacı olarak  katıldığı   “Toplumda Kadın’ın Yeri ve Sorunları” konulu bir panel ve ardından Sabahat Atabay’ın yazdığı ve Cemevi Kadın Kolları üyelerinin rol aldığı “Şahan Bilo” adlı   tiyatro gösterimi yapıldı. .

Saat 18.30’daki panel başlamadan önce Cemevi başkanı Hüseyin İlhan düzenledikleri etkinliklere hiçbir siyasi parti temsilcisinin katılmamasını kınadı ve Alevi topluluklarını yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayıp oy deposu gibi görenlere referandum dönemi sonunda gerekli şeyleri söyleyeceklerini belirtti.

İlhan; “Yerel yönetimlerde ve yerel temsiliyette Alevi inançlı çok sayıda insan olmasına rağmen,  bizzat çağrılmalarına rağmen kimsenin gelmemesinde bir kasıt aramaya başlayacakları söyleyen bundan sonra kimseyi davet etmeyeceğiz, duyuracağız gelen unutmayacağız, gelmeyeni bizde muhatap almayacağız “ dedi ve isim belirtmeden eleştirdiği kesimin kendisinde siyasi görüşüne yakın olmasına rağmen temsil ettiği topluluk adına söylemek zorunda olduğunu söyledi.

Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, “Sır İçinde Sır Olanlar: Alevi Kadınlar, adlı kitabı olan feminist yazar ve araştırmacı Gülfer Akkaya’nın  dünyaya bakışı ve Alevi kadınlarla ilgili araştırmalarının ilgiyle izlendiğini bildiğimiz için kendisini Didimli kadınlarla buluşturmak istedik, erkek egemen bir toplumda kadına yönelik günlük hayatımızda yapılan bazı yanlışlarımızı görmemizi sağlayacak dedikten sonra  söz Gülfer akkaya’ya bıraktı.

Gülfer Akkaya başkan İlhan’ın haklı itirazına destek verdi. Gülfer Akkaya konuşmasına  8 Martın tarihçesiyle başladı ve tüm dünyada kadın hakları konusunda zorla elde edilmiş hakların olduğunu söyleyerek başladı ve Tek adam olmaya doğru gidilen Amerika’da Trump’ın gelir gelmez kadın  hakları konusunda iyileştirici bir şey yapmadığını belirtti.

Dini topluluklarda genelde erkek egemen bir dil kullanıldığına vurgu yaptı ve kendisinin de kadın erkek eşitliğini savunan bir öğreti olmasına rağmen Alevilikte de erkek egemen söylemlere rastladığını ve buna karşı birşeyler söylenmesine inandığı için “Sır İçinde Sır Olanlar: Alevi Kadınlar araştırmasını yaptığını ve bunu kitaplaştırdığını söyledi.

Akkaya “Alevilik bugüne dek baskın olarak erkekler tarafından anlatıldı. Cinsiyetçi değilmiş gibi anlatılırken bile cinsiyetçileştirildi. Kadınlar yok sayıldı. İnanç olarak, bilgi ve birikim olarak Alevilik tek cinsleştirildi, erkeklik bilgisi olarak sunuldu.

Dışarıdan gelen asimilasyona, yok edilmeye karşı direnen Alevilik, içeride erkeklerin baskısına ve hükmüne teslim oldu. Bu, hem Alevi inancı pratikleriyle hem de Alevilik bilgisine erkeklerce el konulup değiştirilmesiyle gerçekleştirildi. Aleviliğin tarihine kadınların yaptığı katkılar, Aleviliğin bugünlere taşınmasındaki rolleri ve önemi, Alevilikteki yerleri, erkeklerce daraltılarak, unutturulmaya ve yok sayılmaya çalışıldı. Kadınların üzeri sessizce örtüldü. Bugün Alevilik adeta Alevi erkeklerce gasp edilmiş durumda” diye sürdürdüğü panel özelikle kadınlar tarafından ilgiyle izlendi.

Akkaya konuşmasının son bölümlerinde de; “Yüzyıllar boyunca çeşitli inanç ve iktidarlar tarafından baskı görmesi, yasaklanması, zor uygulanmasının da etkisiyle Alevi inancı “sır”laşmıştır. Alevilik kendisini sırlaştırarak bugüne dek getirebilmiştir. Sır, açıklanmaz. Gizlidir. Sırra erişen, onu saklar. Gizlilik esastır. Herkes o sırra sahip değildir. Sırra erişenler hakikat kapısının son makamına ulaşabilen kâmil kişilerdir.” Dedi.

Ancak bir de o sır içinde, yani Alevilik içinde ötelenerek “sır” olanlar vardı. Alevi inancı içinde erkeklerin çıkarları için her geçen gün görünürlüğünü biraz daha kaybeden, yok sayılan, üzeri örtülen kadınlar. Önü erkekler tarafından kesilen kadınlar…

Hakikatin parçası olan kadınlar. Aralarında insan-ı kâmillerin olduğu kadınlar…

Demem o ki; tüm baskı ve kısıtlamalara, yok saymalara rağmen Alevi kadınlar, hakikat kapısına varıp o kapıyı başka bir gözle araladılar. Hakikatin gözü ve sözü olarak sır olmaktan çıkıp, “sırra eriştiler”. Kırklar Meclisi’ndeki on yedi bacıya yoldaş oldular” Diyerek 8 Mart’ın anlamının daha iyi kavratılmasını istedi.

Panelin ardından Sabahat Atabay’ın yazdığı Didim Cemevi Kadın Kollarının sahnelediği Şahan Bil adlı oyun sergilendi.

 

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü