19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 14 Mart 2017 15:22

KİBELE KIZKARDEŞLERİNİ UNUTMADI

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

KİBELE KIZKARDEŞLERİNİ UNUTMADI

Didim Kibele Kadın Yardımlaşma Derneği İş Bankası önünde yaptığı basın açıklamasıyla gecikmiş olarak 8 Mart Dünya Kadınlar günü kutladı ve 8 Mart günü Anıtkabir’e giderken yolda kaza geçirerek hayatını kaybeden  Türk Metal İş üyesi 7 kadın işçiyi unutmadıklarını gösterdi.

Dernek Yönetim Kurulu üyesi Ümran Direk’in yaptığı açıklamada kadın işçilerin cenazesine gönderilmeyen mesai arkadaşlarına izin vermeyen işverende protesto edildi.

Kibele adına yapılan açıklama;  “ 8 Mart’ın mücadele ateşinin yakılmasının üzerinden tam 160 yıl geçti. 8 Mart dünya kadınlar gününde, biz kadınlar; başta Amerika’da yakılarak katledilen işçi kadınlar olmak üzere; tarihinin başlangıcından bugüne kadar katledilen tüm kadınları saygı ile anıyoruz. ve yine başta Clara Zetkin olmak üzere; kadın hakları ve kadının özgürleşmesi mücadelesinde yer alan tüm kadınları saygı ile selamlıyoruz.” Denilerek başladı.

Daha sonra ölen kadın işçilerin isminin tek tek okunduğu açıklama şöyle devam etti; “Ancak,Biz 8 Mart arifesinde hazırlıklarımızı kontrol ederken acı haber geldi. Bursa’nın İnegöl ilçesinin mezitler mevkinde 8 Mart için Ankara’ya yola çıkmış Türk Metal İş üyesi kadınları taşıyan otobüs devrilmişti. 7 kadın işçi hayatı sona erdi. 34 kadın işçi yaralandı.

Leyla Çiçek, Refika Barışsever, Özlem İnan, Fatma Hacıoğlu, Güleydan Sezer, Elvan Mutlu ve Leyla Yalçın. Hayatını kaybeden kadın işçiler, Yazaki ve Delphi fabrikalarının işçileriydi onlar.

Bizler acımızı yaşarken vahşi kapitalizm yüzünü göstermekten hiç utanmadı. Evet utanmadı. Tüm insanlık, tüm vicdan, gözyaşı ve keder bir yana “non-stop üretim” “hayat devam ediyor” dendi. Kimin ve ne için hayat devam ediyor soruyoruz. Gözyaşları içinde Pazar günüde üretime mesai almadan geliriz diyen işçilere, mesai arkadaşlarının cenazesine katılmalarına izin verilmedi. Çalışanların taleplerini göz ardı eden iki fabrikanın yöneticileri, üretimi durdurmadılar. Delphi cenaze saatlerinde servis çıkardı ancak süreli izinle işçilerin bir kısmının cenaze törenlerine katılmasına izin verdi. Yazaki ise temsilen birkaç işçiyi cenazeye götürmekle yetindi. Yazaki ve Delphi fabrikaları kazada vefat eden ve yaralanan işçiler için bir taziye bile yayımlamadı.

Biz Kibele Derneği kadınları olarak öncelikle hayatını kaybeden tüm kız kardeşlerimize yıldızlar yoldaşınız olsun , yakınlarına sabır ve başsağlığı  diliyoruz. Yaralı kız kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.  Yazaki ve Delphi otomotiv yan sanayi yöneticilerine ise bu ayıp size yeter! Diyoruz.”

Açıklamaları sık sık sloganlarla kesilen Ümran Direk konuşmasına “Kuşkusuz gerici-muhafazakar politikaların sonucu olarak, ülkemizde devam eden çatışmalı ortam da şiddeti tırmandırmaktadır.6 yaşında kız çocuğu evlendirilebilir diyenlerinizin, genç kadına kıyafetinden dolayı otobüste saldıranı adliyenin arka kapısından çıkaranlar, yüzlerce erkeğin tecavüzüne uğrayan 13 yaşındaki kız çocuğunun “rızası vardır” diyen âlimleriniz, kız çocuğundan babasının etkilenebileceği fetvalarını verenlerinizin; gece yarısında sokakta olmak; evlenmeyi reddetmek üzerine ölüm getiren fetvalarınız; parça başı işler ile güvencesiz çalışma koşulları ile köleleştirdiğiniz emeğimiz; kürtaj hakkımızı gasbeden, bedenimize hükmeden ölüm yasalarınız ile müdahaleniz; gerici eğitim sisteminiz biz kadınların yaşamını sonlandırmaktadır.

Biz Kadınlar; bilmeliyiz ki toplumda bizlere dayatılan egemen bir ilkedir, yüzyıllar boyunca oluşmuş eril zihniyetin bu zorba ilkeleri adeta bize kadermiş gibi gösterilmekte ve dayatılmaktadır. Oysaki bu ne bir kader, ne Tanrı emri, ne doğal bir özellik değildir. Sadece bir insanın emri olmaktadır dayatılanlar.

Bizler tüm dayatmalarınıza, geleneklerinize, sisteminizin köhnemiş düşünce mantalitenizin vücut bulmuş abidik gubidiklerinize karşı direnişteyiz.

Artvin’de Yeşil Yol’a karşı, yaylalarının yitip gitmesine karşı direnen kadınlarız; Antakya’da Suriye sınırında savaşı deneyimleyen Suriyeli sığınmacı kadınlarız, Kanun hükmünde kararnamelerle işinden edilen veya edileceği günü bekleyen öğretmenlerimiz ve akademisyenlerimiz için direnen kadınlarınız, Ekonomik güçten yoksun kalmanın ne demek olduğunu bilen kadınlarız, sokaklarda, trafikte, işyerinde her yerde şiddeti yaşayan biz kadınlarız, Abluka olsun veya olmasın kentlerimizin içinde alanlarımızın daralıp gitme halini yaşayan kadınlarız, Tüm muhalif basın kurumlarının, ajans, kanal ve programların kapatılmasının yarattığı sessizliğe, isyan  eden kadınlarız” diyerek devam etti.

Açıklamanın son bölümünde; “ Şiddet nereden ve nasıl gelirse gelsin, barışı, kardeşliği, cinsiyet eşitliğini, adaleti ve laik toplumsal düzeni sağlamanın yolu biz kadınların gericiliğe karşı mücadeleden geçtiğinin farkındayız ve bir aradayız. Biz kadınlar mücadelenin adıyız!

Biz Kibele Kadın Derneği olarak diyoruz ki; kadın toplumdaki saygın, özgür ve eşitlikçi koşullarda yerini almalıdır. Eyyyy yüreği güzel kadınlar  var mısınız özgürlüğün sesi olmaya? !

8 Mart kadının zulme karşı direnme bilincidir. 8 Mart kadının emeğine sahip çıkma ve özgürleşme günüdür. 8 Mart eril zihniyete hesap sorma ve erkek egemenliğine hayır deme günüdür. Bedenlerimiz üzerindeki tecavüz egemenliğine hayır ! Çocuk gelinler olmaya hayır !

Kanunlar ve fetvalarla hayatlarımızı çalan zihniyete hayır binlerce kez hayır hayır hayır diyoruz biz kadınlar ! hayır’ ımızda barış var özgürlük var ! Biz kadınlar yarınlar için tek vücut ve tek ses HAYIR diyoruz !

Sürekli ölümü gösterip sıtmaya razı etmelere,  işimizle, aşımızla, özgürlüğümüz ve canımızla tehdit edilmelere, korkmuyoruz, susmuyoruz, “hayır” diyoruz!” denildi.

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü