20 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 03 Nisan 2017 17:18

DİDİM BİR KEZ DAHA “HAYIR” DEDİ

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

DİDİM BİR KEZ DAHA “HAYIR” DEDİ

2 Nisan 2017 günü Didim Belediye düğün Salonunda  , TKP Genel Başkanı Erkan Baş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve REDaktif Sitesi Yöneticisi ve Eski Yurt Gazetesi yazarı Gazeteci Yazar Hakan Gülseven'in katıldığı Didim Hayır Diyor paneli yapıldı.

Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ın Didim CHP İlçe Başkanı gökmen Karataş, Kadın Kolları Başkanı Figen Çakmakgil, Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan’ın da katıldığı  panele çok sayıda Didimli ilgi gösterdi.

İlk olarak söz alan Yazar Hakan Gülseven gelinen sürecin nasıl tıkandığını, 15 yıldır  iktidarda olan siyasi partinin şimdi tamamen ülkeyi teslim almak istediğini örneklerle  anlattı.

Hem ülkedeki baskılardan hem de uluslararası ilişkilerde yapılan yanlışlarla  ülkenin karanlığı sürüklendiğini belirtti ve hakkında açılmış 48 dava olduğunu söyledi ve gazetecileri sustur, milletvekillerini içeri at, muhaliflere ceza yağdır sonra da demokrasi iste, bu çelişkidir dedi. Yapılan hatalardan sonra gelinen durumda anayasa değişikliğinin yargılanmamak için hesap sorma sürecinin önünü kapatmak için yapıldığını iddia etti

Ülkedeki büyümeyi inşaat sektöründeki büyüme sanan iktidar, ülkeyi beton yığını haline getiriyor. Hesap vermekten kaçamayacaklar diye sözlerini sürdürdü.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’da mecliste başlayan ve Bahçeli’yi de içine alan bu sistemin adı  başka bir şeydir dedi.  Sarıbal Mecliste anayasa oylaması sırasında milletvekillerinin aık oy kullanmasını da aslında milletvekiline güvenmediğini gösteriyor, veikilin iradesine güvenmiyor onun için oylamada vekiller özellikle oylarını gösterme ihtiyacı duymuştur. Dedi

TK Genel Başknaı Erkan Bal  Tarih ileriye doğru yaşanır geriye doğru anlaşılır diyerek başladığı konuşmasında  Gezi Direnişiyle ortaya çıkan tarihi gerçeklerin yeni yeni anlaşılmaya başladığını belirtti ve o günlerde milyonlarca insan sokaklarda bugünkü gerçekleri dile getirdi. “Şu anda hayrı kampanyası da aynen gezi direnişi gibi herkes kendi renginde kendince hayır diyor, işte tam burada  gelinen durumda Meclisten  referandum kararı çıkarılıyor, itiraz edecek olan vekilleri hapse at sonra da meclis iradesi de olacak şey mi?” diye sürdürdüğü konuşmasını “Hayırı çıkması için çalışmalıyız, Hayır’ı korumalıyız ve Hayır’ı örgütlemeliyiz, Hayır’ın her iki durumunda da 16 Nisandan sonra Örgütsüz bir hayır olursa saldırganlaşması muhtemel güçlere karşı ortak bir tavır geliştirmeliyiz “dedi.

DİDİM HAYIR DİYOR

Birleşik Haziran Hareketi Didim Meclisi aldığı kararla başlatılan Barış içinde  yaşamak için Hayır kampanyasına Didim’in mahallelerinde devam ediyor.

Birleşik Haziran Hareketi Didim Meclisi üyeleri Didim Akköy,Balat ve Akyeniköy'de Referandumla ilgili çalışmalar yaptı. Halktan yoğun ilgi gören Haziran Hareketi diğer mahallelerde ve Didim'de çalışmalarını sürdürecek.

Önceki gün Cumhuriyet Caddesi ve Altınkum  ‘da mektup dağıtan Haziran  hareketi   neden hayır denilmesi gerektiğini anlattı

Birleşik Haziran Hareketi Didim Meclis yürüttüğü hayır çalışmalarınade 2 Nisan 2017 günü Saat 14.30 Didim Belediyesi Düğün Salonunda katılacağı bir panelle devam edecek,

Yapılacak olan "Türkiye'nin Geleceği İçin Hayır"  başlığıyla düzenlenen panele Didim Demokrasi Platformu bileşenleri ve çok sayıda Didimlinin katılması bekleniyor.

Birleşik Haziran Hareketi, Didim'de hayır kampanyası çalışmalarını Didim'in dışındaki mahallelerde, ev ve kahve toplantılarının yanı sıra Haziran Hareketinin neden hayır dediğini açıkladıkları 10 maddelik bir mektubu Didimlilere veriyorlar.

Haziran Hareketinin denen hayır dediğini anlattıkları mektup şöyle;

1-Başkanlık adı altında adeta bir saltanat yasası getiriliyor. Denetleme mekanizmaları tamamen ortadan kalkıyor.

2- Yargı tek adamın kontrolüne giriyor. HSYK’nın yarısını, Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinden 12’sini Cumhurbaşkanı atıyor.

3- Bakanlıkları, kamu idaresinin tamamını istediği gibi Kararnamelerle düzenleyebilme yetkisi bir kişiye veriliyor.

4- Cumhurbaşkanı Meclis’i fesih kararını tek başına alabiliyor ancak Meclis 360 oy çoğunluğuyla Cumhurbaşkanının görevine son verebiliyor.

5- 15 yıldır türlü hukuksuzluklarla süren zulüm düzeni yasal olarak da kılıfına uyduruluyor. Yargı kontrolü ile tüm muhaliflerin hapse tıkılacağı dönem yasallaşıyor.

6- Madenlerde, inşaatlarda denetimsizliğin hakim olduğu, birileri zengin müteahhit olacak diye halkın yoksul çocuklarının öldüğü düzen yasalarla koruma altına alınıyor.

7- “Yatırımlarda hızlı karar alma” adı altında ülkenin ormanlarının, derelerinin, sularının bir kişinin keyfine göre birilerine hızlıca peşkeş çekilmesinin önü açılıyor.

8- Bir kişi hem hükümet, hem meclis, hem mahkeme oluyor. Bu düzenlemeyle birlikte dediğim dedik astığım astık bir dikta rejiminin kapısı ardına kadar açılıyor.

9- Mevcut yönetim, yeni anayasa teklifiyle kendisini güvenceye almaya çalışıyor. İnsanların yediğine içtiğine karışan, inancına saygı duymayan totaliter anlayış, hayatlarımıza daha fazla müdahale etmek için daha fazla yetki istiyor.

10- Kimsenin can, mal ve hukuk güvenliğinin kalmadığı, geleceğimizin Cumhurbaşkanı’nın iki dudağı arasına hapsedilen bir düzen yaratılıyor.  Cumhurbaşkanı’nın emniyeti, yargıyı dizayn ettiği bir ülkede kadrolaşma ve yandaşlık sınır tanımayan bir hale getiriliyor. Zaten ayyuka çıkan rüşvetçilik ve kayırmacılığın önü alabildiğine açılıyor.

Tüm bunlara Hayır diyoruz, çünkü tüm bunların nasıl bir sonuç yaratacağını görüyoruz, 15 yıldır ülkeyi nasıl yönettiklerini biliyoruz. 15 yılda mutsuz, yarına güvenli bakamayan, ekonomisi çökmüş bir memleket yarattılar. Bu karanlığa son vermek için HAYIR diyoruz.”

 

Son değişiklik Pazartesi, 03 Nisan 2017 17:18
mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü