19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 05 Mayıs 2017 15:07

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı saygıyla anıyoruz!

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı saygıyla anıyoruz!

Bundan tam 45 yıl önce 3 yiğit devrimciyi, önderi kaybettik. Onlar, Tam Bağımsız Türkiye için mücadele ediyorlardı. Gerçekten Atatürk'e sahip çıkan gerçek devrimcilerdi. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının duruşmada söyledikleri gibi "Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa'nın verdiği bir haktır. Öğrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise, Mustafa Kemal'in bize yüklediği bir görevdir. Dünyanın bütün gericileri bir araya gelseler, bu hakkımızı ve görevimizi elimizden alamayacaklardır."

Denizler halkçıydı. Büyük işçi eylemlerine, öğrenci eylemlerine önderlik edenlerdi. Aynı zamanda Kemalist Devrimi ve 27 Mayıs devrimini sahiplenen Mustafa Kemal’in mirasına sahip çıkan devrimcilerdi. Her şeyden önce ayakları, Türkiye topraklarına basan gençlik önderleriydiler. Denizleri unutturmak için, ellerinden geleni yapıyorlar. Yetmez ama evet’ciler, solcu geçinen bölücüler, hep efsaneler yaratmak peşindeler. Bilimi değil, rivayeti savunuyorlar. Başarıyı değil, kahramanlığı gözetiyorlar. Geleceği belirlemeyi değil, bireysel kahramanlığı yüceltiyorlar. Oysa Türkiye devriminin ihtiyacı, efsane ve duygu yüklemek, değil, nesnelliktir, bilimdir, devrimci teoridir. Bugün devrimci teori, başka cepheden de saldırı altındadır. "İdeolojiler çağı geçti"  diyenler, aynı zamanda Deniz Gezmiş efsanesinin önünde her yıl iki gözü iki çeşme riyakarca ağlıyorlar. Bunlar bütün değerlerini yitirmiş, devrimci hatıra tüccarlarıdır.  Emperyalizme, piyasa ekonomisine öylesine budalaca teslim olmuşlardır ki, devrimciliğin bile hatırasını pazarlamaktadırlar.

Deniz Gezmiş Türkiye devriminin can damarını yakaladığı için, Deniz Gezmiş oldu. Emperyalizm tarafından sömürülen bir ülkenin çocuğu olduğunu, ülkenin tam bağımsız olması gerektiğini en başında gördü. Kısacık ömrünü, Amerikan emperyalizmiyle mücadeleye adadı. Deniz 1968 şubat’ında Uluslararası Ekonomi ve Ticaret Bilimleri Öğrencileri Derneği toplantısında konuşmak isteyen zamanın devlet bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto etmiş,  protesto sonucu bakan konuşamamıştı. Sloganları  "Bağımsızlık istiyoruz."du.  Temmuz 1968 de ABD 6. filosu Türkiye limanlarına geldi. Amerikan askerleri Deniz Gezmiş önderliğinde üniversite gençliği tarafından denize döküldü.  Sonra Samsun-Ankara "Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal Yürüyüşü" nü tertiplediler. Yürüyüş kolunun en önünde Türkiye bayrağı vardı. Deniz Gezmiş ve arkadaşları, yeni atanan ABD büyükelçisi Robert W. Commer' in gelişini protesto etmek için, İstanbul'da Yeşilköy havaalanında toplandılar, gençler onlara engel olmak isteyen toplum polisleri ile çatıştılar. Gözaltına alındılar.  Ancak Commer 8 ay Türkiye'de kalabildi.  ODTÜ'de otomobili yakılınca Nisan 1969 da istifa edip, Amerika'ya kaçtı. Bugün Deniz Gezmişleri savunduğunu söyleyen bazı sol maskeli grup ve partiler, insan hakları ve Kürt sorununun çözümü gerekçesiyle, ABD'den ve AB'den akıl alıp, Amerika'nın BOP projesi görevlilerini savunuyor. Solcunun görevi emperyalizmin projelerini, ekonomik yaptırımlarını Türkiye halkına zorla uygulatan partileri savunmak mı? 1968 hareketi, "Küçük Amerika” sürecine isyandı.  Ortaçağa savaş açmıştı. Hedefinde toprak ağalığı vardı. Üniversitede ve toplumsal yaşamın bütün alanlarında demokrasi istiyordu. 45 yıl sonra şimdi 1968'in eylem parolası gene Türkiye'nin gündemini oluşturuyor. O parola 'Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye"dir. Çok iyi biliyoruz ki, limanları, enerji santralleri, tersaneleri, petrokimya tesisleri, madenleri, toprakları, Tekelleri, PTT' leri  yağmalanan-işçisi, köylüsü her türlü destekten yoksun ve perişan Türkiye, kurtuluş sürecine girmiştir. Çok iyi biliyoruz ki eleştirdiğimiz türden Sol'u bitirecek olan işte bu süreçtir. Sol yeniden gerçek sol olacaktır. Biz Vatan Partisi olarak, Deniz Gezmiş'in o zaman Demirel tarafından engellenen yürüyüşünü tamamlayacağız. Türkiye, bugün bir seçim noktasındadır. Ya bir sömürge, bir "tarikatlar, şeyhler, müritler ülkesi olacak, ya da 1923'de kurulan Cumhuriyet devrimini tamamlayacaktır...

Emperyalizm ve işbirlikçilerinin astırdığı Deniz Gezmiş'i, Yusuf Aslan'ı ve Hüseyin İnan'ı saygıyla anıyoruz. Mücadeleleri yolumuza ışık tutmaya devam etmektedir. Hiç kimse endişelenmesin! 6.Filoyu denize dökenlerin devrim mirasçıları, bugün Bodrum’da, İstanbul’da Amerikan askerinin başına çuval geçirerek ülkemizin sahipsiz olmadığını, vatan savaşını kazanacağımızı, ülkemizi asla emperyalist güçlere böldürtmeyeceğimizi haykırmaktadırlar.

Bütün emperyalist güçlere ve taşeronlarına ilan ediyoruz.

Mustafa Kemal’in askerleri hiçbir zaman yenilmezler.

Didim Vatan Partisi İlçe Başkanı

Bülent Boyer

 

 

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü