18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 07 Ağustos 2017 13:53

Resmi kurumları göreve davet ediyoruz!!! Çamlık elden gidiyor!

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

Resmi kurumları göreve davet ediyoruz

Çamlık elden gidiyor!

Didim'de Çamlık olarak adlandırılan ağaçlık alanın, bakımsızlık ve ilgisizlikten yok alma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ortaya çıktı. Gazetemize okurlarımızdan sık gelen şikayetler üzerine Çamlık Mahallesi sakinlerinden Orman Mühendisi ve Karabük eski belediye başkanı Hüseyin Erer ile birlikte Çamlık'ı gezdik ve yerinde bir gözlem yaptık. Gördüğümüz tablo ve Hüseyin Erer'in anlattıkları karşısında şoke olduk. Hüseyin Erer uyardı; "Bugün gereken yapılmazsa yarın çok geç olacak." İşte dünya kenti Didim'in göbeğindeki ender yeşil alanlardan biri olan Çamlık'ın en son hali...

Sayın Hüseyin Erer, Didim'deki Çamlık nasıl kurtulur?

- Çamlık, bana göre Didim için çok önemli bir yer. Didim gibi bir dünya kentini hatta dünya mirasını geleceğe taşımak gerekiyor. Bu nedenle Didim'i doğasıyla ve tarihi dokusuyla korumamız şart. Bu konuda Didim'de yerleşik olan yaşayanlara, yerli tatilcilere, yabancı turistlere ve genel olarak adlandırırsak resmi kurumlara çok büyük işler düşüyor. Altınkum sahiline çok yakın bir yerde bulunan ve çok sayıda ağaçtan oluşan Çamlık da Didim'de korunması gereken doğa hazinelerinden biri. Çamlık neden ve nasıl korunmalı? Ben orman mühendisiyim ve Karabük belediye başkanlığı yaptım. Bu nedenle hem teknik bilgisi hem yerel yönetim tecrübesi olan biriyim. Şu anda  Belediye Başkanları Birliği Genel Sekreteri olarak görev yapıyorum. Çamlık alanını süsleyen ağaçların korunması ve elden gitmemesi için neler yapılması konusunda Mavi Didim Gazetesi aracılığıyla önerilerde bulunmayı kendime görev saydım. Ben, ailemle birlikte yaz aylarını Didim Çamlık Mahallesi'ndeki evimde geçiriyorum. Evim Çamlık'a bakıyor. Her gün gördüğüm manzara karşısında içim parçalanıyor. 50-60 yılda büyüyerek bugünlere gelen çam ağaçlarının gün be gün ölüme yaklaştıklarını onlar gibi acı çekerek, izliyorum.

Anlattıklarınızdan tüm canlılar gibi ağaçların da ilgi ve bakım beklediği gerçeği ortaya çıkıyor. Çamlık'taki sizi bu derece üzen gördüğünüz ve izlediğiniz tablo nedir?

- Böyle bir alanı oluşturmak için yıllar gerekiyor. Şimdi Çamlık yok olsa yeniden bugünkü haline getirmek için 50 yıldan fazla zaman geçmesi lazım. Neredeyse bir insan ömrü kadar. Böyle bir duruma sebebiyet vermemek için ağaçları yaşatmamız lazım. Çamlık'taki ağaçlar yaşamak için birbirleriyle savaş veriyorlar. Öyle sık dikilmiş ve büyümüşler ki, yaşamaları için kendilerine gerekli olan su ve güneşten yeterli şekilde yararlanamıyorlar. Dört kişilik bir sofraya sekiz kişi oturmasına benzer bu durum. Yemeği dört kişi yerse doyar, sekiz kişi yerse herkes sofradan aç kalkar. Çamlık'ın içinde gezerseniz, güneşe ulaşmak için kendilerine yol ararken yamulmuş bir çok ağaç görürsünüz. Bazılara da yeterli suyu alamadıkları için alt dallarını feda etmişlerdir. Kimi kurumuştur hastalananlara da çam kabuk böcekleri musallat olmuştur. Bu böcekler yayıldıkları alanı yok ederler. Ağacın gövdesine 5 bin tane girerler 5 milyar tane olarak çıkarlar ve bırakın hasta ağaçları sağlam olanlara da yayılıp, onları da yer ve bitirirler.

Çamlık alanında teknik olarak nasıl bir yöntem izlenmeli?

- Ağaç, yaşayan bir mekanizma. Onların da tüm canlılar gibi bakıma ihtiyaçları var. Orman açısından baktığımız zaman, orman teşkilatı bir yeri ağaçlandırırken 1 hektar alana (10 dönüm) 3500 civarında ağaç diker. İlk 20 yılda ormanın genel bakımı yapılır, çıkan otlar sürekli temizlenir. 20 yıldan sonra seyrekleştirme başlar. Kesilecek olan ağaçlar işaretlenir, biz buna damgalama deriz. 1 hektar alanda en fazla 100 ağaç bırakılır. Kalan ağaçlar da yaşamaları için gerekli olan fotosentez olayını rahatlıkla yaparlar. Fotosentez güneş ve suyla oluşur. Benim Çamlık'ta gördüğüm kadarıyla, şimdiye kadar en az 2 defa seyrekleştirme yapılması gerekiyordu. Ama ağaçlar 2-4 metre aralıklarla duruyor. Görünen tablo şu ki; Çamlık alanındaki tüm ağaçlar can çekişiyor. Zaten bundan yararlanan çam kabuk böcekleri de harekete geçmişler ve ağaçlara yerleşmeye başlamışlar. Kısa bir süre içersinde tüm alana yayılacaklar. Felaket geliyorum diyor ama duyan yok. Çok üzgünüm.

Eviniz Çamlık'a bakıyor. Başka gördüğünüz olumsuz tablolar var mı?

- Tabii ki var. Çamlık'ın içine gelip çadır kuruyorlar. Ateş yakıp piknik yapıyorlar. Giderken de tüm pisliklerini bırakıyorlar. Yattıkları yatakları bile atıp gidenler var. Bu konuda denetimlerin sıklaştırılması gerekiyor. Çalmık için en büyük tehlike de yangın ve burada her an çok büyük bir yangın çıkabilir ve alevler yandaki yerleşim birimlerine sıçrayabilir. Bunlar gözle görünen gerçekler. Artık hangi resmi kuruma hangi görev düşüyorsa yapsınlar ki, dünyanın sayılı cennetlerinden Didim'e yazık olmasın. Çamlık, Didim için yeşil alan olarak bulunmaz bir nimet. Kıymetini bilelim. Bana bu fırsatı veren Mavi Didim Gazetesi'ne teşekkür ediyorum.

 

 

 

 

Son değişiklik Salı, 08 Ağustos 2017 11:02
mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü