19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 15 Eylül 2017 17:00

Eğitim-İş’ten MEB’e Çağrı "Sürgün kararlarını iptal edilsin”

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

Eğitim-İş’ten MEB’e Çağrı "Sürgün kararlarını iptal edilsin”

 

Eğitim İş Sendikası Didim temsilciliği eğitim öğretim yılı başlamadan önce bazı ders kitaplarından ve müfredattan Atatürkle ilgili konuların azaltılması başta olmak üzere eğitim öğretim yılının sıkıntılarla başladığına dair bir basın açıklaması  yaptı.

İlçe Temsilcisi Ahmet Kahraman ve İlçe sekreteri Al Nar ile Kurucu başkan Yüksel Adıbelli ile Didim deki demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ve ADD  Didim Şubesi üyeleri de katıldılar.

“ yeni eğitim öğretim yılı sorunlarla başlıyor

Atatürk’ü anlatmaya devam edeceğiz gerici müfredata hayır!” başlığıyla yapılan açıklamayı Sendikanın Didim Temsilcisi Ahmet Kahraman okudu.

Kahramanın yaptığı açıklamada ; “ 2017-2018 eğitim-öğretim yılı 18 Eylül 2017 tarihinde başlayacaktır. 18 milyon öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisi bu eğitim öğretim yılına da birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla girecektir.

MEB tarafından son dönemde yapılan bazı değişiklikler ve uygulamalarla milyonlarca öğrenci ve veli yine mağdur edilecektir.

Başta öğretmen yetiştirme problemleri olmak üzere, personel istihdam sorunları, derslik açıkları, kalabalık sınıflar, öğretmensiz okullar, taşımalı eğitim, temel lise garabeti, uluslararası sınavlardaki başarısızlıklar, öğrencilerin tarikat ve cemaatlerin yurtlarına mahkûm edilmesi, sözleşmeli öğretmenlik, hukuksuz bir şekilde görevden alma ve ihraçlar, sürgün uygulamaları gibi sorunlar maalesef bu öğretim yılında da yaşanacaktır.

Eğitimin acil çözüm bekleyen sorunlarına kalıcı çözümler üretmek yerine, MEB yangından mal kaçırırcasına hazırladığı ve bu öğretim yılında uygulamaya koyacağı yeni müfredatla, çağdaş, bilimsel ve laik eğitimin son parçalarını da yok etmeye çalışmıştır.

Din ağırlıklı içeriklerin artırıldığı müfredatta; pozitif bilimlerin öğretimi geriletilmiş ve Atatürkçülük kavramı gölgeye itilmeye çalışıldığı görülmektedir.

Çağdaş, bilimsel, laik ve ulusal eğitimin savunucusu Eğitim-İş olarak bu tepeden inmeci, gerici müfredatı yargıya taşıdığımızı, Cumhuriyet’in değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini, bilimin ana konularını çocuklarımıza öğretmeye devam edeceğimizi belirtiyoruz. “ vurgusu yapıldı.

Kahraman, açıklamasının son bölümünde; “ MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 30.05.2017 tarih ve 53 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri Konulu kararı ve bu karara bağlı olarak düzenlenen eki Haftalık Ders Çizelgesi Tabloları yayımlanmıştır.

Haftalık çizelgelerde ortaya çıkan en göze çarpan mesele, iktidarın tüm okulları imam-hatipleştirme arzusudur.

Pek çok yönden sakıncalı olan bu haftalık ders çizelgelerinin iptali için Danıştay nezdinde sendikamızca dava açılmıştır.

2017-2018 eğitim öğretim yılında MEB’den daha çok, Diyanet, bazı dernek, vakıf ve cemaatlerin okullardaki faaliyetlerine tanık olacağız.

 

Devlet taşınmazlarının bu yapılara devri, tarikat ve cemaatlere yurt/etüt merkezi açma imkanı tanınmasına yönelik adımların hepsine tepki göstermiş ve yargıya taşımıştık. Ancak MEB, karşımıza Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti ve Birlik Vakfı ile imzaladığı protokoller ile çıkmıştır.

MEB’in, modern, çağdaş ve laik eğitim karşıtı, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetin ve Devrim Kanunlarının temel ilkelerine aykırı düşünce ve faaliyetleri ile bilinen bu tür vakıflarla işbirliğine gitmesi,  ulusal ve laik eğitimin içini boşaltma çabalarının bir örneğidir.

Gezi, kamp, eğitim, yarışma gibi etkinlikler kapsamında vakıf çalışanlarına MEB para ödeyecek. Yani öğretmenlerin, yaşam şartlarının iyileştirilmesine ve özlük haklarının korunmasına dair her türlü talebini “bütçe kısıtlılığı” gerekçesiyle geri çeviren Bakanlık, devletin parasını,  bu vakıflara aktaracak.” Diyerek bitirdi.

Eğitim İş Didim Temsilciliği İlçe Sekreteri Ali Nar’da yaptığı konuşmada ; “Milli Eğitim Bakanlığı’nın yetki devri anlamına gelen ve Anayasa’ya aykırı olan protokolleri Eğitim-İş yargıya taşımıştır” diyerek açıklamayı sürdürdü.

Ali Nar ; “ 4+4+4 düzenlemesinin 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren hayata geçirilmesiyle birlikte, okul dönüşümlerine paralel olarak, çok sayıda köy okulu kapatılmış ve taşımalı eğitim uygulamaları yaygınlaşmıştır.

Taşınan öğrenci sayısı 817 bin 799’dur. Taşınan öğrenciler devlete ait yurtların sayı bakımından çok yetersiz olması nedeniyle barınma sorunu ile karşı karşıya bırakılmış, cemaat ve tarikatların yurtlarına yönlendirilmiştir. Ortaöğretimde kız çocuklarının yüzde 0.9’u, yüksek öğretimde ise yüzde 14’ü devlet yurtlarından faydalanabilmektedir.

Tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen, 06.05.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği ile de gerçek ve tüzel kişilere ortaokul düzeyinde yurt açma izni verilmiştir. Ortaokul düzeyinde açılacak yurtlar mutlaka Milli Eğitim Bakanlığı tarafından işletilmelidir.

Özellikle İlköğretim ve lise çağındaki çocuklarımız devletin bizzat hizmet verdiği yurtlarda barınma ihtiyacını karşılamalı, hiçbir suretle özel teşebbüs, dernek, vakfın faaliyetine izin verilmemelidir. Eğitim-İş olarak özel yurtların kapatılması görüşüyle özel öğrenci barınma hizmetleri yönetmeliğinin iptali için dava açmış bulunmaktayız.

Hükümet, MEB 2017 yılı bütçesi için sadece zorunlu harcamaları karşılayan bir bütçe hazırlamıştır.

MEB’in 2017 bütçesinin milli gelire oranı sadece yüzde 3,54’tür. Öngörülen milli eğitim bütçesiyle parasız, nitelikli ve herkese eğitim anlayışının yaşama geçirilmesi mümkün değildir.

Eğitime yeterli bütçe ayrılmaması sonucu, eğitim kurumları birer “ticarethaneye”, okul müdürleri “tüccara”, öğrenci velisi ise "müşteri" durumuna düşürülmektedir.

Bakanlık öğretmen açığını gidermek için kadrolu öğretmen atamasından vazgeçerek “doğrudan torpil” anlamına gelen mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen sistemini getirdi” dedi .

Sekreter Ali Nar; “ Yaklaşık 450 bin ataması yapılmayan öğretmen varken ücretli öğretmenlik gibi geçici çözümlerle okullardaki öğretmen açığının kapatılması mümkün değildir.

KHK’larla mesleğinden ihraç edilen birçok eğitimcinin sınıflarına tekrar kavuşması için verdiğimiz mücadele sürerken, karşımıza bu kez sürgün uygulaması çıkarılmıştır. Sürgün dalgası, görev yaptığı yerlerde gericiliğe, haksızlığa, zulme dimdik duran 5 arkadaşımıza da vurmuştur.

Bu sürgün uygulamasına gerekçe olarak ise 10 Ekim 2015’te Ankara Garı Katliamı’nın ardından öğretmenlerimizin iş bırakma eylemi yapması gösterilmiştir.

MEB’e çağrımız: Sürgün kararlarını iptal etmesidir.

İktidar ve onun yandaş konfederasyonu, toplu görüşme için oturdukları masada, kamuoyuna yine senaryosu önceden tasarlanmış, bir oyun izletilmiştir.

Yetkili ancak etkisiz olan bu konfederasyon, memuru ve emekliyi açlık ve yoksulluğa mahkûm etmiştir.

Enflasyon son yıllarda %10 civarında seyrederken, yandaş konfederasyon 2018 yılı için hükümetin teklifinde sadece %0,5 puan artış yapılarak, %4 + %3,5 sözleşmesine imza atmıştır.

Eğitim sistemimizin yıllar içinde birikerek artan yapısal sorunları, geçici, günübirlik politikalarla geçiştirilmiş ya da çözümsüz bırakılmıştır.

Bir yandan temel bir insan hakkı ve bir kamu hizmeti olan eğitim piyasaya açılırken, öte yandan da ulusal belleği silinmiş, sorgulamayan, itaatkâr, biat eden bir nesil yetiştirilmeye çalışılmaktadır.

Çocuklarımızın öğrenmeye değil, sınavlara koşullandırıldığı, öğretmenlerin düşük ücretle, esnek ve güvencesiz çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın sınır tanımadığı, okullardan bilim ve sanatın kapı dışarı edildiği, dini referans alan uygulamaların arttığı bir eğitim sistemiyle sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi mümkün değildir.

Eğitim-İş olarak; parasız, bilimsel, demokratik ve laik eğitimin tüm yurttaşlar için ayrım gözetmeksizin hayata geçirilmesini istiyoruz” diyerek açıklamayı tamamladı.

 

Daha sonra Kurucu Başkanlardan Yüksel Adıbelli’de bu yıl yapılan değişiklikler ve eğitim öğretim üzerinde oyunlar oynandığı iddiasıyla çocuklarımızı geleceğine sahip çıkalım” dedi.

Son değişiklik Cumartesi, 16 Eylül 2017 10:35
mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü